Mersin Üniversitesi'nden dijital bağımlılığa karşı spor freni

YÖK tarafından Spor Dostu Kampüs ödülüne layık görülen Mersin Üniversitesi, bünyesindeki spor kulübüyle 640 çocuğa profesyonel eğitim imkanı sunarak onları ekran bağımlılığından yeşil sahalara taşıyor.

Haber Giriş Tarihi: 13.04.2026 11:03
Haber Güncellenme Tarihi: 13.04.2026 11:03

Mersin Üniversitesi (MEÜ), yükseköğretimdeki başarısını spor alanındaki sosyal sorumluluk projeleriyle destekleyerek bölgedeki çocuk ve gençler için önemli bir gelişim merkezi haline geldi. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından tescillenen spor dostu kampüs imkanlarını halka açan üniversite; futbol, tenis, basketbol, voleybol ve yüzme gibi farklı branşlarda yüzlerce öğrenciye uzman kadrosuyla kapılarını aralıyor. MEÜ Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin de saha tecrübesi kazandığı eğitimlerde, gençlerin fiziksel gelişimlerinin yanı sıra sosyal becerilerinin artırılması hedefleniyor.

REKTÖR EROL YAŞAR ÖĞRENCİ SAYISININ BİNİN ÜZERİNE ÇIKARILACAĞINI AÇIKLADI

Kampüste yürütülen spor faaliyetlerinin kapsamını genişletmek istediklerini belirten Mersin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erol Yaşar, mevcut 640 kursiyer sayısını kısa vadede dört haneli rakamlara ulaştırmayı amaçladıklarını vurguladı. Devletin spora yönelik teşviklerinin yereldeki yansımasına dikkat çeken Yaşar, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde spora yapılan yatırımların sonucunu burada da meyvesini görmekteyiz. Tabii biz de 20 üniversite arasında yer alarak YÖK tarafından spor dostu bir üniversite seçildik. Burada şu anda voleybolundan basketboluna, yüzme, masa tenisinden futboluna öğrencilerimiz bulunmaktadır. 640 tane öğrencimiz spor kulübümüze üye. Tabii bu sayı giderek her geçen gün artmaktadır" dedi.

SPOR DOSTU KAMPÜSTE MİLLİ TAKIM HEDEFİYLE PROFESYONEL EĞİTİM VERİLİYOR

Üniversite bünyesindeki spor kulübünün sadece boş zaman değerlendirme alanı olmadığını, profesyonel bir altyapı hizmeti sunduğunu ifade eden Rektör Yaşar, 6-12 yaş grubundaki çocukları Türk sporuna kazandırmak istediklerini dile getirdi. Lisanslama süreçlerine ağırlık verdiklerini kaydeden Yaşar, "Biz bir futbol okulu da satın aldık. Lisans çıkararak yakın bir zamanda Türkiye'deki tüm amatör kulüpler olmak üzere ve milli takıma da öğrenci kazandırmak istiyoruz" ifadelerini kullandı. Bu stratejiyle MEÜ, akademik bilginin saha tecrübesiyle birleştiği bir sporcu fabrikası misyonunu üstleniyor.

ÜNİVERSİTE İLE ŞEHİR KAYNAŞMASI YEŞİL SAHALARDA GERÇEKLEŞİYOR

Eğitim programının kapsamının sadece üniversite personelinin çocuklarıyla sınırlı kalmadığını, tüm Mersin halkına açık olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Erol Yaşar, kampüs imkanlarının şehirle bütünleşmesi gerektiğini savundu. Fiziki kapasite artırımı müjdesini veren Rektör Yaşar, şu açıklamayı yaptı: "Mersin'deki tüm velilerimiz buraya kayıt yaptırabiliyor. Biz üniversiteyle şehri bütünleştirmek istiyoruz, kaynaştırmak istiyoruz. Bu spor da bizim üniversiteyle şehrimizi kaynaştırma açısından çok önemli bir rol oynamaktadır. Bu anlamda da sevinçliyiz. Şu anda 640 öğrencimiz var. Her geçen gün istek var. Biz yakın bir zamanda ikinci bir halı sahayı, tenis kortlarımızı büyüterek, futbol sahamızı yeni futbol sahası yaparak bunu binin üzerine çıkarmak istiyoruz. Bütün branşlarda velilerimize cevap vermek istiyoruz ve tüm branşları önemsiyoruz. Çocuklarımızı önemsiyoruz. Dijital bağımlılık ve diğer kötü alışkanlıklardan çocuklarımızı uzaklaştırmak, bunlarla ilgili destek vermek istiyoruz. Küçük de olsa Mersin Üniversitesi olarak buna katkı verdiğimizi düşünüyoruz."

ÇOCUKLAR TELEFON VE TABLET YERİNE ANTRENMAN SAHALARINI TERCİH EDİYOR

Eğitimlere katılan öğrenciler, kampüs ortamında spor yapmanın kendilerine sunduğu avantajlardan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Kursiyerlerden Metehan Yıldırım, "Kurslara geldiğim için çok mutluyum. Arkadaşlarımın önerisiyle geldim, iyi ki buradayım" şeklinde konuşurken, ortaokul öğrencisi Dünya Aydemir ise aldıkları eğitimin mental katkısına değinerek, "7. sınıf öğrencisiyim. Burada şut ve pas antrenmanları yapıyoruz. Öğretmenlerimiz bize pes etmemeyi, azimli olmayı ve yaptığımız işi severek yapmayı öğretiyor" dedi. Teknoloji kullanımının yerini fiziksel aktiviteye bıraktığını söyleyen Asel Erya ise şu ifadeleri kullandı: "Burada çok eğleniyoruz ve öğretmenlerimizden çok şey öğreniyoruz. Telefon ve tabletten uzaklaşıp güzelce sporumuzu yapıyoruz. Pes etmemeyi öğrenmek bizim için çok değerli."