Kadınların eğitimden siyasete yükselişi: TÜİK raporu yayımlandı

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yayımladığı “İstatistiklerle Kadın 2025” bülteni, kadınların nüfus yapısından eğitime, iş gücünden evlilik yaşına kadar birçok alandaki durumunu ortaya koydu. Verilere göre kadınlar erkeklerden ortalama 5,2 yıl daha uzun yaşarken, iş gücüne katılım oranı erkeklerin yaklaşık yarısında kaldı.

Haber Giriş Tarihi: 09.03.2026 10:23
Haber Güncellenme Tarihi: 09.03.2026 10:23

TÜİK tarafından yayımlanan “İstatistiklerle Kadın 2025” raporu Türkiye’de kadınların demografik, sosyal ve ekonomik durumuna ilişkin dikkat çeken veriler sundu. Rapora göre Türkiye nüfusunun neredeyse yarısını kadınlar oluştururken, kadınların yaşam süresi, eğitim düzeyi ve toplumsal hayattaki temsili son yıllarda artış gösterdi. Ancak iş gücüne katılım, istihdam ve yönetici pozisyonlarında kadın oranının hâlâ erkeklerin gerisinde kaldığı görüldü.

Türkiye nüfusunun yarısını kadınlar oluşturuyor

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) verilerine göre 31 Aralık 2025 itibarıyla Türkiye’de kadın nüfus 43 milyon 32 bin 734 kişi, erkek nüfus ise 43 milyon 59 bin 434 kişi oldu.

Buna göre toplam nüfusun:

%49,98’ini kadınlar, %50,02’sini erkekler oluşturdu.

Genel nüfus yapısında kadın ve erkek oranı dengeli görünse de yaş ilerledikçe tablo değişiyor. Özellikle ileri yaşlarda kadın nüfusunun daha fazla olduğu dikkat çekiyor.

60-74 yaş grubunda kadın oranı: %51,9

90 yaş ve üzeri kadın oranı: %69,7

Bu durum kadınların daha uzun yaşamalarıyla ilişkilendiriliyor.

Kadınlar erkeklerden daha uzun yaşıyor

Hayat Tabloları verilerine göre Türkiye’de doğuşta beklenen yaşam süresi 78,1 yıl olarak hesaplandı.

Cinsiyete göre ortalama yaşam süresi ise şöyle:

Kadınlar: 80,7 yıl

Erkekler: 75,5 yıl

Buna göre kadınlar erkeklerden ortalama 5,2 yıl daha uzun yaşıyor.

Ancak sağlıklı yaşam süresi verileri farklı bir tablo ortaya koyuyor.

Kadınlarda sağlıklı yaşam süresi: 56,3 yıl

Erkeklerde sağlıklı yaşam süresi: 58,9 yıl

Bu da erkeklerin sağlık sorunu yaşamadan geçirdikleri sürenin kadınlardan 2,6 yıl daha fazla olduğunu gösteriyor.

Kadınların eğitim süresi artıyor

Türkiye’de eğitim seviyesinde yıllar içinde önemli bir artış yaşandı.

25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresi:

Yıl Kadın Erkek Genel 2011 6,4 yıl 8,3 yıl 7,3 yıl 2024 8,8 yıl 10,2 yıl 9,5 yıl

Bu verilere göre kadınların eğitim süresi son 13 yılda 2,4 yıl arttı.

Kadınların %88’i en az bir eğitim düzeyini tamamladı

Eğitim düzeyi verileri kadınların eğitimdeki ilerlemesini gösteriyor.

2024 yılı itibarıyla:

Kadınların %88,3’ü en az bir eğitim düzeyini tamamladı

Erkeklerde bu oran %97 oldu.

2008 yılında kadınlarda bu oran %67,5 seviyesindeydi. Böylece son yıllarda kadınların eğitim oranında ciddi bir artış yaşandığı görüldü.

Yükseköğretim mezunu kadın oranı yükseldi

Yükseköğretim mezunu oranı da son yıllarda önemli ölçüde arttı.

2008 yılında:

Kadınlarda %7,1

Erkeklerde %11,2 olan yükseköğretim mezunu oranı, 2024 yılında:

Kadınlarda %23,6

Erkeklerde %26,8 seviyesine çıktı.

Eğitim seviyesi arttıkça kadınların iş gücüne katılımı artıyor

Hanehalkı İşgücü Araştırması verilerine göre 2024 yılında:

Genel iş gücüne katılım oranı: %54,2

Kadınlarda: %36,8

Erkeklerde: %72

Kadınların eğitim seviyesine göre iş gücüne katılım oranı ise şöyle:

Okuryazar olmayan kadınlar: %14,6

Lise altı eğitim: %27,5

Lise mezunu: %38,5

Mesleki/teknik lise: %43,8

Yükseköğretim mezunu: %68,7

Bu tablo eğitim seviyesinin kadınların iş hayatına katılımını doğrudan etkilediğini gösteriyor.

Kadın istihdamı erkeklerin yarısından az

Türkiye’de 2024 yılında:

Genel istihdam oranı: %49,5

Kadın istihdam oranı: %32,5

Erkek istihdam oranı: %66,9

Buna göre kadınların istihdam oranı erkeklerin yaklaşık yarısı seviyesinde kaldı.

Kadın istihdamının en yüksek olduğu bölge:

TR61 (Antalya, Isparta, Burdur): %39,3

En düşük olduğu bölge ise:

TRB2 (Van, Muş, Bitlis, Hakkari): %20,9

Kadınların yarı zamanlı çalışma oranı daha yüksek

2024 yılında yarı zamanlı çalışanların istihdam içindeki oranı %12,1 oldu.

Cinsiyete göre:

Kadınlar: %18,3

Erkekler: %9

Kadınların yarı zamanlı çalışma oranının erkeklerin yaklaşık iki katı olduğu görüldü.

Küçük çocuğu olan kadınların istihdamı düşüyor

Hanede 3 yaş altı çocuğu bulunan 25-49 yaş grubunda istihdam oranı:

Kadınlarda: %26,9

Erkeklerde: %90,9

Bu veri çocuk bakımının kadınların iş hayatına katılımını önemli ölçüde etkilediğini gösteriyor.

Siyaset ve diplomaside kadın temsili artıyor

Türkiye’de son yıllarda kadınların siyasi ve diplomatik temsili artış gösterdi.

2025 itibarıyla:

Kadın büyükelçi oranı: %28,4

Kadın milletvekili oranı: %19,9

TBMM’de 592 milletvekilinin:

118’i kadın

474’ü erkek oldu.

Üniversitelerde kadın akademisyen oranı yükseldi

Yükseköğretimde kadın akademisyen oranı da artış gösterdi.

Kadın profesör oranı: %34,9

Kadın doçent oranı: %43,3

Üst düzey yöneticilerde kadın oranı %21,5

Üst ve orta düzey yönetici pozisyonlarında kadınların oranı:

2012: %14,4

2024: %21,5

Borsa İstanbul’da işlem gören BIST 50 şirketlerinin yönetim kurullarında kadın oranı %18,3 oldu.

Kadın Ar-Ge personel oranı %34,2

2024 yılı verilerine göre kadınların Ar-Ge personeli içindeki payı %34,2 olarak hesaplandı.

Sektörlere göre dağılım:

Yükseköğretim: %47,9

Kamu: %30,6

Özel sektör: %28,2

Kadınlar ortalama 26 yaşında evleniyor

Evlenme istatistiklerine göre 2025 yılında:

Kadınların ortalama ilk evlenme yaşı: 26,0

Erkeklerin ortalama ilk evlenme yaşı: 28,5

En yüksek evlenme yaşı:

Tunceli: kadın 29,6 – erkek 32,4

En düşük evlenme yaşı:

Kilis: kadın 23,7

Şanlıurfa: erkek 26,4

Boşanmalarda çocukların velayeti çoğunlukla anneye veriliyor

2025 yılında kesinleşen boşanma davalarında çocukların velayeti:

%74,6 oranında anneye

%25,4 oranında babaya verildi.

Kadınların %30’u yoksulluk riski altında

Yoksulluk ve yaşam koşulları araştırmasına göre 2025 yılında:

Toplam nüfusun %27,9’u yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında.

Cinsiyete göre:

Kadınlar: %30,1

Erkekler: %25,6

Kadınların en çok maruz kaldığı şiddet psikolojik şiddet

Kadına yönelik şiddet araştırmasına göre kadınların hayatlarının herhangi bir döneminde maruz kaldıkları şiddet türleri şöyle:

Psikolojik şiddet: %28,2

Ekonomik şiddet: %18,3

Fiziksel şiddet: %12,8

Israrlı takip: %10,9

Dijital şiddet: %8,3

Cinsel şiddet: %5,4

Şiddete maruz kalan kadınların %39,5’i en fazla eş veya eski eşlerinden şiddet gördüğünü belirtti.