5 Ocak Adana'nın kurtuluşunun tarihsel anlamı nedir? Adana ve Türkiye için neden kritik bir dönüm noktası?

Adana’nın düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümü olan 5 Ocak, kentte coşkuyla anılıyor. Peki, bu tarih Adana ve Türkiye için neden kritik bir dönüm noktası? 5 Ocak Adana için neden önemli? 5 Ocak Adana'nın kurtuluşunun tarihsel anlamı nedir? Detaylar haberimizde...

Haber Giriş Tarihi: 04.01.2026 17:19
Haber Güncellenme Tarihi: 04.01.2026 17:19

Birinci Dünya Savaşı'nın ardından Osmanlı İmparatorluğu'nun Mondros Ateşkes Antlaşması ile topraklarını işgale açık hale getirmesi, Anadolu'da karanlık günlerin habercisi oldu. İmparatorluğun çöktüğü ve anayurdun dört bir yanının düşman postalları altında ezildiği bu dönemde, stratejik önemiyle dikkat çeken Adana da işgal tehdidiyle yüzleşti. Ancak bu coğrafya, aynı zamanda Türk milletinin makus talihini yenecek iradenin ortaya çıktığı ilk yerlerden biri olarak tarihe geçti. Suriye cephesindeki Yıldırım Orduları Komutanlığı görevinden ayrılarak 31 Ekim 1918'de Adana'ya gelen Mustafa Kemal Paşa, burada 11 gün boyunca şehrin ve halkın durumunu analiz etti. Alman General Liman Von Sanders'in "Yenildik, bizim için her şey bitti" şeklindeki karamsar devir teslim sözlerine karşılık Mustafa Kemal, "Savaş müttefikler için bitmiş olabilir ama bizi ilgilendiren savaş, kendi istiklalimizin savaşı, ancak şimdi başlıyor" cevabını vererek Milli Mücadele'nin ilk işaret fişeğini burada yaktı.

İŞGAL YILLARININ KARANLIK YÜZÜ: TAŞKÖPRÜ'DE YAŞANANLAR VE KİLİKYA DİRENİŞİ

Mustafa Kemal'in İstanbul'a çağrılmasının hemen ardından Mersin Limanı üzerinden harekete geçen Fransız işgal kuvvetleri, Çukurova'nın bereketli topraklarına girerek Adana'yı işgal etti. Şehirde Türklere ait tüm milli sembollerin yasaklandığı, arma ve levhaların indirildiği bu süreç, sistemli bir baskı ve soykırım politikasına dönüştü. Özellikle 1918-1919 yılları, Adana halkı için tam bir terör dönemi olarak kayıtlara geçti. Abdiağa Çiftliği'nde yaşananlar ve tarihi Taşköprü üzerinde Türklerin çarmıha gerilerek işkenceye maruz bırakılması gibi kan donduran olaylar, halkın sabrını taşıran son damla oldu. Yaşanan bu vahşet karşısında sessiz kalmayan Adana ve yöre halkı, "Kilikya Milli Kuvvetler Teşkilatı" çatısı altında örgütlenerek işgalcilere karşı topyekûn bir direniş başlattı.

TARİHİN SEYRİNİ DEĞİŞTİREN KARBOĞAZI ZAFERİ VE POZANTI KONGRESİ

Çukurova'nın milis kuvvetleri tarafından bölgelere ayrılarak savunulması, işgalin seyrini değiştiren en önemli stratejik hamle oldu. Şubat 1920'den itibaren sahada üstünlüğü ele geçirmeye başlayan milli kuvvetler, düşmana ağır darbeler indirdi. Tarihe "Karboğazı Olayı" olarak geçen çatışmada, Fransız komutan Mehil ve birliğinin esir alınması, Kuvay-ı Milliye'nin ilk büyük siyasi ve askeri zaferi olarak tescillendi. Bu askeri başarıları diplomatik zaferler izledi. 5 Ağustos 1920'de Mustafa Kemal Paşa ve Fevzi Çakmak'ın bizzat katıldığı Pozantı Kongresi ile bölge il merkezi ilan edildi ve direniş daha kurumsal bir yapıya kavuştu.

5 OCAK 1922'DE GELEN ÖZGÜRLÜK: "BU GÜZEL ADANA'DA VÜCUT BULMUŞTUR"

Fransız kuvvetlerinin sahada aldığı ağır yenilgiler ve Türk milletinin kararlı direnişi, Fransa'yı diplomatik geri adıma zorladı. TBMM hükümetini resmen tanıyan Fransa ile 20 Ekim 1921 tarihinde Ankara Antlaşması imzalandı. Bu antlaşma neticesinde işgal güçleri, 5 Ocak 1922 günü Çukurova topraklarından tamamen çekilmek zorunda kaldı. Adana'nın kurtuluşu, sadece bir şehrin özgürlüğüne kavuşması değil, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesinin de temeli oldu. Nitekim 15 Mart 1923'te şehri tekrar ziyaret eden Mustafa Kemal Atatürk, "Bende bu vekayiin ilk hissi teşebbüsü bu memlekette, bu güzel Adana’da vücut bulmuştur" sözleriyle, Kurtuluş Savaşı'nın ruhunun bu topraklarda şekillendiğini tarihe not düştü.