
Adana'da lösemi ve kanserle mücadele eden küçük kahramanlar, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları kapsamında hastane ortamından uzaklaşarak beyaz perdenin büyülü dünyasıyla buluştu. Acıbadem Adana Hastanesi bünyesinde gerçekleştirilen özel organizasyonda, kemik iliği nakli olan ve uzun süredir izole bir yaşam süren çocuklar için gerçek bir sinema salonu konsepti hazırlandı.
Etkinlik alanına heyecanla gelen çocuklara, sinema geleneğine uygun olarak patlamış mısır ve içecek ikram edildi. Görevliler eşliğinde kendilerine özel hazırlanan biletlerdeki koltuk numaralarına yerleşen minikler, seçilen animasyon filmini izlerken tedavi süreçlerine keyifli bir mola verdi. Hastane koridorlarını şenlendiren çocuk kahkahaları, bayramın ruhunu tedavi merkezine taşıdı.
UZMANLARDAN SOSYALLEŞME VURGUSUTedavi sürecinin getirdiği zorlukların çocukların psikolojisi üzerindeki etkisine değinen Acıbadem Adana Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Kemik İliği Nakli Merkezi Uzmanı Prof. Dr. Bülent Antmen, süreci "23 Nisan için kemik iliği nakli olmuş çocuklarımız buradalar. Çok uzun zamandır buna hasretler ve böyle bir etkinliğin içerisinde olamadılar. İzole bir hayat yaşadılar, yaklaşık 30 gün hapishane hayatı yaşadılar. Çok büyük kısıtlamalar yaşadılar. Onlar eğlenmeyi hak ediyorlar. Hepsinin kendine özgü hastalıkları vardı, hepsi başarıyla bu uzun ve zorlu dönemi atlattılar. Şimdi yavaş yavaş onların açılma dönemi, sosyalleşme dönemi. Biz de biraz katkı olabilmek için 23 Nisan'ı onlarla kutlamak için bugün burada bir film gösterisi hazırladık" sözleriyle aktardı.
KÖK HÜCRE BAĞIŞINDA KRİTİK ÇAĞRI: 'DONÖRLER VAZGEÇMEMELİ'Kök hücre bağışının hayati önemine vurgu yapan Prof. Dr. Antmen, bağışçıların son anda vazgeçmesinin yarattığı sıkıntılara dikkat çekti. TürkKök bünyesindeki bağışçı sayısına teşekkür eden Antmen, "Bu çocuklarımızın bir çoğu kök hücre bağışı ile bu donörlere ulaşıyor. TürkKök'te 1 milyon 200 bin bağışçımız var. Bu bağışçılara teşekkür ederiz ama bir sıkıntıdan bahsetmek istiyorum; bağışçılarımızın telefonları çaldığında bir ihtiyacı olan insanımıza doku tipi uyumlu bağışçı olmak istiyor musunuz dendiğinde 'Evet, ben bir insanın hayatını kurtarmayı çok istiyorum' demelerini bekliyorum. Şu anda en büyük sıkıntımız, bu donörlerin bir sebepten, çekinmekten bağışçılıktan vazgeçmeleri. Tüm Türkiye'deki herkesin bir çocuğun hayatını kurtarabilmek için bağışçı olmalarını rica ediyorum. Ben bağışçıyım; hem korneam için hem böbreklerim için hem TürkKök'e kök hücre vermek için bağışçıyım. Bu zevki ve süper kahramanlığı tatmalarını istiyorum" açıklamasında bulundu.