Cafer Esendemir: “Yalnızca bir gazeteciyi değil, gerçeğin peşindeki bir vicdanı anıyoruz”

Araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu, katledilişinin 33. yılında Adana’da düzenlenen anma etkinliğiyle yad edildi. Etkinliğe siyasi temsilciler, gazeteciler ve vatandaşlar katıldı.

Haber Giriş Tarihi: 24.01.2026 15:42
Haber Güncellenme Tarihi: 24.01.2026 15:42

Araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu, katledilişinin 33. yılında Adana’da düzenlenen etkinlikle anıldı. Atatürkçü Düşünce Derneği Adana Şubesi’nin organizasyonuyla Uğur Mumcu Meydanı’nda toplanan kalabalık, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile anmayı başlattı.

Büyükşehir Belediye Başkanvekili Güngör Geçer, CHP Adana Milletvekilleri, önceki dönem milletvekilleri, CHP yöneticileri, gazeteciler ve vatandaşların katıldığı etkinlikte ADD Adana Şube Başkanı İsa Kayadan, Mumcu ve ADD Kurucu Genel Başkanı Muammer Aksoy’un öldürülmelerinin Türkiye’yi karanlık güçlerle baskı altında tutma girişimlerinin bir parçası olduğunu vurguladı. Mumcu’nun hayatı boyunca karanlık ilişkileri ve din istismarını ifşa ettiği için hedef alındığını belirtti.

“SADECE BİR GAZETECİYİ DEĞİL, GERÇEĞİ SAVUNAN BİR VİCDANI ANIYORUZ”

Çukurova Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Cafer Esendemir, Mumcu’nun 24 Ocak 1993’te Ankara’daki evinin önünde bombayla öldürüldüğünü hatırlattı. Esendemir, Mumcu’nun araştırmacı gazeteciliğiyle Türkiye’nin yakın tarihindeki karanlık noktaları kamuoyuna taşıdığını, güçlülerle suçlular arasındaki görünmez bağları ifşa ettiğini ifade etti.

Uğur Mumcu’nun araştırmacı gazeteciliği, Türkiye’nin yakın tarihine ışık tutan önemli çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Esendemir, Mumcu’nun gerçeğe olan bağlılığının hayatına mal olduğunu, ancak fikirlerinin asla yok edilemeyeceğini vurguladı.

Mumcu, gazeteciliği yalnızca bir meslek olarak değil, topluma karşı bir sorumluluk olarak görüyor ve 1975’ten itibaren Cumhuriyet gazetesindeki “GÖZLEM” köşesinde güç odaklarının karanlık yönlerini gündeme taşıyordu. Suçlular ve güçlüler arasındaki görünmez bağları ifşa eden Mumcu, susmadı, eğilmedi ve korkmadı.

“Suçlular ve Güçlüler”, “Mobilya Dosyası”, “Rabıta”, “12 Eylül” ve “Kürt-İslam Ayaklanması 1919–1925” gibi eserleri, Türkiye’nin yakın tarihindeki karanlık dosyaları gün yüzüne çıkararak geniş yankı uyandırdı.

Etkinlik, yoğun yağmur ve soğuk nedeniyle erken sonlandırılırken, anma programının 26 Ocak Pazartesi günü saat 17.30’da Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda devam edeceği duyuruldu. Katılımcılar sık sık “Uğurlar ölmez, ışığı sönmez” sloganları attı.

Çocukları Özge ve Özgür Mumcu tarafından kurulan Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı, onun yarım kalan mücadelesinin sürdüğünü gösteriyor. Esendemir, Diyarbakır Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan ve gazeteci İsmail Cem’i de saygı ve minnetle andıklarını ifade etti.

UĞUR MUMCU KİMDİR?

Annesi Nadire Mumcu, babası tapu kadastro memuru Hakkı Şinasi Mumcu'dur. Uğur Mumcu, 22 Ağustos 1942 tarihinde Kırşehir'de, dört kardeşin üçüncüsü olarak doğdu.Eşi Şükran Güldal Mumcu (Homan) ile olan evliliğinden bir oğlu (Özgür Mumcu) ve bir kızı (Özge) olmuştur.Uğur Mumcu anısına ailesi tarafından Ekim 1994'te "Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı" adında bir vakıf kurulmuştur.

Eşi Şükran Güldal Mumcu, 23. Dönem TBMM'ye İzmir milletvekili olarak girmiş ve 10 Ağustos 2007- 7 Haziran 2015 tarihleri arasında TBMM başkanvekilliği görevini yürütmüştür.Ağabeyi ve İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ceyhan Mumcu'nun Uğur Mumcu ile ilgili röportajlarının bir kısmı "Kardeşim Uğur Mumcu" adıyla bir kitapta toplanmıştır.

EĞİTİM YAŞAMI

İlköğretimi Ankara Devrim İlkokulunda ve ortaöğretimi Ankara Bahçelievler Deneme Lisesinde okuyan Mumcu çok aktif bir öğrenciydi. 1961'de avukat olmak üzere başladığı üniversite eğitimini Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde 1965'te tamamladı. Henüz öğrenciyken 26 Ağustos 1962'de Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan "Türk Sosyalizmi" başlıklı makalesiyle Yunus Nadi Ödülü'nü aldı. 1963'te fakültede öğrenci derneği başkanı seçildi. 1969-1972 yılları arasında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde İdare Hukuku Profesörü Tahsin Bekir Balta'nın asistanı olarak çalıştı.[1]