Veteriner hekimler sorunlarını dile getirdi

Kanunlarda sağlık sınıfı olan veteriner hekimlerin, ikincil mevzuatlarla bu sınıftan çıkarıldığını vurgulayan Adana Veteriner Hekimler Odası Üyesi Meltem Atılgan Çelenk, “Sağlık çalışanları ve emeklilerine yapılan tüm iyileştirmelerin dışında tutuldular. Sağlıkta Şiddet Yasası kapsamına alınmayan veteriner hekimler şiddetin adeta kucağına itildiler” dedi.

Haber Giriş Tarihi: 28.04.2024 14:41
Haber Güncellenme Tarihi: 28.04.2024 14:41

Dünya Veteriner Hekimler Günü bu yıl, ‘Veteriner Hekimler Temel Sağlık Çalışanıdır’ temasıyla kutlandı. Atatürk Parkı içerisinde bir araya gelen Adana Veteriner Hekimler Odası üyeleri burada basın açıklaması yaptı. Açıklamayı veteriner hekimler adına oda üyesi Meltem Atılgan Çelenk okudu. Çelenk, Veteriner hekimliğin, ülkemizde 182 yıldır bilimsel eğitim- öğretimle hayvan sağlığı, refahı, güvenli ve yeterli gıda ile toplumun sağlığı için çalışan veteriner hekimlerin yetiştiği en kadim ve stratejik mesleklerden biri olduğunu söyledi.

Veteriner hekimler de ülkemiz için aynı kaygıları taşıyor

İlkhaber Gazetesi'nden Bayram BULUT'un haberine göre; Tüm uluslararası otoriteler ve bilimsel çalışmalar, önümüzdeki yıllarda salgınlar, gıda kıtlığı, biyoterör, antibiyotik direnci, iklim değişikliği gibi küresel ölçekli sorunlarla daha çok karşılaşacağının üstüne basa basa ifade edildiğini anlatan Çelenk; “Biz veteriner hekimler de ülkemiz için aynı kaygıları taşıyor, etkisizleştirilmiş hayvan sağlığı hizmetlerinin sadece veteriner hekimlerin mesleki sorunu olmadığını,  hayvancılığın, tarımın, ekonominin, koruyucu hekimlik ve toplum sağlığının zarar görmesi olduğunu biliyor, tarihten gelen sorumluluğumuzla yetkilileri ve kamuoyunu uyarmak istiyoruz” dedi.

Veteriner hekimlerin Cumhuriyetimizin 100 yıllık gelişiminde izi asla silinemez

Veteriner hekimlerin Cumhuriyetimizin 100 yıllık gelişiminde izi asla silinemez katkılar verdiklerini dile getiren Çelenk, “Nitekim, 1900’lü yıllarda tüm dünyayı etkisi altına alan ve başa çıkılamayan ‘’sığır vebası’’ hastalığına karşı ülkemizdeki veteriner hekimler ürettikleri serumlarla o günün tankları sayılan sığırlarla savaşın seyrini değiştirmişlerdir. Bu başarı karşısında, Mareşal Fevzi Çakmak, “Eğer Türk Veteriner Hekimleri olmasaydı istiklalimizi kazanamayacaktık” demiştir” diye konuştu.

Veteriner hekimliğin önemi

Veteriner hekimlerin yaptığı bilimsel çalışmalara da vurgu yapan Çelenk, “Kök hücre tedavisi” dünyanın gelişmiş ülkelerinden önce bu topraklarda yetişmiş bir veteriner hekim olan Ord. Prof. Dr. Süreyya Tahsin Aygün tarafından ilk kez tanımlanmıştır. Yine aynı veteriner hekim sayesinde, birçok ülkede bebeklerin engelli doğmasına neden olan “Thalidomid” yurdumuza sokulmamış muhtemel bir facia önlenmiştir. 21. yüzyılda bile hala ölümlere neden olan kuduz hastalığı için; 1885’te Pasteur ile çalışmaya giden 3 kişilik ekipteki hekimlerden birinin veteriner hekim olması, Veteriner tıbbın eğitim, yetki ve sorumluluklarının geçmişte de iyi bilindiğini göstermektedir” şeklinde konuştu.

Meslekler arası çatışmalar

“Günümüzde ise etkisizleştirilmiş bir hayvan sağlığı hizmeti, özlük hakları ve bazı alanlarda yetkileri elinden alınmış ya da paylaştırılmış bir veteriner hekimlik mesleği elimizde kalmıştır” diyen  Çelenk sözlerini şöyle sürdürdü;

“O zaman hep beraber şu sorunun cevabını bulmaya çalışalım; Cumhuriyetin 100 yılı boyunca salgınların önlenmesi, halk sağlığının korunması, halkımızın yeterli ve sağlıklı hayvansal gıda tüketmesinin adeta sigortası olan veteriner hekimlerin pasifleştirilmesi, görevleri dışındaki alanlarda çalıştırılması, çalışanlarının ve emeklilerine uygulanan ayrımcılık, neye hizmet etmektedir?Elbette ki, yapılan bu ayrımcılığı rutin mevzuat değişiklikleri, meslekler arası çatışmalar ya da uygulanan genel politikaların bir yansıması olarak görmek büyük bir yanılgı olacaktır. Bu olsa olsa; bu ülkemizi ticari pazar olarak gören uluslararası gıda kartellerinin uyguladıkları planlarla açıklanabilir.

Yıpratılma, yok sayılma süreci nasıl gelişti?

Çünkü planları yapanlar biliyorlar ki; Bu ülkenin veteriner hekimleri aldıkları eğitim sayesinde bu haksız ve ölçüsüz çarkın karşısında ülkesinin çıkarlarının ve toplum sağlığının tarafında durmaktadırlar. Peki bu yıpratılma, yok sayılma süreci nasıl gelişti? İlk olarak, Veteriner hekimliği ve hayvan sağlığı hizmetlerini güçlendirmek için anayasaya uygun olarak, Cenevre Sözleşmesi gereğince kurulan Veteriner İşleri Genel Müdürlüğü ile bağlı il ve ilçe teşkilatları 1984 yılında kapatıldı.

Adalet sağlanmalı

Ardından hayvan sağlığı üzerine eğitimi ve bilgisi olmayan kişilerin bu alanlarda çalışmasının önü açıldı. Bu şekilde koruyucu hekimliğin ve hayvancılığımızın darbe alması için tüm şartlar sağlanmış oldu. Bununla da yetinilmedi. Fakülte sayısı arttırılarak en zorlu eğitimlerden biri olan veteriner hekimlik eğitimi değersizleştirildi, çalışanların ücret ve özlük hakları açısından eşdeğer mesleklerle aralarında uçurumlar oluşturuldu. Yüksek pirim ödeyen emeklilerin maaşları, benzer mesleklerin neredeyse yarısına düşürüldü.”

Sağlıkta şiddet yasası kapsamına alınmalı

Kanunlarda sağlık sınıfı olan veteriner hekimlerin, ikincil mevzuatlarla bu sınıftan çıkarıldığını vurgulayan Çelenk,  “Sağlık çalışanları ve emeklilerine yapılan tüm iyileştirmelerin dışında tutuldular. Sağlıkta Şiddet Yasası kapsamına alınmayan veteriner hekimler şiddetin adeta kucağına itildiler. Hayvan sağlığının, koruyucu hekimlik hizmetlerinin büyük bölümü, tedavi edici hizmetlerin tamamı konusunda sorumluluk verilen serbest veteriner hekimler yetki ve güvenlikten yoksun şekilde çalıştıkları yetmezmiş gibi, sahada uygulanamaz olduğu ispatlanmış e-reçete gibi mevzuatlarla ağır para ceza cezaları ile karşı karşıya bırakıldılar” ifadelerini kullandı.

Mesleğimiz ciddi zarar gördü

Mesleklerinin ciddi zarar gördüğüne dikkat çeken Çelenk, “Gelinen noktada, veteriner hekimlik mesleği ciddi zarar görmüş, yeni mezunlar geleceklerini yurt dışında aramak zorunda bırakılmışlardır. Ancak en büyük zararı hayvancılığımız, ekonomimiz, toplum sağlığı, eti, sütü fahiş fiyata alan vatandaşımız görmüştür. Son yıllarda tartışma konusu olan sahipsiz hayvanlar da aslında veteriner hekimliği hizmetlerinin etkisizleştirilmesinin bir sonucudur. Güvenli gıda, vektör mücadelesi ile çevre sağlığı görevleri de olan yerel yönetimler, veteriner hekimliği sadece kısırlaştırmaya indirgeyerek Veteriner İşleri Müdürlükleri kurmaktan kaçınmışlardır” dedi.

Veteriner hekimlerin talepleri

Veteriner hekimlerin taleplerini de sıralayan Çelenk sözlerini şöyle tamamladı;

“Yapılan bu başarısız uygulamaların sonunda sokaklarımız sahipsiz hayvanlarla dolmuş, bu durumdan sokak hayvanları sorumlu tutulmuştur ve hayvancılık faaliyetleri azaltılmıştır. 2010-2024 yılları arasında 11 milyarlık dolarlık canlı hayvan ve et ithalatı yapılmıştır. Bugün sesimizi duyurmak istiyoruz. Veteriner hekimler temel sağlık çalışanıdır. Sağlıkta şiddet yasasına derhal dahil edilmelidir. Kamuda ve serbest çalışan emeklilerimizin, denk mesleklerle aynı ücret düzeyine getirilmelidir. Kamuda çalışan meslektaşlarımızın ücretleri eşdeğer meslek gruplarıyla yani hekim, diş hekimleriyle aynı düzeye getirilmelidir. Belediyelerde KHK veya taşeron çalışmanın derhal önüne geçilmelidir. İTS ve ATS ile ezilen, cezaya maruz bırakılan serbest veteriner hekimler bu durumdan ivedilikle kurtarılmalıdır”