banner6

İncefikir: Yağışlar iyi ancak devamı önemli

Yaklaşık 2 milyon dekar alanda buğday üretimi yapılan Çukurova’da, son günlerde yağan yağmurlar çiftçinin umudu oldu. Ancak tüm dünyada etkili olan küresel iklim değişikliği nedeniyle kuraklıktan endişelenen üreticiler, buğday veriminin iyi olması için sezon sonuna kadar aynı şekilde yağmurların devam etmesini umut ediyor.

İncefikir: Yağışlar iyi ancak devamı önemli

Serhat ŞANLI /ÖZEL HABER

ADANA (İLKHABER) – Yaklaşık 2 milyon dekar alanda buğday üretimi yapılan Çukurova’da, son günlerde yağan yağmurlar çiftçinin umudu oldu. Ancak tüm dünyada etkili olan küresel iklim değişikliği nedeniyle kuraklıktan endişelenen üreticiler, buğday veriminin iyi olması için sezon sonuna kadar aynı şekilde yağmurların devam etmesini umut ediyor.

Yağışların üreticiler için adeta can suyu olduğunu belirten Seyhan Ziraat Odası Yönetim Kurulu Üyesi Cahit İncefikir, “Tabi ki son yağmurlar, yılda iki ürün alınan Çukurova’nın bereketli topraklarında buğday ekimi yapan üreticilerimiz için çok olumlu oldu ve sevinçle karşılandı. Eğer sezon sonuna kadar aynı şekilde devam ederse rekoltenin de iyi olacağına inanıyoruz. Umudumuz kuraklık olmaması ve sezon sonuna kadar yağmur konusunda sıkıntı yaşamamak” dedi.

Yarı kurak iklim bölgesinde yer alan Anadolu’nun kuraklığa sık sık maruz kaldığına dikkat çeken İncefikir, “Tarih kayıtlarına göre özellikle 1928, 1973, 1989, 1990,1993, 1999, 2000, 2008 yıllarında yaygın kuraklıklar görülmüş ve iklim değişiklikleri nedeniyle gelecekte de kuraklığın bu bölgeyi etkileyeceğine şüphe yoktur. Bununla birlikte şuanda tüm dünyayı küresel iklim değişikliği nedeniyle sıcaklıklarda artışlar yaşanmakta ve ileri ki dönemlerde artabileceği tahminleri de mevcut” diye konuştu.

Temennilerinin bu yıl yağışlarda sıkıntı çekmemek olduğunu ve tarıma verilen önemin de yi anlaşılması gerektiğine vurgu yapan Seyhan Ziraat Odası Yönetim Kurulu Üyesi Cahit İncefikir, şu bilgilere yer verdi;

“Tarihte 1595 yılında başlayıp 1596 yılında etkisini tam anlamıyla gösteren kıtlık döneminde yağmur yağmaması nedeniyle kuraklık başlamış, çeşmeler kurumuş ve sular çekilmeye başlamıştır. Bu süreci takiben, yiyecek maddelerinin saklandığı bundan dolayı da fiyatların arttığı kaydedilmiştir.

Ayrıca Anadolu’da 1574-1576 yıllarında meydana gelen kıtlıktan en çok etkilenen iller arasında Adana olduğu bilinmektedir. Yine Adana vilayetimizde ve çevresinde 19. yüzyıla gelinceye dek ciddi bir kuraklık ve devamında büyük bir kıtlık yaşandığı gözlenmiştir. Kuraklık bir bakıma tüm canlıları etkilemektedir.

Son günlerde yağan yağmurlara baktığımızda umarız devam eder ve kuraklık sorunu yaşamayız. Geçtiğimiz Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık ayları kurak geçti ve son birkaç gündür yağan yağmurlar çiftçimizi ve hatta hepimizin yüzünü güldürdü. Temennimiz havaların böyle devam etmesi ve çiftçilerimizin iyi ürün almasıdır.

Buğday geçmişten bugüne Türk insanının en önemli besin kaynaklarından biri olmuştur. Dünyada yetiştirilen tahıllar içinde mısır ve çeltikten sonra en fazla üretilen üründür. Bilindiği gibi buğday üretimi, ülkemizin hemen hemen her bölgesinde yapılmaktadır. Buğday tarla bitkileri içerisinde ekiliş alanı ve üretim miktarı bakımından ilk sırayı alan bir üründür. Ülkemizde son 20 yılda içerisinde buğday ekim alanları 7- 10 milyon hektar arasında ekilmekte ve üretimi 17 - 22 milyon ton arasında değişmektedir.

Tabi artan nüfus ile birlikte buğday talebimiz de artmaktadır. Buğdaya dayalı unlu mamuller tüketimi dikkate alındığında buğday tüketimimiz yaklaşık 18 milyon ton düzeyindedir. Adana’da her yıl ortalama 2 milyon dekar alanda buğday ekimi yapılmaktadır ve ortalama 700 ile 750 bin ton ürün elde etmekteyiz.

İnsanlar günlük enerji ihtiyaçlarının yarısına yakınını buğdaydan sağlamaktadır ve önümüzdeki 50 yılda da bu durumun devam edeceği öngörülmektedir. Artan nüfusun buğday ihtiyacını karşılamak için üretimin artırılması gerekmekte ancak maalesef a son 20 yıllık üretim istatistikleri bize gösteriyor ki üretim alanları ve verimde kayda değer bir artış olmamıştır. 

Avrupa'nın batısından Hindistan'ın kuzeyine, İskandinav ve Rusya'dan Mısır'a kadar olan coğrafyada yaşayan insanlar tarafından değişmez yiyecek olarak kabul gören buğday ülkemiz insanı için gıdadan daha fazlasıdır.

Türkiye’nin 2019 yılında buğday üretimi 19 milyon ton olarak gerçekleşmiştir. 2020 yılı tahmini de 20 milyon ton olarak tahmin edilmektedir. Ayrıca 2019 yılında ülkemiz 9.8 milyon ton buğday ithalatına 2,3 milyar dolar para ödedi. Yani yurt dışına dövizimiz gitmiştir.

Pandemi gibi önemli bir süreçte ülkeler ulusal çıkarlarını öne alarak ihracata kısıtlamalar getirebiliyor. Covid 19 pandemi sürecinde Rusya ekmek fiyatını düşürmek ve kontrolü sağlamak için buğday ihracatını kısıtlayıcı önlemler alıyor. Bu buğdayın stratejik bir ürün olduğunun en açık kanıtıdır.  Yani özetlemek gerekirse her zaman ve her koşulda üretmek zorundayız.

Ayrıca gıda güvenliği açısından tarım topraklarının korunması birinci öncelik olmalıdır. Verimli tarım arazilerinin başka kullanım alanlarına tahsis edilmesi engellenmeli ve bu amaçla arazi kullanım planlarının ülkenin öncelikli çalışması haline getirilmesi sağlanmalıdır.

Üretmekten başka çaremiz yoktur ve bu bağlamda üreticinin kazanması sağlanmalıdır. Onun içindir ki üreticilerimiz desteklenmelidir. Evet! Yağmurlar nihayetinden geldi ve temennimiz bundan sonra devam etmesidir. Bizim için yağan her yağmur berekettir. Bereketli bir yıl dileğiyle”

İLKHABER GAZETESİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER