banner6

‘Çocuklar Üşümesin’ kampanyası başlatıldı

Mavi Çocuk Utku Umut Işıkları Derneği tarafından geleneksel hale getiriler “Çocuklar Üşümesin” kampanyası bu yılda devam ediyor. 

‘Çocuklar Üşümesin’ kampanyası başlatıldı

Özel haber

Bayram BULUT

ADANA (İLKHABER)- Mavi Çocuk Utku Umut Işıkları Derneği tarafından geleneksel hale getiriler “Çocuklar Üşümesin” kampanyası bu yılda devam ediyor.   

Hasta çocuklar için düzenledikleri kampanyalarla adından sıkça söz ettiren ve başarılı çalışmalarıyla takdirleri üzerine toplamayı başaran Mavi Çocuk Utku Umut Işıkları Derneği’nin geleneksel hale getirdiği “Çocuklar Üşümesin” kampanyası start aldı. Özellikle dağ köylerinde yaşayan dar gelirli ailelerin çocukları için düzenlenen kampanya kapsamında hayır severler bu yılda mont-bot-atkı-eldiven ve bere yardımı yapabilecek.

ÇALIŞMALAR DEVAM EDECEK

Konuyla ilgili bilgiler paylaşan Mavi Çocuk Utku Umut Işıkları Derneği Başkanı Kemal Yücel, daha önce yaptıkları çalışmaları devam ettireceklerini belirtti. Bu güne kadar çok sayıda hasta çocuğa umut olduklarını ve olmaya da devam edeceklerini söyleyen Başkan Yücel, dağ köylerinde yaşayan dar gelirli ailelerin minik çocuklarına destek olmak için bir yardım kampanyası başlattıklarını anlattı. Kampanyalarının geleneksel hale getirdiklerini anımsatan Başkan Yücel,  “Her çocuk aynı şartlarda doğmuyor, büyümüyor maalesef. Hayatın tanıdığı fırsatlar eşit olmuyor, bazıları daha çok küçük yaşlarda tanışıyorlar zorluklarla.” dedi.

KAMPANYA HAKKINDA BİLGİ VERDİ

“Dünyayı daha güzel bir yer yapacak olan onlar” diyerek kampanya hakkında bilgiler veren Başkan Yücel, “İyilik bulaşıcıdır, biz şimdi onlara yardım eli uzatırsak onlarda ilerde çevrelerindeki insanlara yardım eli uzatır. Duyarlı bir nesil yetiştirelim hep birlikte. Eldiven, atkı, bere, mont, bot ve benzeri ihtiyaçlarının karşılanması için çalışıyoruz. Gelin kalem tutan o minik elleri hep birlikte ısıtalım. Her çocuk bir umuttur, gelecektir, sevinçtir, hayallerdir. Çocuk içimizdeki iyiliktir. Dağ köylerinin okullarında eğitim gören çocukların yüzlerinde tebessüm olmak için kampanyamıza destek verin” ifadelerini kullandı.

ŞİİRLİ YAKLAŞIM

Bir şiirle sözlerine devam eden Başkan Yücel, “Kışı sevmem ben; damı akan evler, ayakkabısı delik çocuklar, ocağı yanmayan analar, utanan babalar gelir aklıma. Bu şiiri her okuduğum da boğazım düğümlenir. Geçmişe giderim düşlerimde. Bilirsiniz Adana da mevsimler arasın da adeta dikey geçişler vardır. Birden değişir hava sıcaklığı. Ya bir an da kış olur. Ya da kış. Kış mevsimi de yaz gibi çekilmez olur. Sıcaktan bunalıp güneşe silahla ateş edilen bu kentte soğuklara dayanamıyoruz. Peki ya karlarla kaplı yolların olduğu, kara kışın yaşandığı şehirlerde ki çocuklar? Peki dağ köylerinde yaşayan minikler? Hiç düşündünüz mü onları? Her çocuk aynı şartlarda doğmuyor, büyümüyor maalesef. Hayatın tanıdığı fırsatlar eşit olmuyor, bazıları daha çok küçük yaşlarda tanışıyorlar zorluklarla.” şeklinde konuştu.

DUYARLI NESİL YETİŞTİRELİM

Hep birlikte duyarlı bir nesil yetiştirmek gerektiğini anımsatan Başkan Yücel, “Doğu illerimizdeki çocukların halini hepimiz biliyoruz. Onlar kendi akranları gibi sıcacık servislerde okula gitmiyor, çeşit çeşit giysiler giymiyor, bir oyuncağını kırıp diğeriyle oynayamıyor. Okuyacak kitap bile bulamıyorlar belki de. Kışla, soğukla, yoksullukla daha büyük mücadele veriyorlar. Şu soğuk kış günlerinde, kışın kendini daha da sert gösterdiği doğu illerimizde okula giden yavrularımız üşümesin. Eğitimlerinden geri kalmasınlar. Okula hevesle gitsinler, geleceğe umutla baksınlar. Hayal kurmaktan korkmasınlar, vazgeçmesinler, belki de yeni bir ayakkabıdır şimdi onların hayali. Bu hayallerinin gerçekleşmesine yardımcı olalım ki daha büyük hayallerin temellerini atalım. Dünyayı daha güzel bir yer yapacak olan onlar. İyilik bulaşıcıdır, biz şimdi onlara yardım eli uzatırsak onlarda ilerde çevrelerindeki insanlara yardım eli uzatır. Duyarlı bir nesil yetiştirelim hep birlikte.” dedi.

ANISINI PAYLAŞTI

Yıllar önce yaşadığı bir anıyı bizlerle paylaşan Başkan Yücel, “Yıllar önce çalıştığım ofisin penceresinden yağmur tanelerinin düşüşünü izliyordum. Hava oldukça soğuktu. Ofisin içindeki soba bile yeterli gelmiyordu ısınmama. Bir çocuk takıldı gözlerime. Pencerenin tül perdesini aralayıp dikkatli baktım. 12 - 13 yaşlarında bir çocuk, soğuk havada yağmur altında sokakta simit satıyordu. Bir eli cebinde diğer elinde simitlerin sıralandığı tepsi. Çevresinden gelip geçenler aldırmıyordu simitçi çocuğa... Bir kaç gün sonra yine gördüm simitçi çocuğu. Ofisin 5. katından seslendim çocuğa. Simit almak istediğimi söyleyerek ofise çağırdım. Sonra konuşmaya başladım; "simitlerin tazemi delikanlı" diye sordum. "Şey sabah simitleri abi. Ama hala tazeler" diye yanıtladı çocuk. Sırf simitleri satılsın diye yalan söyleyemiyordu simitçi çocuk.

Kaç yaşındasın delikanlı? "12 abi. 12 yaşındayım" okula gidiyor musun? Kardeşlerin var mı? diye sorularım devam etti. Amacım çocuğun daha fazla ofiste kalmasıydı. Böylece bir süre de olsa ısınacaktı. Bir kaç simit aldım. Çocuğun bir eli hala cebindeydi. Ertesi gün yine gördüm simitçi çocuğu. Bir eli cebinde diğer elin de simitlerin sıralandığı tepsi. Ofise çağırdım yine. Maaşımı da almıştım. Yani param vardı. Simitlerin hepsini almak istediğimi söyledim ama çocuk "şey en fazla 2 ya da 3 simit yiyebilirsin. Bana acıdığın için simit alma abi" diye diyerek ne kadar da gururlu olduğunu gösterdi. Diğer arkadaşlarım birazdan gelecek. Onlar için alıyorum desem de pek inandıramadım Memocan'ı... Adı Memocan mış. Yani Mehmet Can mı dedim. "Yok abi benim adım Memocan" diye yanıtladı.

Sonra ki bir kaç gün göremedim Memocan'ı. Aradan bir hafta geçmişti. Akşam saatleriydi ofise dönüyordum ki yolun kenarında bir kalabalık gördüm. Gazetecilik refleksiyle kalabalığa yaklaştım. Yerde yatan biri vardı üzeri gazete kağıdı ile örtülmüş. Bir haber gözüme ilişti önce "Kara kış hayatı felç etti" yazıyordu haberde. Sonra rüzgardan gazetenin ucu biraz havalandı. Yerde yatan Memocan’dı. Kalabalık arasında biri "zavallı hem yetim hem öksüzdü. Kurtuldu garibim" diye...

Tanıyor musun? diye sordum merakla... "Evet tanıyorum. Buralar da simit, mendil satar. Annesi babası bir kaza da ölmüş. 2 kardeşi daha var. Simit satarak onlara bakıyor. Garibim bu yaşta çok çekti be abi" dedi yaşlı gözleriyle. Bir araç çarpmış karşıya geçerken. Hemen ölmemiş. Ambulans gelene kadar oracıkta can vermiş Memocan. Sonra polisler geldi. Memocan'ın eli bu kez cebinin üzerindeydi. Polisten izin alarak cebinde ne olduğuna baktım. Bir fotoğraf vardı cebinde. Annesi ve babasının yan yana bir fotoğraf. Anne babasının bir kare fotoğrafı ile ısınıyor ve o fotoğraf ile kendini korunmuş hissediyordu sanki. Memocan’ı toprağa verdik ertesi gün. Küçücük bedenini kocaman bir tabutta taşıdıktan sonra toprağa verdik. Evini buldum. İki küçük kardeşi vardı. Mevsim kış, hava soğuk ama o çocukların yırtık ayakkabısı eski elbiseleri vardı. Küçük adam onlara hem anne hem baba olmuştu.

Onlar da çocuktu. Onlar kendi akranları gibi sıcacık servislerde okula gitmiyor, çeşit çeşit giysiler giymiyor, bir oyuncağını kırıp diğeriyle oynayamıyor. Okuyacak kitap bile bulamıyorlar belki de. Kışla, soğukla, yoksullukla daha büyük mücadele veriyorlar.” şeklinde konuştu.

YARDIMCI OLMAK İSTEYENLER

Çocuklara yardımcı olmak isteyenlerin mont-bot-atkı-eldiven ve bere gibi ihtiyaçlarını temin edip derneklerine ulaştıra bileceklerini işaret ederek sözlerini şöyle tamamladı;

“Yüreği güzel insanlar. Hepimiz bu dünyada yaşayıp gidiyoruz. Önemli olan neyi nasıl yaşadığımızdır. Hayatımızda sevgiye ve merhamete yer vermeliyiz. Birilerinin, bizlerin yardımına ihtiyacı olduğunu unutmayalım. Aklımıza gelen ve kalbimizi titreten çocuklar için harekete geçmenin vaktidir, bu soğuk kış günleri… Daha fazla üşümeden o kıymetli bedenler, tam vaktidir. Biz dert edindik, sizlerin de dert edineceğinize canı gönülden inanıyor ve etkinliğimize desteğinizi besliyorum. Çocuklarımızın mont-bot-atkı-eldiven ve bere ihtiyaçlarını bizzat siz hayırseverlerimizin almasını ve adresimize göndermesini rica ediyoruz.”

Başkan Yücel, kampanyalarının 30 Kasım tarihine kadar devam edeceğini duyurdu.

İLKHABER GAZETESİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner42