banner6

Dünya nüfusunun yüzde 11’i açlık çekiyor

Gıda Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Şehmus Alparslan, Birleşmiş Milletler raporuna göre 821,6 milyon insanın yani dünya nüfusunun yüzde 11’nin açlık çektiğini söyledi.

Dünya nüfusunun yüzde 11’i açlık çekiyor

Bayram BULUT

ADANA (İLKHABER)- Gıda Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Şehmus Alparslan, Birleşmiş Milletler raporuna göre 821,6 milyon insanın yani dünya nüfusunun yüzde 11’nin açlık çektiğini söyledi. 

Dünya Gıda Günü nedeniyle Gıda Mühendisleri Odası Adana Şubesi tarafından basın toplantısı düzenlendi. Adana Ziraat Mühendisleri Odası Toplantı Salonu’nda gerçekleşen basın açıklamasında konuşan Gıda Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Şehmus Alparslan, herkesin güvenli ve besleyici  gıdalara ulaşmasının bir hak olduğunu belirtti. Birleşmiş Milletler raporuna göre 821,6 milyon insanın yani dünya nüfusunun yüzde 11’nin açlık çektiğini anlatan Alparslan, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün kuruluş tarihi olan 16 Ekim’in, Dünya’da açlık problemlerine, gıdanın güvenliğine, yeterli ve dengeli beslenmenin önemine dikkat çekildiğini, açlığın, özellikle gıdada dışa bağımlı ve ekonomik büyümenin gerilediği ülkelerde arttığını anlattı.

GIDA İSRAFI

Dünyada gıda konusunda kıtlık olmadığına dikkat çeken Alparslan, “İklim değişikliği ve kuraklık gibi doğal afetlerin yanı sıra, gıdaya olan talebin artması, tarımda girdi fiyatlarının yükselmesi, tarım sektörüne yeterli yatırımın yapılmaması, tarım ürünlerinin biyoyakıt üretiminde kullanılması gibi birçok etkenin yanı sıra tarımsal aktivitelerin gıdayı temel bir ihtiyaç olmaktan çok meta olarak ele alan çok uluslu şirketler tarafından gerçekleştirilmesi sonucunda açlık ve yetersiz beslenme gittikçe yaygınlaşmaktadır. Günümüzde; Dünyada gıda konusunda kıtlık olmadığı, tarımsal üretimin toplam talebin üzerinde gerçekleşebildiği, gıdaya erişimin sağlanamamasında temel sorunun adil olmayan gelir ve ürün dağılımının olduğu bilinmekte, aşırı ve lüks tüketim alışkanlığının sonucu gıda israfı ise bir başka tezata işaret etmektedir.” dedi.

KİMYASAL KİRLİLİK

Tarımda istihdam edilen nüfus sayısının düştüğüne dikkat çeken Alparslan, “2002 yılında tarımda istihdam edilen nüfus çalışan nüfusun yüzde 35’i iken bu dönemde yüzde 18,3'e gerilemiştir. Çiftçiler yoksullaşarak büyük kentlere göç etmek zorunda kalmıştır. Gelinen noktada tarım alanlarımız giderek yok edilmiş zeytinlikler ve meralar çimento, mermer ocakları, altın ve gümüş madenciliği gibi toksik kimyasal kirlilik yaratan sanayi yatırımlarına açılmış. Sağlıklı, doğal ve güvenli gıdaya ulaşmak büyük bir sorun haline gelmiştir. Bunun sonucunda ise Türkiye, kuru kayısı, incir ve üzüm ile fındık dışında buğdaydan pirince, fasulyeden nohuda, mercimekten mısıra, soya fasulyesinden pamuğa, kuru ottan samana ve kırmızı ete kadar hemen tüm tarım ürünleri için ithalatçı ve dışa bağımlı bir ülke durumuna getirilmiştir.” diye konuştu.

3 YILA YAKIN ZAMANI KAPSIYOR

Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının hileli satış yapan firmaları açıklamasıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Alparslan, “Bakanlık tarafından hileli satış firmalar açıklandı. Uzun zamandır yapılmayan bir işlemdi. 3 yıla yakın bir süreyi kapsayan bir zaman dilimi içerisinde yapılan tespitler paylaşıldı. İlimiz sadece gıda anlamında değil, bazı konularda dikkat çekici bir il. En ufak bir olayın Adana ile anılması daha farklı bir hal alıyor. Nitekim bu sadece Adana’ya has bir olay değildir. O liste de Türkiye’den her ilden işletmeler var. Biz tabiî ki Adana tarafından bakacak olursak, yağ, işte çeşitli bitkisel ürünler, et ürünleri gibi. Bu ayrı bir konu aslında, bunun gıda tüketicisi boyutu, işletme boyutu ve kamu boyutu var aslında. Bunların ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir.” şeklinde konuştu.  

HİLELİ ÜRÜN VE HAKSIZ KAZANÇTAN UZAK DURUN

Hileli üretim ve haksız kazançtan firmaların uzak durması gerektiğine dikkat çeken Alparslan, “Yapılan analizleri tabiî ki güvenilir kabul etmek durumundayız. Kazaya kurban gitmemek adına, bunu bir kaza olarak düşünürsek, bilinçli yapılmadıysa böyle tarif etmek mümkün. Tabi ki bilinçli yapılmadıysa.  Bilinçli yapanlar zaten her hangi mazuriyetini gündeme getirmek söz konusu olamaz. Ama diğer taraftan işletmecilerimizin de gıda güvenliğini yerine getirecek şekilde üretim yapmaları, haksız kazançtan uzak durmaları bu tür tablolarla bir kez daha karşılaşmamamız sonucunu doğuracaktır. Biz odalar olarak toplumun doğru, güvenilir, sağlıklı ve hile bulaştırılmamış gıdaya erişiminden yanayız. Bu zincirin hangi tarafları varsa, o tarafların üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirmelerini istiyoruz.” dedi.

TÜKETİCİ SAĞLIĞINA ZARARLI ÜRÜNLERİ SATAN FİRMALAR AÇIKLANSIN

Bakanlığın tüketici sağlığına zararlı ürünleri satan firmaları açıklaması gerektiğine dikkat çeken Alparslan, “Dana eti yerine beyaz et kullanılırsa daha ucuz olur, daha karlı iş olur diye, ya da zeytinyağı yerine karışım yağ kullanılırsa ve zeytinyağı diye satılıyorsa bu aslında alerjik reaksiyonlar harici sağlık problemlerine neden olacak şeyler değil. Bakanlığın asıl mikrobiyolojik yani sağlığı direk riske eden tespitlerini paylaşması gerekli. Denetimlerin ve yaptırımların etkili olması bizim beklediğimizdir.” ifadelerini kullandı.   

 KİMLER KATILDI

Açıklamaya Gıda Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Şehmus Alparslan, Ziraat Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Abdullah Doğan, Kimya Mühendisleri Odası Güney Bölge Şube II. Başkanı Durmuş Ali Kaya katılarak destek verdi.

İLKHABER GAZETESİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner42