banner6

Kur'an'ın anlamıyla Buluşma Platformu anket yaptı

Modernleşme ve kentleşmeye rağmen din aile ve toplumun ana çekirdeğini oluşturuyor

Kur'an'ın anlamıyla Buluşma Platformu anket yaptı

 

Kur'an'ın anlamıyla Buluşma Platformu anket yaptı

 

  ADANA (İHA) - Kur'an'ın toplumda doğru anlaşılmasını sağlamak ve ne düzeyde anlaşıldığını araştırmak amacıyla hareket eden Kur'an'ın Anlamıyla Buluşma Platformu (KAB), bir anket yaptı. 

  Anket, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından oluşturulan İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırılması'nda (İBBS) esas alınan 12 ilde 2 bin 224 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi.

 

  EĞİTİM SEVİYESİ ARTTIKÇA DİNDARLIK EĞİLİMİ AZALIYOR

  Araştırmaya katılanların yüzde 92,6'sı dinin hayatlarında önemli bir yer tuttuğunu vurgularken, eğitim seviyesinin yükselmesine bağlı olarak, dindarlık eğilimlerinde azalma olduğu saptandı. Sosyo-ekonomik statü ve eğitim seviyesinin yükselmesiyle namaz kılmak, oruç tutmak gibi ibadetler daha düşük oranda yerine getirilirken; zekat, sadaka ve fitre vermek gibi sosyal yardımlaşmaya yönelik bireysel görevlerin daha yüksek oranlarda yerine getirildiği tespit edildi.

  Katılımcıların yüzde 82,2'si çocuklarının dindar bir insan olarak yetişmesini isterken ankete katılanların yüzde 74,6'sının ilk dini bilgilerini anne-babadan aldıkları tespit edildi. Modernleşme ve artan kentleşme süreçlerine rağmen ailenin ve toplumun hala ana çekirdeğini oluşturduğu gözlendi.

 

  İLK OLARAK İMAMLARA BAŞVURULUYOR

  Dini konularda ilk başvurulan kişinin yüzde 30,8 oranı ile cami imamları olduğu görülürken, İmam Hatip Liseleri'nden dini eğitim aldığını söyleyenlerin oranı ise yüzde 2,6 olarak belirlendi.

  Ankette, beş vakit namaz kılanların oranı yüzde 45,8 olarak tespit edilirken, kadınların erkeklerden daha düzenli namaz kıldıkları ortaya çıktı. Kadınların yüzde 54,7'si, erkeklerin yüzde 36,7'si beş vakit namaz kılıyor. İnsanlar kişisel olarak bazı ibadetlerini yerine getirmese de kendini dindar olarak tanımlamakta ve dinin hayatında önemli bir role sahip olduğunu ifade ettikleri ankette, yaşanan değişim ve buna eklenen küreselleşme dalgası karşısında toplumun ana gövdesinin, bu değişimlerden pek fazla etkilenmediği ve din konusunda duyarlı bir tutum içinde olduğu görülüyor.

  Toplumun yüzde 79,3'ünün düzenli Ramazan orucu tuttuğu, yüzde 65.6'sının düzenli olarak Cuma namazına gittiği, yüzde 79,7'sinin düzenli olarak bayram namazına gittiği, yüzde 30,9'unun teravih namazını kıldığı, yüzde 6.1'inin hacca gittiği, yüzde 56.7'sinin zekat verdiği, yüzde 51.2'sinin kurban kestiği tespit edildiği ankette, yine eğitim düzeyi yükseldikçe oruç tutma oranının azaldığı, ancak yüksek lisans ve doktora yapanlarda hacca gidenlerin oranının yüzde 15.14 olduğu ortaya çıktı.

  Araştırmaya katılanların yüzde 94'ünün evinde Kur'an-ı Kerim bulunduğu, yüzde 78,3'ünde de Türkçe mealli Kur'an olduğu, sosyo-ekonomik statü yükseldikçe Türkçe Kur'an sahip olma oranının da yükseldiği tespit edildi. Kur'an'a sahip olma oranının Sünnilerde yüzde 96, Alevilerde yüzde 71 olduğu ortaya çıktı.

  Kur'an'ı Arapça metninden okuma oranı yüzde 33 iken bu sefer eğitim seviyesi ve sosyo-ekonomik statü  yükseldikçe Kur'an'ı Arapça metninden okuma oranın da düştüğü gözlendi.

  İnsanların bir yandan kendilerinin dindar olduklarını, dinin hayatlarında önemli bir yer tuttuğunu ifade ettiği ankette, diğer yandan ibadetleri yerine getirme, Kur'an'ı ya da Türkçe mealinden okuma konusunda, aynı pratiğe sahip olmadıkları tespit edildi.

  Ankette, 'Kur'an'ı Kerim'i cami hocasından öğrendim' diyenlerin oranının yüzde 41 olarak tespit edilmesi, toplumsal hayat ile cami arasında ciddi bir bağın olduğu ortaya koyuyor.

  Kadınların yüzde 74'ünün, erkeklerin yüzde 65,2'sinin düzenli Kur'an okuduğu, yaş ilerledikçe Kur'an'ı hatmetme oranının yükseldiği, ayrıca insanların Kur'an-ı Kerim'i Arapçası'ndan okumanın mealini okumaktan daha çok sevap olduğuna inandıkları gözlemlendi.

  Araştırmada sorulan "Kur'an'ı Kerim mealini ne zaman okursunuz?" sorusuna yüzde 52,8'i 'fırsat buldukça', yüzde 25'i 'çok seyrek okurum', yüzde 17,9'u 'mübarek gecelerde okurum' derken, sadece yüzde 4,9'u düzenli olarak okuduğunu ifade etti. Bu durumda, Türkiye'de Kur'an'ı Kerim mealini devamlı ve düzenli okuyan yaklaşık yüzde 5'lik bir kesim olduğu bulgusu tespit edildi.

  Anket sonrasında insanların Kur'an'da belirtilen konulara karşı saygılı bir tutum sergiledikleri, kadınların bu konuda daha hassas davrandıkları, yaşın yükselmesine bağlı olarak dindarlık eğiliminin arttığı, insanların Kur'an okumadan da iyi bir Müslüman olunacağı yönünde bir algılamaya sahip oldukları gözlemlenirken, 'Kur'an hükümleri, günümüzde sosyal hayatımıza uygulanacak yapıda değildir' önermesine katılmayanların oranı ise yüzde 62 olarak belirlendi.

 

  "YÜZDE 82 SÜNNİLİK YÜZDE 4,9 ALEVİLİKî

  Araştırma, 18 yaş ve üzeri yaş grupları arasında Türkiye'deki nüfusun cinsiyet oranını yansıtacak şekilde yapıldı. Katılımcıların eğitim düzeyi; yüzde 10 üniversite, yüzde 26 lise, yüzde 15 ortaokul, yüzde 37 ilkokul olarak belirlendi. Katılımcıların gelir düzeyinin tablosu ise şöyle oluştu: yüzde 43,5 ile büyük çoğunluğu 500 TL ile 1000 TL arası gelire sahip. Ankete katılanların inanç gruplarının yüzde 82,4'ini Sünnilik, yüzde 4,9'unu Alevilik ve yüzde 12,7 oranıyla diğer inanç grupları oluşturdu.

Güncelleme Tarihi: 01 Ocak 1970, 00:00
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner42