banner6

Tek çare; Maske, mesafe, hijyen ve aşı

Dünya genelinde koronavirüsten hayatını kaybedenlerin sayısı 3 milyonu, virüse yakalananların sayısı ise 140 milyonu geçerken, yeni tip koronavirüse (COVID-19) karşı bağışıklık sağlamayı amaçlayan aşı çalışmaları da kısa sürede ilk sonuçlarını vermesiyle birlikte, salgından çıkışın umudu da yine aşı oldu.

Tek çare; Maske,  mesafe, hijyen ve aşı

Serhat ŞANLI / ÖZEL HABER

ADANA (İLKHABER) - Dünya genelinde koronavirüsten hayatını kaybedenlerin sayısı 3 milyonu, virüse yakalananların sayısı ise 140 milyonu geçerken, yeni tip koronavirüse (COVID-19) karşı bağışıklık sağlamayı amaçlayan aşı çalışmaları da kısa sürede ilk sonuçlarını vermesiyle birlikte, salgından çıkışın umudu da yine aşı oldu.

Ülkemizde de vaka sayılarındaki artışla birlikte, geçtiğimiz hafta pandeminin kontrol altına alınması için aşılamaların yanında devam eden tedbirlere ek bazı tedbirler de devreye alındı.

Gazetemize koronavirüs (Covid-19) pandemisi ve alınması gereken tedbirler hakkında açıklamalarda bulunan Adana Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Nihat Köse, “Korona (Covid-19) virüsü zoonoz bir hastalık yani hayvandan insanlara bulaşmış bir hastalık. Sonrasından insandan insana bulaşma yeteneği kazandı. Doğası gereği mutasyona uğraması muhtemel.. Yüzlerce kez mutasyona uğradı.

Daha önce SARS, MERS gibi virüsler mutasyona uğrayarak hastalık yapma yeteneğini kaybetti. Korona (Covid-19) virüsün mutasyona uğraması ve hastalık yapma yeteneğini kaybetmesi bir ihtimal söz konusu ama bunun tam tersi de söz konusu” dedi.

Şuan Korona (Covid-19) virüsün İngiliz mutantının çok daha bulaşıcı olduğunun tespit edildiğini, yani Korona (Covid-19) virüsünün tersine mutasyona uğrayabileceği ve etkisini azaltabileceği gibi, etkisinin artırabileceğine değinen Nihat Köse, “Bu virüs şimdiye kadar hayvandan insanlara, insanlardan insanlara bulaştı. İnsanlardan hayvanlara; bazı kedilerde bulaştığı konusunda bir çalışma vardı. Kaplanlara vs. bulaştığı.. Ancak onlarda hastalık yapmamıştı. Hastalık belirtileri görülmemişti. Bu böyle de gelişebilir.

İnsanlardan hayvanlara bulaşabilir ve hayvanlarda da hastalık yapma yeteneği kazanabilir. Hayvanlardan hayvanlara bulaşma yeteneği kazanıp, sonrasında mutasyona uğrayarak geri hayvanlardan insanlara bulaşma yeteneği kazanırsa, insanlarımızı evlerine hapsederken başımıza bela olan pandemi, çok daha büyük felaket haline gelir” diye konuştu.

Yapılması gereken pandeminin önüne geçerek, bir an önce bu hastalıktan kurtulmak olduğunu ifade eden Adana Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Nihat Köse, maske, mesafe, hijyen ve aşıya dikkat çekerek şu bilgilere yer verdi;

“Bu salgından kurtulmanın yolu insanların maske, mesafe, hijyen kurallarına uyması ve aşı yaptırmasından geçiyor. Bu işin başka yolu yok. Virüsün bulaş sayısı arttıkça, mutasyon sayısının artması gibi bir ihtimal de var. Yani virüs yeni yeni bedenlere girdikçe mutasyona uğrayabilir. Çünkü o insanların virüsü yok etmek üzere bir çabası var, virüsün de kendini koruması bakımından çabası var. Böylelikle mutasyona uğruyor zaten..O bakımdan insanlarımız aşı sırası gelmişse mutlaka yaptırmalı ve maske, mesafe, hijyen kurallarını aksatmasınlar.  

Ayrıca önemli bir konuya daha dikkat çekmekte fayda var. Hekim ünvanlı olan ve her gün yüzlerce insanla uğraşan, hatta Türkiye’de ilk çıkacak aşı ile ilgili çalışma yapan veteriner hekimlerdir. Yani Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji’den Prof. Dr. Aykut Özdarendeli ile Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nden Prof. Dr. Aykut Özkul, virüsü izole eden ilk hekimlerdir ve aşı çalışmaları devam ediyor. Şuan aşıda Faz-3 denemelerine geçmek üzere.. Bunu yapanlar veteriner hekimler..

Hal böyleyken, aşıyı üreten veteriner hekimlerin halen aşıyı yaptıramaması, öncelik kapsamına alınmaması doğru bir durum değildir. Çünkü bütün sağlık gruplarına aşı yapıldı, ancak sağlık sınıfında yer alan veteriner hekimler maalesef yapılmadı. Bu büyük bir yanlıştır.

Biz sürekli hastalıklarla muhatabız. Ayrıca insanlar bu pandemi döneminde çok fazla kedi-köpek gibi evcil hayvan beslemeye başladı. Doğal olarak daha çok veteriner hekim kliniklerine gitmeye başladılar. Büyükbaş ve küçükbaş hayvan bakan veteriner hekimler köy-köy, ev-ev dolaşmaktadırlar.

Tarım il müdürlüklerinde çalışan veteriner hekimler filyasyon ekipleriyle aşılama kampanyaları için yine aynı şekilde ev-ev dolaşmaktadırlar. Yani temas yoğunluğu olan bir meslek grubu olmamıza, hekim unvanı taşıyan bir meslek gurubu olmamıza rağmen, virüs konusunda konuşma yetkisine sahip olmamıza rağmen aşılanamamış olmak bizim için çok üzücü bir durum.

Adana’da filyasyon ekiplerinde doktor ve diş hekimleri yetmeyince, veteriner hekimleri de görevlendirildiler. Bu doğru bir durumdur. Olması gerekendir. En ön saflarda yer almalıyız. Zaten korona virüsün yaptığı enfeksiyonlar hayvanlarda vardı. Tavuklarda bulaşıcı, akut solunum yolu hastalığı olan enfeksiyöz bronşit (IB) vardı. Kedilerde-köpeklerde bağırsaklarda enfeksiyon yapıyordu. Bunun bir takım aşıları vardı ve biz kullanıyorduk. Korona virüs tanıdığımız bir virüs.. Biz her zaman çalışmalarda yer almaya hazırız. Ancak aşılamada öncelik grupta yer alamamak çok üzücü..

Hayvanlarda enfeksiyon yapan korona virüs ile insanlarda enfeksiyon yapan korona virüs farklı virüslerdir. Aynı aileden farklı virüslerdir. Hayvanlarda kullandığımız mRNA aşıları da daha önce kullanılıyordu. Çin'in kullandığı inaktif aşılar zaten bizim kanatlılarda kullandığımız aşılarla aynı mantıkla yapılmış aşılardır. O nedenle biz bu konuda eğitimliyiz.

Nitekim ulusal Kurtuluş Savaşı’nda ülkemizi sığır vebası kasıp-kavururken ve o dönem sığır vebasına yakalanan öküzler nedeniyle ordunun hareket ve lojistik gücü zayıfladığında, Türk veteriner hekimleri hazırladıkları aşı ve serumları uygulayarak, yaptıkları tedaviler ile öküzleri iyileştirmişler ve savaşın seyrini değiştirmişlerdir. Bunun üzerine Mareşal Fevzi Çakmak, “Türk veteriner hekimleri olmasaydı bağımsızlığımızı kazanamayacaktık” özlü sözünü söylemiştir. Yani biz virüsle o gün bugündür tanışıyoruz. Ben de sahada 25 yıl çalışmış biri olarak biliyorum. Veteriner hekimler olarak bu konuda her aşamada görev almaya hazırız.

Ayrıca hayvan besleyenler korona virüs hayvanlarda da görülüyor deyip, besledikleri hayvanları sokaklara bırakmasınlar. Çünkü bu virüs onlarındakinden farklı.. Henüz evde beslediğimiz kedi ve köpeklerden insanlara bulaşmış bir enfeksiyon yok. Dünyada böyle çalışmalar var. Bu ihtimal her zaman düşünülüyor. Hatta farelerden farelere bulaştığı, mutant virüsün tespit edildiği medyada yer aldı. O bakımdan çok ciddi mücadele etmek gerekiyor.

Aşı bu mücadelede kullanacağımız en önemli silahımızdır. Başka çare yok. Ülkemizde en az yüzde 70’ini aşılamamız gerekiyor ki bu hastalıktan kurtulabilelim. Tabi aşı olsak dahi maske, mesafe ve hijyen kurallarına devam etmeliyiz. Şu aşı, bu aşı diye bir şey yok. Hangi aşıya eriştiyseniz hemen yaptırın”

İLKHABER GAZETESİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner42