banner6

Suntur: Üçüncü ve en büyük piki yaşıyoruz

​​​​​​​Adana Tabip Odası öncülüğünde bir araya gelen sağlık çalışanları KOVİD-19 pandemisinin üçüncü ve en büyük pikini yaptığını öne sürerek basın açıklaması yaptı.

Suntur: Üçüncü ve en büyük piki yaşıyoruz

Bayram BULUT

ADANA (İLKHABER)-Adana Tabip Odası öncülüğünde bir araya gelen sağlık çalışanları KOVİD-19 pandemisinin üçüncü ve en büyük pikini yaptığını öne sürerek basın açıklaması yaptı.

Adana İl Sağlık Müdürlüğü önünde bir araya gelen Adana Tabip Odası, Adana Eczacı Odası, Adana Barosu, SES Adana Şubesi, TMMOB Adana İKK, Dev Sağlık İş, Genel Sağlık İş yönetici ve üyeleri adına basın açıklaması metnini okuyan Adana Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Ahmet Suntur, hastanelerin COVID-19 hastalarıyla dolduğunu, yoğun bakımlarda yer bulunamadığını, her gün çaresizlik içinde yeni ölümlere tanıklık etmekten tükendiklerini aktardı.

Suntur, kontrol altına alınamayan KOVİD-19 pandemisinin üçüncü ve en büyük pikini yaptığını söyledi. Günlük vaka sayıları 60 bine dayandığını can kayıpları gerçek rakamların ancak üçte birini yansıtan resmi rakamlarda bile 250’yi aştığını savunan Suntur, durumun ciddiyetini anlattı.

Hastanelerin KOVİD-19  hastalarıyla dolduğunu belirten Suntur, “Hastanelerimiz KOVİD-19 hastalarıyla doldu, yeni açılan servisler dahi ihtiyacı karşılamaya yetmiyor, yoğun bakımlarda yer bulunamıyor. Her gün çaresizlik içinde yeni ölümlere tanıklık etmekten tükeniyoruz. Bu tablodan sadece KOVİD-19 hastaları değil, KOVİD-19 dışı hastalarımız da mağdur oluyor, ertelenemez sağlık sorunları için gereken hizmete ulaşamıyorlar.” dedi.

Pandemi ile mücadelenin, derhal geniş katılımlı yerel pandemi kurullarına devredilmesi gerektiğini işaret eden Suntur, “Bu kurullara yerel yönetimler, sağlık emek ve meslek örgütleri ve toplum dahil edilmelidir. Bilimsel kriterlere uygun filyasyon çalışmalarına hızla başlanıp salgının ilk kaynağına ulaşılmalı, bireyler hastalanmadan veya hastaneye gelmeden gerekli adımlar atılmalıdır. Çalışanlar sosyal ve ekonomik hiçbir kayba uğratılmadan; AVM, fabrika, lokanta, atölye, şantiye gibi kalabalık ve kapalı alanlar derhal kapatılmalıdır. En az 14 gün, tercihen 28 gün zorunlu üretim alanları dışında çalışanlar hiçbir şekilde mağdur edilmeden çarklar durdurulmalıdır. Zorunlu üretim alanlarında çalışanlar için işyerine ulaşmada ve iş yerlerinde fiziksel önlemler alınmalı, dönüşümlü çalışma modelleri ile çalışma ortamlarında bulunan sayısı azaltılmalıdır.” diye konuştu.

Suntur, yapılması gerekenleri şöyle sıraladı;

“Uluslararası dolaşım en aza indirgenmeli ve yalnızca çok gerekli şartlarda olmalı, yurtdışı seyahatlerinde 14 gün karantina uygulanmalıdır. Aşılamada hedef toplumsal bağışıklık olmalıdır. Etkili bir aşılama programı uygulanmalıdır. Aşı temini ile ilgili süreç şeffaf bir biçimde kamuoyu ile paylaşılmalı, toplumun önüne net bir aşı takvimi konulmalıdır. Mevcut durumda hızlı aşılama salgınla mücadelenin en önemli parçasıdır. Aşıda patenti ortadan kaldıracak uluslararası adımlar atılmalıdır.

 KOVİD-19’un meslek hastalığı kabul edilmesi gibi basit bir adımın bile atılmaması halen bir ayıp olarak ortada durmaktadır. Sağlık çalışanları artık dinlenebilmelidir. Bilim insanlarına çağrımızdır: Verilerin kamuoyu ile paylaşılmadığı, bağımsız bilimsel çalışmaların engellendiği şartlarda sınırlı sayıda da olsa eldeki mevcut verileri ile ülkenin, bölgelerin, risk gruplarının özgün durumlarının gösterilmesi gerekir. Bilim insanları yayın üretme konusunda Bakanlığın çizdiği çerçevenin dışına çıkmalıdır; TTB bilimsel sorumluluğu almaya hazırdır.

Topluma çağrımızdır: Sosyal haklarımızın korunması; temel gıda, su, ısınma, barınma, temizlik ihtiyaçlarınızın karşılanması salgınla mücadelede devletin görevidir.  Ekonomik çıkarlar için sağlığımızı hiçe atarak çalıştırıldığımız işyeri ortamlarına gitmemeyi talep etmek en doğal sağlık hakkı talebimizdir. Hareketliliği azaltıp bulaşı önlememiz için ekonomik destek, zamanında aşılanma, şeffaf bilgi edinme yurttaşlık haklarımızdır.”

 

İLKHABER GAZETESİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER