banner6

Tüzün: Karar alma süreçlerine toplum dahil edilmeli

Mimarlar Odası Adana Şube Başkanı Ozan Tüzün, Ocak Stadyumu ile ilgili yaptığı açıklamada, “Kentimizin ihtiyacı aktif spor ve kültürel alanlarla desteklenmiş, anıları gözeten bir düzenlemedir. Alanla ilgili karar alma süreçlerine toplumun dahil edilmesini, idarelerin çevreye ve somut olarak söz konusu alan ile ilgili katılımcı bir anlayışı benimsemelerini istiyoruz.” dedi.

Tüzün: Karar alma süreçlerine toplum dahil edilmeli

Bayram BULUT

 ADANA (İLKHABER)-Mimarlar Odası Adana Şube Başkanı Ozan Tüzün, Ocak Stadyumu ile ilgili yaptığı açıklamada, “Kentimizin ihtiyacı aktif spor ve kültürel alanlarla desteklenmiş, anıları gözeten bir düzenlemedir. Alanla ilgili karar alma süreçlerine toplumun dahil edilmesini, idarelerin çevreye ve somut olarak söz konusu alan ile ilgili katılımcı bir anlayışı benimsemelerini istiyoruz.” dedi.

Adana 5 Ocak Stadyumu’nun yıkılmasının ihale süreci bu gün gerçekleşti. İhalenin yapılacağı saatlerden önce Mimarlar Odası Adana Şubesi tarafından basın açıklaması yapıldı. Mimarlar Odası Toplantı salonunda gerçekleşen açıklamaya belediye meclis üyeleri ve diğer oda başkanları katılarak destek verdi. Yaklaşık 1 saat süren açıklamada konuşan Mimarlar Odası Adana Şube Başkanı Ozan Tüzün, kentin ihtiyacı aktif spor ve kültürel alanlarla desteklenmiş, anıları gözeten bir düzenleme olduğuna dikkat çekti. 5 Ocak Stadı  ilgili karar alma süreçlerine toplumun dahil edilmesi gerektiğini kaydeden Tüzün, idarelerin çevreye ve somut olarak söz konusu alan ile ilgili katılımcı bir anlayışı benimsemelerini istediklerini söyledi.

Geçtiğimiz yıllarda yeni stadın yapılacağının açıklanması üzerine gündeme gelen gelişmelere dikkat çeken Tüzün, “Rezidans ve Alışveriş Merkezi yapma hayalleri toplumun tepkisi ve yerel yöneticilerin desteği ile durdurulmuştur. TMMOB Şehir Plancıları Odası tarafından açılan dava ile konu tamamen kapanmış ve alan Millet Bahçesi olarak planlara işlenmiştir. Dünden bugüne konunun takipçisi olan Mimarlar Odası, toplumun tüm kesimlerini bilgilendirmeyi amaç edinerek desteklerini almış, bir yandan da alanın geleceğine dair somut örnek oluşturmak üzere fikir yarışması düzenlemiştir. Yarışmaya gelen ve derece alan gerek ilk imar planlarının ilkelerine uygun fikirler barındıran gerekse kentlinin hafızasına saygılı yaklaşımlar içeren projeler görsel sunumlar haline getirilerek konu hakkında toplumun aydınlanması gayreti içinde olunmuştur.” diye konuştu.

5 Ocak Stadı konusunun yeni bir safhaya geldiğini dile getiren Tüzün, “Konu bugün yeni bir safhadadır. Spor müsabakalarının tamamlandığı,  sezonun kapandığı, yeni stadyumun hizmete girdiği bu dönemde söz konusu alanın yeni işlevi ilgili belirsizlikler toplumu tedirginliğe sevk etmektedir. Ülkemizde kimi yerlerde meydana getirilen ideolojik bakış açısını simgeleyen ‘Millet Bahçesi’ fikri ya da salt işlevsiz bir alana dönüştürülmesi endişesi ya da rant odaklı bir düzenleme ile karşılaşma riski toplumun gözlerini hep alanın üzerinde tutmasına neden olmaktadır. Beklenti ise kente yeni bir kamusal mekan kazandırılması, mevcut çevre dokusunun iyileştirilmesi ve sirkülasyon önceliklerinin yeniden belirlenmesi yönündedir. Kentimizin ihtiyacı aktif spor ve kültürel alanlarla desteklenmiş, anıları gözeten bir düzenlemedir. Alanla ilgili karar alma süreçlerine toplumun dahil edilmesini, idarelerin çevreye ve somut olarak söz konusu alan ile ilgili katılımcı bir anlayışı benimsemelerini istiyoruz.” şeklinde konuştu.

Kentliye ait bir alanın kentliye rağmen düzenlenmesinin kabul edilemez olduğunun altını çizen Tüzün, “Kaliteli çevre kaliteli mimarlık üretme ve kaliteli mekanlar elde etmenin en önemli yöntemi proje yarışmalarıdır. Proje yarışmaları aynı zamanda katılımcılığa olanak sağlayan çok önemli bir yöntemdir. Taksim Meydanı’nın düzenlenmesindeki izlenen süreç güzel bir örnek olarak hafızalarımızdadır. Bu nedenle alana ilişkin kararlar toplumun gözetiminde alınmalıdır. Kentimizin kurtuluşunun 100. yıldönümü kentimize kamusal alan kazandırılmasında fırsata dönüştürülmelidir. Adana Valiliği ve Büyükşehir Belediyesi ortak çalışma içine girerek bir yandan yeşil alan akslarının artmasına bir yandan 5 Ocak Stadyumunun geleceğine dair olumlu gelişmelere neden olabilirler. 5 Ocak Stadyum Alanının geçmişi ve geleceği ile ilgili, derli toplu bir bilgiyi sizlere, sizlerin vasıtasıyla topluma aktarmak istedik. Konunun kentimiz için ne kadar önemli olduğunun farkındayız ve alanın tüm bu öneriler doğrultusunda ele alınması bizler için çok kıymetlidir.” ifadelerini kullandı.

FİKİR YARIŞMASI SÜRECİ;

Başkan Tüzün Fikir yarışması açtıklarını belirterek, “Mimarlar Odası Adana Şubesi, söz konusu alanın, aslında nasıl bir kamusal alana dönüştürülebileceğine ilişkin somut örnekleri kamuoyu ve ilgili kurumların dikkatlerine sunmak amacıyla mimari fikir proje yarışması açtı. Yarışmanın amacını ise, “Adana 5 Ocak Stadyumunun yeri üzerine yapılması düşünülen rant içerikli işlevlerin uygulanması düşüncesine karşı kent için halka hizmet verebilecek düşünceler geliştirmek ve bu bağlamda, Adana Kentine sosyal, kültürel katkı getirecek bir işlev izlencesinin ön tasarımının gerçekleştirilmesi” olarak açıkladı. Mimarlar Odası’nın elde etmiş olduğu fikir projelerinin tasarıma esas açıklama raporlarına dikkatinizi çekmek isterim. Hemen hemen bütün projelerin alanın geleceği hakkına kamusal alan yaratma isteğinin yer aldığını görebiliyoruz.” şeklinde konuştu.

Projelerin incelendiğini aktaran Tüzün, “Projeler incelendiğinde, Atatürk ve Sanatçılar Parkı devamında Adana Merkez Parkıyla son bulan aksın içinde yer alan 5 Ocak Stadyumu’nun yerinin, sanat, kamusal alan ve  turizm  açısından  potansiyelinin vurgulandığı görünmektedir. Az önce bahsettiğimiz kentimizin Jansen tarafından yapılan ilk planlarına uyumlu şekilde geliştirildiği görünen önerilerde, Stadyum Caddesi’nin yayalaştırıldığı, Merkez Park ile Atatürk Parkının yürüyüş aksı vasıtası ve bir yeşil bağ ile bütünleştirildiği, yaratılmak istenen “kentsel boşluk” içinde güzel sanatlar atölyeleri, sergi salonları, Pazar  alanlarının  ve  halkın  kullanımına  açık  spor  alanlarının  yer almaktadır.” ifadelerini kullandı.

Kentin tarihsel belleğinin korumaya yaşatmaya ihtiyacının olduğunu anımsatan Tüzün, “Adana’nın düşman işgalinden Kurtuluş tarihi olan 5 Ocak 1922’den alan, 1938 yılından günümüze değin Adana’ya ve Adana halkına hizmet eden 5 Ocak Stadyumu, kentsel bellekte kuvvetli bir yere sahiptir.  Yapının tamamen yıkılması kent ölçeğinde ve bellekte ciddi bir tahribat yaratacaktır. 5 Ocak Stadyumu, kısmen korunarak, yeni işlevlerle kent belleğinde yaşamaya devam etmesi amaçlanmış, kentin nefes alacağı, kentlinin kullanımına açılacak bir ‘Kentsel Boşluk’ hedeflenmiştir. Şubemiz, Sarıçam İlçesinde yeni stadyumun yapımı sırasındaki her safhada, gündeme gelen söz konusu alan hakkında toplumu sürekli bilgilendirmeyi görev edinmiştir. Bu süreçte hazırlanan dokümanlar ile toplum bilgilendirilmeye çalışılmış, alanın topluma hizmet verecek bir kimliğe kavuşması için kamuoyu yaratılmaya çalışılmıştır. Konu dönemin Seyhan Kent Konseyinde görüşülmüş ve katılımcılar, alanın geleceği hakkında endişelerini dile getirmişlerdir.” dedi.

Toplumun duyarlılık örneği gösterdiğini söyleyen Tüzün, “Aynı şekilde Reşatbey ve Cemalpaşa Mahalle Muhtarlarımız da stadyumun alanının dönüştürülmesi konusunda ki kaygılarını dile getirdiler. Reşatbey – Cemalpaşa Mahalle Meclisi’nde; Jansen planındaki, yeşil bandın düzenlemelerle geliştirilerek korunması, pazar yeri, açık spor alanları, açık hava tiyatrosu gibi öneriler geliştirilmesi toplumumuzun duyarlılık örneğidir. Kapalı Spor Salonu’nu da içeren hassasiyetler, sevindirici ve aynı zamanda “yerin” geleceği konusunda umut verici gelişmelerdir.  Bizlere destek veren tüm kişi ve kurumlara teşekkür ediyoruz. Bugün geldiğimiz bu noktada alanın, avm ya da rezidans gibi bölgeye yük getirecek bir şekilde değerlendirilmeyeceği anlaşılmaktadır. Zira 2018 yılında, avm, rezidans fikri ortadan kalktı ve alana ait planlar, ilgili meclislerden geçerek alan “Millet Bahçesi” olarak oy birliği ile onaylandı. Yeni düzenleme gündeme geldiğinde aklımızdan çıkmaması gereken unsurların başında yeni ideolojik  alanlar  yaratılması  olmamalıdır.  İmar planları “Millet Bahçesi” olarak onaylanmıştır. Ancak,  yapılacak düzenlemelerde konuya, çeşitli eleştiriler barındıran, ideolojik bakış açısını simgeleyen bir “Millet Bahçesi” veya mekana ideolojik müdahale ya da alanın rant modeline dönüştürülmesi niyetiyle değil, kente yeni bir kamusal mekan kazandırılması, mevcut çevre dokusunun iyileştirilmesi ve canlandırılması, ulaşım ve sirkülasyon önceliklerinin yeniden belirlenmesi amaçlanacak şekilde yaklaşılması gerekmektedir.” şeklinde konuştu.

“Yeni düzenlemede hedefimiz, çevre kalitesinin ve kimliğinin güçlendirilmesine ve kent hayatının iyileştirilmesine olanak sağlayacak tasarımlar elde edebilmek olmalıdır.” Diyen Tüzün sözlerini şöyle sürdürdü;

“Ayrıca,  bugün çağdaş  kent  yaşamının  ayrılmaz parçası  olan  açık  kamusal

/yeşil alan düzenlemeleri, altyapısal destekler, teknolojik olanaklarla kentsel mekanın sağlıklılaştırılması ve kentimizin modern yüzünü temsil edecek simgesel değerlerin yaratılması da bu kapsamda hedeflenmelidir. Çağdaş, bilimsel peyzaj tasarımı kararlarının oluşturulması, farklı mevsim koşullarında ve hatta günün farklı saatlerinde aktif olarak kullanılabilecek, işlevsel bir kent parkı alanının uygulanması beklenmektedir.Jansen planının önerdiği yeşil akslar Adana’nın gündeminden hiçbir zaman düşmedi. Trafik ve yapı yoğunluğu, yanlış kentsel dönüşüm uygulamaları ve alt yapı yetersizliği hayatımızı sürekli zorlaştırıyor. Sorunlar her gün büyüyor, şikayetler artıyor. Tüm bu nedenlerle hayatımızı kolaylaştıracak, nefes almamızı sağlayacak alanlara ihtiyacımız var.

5 Ocak stadyumunda Adana’da yaşayan her kesimin bir anısı olduğu unutulmamalıdır. Kentimizin spor kulüplerinin amansız rekabetini seyrederken bu stattan, kimi zaman neşe ile kimi zaman hüzün ile ayrıldık. Unutamadığımız futbolcuların unutulmaz anlarını birbirimize anlattık, ülkemizin en önemli takımlarını bu sahada izledik. Milli  bayramlardaki  törenlere kimimiz bizzat katılırken velilerimize kendimizi göstermek için çırpındık, kimimiz çocuklarımızı izledik, yağmurda ıslandık, güneşte terledik, yerli ya da yabancı müzik topluluklarına sahne olan bu mekandan hep güzel anılarla ayrıldık. Stadyum, zaman içinde mimari anlamda dönemin özelliklerinden uzaklaşmış olmasına karşın, kentin, spor, sanat ve kültür hafızasındaki yerini hiçbir zaman kaybetmeyecektir. Ayrıca en başta vurguladığımız gibi Cumhuriyetimizin kuruluş felsefesindeki sporcu nesiller yetiştirme fikrinin de yeni düzenlemelerde yer alması gerekmektedir.

Sağlıklı insan yetiştirme programına uygun olarak, spor alanlarını bir okul, bedensel ve ahlaki davranışların geliştiği mekânlar olarak gören ve bu faaliyetlerin, spor sahasına çeşitli ağaç ve çiçeklerle süslenmek suretiyle neşe ile sürdürülmesini öneren görüşleri benimsememek mümkün değildir. Bu görüşlerin hayat bulması  önemli beklentilerimiz olmalıdır. Çevreye dair düzenlemelerde katılımcılık,  Karar alma süreçlerine katılım, kurumlar ve yurttaşlar arasındaki diyalogun geliştirilmesi  ve sağlıklı bir toplumun oluşturulmasında önemli bir etmendir.  Bu  süreçte,  bilgilendirme,  şeffaf karar alma mekanizmaları önem kazanır. Özellikle bireyin yakın çevresini ilgilendiren konularda, tasarım süreçlerine kentlilerin katılımı bu nedenle desteklenmelidir. Bu nedenle, gerek planlama gerekse yapı üretimi ve mevcut yapı stokunun değerlendirilmesi söz konusu olduğunda idarelerin, çevreye ilişkin kültürel, sosyal ve estetik duyarlılık sahibi olması yanında, katılımcı bir anlayışı karar alma süreçlerinden başlayarak geliştirmeleri beklenmelidir. Stadyum alanı ile ilgili yukarıda bahsettiğimiz tüm bu hatıralar ve yaklaşımlar, yapılacak düzenlemelerde, kentliyi söz sahibi yapar. Kentliye ait bir kent parçasının kentliye rağmen ve bilgisi dışında düzenlenmesi düşünülemez. Her yurttaşın bu alanın geleceği ile ilgili yapılacakları bilmek hakkıdır.

Kentlimizin bu oldubittiyi kabul etmeyeceğine inancımız tamdır.  Özellikle kamu yapıları ve alanları için mimar ve proje seçimi,  mimari  tasarım  yarışmaları yoluyla olmalıdır. Belirli yönetmelikler çerçevesinde yapılan mimari tasarım yarışmaları, işverene tasarıma ilişkin farklı çözümleri görme, bunlar üzerinde çalışma ve ortaya çıkacak yapının kalitesini garanti altına alma olanağını verir. Mimarlık yarışmaları, jüri çalışmalarının da katkılarıyla yapı üretiminde yenilikleri, yeni fikirleri ve mimarlığın gelişimini destekler. Yarışmalar aynı zamanda, birer eğitim sürecidir ve mesleğe yeni atılan mimarlara da olanaklar sağlar.

Birçok meslek grubunun dahil olacağı yarışmalarda elde edilen çok sayıdaki farklı bakışlar, alternatif çözüm önerileri, çevrenin gelişimiyle ilgili seçenekler üzerine yapılan kamuoyu tartışmalarına katkıda bulunur.

İstanbul Taksim Meydanı Düzenlemesine ait yapılan proje yarışmasında elde edilen ürünlerin son söz olarak toplumun değerlendirilmesine sunulması, toplumun çevresiyle ilgili katılımına iyi bir örnek olmuştur. Bu nedenlerle yeni yapılacak düzenlemelerde proje yarışması yöntemi seçilmelidir. Bugün idarecilerimizin gündeminde, Adana’nın Kurtuluşunun 100. Yılı olan 5 Ocak 2022 tarihi ve bu önemli yıldönümünde yapılacak etkinlikler bulunmaktadır.

Bir yandan Adana Valiliği’nin de sürdürdüğü çalışmaların yanı sıra, Adana Büyükşehir Belediyesi de, kentimizin düşman işgalinden kurtuluşunun 100.Yılında Kahramanlarımızın anılması için “Anıt Ve Çevre Düzenlemesi” ile ilgili yoğun çalışma içindedir. Adana’nın kurtuluşunun 100.yılında kahramanlarımızın anılması, Adana Halkının tarihini sahiplenmesi, geçmişe olan saygı ve şükran duygularının vurgulanması amacıyla kentimize bir kamusal alanın kazandırılması amaçlanmaktadır.”

 

5 Ocak Stadı’nın tarihine dikkat çeken Tüzün sözlerini şöyle tamamladı;

 “Erken Cumhuriyet Dönemi Mimarlığı, Cumhuriyet yönetiminin sosyal ve kültürel eğilimlerini açıkça ortaya koyan etkili bir dile sahiptir. 1930’lu yıllarda Cumhuriyet modernliğinin kentsel ve mimari ikonları haline gelen stadyum ve spor tesisleri de bu dönemde birçok şehirde inşa edilmiştir. 1937 yılında, dönemin başbakanının Ankara Stadyumunun açılışında yaptığı söylem dikkat çekicidir; “Türkiye’yi idare edenler, stadyumu en kıymetli mektep gibi her yerde kurmaya çalışacaklardır. Türkiye’nin istiklalini idare edecek olan genç nesil, açık havada, açık meydanlarda yetişecektir.” O yıllarda stadyumlar, bir okul, bedensel ve ahlaki davranışların geliştiği mekanlar olarak görülmektedir ve stadyum yapıları ile ilgili birçok yazının kaleme alındığı bilinmektedir. Bu yazıların birinde, “tüm sahanın çeşitli ağaç ve çiçeklerle süslenerek spor sahasına neşeli bir manzara verilmesi gerektiğinin…” ifadesi söz konusu alanlara verilen önemi ve toplumu sevk edecek çabaları göstermektedir.

Stadyum komplekslerinin kent içindeki konumları, kurguları ve sağlıklı insan   yetiştirme programlarının gereklerine uygun tasarım ilkeleri ile Erken Cumhuriyet Dönemi’nin önemli nesneleri oldukları anlaşılmaktadır. Sporcu gençlerin bir araya gelip; futbol, atletizm, güreş, boks, tenis ve voleybol oynamaları için gerekli binaların yapılmasına karar verilmiştir. Adana kenti özelinde, Şehir Stadyumunun “Modernite Projesi”nin önemli bir hattı olan Reşatbey mahallesinde konumlandırılması bu savları desteklemektedir. Apdullah  Ziya  Kozanoğlu  (1906-1966),    30’lar  boyunca    uygulanan  Modern  Mimarlık  üslubunun  Türkiye’ye

yerleşmesinde, kamu bina tasarımları ile modern üslubun öncü mimarlarından biri olarak karşımıza çıkar. Adana Şehir Stadyumu, Mimar Apdullah Ziya Kozanoğlu tarafından 1931 yılında tasarlanan,1938 yılında uygulanan bir yapı kompleksidir. Apdullah Ziya, eğitimine Mühendis Mektebi İnşaat Şubesi’nde başlamış, Sanayi-i Nefise’den 1929 yılındaki mezuniyetinin ardından 1931 yılında atandığı Adana Fen Müdürü görevindeyken Adana Şehir Stadyumu’nu tasarlamıştır.

Türbinlerin batıda yapılmasının nedeni, yazın sıcak olan bu bölgede, seyircilerin güneşi arkalarına almaları ve rüzgârın güney batıdan esmesidir. Stadyumun girişi kuzey bölümünde yer alan ana caddeden (Stadyum caddesi)  verilmeyip, binadan çıkan halkın kalabalık bir durumda yolu kapatmaması için batı tarafındaki caddeden verilmiştir. Adana için ilk plan Jansen’in tarafından hazırlanmıştır ve mevcut kent merkezi ile Yeni İstasyon arasındaki bugünkü Reşatbey, Cemalpaşa ve Kurtuluş Mahallelerini kapsayan alan içindir. Bu planda iki park, bir spor alanı, üç okul ve bir tiyatro ile desteklenmiş konut alanlarının tasarlandığı, park ve spor alanlarının birbirleriyle yeşil bir aks oluşturularak bağlandığı, ayrıca konut alanları, rekreasyon alanları ve mevcut kent merkezinin de yaya akslarıyla birbirleriyle ilişkilendirildiği görülmektedir. Jansen’in 1940 tarihli 1/2000 ölçek olarak hazırladığı uygulama planının istasyon ile kent merkezi arasındaki bölüm.

Ana kurgunun istasyon meydanı ile kent merkezini yeşil bir aksla birbirine bağlamak ve konut alanlarını sağlık, eğitim, kültürel ve rekreasyon amaçlı yapılarla desteklemek olduğu görülmektedir. 1940 tarihli Jansen Planında  kentlinin doğayla bütünleşmesini kolaylaştırmak amacıyla yeşil yaya aksları kentin çevresini saran bahçelere kadar uzatılmıştır. Oluşturduğu parkları yeşil akslarla Seyhan Nehri’yle de ilişkilendirerek yeni tasarladığı bölgenin yayalar tarafından rahatlıkla ve güven içinde dolaşabilmesini sağlamıştır. Görüldüğü gibi kentimizin, bu bölgesine ait ilk planlarında esas alınan yaya aksları oldukça bozulmuş ve yapılaşmalarla bazı özelliklerini kaybetmiş olsalar da izler hala yerinde durmaktadır. Mevcut fotoğraf  bize hiç değilse doğu batı istikametinde yaya akslarının gerçekleştirilebileceğini göstermektedir. Planlardaki bu ilkesel yaklaşımlar, konumu itibariyle Stadyumun yerinin yeniden değerlendirilmesinde çok daha önemli bir hal almaktadır. Stadyuma, zaman içinde, başka örneklerde görüldüğü gibi özgün kimliğine değişiklik veren bazı eklemeler yapılmıştır. Bunda artan nüfus ve diğer ihtiyaçların etkisinden söz edilebilir. Zira ilk yapıldığı dönemdeki kapasitesi 9.600 kişi iken Adana’nın nüfusu yaklaşık 400 bin dir. Nüfusumuz 1975 yılında 1.240.000 iken, bugün 2 milyonun üzerindedir. Stadın kapasitesi ise 1988 yılında yapılan düzenleme ile 14.085 ulaşmış ve öylece kalmıştır.”

2013 yılında stadyum üzerinde asıl büyük değişiklik talebinin geldiğini anlatan Tüzün, “Stadyum üzerinde asıl büyük değişiklik talebi ve bu konudaki tartışmalar 11.02.2013 tarihinde, Toplu Konut İdaresi’nin Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na yazısı ile başladı. Yazıda özetle; 5 Ocak Stadyumunun yer aldığı alanın, Gençlik ve Spor, Çevre ve Şehircilik ve Maliye Bakanlıkları arasında yapılan protokol gereği ihtiyaç olan spor alanlarının karşılanması suretiyle Toplu Konut İdaresine devredildiği, bu kapsamda devir aşamasında bulunan alanın imar planlarının hazırlandığı, planların Büyükşehir ve Seyhan Belediyelerine iletilerek ivedilikle incelenmesi ve görüşlerin bildirilmesi ve ilgili mevzuat gereği Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca onaylanacağı bildiriliyordu. Belediyelerin resmi görüş olarak ilgili kuruma ne cevap verdiklerini bilmiyoruz ancak dönemin Adana Büyükşehir ve Seyhan Belediye Başkanları Sayın Sözlü ve Sayın Karalar’ı n; “5 Ocak Stadyumunu yıktırmamak için direneceğiz.”, “5 Ocak Stadyumu’nun yerine AVM yapılamaz.” demeçlerini saygı ile izledik.” dedi.

Yürütmeyi durdurma kararından bahseden Tüzün, “Bu süreçte, TMMOB Şehir Plancıları Odası, hazırlanan imar planının; artan nüfusun donatı alanını karşılamadığı, yetersiz ulaşım akslarının trafik yükünü taşıyamayacağı, emsalin 2.50’ye çıkarılmak suretiyle yapılaşmanın artırıldığı, planın bilimsel ve teknik nedenleri bulunmadığı gerekçesiyle İdare Mahkemesi’ne dava açtı. İlgili Mahkeme, iptal başvurusuna konu olan planın; kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanı olarak değerlendirilebilecek bir alanı daralttığı, şehircilik ilkelerine ve planlama tekniklerine aykırı olduğu,  kentin  merkezinde  yapılacak  bu  tarz  bir  değişikliğin kentin nüfusunun büyük bir kısmını etkileyeceği ve bu nedenlerle telafisi imkansız zararlara sebebiyet verebileceği gerekçeleri ve yapılan fonksiyon değişikliklerinin uygunsuzluğu nedenleri ile yürütmenin durdurulmasına karar verdi.” diye konuştu.

 

İLKHABER GAZETESİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER