Danıştay’dan toplu sözleşme zammı davasında emsal karar! Konfederasyonların dava yetkisine sınır
Danıştay’dan toplu sözleşme zammı davasında emsal karar! Konfederasyonların dava yetkisine sınır
2026-2027 toplu sözleşme zammına ilişkin kritik davada karar çıktı. Danıştay 12. Dairesi, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararı’nın iptali istemiyle açılan davayı “ehliyet” yönünden reddetti. Yüksek mahkeme, konfederasyonların doğrudan dava açamayacağına hükmederken karar sendikal süreçler açısından emsal niteliği taşıdı.
Haber Giriş Tarihi: 25.05.2026 11:20
Haber Güncellenme Tarihi: 25.05.2026 11:22
Kaynak:
Haber Merkezi
Memur ve memur emeklilerinin maaş artışlarını belirleyen 2026-2027 Toplu Sözleşme sürecine ilişkin yargı aşamasında önemli bir karar verildi. Danıştay 12. Dairesi, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararı’nın iptali istemiyle açılan davada konfederasyonların doğrudan dava açma ehliyeti bulunmadığına karar verdi.
Danıştay’dan “ehliyet” vurgusu
Yüksek mahkeme kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ile 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu hükümleri esas alındı.
Kararda, iptal davalarında dava açabilmek için “meşru, kişisel ve güncel menfaat ilişkisinin” bulunması gerektiği belirtildi. Mahkeme, konfederasyonların kamu görevlilerinin doğrudan temsilcisi olmadığını, üst tüzel kişilik statüsünde faaliyet yürüttüğünü vurguladı.
“Hakem Kurulu kararı konfederasyona doğrudan uygulanmıyor”
Danıştay 12. Dairesi’nin gerekçesinde dikkat çeken değerlendirmeler yer aldı. Kararda, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararlarının konfederasyon tüzel kişiliğine doğrudan uygulanmadığı ifade edildi.
Mahkemeye göre bu kararlardan doğrudan etkilenen taraflar:
Kamu görevlileri
Memurların üye olduğu sendikalar
İlgili hizmet kolundaki sendikal yapılar oldu.
Bu nedenle konfederasyonların, maaş katsayıları ve ücret artışları gibi genel düzenleyici işlemler için doğrudan iptal davası açamayacağı belirtildi.
Yalnızca bireysel işlemlerde temsil yetkisi
Kararda ayrıca konfederasyonların yalnızca üyelerinin talebi doğrultusunda bireysel işlemler konusunda hukuki destek ve temsil sağlayabileceği ifade edildi.
Danıştay, konfederasyonların ancak kendi tüzel kişiliklerini doğrudan ilgilendiren idari işlemlerde dava açabileceğini belirterek mevcut davada davacı sıfatının oluşmadığı sonucuna vardı.
Oy birliğiyle karar verildi
Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu kararlarına da atıf yapılan dosyada, yüksek mahkeme oy birliğiyle karar aldı.
Danıştay 12. Dairesi’nin Esas No: 2025/5122 ve Karar No: 2025/4714 sayılı kararında şu hüküm kuruldu:
“2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca davanın ehliyet yönünden reddine.”
Karara karşı 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyiz yolu açık tutuldu..
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Danıştay’dan toplu sözleşme zammı davasında emsal karar! Konfederasyonların dava yetkisine sınır
2026-2027 toplu sözleşme zammına ilişkin kritik davada karar çıktı. Danıştay 12. Dairesi, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararı’nın iptali istemiyle açılan davayı “ehliyet” yönünden reddetti. Yüksek mahkeme, konfederasyonların doğrudan dava açamayacağına hükmederken karar sendikal süreçler açısından emsal niteliği taşıdı.
Memur ve memur emeklilerinin maaş artışlarını belirleyen 2026-2027 Toplu Sözleşme sürecine ilişkin yargı aşamasında önemli bir karar verildi. Danıştay 12. Dairesi, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararı’nın iptali istemiyle açılan davada konfederasyonların doğrudan dava açma ehliyeti bulunmadığına karar verdi.
Danıştay’dan “ehliyet” vurgusu
Yüksek mahkeme kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ile 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu hükümleri esas alındı.
Kararda, iptal davalarında dava açabilmek için “meşru, kişisel ve güncel menfaat ilişkisinin” bulunması gerektiği belirtildi. Mahkeme, konfederasyonların kamu görevlilerinin doğrudan temsilcisi olmadığını, üst tüzel kişilik statüsünde faaliyet yürüttüğünü vurguladı.
“Hakem Kurulu kararı konfederasyona doğrudan uygulanmıyor”
Danıştay 12. Dairesi’nin gerekçesinde dikkat çeken değerlendirmeler yer aldı. Kararda, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararlarının konfederasyon tüzel kişiliğine doğrudan uygulanmadığı ifade edildi.
Mahkemeye göre bu kararlardan doğrudan etkilenen taraflar:
Kamu görevlileri
Memurların üye olduğu sendikalar
İlgili hizmet kolundaki sendikal yapılar oldu.
Bu nedenle konfederasyonların, maaş katsayıları ve ücret artışları gibi genel düzenleyici işlemler için doğrudan iptal davası açamayacağı belirtildi.
Yalnızca bireysel işlemlerde temsil yetkisi
Kararda ayrıca konfederasyonların yalnızca üyelerinin talebi doğrultusunda bireysel işlemler konusunda hukuki destek ve temsil sağlayabileceği ifade edildi.
Danıştay, konfederasyonların ancak kendi tüzel kişiliklerini doğrudan ilgilendiren idari işlemlerde dava açabileceğini belirterek mevcut davada davacı sıfatının oluşmadığı sonucuna vardı.
Oy birliğiyle karar verildi
Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu kararlarına da atıf yapılan dosyada, yüksek mahkeme oy birliğiyle karar aldı.
Danıştay 12. Dairesi’nin Esas No: 2025/5122 ve Karar No: 2025/4714 sayılı kararında şu hüküm kuruldu:
“2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca davanın ehliyet yönünden reddine.”
Karara karşı 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyiz yolu açık tutuldu..
Kaynak: Haber Merkezi