#AB

İLKHABER-Gazetesi - AB haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, AB haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hatay COP31 zirvesiyle dünyaya açıldı: Başkan Öntürk'ten "Dirençli Şehir" vurgusu Haber

Hatay COP31 zirvesiyle dünyaya açıldı: Başkan Öntürk'ten "Dirençli Şehir" vurgusu

Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Öntürk, kentte düzenlenen COP31 zirvesinde depremin ardından yeniden inşa edilen kentteki çalışmaların dünyaya duyurulduğuna dikkat çekerek çalışmalarda emeği geçenlere teşekkür etti. Türkiye'nin COP31'e ev sahipliği süreci kapsamında, farklı ülkelerden gelen bakanlar ile aralarında Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği gibi uluslararası kuruluşların yöneticilerinin de bulunduğu yabancı temsilciler, "Türkiye'nin COP31'e Giden Yolu: Dirençli Şehirler" panelinde Hatay'da bir araya geldi. Zirvede depremin ardından yeniden inşa edilen Hatay’daki süreç katılımcılara aktarıldı. Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Öntürk, "Türkiye'nin COP31'e Giden Yolu: Dirençli Şehirler" paneline yönelik açıklamalarda bulundu. Depremin ardından yeniden inşa edilen Hatay’ın gıpta ile bakılan bir şehir olduğuna dikkat çeken Başkan Öntürk, "Asrın felaketinde sadece bedenlerimiz enkaz altında kalmamıştı, tarihimizde yıkılmıştı ve yerle bir olmuş şehir vardı. Biz bu işin altından kalkacağımıza inandık ve Cumhurbaşkanımızdan çarşıdaki esnafımıza kadar herkes birlik ve beraberlik içerisinde milletimiz kendine yakışanı bir kez daha gösterdi. Milli birlik ve beraberliğimize bu noktaya geldik. Geldiğimiz bu noktada; üst düzey bakanlarımız, dünyanın çok önemli kuruluşlarının yöneticileri Hatay’ımızda. Gelinen bu nokta gıpta ile bakılan bir nokta. İhya ve inşa sürecinde emeği geçen başta sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, Murat Kurum Bakanımıza, diğer bakanlarımıza ve toplumun birlikteliğini sağlayan tüm vatandaşlarımıza çok teşekkür ediyoruz. Asrın felaketinin ardından yeniden inşa edilen Hatay’ımızı dünyaya tanıtmanın gururunu ve onurunu yaşıyoruz" dedi. "Enerjisinden, parkına bahçesine kadar, binanın yalıtımına kadar tamamı planlanarak yapıldı" Kentte inşa edilen yapıların çevreye duyarlı yapılar olduğuna dikkat çeken Başkan Öntürk, "Dünya afetlerle karşı karşıya çok sık afetler yaşanan bir oluştu. Bu şehir planlanırken afetlere dayanıklı bir şehir yapıldı ve beraberinde de çevreye duyarlı binalar yapıldı. Şehir o şekilde inşa edildi. Enerjisinden, parkına bahçesine kadar, binanın yalıtımına kadar tamamı planlanarak yapıldı. Bu da bizim ülke olarak hangi noktaya geldiğimizin nasıl bir güç haline geldiğimizin göstergesidir. Biz depremde kaybettiklerimizi unutmayacağız, onlar bizim acılarımız Acılarımızın altında ezilmedik biz, acılarımızla beraber bundan sonraki nesillere daha dirençli bir şehir nasıl bırakırız, nasıl daha iyi bir noktaya gelirizin mücadelesini verdik. Geldiğimiz nokta milletimize yakışır bir nokta oldu" ifadelerini kullandı.

Otomobil krizinde tansiyon yükseliyor: AB’den ABD’ye misilleme sinyali Haber

Otomobil krizinde tansiyon yükseliyor: AB’den ABD’ye misilleme sinyali

AB Komisyonu Sözcüsü Thomas Regnier, Brüksel’de düzenlenen günlük basın toplantısında, ABD yönetiminin AB menşeli otomobil ve kamyonlara uygulanan gümrük vergisinin yükseltileceği duyurusuna ilişkin açıklamalarda bulundu. “Tehditleri ilk kez görmüyoruz.” diyen Regnier, vatandaşlar ve şirketler için AB ile ABD arasındaki ortak bildiriyi uygulamaya odaklandıklarını belirtti. Regnier, AB’nin ABD’ye olası vereceği karşılık konusunda spekülasyon yapmayacağını vurgulayarak, “Tüm seçenekler masada dediğimizde, gerçekten bütün seçenekler masada anlamına gelir.” ifadelerini kullandı. Herhangi bir tehdidi tırmandırmaktan yana olmadıklarına işaret eden Regnier, AB Komisyonunun Ticaretten Sorumlu Üyesi Maros Sefcovic’in bu konuda yoğun temaslarda bulunduğunu, 5 Mayıs’ta Paris’te ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer ile bir araya geleceğini söyledi. ABD Başkanı Donald Trump, cuma günü ticaret anlaşmasına uymadığı gerekçesiyle AB menşeli otomobil ve kamyonlara uygulanan gümrük vergisi oranının yüzde 25’e çıkarılacağını duyurdu. AB ile ABD arasında ticaret anlaşması görüşmeleri, Temmuz 2025’te İskoçya’daki Trump’a ait Turnberry golf sahasında tamamlanmıştı. Anlaşma kapsamında, AB ülkeleri ABD ürünlerine gümrük tarifesi uygulamamayı kabul etmiş, buna karşılık ABD’nin ise AB ürünlerine yüzde 15 oranında tarife uygulayacağı açıklanmıştı. AB tarafı halen ABD ile yapılan anlaşmanın onay sürecini tamamlamadı.

AB'nin yeni Giriş-Çıkış Sistemi (EES) yürürlüğe girdi Haber

AB'nin yeni Giriş-Çıkış Sistemi (EES) yürürlüğe girdi

Şengen bölgesindeki 29 ülkede, Avrupa Giriş/Çıkış Sistemi (EES) tamamen faaliyete geçti. Pasaportlara elle damga vurma uygulamasına son veren sistem, AB vatandaşı olmayan yolcuların sınır kapılarında parmak izi vermesini ve biyometrik fotoğraf çektirmesini zorunlu hale getiriyor. Manuel kontrollerdeki hata payını sıfıra indirmeyi amaçlayan sistem doğrultusunda, uygulama kapsamında 180 gün içinde 90 gün kalış kuralı sistem tarafından otomatik hesaplanacak ve süre aşımı yapan yolcular anında tespit edilerek ilgili birimlere bildirilecek. Böylece kural ihlalleri anında tespit edilerek sınır birimlerine otomatik bildirim gönderilecek. Kaydedilen biyometrik veriler 3 yıl boyuncŞengen bölgesindeki 29 ülkede, Avrupa Giriş/Çıkış Sistemi (a sistemde tutulacak. Böylece sonraki seyahatlerde işlemler hızlanacak. Giriş-çıkış damgalarının kalkmasıyla birlikte pasaport sayfalarının dolması sorunu ortadan kalkacak, tüm kayıtlar dijital ortamda saklanacak. EES, 2026'nın son çeyreğinde başlaması beklenen ETIAS (Seyahat Ön Onay Sistemi) için temel veri kaynağı işlevi görecek. BEKLEME SÜRELERİ UZUYOR Yeni sistem, AB vatandaşı olmayan yolcuların dijital kayıt işlemlerini gerçekleştirmesini zorunlu kılarak, pasaport kontrol süresini uzatıyor. Yetkililer, biyometrik veri toplama işlemlerinin her yolcu için ek süre gerektirdiğini, bunun da yoğun dönemlerde bekleme sürelerini önemli ölçüde artırdığını belirtiyor.

Hürmüz Boğazı'ndaki aksamalar dünya genelinde çiftçileri zora sokuyor Haber

Hürmüz Boğazı'ndaki aksamalar dünya genelinde çiftçileri zora sokuyor

ABD ve İsrail'in İran'a şubat sonunda saldırı başlatması ve İran'ın misilleme saldırılarıyla yaşanan gerilim, bölgenin özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden küresel enerji ve gübre piyasalarındaki merkezi rolü dolayısıyla tarım açısından da önem taşıyor. Enerjinin gübre üretimi ve taşımacılığında temel bir girdi olması nedeniyle, bölgedeki kesintiler ve artan risk algısı tarımsal girdi piyasalarında oynaklığa yol açıyor. Çatışma öncesinde 70-80 dolar seviyesinde seyreden petrolün 110 dolar bandına tırmandığı görülüyor. Amerikan Otomobil Birliği (AAA) verilerine göre, ABD'de bir ay önce galon başına 3,6 dolar civarında bulunan motorinin ortalama fiyatının 5,5 doları geçmesi dikkati çekiyor. Bir yıl öncesine kıyasla da yüzde 50'den fazla artan motorinin, tarla hazırlığı, ekim, gübre uygulaması ve ürün taşımacılığı dahil olmak üzere üretimin birçok aşamasında kullanılması, enerji fiyatlarındaki artışın hem gübre üretim maliyetlerinin hem de çiftlik içi operasyon giderlerinin yükselmesine yol açıyor. GÜBRE FİYATLARI SERT YÜKSELİYOR Saldırıların başlamasından bu yana, önemli bir bölümü Orta Doğu'da üretilen gübrenin fiyatı hızla yükseliyor. Sınırlı sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tedariki nedeniyle yaşanan tesis kapanmaları ve bakım çalışmaları, Hindistan ve Bangladeş'teki gübre üretimini de olumsuz etkiliyor. Çin'in yurt içi arz güvenliğini sağlamak amacıyla gübrede ihracat kısıtlamalarını sıkılaştırması, bahar ekim sezonu dolayısıyla yoğun talebin yaşandığı bir dönemde fiyatların daha da yukarı çıkmasına katkıda bulunuyor. Vadeli işlemlerde çatışmalar öncesindeki hafta ton başına 480 dolar civarında seyreden üre fiyatının 750 doları bulduğu görülüyor. Öte yandan, amonyak ve üreye ilişkin 2026 yılı fiyat varsayımlarını yaklaşık yüzde 25 yükselten Fitch Ratings, çatışmanın ve geçişlerdeki aksamaların ne kadar süreceğine dair belirsizliklere işaret ediyor. Kredi derecelendirme kuruluşu, Hürmüz Boğazı'ndaki kapanmanın daha uzun sürmesinin yıllık ortalama gübre fiyatı varsayımlarını daha da yukarı çekebileceği konusunda uyarıyor. ÇİFTÇİLERİN MANEVRA ALANI DARALIYOR Amerikan Çiftlik Bürosu Federasyonunun (AFBF) analizine göre, ABD'li çiftçiler jeopolitik gerilimlerin gölgesinde ilkbahar ekim sezonuna giriyor. Gübre alımları, tarla hazırlıkları ve sezonun ilk gübre uygulamalarının halihazırda başladığı dikkate alındığında, girdi fiyatlarının aniden yükselmesi, çiftçilerin manevra alanını daraltıyor. Ülke genelindeki çiftçiler, en temel üretim girdilerinden biri olan gübre konusunda giderek artan bir belirsizlikle karşı karşıya bulunuyor. Girdi maliyetlerinin tarihsel olarak yüksek seviyelerde seyretmesi ve birçok emtia fiyatının önemli ölçüde düşmesi nedeniyle halihazırda zor durumda olan çiftçiler, gübre fiyatlarındaki oynaklığa daha az maruz kalan ürünlerin ekimine yönelmeyi de değerlendiriyor. Sezon başındaki gübre tedarik zinciri aksaklıklarının, girdi bulunabilirliği ve fiyatlar üzerinde orantısız derecede büyük etki yaratabileceği belirtiliyor. KÜRESEL GÜBRE ARZINDA ORTA DOĞU KRİTİK ROL OYNUYOR AFBF'ye göre İran, amonyak üretiminde kullanılan temel ham madde olan doğal gaz açısından dünyanın en büyük rezervlerinden bazılarına sahip bulunuyor. Yaklaşık yüzde 46 azot içeren ve bitkisel üretimde merkezi rol oynayan üre, azotlu gübrelerin çoğunun temel girdisini oluşturuyor. Orta Doğu, küresel üre ihracatının yaklaşık yarısını, küresel amonyak ihracatının da yaklaşık üçte birini gerçekleştiriyor. İran, Katar, Suudi Arabistan ve Mısır'da üretilen büyük miktardaki üre, amonyak, fosfat, kükürt ve petrolün her yıl Hürmüz Boğazı üzerinden taşınması nedeniyle risk yalnızca İran'ın üretimiyle sınırlı kalmıyor. Gübre piyasasının küresel ölçekte entegre olması nedeniyle, bir bölgede yaşanan arz kesintileri başka yerlerde fiyatları ve bulunabilirliği doğrudan etkiliyor. ABD GÜBRENİN BİR KISMINDA İTHALATA BAĞIMLI ABD, gübre talebini karşılamak için hem yerli üretime hem de ithalata dayanıyor. İthalat bağımlılığı, potasyumda yaklaşık yüzde 97, azotta yüzde 18 ve fosfatta yüzde 13 seviyelerinde seyrediyor. ABD doğrudan Orta Doğu'dan büyük miktarda gübre ithal etmese bile, bölgedeki fiyat hareketleri iç piyasayı etkiliyor. Basra Körfezi kaynaklı gübrelere bağımlı Hindistan veya Brezilya gibi ülkelerin alternatif tedarikçilere yönelmesi durumunda, küresel arz üzerindeki rekabetin artacağı ve bunun da ABD'li çiftçiler için fiyatları yukarı çekeceği ifade ediliyor. AVRUPA TARIM SEKTÖRÜNE YÖNELİK PLAN ÜZERİNDE ÇALIŞIYOR Avrupa Birliği'nde (AB) de tarım sektörü, Orta Doğu'daki gelişmelerden kaynaklanan enerji fiyatlarındaki hızlı artıştan doğrudan etkilenirken, üye ülkeler çiftçilerine çeşitli alanlarda destek sağlamak üzere adımlar atıyor. AB Komisyonu, çiftçilerin artan girdi maliyetlerine karşı desteklenmesi için Ortak Tarım Politikası araçlarının daha esnek kullanılabileceğine işaret ediyor. Komisyon ayrıca ithal gübreye bağımlılığı azaltmak amacıyla alternatif gübre kullanımını teşvik eden ve üretim maliyetlerini düşürmeyi hedefleyen planlar üzerinde çalışıyor. AB ülkelerinin liderleri, elektrik vergilerinin düşürülmesi, şebeke ücretlerinin azaltılması ve devlet yardımlarının genişletilmesi gibi önlemleri gündeme alıyor. AB ÜLKELERİ ÇEŞİTLİ ÖNLEMLERİ DEVREYE ALIYOR İspanya, Orta Doğu'daki çatışmaların etkilerine karşı tarım ve hayvancılığı destekleyecek 877 milyon avroluk kapsamlı bir paket açıklarken, İtalya'da da çiftçilerin en önemli girdilerinden dizel yakıtta litre başına 25 sent indirim sağlanıyor. Yunanistan hükümeti tarafından duyurulan yaklaşık 300 milyon avroluk paket kapsamında çiftçilere motorin için litre başına 16 sent sübvansiyon sağlanırken, gübre alımlarında yüzde 15'e kadar destek verileceği ifade ediliyor. Fransa ise daha hedefli ve sınırlı süreli destek mekanizmalarıyla tarım sektörünü korumayı tercih ediyor. Hükümet, çiftçilere doğrudan yakıt sübvansiyonu yerine kredi imkanları, sosyal prim ertelemeleri ve vergi kolaylıkları sağlayarak maliyet baskısını hafifletmeye çalışıyor.

AB, İtalya'nın 6 milyar avroluk programını onayladı Haber

AB, İtalya'nın 6 milyar avroluk programını onayladı

AB Komisyonu, İtalya’nın yenilenebilir hidrojen üretimini desteklemeye yönelik tedbirinin AB kamu destek kurallarıyla uyumlu bulunarak onaylandığını açıkladı. Açıklamada, söz konusu programın, AB hidrojen stratejisine ve temiz sanayi hedeflerine katkı sağlayacağı bildirildi. İtalya’nın program kapsamında yılda 200 bin ton yenilenebilir hidrojen üretimini desteklemeyi hedeflediğine işaret edilen açıklamada, programın yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilen elektrikle elektroliz yoluyla üretilen hidrojenin yanı sıra biyolojik ve termokimyasal süreçlerle üretilen hidrojeni de kapsayacağı kaydedildi. Açıklamada, desteğin çift yönlü fark sözleşmeleri aracılığıyla sağlanacağı, hidrojen için referans fiyatın rekabetçi ihale süreciyle belirleneceği belirtilerek, alternatif yakıt fiyatlarının bu referans fiyatın altında kalması halinde İtalya’nın üreticilere aradaki farkı ödeyeceği ifade edildi. Programın 31 Aralık 2029’a kadar yürürlükte kalmasının öngörüldüğüne dikkati çekilen açıklamada, "Bu yardım, ulaşım ve sanayi sektörlerinin karbonsuzlaştırılması için yenilenebilir hidrojen üretimini kolaylaştırmak amacıyla gerekli ve uygundur." ifadesi kullanıldı. AB üyesi ülkelerin kamu desteklemelerini ne şekilde sağlayacaklarını belirleme yetkisi, AB Komisyonu’nun görev alanına giriyor. Üye ülkeler, kamu desteklemelerini sadece rekabete zarar vermeyecek şekilde ve kamu yararına uygun durumlarda kullanabiliyor.

ABD'nin Orta Doğu'daki saldırılarına tepki Haber

ABD'nin Orta Doğu'daki saldırılarına tepki

Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Antonio Costa, Paris’te SciencesPo Uluslararası İlişkiler Okulu’nda yaptığı konuşmada, küresel giderek artan bir düzensizlik sürecine girdiğini belirtti. Mevcut durumun 2 temel eğilimden kaynaklandığını aktaran Costa, birinci eğilimin uluslararası ilişkilerde gücün, hukukun önüne geçtiğini, uluslararası hukukun giderek daha fazla ihlal edildiğini dile getirdi. Costa, ikinci eğilimin çok kutupluluğun güçlenmesi olduğuna işaret ederek, orta ölçekli güçlerin uluslararası sistemde daha fazla rol üstlenme arayışında olduğunu, yükselen ekonomilerin de kapasite, özgüven ve etki alanlarını sürekli genişlettiğini anlattı. Bu iki gelişmenin birlikte AB açısından belirleyici olduğunu vurgulayan Costa, Avrupa’nın kurallara dayalı uluslararası düzeni savunmaya devam etmesinin temel bir çıkar olduğunun altını çizdi. Costa, kurallar ve işbirliğinin zayıflamasının küresel çatışmaları beraberinde getirdiğine vurgu yaparak, Ukrayna’daki savaş, Orta Doğu’daki çatışmalar, Gazze’deki insani kriz ve Sudan’daki savaşın bu durumun somut örnekleri olduğunu belirtti. Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırılarına değinen Costa, AB’nin Kiev’e siyasi, mali, diplomatik ve askeri desteğinin süreceğini, bunun adil ve kalıcı barış sağlanana kadar devam edeceğini ifade etti. ORTA DOĞU Costa, Orta Doğu’daki gelişmeler konusunda ise gerilimin düşürülmesi, tarafların azami itidal göstermesi ve uluslararası hukuka tam uyum sağlanması gerektiğini vurguladı. İran’ın bölgedeki askeri eylemlerini eleştiren Costa, bu saldırıların ayrım gözetmeyen nitelikte olduğunu söyledi ve olayları kınadı. Costa, Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer güvenliğine de dikkati çekerek, deniz ticaretinin serbestliği ilkesine saygı gösterilmesi gerektiğini ve bu özgürlüğü tehdit eden girişimlerin kabul edilemez olduğunu kaydetti. BİRLEŞMİŞ MİLLETLER'İN REFORME EDİLMESİ Çok taraflılığın güçlendirilmesinde ortaklıkların önemine işaret eden Costa, Birleşmiş Milletler’in (BM) uluslararası sistemde merkezi rolünü koruduğunu ve reform ihtiyacı bulunsa da yerinin doldurulamayacağını belirtti. Costa, AB’nin güvenilir ve öngörülebilir bir ortak olduğunu vurgulayarak, Birliğin ticaret anlaşmaları ve uluslararası işbirlikleri ağını genişletmeyi sürdürdüğünü aktardı. Avrupa’nın yaklaşımının tarifeler yerine karşılıklı fayda temelinde işbirliğini esas aldığını aktaran Costa, etki alanları kurmak yerine ekonomik ve siyasi işbirliği ağları oluşturmayı tercih ettiklerinin altını çizdi. Costa, "Tarifeler yerine kazan-kazan sonuçlar sunuyoruz. Etki alanları yerine, ekonomik ve siyasi işbirliği ağları kuruyoruz." dedi. AVRUPA'NIN ÖZERKLİĞİ Konuşmasında, "güç" unsuruna da değinen Costa, bunun rekabetçilik ve savunma olmak üzere iki temel ayağı bulunduğunu söyledi. Costa, AB’nin ekonomik kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, rekabet gücünün artırılması, bürokrasinin azaltılması, enerji maliyetlerinin düşürülmesi ve yatırımların artırılmasının öncelikli hedefler arasında yer aldığını ifade etti. Savunma alanında da Avrupa’nın stratejik özerkliğini güçlendirmesi gerektiğini vurgulayan Costa, AB’nin uluslararası sahnede daha etkili olabilmesi için gerekli araçları geliştirmesi gerektiğini dile getirdi. Costa, çok kutuplu dünyada, sorunların ancak çok taraflı çözümler ve geniş ortaklıklar yoluyla aşılabileceğini, Avrupa’nın bu sürecin merkezinde yer alması gerektiğini kaydetti. Dünyanın ABD ile Çin arasında iki bloklu bir yapıya indirgenmemesi gerektiğine dikkati çeken Costa, Avrupa’nın küresel ortaklıklarını genişletmesi ve gerektiğinde daha bağımsız hareket edebilmesi gerektiğinin altını çizdi. Costa, Avrupa’nın ekonomik yaklaşımının sadece ticaretle sınırlı olmadığını, güvenlik ve savunma ile teknoloji ve yapay zeka gibi alanları da kapsayan daha geniş işbirliği perspektifine dayandığını söyledi. ABD İLE İLİŞKİLER Costa, bir soru üzerine, Washington’un Avrupa’nın "dostu ve müttefiki" olduğunu ancak değişen jeopolitik önceliklerin dikkate alınması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti: "ABD'nin AB üyesi bir devletin toprak bütünlüğünü parçalama kararı aldığını da görmezden gelemeyiz. ABD'nin Orta Doğu’da, yani bizim komşuluk bölgemizde, Avrupa’daki müttefiklerine ya da NATO’ya önceden hiçbir bilgi vermeden bir savaş başlatmasının ilk kez gerçekleştiğini de görmezden gelemeyiz. Ayrıca bu eylemi küresel ekonomi, Avrupa ekonomisi ve güvenliğimiz üzerindeki yan etkilerini dikkate almaksızın sürdürüyor." Costa, AB üyesi Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde (GKRY) İngiliz üslerinin hedef alınmasına da atıfta bulunarak, "Bedelini biz ödüyoruz. Bu savaştan kaynaklanan çok güçlü bir ekonomik şok yaşıyoruz." ifadesini kullandı.

AB, MERCOSUR ile ticaret anlaşmasını mayıs başında uygulamaya başlayacak Haber

AB, MERCOSUR ile ticaret anlaşmasını mayıs başında uygulamaya başlayacak

AB Komisyonu, ocak ayında imzalanan AB-MERCOSUR ticaret anlaşmasının, resmi onay süreci tamamlanmadan geçici olarak yürürlüğe girmesi için anlaşmanın hukuki koruyucusu olan Paraguay'a bildirim gönderildiğini açıkladı. Açıklamada, ticaret anlaşmasının, AB'ye bildirimde bulunan tüm MERCOSUR ülkeleriyle 1 Mayıs'tan itibaren geçici olarak uygulanacağı belirtildi. Arjantin, Brezilya, Uruguay ve Paraguay'ın anlaşma için gerekli süreci tamamladığına işaret edilen açıklamada, "Geçici uygulama, belirli ürünlerde tarifelerin ilk günden itibaren kaldırılmasını sağlayarak ticaret ve yatırımlar için öngörülebilir kurallar oluşturacak. Böylece AB işletmeleri, tüketicileri ve çiftçileri anlaşmanın faydalarından hemen yararlanmaya başlayabilecek. Aynı zamanda AB ekonomisinin hassas sektörleri güçlü koruma önlemleriyle güvence altına alınacak." ifadesi kullanıldı. Müzakeresi 25 yıl süren AB-MERCOSUR ticaret anlaşması, bu aşamadan sonra Avrupa Parlamentosu (AP) ve AB Konseyi tarafından onaylanmasının ardından tam olarak yürürlüğe girecek. AB ile Arjantin, Brezilya, Uruguay ve Paraguay'ı kapsayan MERCOSUR ülkeleri 17 Ocak'ta ticaret anlaşmasını imzalamıştı. Anlaşma kapsamında MERCOSUR ülkelerine sığır eti, kümes hayvanları ve süt ürünleri gibi bazı tarım ürünlerinde gümrük avantajları sağlanacak. Buna karşılık MERCOSUR ülkeleri, pazarlarını Avrupa sanayi ürünlerine daha fazla açacak. Anlaşma, MERCOSUR'dan AB'ye gönderilen hassas tarım ürünlerinin gerekli durumlarda pazara erişimini sınırlandırabilecek tedbir maddeleri de içeriyor. Ancak Avrupalı çiftçiler bunu yeterli bulmuyor. Brüksel, söz konusu anlaşmayı Latin Amerika'daki ticarette AB'nin payını ve etkisini artıracak önemli bir jeopolitik kazanım olarak değerlendiriyor. Anlaşmaya Almanya ve İspanya destek verirken, özellikle Fransa, Polonya ve Macaristan başta olmak üzere bazı ülkeler ile Avrupa genelindeki çiftçi örgütleri karşı çıkıyor. Avrupa Parlamentosu da MERCOSUR ile imzalanan ticaret anlaşmasına sıcak yaklaşmamış, bu konuda Avrupa Adalet Divanı'nda hukuki süreç başlatmıştı.

AB Liderler Zirvesi, Orta Doğu ve Ukrayna ana gündemleriyle başladı Haber

AB Liderler Zirvesi, Orta Doğu ve Ukrayna ana gündemleriyle başladı

Brüksel'de üye ülke liderlerini bir araya getiren AB Liderler Zirvesi başladı. Zirve öncesinde basına açıklama yapan AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, Avrupa'nın ekonomik rekabet gücünü desteklemenin ekonomik büyümeyi artırmak için elzem olduğunu dile getirerek, liderlerin bugün Avrupa'nın rekabet gücünü artırma konusuna da odaklanacağını aktardı. Costa, kimsenin enerji konusunda zorlu zamanlarla karşı karşıya olunduğunu görmezden gelemeyeceğini ve bu sorunu ele almaları gerektiğini belirterek, "İran'daki mevcut çatışma, enerji konusunda öngörülebilir ve güvenilir gelecek elde etmenin en iyi yolunun, yerli enerji üretimini artırmak olduğunu bir kez daha göstermektedir. Bu, özerk ve bağımsız hale gelmenin, enerji sistemimizi güvence altına almanın tek yoludur." dedi. Mevcut uluslararası kurallara dayalı düzenin "alternatifinin bulunmadığını" dile getiren Costa, bunun dışındaki seçeneklerin "Ukrayna'da savaş, ticarette haksız rekabet, Grönland ve dünyanın diğer bölgelerinde egemenliğe yönelik tehdit" oluşturduğunu söyledi. Costa, Gazze halkına destek olmak için uluslararası toplumu harekete geçirmenin "acil gereklilik" olduğunu vurgulayarak "Bir çatışmadan diğerine geçiliyor ancak ne yazık ki Ukrayna'daki savaş durmadı, Gazze'deki durum hala çok dramatik ve tüm bunları ele almamız gerekiyor." ifadelerini kullandı. Orta Doğu ve Ukrayna'daki gelişmelerin ana gündem maddesi olacağı toplantıya Costa başkanlık edecek. Toplantıya, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas da katılacak. Zirvede liderler ilk olarak Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı Roberta Metsola ile görüş alışverişinde bulunacak. Metsola'nın ardından zirveye Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres iştirak edecek. AB Konseyi Başkanı Costa'nın daveti üzerine, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy de zirveye video konferansla bağlanacak. Zelenskiy, alandaki son gelişmeler konusunda bilgilendirme yapacak. Liderler daha sonra Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde ve Avro Grubu Başkanı Kiryakos Pierrakakis'in katılımıyla "Avro Zirvesi" adlı ekonomi odaklı bir oturum düzenleyecek.

AB, MERCOSUR'la ticaret anlaşmasını "geçici" olarak uygulamaya başlayacak Haber

AB, MERCOSUR'la ticaret anlaşmasını "geçici" olarak uygulamaya başlayacak

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Brüksel'de ocak ayında imzalanan AB-MERCOSUR ticaret anlaşmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. "Dün, Uruguay ve Arjantin, AB-MERCOSUR anlaşmasını onaylayan ilk ülkeler oldu." diyen von der Leyen, Brezilya ve Paraguay'ın da yakında anlaşmayı onaylayacaklarını belirtti. Von der Leyen, "Mercosur Anlaşması 720 milyonluk bir pazar yaratıyor. Sayısız fırsat sunuyor. Milyarlarca dolarlık gümrük vergisini azaltıyor." diye konuştu. AB Konseyi'nin AB Komisyonuna bir MERCOSUR ülkesinin ilk onayından itibaren ticaret anlaşmasını geçici olarak uygulama yetkisi verdiğini anımsatan von der Leyen, "Bu nedenle, son haftalarda bu konuyu üye ülkeler ve Avrupa Parlamentosu üyeleriyle yoğun bir şekilde görüştüm. Bu çerçevede, AB Komisyonu şimdi anlaşmayı geçici uygulamaya geçecek." ifadelerini kullandı. Von der Leyen, AB anlaşmaları uyarınca, yapılan ticaret anlaşmasının ancak Avrupa Parlamentosunun onayını alındıktan sonra tam olarak sonuçlandırılabileceğini, AB Komisyonunun bu süreçte Birlik kurumlarıyla yakın iş birliği içinde çalışmaya devam edeceğini belirtti. Müzakeresi 25 yıl alan AB-MERCOSUR ticaret anlaşması, bu aşamadan sonra Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyi tarafından onaylanmasının ardından tam olarak yürürlüğe girecek. AB ile Arjantin, Brezilya, Paraguay ve Uruguay'ı kapsayan MERCOSUR ülkeleri 17 Ocak’ta ticaret anlaşması imzalamıştı. Anlaşma kapsamında, sığır eti, kümes hayvanları, süt ürünleri gibi bazı tarım ürünlerinde gümrük avantajları sağlanacak. Buna karşılık MERCOSUR ülkeleri pazarlarını Avrupa sanayi ürünlerine daha fazla açacak. Anlaşma, MERCOSUR'dan AB'ye gönderilen hassas tarım ürünlerinin gerekli durumlarda pazara erişimini sınırlandırabilecek tedbir maddeleri de içeriyor. Ancak Avrupalı çiftçiler bunu yeterli bulmuyor. Brüksel, söz konusu anlaşmayı Latin Amerika'daki ticarette AB’nin payını ve etkisini artıracak önemli bir jeopolitik kazanım olarak değerlendiriyor. Anlaşmaya Almanya ve İspanya destek verirken özellikle Fransa, Polonya ve Macaristan başta olmak üzere bazı ülkeler ile Avrupa genelindeki çiftçi örgütleri karşı çıkıyor. Avrupa Parlamentosu da, MERCOSUR’la imzalanan ticaret anlaşmasına sıcak yaklaşmamış, bu konu hakkında Avrupa Adalet Divanı'nda hukuki süreç başlatmıştı. İlgili konular

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.