#ABD

İLKHABER-Gazetesi - ABD haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, ABD haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABD Başkanı Donald Trump Çin'de: Xi Jinping ile Pekin'de kritik zirve Haber

ABD Başkanı Donald Trump Çin'de: Xi Jinping ile Pekin'de kritik zirve

Pekin'de diplomatik temaslar en üst seviyede başladı. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, uzun bir aranın ardından Çin Halk Cumhuriyeti'ne gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında devlet töreniyle ağırlandı. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, konuk başkanı Büyük Halk Salonu'nun önünde karşılayarak iki ülke arasındaki diplomatik diyalog sürecini başlattı. BÜYÜK HALK SALONU'NDA RESMİ KARŞILAMA Resmi karşılama töreni, protokolün tüm gereklerinin yerine getirildiği üst düzey bir organizasyona sahne oldu. İki lider, tören alanındaki platformda her iki ülkenin milli marşlarını dinleyerek heyetlerini selamladı. Kırmızı halı üzerinde gerçekleştirilen yürüyüş sırasında, ellerinde iki ülke bayraklarını taşıyan çocukların da katılımıyla dostluk mesajları verildi. Karşılama seremonisinin tamamlanmasının ardından Xi Jinping ve Donald Trump, iki gün sürecek olan stratejik görüşmeleri gerçekleştirmek üzere toplantı salonuna geçti. ABD HEYETİNDE EKONOMİ VE SİYASETİN ÖNCÜLERİ VAR Trump ve beraberindeki heyeti taşıyan Air Force One uçağı, dün yerel saatle akşam 20:00 sularında Pekin Başkent Uluslararası Havalimanı'na iniş yapmıştı. Ziyaretin kapsamı sadece siyasi değil, aynı zamanda ekonomik bir nitelik de taşıyor. ABD heyetinde önemli kabine üyelerinin yanı sıra Amerikan iş dünyasının önde gelen temsilcileri de bulunuyor. Dokuz yıl sonra bir ABD Başkanı'nın Çin topraklarına ayak bastığı bu ziyaret, bölgedeki jeopolitik dengeler ve ticari ilişkiler açısından kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Havalimanındaki ilk karşılamanın ardından konaklayacağı otele geçen Trump, bugünkü resmi törenle birlikte yoğun diplomasi trafiğine resmen başlamış oldu. İki gün sürmesi planlanan Pekin temaslarında, küresel ticaret dengelerinden bölgesel güvenlik meselelerine kadar pek çok dosyanın masaya yatırılması bekleniyor. Liderlerin görüşmelerin ardından ortak bir açıklama yapıp yapmayacağı ise uluslararası kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.

ABD-İsrail–İran gerilimi piyasayı vurdu: Türklerin gayrimenkul alımı geriledi Haber

ABD-İsrail–İran gerilimi piyasayı vurdu: Türklerin gayrimenkul alımı geriledi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan ödemeler dengesi verilerine göre, Türkiye’deki yerleşiklerin yurt dışından yaptığı gayrimenkul alımı için ödediği tutar 2025 yılında 2 milyar 675 milyon dolara yükselmişti. Söz konusu rakam ocakta geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 44,4 artarak 208 milyon dolara, şubatta ise yüzde 18,4 yükselişle 225 milyon dolara ulaşmıştı. Son açıklanan veriler, Türkiye’deki yerleşiklerin, ABD ile İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a saldırmasıyla başlayan ve İran’ın misillemeleriyle Körfez ülkelerinin etkilenmesine yol açan savaşın ardından yurt dışındaki alımlarında düşüş olduğunu ortaya koydu. Buna göre, Türklerin yurt dışından gayrimenkul alımı için ödediği tutar martta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 18 düşüşle 187 milyon dolara geriledi. Bu rakam son 13 ayın en düşük seviyesi olarak kayıtlara geçti. Söz konusu tutar Mart 2025’te 227 milyon dolar seviyesinde bulunuyordu. Uzmanlar, Türk yatırımcıların yurt dışında en fazla gayrimenkul aldığı merkezler arasında üst sıralarda yer alan Dubai’nin savaşın ekonomik ve jeopolitik etkilerinden doğrudan etkilenmesinin, mart ayında yurt dışı konut alımlarındaki yavaşlamada belirleyici rol oynadığını ifade etti. “DUBAİ’YE SALDIRILAR VE YUNANİSTAN’IN TAVRI ETKİLİ OLDU” Gayrimenkul Hizmet İhracatçıları Derneği (GİGDER) Başkanı Bayram Tekçe, Türklerin yurt dışında en çok konut aldığı lokasyonların başında Dubai ve Yunanistan’ın geldiğini belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu: “Dubai, Türklerin konut alımı için yurt dışında en çok tercih ettiği ülke ve bölgelerin ilk sıralarında. Martta burada yaşanan saldırılar bu pazardan alımları neredeyse durdurdu. Dolayısıyla bu durum satışların azalmasına neden oldu. Öte yandan son aylarda Yunanistan’ın Türkiye’ye yönelik olumsuz tavırları da bu ülkeden alımları kısmen de olsa negatif etkiledi. Yunanistan’ın İsrail ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ile işbirlikleri, adalara asker yerleştirme ve silahlandırma girişimleri yatırımcılarımızı olumsuz etkiliyor.” Tekçe, şu anda ateşkes döneminde olunması nedeniyle Dubai konut piyasasında hareketliliğin kısmen başladığını kaydederek, “Eskisi gibi olmasa da Türklerde de hareket var. Şu anda açıkça kampanyası yapılmıyor ancak müşteri ile alım için gittiğimizde yüzde 15-20 civarında indirimler alabiliyoruz.” dedi. “GEÇİCİ BİR YAVAŞLAMA OLARAK DEĞERLENDİRİYORUZ” Uluslararası gayrimenkul uzmanı ve Woven Üst Yöneticisi (CEO) Burak Ustaoğlu da martta görülen yüzde 18’lik düşüşü geçici bir yavaşlama olarak değerlendirdiklerini belirterek, “Bunun en büyük nedeni, Türk yatırımcısının en yoğun olduğu Dubai pazarındaki kısa süreli bekleme süreci oldu. Ancak son dönemde yeniden geri dönüşler başladı. Talep tekrar yükseliyor.” ifadelerini kullandı. Türk yatırımcıların Dubai’nin yanı sıra Golden Visa gibi avantajlar sunan Yunanistan ve benzeri alternatif pazarlara yönelik araştırma süreçlerine de girdiğini anlatan Ustaoğlu, bu süreçlerin en iyi şekilde yürütülmesi için kendilerinin de büyükelçilikler ve uluslararası iş çevreleriyle aktif temas halinde olduklarını söyledi. Aylara göre yurt dışından alım tutarları Türklerin yurt dışından gayrimenkul alımı için ödediği tutarlar şöyle: TARİH TUTAR (MİLYON DOLAR) Ocak 2025 144 Şubat 2025 190 Mart 2025 227 Nisan 2025 232 Mayıs 2025 238 Haziran 2025 214 Temmuz 2025 253 Ağustos 2025 288 Eylül 2025 211 Ekim 2025 225 Kasım 2025 201 Aralık 2025 252 Ocak 2026 208 Şubat 2026 225 Mart 2026 187

ABD-İran çatışmasının maliyeti 1 trilyon doları aşabilir Haber

ABD-İran çatışmasının maliyeti 1 trilyon doları aşabilir

Washington yönetiminin İran ile yürüttüğü askeri mücadelenin ekonomik bilançosuyla ilgili hazırlanan analizler, ABD bütçesi üzerinde uzun süreli bir baskı oluşacağını öngörüyor. ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) bünyesinde bütçe denetçisi olarak görev yapan Jules Hurst, harekatın şimdiye kadarki maliyetini 29 milyar dolar olarak açıkladı. Ancak CNN International tarafından paylaşılan projeksiyonlar, çatışmanın zamana yayılan dolaylı etkilerinin 1 trilyon dolar gibi devasa bir rakama evrilebileceğini ortaya koyuyor. Söz konusu hesaplamaların sadece doğrudan muharebe giderlerini değil, stratejik envanterin korunması ve yenilenmesi süreçlerini de kapsadığı belirtiliyor. Şubat ayının sonunda başlayan saldırıların ardından tırmanan gerilimde, ABD ordusunun hassas güdümlü sistemleri yeniden tedarik etmesinin yıllar alabileceği değerlendiriliyor. Analizlerde öne çıkan verilere göre, operasyonel olarak kullanılan bir Tomahawk füzesinin fırlatma bedeli 2 milyon dolar civarındayken, aynı mühimmatın yerine yenisinin konulması için yaklaşık 3,5 milyon dolarlık bir kaynağa ihtiyaç duyulduğu kaydediliyor. ASKERİ TEÇHİZAT VE PERSONEL HARCAMALARINDAKİ ARTIŞ Savaşın orta vadeli faturası, uçak gemisi taarruz grupları başta olmak üzere teknolojik donanımların ağır bakım süreçlerinde de kendisini hissettiriyor. Gelecek 5 yıllık periyotta askeri ekipmanların idamesi ve modernizasyonu için yüz milyarlarca dolarlık ek bütçe ayrılması gerekeceği öngörülüyor. Teknik harcamaların yanı sıra, sahada aktif görev alan 55 bin askeri personelin sosyal güvenlik ve özlük haklarından kaynaklanan yükümlülüklerin, devlet hazinesi üzerindeki kalıcı gider kalemlerinden birini oluşturacağı ifade ediliyor. KÜRESEL EKONOMİ VE ENERJİ FİYATLARI ÜZERİNDEKİ BASKI Askeri giderlerin ötesinde, küresel pazarlardaki dalgalanmaların ABD iç piyasasına yansımaları da stratejik analizlerin odak noktasında yer alıyor. Enerji maliyetlerindeki tırmanış ve tedarik zincirindeki aksamaların tüketici fiyatlarını tetiklediği aktarılırken, ülkede benzin fiyatlarının galon başına 5 dolar seviyesine tırmanması bekleniyor. 28 Şubat tarihinde başlayan askeri hareketliliğin, mühimmat stoklarının erimesi ve küresel enflasyon baskısıyla birleşerek Washington için mali bir sınamaya dönüştüğü vurgulanıyor.

ABD ve Çin masaya oturdu: Trump ziyareti öncesi kritik Seul buluşması Haber

ABD ve Çin masaya oturdu: Trump ziyareti öncesi kritik Seul buluşması

ABD heyetine başkanlık eden Hazine Bakanı Scott Bessent, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformu hesabından yaptığı açıklamada, bu sabah Çin'in ekonomik ilişkilerden sorumlu Başbakan Yardımcısı Hı Lifıng ile ekonomi ve ticaret müzakereleri için bir araya geldiklerini duyurdu. Başkan Trump'ın bugün Çin'e yapacağı ziyaret öncesinde yapılan görüşmenin "hem samimi hem kapsamlı" olduğunu ifade eden Bessent, Çin tarafına, yakın zaman önce yapılan bazı sınır ötesi düzenlemelerin küresel tedarik zincirlerini olumsuz etkilediğini, bu adımları "provokatif" olarak gördüklerini aktardığını belirtti. Çin basınındaki haberlerde, iki ülke heyetlerinin bu sabah Seul'de, Incheon Uluslararası Havalimanı'nda görüştüğü aktarıldı. Pekin yönetimi görüşmeye ilişkin henüz açıklama yapmadı. Tarafların geçen yıl karşılıklı gümrük tarife artışlarıyla tırmanan ticaret gerilimi ve diğer ekonomik anlaşmazlıkların çözümü için yürüttüğü müzakerelerin yeni turu, Trump'ın Çin ziyaretinin hemen öncesinde yapılıyor. Trump'ın daha önce 31 Mart-2 Nisan'da yapılacağı bildirilen Çin ziyareti, İran'daki savaşla ilgilenmek üzere ülkesinde bulunması gerektiği gerekçesiyle 13-15 Mayıs'a ertelenmişti. ABD-ÇİN EKONOMİ VE TİCARET MÜZAKERELERİ ABD ile Çin arasındaki ilişkiler, Trump'ın ikinci iktidar döneminde bir tarafta Washington yönetiminin tarife artışları ve teknoloji alanındaki kısıtlamaları diğer tarafta Çin'in küresel tedarikin büyük bölümünü karşıladığı nadir toprak elementlerinin kontrolüne yönelik attığı adımlarla genişleyen bir dizi anlaşmazlıkta düğümlenmişti. İki ülke heyetleri, müzakereler yürütmek üzere geçen yıl mayısta İsviçre'nin Cenevre kentinde, haziranda İngiltere'nin başkenti Londra'da, temmuzda İsveç'in başkenti Stockholm'de, eylülde İspanya'nın başkenti Madrid'de, ekimde Malezya'nın başkenti Kuala Lumpur'da ve bu yıl martta Fransa'nın başkenti Paris'te bir araya gelmişti. Müzakerelerde karşılıklı tarife artışlarını 90 günlük periyotlarla iki kez askıya alan taraflar, beşinci tur müzakerelerin sonunda ekonomik anlaşmazlıkların çözümüne dair geçici mutabakat çerçevesi üzerinde uzlaşmaya vardıklarını duyurmuştu. GEÇİCİ MUTABAKAT ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in 30 Ekim 2025'te Güney Kore'nin Busan şehrinde yaptığı görüşmenin ardından verilen olumlu mesajlarla taraflar anlaşmazlık konularında geçici uzlaşmaya varmıştı. Görüşmede, iki ülke, "karşılıklı tarifeler" kapsamında birbirlerine getirdikleri yüzde 24 ek tarifeyi 10 Kasım'dan itibaren bir yıl erteleme konusunda anlaştıklarını duyurmuştu. Çin tarafı, fentanil ve öncül maddelerinin ihracatının kontrolü konusunda gerekli adımları atmayı taahhüt ederken, ABD tarafı da bu alandaki tedbirlerinin yetersizliği gerekçesiyle Çin'e getirilen yüzde 20 ek gümrük tarifesini yüzde 10'a düşüreceğini bildirmişti. Washington yönetimi 29 Eylül’de, ihracat kontrolü uyguladığı varlık listesindeki yabancı şirketlerin yüzde 50’yi aşan pay sahibi olduğu ortaklıkları da kapsayan kuralın yürürlüğe girmesini bir yıl ertelemiş, buna karşılık Çin tarafı da nadir toprak elementlerinin ihracatının kontrolüne ilişkin 9 Ekim’de aldığı tedbirlerin uygulanmasını bir yıl ertelemeyi kabul etmişti. ABD, Çin'in denizcilik, lojistik ve gemicilik sektörlerine başlattığı 301. madde soruşturması sonunda, ülkesinin limanlarını kullanan Çin gemilerine ton başına ek liman ücreti getirilmesine ilişkin kararı, Çin de buna misilleme olarak aldığı tedbirleri bir yıl erteleyeceğini duyurmuştu.

ABD ekonomisinde alarm: Enflasyon zirveye tırmandı, Fed zorlanıyor Haber

ABD ekonomisinde alarm: Enflasyon zirveye tırmandı, Fed zorlanıyor

ABD'de açıklanan son makroekonomik veriler, iş gücü piyasasının dayanıklılığını koruduğuna işaret ederken enflasyonun yıllık bazda hızlandığını gösteriyor. Bu göstergeler, başkanlık görev değişimi sürecindeki Fed'in istihdam ve enflasyon hedefleri arasında denge kurmasını zorlaştırıyor. Bankanın 16-17 Haziran'daki para politikası toplantısına liderlik etmesi beklenen Kevin Warsh için de zorlu bir tablo ortaya koyuyor. ENERJİ FİYATLARI ENFLASYONU YUKARI TAŞIYOR ABD Çalışma Bakanlığının dün açıkladığı verilere göre, ülkede Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), nisanda aylık bazda yüzde 0,6 ile beklentilere paralel yükselirken yıllık bazda ise yüzde 3,8 ile tahminlerin üzerinde arttı. Yıllık bazda Mayıs 2023'ten bu yana en yüksek seviyesine ulaşan enflasyon, martta yüzde 3,3 olarak kaydedilmişti. Nisanda bir önceki aya göre yüzde 3,8 yükselen enerji endeksi, aylık TÜFE artışının yüzde 40'tan fazlasını oluşturdu. Enerji maliyetleri yıllık bazda da yüzde 17,9 yükseldi. Değişken enerji ve gıda fiyatlarını içermeyen çekirdek TÜFE ise nisanda hızlanırken aylık yüzde 0,4 ve yıllık yüzde 2,8 ile beklentilerin üzerinde arttı. Özellikle enerji ve bazı hizmet fiyatlarındaki yukarı yönlü baskılar, Fed'in enflasyonu yüzde 2 hedefine indirme konusunda hala mesafe alması gerektiğine işaret etti. Bu durum, güçlü iş gücü piyasasına ilişkin son verilerle birlikte değerlendirildiğinde, enflasyon şoku riskine karşı Fed'in bu yıl faiz indirimine gitmeyeceği yönündeki beklentileri destekledi. ENFLASYON BEKLENTİLERİ İRAN'DAKİ SAVAŞ ÖNCESİNE GÖRE YÜKSEK SEYREDİYOR Ülkede geçen hafta açıklanan veriler, tarım dışı istihdamın nisanda 115 bin kişiyle beklentilerin oldukça üzerinde arttığını göstermiş ve iş gücü piyasasında dayanıklılığa işaret etmişti. ABD işsizlik oranı ise söz konusu dönemde değişim göstermeyerek yüzde 4,3 olmuştu. ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırılarının başlamasından bu yana artan jeopolitik gerilimler ve fiyatlar ile yüksek belirsizlik ortamı Amerikalıların harcama eğilimlerini olumsuz etkiledi. Ülkede Michigan Üniversitesi tarafından ölçülen Tüketici Güven Endeksi mayısta 48,2 ile tüm zamanların en düşük seviyesine geriledi. Tüketicilerin kısa vadeli enflasyon beklentisi, mayısta yüzde 4,7'den yüzde 4,5'e inmesine rağmen İran'daki savaşın başlamasından önce şubatta görülen yüzde 3,4'lük değerin üzerinde kalmaya devam etti. FED'DE GÖRÜŞ AYRILIKLARI ÖNE ÇIKIYOR Fed, 29 Nisan'da gerçekleştirdiği son para politikası toplantısında politika faizini beklentiler doğrultusunda yüzde 3,5-3,75 aralığında sabit tutmuştu. Karar, 4'e karşı 8 oyla alınırken Fed Yönetim Kurulu Üyesi Stephen Miran, 25 baz puanlık faiz indiriminden yana olduğu için karşı oy kullanmıştı. Beth Hammack, Neel Kashkari ve Lorie Logan ise politika faizinin sabit tutulmasını destekledikleri ancak şu aşamada karar metnine "gevşeme eğiliminin" dahil edilmesine itiraz ettikleri için karşı oy vermişlerdi. Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) üyeleri arasında bu düzeyde karşı oy içeren son karar Ekim 1992'de alınmıştı. FOMC'de faiz oranının seyrine dair son 34 yılın en yüksek görüş ayrılıkları yaşanırken son veriler bir sonraki adımın faiz indirimi olma ihtimalini büyük ölçüde rafa kaldırıyor. Para piyasalarındaki fiyatlamalarda, İran'daki çatışmalar başlamadan önce bu yıl iki faiz indirimi yapacağı öngörülen Fed'in mevcut durumda politika faizini yıl sonuna kadar sabit tutacağı tahmin ediliyor. "İRAN İLE SAVAŞ FAİZ İNDİRİMLERİNİN ZAMANLAMASINI ETKİLİYOR" ING'nin Amerika Araştırma Bölgesel Başkanı Padhraic Garvey, son verilerin nisan ayı enflasyonunun yüzde 4'e, çekirdek enflasyonun ise yüzde 3'e yaklaştığını doğruladığını söyledi. Mayıs ayı verilerinde bu eğilimin daha da pekişeceğini beklemek için her türlü nedenin bulunduğuna işaret eden Garvey, yüzde 4 civarındaki 10 yıllık teminatlı gecelik faiz oranının enflasyonun sadece biraz üzerinde olduğunu bildirdi. Garvey, "Reel faiz oranlarının bu kadar sıkı seyretmesi, nominal faiz oranları üzerinde yukarı yönlü baskı yaratmaya devam ediyor. Yüksek enflasyon rakamları ve artan enflasyon beklentileri, Fed'in yakın zamanda faiz indirimini gündeme almasını son derece zorlaştırıyor." değerlendirmesinde bulundu. Faiz indirimlerine yönelik eğilimin sürdüğünü belirten Garvey, ancak ilk faiz indiriminin 2026'da gerçekleşmesi halinde bunun yılın oldukça ilerleyen dönemlerine kalabileceğini ifade etti. Garvey, "İran ile savaşın süresi ve şiddeti, daha açık bir ifadeyle Hürmüz Boğazı'nın kapatılması, zamanlamayı açıkça etkiliyor. Savaş ne kadar uzun sürerse, nihai faiz indirimleri için bekleme süresi de o kadar uzar." diye konuştu. İş gücü piyasasının güçlükle de olsa ayakta kaldığını belirten Garvey, halihazırda gözlemlenen fiyat baskılarının sürmesi durumunda, piyasanın daha da zorlanabileceğini vurguladı. NİSAN AYI ENFLASYONU PARA POLİTİKASI GÖRÜNÜMÜNDE ŞAHİN REVİZYON GEREKTİRMİYOR Oxford Economics Küresel Başekonomisti Ryan Sweet de hem manşet hem de çekirdek enflasyonun nisanda "rahatsız edici" derecede yüksek geldiğini söyledi. Sweet, "Tarifelerin etkisi ve artan enerji maliyetlerinin enerji dışı fiyatlara yansıması çekirdek göstergede belirgindi, ancak önemli ölçüde oynaklık da vardı. Bu rapora dayanarak, para politikasının yıl sonuna kadar beklemede kalacağı yönündeki öngörümüz değişmedi." dedi. Bu çeyrekte enflasyonun Kovid-19 dönemindeki zirve seviyelerinin oldukça altında bir noktada tepe yapmasını beklediklerini aktaran Sweet, çekirdek enflasyonun bu yıl yüksek seyrini koruyacağını ancak mevcut seviyelerin kayda değer ölçüde üzerine çıkmasının olası görünmediğini ifade etti. Sweet, enerji kaynaklı maliyet artışlarının çekirdek enflasyona yansıyacağını ancak bu etkilerin konut enflasyonundaki devam eden yavaşlama, ılımlı seyreden iş gücü piyasası ve tarifelerin etkilerinin azalmasıyla dengeleneceğini anlattı. Yapay zeka kaynaklı fiyat baskılarının da TÜFE'den ziyade kişisel tüketim harcamaları (PCE) deflatöründe daha belirgin şekilde görüldüğünü dile getiren Sweet, "Mayıs ayındaki baz senaryomuzda, Fed'in bir sonraki faiz indirimi beklentisini hazirandan aralık ayına erteledik. Nisan ayı TÜFE verisi para politikası görünümümüzde yaptığımız bu değişikliği desteklese de baz senaryoda daha şahin bir revizyon yapılmasını gerektirmiyor." diye konuştu. "BU VERİLER FED'İN ŞAHİN KANADINI DAHA DA ŞAHİNLEŞTİRİR" American Enterprise Institute (AEI) Kıdemli Uzmanı Steven Kamin ise nisan enflasyonunun hayal kırıklığı yaratacak kadar yüksek çıktığını vurguladı. Özellikle çekirdek TÜFE'deki aylık yüzde 0,4'lük artışın endişe verdiğini dile getiren Kamin, "Bu durum, enerji fiyatlarındaki artışın enerji dışı fiyatlara da yansıdığını ve gümrük vergileri ile diğer faktörlerin etkisini gösteriyor." değerlendirmesinde bulundu. Kamin, "Nisan istihdam verilerinin nispeten olumlu olması, Fed'in şimdilik mevcut politikasını sürdürme eğilimini pekiştiriyor. Warsh, haziranda faiz indirimi yapmaya çalışırsa, birçok sorunla karşılaşacaktır. FOMC'nin şahin kanadı, bu verilerin açıklanmasının ardından daha da şahin bir tutum sergileyecektir." dedi. "FED'İN KISA VADEDE FAİZ İNDİREBİLECEĞİNİ DÜŞÜNMÜYORUM" Fitch Ratings ABD Ekonomik Araştırmalar Başkanı Olu Sonola da enflasyonda yıllık bazda bir kez daha kayda değer bir yükseliş görüldüğünü kaydederek, Fed'in kısa vadede faiz indirebileceğini düşünmediğini aktardı. Sonola, "Enflasyon karşılarında duruyor ve çekirdek enflasyon nispeten kontrol altında kalsa bile bunu görmezden gelmek zor olacak. Ayrıca, politika yapıcıların bundan sonra daha fazla görüş ayrılığı yaşayacağını düşünüyorum ve yeni Fed başkanının göreve başlaması hesaplamalara bir başka ilginç değişken ekliyor." değerlendirmesinde bulundu.

ABD’nin İran savaşı bilançosu açıklandı: Maliyet 29 milyar dolara ulaştı Haber

ABD’nin İran savaşı bilançosu açıklandı: Maliyet 29 milyar dolara ulaştı

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Genelkurmay Başkanı Dan Caine, ABD Kongresi’nde savunma harcamalarını denetleyen komiteler önünde Savunma Bakanlığı’nın 1,5 trilyon dolarlık bütçe talebi ve İran savaşına ilişkin ifade verdi. ABD Savunma Bakanı Hegseth, nisan ayı sonunda Temsilciler Meclisi ve Senato’da silahlı hizmetler alt komiteleri önünde verdiği ifadenin ardından bugün bir kez daha Kongre üyelerinin Pentagon’un bütçe teklifi, İran savaşı ve savaşın maliyetine ilişkin sorularına cevap verdi. İlk olarak ABD Kongresi'nin alt kanadı Temsilciler Meclisi’nde Savunma Tahsisatları Alt Komitesi önünde ifade veren Hegseth, geçtiğimiz ay Silahlı Hizmetler Komitesi önünde yaptığı konuşmadaki sert ve suçlayıcı söylemlere başvurmadı. Savunma Bakanlığı’nın finansmanını onaylayan komite önünde çok daha sakin bir tavır takındığı gözlenen Hegseth, konuşmasında, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin askeri sanayi altyapısını genişletme çabalarından bahsetti. Açılış konuşmasında Hegseth, 1,5 trilyon dolarlık bütçe talebinin "tarihi bir bütçe" olduğunu söyledi ancak bunun aynı zamanda "mali açıdan sorumlu bir bütçe" olduğunu savundu. Hegseth, "Başkanın bütçe talebi, içinde bulunduğumuz dönemin aciliyetini yansıtıyor" dedi. İran ile ateşkes konusunda netlik talep edildi Demokrat Kongre Üyesi Pete Aguilar’ın İran ile ateşkesin yürürlükte olup olmadığının net olmadığı konusundaki ifadelerine cevap veren Hegseth, "Bildiğiniz gibi ateşkes, genel olarak ateşin kesilmesi manasına gelir ve müzakereler sürerken bunun gerçekleştiğini görüyoruz. Ayrıca, müzakere ekibimiz tarafından farklı görüşmeler de devam ettiriliyor" dedi. "İhtiyacımız olan her şeye fazlasıyla sahibiz" Kongre oturumunda Minnesota Temsilcisi Betty McCollum, mühimmat seviyelerine ilişkin güncelleme taleplerinin defalarca iletilmesine rağmen cevaplanmadığını ifade etti. Hegseth, İran savaşı nedeniyle azalan silah stoklarına ilişkin kaygıların "gereksiz" olduğunu söyledi. Hegseth, "Neye sahip olduğumuzu tam olarak biliyoruz. İhtiyacımız olan her şeye fazlasıyla sahibiz" dedi. Savunma sanayisine daha hızlı üretim talimatı verildiğini ifade eden Hegseth, savunma altyapısının kapasite yetersizliğinden önceki yönetimler ve ABD’nin Ukrayna’ya yaptığı yardımları sorumlu tuttu. Hegseth, "Amerikan halkının gurur duyabileceği, düşmanlara amansız korku, müttefiklere ise güven veren bir orduyu yeniden inşa ediyoruz" ifadelerini kullandı. İran savaşının maliyeti 29 milyar dolara yükseldi Temsilciler Meclisi oturumunda Pentagon’da bütçe denetleme görevi yürüten Jules Hurst, İran savaşının şimdiye kadar olan maliyetinin 29 milyar dolar olduğunu açıkladı. Hurst, nisan ayı sonunda Kongre’deki ifadesinde bu meblağı 25 milyar dolar olarak duyurmuştu. Hurst, İran savaşının daha önce açıklanan maliyetinin ekipmanların tamir ve yenilenmeleri ile "genel operasyon masrafları" nedeniyle arttığını söyledi. Senatör Graham’dan arabulucunun değiştirilmesi talebi Oturum daha sonra ABD Kongresinin üst kanadı Senato’daki Savunma Tahsisatları Alt Komitesi önünde devam etti. Senatör Lindsey Graham, İran uçaklarının saldırılardan korunmak amacıyla Pakistan üslerinde park halinde olduğuna ilişkin haberlere dikkat çekti. Bu konuda Savunma Bakanı Hegseth ve Genelkurmay Başkanı Dan Caine’den net bir cevap alamayan Senatör Graham, "Eğer İran’a ait uçaklar gerçekten de Pakistan’a ait üslerde konuşlanmış bulunuyorsa ve bunlar, İran’ın askeri varlıklarını korumak için yapılıyorsa, o halde ara buluculuk için başka birini aramamız gerektiği açık. İşin neden hiçbir yere varmadığı şimdi daha iyi anlaşılıyor" ifadelerini kullandı. Trump yönetimi "dikkat dağınıklığı" ile suçlandı Oturum sırasında Demokrat Senatör Chris Coons, Trump yönetimini "dikkati dağılmış" olmakla suçladı. Coons, hem Trump yönetimin hem savunma bakanlığının dikkatinin dağılmış olduğunu savundu. Coons, Donald Trump’ın "gerçek bir zafer elde etmekten çok milyar dolarlık bir balo salonuna odaklanmış göründüğünü" söyledi. Senato’daki oturum protesto ile bölündü Senato’daki oturum, nisan ayındaki oturumlara benzer bir şekilde savaş karşıtı bir protesto ile bölündü. ABD’de yaşayan İranlıların savaşa karşı olduklarını söyleyen protestocu, "Eğer bu bütçeyi onaylarsanız, bu yönetimin savaş suçlarının bir parçası olacaksınız" ifadelerini kullandı. Protestocu, Kongre güvenliği tarafından salondan çıkarıldı.

ABD Başkanı Donald Trump dev iş dünyası heyetiyle Çin'e gidiyor: Musk ve Cook Pekin yolcusu Haber

ABD Başkanı Donald Trump dev iş dünyası heyetiyle Çin'e gidiyor: Musk ve Cook Pekin yolcusu

Washington ile Pekin arasındaki ticari ve stratejik ilişkilerde yeni bir dönemin kapısını aralaması beklenen ABD Başkanı Donald Trump'ın 13-15 Mayıs tarihlerini kapsayan Çin ziyareti için geri sayım başladı. Beyaz Saray tarafından paylaşılan bilgilere göre, Trump'a bu kritik yolculukta Amerikan ekonomisine yön veren 16 dev şirketin üst düzey yöneticileri eşlik edecek. Heyetin kompozisyonu, teknoloji savaşlarından finansal iş birliklerine kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. AMERİKAN TEKNOLOJİ VE FİNANS DÜNYASININ AĞIR TOPLARI LİSTEDE Ziyaretin en dikkat çekici isimleri arasında Tesla'nın kurucu ismi Elon Musk ile Apple'ın tepe yöneticisi Tim Cook bulunuyor. Finans sektörünün küresel oyuncuları da Trump'ın yanında saf tutacak. Varlık yönetim devi Black Rock'ın patronu Larry Fink, Blackstone'dan Stephen Schwarzman, Goldman Sachs CEO'su David Solomon ve Citigroup'un lideri Jane Fraser heyetin mali kanadını oluşturuyor. Ödeme sistemleri devleri Mastercard'ın CEO'su Michael Miebach ile Visa'nın CEO'su Ryan McInerney de Pekin temaslarında hazır bulunacak. HAVACILIKTAN BİYOTEKNOLOJİYE GENİŞ KATILIMLI TEMSİLİYET Ekonomi heyeti sadece teknoloji ve finansla sınırlı kalmıyor. Havacılık sektörünün öncüsü Boeing'in CEO'su Robert Kelly Ortberg ve GE Aerospace'in lideri Henry Lawrence Culp da stratejik görüşmelerde yer alacak. Yarı iletken dünyasından Micron'un patronu Sanjay Mehrotra ile Qualcomm CEO'su Cristiano Amon'un yanı sıra lazer ekipmanları üreticisi Coherent'ın tepe ismi Jim Anderson heyetteki yerini aldı. Biyoteknoloji alanında Illumina CEO'su Jacob Thaysen, sosyal medya ve dijital dünyayı temsilen Meta'nın Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dina Powell McCormick ve gıda sektöründen Cargill CEO'su Brian Sikes heyetin diğer önemli üyeleri olarak açıklandı. DİKKAT ÇEKEN EKSİKLİKLER: CISCO VE NVIDIA NEDEN YOK? Dev heyette bazı önemli eksiklikler de göze çarpıyor. Siber güvenlik ve yapay zeka altyapısında kritik role sahip Cisco'nun CEO'su Chuck Robbins, şirketin mali bilançosunun açıklanacağı hafta olması nedeniyle programa katılamayacağını bildirdi. Öte yandan, ABD'nin Çin'e yönelik ihracat kısıtlamalarının odağında yer alan çip devi Nvidia'nın kurucusu Jensen Huang'ın listede hiç yer almaması, diplomatik çevrelerde en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. 13-15 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşecek bu ziyaretin, iki dev ekonomi arasındaki ticaret dengelerini nasıl etkileyeceği merakla takip ediliyor.

Donald Trump: İran askeri açıdan tamamen mağlup edildi Haber

Donald Trump: İran askeri açıdan tamamen mağlup edildi

Beyaz Saray'da basın mensuplarının sorularını yanıtlayan ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın çatışmaları sona erdirmek amacıyla sunduğu son öneriyi kesin bir dille geri çevirdiğini ilan etti. Washington'ın Tahran'ın zayıflayan askeri pozisyonuna dair elinde güçlü veriler olduğunu savunan Trump, mevcut durumu ABD lehine bir "tam zafer" olarak nitelendirdi. İRAN'IN ASKERİ GÜCÜ VE YENİ PLANIN DETAYLARI İran'ın sunduğu teklifin kesinlikle onaylanamayacağını vurgulayan Trump, bölgedeki askeri dengelerin kalıcı olarak değiştiğini ifade etti. Trump, konuyla ilgili olarak, "İnsanlar sürekli ‘Bir planı var mı?' diyor. Tabii ki bir planım var. Hem de şimdiye kadarki en iyi plan. İran, askeri olarak bütünüyle mağlup edildi. Ellerinde çok az şey kaldı. Muhtemelen bu süre içinde biraz toparlanmışlardır ama bunu da yaklaşık bir gün içinde değiştirebiliriz" ifadelerini kullandı. İran'daki can kayıplarına ve nükleer risklere de dikkat çeken Başkan Trump, Tahran'ın nükleer bir güç olmasının kabul edilemez olduğunu belirtti. Trump, "İran nükleer silaha sahip olamaz. Çok dengesiz ve tehlikeliler. Orada yaşananlar korkunç. Son iki ayda 42 bin kişi öldürdüler. En azından bildiğimiz sayı bu. 42 bin kişi. Geçtiğimiz hafta da çok sayıda insan öldürdüler ama bir ay, bir buçuk ay önce 42 bin kişi öldürdüler" şeklinde konuştu. Trump, uygulanan ablukayı "askeri bir deha" olarak tanımlayarak, "Plan çok basit. Abluka, her şeyden önce askeri bir dehanın parçasıydı. Venezuela'da yapılanların askeri bir deha olması gibi" dedi. "TAM BİR ZAFER KAZANACAĞIZ" ABD'nin nükleer silahlanmayı engelleyerek küresel bir sorumluluk üstlendiğini savunan Trump, üzerinde herhangi bir baskı hissetmediğini dile getirdi. Trump, "Bir süre sonra bundan sıkılacağımı, bunalacağımı, baskı altında kalacağımı düşünüyorlar. Hiçbir baskı yok. Tam bir zafer kazanacağız. Zaten teorik olarak askeri açıdan tam bir zafer elde ettik" değerlendirmesinde bulundu. İran donanmasının kapasitesinin tamamen yok edildiğini iddia eden Trump, "Donanmaları imha oldu. 159 gemileri vardı, şimdi sıfır gemileri var. Etrafta dolaşan küçük sürat tekneleri kaldı. Onlardan da günde sekizer tane vurduk. Hava kuvvetleri yok, hava savunmaları yok" bilgisini paylaştı. NÜKLEER TESİSLERİN DURUMU VE YER ALTI KAYNAKLARI Tahran yönetiminin müzakere isteğine karşın sunduğu şartları "aptalca" bulan Trump, eski yönetimlere de sert eleştiriler yöneltti. "Bu aptalca bir teklif ve kimse bunu kabul etmez" diyen Trump, Obama ve Biden dönemindeki anlaşmaların çok daha kötü olduğunu savundu. ABD operasyonlarının başarısından bahsederken "Onları gerçekten çok sert vurduk" ifadesini kullanan Trump, nükleer materyallerin transferi konusunda şunları söyledi: "İran bana 'nükleer tozu' alacağımızı ama bunu (yer altından) bizim çıkarmamız gerekeceğini söyledi. Çünkü tesis o derece imha edildi ki, dünyada onu çıkarabilecek sadece bit ya da iki ülke var. O kadar derinde ve öylesine sert bir şekilde vuruldu ki, onu taşımaya uygun ekipmanları yok." Trump, İran'ın başlangıçta ABD ile iş birliğini kabul ettiğini ancak sonradan resmi bir belge olmadığı gerekçesiyle vazgeçtiklerini belirterek, "İki gün önce bunu kabul ettiler. ‘Onu sizin almanız gerekecek' dediler. Birlikte hareket edecektik ama fikirlerini değiştirdiler. Çünkü bunu belgeye koymamışlardı. Bizimle aynı fikirde oluyorlar, sonra geri adım atıyorlar" dedi. İran'daki yönetim yapısını değerlendiren Trump, "İran'da ılımlılar ve radikaller olmak üzere iki grup var. Bence ılımlılar artık daha fazla saygı görüyor. Radikaller, sonuna kadar savaşmak istiyor. Ancak bu, çok kısa sürecek bir savaş olurdu" ifadelerini kullandı. Diğer yandan Kürt gruplara yönelik sert eleştirilerde bulunan Trump, hayal kırıklığını şu sözlerle dile getirdi: "Kürtler sadece alıyor, alıyor ve alıyor. Kongre'de büyük itibara sahipler. Kongre, ‘Çok sert savaşıyorlar' diyor. Ancak para aldıklarında sert savaşıyorlar. Bu yüzden, Kürtler konusunda büyük hayal kırıklığı yaşıyorum." ATEŞKES VE STRATEJİK HEDEFLER İran ile ateşkes sürecinin kritik bir aşamada olduğunu belirten Trump, "Bize gönderilen o berbat metni gördükten sonra ateşkesin son derece zayıf olduğunu söyleyebilirim. Okumayı tamamlamamıştım bile. Zamanımı buna harcamaya değmez dedim. Şu anda ateşkesin yaşam destek ünitesine bağlı olduğunu söyleyebilirim" dedi. Ülkesi için her türlü riski aldığını belirten Trump, "Ülkem için kurşunu göze almaya hazırım" sözleriyle kararlılığını vurguladı. KÜRESEL İLİŞKİLER VE ENERJİ PİYASASI Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile görüşmesine değinen Trump, Xi ile harika bir ilişkisi olduğunu belirtti. Hürmüz Boğazı'ndaki petrol akışının Çin için hayati önemde olduğunu kaydeden Trump, Tayvan meselesinin de her zaman masada olduğunu ekledi. Enerji fiyatlarına ilişkin ise ABD'nin üretim kapasitesine ve Alaska rotasına dikkat çekerek, petrol fiyatlarının düşmeye devam edeceğini öngördü.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.