#ABD

İLKHABER-Gazetesi - ABD haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, ABD haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABD istihbaratının 2026 küresel tehditler raporunda öncelikli odak Çin, Rusya ve İran oldu Haber

ABD istihbaratının 2026 küresel tehditler raporunda öncelikli odak Çin, Rusya ve İran oldu

ABD Ulusal İstihbarat Direktörlüğü (DNI) tarafından hazırlanan 2026 Yıllık Tehdit Değerlendirme Raporu yayımlandı. Raporda, Kuzey Kore’nin nükleer ve balistik kapasitesine işaret edilerek, bu ülkenin ABD için önemli bir tehdit oluşturduğu vurgulandı. Toplam 33 sayfalık raporda, Çin, Rusya ve Kuzey Kore’nin ABD’yi stratejik bir rakip ve potansiyel bir düşman olarak gördüğü ifade edilirken, İran’ın ise uzun süredir ABD’yi düşman olarak nitelendirdiği belirtildi. Raporda, söz konusu dört ülkenin zaman zaman karşılıklı işbirliği yürütmesinin kuvvetle muhtemel olduğu değerlendirmesine yer verildi. ÇİN'İN KÜRESEL NÜFUZUNA DİKKAT ÇEKİLDİ Çin'in kendi bölgesel konumunu sağlamlaştırmak, küresel nüfuzunu artırmak ve çıkarlarına yönelik tehditleri savuşturmak amacıyla siyasi, ekonomik, askeri ve teknolojik gücünü yükselttiğine dikkat çekilen raporda, "Başkan (Donald) Trump'ın Devlet Başkanı Şi (Cinping) ile yürüttüğü diplomatik temaslar, ortak çıkarların bulunduğu ve kazan-kazan sonuçları elde edilebilecek alanlarda ilerleme sağlamıştır." ifadesi kullanıldı. Raporda, Çin'in gerektiğinde Tayvan'ı zor kullanarak ele geçirme kapasitesi kazanmayı hedeflediği, bununla birlikte çatışmaya girmeksizin Tayvan'la "barışçıl yeniden birleşme" koşullarını oluşturmayı tercih etmesinin de güçlü ihtimal olduğunun değerlendirildiği kaydedildi. RUSYA'NIN ABD'Yİ ZORLAMA KAPASİTENE VURGU Rusya ile ilgili bölümde, Moskova'nın ABD çıkarlarını askeri ve askeri olmayan araçlarla ciddi biçimde zorlama kapasitesini koruduğu ifade edildi. Yıllık tehditler raporunda, "Rusya'nın ABD'ye yönelik en tehlikeli tehdidi, Ukrayna gibi süregelen bir çatışmada ya da nükleer silahların devreye girmesi de dahil olmak üzere doğrudan çatışmaya dönüşebilecek yeni bir krizde tırmanma sarmalıdır." değerlendirmesine yer verildi. Raporda, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşta üstünlüğünü sürdürdüğü ve müzakereler devam ettiği sürece Moskova’nın Kiev üzerinde bir "yıpratma savaşı" yürütmesinin kuvvetle muhtemel olduğu belirtildi. İran, hazirandan sonra nükleer zenginleştirme kapasitesini yeniden inşa etmeye yönelik adım atmadı Öte yandan raporun İran'la ilgili bölümünde İran'ın nükleer faaliyetleri ile ilgili çarpıcı bir analiz yer alırken, söz konusu değerlendirmenin ABD Başkanı Donald Trump'ın açıklamalarına ters olması dikkat çekti. Raporda, "Gece yarısı Çekici Harekatı (Haziran 2025'te yapılan) sonucunda İran'ın nükleer zenginleştirme programı tamamen yerle bir edildi. O tarihten bu yana zenginleştirme kapasitesini yeniden inşa etmeye yönelik herhangi bir girişimde bulunulmamıştır." ifadelerine yer verildi. ABD ile İsrail'in İran'a yönelik saldırıları kapsamında yapılan analizde ise, İran yönetiminin varlığını koruduğu, ancak "Destansı Öfke Harekatı"nın etkisiyle büyük ölçüde gücünü yitirdiği iddia edilerek, "Bölgesel güç yansıtma kapasitesi imha edilmiş, seçenekleri son derece daralmıştır. Mevcut operasyonlardan önce de İran'ın stratejik konumu önemli ölçüde zayıflamıştı." değerlendirmesi yapıldı. İran'ın Orta Doğu'daki ABD ve müttefiklerine saldırı kapasitesini halen koruduğuna dikkat çekilen raporda, İran'daki yeni liderlerin nükleer programa ilişkin tutumunun yakından izleneceği kaydedildi. Raporda ayrıca, İran'ın kendisine yapılan saldırılarda, Rusya, Çin ve Kuzey Kore'den destek alacağını varsaydığı, ancak bu desteği son derece sınırlı şekilde elde ettiği iddia edildi. Çin, Rusya, Kuzey Kore ve İran gibi ülkelerin ABD anakarasını vurabilecek gelişmiş füze sistemleri üzerinde çalışmaya devam ettiği ve ABD ordusunun buna yönelik gerekli tedbirleri aldığı belirtildi. "Çin yapay zeka alanında en güçlü rakip konumundadır ve 2030 yılına kadar küresel yapay zeka liderliğini ABD'den devralma hedefini gütmektedir." değerlendirmesinin yapıldığı raporda, kuantum bilgisayarların da yakın gelecekte çok önemli bir teknolojik üstünlük göstergesi olacağına işaret edildi.

İran, ABD-İsrail saldırılarında topraklarını kullandırdığı gerekçesiyle Bahreyn ve BAE'den tazminat talep etti Haber

İran, ABD-İsrail saldırılarında topraklarını kullandırdığı gerekçesiyle Bahreyn ve BAE'den tazminat talep etti

Orta Doğu'da tırmanan askeri gerilim, diplomatik ve hukuki bir hesaplaşma evresine girdi. İran'ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Said İravani, ABD ve İsrail tarafından gerçekleştirilen saldırılarda kendi hava sahası ve topraklarının kullanılmasına izin veren bölge ülkelerinin uluslararası hukuk önünde sorumlu olduğunu savundu. İravani; Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri'ni (BAE) hedef alarak, bu ülkelerin Tahran'a tazminat ödemesi gerektiğini bildirdi. İran'ın yarı resmi haber kaynağı Tesnim Haber Ajansı'nda yer alan bilgilere göre Said İravani, Bahreyn ve BAE'nin askeri üslerini ve lojistik imkanlarını "ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırıları için kullanılabilir hale getirmesiyle" ilgili resmi itirazını BM Genel Sekreterliği ve Güvenlik Konseyi Başkanlığına iletti. ULUSLARARASI HUKUK VE EGEMENLİK VURGUSU BM'ye gönderilen mektupta, bir devletin topraklarını başka bir devlete karşı askeri saldırı amacıyla kullandırmasının uluslararası hukuk normlarını doğrudan çiğnediği kaydedildi. Belgede, Bahreyn yönetiminin bu hassasiyetler konusunda daha önce defalarca uyarıldığı ve bu durumun BM kayıtlarına da girdiği hatırlatıldı. İravani, operasyonlar sırasında sivil yerleşim birimlerinin ve masum insanların zarar gördüğünü dile getirerek, bu tablonun komşuluk hukukuyla bağdaşmadığını vurguladı. İranlı diplomat, BAE ve Bahreyn'in eylemlerinin devletler hukukuna göre sorumluluk doğurduğunu, bu kapsamda İran'ın uğradığı her türlü maddi ve manevi kaybın karşılanması için tazminat sürecinin işletilmesi gerektiğini belirtti. BÖLGESEL GERİLİMDE ÜS TARTIŞMASI Tahran yönetimi, daha önce yaptığı açıklamalarda ABD'nin bölgedeki varlığını eleştirerek, saldırıların Bahreyn ve BAE'den kalkan füzelerle desteklendiğini iddia etmişti. İravani'nin hamlesi, askeri çatışmaların ardından tarafların hukuki zemin üzerinden birbirini baskılama stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Akademisyen Prof. Sedat Cereci, New York’ta ödül aldı Haber

Akademisyen Prof. Sedat Cereci, New York’ta ödül aldı

Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi ve Hatay belgesellerinin yönetmeni Prof. Dr. Sedat Cereci, Amerika Birleşik Devletleri’nin New York kentinde düzenlenen 13. International New York Conference kapsamında sunduğu “Artificial Intelligence as A Contemporary Mass Communication Tool” (Çağdaş Bir Kitle İletişim Aracı Olarak Yapay Zekâ) başlıklı bildirisiyle “Bilim Başarı Ödülü”ne layık görüldü. Ödül, kongre düzenleme komitesi üyesi Leslie Robinson tarafından Prof. Cereci’ye takdim edildi. Kongreye ABD, İspanya, İtalya, Fas, Arnavutluk, Slovenya, Romanya, İsrail, Mısır, Sudan ve Moldova gibi birçok ülkeden de akademisyenler katıldı. Etkinlikte, güncel hastalıklardan finansal akışa, çağdaş eğitim yöntemlerinden yüksek teknoloji uygulamalarına kadar pek çok konu bilimsel perspektifle tartışıldı. Daha önce de çeşitli bilimsel etkinlik ve film festivallerinden ödüller alan Prof. Dr. Cereci, medya araştırmaları ve belgesel film alanındaki çalışmalarıyla uluslararası platformda tanınan bir isim olarak öne çıkıyor. Son iki yıldır yapay zekâ üzerine yoğunlaşan Prof. Dr. Cereci’nin “Yapay Zekâlar Yapay Yaşamlar” adlı bir kitabı bulunuyor. Yapay zekâ destekli sosyal medya üzerine yeni bir çalışmayı tamamlamak üzere olan ve aynı zamanda bilimsel çalışmaları ile belgesel filmleri, Hindistan, ABD, Tayland, Kosova ve Avusturya gibi ülkelerde de ödüllerle taçlandırılan Prof. Dr. Sedat Cereci, şunları söyledi: "Bilim ve teknolojiyi insan odaklı bir yaklaşımla ele almak, iletişim alanında yeni ufuklar açıyor. Yapay zekâ sadece bir araç değil, doğru kullanıldığında kitle iletişiminin daha etkili ve yaratıcı biçimde gerçekleşmesini sağlayan bir ortak çalışandır. Bu ödül, yaptığımız araştırmaların ve projelerin evrensel değerini görmek açısından büyük bir motivasyon kaynağı oldu."

Petrol fiyatlarında 100 dolar senaryosu küresel ekonomide 500 milyar dolarlık kayıp riskini tetikledi Haber

Petrol fiyatlarında 100 dolar senaryosu küresel ekonomide 500 milyar dolarlık kayıp riskini tetikledi

Küresel enerji piyasaları, Orta Doğu'da stratejik geçiş güzergahı olan Hürmüz Boğazı'nın "fiilen" kapalı kalmasıyla birlikte ciddi bir arz kriziyle karşı karşıya kaldı. Günlük yaklaşık 20 milyon varil ile dünya petrol talebinin yüzde 20'sinin taşındığı bu kritik noktada ticaretin durma noktasına gelmesi, arz endişelerini derinleştirerek fiyatları yukarı yönlü baskılıyor. Uluslararası Enerji Ajansı, mevcut durumu "dünya petrol piyasası tarihindeki en büyük arz kesintisi" olarak nitelendirirken, günlük 10 milyon varillik kapasitenin devre dışı kalabileceği uyarısında bulundu. FITCH RATINGS'TEN KÜRESEL GSYH UYARISI Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings'in analizine göre, petrol fiyatlarındaki yükselişin kalıcı olması küresel büyüme üzerinde sert etkiler bırakabilir. Fitch Ratings Başekonomisti Brian Coulton, petrolün varil fiyatının 100 dolar seviyesinde kaldığı "olumsuz senaryoda" dünya ekonomisinin ciddi bir tehdit altında olduğunu vurguladı. Coulton, "Ancak petrol fiyatlarının bir yıl 100 dolar seviyesinde kalması halinde, dört çeyrek sonunda küresel gayrisafi yurt içi hasıla yarım puan daha düşük olabilir. Bu da 500 milyar dolarlık bir şok anlamına gelir." ifadelerini kullandı. ARZ KISITI ENFLASYONİST BASKIYI KÖRÜKLÜYOR Petrol piyasasında yaşanan dalgalanma sadece enerji maliyetlerini değil, küresel tedarik zincirlerini de olumsuz etkiliyor. Brent türü ham petrolün varil fiyatı, saldırılar öncesindeki 73,01 dolar seviyesinden 114,3 dolara kadar yükselerek Haziran 2022'den bu yana en yüksek seviyesini test etti. Fitch Başekonomisti Coulton, fiyat artışlarının uzun süre devam etmesi durumunda enflasyonun keskin bir yükseliş gösterebileceğini ve ekonomik büyümenin belirgin şekilde yavaşlayabileceğini belirtti. Coulton ayrıca, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması durumunda fiyatların hızla gerileyebileceğini de sözlerine ekledi. KÖRFEZ EKONOMİLERİ GELİR KAYBIYLA KARŞI KARŞIYA Enerji sevkiyatındaki aksaklıklar, ekonomileri büyük ölçüde petrol ve gaz gelirlerine bağlı olan ülkeleri de sarsıyor. ING Think analizine göre piyasalar, Hürmüz Boğazı'ndaki kesintinin uzun sürebileceği ihtimalini fiyatlamaya devam ediyor. Chatham House Analisti David Butter ise petrol ihraç eden Körfez ülkelerinin ağır bir gelir kaybı yaşadığını, ithalatçı ülkelerin ise artan yakıt maliyetleri ve döviz kriziyle mücadele ettiğini belirtti. Özellikle bütçe gelirinin yüzde 90'ını petrol ihracatından sağlayan Irak'ta, sevkiyatın durmasının kamu maaşları ve emeklilik ödemelerinde zorluklar yaratabileceği öngörülüyor. Katar'ın ise LNG ihracatındaki bir aylık kesinti nedeniyle mali kaybının en az 4 milyar dolar olması bekleniyor.

Küba'da şebeke çöktü milyonlar karanlıkta kaldı: Trump'tan 'ilhak' sinyali Haber

Küba'da şebeke çöktü milyonlar karanlıkta kaldı: Trump'tan 'ilhak' sinyali

Küba genelinde dün itibarıyla başlayan ve milyonlarca vatandaşı etkileyen büyük ölçekli enerji kesintisi, ülkenin ulusal elektrik şebekesinde meydana gelen tam kapasiteli çöküşle derinleşti. Enerji ve Madenler Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada, sistemde "tam bir kopma" yaşandığı kaydedilirken, şebeke devreden çıktığı esnada faal olan ünitelerde herhangi bir teknik arıza tespit edilmediği vurgulandı. Hükümet yetkilileri, sistemin neden devre dışı kaldığına ilişkin geniş kapsamlı bir inceleme başlattı. Enerji ve Madenler Bakanlığı Elektrik Direktörü Lazaro Guerra, devlet medyasında yer alan beyanatında, teknik ekiplerin stratejik öneme sahip termoelektrik santralleri tekrar işler hale getirmek için yoğun çaba sarf ettiğini belirtti. Sürecin hassasiyetine dikkat çeken Guerra, "Aksaklıkları önlemek için bunun kademeli olarak yapılması gerekiyor. Çünkü sistemler, çok zayıf olduğu için arızaya daha yatkın olur" ifadelerini kullanarak restorasyon sürecindeki risk faktörlerine işaret etti. Elektrik şebeke işletmecisi UNE ise eyalet ve şehir merkezlerinde enerji akışının kontrollü şekilde verilmeye başlandığını duyurdu. ADADA ENERJİ KRİZİ KRONİKLEŞİYOR Yaklaşık 10 milyon nüfusa ev sahipliği yapan ada ülkesinde yaşanan bu son gelişme, son dört ay içerisindeki üçüncü büyük şebeke felaketi olarak kayıtlara geçti. İthal yakıta olan bağımlılığı nedeniyle enerji arzında zorluk yaşayan Küba'da, son üç ayda ülkeye herhangi bir petrol sevkiyatının ulaşmadığı bizzat Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel tarafından dile getirilmişti. Bu durum, adadaki enerji altyapısının sürdürülebilirliğini ciddi şekilde tehdit ediyor. TRUMP: "KÜBA'YI ALMA ONURUNUN BANA AİT OLACAĞINA İNANIYORUM" ABD ile Küba arasındaki diplomatik tansiyon, Beyaz Saray'dan gelen sert açıklamalarla yeni bir boyuta taşındı. ABD Başkanı Donald Trump, Küba'nın ekonomik ve siyasi olarak yolun sonuna geldiğini savunarak, adanın mevcut rejim altındaki son günlerini yaşadığını iddia etti. Beyaz Saray'da gazetecilerin sorularını yanıtlayan Trump, Küba'nın coğrafi potansiyeline atıfta bulunarak, "Küba başarısız bir ülke. Paraları yok, petrolleri yok, hiçbir şeyleri yok. Güzel toprakları, güzel manzaraları var. Güzel bir ada. Bence Küba sonu görüyor. Hayatım boyunca ABD ile Küba'yı duydum. ‘Amerika ne zaman yapacak?' sorusunu duydum. Küba'yı alma onurunun bana ait olacağına inanıyorum. Bu büyük bir onur olurdu" şeklinde konuştu. Trump ayrıca, Küba ile görüşmelerin sürdüğünü ancak önceliğin İran meselesinde olduğunu belirtti.

Donald Trump'tan Hürmüz Boğazı mesajı: "Hark Adası’nda kelimenin tam manasıyla her şeyi yok ettik" Haber

Donald Trump'tan Hürmüz Boğazı mesajı: "Hark Adası’nda kelimenin tam manasıyla her şeyi yok ettik"

ABD Başkanı Donald Trump, Trump Kennedy Center Yönetim Kurulu üyeleriyle bir araya geldiği öğle yemeğinde Orta Doğu'daki askeri operasyonlara ilişkin kritik açıklamalarda bulundu. İran'a yönelik hava ve deniz operasyonlarının kararlılıkla sürdüğünü vurgulayan Trump, Tahran yönetiminin balistik füze ve dron kapasitesinin neredeyse tamamen imha edildiğini savundu. Trump, ABD ve İsrail'in 47 yıldır bölgede terör kaynağı olarak gördükleri yapıya karşı tarihi bir adım attığını ifade etti. İran'ın saldırı gücündeki düşüşü rakamlarla paylaşan Trump, "İran’ın balistik füze saldırıları yüzde 90, dron saldırıları yüzde 95 düştü" bilgisini verdi. Üretim tesislerinin hedef alınmaya devam ettiğini belirten Trump, sadece bugün üç stratejik tesisin vurulduğunu ve İran için yeni üretim yapmanın imkansız hale geldiğini dile getirdi. Operasyonların kapsamına dair konuşan ABD Başkanı, "Hark Adası’nda kelimenin tam manasıyla her şeyi yok ettik" diyerek, adadaki petrol sahaları dışındaki tüm askeri ve lojistik yapının devre dışı bırakıldığını açıkladı. HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA MAYIN GEMİLERİNE DARBE Deniz operasyonlarında elde edilen sonuçlara değinen Trump, son bir buçuk hafta içerisinde 100'den fazla İran deniz aracının imha edildiğini ve bunun bir rekor olduğunu söyledi. Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini tehdit eden unsurların temizlendiğini belirten Trump, "Mayın döşeme kapasitesine sahip 30’dan fazla gemi imha edildi. Bildiğimiz kadarıyla bütün mayın gemilerini vurduk. Elbette başka tür gemilere koyup suya bırakabilirler ama bırakıldığını bilmiyoruz. Gerçekten bırakılmış olup olmadığından emin değiliz. Yaparlarsa, bu bir tür intihar olur" uyarısında bulundu. BOĞAZIN GÜVENLİĞİ İÇİN KÜRESEL KOALİSYON ÇAĞRISI Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer güvenliğinin küresel ekonomi için hayati önemde olduğunu hatırlatan Trump, müttefik ülkelere operasyonlara katılma çağrısı yaptı. ABD'nin enerji ihtiyacının çok küçük bir kısmını bu rotadan sağladığını, ancak Japonya, Çin, Güney Kore ve Avrupa ülkelerinin buraya bağımlı olduğunu ifade eden Trump, "Bu nedenle gelip, boğazın güvenliğini sağlama konusunda bize yardım etmelerini istiyoruz" dedi. Bazı ülkelerin destek vermeye başladığını ancak bazılarının çekimser kaldığını belirten Trump, bu süreçte kendilerine destek vermeyen ülkeleri not ettiklerini ve bu durumu Kongre'ye raporlayacağını ekledi. AVRUPA VE NATO MÜTTEFİKLERİNE SERT ELEŞTİRİ Trump, operasyonlara destek vermeyen bazı NATO müttefiklerini isim vermeden eleştirerek, ABD'nin koruma kalkanından yararlanan ülkelerin sorumluluk almaktan kaçtığını savundu. Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile yaptığı görüşmeye 10 üzerinden 8 puan verdiğini belirten Trump, "Mükemmel değil ama Fransa’dan mükemmel beklenilmez" dedi. İngiltere'nin uçak gemisi gönderme talebini geri çevirmesinden duyduğu memnuniyetsizliği dile getiren Trump, "NATO aslında biziz. Putin, Avrupa’dan korkmuyor ama Amerika’dan korkuyor" ifadelerini kullandı. İRAN'A YAPAY ZEKA VE DEZENFORMASYON SUÇLAMASI İran yönetiminin yapay zeka teknolojisini kullanarak dezenformasyon yaydığını iddia eden Trump, Abraham Lincoln uçak gemisinin vurulduğuna dair görüntülerin gerçeği yansıtmadığını söyledi. Tahran'ın "kağıttan kaplan" haline geldiğini savunan Trump, İran'ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney'in sağlık durumu hakkında da spekülasyonların olduğunu, ağır yaralı veya ölmüş olabileceğine dair duyumlar aldıklarını belirtti. Trump, Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin tam olarak sağlanmasının ardından petrol fiyatlarının hızla düşeceğini ve küresel enflasyonun gerileyeceğini sözlerine ekledi.

Donald Trump: 'Savaş bitince petrol fiyatları taş gibi düşecek' Haber

Donald Trump: 'Savaş bitince petrol fiyatları taş gibi düşecek'

ABD Başkanı Donald Trump, Orta Doğu'daki askeri operasyonlar ve enerji piyasalarına dair Amerikan basınına kapsamlı açıklamalarda bulundu. İran'ın stratejik noktalarına yönelik saldırıların bilançosunu paylaşan Trump, bugüne kadar 7 bin hedefin vurulduğunu ve 100’den fazla geminin batırıldığını duyurdu. Tahran yönetiminin anlaşma masasına oturmak istediğini ancak henüz hazır olmadıklarını savunan Trump, ABD'nin askeri üstünlüğünü vurguladı. TRUMP: "TAHRAN'DA PEK ÇOK ALTYAPI TESİSİNİ AYAKTA BIRAKTIM" Operasyonların kapsamına ilişkin detaylar veren Trump, sivil altyapının korunmasına yönelik bilinçli bir tercih yaptıklarını ifade etti. Yeniden inşa sürecinin zorluğuna dikkat çeken Trump, "Tahran'da pek çok altyapı tesisini ayakta bıraktım. Çünkü bunları yok etseydim yeniden inşa edilmesi yıllar sürerdi. Elektrik santrallerini bir saat içinde devre dışı bırakabilirdim ve bu büyük bir travma olurdu. Bu yüzden bu tür şeylerden kaçınmaya çalışıyorum" dedi. HARK ADASI'NDA STRATEJİK MÜDAHALE İran'ın petrol ihracatında kritik öneme sahip olan Hark Adası'na yönelik saldırılara değinen Trump, adanın devre dışı bırakıldığını ancak boru hatlarına dokunulmadığını açıkladı. Tesislerin çevresinde yaklaşık 90 metrelik boşluklar bırakıldığını belirten Trump, "Hark Adası devre dışı bırakıldı. Ancak borular hariç, borulara dokunmadım. Çünkü bildiğiniz üzere bunları kurup bir araya getirmek yıllar süren bir iş" şeklinde konuştu. Trump, adayı tekrar vurma potansiyellerinin olduğunu vurgulayarak, "Onlara açık açık söyledim. Orayı mahvederim" ifadelerini kullandı. "SAVAŞ BİTER BİTMEZ PETROL FİYATLARI TAŞ GİBİ DÜŞECEK" Ekonomik yansımalar ve petrol piyasaları hakkında öngörülerini paylaşan ABD Başkanı, mevcut çatışmaların İran için "küçük bir bedel" olduğunu savundu. Petrol fiyatlarındaki düşüş için savaşın bitişini işaret eden Trump, "Savaş biter bitmez petrol fiyatları taş gibi düşecek" dedi. Sürecin uzun süreceğini düşünmediğini ekleyen Trump, olası bir kara operasyonu sorusuna ise net bir yanıt vermekten kaçınarak, "Bunu söylemek istemiyorum" dedi. İHA VE FÜZE TESİSLERİ HEDEF ALINDI Operasyonların güncel durumuna dair bilgi veren Trump, ABD güçlerinin İran'da insansız hava araçları ve füzelerin üretildiği üç ayrı tesisi vurduğunu açıkladı. İran'ın askeri kapasitesine yönelik saldırıların devam ettiğini belirten Trump, bu hamlelerin bölgedeki askeri dengeleri ABD lehine değiştirdiğini kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.