#Abdullah Öğünç

İLKHABER-Gazetesi - Abdullah Öğünç haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Abdullah Öğünç haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hatay’dan doğa için mücadele çağrısı Haber

Hatay’dan doğa için mücadele çağrısı

Yaban hayvanları, ekosistemimizin dengesini sağlayan, doğanın dengesini koruyan ve gelecek nesillere aktaracağımız en değerli miraslar arasında yer alıyor. Ancak artan kentleşme, kaçak avlanma ve habitat tahribatı, yaban hayvanlarının yaşamını tehdit ediyor. Bu nedenle, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları, doğa koruma projelerini her geçen gün daha da önemseyerek hayata geçiriyor. Her yıl 3 Mart’ta Dünya Yaban Hayatı Günü’nde de doğadaki canlıların korunması ve biyolojik çeşitliliğin önemine dikkat çekiliyor. Hatay’da da çevre ve doğa koruma dernekleri, yaban hayatının sürdürülebilirliği için farkındalık oluşturacak çalışmalara imza atıyor. Hatay Tabiatı Koruma Derneği Başkanı Abdullah Öğünç, Dünya Yaban Hayatı Günü kapsamında yaptığı açıklamada, doğa ve yaban hayatına olan sorumluluğun altını çizdi. Dernek olarak, doğal yaşam alanlarının korunması, yaban hayvanlarının yaşam haklarının savunulması ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakılması için kararlılıkla çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden Öğünç, şunları söyledi: "3 Mart Dünya Yaban Hayatı Günü kutlu olsun. Yaban hayvanları, ekosistemimizin dengesi, biyolojik çeşitliliğimizin teminatı ve geleceğimizin en kıymetli miraslarıdır. Hatay Tabiatı Koruma Derneği olarak, doğal yaşam alanlarının korunması, yaban hayvanlarının yaşam hakkının savunulması ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakılması son derece önemli. Bu özel günde herkesi doğaya karşı daha duyarlı olmaya, yaban hayatını korumaya ve sürdürülebilir bir gelecek için birlikte hareket etmeye davet ediyoruz. Doğa varsa hayat var."

Nadir bir tür bireyi daha araç çarpması sonucu yok oldu Haber

Nadir bir tür bireyi daha araç çarpması sonucu yok oldu

Hatay’ın dağlarında özgürce dolaşan çizgili sırtlanlar, uzun kulaklı çöl kirpisi, kayalık gerbili, saz ve yaban kedisi gibi türler ekosistemin zenginliğini ve biyolojik çeşitliliğini temsil eden türler arasında yer alıyor. Bu türler sadece doğal dengelerin korunmasında rol oynamıyor, aynı zamanda bilimsel araştırmalar ve ekoturizm açısından da büyük önem taşıyor. Nadir hayvanlar, ekosistemdeki karmaşık besin zincirlerinin işleyişi ve doğal ortamların sağlığı için kritik bir işlev görüyor. Her bir türün korunması, doğanın sürekliliğini sağlamak ve gelecek nesillere aktarılacak canlı bir miras bırakmak anlamına geliyor. Çizgili sırtlanlar, kayalık gerbili, uzun kulaklı çöl kirpisi, saz ve yaban kedisi gibi türlerin yaşam alanları, ekolojik dengenin temel taşları arasında yer alıyor. Bu nedenle, nadir türlerin yok olması sadece o türün kaybı değil, tüm ekosistem üzerinde zincirleme etkiler yaratabiliyor. NADİR TÜRLER ÜZERİNDEKİ TEHLİKELER Uzmanlar, bu nadir türlerin yaşamının, birçok doğrudan ve dolaylı tehdit altında olduğunu belirtiyor. Araç çarpması, yol ve altyapı projeleri, habitat kaybı, kaçak avcılık ve çevresel kirlilik, bu canlıların hayatta kalmasını zorlaştırıyor. Özellikle çizgili sırtlan ve diğer bazı nadir türler, ekolojik geçişlerin yetersizliği nedeniyle tehlikeli yol kesişimlerinden geçmek zorunda kalıyor. Biyolojik çeşitliliğin korunması için ekolojik köprüler, yaban hayatı geçiş alanları ve koruma bölgelerinin yaygınlaştırılmasının kritik önemde olduğuna işaret eden uzmanlar, “Nadir türler korunmadığı sürece hem doğanın dengesi hem de insan güvenliği ciddi şekilde tehlikeye giriyor” diyor. Hatay'daki nadir türlerden olan çizgili sırtlan bireyinin araç çarpması sonucu yok olması, bu tehlikelere örnek oluşturduğunu belirten Hatay Tabiatı Koruma Derneği Başkanı Abdullah Öğünç, “Yolların güvenliği ile biyolojik çeşitliliğin korunması arasındaki gerilimin trajik bir örneği olarak, nadir bir türümüz daha araç çarpması sonucu yok oldu” dedi. Öğünç, şunları söyledi: "Nadir türler, doğanın görünmez zenginlikleri ve ekosistemin vazgeçilmez parçalarıdır. Onları kaybetmek sadece tür çeşitliliğinin azalması demek değil, aynı zamanda ekosistemin dayanıklılığının zayıflaması anlamına gelir. Bu nedenle her bir nadir türün korunması, doğanın sürekliliğini ve gelecek nesillere aktarabileceğimiz bir mirası korumak demektir."

Kabuk böceği alarmı: Hatay’daki ağaç kesimlerinin perde arkası Haber

Kabuk böceği alarmı: Hatay’daki ağaç kesimlerinin perde arkası

Hatay’da bazı ormanlık alanlarda Orman İşletme Müdürlüğü tarafından “mücbir sebepli” olarak değerlendirilen ağaç kesimleri yapılması, kamuoyunda tartışma ve kaygılara yol açmıştı. Yetkililer ve uzmanların saha gözlemlerine göre, söz konusu alanlarda Akdeniz çam kabuk böceği, orman bahçıvanı ve ince dal kabuk böceği gibi zararlı türlerin varlığı tespit edildi. Özellikle kuraklık, aşırı sıcaklık ve su stresi nedeniyle direnci zayıflayan ağaçlarda bu böceklerin hızla çoğalabildiği ifade edildi. Uygun koşullar oluştuğunda birden fazla zararlı türün aynı ağaç üzerinde görülebileceği de belirtildi. Uzman görüşlerine göre bu tür durumlarda öncelik, tek tek ağaçları kurtarmaktan ziyade sağlıklı ağaçların korunmasına veriliyor. Bulaş ya da kuruma sürecine girmiş ağaçların erken dönemde sahadan çıkarılması, zararlıların yayılımını durdurmada en etkili yöntemlerden biri olarak gösteriliyor. Ancak müdahalelerin yalnızca hastalıklı veya kuruyan ağaçlarla sınırlı kalması, sürecin şeffaf biçimde yürütülmesi ve sahada düzenli izleme yapılması gerektiği vurgulanıyor. Öte yandan uzmanlar, iklim değişikliğinin etkilerinin artmasıyla birlikte ağaçlandırma politikalarında yeni bir yaklaşımın zorunlu hale geldiğine dikkat çekiyor. Aynı alanların tekrar tekrar aynı türlerle ağaçlandırılması yerine, kuraklığa daha dayanıklı türlerin ve uygun tür karışımlarının tercih edilmesi gerektiği belirtiliyor. “Doğru yerde doğru tür” ilkesinin güçlendirilmesiyle hem ağaçlandırma çalışmalarının ormanları korumada başarı oranını artıracağı hem de böcek ve kuraklık kaynaklı kayıpların azaltılabileceği ifade ediliyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Hatay Tabiatı Koruma Derneği Başkanı Abdullah Öğünç, “Ormanlarımız hepimizin ortak değeri. Zararlı organizmalarla mücadele bilimsel veriler ışığında ve zamanında yapılmadığında, çok daha geniş alanlarda kayıplar yaşanabiliyor. Bu nedenle teknik müdahalelerin uzman denetiminde gerçekleştirilmesi büyük önem taşıyor” dedi. Öğünç, “Bizler doğayı korumaya yönelik her adımın şeffaflık, bilimsel planlama ve toplumsal bilgilendirme ilkeleri çerçevesinde yürütülmesini savunuyoruz. Sürecin hem doğanın korunması hem de kamu vicdanının rahatlatılması adına yakından takipçisi olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Hatay’da milyonda bir görüntü: Çizgili sırtlan kurtların arasından geçti Haber

Hatay’da milyonda bir görüntü: Çizgili sırtlan kurtların arasından geçti

Bölgenin zengin biyolojik çeşitliliğini koruma ve yaban hayatını izleme çalışmalarında öncü rol üstlenen Hatay Doğayı ve Tabiatı Koruma Derneği yöneticilerinin öncülüğünde kırsal alanlara yerleştirilen fotokapanlara yansıyan görüntüler, zaman zaman şaşkınlık yaratıyor. Derneğin farklı zamanlarda kaydettiği görüntüler, kentin yaban hayatının tespiti ve izlenmesi açısından büyük önem taşıyor. Bir süre önce bölgede karasal memeliler listesine 69. sıradan dahil edilen uzun kulaklı çöl kirpisi, tilki, kurt ve engerek yılanı gibi türlerin kayda girdiği fotokapanlar, her geçen gün şaşkınlık yaratacak yeni görüntüler yakalamaya devam ediyor. Hatay’ın doğal dengesinin ne kadar zengin olduğunu bir kez daha gözler önüne seren son kayıtta ise kurt grubunun arasından geçen çizgili sırtlan kareleri yer aldı. Bu kayıt, yalnızca türlerin varlığını yeniden belgelemekle kalmayıp, ekosistemin sağlıklı işleyişini gözlemlemek açısından da önemli veriler sağladı. Bu görüntüler, Hatay’ın doğal dengesinin ne kadar zengin olduğunu belgeleyen yeni kanıt olarak hafızalarda yer etti. Özellikle nesli tehlike altında olan Hatay dağ ceylanları başta olmak üzere, doğada yaşayan diğer canlıların korunmasına yönelik çalışmalar sürdüren Hatay Doğayı ve Tabiatı Koruma Derneği Başkanı Abdullah Öğünç, fotokapan çalışmalarının önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Fotokapan çalışmaları yalnızca türleri tespit etmekle kalmıyor, bölgedeki ekosistemin genel durumu hakkında da bize çok kıymetli bilgiler veriyor. Dağ ceylanından kurda, engerek yılanından çizgili sırtlana kadar onlarca canlının verileri, bilgi bankamıza işleniyor. Doğayı ve doğadaki bu canlıları koruma adına yaptığımız çalışmaları kararlılıkla sürdüreceğiz.” Öğünç, çizgili sırtlanın kurtların arasından geçişine dair görüntülerle ilgili ise şunları söyledi: “Böylesi bir kayıt ancak Hatay’dan çıkardı ve çıktı da. Fotokapanlarımızca kayda giren kurt grubu ve bu grubun içinden geçen çizgili sırtlan görüntüleri muhteşem. Bence bu bölgede böyle bir kayıt milyonda bir ihtimaldi ve de oldu.”

Mesire alanındaki ağaç kesiminin perde arkası Haber

Mesire alanındaki ağaç kesiminin perde arkası

Duyarlı vatandaşlardan gelen “Kırıkhan Mesire Alanı'nda yine ağaçlar kesiliyor” ihbarlarının ardından, Hatay Tabiatı Koruma Derneği yöneticileri tarafından acil saha incelemesi yapıldı. İncelemeler kapsamında hem bölge yerinde değerlendirildi hem de ilgili kurum ve yetkililerle görüşmeler gerçekleştirildi. Elde edilen bilgilere göre, Kırıkhan özelinde son dört yıldır yaşanan ciddi yağış azlığı nedeniyle kızılçam ağaçlarında yoğun kuruma meydana geldi. Kuruyan ağaçların, Akdeniz çam kabuk böceği, orman bahçıvanı ve ince dal kabuk böceği gibi zararlılar için uygun bir yaşam alanı oluşturduğu belirlendi. Uzmanlar, bu zararlıların sağlam ağaçlara sıçramasını önlemek amacıyla kuruyan ağaçların hızla kesilerek sahadan uzaklaştırılmasının zorunlu olduğunu ifade etti. Öte yandan Kırıkhan Orman İşletme Şefliği tarafından zararlılarla mücadelede feromon tuzakları, tuzak ağaçlar ve tuzak istifleri gibi bilimsel yöntemlerin de eş zamanlı olarak uygulandığı öğrenildi. Kesim çalışmalarının ardından oluşan alanların fidanlarla yeniden buluşturulacağı ve mesire alanının ekolojik dengesinin korunacağı bildirildi. Hatay Tabiatı Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Öğünç, konuya ilişkin ilkhaber-gazetesi.com’a yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı: “Vatandaşlarımızdan gelen her ihbarı son derece ciddiye alıyoruz. Bu nedenle Kırıkhan Mesire Alanı’nda yaşanan süreci yerinde inceledik. Bu kez yapılan kesimlerin doğaya zarar vermek için değil, aksine ağaçları zararlılardan kurtarmak amacıyla gerçekleştirildiğini net bir şekilde gördük. Kuruyan ağaçların sahadan uzaklaştırılması, böcek popülasyonunun artmasını önlemek açısından hayati öneme sahip. Kesim sonrası alanların yeniden fidanlarla yeşillendirilecek olması da bizim için önemli bir güvencedir. Hatay Tabiatı Koruma Derneği olarak sürecin yakın takipçisi olmaya devam edeceğiz. Bu hassas çalışmaları nedeniyle Kırıkhan Orman İşletme Şefliği yöneticileri teşekkür ediyoruz.”

Dağ ceylanı kamufle oldu, tilki, kurt ve engerek kayda girdi Haber

Dağ ceylanı kamufle oldu, tilki, kurt ve engerek kayda girdi

Hatay Doğayı ve Tabiatı Koruma Derneği, bölgenin zengin biyolojik çeşitliliğini koruma ve yaban hayatını izleme çalışmalarında öncü rol üstleniyor. Dernek, özellikle nesli tehlike altında olan Hatay dağ ceylanları başta olmak üzere, doğada yaşayan diğer canlıların korunmasına yönelik çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Dernek bünyesinde yürütülen fotokapan çalışmaları da kentin yaban hayatının tespiti ve izlenmesi açısından büyük önem taşıyor. Hatay’daki karasal memeliler listesine 69. sıradan dahil edilen uzun kulaklı çöl kirpisi de fotokapan kayıtları sayesinde tespit edilmişti. Bu kayıtlar, türlerin varlığını belgelemekle kalmayıp, ekosistemin sağlıklı işleyişini gözlemlemek için de önemli veriler sağlıyor. Derneğin kırsal alanlardaki foto kapanlarına son olarak kamufle olmuş bir dağ ceylanı, bir tilki, kurt ve hatta bir engerek yılanı görüntüleri de yansıdı. Bu kayıtlar, Hatay’ın doğal dengesinin ne kadar zengin ve kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Hatay Doğayı ve Tabiatı Koruma Derneği Başkanı Abdullah Öğünç, konuyla ilgili olarak şunları söylüyor: “Fotokapan çalışmalarımız, yalnızca türleri tespit etmekle kalmıyor, ekosistemimizin sağlığı hakkında bize değerli bilgiler veriyor. Dağ ceylanından kurda, engerek yılanından diğer tüm canlılara kadar her tür, Hatay’ın doğasının vazgeçilmez bir parçasıdır. Amacımız, bu dengeyi korumak ve gelecek nesillere aktarmaktır. Doğayı korumak hepimizin sorumluluğudur ve bu bilinçle çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”

Volkanik miras tehlikede: Hassa’nın doğal hazinesi alarm veriyor Haber

Volkanik miras tehlikede: Hassa’nın doğal hazinesi alarm veriyor

Türkiye’nin en dikkat çekici jeolojik alanlarından biri olan Hatay’ın Hassa Volkanik Bölgesi, sahip olduğu eşsiz doğal ve biyolojik zenginlikleriyle bilim insanlarının ve çevre gönüllülerinin ilgisini çekiyor. Bölge hem oluşum süreci hem de barındırdığı nadir canlı türleriyle ülkenin en özel doğa miraslarından biri olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, bölgenin binlerce yıl önce gerçekleşen volkanik faaliyetlerle şekillendiğini, bu süreçte ortaya çıkan lav konileri, kraterler ve bazaltik yapının doğada benzersiz bir mozaik oluşturduğunu belirtiyor. Hassa Volkanik Bölgesi, sadece jeolojik açıdan değil, endemik bitki türleri, yabani zeytin ağaçları ve zengin su kaynaklarıyla da ekolojik bir hazine olarak değerlendiriliyor. Bölgedeki yabani zeytin ağaçlarından elde edilen doğal zeytinyağının, hem aromatik kalitesi hem de genetik çeşitliliği açısından büyük önem taşıdığı vurgulanıyor. Ayrıca yer altı ve yer üstü su kaynaklarının zenginliği, bölgenin sürdürülebilir ekoturizm açısından büyük bir potansiyel taşıdığını ortaya koyuyor. Hatay Tabiatı Koruma Derneği Başkanı Abdullah Öğünç, ilkhaber-gazetesi.com’a yaptığı açıklamada, bölgenin korunması gerektiğini söyledi. Öğünç, “Hassa Volkanik Bölgesi, benzersiz jeolojik yapısı, nadir ve nesli tehlike altında bulunan canlı türleri, çok özel yabani zeytin ağaçları ve bundan elde edilen zeytinyağı, zengin yer altı ve yer üstü su kaynakları bakımından mutlaka ama mutlaka koruma altına alınıp ekoturizme kazandırılması gereken Hatay'ın muhteşem bölgesi. Bu eşsiz bölge için ‘Aman ha aman’ diyorum. Sonra ‘ah vah’ dememek, sonra ‘keşke’ dememek ve gözyaşı dökmemek için buralara gözümüz gibi sahip çıkalım” dedi. Abdullah Öğünç, bölgenin plansız yapılaşma, madencilik faaliyetleri veya kontrolsüz tarımsal uygulamalardan korunması gerektiğine dikkat çekerek, “Bu alan sadece Hatay için değil, Türkiye'nin doğa mirası için de paha biçilemez bir değere sahip. Eğer bugünden önlem almazsak, geri dönüşü olmayan kayıplar yaşayabiliriz. Hassa Volkanik Bölgesi’nin jeopark statüsüne kavuşması ve kontrollü ekoturizm faaliyetleriyle yerel halkın da bu süreçten ekonomik olarak fayda sağlaması son derece önemli” ifadelerini kullandı.

Abdullah Öğünç: Her vatandaş doğanın bir savunucusu olmalı Haber

Abdullah Öğünç: Her vatandaş doğanın bir savunucusu olmalı

Hatay Tabiatı ve Doğayı Koruma Derneği Başkanı Abdullah Öğünç, Mustafa Kemal Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin davetlisi olarak katıldığı etkinlikte öğrencilere ve akademisyenlere “Çevre Mücadelesinde Sivil Toplum Örgütlerinin Önemi, Ülke ve Hatay İlinin Biyolojik Çeşitliliği” konulu bir sunum gerçekleştirdi. Etkinlikte Öğünç, çevre sorunlarıyla mücadelede sivil toplum örgütlerinin hayati bir rol üstlendiğini belirterek, doğa koruma bilincinin toplumun tüm kesimlerine yayılması gerektiğini vurguladı. Abdullah Öğünç konuşmasında, Türkiye’nin, biyolojik çeşitlilik açısından dünyanın en zengin ülkelerinden biri olduğunu, üç farklı iklim kuşağının kesiştiği bu coğrafyada binlerce bitki ve hayvan türünün yaşadığını söyledi. Türkiye’de yalnızca bu topraklara özgü endemik türlerin varlığına dikkat çeken Öğünç, “Bu zenginliğin korunması, sadece devlet kurumlarının değil, her bireyin ve her kurumun ortak sorumluluğudur” dedi. Öğünç, özellikle Hatay’ın biyolojik çeşitliliğine değinerek kentin Akdeniz, Anadolu ve Orta Doğu ekosistemlerinin kesişim noktasında bulunduğunu ifade etti. Hatay’ın endemik bitkiler, kuş türleri ve memeliler açısından önemli bir ekolojik merkez olduğunu belirten Öğünç, özellikle nesli tehlike altında olan dağ ceylanlarının (Gazella gazella) korunması için dernek olarak uzun yıllardır yürüttükleri çalışmalardan bahsetti. Öğünç, Hatay Tabiatı Koruma Derneği’nin dağ ceylanlarının yaşam alanlarının tespiti, izlenmesi ve korunması konusunda hem bilimsel hem de toplumsal farkındalık odaklı projeler yürüttüğünü dile getirdi. Öğünç, bu kapsamda bölgede kaçak avcılığın önlenmesi, yerel halkın bilinçlendirilmesi ve ekoturizmin teşviki için çok yönlü çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Derneğin yapılanmasına ve faaliyetlerine de değinen Abdullah Öğünç, gönüllülük esasına dayalı olarak çalışan derneğin, çevre koruma bilincinin yerel yönetimlerden eğitim kurumlarına kadar yaygınlaşması için çok sayıda projeyi hayata geçirdiğini söyledi. Öğünç, “Bizim mücadelemiz sadece bugünün doğasını değil, gelecek kuşakların yaşam hakkını da koruma mücadelesidir. Bu nedenle üniversiteler, sivil toplum örgütleri ve bireyler arasındaki iş birliği büyük önem taşımaktadır” dedi. Etkinliğin sonunda Öğünç, katılımcıların yoğun ilgisinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Nazik davetleri ve samimi tutumları için Özden Toprak ve Azra Nazlı’ya teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.