#Adalet Bakanı Yılmaz Tunç

İLKHABER-Gazetesi - Adalet Bakanı Yılmaz Tunç haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Adalet Bakanı Tunç: Suça karışan çocuklarla ilgili düzenleme meclise gelecek Haber

Adalet Bakanı Tunç: Suça karışan çocuklarla ilgili düzenleme meclise gelecek

Mattia Ahmet Minguzzi, Kadıköy bit pazarında uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybettikten sonra, ölümünün yıl dönümünde Sultanahmet Camii’nde düzenlenen Mevlid-i Şerif ile anıldı. Programa Minguzzi ailesi, yakınları ve Adalet Bakanı Yılmaz Tunç katıldı. Mevlid programı sonrası konuşan Adalet Bakanı Tunç, “Sultanahmet Camii’nde Mattia Ahmet Minguzzi'nin vefatının yıl dönümünde dualar ettik, ailesiyle birlikteydik. Onu bir kez daha rahmetle andık. Allah rahmet eylesin, ailesine sabır diliyorum. Dün de Atlas evladımızın ailesini ziyaret ederek taziye dileklerimizi ilettik ve soruşturma süreci hakkında bilgi verdik. Mattia Ahmet ve Atlas gibi hunharca katledilen evlatlarımız milletçe hepimizi derinden yaraladı. Hepsinin ailelerine sabır diliyoruz” dedi. "SUÇA KARIŞAN ÇOCUKLAR KONUSUNDA DÜZENLEME, KOMİSYON ÇALIŞMALARI BİTTİKTEN SONRA MECLİSE GELECEK" Yaşanan cinayetler sonrasında suça sürüklenen çocuklar konusunun bir kez daha ülke gündemine geldiğini vurgulayan Bakan Tunç, "Burada özellikle çocukların 18 yaşından küçüklerin cezalandırılması ile ilgili hususlar Türk Ceza Kanunu'nun 31. Maddesinde düzenlenmiş hususlar. Bununla ilgili olarak Türkiye'nin uygulaması 3 kademeden müteşekkil. 12 yaşından öncekilerin ceza sorumluluğu yok, çocuklara özgü tedbirler uygulanıyor. 12-15 yaş grubunda yarı yarıya indirim söz konusu. 15-18 yaş grubunda da 3'te 1 indirim söz konusu. Kasten öldürme suçlarında da yine ağırlaştırılmış müebbet suçlarında 24 yıla kadar 15-18 yaş grubu için, 12-15 yaş grubu için de 15 yıla kadar ceza verilebiliyor. Diğer ülke uygulamalarına baktığınızda benzer uygulamalar var. Bazı ülkelerde 15 yaş altında ceza sorumluluğu yok. Geldiğimiz noktada özelikle çocukların bu suçlara iştirak etmemesi anlamında hem caydırıcılığı sağlamak hem mevzuatımızı yeniden değerlendirme yapma ihtiyacı olduğu açık. Bu anlamda biz meclis grubumuza bir taslak üzerinde çalışmıştık. Özellikle bu yaş grubu ile ilgili çocukların suça karışması durumunda suçun işleniş şekli, çocuğun suç işleme eğilimi, geçmişteki sabıka kaydı durumları, kastın yoğunluğu gibi hususlar göz önünde bulundurularak her dosya bazında hakimlere bir takdir yetkisi verilebilmesi gerekir düşüncesiyle bir taslak çalışmasında bulunmuştuk. Meclis grubumuz bunu değerlendirdi. Diğer siyasi partilerle de görüşüldü. Bir mutabakata varıldı. Özellikle çocukları suça sürükleyen nedenlerin belirlenmesi, bu nedenlerin ortadan kaldırılması ve alınması gereken tedbirler bakımında etraflıca bir araştırma yapılması ve sonucuna göre bir kanun değişikliği gerekir düşüncesi hasıl oldu meclisimizde. Şu anda bu komisyon çalışmalarını sürdürüyor. Komisyonun çalışmaları bittikten sonra oluşacak rapora göre meclisimizde bu yasal düzenlemeler gündeme gelecektir" şeklinde konuştu. 11. Yargı Paketi'nde suça sürüklenen çocuklarla ilgili bir düzenlemenin yasalaştığına dikkat çeken Bakan Tunç, "Çocukların örgüt suçlarında kullanılması durumunda örgüt yöneticilerine ve örgüt üyelerine verilecek cezaların yarı oranında arttırılması ile ilgili düzenleme 11. Yargı Paketinde yasalaştı. TCK 31. maddesindeki ceza süreleri ile ilgili düzenleme komisyon çalışmalarından sonra gerçekleştirilecek. Her iki evladımızın ve diğer çocuklarımızla ilgili davalar devam ediyor. Atlas Çağlayan'ın ailesi ile de görüştüm. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nda soruşturma devam ediyor. Orada 12-15 yaş grubunda suçu işleyen. Soruşturmayı titizlikle takip ediyoruz. Sosyal medya üzerinden Çağlayan ailesini tehdit edenlerle ilgili 4 kişi tespit edildi ve tutuklandı. Yine Ahmet Minguzzi'nin ailesi sosyal medyadan tehdit edilmişti. Aileyi tehdit eden 3 kişi, mezarı tahrip eden 1 kişi 5 yıla kadar cezalarla cezalandırıldılar" diye konuştu. "HASSASİYETİMİZ BÜYÜK, ÇOCUKLARIMIZI KORUMAMIZ LAZIM" Suça sürüklenin çocuklar konusunda titizlikle çalıştıklarını vurgulayan Bakan Tunç, "Burada hassasiyetimiz son derece büyük. Çocuklarımızı korumamız lazım. Çocukları hem sosyal medyanın etkilerinden hem de onların suça bulaşmaması anlamında gerekti tedbirlerin gerek aileler, gerek devletin ilgili kurumları tarafından hassasiyetle alınması lazım. Çocukların korunması ile ilgili olarak elbette bütün dünyada bu önemli bir sorun. Türkiye'de özellikle çocuk koruma kanunu 2005 yılında yürürlüğe girmişti. Anayasamızda çocukların korunması ve çocuk istismarının önlenmesi ile ilgili anayasal düzenlemeler hayata geçirildi. Anayasal ve yasal düzenlemelerin özellikle uygulamaya yansıtılması noktasında hassasiyetimizi devam ettiriyoruz. Soruşturmaları yakından takip ediyoruz. Bir kez daha Ahmet Minguzzi evladımıza, Atlas Çağlayan evladımıza, bu şekilde hunharca katledilen çocuklarımıza Allah'tan rahmet diliyorum. Ailelerin acısı büyük. Annelerin acısı büyük. Onların hassasiyetini saygıyla karşılıyoruz. O hassasiyete uygun tedbirlerin alınması ve kanunların yapılması konusundaki hassasiyetimizi de koruyoruz" açıklamalarında bulundu. YASEMİN MİNGUZZİ: "ACI İLE BERABER ÖFKEM ARTIYOR. BU İŞİN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIM" Mattia Ahmet Minguzzi'nin annesi Yasemin Minguzzi ise, "Benim için çok zor bir gün. Çünkü aslında tam bu saatlerde Ahmet'in beyin ölümünün gerçekleştiği haberini doktordan aldığım dakikalar. Bir anne olarak çok zor ve yıkıcı. Gidişi çok ağır oldu. Sonrasında biliyorsunuz mücadelemize devam ettik. Şu an 1 yıl oldu. Çocuklarımız için hep savaştık. Umarım adalet gecikmez artık. Sadece Atlas değil bir sürü evladımızı kaybettik. Kaybetmeye devam ediyoruz. Acı ile beraber öfkem artıyor. Her zaman söylüyorum bu işin peşini bırakmayacağım. Ayrıca biliyorsunuz 2 tane beraat var. Onlar mutlaka içeri girmeli. Bunu kabul etmiyoruz. İnşallah güzel şeyler olacak. Adalet Bakanı ve Cumhurbaşkanımızla görüşmüştük onlardan sözünü aldık" ifadelerini kullandı.

12. YARGI PAKETİ NE ZAMAN MECLİS’TE? AF VE İNFAZ DÜZENLEMESİ OLACAK MI? Haber

12. YARGI PAKETİ NE ZAMAN MECLİS’TE? AF VE İNFAZ DÜZENLEMESİ OLACAK MI?

12. Yargı Paketi, hukuk yargılamalarında etkinliği artırmayı ve uzun süren davaların hızlanmasını amaçlayan düzenlemelerle gündemde. Af ve infaz düzenlemesi iddiaları kamuoyunda merak edilirken, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, paketin öncelikle yargı sürecini iyileştirmeye odaklandığını belirtti. 12. YARGI PAKETİ TBMM’YE GELDİ Mİ? Adalet Bakanlığı, 12. Yargı Paketi için teknik çalışmaları tamamladı. Paket, AK Parti Grup Başkanlığı tarafından TBMM Başkanlığı’na sunulacak ve yılın ilk çeyreğinde Meclis gündemine gelmesi bekleniyor. BAKAN TUNÇ’TAN SON AÇIKLAMALAR Bakan Tunç, kanun yolunu ilgilendiren düzenlemelere dikkat çekerek, bozma sonrası dosyaların öncelikli incelenmesi ve görev yönünden kararların bozulmasının önüne geçilmesini amaçladıklarını söyledi. Ayrıca 18 yaş altı suç işleyen çocuklarla ilgili araştırma komisyonu kurulduğunu belirtti. “12. Yargı Paketi, infaz düzenlemesi ya da genel af içermiyor. Paket, hukuk yargılamalarının etkinliğini artırmak ve yargıda gecikmeleri önlemek için düzenlemeler içeriyor” diyen Tunç, noter yardımcılığı sistemi, arabuluculuk ve çekişmesiz yargı işlemlerine yönelik önemli yenilikler olacağını açıkladı. 12. YARGI PAKETİ İÇERİĞİ NELER? Uzun süren davaların hızlandırılması Duruşmaların sadeleştirilmesi Arabuluculuk sisteminin etkinleştirilmesi Noter yardımcılığı sistemi ve çekişmesiz yargı işlemleri Kanun yoluyla ilgili reform ve bozma sonrası dosyaların öncelikli incelenmesi AF VE İNFAZ DÜZENLEMESİ VAR MI? Bakan Tunç, yeni paketle genel af veya infaz düzenlemesi olmayacağını net biçimde açıkladı. 10. ve 11. Yargı Paketleri, ceza adalet sistemine yönelik düzenlemeler içerirken, 12. Yargı Paketi tamamen hukuk yargılamalarının hızlanmasına odaklanıyor.

Adalet Bakanı Tunç'tan "deprem davalarına" ilişkin açıklama Haber

Adalet Bakanı Tunç'tan "deprem davalarına" ilişkin açıklama

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Adalet Bakanlığı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca Afyonkarahisar'daki termal otelde düzenlenen Kanun Yolu Uygulamaları Programı'nda 6 Şubat depremlerinin 3. yılı vesilesiyle yitirilen canlara Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır dileğinde bulundu. Millete bir daha böyle acılar yaşatmaması için Allah'a dua eden Tunç, "Başta 11 ilimiz olmak üzere, ülkemizin dört bir yanında hissedilen bu büyük acı, her bir can kaybıyla toplumsal hafızamıza kazınmıştır. Bu süreç, milletimizin dayanışma ruhunu, birlik ve beraberlik iradesini de açıkça ortaya koymuştur. Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliğinde, yaraları sarmayı, umutları yeşertmeyi ve şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırmayı en temel görevimiz bildik." diye konuştu. Tunç, Bakanlık olarak 6 Şubat depremlerinin ardından hızla harekete geçtiklerini, adalet hizmetlerinin kesintisiz sürdürülmesi amacıyla 7 gün 24 saat esasına göre çalışan kriz merkezini kurduklarını söyledi. Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Hakimler ve Savcılar Kurulu kararlarıyla yargısal süreleri durdurarak hukuki güvenliği teminat altına aldıklarını belirten Tunç, böylelikle hak kayıplarının önüne geçtiklerini dile getirdi. Tunç, hakim, savcı ve adalet personelinin gönüllülük esasıyla bölgeye intikal ettiğini, "kardeş adliye" uygulamasıyla barınma, tahliye ve psikolojik destek hizmetlerini sağladıklarını anlattı. Adli tıp hizmetlerini de seferberlik anlayışıyla yürüttüklerine dikkati çeken Tunç, kayıpların kimlik tespitlerini bilimsel yöntemlerle titizlikle tamamladıklarını söyledi. "BUGÜNE KADAR 2 BİN 673 KİŞİ HAKKINDA DAVA AÇILDI" Bakan Tunç, depremler sonrası bölgede artan iş yükünü karşılamak amacıyla yargı teşkilatının güçlendirildiğini anlattı. "İlk günler kendi araçlarında, çadırlarda bu görevleri yapmaya çalıştılar, fedakarca çalıştılar." diyen Tunç, sözlerini şöyle sürdürdü: "Cezaevi kurtarma personelimiz CEKUT, o zaman Kahramanmaraş bölgesinde enkazdan canları kurtarmak için çalıştılar ve Kahramanmaraş'ta 41 canımızı enkaz altından kurtarmayı başardılar. Depremler sonrası bölgede 731 adli, 28 idari olmak üzere toplam 759 ilk derece mahkemesinin kurulmasını sağladık. Ayrıca bölgede 27 bölge adliye mahkemesi dairesi ve 17 bölge idare mahkemesi dairesi olmak üzere toplam 44 istinaf dairesinin de kurulmasını sağladık. Yargının kapasitesini artırarak özellikle idari yargı ile hukuk ve ceza yargılamalarında artan iş yükünü karşılayacak dairelerin kurulmasını ve hakimlerin atanmasını sağladık." Yargı mensuplarının büyük fedakarlık gösterdiğini vurgulayan Tunç, "Deprem ceza yargılamaları kapsamında bugüne kadar 2 bin 673 kişi hakkında dava açıldı. Elbette ki büyük bir afet, dünya tarihinin en büyük depremiyle karşı karşıya kaldık." dedi. Yıkılan konutlarla ilgili sorumluluk ve kusur varsa bunu tarafsız ve bağımsız yargının tespit edeceğini dile getiren Tunç, şu bilgileri paylaştı: "Bilirkişilerin verdiği raporlar, hakimlerimizin vereceği kararlarda da etkili oluyor. Bu anlamda da 2 bin 673 kişi hakkında dava açıldı. 202 kişi hakkında da 1 yıldan 21 yıla kadar değişen süreli hapis cezaları verildi. Halihazırda 142'si tutuklu, 59'u hüküm özlü olmak üzere toplam 201 kişi, ceza infaz kurumlarında deprem soruşturmaları yargılamaları nedeniyle bulunuyor. 949 kişi hakkında da adli kontrol kararı bulunuyor. Soruşturma aşamasında 949, kovuşturma aşamasında 2 bin 673 kişi hakkında süreç devam ediyor." Tunç, hukuk mahkemelerinde de deprem kaynaklı 64 bin 663 davanın açıldığını belirterek, "Bu davalardan 58 bin 149'u ilk derecede karara bağlandı yani yüzde 90'ı ilk derecede karara bağlandı. Bunun 5 bin 655'inde istinaf yoluna başvuruldu, orada da yüzde 61'i karara bağlanmış durumda. Hukuk mahkemelerindekilerin çoğu istinafa gitmeden kesinleşen kararlar olduğu için burada yüzde 90 kesinleşme durumu söz konusu oldu. Şu anda ilk derece hukuk mahkemelerinde depremle ilgili derdest dosya sayısı 8 bin 688." ifadelerini kullandı. İDARİ YARGIDA 86 BİN 467 DAVA KARARA BAĞLANDI Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının uyguladığı projelerin gecikmeksizin gerçekleştirilmesinin önemini vurgulayan Tunç, inşa süreçlerinin aksamaması için idari yargı süreçlerinin bir an önce sonuçlanmasının gereğine işaret etti. Tunç, idari yargıda 119 bin 957 dava açıldığını, bugüne kadar 86 bin 467'sinin karara bağlandığını dile getirdi. Depremin üzerinden 3 yıl geçtiğini, bunu unutmanın mümkün olmadığını ifade eden Tunç, "Acılarımız çok büyük oldu. Milletçe bir taraftan bu afeti yaşarken ama bir taraftan da milli birlik ve beraberlik ruhu içinde, her düşünceye mensup insanın, sivil toplum kuruluşlarının, devletimizin tüm kuruluşlarının, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyük bir koordinasyon içinde şehirlerimiz yeniden ayağa kaldırıldı. Depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza bir kez daha Allah'tan rahmet diliyorum." diye konuştu. Tunç, Yargıtay ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tarihsel kökleri itibarıyla Osmanlı Devletinin yüksek yargı geleneklerinden beslenen önemli kurumlar olduğunun altını çizdi. Yakın zamanda TBMM'de görüşülecek 12. Yargı Paketi'nin kanun yolunu ilgilendiren önemli düzenlemeler içerdiğine dikkati çeken Tunç, "Son 12. Yargı Paketi'nin içerisinde olacak önemli bir husus. Bunların yanında kanun yoluyla ilgili reform irademizi sürekli canlı tutuyoruz. Uygulamada ortaya çıkan ihtiyaçlar doğrultusunda yeni adımlar atmaya da devam ediyoruz. 12. Yargı Paketi'nde bozma sonrası dosyaların öncelikli incelenmesi var. Sadece görev yönünden kararların bozulmasının önüne geçilerek yargılamaların uzamasının önüne geçilmesini amaçlayan taslak çalışmalarımız var." diye konuştu. YARGITAYDA 141 BİN DOSYA SONUÇLANDIRILDI Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Muhsin Şentürk de 2025'te temyiz incelemesi için gelen dosyalardan 113 bininin okunduğunu ve ilgili ceza dairelerine gönderildiğini belirterek, "Yaklaşık 20 bin itiraz dosyası incelenmiş, yapılan itirazların 1100'ü kabul edilmiş, kanun yararına bozma istemiyle gelen 8 bin dosya ilgili ceza dairelerine gönderilerek takibi yapılmıştır. 2025'te 141 bin dosya sonuçlandırılmıştır." dedi. Türkiye'de 187 aktif siyasi partinin bulunduğunu dile getiren Şentürk, "Bu partilerden 40'ı seçime girme yetkisini haizdir. 2025'te 28 yeni siyasi parti kurulmuşken 9 siyasi parti kapanmıştır. 2025'te 7 siyasi parti hakkında Anayasa Mahkemesine tüzük ihtarında bulunulmuştur. Siyasi partilere yönelik çalışmalarımız, şeffaflık ve açıklık ilkeleri kapsamında özenle yürütülmektedir." diye konuştu.

Bakan Tunç: Deprem ceza davalarında 2 bin 673 kişi hakkında işlem yapıldı Haber

Bakan Tunç: Deprem ceza davalarında 2 bin 673 kişi hakkında işlem yapıldı

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, 2025 yılında Türkiye'de yargıya intikal eden dosya sayısını açıklayarak, "2025 yılı Aralık ayı sonu itibarıyla cumhuriyet başsavcılıklarında 6 milyon 24 bin 341, ilk derece mahkemelerinde 3 milyon 868 bin 477 ve istinaf mahkemelerinde 1 milyon 452 bin 252 dosya bulunmaktadır. Temyiz mahkemelerini de göz önüne aldığımızda toplam 11 milyon 779 bin 741 derdest dosya bulunmaktadır" dedi. Bakan Tunç, Afyonkarahisar'da gerçekleştirilen 'Kanun Yolu Uygulamaları' konulu toplantıda kanun yollarının hukuktaki önemine dikkat çekti. Kanun yolları ibaresinin ‘kararın üst yargı mercilerince denetiminin yanında hakikate bir kez daha bakma iradesi' olduğunun altını çizen Bakan Tunç, "Hakikat, çoğu zaman ilk bakışta görünmeyebilir. Dosyanın karmaşıklığı, hukukun farklı yorumlanması, bazen gerçeğin tam anlamıyla ortaya çıkmamasına sebep olabilir. İşte kanun yolları, kararın hukuka uygunluğunu ve isabetini güvence altına alan bir başvuru yoludur. Bu nedenle istinaf ve temyiz, birer ‘tekrar' değil derinleşme aşamasıdır. Bu nedenle kanun yolları, yargının kendisini topluma anlatma biçimidir" diye konuştu. "YARGIYLA İLGİLİ 14 MİLYON 41 BİN 279 DOSYADA KARAR VERİLDİ" 2025 yılında 14 milyon 41 bin 279 davanın karara bağlandığını belirten Bakan Tunç, 2025 Aralık ayı sonu itibarıyla elde edilen istatistiki verileri paylaşarak şunları söyledi: "Cumhuriyet başsavcılıklarında 6 milyon 24 bin 341, ilk derece mahkemelerinde 3 milyon 868 bin 477, istinaf mahkemelerinde 1 milyon 452 bin 252, temyiz mahkemelerinde ise 434 bin 671 olmak üzere toplam 11 milyon 779 bin 741 derdest (mevcutta açılan ve görülmekte olan bir davanın herhangi bir mahkemede tekrar açılması) dosya bulunmaktadır. Yine 2025 yılının Aralık ayı sonu itibarıyla yargı teşkilatında cumhuriyet başsavcılıklarında 5 milyon 647 bin 455, ilk derece mahkemelerinde 5 milyon 872 bin 970, istinaf mahkemelerinde 1 milyon 970 bin 134 ve temyiz mahkemelerinde ise 550 bin 720 olmak üzere toplam 14 milyon 41 bin 279 dosyada karar vermiştir. Bu rakamlar, yargı teşkilatının adaleti zamanında, denetlenebilir ve sorumluluk bilinciyle tesis etmeye yönelik güçlü bir kurumsal iradeye sahip olduğunu açıkça ortaya koymaktadır." 12. YARGI PAKETİ'YLE İLGİLİ AÇIKLAMA Tutuklu, hükümlü ve yakınlarını doğrudan ilgilendiren 12. Yargı Paketi hakkında da değerlendirmelerde bulunan Bakan Tunç, "Bunların yanında kanun yoluyla ilgili reform irademizi sürekli canlı tutuyor ve uygulamada ortaya çıkan ihtiyaçlar doğrultusunda yeni adımlar atmaya devam ediyoruz. Bu çerçevede yakın bir zamanda TBMM'de görüşülecek 12. Yargı Paketi'nde kanun yolunu ilgilendiren önemli düzenlemeler içermektedir. Paket de bozma sonrası dosyaların öncelikli incelenmesi ve sadece görev yönünden kararların bozulmasının önüne geçilerek yargılamaların uzamasının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır" diye konuştu. Toplantıya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Muhsin Şentürk'ün yanı sıra çok sayıda hakim ve savcı katıldı.

Bakan Tunç: Nusaybin–Kamışlı sınır hattında bayrağımıza yönelik alçak girişim hakkında soruşturma başlatıldı Haber

Bakan Tunç: Nusaybin–Kamışlı sınır hattında bayrağımıza yönelik alçak girişim hakkında soruşturma başlatıldı

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Nusaybin-Kamışlı sınır hattında terör örgütü yandaşlarınca Türk bayrağına yönelik gerçekleştirilen alçak girişimi lanetleyerek, menfur olayla ilgili Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından adli soruşturma başlatıldığını bildirdi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Nusaybin-Kamışlı sınır hattında terör örgütü yandaşlarınca Türk bayrağına yönelik gerçekleştirilen alçak girişimi lanetleyerek, menfur olayla ilgili Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından adli soruşturma başlatıldığını bildirdi. Tunç, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Mardin Nusaybin-Kamışlı sınır hattında terör örgütü yandaşlarınca bayrağımıza yönelik gerçekleştirilen alçak girişimi lanetliyorum. Bu menfur olayla ilgili olarak Mardin Cumhuriyet Başsavcılığımızca adli soruşturma başlatılmıştır. Diğer yandan, Suriye'nin Halep kentinde hükümet güçleri ile SDG/YPG terör örgütü arasındaki çatışmalar bahane edilerek ülkemizde gerçekleştirilen eylemlerle ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılıklarımızca soruşturmalar devam etmektedir." Tunç, bu kapsamda 356 şüpheli hakkında soruşturma yapıldığını, 35 şüphelinin tutuklandığını ve 45 şüpheli hakkında adli kontrol tedbirleri uygulandığını belirterek, "77 kişinin gözaltı işlemleri ise devam etmektedir. Devletimizin egemenliğine ve toplumsal huzurumuza yönelen hiçbir saldırı, hiçbir provokasyon cezasız kalmayacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

Rojin Kabaiş soruşturmasında yeni aşama! 10 haneli şifre için İspanya devrede Haber

Rojin Kabaiş soruşturmasında yeni aşama! 10 haneli şifre için İspanya devrede

Van’da 27 Eylül 2024’te kaybolan ve 15 Ekim 2024’te Van Gölü kıyısında ölü bulunan 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş ile ilgili yürütülen soruşturmada dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Kabaiş’e ait cep telefonunun incelenmek üzere İspanya’ya gönderildiğini duyurdu. ADALET BAKANI TUNÇ: “10 HANELİ ŞİFRE VAR” Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Rojin Kabaiş’in telefonu şu anda İspanya’da inceleniyor. 10 haneli bir şifre olduğunu öğrendik. Bu şifrenin kırılması için çalışmalar sürüyor” ifadelerini kullandı. TELEFON İSPANYA’DA YETKİLİLERE TESLİM EDİLDİ Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Adalet Bakanlığı’nın girişimleri sonucu Kabaiş’in cep telefonunun yurt dışında incelenmesine karar verildi. Türkiye’nin talebini kabul eden İspanya Adalet Bakanlığı ile yapılan resmi işlemlerin ardından telefon, Van Cumhuriyet Başsavcılığı görevlileri tarafından İspanya’ya götürülerek yetkililere teslim edildi. SORUŞTURMA DEVAM EDİYOR Yetkililer, cep telefonunda yapılacak incelemenin, Kabaiş’in ölümüne ilişkin kritik delillerin ortaya çıkmasına katkı sağlayabileceğini belirtti. Şifrenin kırılmasıyla birlikte telefon içeriğindeki mesajlar, arama kayıtları ve dijital verilerin soruşturmaya yön vermesi bekleniyor. NE OLMUŞTU? Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümü öğrencisi olan Rojin Kabaiş, 27 Eylül 2024’te kaybolmuştu. Genç kadının cansız bedeni, 15 Ekim 2024’te Tuşba ilçesine bağlı Mollakasım Mahallesi’nde Van Gölü kıyısında bulunmuştu. Kabaiş’in cenazesi, 16 Ekim’de Diyarbakır’da toprağa verilmişti. GÖZLER TELEFON İNCELEMESİNDE Kamuoyunun yakından takip ettiği dosyada, İspanya’da sürdürülen dijital incelemenin sonuçları merakla bekleniyor. Soruşturmanın seyrinin, telefon verilerinden çıkacak bulgular doğrultusunda netleşmesi bekleniyor.

Adalet Bakanı Tunç Hukuk Fakültesi öğrencileri ile buluştu Haber

Adalet Bakanı Tunç Hukuk Fakültesi öğrencileri ile buluştu

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Trabzon’da düzenlenen açılış ve temel atma programlarının ardından Trabzon Büyükşehir Belediyesi’ni ziyaret etti. Bakan Tunç’a Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, Cumhuriyet Başsavcısı Sedat Çelik, AK Parti Trabzon Milletvekilleri Adil Karaismailoğlu, Yılmaz Büyükaydın ve Vehbi Koç ile HSK 1. Daire Başkanı Turan Kuloğlu eşlik etti. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ve belediye yetkilileri heyeti karşıladı. Başkan Genç, şehirde devam eden projeler ve planlanan yatırımlar hakkında Bakan Tunç’a bilgi vererek, merkezi hükümetle yürütülen iş birliğinin Trabzon’un gelişiminde önemli bir rol oynadığını vurguladı. Bakan Tunç da, Türkiye genelinde olduğu gibi Trabzon’da da adalet hizmetlerinin en iyi şekilde yürütülmesi için desteklerinin süreceğini ifade etti. Ziyaretin sonunda Başkan Genç, Bakan Tunç’a Trabzon’un kültürel mirasını temsil eden bir ibrik ile Trabzonspor forması hediye etti. Bakan Tunç daha sonra Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu’nda düzenlenen TBMM Simülasyon Programı’na da katıldı. Trabzon Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencilerinin organize ettiği programda 70 öğrenci; Aile Komisyonu, Bütçe Komisyonu, Adalet Komisyonu ve İçişleri Komisyonu oluşturarak kanun tekliflerini tartıştı ve gerçek TBMM ortamını deneyimledi. Öğrencilere hitap eden Bakan Tunç, Parlamenter Sistem ile Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi arasındaki farklar hakkında bilgi vererek genç hukukçulara tavsiyelerde bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.