# Adalet Bakanlığı

İLKHABER-Gazetesi - Adalet Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adalet Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cezaevinden kurtulmak amacıyla çocuk doğuran hırsızlar için hakimden çarpıcı başvuru: “İnfaz ertelemesi suiistimal ediliyor” Haber

Cezaevinden kurtulmak amacıyla çocuk doğuran hırsızlar için hakimden çarpıcı başvuru: “İnfaz ertelemesi suiistimal ediliyor”

Kadın hükümlülere tanınan "çocuk nedeniyle infaz ertelemesi" uygulamasıyla ilgili Samsun’da yaşanan bir olay sonrası yargıdan dikkat çeken bir çıkış geldi. Bir hâkim, uygulamanın bazı kişilerce suistimal edildiği gerekçesiyle Adalet Bakanlığı’na resmi başvuruda bulundu. 01 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 16’ncı maddesi kapsamında, doğum yapmış ve çocuğu henüz 18 aylık olmayan kadınların hapis cezalarının infazı geçici olarak ertelenebiliyor. Ancak son yaşanan olaylar, bu düzenlemenin amacının dışına çıkarak kötüye kullanılabildiği yönünde tartışmaları gündeme taşıdı. Samsun’da evden hırsızlık suçundan yaklaşık 60 ayrı kaydı bulunan ve hakkında 65 yıl 10 ay 10 gün kesinleşmiş hapis cezası olduğu öğrenilen 8 çocuk annesi Saniye G., 13 yaşındaki oğluyla birlikte karıştığı hırsızlık olayının ardından yakalanarak tutuklandı. Daha önce en küçük çocuğunun yaşı nedeniyle cezası ertelenen kadının yeniden suç işlemesi dikkat çekti. Olayın ardından Saniye G.’yi tutuklayan Samsun 2. Sulh Ceza Hakimi, konuyu Adalet Bakanlığı Mevzuat Genel Müdürlüğü’ne taşıdı. Hakimin dilekçesinde, şüphelinin 1995 doğumlu olduğu, hakkında kesinleşmiş infaz bekleyen 65 yıl 10 ay 10 gün hapis cezası bulunduğu ve bu cezaların infazından kurtulmak amacıyla kanundaki düzenlemeden yararlanmak için çok sayıda çocuk dünyaya getirdiği ifade edildi. Dilekçede ayrıca, somut olayda da görüldüğü üzere şüphelinin çocuklarını suçta kullandığına dikkat çekilerek, mevcut düzenlemede herhangi bir sınırlama bulunmamasının suç ve suçlulukla mücadelede zafiyet oluşturduğu vurgulandı. Hâkim, bu durumun yalnızca cezadan kaçınma değil, aynı zamanda suça meyilli bireylerin yetişmesine zemin hazırlayabileceğini belirtti. Hakim tarafından yapılan başvuruda, söz konusu kanun maddesine sınırlama getirilmesi gerektiği ifade edilerek, Türk Ceza Kanunu’ndaki bazı düzenlemelere benzer şekilde bu haktan yararlanmanın belirli bir sayıyla sınırlandırılması önerildi. Bu düzenlemenin, kamu düzeninin sağlanması, suçla mücadele ve cezaların caydırıcılığı açısından önem taşıdığına dikkat çekildi. Öte yandan, benzer olayların farklı illerde de yaşandığına işaret edildi. Samsun’da 64 suç kaydı bulunan 9 çocuk annesi Sibel Y. (34), hırsızlık suçlarından 24 yıl kesinleşmiş hapis cezasına rağmen yeniden suç işleyince 2025 yılında Samsun Adliyesi’ne sevk edildi. Ancak çocuğunun 3,5 yaşında olması nedeniyle serbest bırakıldığı öğrenildi. Bursa’da ise hırsızlık suçundan 63 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan Cansu A.'nın (30), 2023 yılında cezaevine girmemek için akrabasının yeni doğacak bebeğini kendi üzerine kaydettirmeye çalıştığı, bu girişimin polis ekiplerinin çalışmasıyla ortaya çıkarıldığı belirlendi. Uzmanlar ise infaz ertelemesi uygulamasının temel amacının çocukların korunması olduğunu ancak denetim ve sınırlama mekanizmalarının yetersiz kalması halinde hem toplum güvenliği hem de çocukların gelişimi açısından ciddi riskler doğurabileceğini belirtiyor. Yaşanan gelişmeler, "çocuk nedeniyle infaz ertelemesi" uygulamasının yeniden ele alınması gerektiği yönündeki tartışmaları alevlendirirken, gözler Adalet Bakanlığı’nın atacağı adımlara çevrildi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'ten Özgür Özel'e taşınmaz iddiası yanıtı: "O belgeler kesinlikle sahte ve düzmece" Haber

Adalet Bakanı Akın Gürlek'ten Özgür Özel'e taşınmaz iddiası yanıtı: "O belgeler kesinlikle sahte ve düzmece"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel tarafından gündeme getirilen taşınmaz varlıklarına ilişkin iddialara sert bir dille yanıt verdi. Bakanlık nezdinde gerçekleştirilen değerlendirmede, Özel'in kamuoyuyla paylaştığı belgelerin gerçeği yansıtmadığı ve manipülasyon amacı taşıdığı vurgulandı. Bakan Gürlek, iddiaların merkezindeki evrakların geçerliliğinin bulunmadığını belirterek, "O belgeler kesinlikle sahte ve düzmece belgeler. Benim üzerime kayıtlı dört tane taşınmaz var. Yani o diğerlerini bilmiyorum. Yalan. Güya bir ID numaraları falan vermiş ama ID numaralarında Akın Gürlek yazıyor mu? Yazmıyor" ifadelerini kullandı. Bakan Gürlek, ana muhalefet liderinin açıklamalarının arka planında farklı bir siyasi ajanda olduğunu ileri sürdü. İddiaların belirli davaları örtbas etmek amacıyla kurgulandığını savunan Gürlek, konuya ilişkin stratejik bir değerlendirmede bulundu. Gürlek, "Özgür Özel'in amacı burada asrın yolsuzluğu davasını perdelemek. Birinci amacı bu. İkinci amacı ben de kendisine şunu söylüyorum. Biliyorsunuz Muhittin Böcek davasında bir yargılama var. Muhittin Böcek, 15 Ocak 2024 tarihinde Manisa ilinde benzinliğe uğruyor. Bu benzinliğe niye uğruyor? Burada tabii Muhittin Böcek'in itirafçı olma durumu vardı. Orada biliyorsunuz Özgür Özel'e kendisinin adaylığı konusunda bir para iddiası var. Bu konuda da baz istasyonu çalışmaları var. Baz istasyonları çalışmalarında ortaya konuldu. Bunlar dosyada da var" şeklinde konuştu. GÜRLEK: "ÖZGÜR ÖZEL ASRIN YOLSUZLUĞU DAVASINI PERDELİYOR" Özgür Özel'in iddialarının odağındaki taşınmazların değerleri hakkında da teknik bilgiler paylaşan Bakan Gürlek, beyan edilen rakamların fahiş olduğunu dile getirdi. Devlet memuru sıfatiyle düzenli olarak mal bildiriminde bulunduğunun altını çizen Gürlek, şeffaflık vurgusu yaptı. Açıklamasının devamında ise şöyle konuştu: "Dört tane taşınmazın var. Bu taşınmazların değerleri de belli. Bir tanesi Tuzla'da. Onun dediği gibi 30 milyon lira da değil, 3-4 milyon lira taşınmazın değeri. Hepsi yalan. O konuda zaten bugün manevi tazminat davası açacağız. Özgür Özel'in amacı belli, iki noktayı perdeliyor. Birincisi asrın yolsuzluğu davasını perdeliyor. İkincisi de kendisinin Muhittin Böcek'in aday olması için 15 Ocak 2024 tarihindeki baz istasyonu kayıtlarıyla sabit. Bunu Muhittin Böcek de aslında anlatacak da, zamanı var. Özgür Özel seçime girmesi için kendisinden bir şeyler istiyor. Muhittin Böcek de bunu veriyor. Bu hususun ben dikkate alınmasını istiyorum. Benim veremeyecek hesabım yok." Söz konusu iddiaların CHP içerisinde de karşılık bulmadığını savunan Bakan Gürlek, yargı sürecinin başlatıldığını teyit etti. Belgelerin sahteliğinin mahkeme marifetiyle ispatlanacağını kaydeden Gürlek, konuyu yargıya taşıdığını yineledi. Konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Ben de baktım. İşte örnek belgeler sunuyor, tapu belgeleri. Ya bunların hepsi gerçekleşiyor. Sahte belgeler yani. Zaten sahte hemen ortaya çıkar. Zaten manevi tazminat davası işte burada da mahkeme tapuya yazacak. Bu kadar anlatmaya da gerek yok. Özgür Özel'in tamamen son dakika çırpınışları. Ben bunu yüce Türk milletinin takdirine bırakıyorum. Benim veremeyecek hesabım yok. Hakim, savcılıkta zaten düzenli olarak maaş, düzenli olarak mal bildiriminde bulunmanız gerekiyor."

Adalet Bakanı Akın Gürlek'ten Özgür Özel'in mal varlığı iddialarına yanıt Haber

Adalet Bakanı Akın Gürlek'ten Özgür Özel'in mal varlığı iddialarına yanıt

Adalet Bakanı Akın Gürlek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel tarafından gündeme getirilen mal varlığı iddialarına sert bir yanıt verdi. Özel'in iddialarının gerçeği yansıtmadığını vurgulayan Gürlek, söz konusu açıklamaları kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir operasyon olarak nitelendirdi. Bakan Gürlek, iddiaların herhangi bir somut delile dayanmadığını belirterek hukuki yollara başvuracağını açı. Akın Gürlek, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Özgür Özel’in bugün şahsıma yönelik yaptığı açıklamalar, herhangi bir delile dayanmayan, kamuoyunu yanıltmaya yönelik açık bir algı operasyonudur. 20 yılı aşkın süredir çeşitli kademelerde devletime hizmet ediyorum. Hâkim olan eşim ile birlikte mal varlığı beyanlarımızı, ilgili mevzuat çerçevesinde düzenli şekilde yetkili makamlara sunmaktayız. Özgür Özel’in eline tutuşturulan kâğıtlarda yer alan, ancak gerçekte tapu kayıtlarında karşılığı olmayan hayal ürünü bu iddialar tamamen kamuoyunu yanıltmaya yöneliktir." BAKAN GÜRLEK: "BU SİSTEMATİK BİR KARALAMA KAMPANYASIDIR" Açıklamasında geçmişteki yargı görevlerine ve terörle mücadele sürecine dikkat çeken Bakan Gürlek, kendisinin hedef gösterildiğini savundu. CHP Genel Başkanı'nın tutumunun yeni olmadığını dile getiren Gürlek, daha önceki iddiaların da asılsız çıktığını hatırlattı. Sistematik bir karalama kampanyasıyla karşı karşıya olduğunu belirten Gürlek, siyasi kürsülerin belge sunma yeri olmadığını ifade etti. Yargı mercilerinin adres gösterilmesi gerektiğini vurgulayan Bakan Gürlek, "Kendisinin bu yaklaşımı ne yazık ki yeni de değildir. Daha önce de kamuoyuna yüksek perdeden sunduğu iddiaların yalan olduğu defalarca ortaya çıkmıştır. Yargı görevim süresince terör ve organize suç yapılarıyla yürüttüğüm mücadele nedeniyle şahsımı bu şekilde sorumsuzca hedef göstermesi, sistematik bir karalama kampanyasının parçasıdır. Elinde gerçekten bilgi ve belge olduğunu iddia edenlerin adresi siyasi kürsüler değil, ilgili yargı mercileridir. Bu iftiralar karşısında, başta manevi tazminat olmak üzere gerekli yasal süreçleri derhal başlatıyorum" dedi. ÖZGÜR ÖZEL'İN İDDİALARI NEYDİ? CHP Genel Başkanı Özgür Özel, parti genel merkezinde gerçekleştirdiği basın toplantısında Adalet Bakanı Akın Gürlek'e ait olduğunu ileri sürdüğü bir mal varlığı listesi paylaşmıştı. Özel, yaptığı açıklamada Bakan Gürlek'in toplamda 452 milyon TL değerinde mal varlığına sahip olduğunu iddia ederek bu durumu eleştirmişti. Söz konusu iddiaların ardından Bakanlık kanadından gelen bu sert açıklama, siyaset gündeminde yeni bir tartışma başlattı.

Yargıtay’da 8 yeni üye belirlendi: Adalet Bakanı Akın Gürlek isimleri duyurdu Haber

Yargıtay’da 8 yeni üye belirlendi: Adalet Bakanı Akın Gürlek isimleri duyurdu

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Genel Kurulu toplantısının ardından yüksek yargıda görev alacak yeni isimleri kamuoyuna açıkladı. Sosyal medya platformu üzerinden paylaşım yapan Bakan Gürlek, kurulun titiz çalışmaları sonucunda Yargıtay üyeliğine seçilen 8 ismi paylaştı. Seçim süreci, Yargıtay bünyesinde görev süresi dolan veya emekliye ayrılan üyelerin ardından boşalan kadroların doldurulması amacıyla gerçekleştirildi. HSK Genel Kurulu’nun kararıyla Yargıtay üyeliğine seçilen isimler arasında yüksek bürokrasi ve yargı teşkilatının deneyimli figürleri yer alıyor. Açıklanan listeye göre; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi Başsavcısı Tolgahan Öztoprak, Yargıtay Savcısı Hüseyin Kürşad Serbes, Yargıtay Tetkik Hâkimi İbrahim Acarlı ve Adalet Bakanlığı eski Bakan Yardımcısı Niyazi Acar yüksek mahkemenin yeni üyeleri oldu. Listede ayrıca İstanbul Anadolu Adliyesi Komisyon Başkanı Ahmet Kaya, Türkiye Adalet Akademisi Başkanı Bekir Altun, Büyükçekmece Hâkimi Çimen Atacan Tuna ile Adalet Bakanlığı Yüksek Müşaviri Musa Kanıcı bulunuyor. YENİ ÜYELER İÇİN BAŞARI MESAJI Adalet Bakanı Akın Gürlek, yeni seçilen üyelerin yargı sistemine önemli katkılar sunacağını belirterek tebriklerini iletti. Bakan Gürlek yaptığı değerlendirmede, "Adaletin tecellisi için büyük bir özveriyle görev yapacaklarına inandığım Yargıtay üyelerimize görevlerinde başarılar diliyorum. Seçimlerin yargı camiamız, ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. YARGITAY'IN YENİ ÜYE YAPISI Seçilen isimlerin farklı yargı birimlerinden gelmesi, yüksek yargıdaki uzmanlık çeşitliliğini artırmayı hedefliyor. Özellikle Bölge Adliye Mahkemeleri ve Adalet Bakanlığı bünyesinde kritik görevler üstlenmiş isimlerin seçilmesi, Yargıtay’ın önümüzdeki dönemdeki karar süreçlerinde deneyim odaklı bir yapının korunacağına işaret ediyor. Resmi Gazete’de yayımlanması beklenen bu atamalarla birlikte, Yargıtay’daki boş üyeliklerin bir kısmı tamamlanmış oldu.

Adalet Bakanlığı 15 bin personel alımı ne zaman? Başvuru tarihleri açıklandı mı? Haber

Adalet Bakanlığı 15 bin personel alımı ne zaman? Başvuru tarihleri açıklandı mı?

Adalet Bakanlığı’nın 2026 yılında yapacağı 15 bin personel alımı için geri sayım başladı. Mart ayına girilmesiyle birlikte binlerce aday “Adalet Bakanlığı 15 bin personel alımı ne zaman başlayacak?” ve “Başvuru tarihleri açıklandı mı?” sorularına yanıt aramaya başladı.Her yıl farklı kadrolar için personel alımı yapan Adalet Bakanlığı’nın bu yılki ilk ilanına ilişkin beklenti giderek artarken, adaylar resmi duyurunun yayımlanmasını bekliyor. ADALET BAKANLIĞI 15 BİN PERSONEL ALIMI BAŞVURULARI NE ZAMAN? 7 Mart 2026 itibarıyla Adalet Bakanlığı tarafından resmi başvuru tarihleri henüz açıklanmadı. Ancak kulislerde ve kamu kaynaklarında yer alan bilgilere göre başvuruların Mart ayının ortasında başlaması bekleniyor.Başvuru sürecinin başlamasıyla birlikte adaylar işlemlerini e-Devlet sistemi üzerinden gerçekleştirebilecek. BAŞVURULAR NASIL YAPILACAK? Adalet Bakanlığı personel alımı başvuruları internet adresi üzerinden yapılacak.Adaylar, e-Devlet sistemine giriş yaptıktan sonra “Adalet Bakanlığı / İş Başvuru” ekranı üzerinden başvurularını tamamlayabilecek. İNFAZ VE KORUMA MEMURU ALIMINDA ŞARTLAR Personel alımlarında özellikle infaz ve koruma memuru kadrosu için bazı özel şartlar uygulanıyor.Bu kadrolarda adayların merkezi sınavdan aldıkları puanlar dikkate alınarak en yüksek puandan başlanmak üzere ilan edilen kadro sayısının üç katı aday sözlü sınava çağrılıyor.Ayrıca sözlü sınava katılacak adayların boy ve kilo şartını da sağlaması gerekiyor. Adalet Bakanlığı’nın yayımlayacağı resmi ilan ile birlikte kadrolar, başvuru şartları ve kesin başvuru tarihleri netleşecek.

Adalet Bakanı Akın Gürlek: Genel af düzenlemesi olmayacak Haber

Adalet Bakanı Akın Gürlek: Genel af düzenlemesi olmayacak

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara'da düzenlenen iftar programında basın mensuplarıyla buluştu. Yargıdaki yapısal sorunlar, bekleyen davalar, çocuk yaştaki suçlular ve 'Terörsüz Türkiye' süreci gibi adalet sistemini yakından ilgilendiren konularda önemli değerlendirmeler yapan Bakan Gürlek, toplumda adalete olan güven eksikliğini gidermek için hızlı ve etkili adımlar atacaklarını vurguladı. 'TERÖRSÜZ TÜRKİYE' VE GENEL AF TARTIŞMALARI 'Terörsüz Türkiye' sürecinin devam ettiğini ve TBMM Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporunun Adalet Komisyonu'na ulaştığını belirten Bakan Gürlek, kamuoyunda tartışılan bazı kavramların mutabakat metninde yer almadığına dikkat çekerek şu önemli açıklamayı yaptı: "Dün burada aynı şekilde Adalet Komisyonu Başkanımız ve üyelerimize de iftar yaptık. Onlarla da genel olarak çerçeve şeklinde ne tür bir yasal düzenleme yapılması gerektiğini konuştuk. Tabii onlar da şu an net olarak bilmiyorlar ama mutabakat metnini ben okudum. Orada bazı kavramlar özellikle kamuoyunda tartışılmaya çalışılıyor. O kavramlar biliyorsunuz yok mutabakat metninde. Şunun altını çizmemiz gerekiyor. Burada şahsa özgü, genel af anlayışı olan düzenlemeler yapılamaz. Adalet Komisyonumuz da bunun farkında. Muhtemelen geçici hükümler konulacak. Hangi kanunlarda değişiklik olur onu tabii biz bilmiyoruz. Adalet Komisyonumuzun ve daha sonradan da Yüce Meclis'in takdirinde ama biliyorsunuz Ceza İnfaz Kanunu, Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemeleri Kanunu gibi kanunlarda muhtemelen değişiklik yapılacak. Bunun tasarısını, yöntemini, şeklini, sınırlarını elbette yüce Meclisimiz çizecek. Tekrardan söylemek istiyorum. Biz Adalet Bakanlığı olarak bu süreçte dahil değiliz. Sadece teknik olarak Meclis'teki arkadaşlarımız destek isterse biz desteğe hazırız." Bakan Gürlek, bu sürecin başarıya ulaşması için terör örgütünün tamamen silah bırakmasının ve kendini feshetmesinin olmazsa olmaz bir ön koşul olduğunu bir kez daha hatırlattı. 12. YARGI PAKETİ VE YARGILAMALARIN HIZLANDIRILMASI Göreve geldikten sonra eksiklikler gördüğü için 12. Yargı Paketi'ni TBMM'den geri çektiklerini belirten Bakan Gürlek, toplumda adalete güvenin zedelenmesindeki en büyük etkenin yargılamaların uzun sürmesi olduğunu ifade etti. Gürlek, yargıyı hızlandırmak için üzerinde çalıştıkları formülleri şöyle anlattı: "12. Yargı Paketi Meclisteydi. Ben Adalet Bakanı olarak atandıktan sonra bu paketi geri çektik çünkü bir kısım eksiklikler olduğunu hissettim. Özellikle toplumdaki beklentiler, talepler önemli. Yani şimdi şöyle genel olarak toplumda özellikle vatandaşlarımızda adalete güven eksikliği var. Biz bunun araştırmasını da yapıyoruz. Adalete güven neden eksik deyince ilk soru şu ortaya çıkıyor. Yargılamanın uzun süre sürmesi, yani vatandaşlarımızın bu konuda bir memnuniyetsizliği var. Bunun temeline indik. Yani yargılamalar neden uzuyor? Ben uygulamadan geliyorum, bu konuda bilgi sahibiyim. Bilgi sahibi olduğum için hemen icraata geçmek istiyorum. Yani burada bir alışma aşaması olmadan direkt icraata geçmek istiyorum. Burada çeşitli arkadaşlarla birlikte formüller üzerinde çalıştık. Yani ne yapabilirsek vatandaşlara dokunabiliriz. Özellikle oluşan mağduriyetler en az seviyeye indirilebilir diye çalıştık" Yargıda bekleyen 12,5 milyon dosya yükünü hafifletmek için uzlaşma ve arabuluculuk kapsamını genişleteceklerini belirten Gürlek, boşanma davalarına yönelik şu detayı paylaştı: "Yani bizde çok fazla maalesef dosya yargının önüne gidiyor. Öncelikli olarak her dosyanın, her uyuşmazlığın yargının önüne gitmemesi için bizim gerekli adımları atmamız gerekiyor. Biliyorsunuz daha önce çeşitli adımlar atıldı. Uzlaştırma müessesi genişletildi, arabuluculuk müessesi genişletildi ama vatandaşımız mutlaka hakim, savcının yüzünü görmek istiyor, bir adliyeye gelmek istiyor. Bu konu da yeni düzenleyeceğimiz pakette de tekrardan uzlaşma ve arabuluculuk kapsamını genişletmek istiyoruz. Özellikle boşanma davaları biliyorsunuz çok uzun süreçler devam ediyor, 8 yıl, 10 yıl bu davalar sürüyor. Bu süreçte vatandaşlarımız nafaka ödüyor. Kendine yeni bir hayat kuramıyor. Bu konuda 12. Yargı Paketi'nde özellikle çekişmeli boşanma davalarında eğer taraflar aralarında her iki tarafta davacı ve davalı taraf evet biz boşanma konusunda anlaşıyoruz dedikleri an hakim bir tutanak tutup bunu, arabuluculuğa gönderecek" Yargılamaları hızlandırmak için "Atlamalı temyiz" (bir dosyanın hem istinafa hem Yargıtay'a gitmemesi) müessesesini getireceklerini belirten Gürlek, hakimlerin terfisinde de Yargıtay'dan onanan karar oranının mutlak bir kriter olarak aranacağını söyledi: "Atlamalı temyiz müessesesi var. Yani bir dosya hem istinafa hem Yargıtay'a gitmeyecek. Bunu da 12. Yargı Paketi'nde yargının hızlanması için getirmeyi düşünüyoruz. Hakim arkadaşlarımızı biraz zorlayacağız. Atama, terfide belirli bir karar ve o kararın Yargıtay'dan onanmasını artık mutlak kriter olarak arayacağız. Yani hakimin belirli bir iş vizesi tutturması gerekecek terfi etmesi için. Vermiş olduğu kararın da doğruluğunun olması gerekecek. Yani o karar hem de Yargıtay'dan onanacak. Bu da bizim artık olmazsa olmazımız" ÇOCUK SUÇLULAR VE YENİ NESİL ÇETELER Yargı Paketi'nde çocuk yaşta suça bulaşanlarla ilgili köklü değişiklikler yapılacağını vurgulayan Adalet Bakanı, mevcut cezaları yetersiz bulduğunu ifade etti: "Çocuklarla ilgili cezaları ben yetersiz buluyorum, bunu daha önce de söylemiştim. Maalesef kanunumuzda şöyle bir düzenleme var; 12 - 15 yaş aralığı ve 15 yaş ve 18 yaş aralığı hakkında ayrı ayrı çocuklara özel indirimler yapılmış. Bir de biliyorsunuz çocukların almış olduğu cezaların infazında özel bir ayrıcalık var. Çocukların cezaevinde kalmış olduğu 1 gün, 2 gün sayılıyor. Çocuklar diğer mahkumlar gibi ayrı bir cezaevinde kalmıyor. Çocuk evi dediğimiz şekilde biraz daha şartları uygun cezaevinde kalıyor. Bu konuda gerekli adımları atacağız. Özellikle çocukların adam öldürme ya da diğer suçlarda yetişkinler gibi ağırlaşmış müebbet hapis cezası gerekiyorsa onların almasını sağlayacağız. Bu düzenlemede Mecliste bir komisyon kuruldu. O komisyonda da zaman zaman görüşüyoruz. İnşallah bu düzenlemeyi de hayata geçireceğiz. Tabii çocukların geleceği bize emanet. Onları hem suç işlemeye ilişkin ortamdan uzaklaştırmamız lazım hem de suç işledikten sonra da rehabilite etmemiz gerekiyor. Yani onların tekrardan topluma kazandırılması gerekiyor." Yeni nesil çetelerin çocukları kiralayarak suça ittiğini tespit ettiklerini söyleyen Gürlek, bu çetelere yönelik cezaların 12. pakette daha da artırılacağını belirtti: "Çocukları kullanıyorlar, 12-15 yaşındaki çocukları kullanıyorlar. Hatta bakın şunu net söyleyeyim, çocukları ailelerinden kiralıyorlar. Biz bunu tespit etmiştik. Adana'dan, Antep'ten çocukları ailelerinden kiralıyorlar İstanbul'a getiriyorlar. Daha sonra sırtını sıvazlıyorlar. 'Aslansın, kaplansın' deyip çocukları suçta kullanıyorlar. Neden? Çünkü çocukların alacağı cezalar belli. Çocuğun cezaevinde yatacağı süre belli. O çocuk dışarı çıktıktan sonra da tekrar örgütten kurtulamıyor. Daha farklı eylemlere girişiyor. Biz 11. Yargı Paketi'nde bununla ilgili düzenlemeler yaptık biliyorsunuz. Özellikle suç örgütlerinin, örgüt yöneticilerinin, örgüt üyelerinin çocukları suçlarda kullanması durumunda verilecek cezaları arttırdık. 12. Yargı Paketi'nde bu cezaları tekrar arttırmayı düşünüyoruz. Çünkü çocuklar bize emanet. Geleceğini korumakla yükümlüyüz" Çocuğun işlediği suçtan ailenin sorumlu tutulması konusunda gelen talepleri değerlendiren Gürlek, ceza hukukunda şahsi sorumluluğun esas olduğunu hatırlattı: "Biz onu mukayeseli hukukta araştırdık. Sonuçta aile çocuğu koruyup kollamakta yükümlü. Aynı zamanda bir ailenin denetim görevi var. Ama tabii suçlarında şahsi sorumluluğu var. Çocuğun işlediği suçtan dolayı aileyi sorumlu tutamayız. Ama bizim hukuk özellikle borçlar hukukunda değil mi? Genel olarak bir genel kusur sorumluluğu var. Yani kusur varsa genel olarak o da sorumlu. Bu konuda bir düzenleme yapmadık ama özellikle bana da çok fazla geliyor, ailelere de bir düzenleme yapalım diye. Ama şu konuda bir çalışmamız yok. Ailelerin özellikle çocuklara sahip çıkması lazım" Çocukların ıslahı konusunda da, "12. Paket'te çocukların ıslahıyla ilgili düşüncelerimiz var. Çocuk henüz cezaevinden çıkmadan topluma kazandırılmasına ilişkin düşüncelerimiz var. Aynı şekilde uyuşturucuyla mücadele kapsamında da. Şimdi uyuşturucu biliyorsunuz tahliye oluyor. Tekrardan uyuşturucu bataklığına nasıl sürükleniyor? Bizim uyuşturucuyla ilgili şu an tam olarak kanunlaştıramadık, yani yasal metne sokamadık. Şöyle bir düşüncemiz var" şeklinde konuştu. Ayrıca sosyal medya kullanımıyla ilgili çocukları korumaya yönelik yeni adımların sinyalini de veren Gürlek, şu ifadeleri kullandı: "16 yaş ve üzerindeki kişilerin sosyal medyaya girmesi; işte bu konuda doğrulama kodu, cep telefonundan gelen onay koduyla girmesi konusunda çalışmalarımız var. Aynı zamanda bu kapsamdaki çalışmalarda da çocukları şiddete, cinsiyetsizliğe ya da sapkın akımlara sevk eden sosyal medya hesapları, Youtuberlar, influencer vs. onlarla ilgili de çalışmalarımız var. Onlarla ilgili ceza kanununda şu an bir boşluk var. O boşluğu da inşallah 12. Yargı Paketi'nde doldurmayı düşünüyoruz" UMUT HAKKI VE KADINA ŞİDDET Kamuoyunda 'umut hakkı' olarak tartışılan terör suçlarındaki infaz indirimine ilişkin Gürlek şu net değerlendirmeyi yaptı: "Terör suçlarında şartlı salıverme hükümleri yok. Ne demek o? Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almışsa infazı yapılıyor. Terör suçları dışında cezaların infazı farklı. 30 yıl olabiliyor, 36 yıl olabiliyor. O konuda Meclisimizin takdiri eğer ceza güvenlik tedbirlerinin infazı hakkında kanunda bir değişiklik yaparsa elbette farklı olur. Ama şu anki uygulamada terör suçlarında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aynen infaz ediliyor. Herhangi bir erken sürede dışarı çıkmıyor. O Meclisimizin takdiri" Kadına yönelik şiddet olaylarında 6284 Sayılı Kanun'un uygulanmasındaki sorunlara da değinen Bakan Gürlek, koruyucu tedbirlerin uygulanmasındaki aksaklıkları gidermek için kanunu güncelleyeceklerini belirtti: "Bakanlığımızda Mağdur Hakları Daire Başkanlığı var. Bu süreçleri takip ediyor. 6284 Sayılı Kanun'un uygulamasında sorunlar var. Onu bizzat biz de görüyoruz. Özellikle 5. maddede koruyucu tedbirler var. Bu tedbirler işte polis mi yapacak, savcı mı yapacak? Bu konuda tekrar gözden geçirme yapıyoruz. 6284 Sayılı Kanun'da, kadınlarla ilgili zaten daha önce kademeli olarak bazı cezalar artırıldı. Yani eğer suç mağduru kadınsa doğrudan doğruya verilen cezalar artırıldı. Tekrar kanunları güncelleyeceğiz. Yapılması gereken bir şey varsa yapacağız. Ama 6284 Sayılı Kanun'da özellikle koruyucu tedbirlerin uygulanması konusunda bir aksaklık olduğunu görüyorum. Bu konuda bir güncelleme çalışması yapacağız" Selahattin Demirtaş'ın tutukluluğuyla ilgili soruya ise Gürlek, "Şu an ayrı yürüyen bir süreç. Onunla ilgili şu an devam eden bir süreç var" yanıtını verdi. ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ VE İBB DAVASI Yeni anayasa tartışmalarına da değinen Bakan Gürlek, 1982 anayasasının yamalı bohçaya döndüğünü ifade ederek şunları söyledi: "Terörsüz Türkiye için Anayasa değişikliğine ihtiyaç duyulur mu? Yani o bence şu an temel kanunlarda değişiklik yapılarak ihtiyaç giderilebilir. Ama genel olarak ben şunu söylüyorum. Anayasa değişikliğini sadece terörsüz Türkiye süreci için değil, genel olarak ülkemizin bir Anayasa değişikliği ihtiyacı var. Genel olarak bu konuda eksik Anayasalarımız var. 1982 darbe anayasası biliyorsunuz. Yani yamalı bohçaya döndü, sürekli olarak değişiklikler yapıldı. Elbette anayasanın ele alınarak değişiklik yapılması gerekiyor" Son olarak, savcılık döneminde yürüttüğü İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) soruşturması hakkında gelen eleştirilere yanıt veren Bakan Gürlek, soruşturmayı yürütürken kişilerin makamlarına değil, somut delillere baktığını vurguladı: "Bir cumhuriyet savcısının şahıslarla ilgisi yok. Cumhuriyet savcısı şuna bakar; ortada bir suç var mı yok mu? Burada şahısların makamları, mevkileri, yaptıkları görevler ilgilendirmez. Burada o şahsın belediye başkanı olması, sanatçı olması ya da zengin fakir olması cumhuriyet savcısının görevi değildir. Ben o soruşmayı yaparken bu şekilde baktım. Yani o şahsın belediye başkanı olması bizim için önemli değil. Biz suç var mı yok mu buna bakarız. O bakımdan yani o şahsın şahsım hakkındaki açıklamalarını ben önemsemiyorum. Ben sadece cumhuriyet savcısı olarak görevimi yaptım. Vicdanen de rahatım" "Yani bir savcı yanlış karar verirse itirazdan zaten üst mahkeme kaldırır. Mahkeme yanlış karar verirse Yargıtay bozar. Biz burada şahıslarla ilgili problem yapmıyoruz. Ortada yolsuzluk ve dolandırıcılık ya da büyük bir ihaleye fesat karıştırma soruşması vardı. Biz şahısların isimlerini kapatıp dosyaya baktık. Arkadaşlarımız da bu yönde bir iddianame düzenledi. Burada şahsın belediye başkanı olması ya da isminin Ekrem olması, Veli olması bizi ilgilendirmiyor. Cumhuriyet savcısı kuvvetli suç şüphesi varsa tutuklamaya sevk eder. Makul şüphe varsa soruşturmaya başlar. Daha sonradan da delillerin tamamlanma aşaması olur. Yani siz de iddianameyi okudunuz. Yani orada iddianamedeki delillerin çoğu somut deliller. MASAK raporları, tanık beyanları, etkin pişmanlık beyanları, para hareketleri, HTS baz istasyon kayıtları, soruşma bu şekilde ilerledi. Bizim şahıslarla ilgili bir çekincemiz yok. Savcı olarak o tarihte görevimizi yaptık" 9 Mart'ta başlayacak olan İBB davasının ne kadar süreceği ile ilgili olarak da mahkemenin takdir yetkisine işaret etti: "Yargılama mahkemenin kontrolünde. Ben onu bilmiyorum ne zaman bitirir ama o tip davalarda makul süre yok. O ağır cezalardaki makul süre yok. Şimdi 406 sanık var bildiğim kadarıyla. Tabii uygulama şöyle oluyor ama bu mahkemeye sadece tek bir heyet bakacak. Yani bu heyetin başka bir dosyası yok. Alanında uzman, vakıf arkadaşlardan oluşuyor. Bir cumhuriyet savcısı görevlendiriliyor duruşma heyetinde. Ne kadar sürede tamamlanır bunu ben bilmiyorum. Ama yani savunmalar alınıyor biliyorsunuz. Daha sonra tanıklar dinleniyor. Delillerin tartışılması aşaması oluyor. Bu tamamen mahkemenin, heyetin, heyet başkanının kendi kontrolünde yürüteceği bir yöntem"

Adalet Bakanlığı 2026 personel alımı başvuruları başladı mı? 15 bin personel alımı ne zaman? Haber

Adalet Bakanlığı 2026 personel alımı başvuruları başladı mı? 15 bin personel alımı ne zaman?

Adalet Bakanlığı 2026 yılı personel alımı süreci, memur adaylarının gündeminde yer almaya devam ediyor. Bakanlığın 15 bin personel alımı yapacağı açıklanırken, toplamda 26 bin personel alımına ilişkin iddialar da araştırılıyor. Peki Adalet Bakanlığı personel alımı başvuruları başladı mı, ne zaman başlayacak? İşte son durum… ADALET BAKANLIĞI 2026 PERSONEL ALIMI BAŞVURULARI BAŞLADI MI? Adalet Bakanlığı tarafından 15 bin personel alımına ilişkin henüz resmi başvuru ilanı yayımlanmadı. Bakanlıktan konuya dair resmi duyuru gelmezken, başvuruların mart ayı ortasında başlaması bekleniyor.Adayların, Resmi Gazete ve Bakanlığın resmi internet sitesi üzerinden yapılacak açıklamaları yakından takip etmeleri gerekiyor. BAŞVURULAR NASIL VE NEREDEN YAPILACAK? Başvurular, e-Devlet sistemi üzerinden gerçekleştirilecek. Adaylar, internet adresine giriş yaparak, aktif hale getirilecek olan “Adalet Bakanlığı / İş Başvuru” ekranı üzerinden işlemlerini tamamlayabilecek.Başvuru sürecinde adayların KPSS puanı, öğrenim durumu ve ilan edilen kadro şartlarını dikkatle incelemesi gerekiyor. 15 BİN PERSONEL ALIMI HANGİ KADROLARDA YAPILACAK? Adalet Bakanlığı personel alımı kapsamında infaz ve koruma memuru başta olmak üzere çeşitli kadrolarda alım yapılması bekleniyor. İnfaz ve koruma memuru alımlarında: Merkezi sınav (KPSS) puanı esas alınacak. En yüksek puandan başlanarak, ilan edilen kadro sayısının 3 katı aday sözlü sınava çağrılacak. Her öğrenim düzeyi için ayrı değerlendirme yapılacak. Boy ve kilo şartını taşıyan adaylar sözlü sınava katılma hakkı kazanacak. 26 BİN PERSONEL ALIMI İDDİALARI DOĞRU MU? Kamuoyunda 26 bin personel alımı yapılacağına yönelik araştırmalar sürerken, şu an için netleşen resmi sayı 15 bin personel alımı olarak öne çıkıyor. 26 bin alıma ilişkin resmi bir açıklama bulunmuyor.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'ten yargıda 'icraat' dönemi: 'Alo adalet' hattı geliyor Haber

Adalet Bakanı Akın Gürlek'ten yargıda 'icraat' dönemi: 'Alo adalet' hattı geliyor

Adalet Bakanı Akın Gürlek, katıldığı canlı yayında Türkiye'nin hukuk gündemine dair radikal değişikliklerin sinyalini verdi. Göreve geldikten sonraki hazırlık sürecinin tamamlandığını belirten Bakan Gürlek, yargı mekanizmasındaki hantallığı gidermek adına "icraat aşamasına" geçtiklerini vurguladı. YARGIDA 'ALO ADALET' DÖNEMİ VE GECİKEN DAVALAR Yargı sistemine yönelik en büyük eleştirinin davaların uzun sürmesi olduğunu ifade eden Bakan Gürlek, vatandaşların mağduriyetini gidermek için yeni bir iletişim kanalı açacaklarını duyurdu. Gürlek, "Vatandaş adli anlamda kendisine bir muhatap bulacak, davası neden uzamış bir geri dönüş alacak. Kısa sürede hayata geçireceğiz" sözleriyle 'Alo Adalet' hattını müjdeledi. Davaların sürelerine dikkat çeken Bakan, "Bir an önce artık alıştırma aşamasından icraat aşamasına geçmek istiyorum. Yargıdaki en temel eleştiri yargılamalar uzuyor. Vatandaş artık icraat istiyor. Geciken davalardan mağdur vatandaşlarımızın sorunlarının hemen devreye girmesini istiyorum. Vatandaşlarımızın sorunları bizim sorunlarımız. Özellikle yargıdaki en temel eleştiri davalar sürekli uzuyor. Bir boşanma davası 8 yıl sürüyor. Bir nafaka davası 4 yıl sürüyor. Alacak davası, yargının sorunlarını bildiğim için bunların artık bir an önce ete kemiğe bürünmesini istiyorum" ifadelerini kullandı. TERÖRLE MÜCADELE VE 'TERÖRSÜZ TÜRKİYE' VİZYONU Meclis'teki Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarafından kabul edilen 60 sayfalık rapora değinen Gürlek, toplumsal beklentinin çok yüksek olduğunu belirtti. Sürecin siyasi kararlılıkla ilerlediğini kaydeden Bakan, "Bakın kamuoyunda şu an anketler yüzde 95, yüzde 97'ye varan oranda insanlar artık terör sorunundan kurtulmak istiyor. Bu bizim ülkemizin sorunu. İnşallah bu sorunu aşacağız. Gerçekten çok önemli bir aşamaya gelindi. Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde MHP Genel Başkanı Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli'nin de sürece katkılarıyla birlikte çok önemli adımlar atıldı. İnşallah bu süreçten sonra da artık bunun meyvelerini toplayacağız. Biz bu süreci çok önemsiyoruz" dedi. YASA DIŞI BAHİS VE SPORDA TEMİZLİK OPERASYONU Yasa dışı bahis ve sanal kumarın toplumsal bir kangren haline geldiğini ifade eden Bakan Gürlek, 81 ilin başsavcılığına özel talimat gönderdiğini açıkladı. Paranın sisteme "kara para" olarak girdiğini ve vergilendirilmediğini hatırlatan Gürlek, "Maalesef herkes bunu oynuyor. Yurt dışında bahis siteleri var. İlk başta öğrenci hesaplarını kullandılar, kiraladılar. Yasa dışı bahiste panel yönetimi var, mutlaka paranın sisteme girebileceği bir yöntem olması gerekiyor. Bu para Türkiye'ye geldiği zaman kara para olarak geliyor. Bu para vergiye tabii değil. 81 il başsavcıımıza genelge gönderdim, yasa dışı bahis, sanal kumar konusunda mücadelemiz devam edecek. Bataklığı kurutmamız lazım" şeklinde konuştu. Futboldaki şike ve teşvik iddialarına da değinen Gürlek, "Futbolun temiz olması lazım. Bütün futbol maçları inceleniyor. Mahkemeler iddianameleri kabul etti, yargılama başlıyor. Yargının görevi suçla mücadele etmek. Burada suç varsa mücadele edilecek. Bu konuda da tüm Türkiye'de yasa dışı bahis, şike ve aynı şekilde teşvikle ilgili de tüm başsavcılıklarda özel bir birim kurmayı düşünüyorum. Bu konuda zaten İstanbul örnek oldu. Sonuna kadar mücadele edeceğiz" açıklamasında bulundu. ÇOCUK SUÇLULUĞU VE SERT İNFAZ DÜZENLEMESİ Suça sürüklenen çocuklarla ilgili infaz sisteminde değişikliğe gidileceğinin altını çizen Bakan Gürlek, suç örgütlerine karşı tavizsiz olacaklarını belirtti. Çocukların kullanılmasının önüne geçmek için cezaların artırılacağını söyleyen Bakan, "Bir çocuk neden suça bulaşır, neden şiddete meyleder? Arkadaşlarımıza dünyadaki örnekleriyle ilgili talimat verdim. Çocukların suça bulaşmadan bunların önlenmesi lazım. Suç örgütleri çocukları kullanıyor. Çocuk cezanın tamamını yatacak. Çocukları kullanan örgüt üyelerinin cezalarını artırdık. İnfaz düzenlemesi yapmamız lazım, cezaları artıracağız" dedi. Bakanlık kadrolarındaki değişime de değinen Gürlek, atanan bakan yardımcılarının her birinin kendi alanında (idari yargı, terör suçları vb.) uzman ve sahaya hakim isimler olduğunu, HSK bünyesinde ise yeni bir değişiklik planlanmadığını sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.