#Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi

İLKHABER-Gazetesi - Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Adana’da sağlık çalışanları geleneksel iftarda buluştu Haber

Adana’da sağlık çalışanları geleneksel iftarda buluştu

Adana İl Sağlık Müdürlüğü, Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi ev sahipliğinde geleneksel iftar programını düzenledi. Programa Adana Valisi Mustafa Yavuz ve eşi, İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Halil Nacar, İl Sağlık Müdürlüğü yönetim ekibi, hastanenin akademik kadrosu, hekimleri, sağlık çalışanları ve idari birim amirleri katıldı. İftar programında konuşan Vali Mustafa Yavuz, sağlık ordusunun toplumun en zor günlerinde sarsılmaz bir kale gibi durduğunu vurguladı. Adana’nın sağlık altyapısının gücünü yerinde görmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Vali Yavuz, fedakâr sağlık çalışanlarıyla aynı sofrayı paylaşmaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade ederek tüm katılımcıların Kadir Gecesi’ni tebrik etti. VALİ YAVUZ, BAŞARILI SAĞLIK ÇALIŞANLARINI TEBRİK ETTİ Program kapsamında, geçtiğimiz günlerde İstanbul’da düzenlenen 14 Mart Tıp Bayramı’nda ödül alan Adanalı sağlık kahramanları için takdim töreni gerçekleştirildi. Türkiye’nin ilk ve tek deri bankasını Adana’ya kazandıran Yılın Hekimi Prof. Dr. Koray Daş ile Yeni Doğan Yoğun Bakım Ünitesi’nde üstün gayretleriyle Yılın Sağlık Çalışanı seçilen Hemşire Hacı Şahin, başarı belgelerini Vali Mustafa Yavuz’un elinden aldı. Vali Yavuz, ödül alan isimleri tebrik ederek başarılarının devamını diledi. “BAŞARI, TÜM SAĞLIK ORDUMUZUN ZAFERİDİR” Adana İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Halil Nacar, "Bugün burada sadece bir iftar sofrasını değil, bir gönül köprüsünü paylaşıyoruz. Sayın Valimizin teşrifleri bizleri onurlandırmıştır. Adana Şehir Hastanemizin koridorlarında şifa dağıtan, uykusuz gecelerde hastalarımıza nefes olan her bir arkadaşımla gurur duyuyorum. Ödül alan mesai arkadaşlarımızın başarısı, tüm sağlık ordumuzun ortak zaferidir. Biz büyük bir aileyiz ve Adana’yı sağlıkta marka kent yapma kararlılığımızı sürdüreceğiz” şeklinde konuştu. Program, Kadir Gecesi duaları ve çekilen hatıra fotoğrafları ile sona erdi.

"Her şey bitti" demişti, şimdi üniversiteli: Elif Naz'ın azmi kanseri yendi Haber

"Her şey bitti" demişti, şimdi üniversiteli: Elif Naz'ın azmi kanseri yendi

Hatay'ın Dörtyol ilçesinde yaşayan 20 yaşındaki Elif Naz Aksay'ın hayatı, 3 yıl önce kolunda fark ettiği morluklarla değişti. Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne başvuran genç kıza, yapılan tetkikler sonucunda akut myeloblastik lösemi (AML) teşhisi konuldu. O dönem Gevher Nesibe Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Hemşirelik Bölümü öğrencisi olan Elif Naz, tedavi süreci nedeniyle okuluna ara vermek zorunda kaldı. 3 YILLIK ZORLU SÜREÇ ZAFERLE BİTTİ İlaç ve kemoterapi tedavileriyle geçen zorlu 3 yılın ardından Elif Naz, kanseri yenerek sağlığına kavuştu. Hastalığı yener yenmez eğitimine kaldığı yerden devam eden azimli genç, girdiği üniversite sınavında hayalini gerçekleştirdi. Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Kadirli Meslek Yüksekokulu Bilgisayar Teknolojileri Bölümü Sağlık Bilgi Sistemleri Teknikerliği Programı'nı kazanan Elif Naz, şimdi hem üniversiteli olmanın hem de sağlıklı nefes almanın tadını çıkarıyor. "HAYATA KÜSMÜŞTÜM" Hastalığı ilk öğrendiğinde büyük bir umutsuzluk yaşadığını belirten Elif Naz, o günleri şöyle anlattı: "Lösemi tanısı konulunca hastalığı kabullenmekte zorlandım. Hayata küsmüştüm, hiç umudum kalmamıştı. 'Benim için her şey bitti' demiştim. Başta ailem, sonra doktorum bana çok destek oldu. Onların sayesinde tekrardan hayata tutundum." Genç kız şimdi fırsat buldukça hastanede tedavi gören çocukları ziyaret ederek onlara moral kaynağı oluyor. DOKTORU: "DERS ÇALIŞARAK SINIF KAYBI YAŞAMADI" Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ganiye Begül Yağcı ise hastasının azmine hayran kaldığını belirtti. Yağcı, "Tedavi aldığı zamanlarda derslerini çalışarak sınıf kaybı yaşamamaya çalıştı. Bu süreçte çok kez geleceği hakkında karamsarlığa kapıldı. Daha sonra sağlık alanında bir üniversite bölümü kazandığını duyunca heyecanlandım. Başarılarını gururla takip edeceğim" dedi.

Prof. Dr. Çil: Türkiye, kanserin erken tanı ve tedavisinde güçlü bir noktaya ulaştı Haber

Prof. Dr. Çil: Türkiye, kanserin erken tanı ve tedavisinde güçlü bir noktaya ulaştı

4 Ocak Dünya Kanser Günü kapsamında, kanserle mücadelede bilimin, farkındalığın ve erken tanının önemi vurgulandı. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Adana Tıp Fakültesi ile Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi iş birliğinde düzenlenen farkındalık toplantısında, kanser tedavisinde gelinen son noktalar, güncel tedavi yöntemleri ve erken tanının hayati rolü bilimsel veriler ışığında ele alındı. Seminerin moderatörlüğünü SBÜ Adana Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Timuçin Çil yaparken, Prof. Dr. Berna Bozkurt konuşmacı olarak katıldı. “KANSERDE ERKEN TANI HAYAT KURTARIYOR” Seminerin açılışında konuşan SBÜ Adana Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Timuçin Çil, kanser alanında son yıllarda tanı ve tedavi süreçlerinde önemli gelişmeler yaşandığını ifade etti. Türkiye’de Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen ulusal kanser tarama programlarının, kanserle mücadelede büyük katkı sağladığını belirten Prof. Dr. Çil; meme, rahim ağzı ve kolorektal kanserlerde erken tanı oranlarının her geçen yıl arttığını vurguladı. Bu süreçte KETEM (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri) aracılığıyla yürütülen ücretsiz tarama hizmetlerinin, hastalığın erken evrede tespit edilmesinde etkili olduğunu söyledi. “ERKEN TANI, TEDAVİ BAŞARISINI VE YAŞAM KALİTESİNİ ARTIRIYOR” Erken tanı sayesinde tedavi başarısının ve hastaların yaşam kalitesinin önemli ölçüde yükseldiğini ifade eden Prof. Dr. Çil, erken teşhisin aynı zamanda sağlık sistemine olan yükü de azalttığını belirtti. Tanı ve tarama süreçlerinde kullanılan yeni teknolojiler ve gelişmiş görüntüleme yöntemlerinin, kanserle mücadelede önemli avantajlar sunduğunu dile getiren Prof. Dr. Çil, kanserin önlenmesine yönelik bilinçlendirme çalışmaları ve önümüzdeki dönemde hayata geçirilmesi planlanan yeni uygulamalar hakkında da bilgi verdi. ADANA ŞEHİR HASTANESİ, KANSER TEDAVİSİNDE BİLİMSEL ÇALIŞMALARINI TANITTI Seminerde ayrıca, Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde sunulan kanser tedavi seçenekleri ile birlikte, Faz I, Faz II ve Faz III klinik çalışmaların yürütüldüğü yeni ve yenilikçi tedavi süreçleri hakkında değerlendirmelerde bulunuldu. Türkiye’nin en önemli kanser tedavi merkezlerinden biri olan Adana Şehir Hastanesi Onkoloji Kliniğinin, yürüttüğü bilimsel çalışmalar ve sunduğu ileri düzey tedavi olanakları hakkında bilgi verildi. Programın sonunda sağlık çalışanları ile SBÜ Adana Tıp Fakültesi öğrencileri, merak ettikleri konulara ilişkin sorular yönelterek toplantıya aktif katılım sağladı. Etkinlik, kanserle mücadelede farkındalığın artırılması ve bilimsel bilginin paylaşılması açısından önemli bir buluşma olarak değerlendirildi.

Depremzede Taha'ya babasından ikinci hayat: "Annesi doğurdu, babası can verdi" Haber

Depremzede Taha'ya babasından ikinci hayat: "Annesi doğurdu, babası can verdi"

Kahramanmaraş merkezli depremlerde Hatay'daki evleri yıkılan Hatice (43) ve Recep Açlan (49) çifti, 4 çocuklarıyla birlikte zorlu şartlar altında konteyner kentte yaşamaya başladı. Ailenin yaşam mücadelesi sürerken, geçtiğimiz Mayıs ayında ailenin en küçük ferdi Taha rahatsızlandı. TEŞHİS ADANA'DA KONULDU Hatay'da yapılan ilk tetkiklerin ardından Taha, Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi. Burada gerçekleştirilen detaylı testler sonucunda küçük çocuğa lösemi teşhisi konuldu. Tedavi süreci için Acıbadem Adana Hastanesi'ne yatırılan Taha, 7 ay boyunca yoğun bir tedavi gördü. Doktorlar, iyileşmesi için ilik nakli yapılmasına karar verdi. BABASIYLA YÜZDE 100 UYUMLU ÇIKTI Nakil kararı üzerine aileden kan örnekleri alındı. Yapılan taramalar sonucunda baba Recep Açlan'ın iliğinin, oğluyla yüzde 100 uyumlu olduğu tespit edildi. Nakil operasyonu 6 Ocak tarihinde gerçekleştirildi. Baba Recep'ten alınan ilik başarıyla oğluna nakledildi. Operasyonun ardından hastanede 21 gün gözetim altında tutulan Taha, sağlığına kavuşarak taburcu edildi. Süreci anlatan anne Hatice Açlan, evladının zorlu bir dönemden geçtiğini ancak yeniden sağlığına kavuştuğunu belirtirken; baba Recep Açlan ise oğluna can olabildiği için büyük mutluluk duyduğunu ifade etti. "TAHA'NIN DURUMU NADİR BİR ŞANS" Operasyonu gerçekleştiren Acıbadem Adana Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Kemik İliği Nakli Merkezi Uzmanı Prof. Dr. Bülent Antmen, Taha'nın şanslı bir hasta olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Antmen şu değerlendirmeyi yaptı: "Taha'nın durumu nadir olan bir durum. Zorlu bir lösemi süreci geçirdi ancak babasının iliği tam uyumlu çıktı. Donör olarak babasını kullandık. Annesi doğurmuş, babası kök hücresini vermiş oldu. Şu anda Taha çok iyi durumda." Prof. Dr. Antmen ayrıca, herkesi hayat kurtarmak adına kan ve kök hücre bağışçısı olmaya davet etti.

Prematüre Masal Mira, 104 günlük tedavi sonrası ailesine kavuştu Haber

Prematüre Masal Mira, 104 günlük tedavi sonrası ailesine kavuştu

Osmaniye’de yaşayan 23 yaşındaki Emire Sultan Kınık, hamileliğinin riskli olması nedeniyle Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne yönlendirildi. Eşi 26 yaşındaki Emre Kınık ile hastaneye gelen Emire Sultan Kınık, hamileliğinin 25’inci haftasında 760 gram ağırlığında ve 34 santimetre boyunda olan bebeklerini dünyaya getirdi. İlk çocuklarına Masal Mira adını veren çift, 104 günlük tedavi sürecinin ardından bebekleriyle buluşmanın sevincini yaşadı. Organlarının yeterince gelişmemesi nedeniyle kuvöze alınan prematüre bebek, solunum desteği için yaklaşık 45 gün entübe edildi. Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi doktorlarınca yürütülen 104 günlük zorlu tedavi sonucu 3 kilo 200 gram ve 48 santimetreye ulaşan Masal Mira, taburcu edilmesiyle anne ve babasına kavuştu. "Mutluluktan ayaklarım yerden kesildi" Anne Emire Sultan Kınık, AA muhabirine, bebeğinin rutin kontrollerinin devam edeceğini söyledi. Zor süreçten geçmelerine rağmen umudunu hiç kaybetmediğini belirten Kınık, şöyle konuştu: "Süreç beni çok üzdü çünkü ilk bebeğimdi, heyecanımdı. Ona kavuşamama korkusu vardı. Kendimi ona adadım ve 'bebeğim yaşayacak' dedim. Biz de onunla mücadele ettik çünkü içimizde kavuşma arzusu vardı. 104 günün sonunda kavuştuk, bu sefer de mutluluk gözyaşı döktük. Onu ilk kucağıma aldığımda inanamadım, 'bu benim bebeğim mi?' dedim. O an mutluluktan ayaklarım yerden kesildi." "Sürekli takip ve tetkikleri yapıldı" Yenidoğan Uzmanı Doç. Dr. Selvi Gülaşı da Masal Mira'yı hayatta tutmak için ekip olarak yoğun çaba gösterdiklerini vurguladı. Tedavinin ilk günlerinin kritik geçtiğini dile getiren Gülaşı, solunum desteğinden beslenmeye kadar birçok hayati müdahalenin eş zamanlı yürütüldüğünü anlattı. Gülaşı, bebeğin sağlık durumunun iyi olduğunu belirterek, şunları kaydetti: "Masal Mira bebek 25 haftalık olarak oldukça erken doğmuş prematüre bebekti. Buna rağmen şu anda sağlıklı ve büyümesini sürdürebiliyor. Yoğun bakım sürecinde birçok zorlukla mücadele etti. Solunum cihazında kaldı, beslenme problemleri yaşadı, birkaç kez enfeksiyon atağı geçirdi. Beyinde gelişim kusurları olmaması için sürekli takip ve tetkikleri yapıldı. Akciğerden kalbe giden köprü damarlarında açıklık olduğu için tedaviler gördü. Bebeğimiz bu süreci tamamladıktan sonra herhangi bir engeli olmadan sağlıklı şekilde taburcu oldu."

Uzmanlar uyardı: Erkeklerde meme kanseri artıyor Haber

Uzmanlar uyardı: Erkeklerde meme kanseri artıyor

Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Sağlık Bilimleri Üniversitesi Adana Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Timuçin Çil ve Tıbbı Onkoloji Kliniği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berna Bozkurt Duman basın toplantısı düzenledi. Toplantıya çok sayıda basın mensubu katıldı. Prof. Dr. Duman, erkeklerde meme kanseri görülme sıklığının son yıllarda yüzde 26 arttığını ifade ederek, “Erkeklerde rutin tarama sistemi yok. Bu nedenle meme dokusunda ele gelen kitleyi göz ardı etmemek çok önemli” dedi. Çil, “Meme kanserinde erken tanı hayat kurtarıyor” Sağlık Bilimleri Üniversitesi Adana Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve Adana Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tumiçin Çil, meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olduğunu belirterek şunları söyledi: “Her 7 kadından birinde hastalığın bir döneminde meme kanseri olabileceğini düşünüyoruz. Son yıllarda tedavi seçenekleri hızla arttı. Özellikle erken evre hastalıkta tedavi başarısı çok yüksek. İleri evrelerde ise akıllı tedaviler, immunoterapi seçenekleriyle başarı oranları artıyor. Temel hedefimiz, taramanın sık yapıldığı bir hastalık grubunu oluşturmak. Tarama sayesinde hastalık erken yakalanabiliyor ve tedavi başarısı yükseliyor.” Çil, “Meme kanserinde gelecek 10 yılın önemli hedefi riskli kişilerin saptanması” Prof. Dr. Tumiçin Çil meme kanserine karşı önlemede genetik risk saptamasının önemine değinerek, “Meme kanseri olunmaması içinde en önemli hedeflerden biri meme kanseri olabilecek kişilerin saptanması. Özellikle ailesinde meme veya yumurtalık kanseri öyküsü olan kişilerde genetik testler yapıyoruz. Çevresel faktörler, beslenme ve hormonlar riski artırabiliyor, ancak en belirleyici faktör genetik yatkınlık” diye ifade etti. Duman, “Erkeklerde meme kanseri sıklığında son yıllarda yüzde 26 artış yaşandı” Prof. Dr. Berna Bozkurt Duman, erkeklerde meme kanseri görülme sıklığının son yıllarda yüzde 26 arttığını belirterek, “Genel olarak toplumda meme kanseri kadınlara ait diye bir bilinç var. Meme kanseri erkeklerde görülebilen bir kanser türüdür. Son yıllara bakıldığında özellikle yüzde 26 oranında görülme sıklığında bir artış tespit edilmiştir. Kadınlarda görülen meme kanseri sıklığı erkeklerde görülmez. Fakat erkeklerde son yıllarda artan bir sıklık söz konusu. Tabii ki belirleyici bazı risk faktörleri de var. Kadınlarda olduğu gibi genetik mutasyonlar var. Özellikle BRCA 2 mutasyonu taşıyan aile öyküsü olan erkeklerde risk neredeyse yüz kata kadar artıyor. Nadiren görülse de artan sıklığı nedeniyle farkında olunması gereken bir kanser türü.” Duman, “Erkeklerde meme kanseri için kendi farkındalığımız hayat kurtarıyor” Prof. Dr. Berna Bozkurt Duman, “Meme kanseri kadınlarda oturmuş bir tarama sistemine sahiptir. Erkeklerde rutin bir tarama yöntemi yoktu. O nedenle meme dokusunda ele gelen kitleyi göz ardı etmemek çok önemli. Erkeklerde çevresel faktörlerin etkisi yüksek. Bu nedenle kişisel farkındalık büyük önem taşıyor” şeklinde konuştu. Basın toplantısının ardından Prof. Dr. Çil ve Prof. Dr. Duman, hastaları ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerini iletti.

Adana’da çocuklara umut oldular: 2 yılda 75 kemik iliği nakli başarıyla gerçekleştirildi Haber

Adana’da çocuklara umut oldular: 2 yılda 75 kemik iliği nakli başarıyla gerçekleştirildi

Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Kemik İliği Nakli Ünitesi'nde son iki yılda 75 çocuk, yapılan nakillerle sağlığına kavuştu.Hastanede iki yıl önce kurulan merkezde lösemi ve Akdeniz anemisi (talasemi) başta olmak üzere birçok hematolojik hastalığın tedavisi gerçekleştiriliyor.Adana'nın yanı sıra Mersin, Hatay, Osmaniye ve Niğde gibi çevre illerden çok sayıda hastaya hizmet sunulan merkezde açıldığı günden bu yana 75 çocuk, gerçekleştirilen nakillerle sağlığına kavuştu. "Hastalarımız, tüm hizmetlerden ücretsiz faydalanmaktadır" Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Osman Çiloğlu, kemik iliği nakil servisinde 10 yatak ve laboratuvarların bulunduğunu söyledi. Merkezin yüksek başarı oranına sahip olduğunu belirten Çiloğlu, "Kısa sürede onlarca çocuğumuza umut olmak ve ailelerinin yüzünü güldürmek, bizim için büyük mutluluktur. Hastalarımız, burada tüm hizmetlerden ücretsiz faydalanmaktadır. İki yılda 20 nakil beklerken 75 hastaya ulaşmak, bizim için sevindiricidir." diye konuştu.Çocuk Kemik İliği Nakil Ünitesi Sorumlusu Doç. Dr. Defne Ay Tuncel de merkezde önemli ve başarılı nakillerin gerçekleştirildiğini ifade etti. Merkezin başarısına değinen Tuncel, "Bakanlığımız, yeni kurulan merkezlerde ilk 3 yıl için yıllık 10 nakil yapılmasını beklemektedir. Biz ise iki yıl içerisinde 75 nakile ulaştık. Bu, bizim için çok kıymetli." dedi.Tuncel, her hastanın nakil öncesi ayrı ayrı değerlendirildiğini ve en uygun tedavi planının uygulandığını belirtti.Nakil öncesi hazırlık aşamasında tüm birimlerle titizlikle çalıştıklarını ifade eden Tuncel, şöyle konuştu: "Hastalarımıza otolog (kişinin kendi kök hücresinden), haploidentik (yarı uyumlu akraba vericisinden), allojenik akraba içi (tam uyumlu akrabadan) ve allojenik akraba dışı verici bireylerden kök hücre nakilleri yapmaktayız." "Başarı oranımız allojenik nakillerde yüzde 92, otolog nakillerde yüzde 100" Uluslararası Avrupa Birliği verilerine göre allojenik kök hücre nakillerinde başarı oranının yüzde 85-90 civarında olduğunun altını çizen Tuncel, "Bizim başarı oranımız allojenik nakillerde yüzde 92, otolog nakillerde ise istatistiksel olarak yüzde 100. Bu da merkezimizin ne kadar güçlü ve etkili çalıştığını gösteriyor." ifadelerini kullandı.Akraba içi vericilerin öncelikli olduğunu ancak her çocuk için bunun mümkün olmadığını dile getiren Tuncel, kök hücre bağışı çağrısında bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.