#Ağrı Dağı

İLKHABER-Gazetesi - Ağrı Dağı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ağrı Dağı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ağrı Dağı’nda tarihi ilk: Enduro ve ATV Şampiyonası başlıyor Haber

Ağrı Dağı’nda tarihi ilk: Enduro ve ATV Şampiyonası başlıyor

TMF Başkan Vekili Ogün Baysan ile TMF Asbaşkanı Mahmut Nedim Akülke, organizasyonla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Ağrı Dağı'nda düzenlenecek yarışın önemini anlatan Baysan, "Ağrı Dağı'nda ilk kez düzenleyeceğimiz enduro yarışının hedefi, sporcuları 3 bin metreye çıkararak o havayı ve zorluğu hissettirmek. Ayrıca Ağrı'nın güzelliklerini tüm Türkiye'ye göstermek istiyoruz." diye konuştu. Motosiklet sporlarına yaklaşık 20 yıldır emek verdiklerini belirten Baysan, genç motosiklet sporcularının; f2021, 2024 ve 2025'te 3 kez Dünya Superbike şampiyonluğunu kazanan Toprak Razgatlıoğlu'nun ve Kenan Sofuoğlu'nun öncülüğünün motosiklet sporuna ilgiyi artırdığını söyledi. Türkiye'de lisansa sahip sporcu sayısının on binlerce olduğunu anlatan Baysan, "Aktif olarak yarışan sporcu sayımız ise 90'ı kadın olmak üzere 1000'in üzerinde. Türkiye, 9 yıldır Dünya Motokros Şampiyonası'na ev sahipliği yapıyor; Afyonkarahisar'daki MXGP alanında ülkemiz çıtayı yükselterek yoluna devam etti. Üst üste 5 yıl parkur, padok ve tanıtım ödülü aldık." dedi. Türkiye'de artık 7 milyonun üzerinde aktif motosiklet kullanıcısı bulunduğu bilgisini veren Baysan şöyle konuştu: “Dünya Enduro Şampiyonası ve ardından Dünya Snowkros Şampiyonası'nı geçen yıl Rize'de düzenledik. Eskiden vasıta olarak kullanıcı sayımız azdı; şimdi bu sayı arttıkça sporun sportif kısmı da daha iyi algılanıyor.” "AĞRI DAĞI'NDA 3 BİN 200 METRELİK PARKURDA ZİRVEYİ HEDEFLİYORUZ" TMF Asbaşkanı Akülke de Ağrı Dağı'nda düzenlenecek 2026 Türkiye Enduro ve ATV Şampiyonası hakkında şu bilgileri verdi: "Motosiklet sporunun Türkiye'nin tüm illerinde yaygınlaşmasını istiyoruz çünkü spor turizminin sağlayacağı katkıları iyi biliyoruz. Türkiye Enduro ve ATV Şampiyonası, zorluk derecesi yüksek olan bir organizasyon ve yaklaşık 120 sporcunun katılımıyla gerçekleşiyor. Temmuz'un ilk haftasında Ağrı'da ilk defa düzenlenecek ve bölgenin spor turizmine katkı sunacak yarışta, Ağrı Dağı'nda 3 bin 200 metrelik bir parkurda zirveyi hedefliyoruz." Dünya şampiyonalarındaki tecrübeleri Ağrı'ya aktaracaklarını anlatan Akülke, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ağrı Dağı'ndaki yarış pistine "TRT Park" adını verileceğiz. Çok güzel seyirci alanlarına sahip büyük bir pist olacak. Ayrıca Diyadin Kanyonu'nda da bir ara etap parkurumuz olacak. Dünya şampiyonalarındaki tecrübelerimizi buraya aktaracağız, suyun olduğu yerlere suni geçişler yapacağız ve yarışçılar bu geçişlerden zorlanarak geçecekler. Sporcularımız Diyadin Kanyonu'ndan çıktıktan sonra Tendürek Dağı'na, ardından Doğubayazıt'a ve son olarak Ağrı Dağı'na tırmanacak."

CIA’in yıllarca gizlediği sır ortaya çıktı: Nuh’un Gemisi Ağrı Dağı’nda mı? Haber

CIA’in yıllarca gizlediği sır ortaya çıktı: Nuh’un Gemisi Ağrı Dağı’nda mı?

ABD’nin istihbarat teşkilatı CIA’in, Türkiye’nin en yüksek zirvesi olan Ağrı Dağı’nı yarım asır boyunca Nuh’un Gemisi’ni bulma amacıyla gözetlediği ortaya çıktı. İngiliz Daily Mail gazetesinin haberine göre, gizliliği kaldırılan “Nuh’un Gemisi Raporu” adlı CIA dosyaları, 1970’li yıllardan itibaren yapılan gizli aramaları gün yüzüne çıkardı. CASUS UÇAK VE UYDU TAKİBİYLE GİZLİ GÖZETLEME 1974-1982 yılları arasında CIA, Ağrı Dağı’ndaki Durupınar bölgesini uydular ve U-2 tipi casus uçaklarla takip etti. ABD Hava Kuvvetleri'nden Yarbay Walter Brown, 1974 yılında dönemin CIA Başmüfettişi William Colby’den, dağın detaylı görüntülerini çekebilecek bir teknoloji geliştirilmesini talep etti. Bunun sonucunda bir U-2 uçağı Ağrı Dağı’na konuşlandırıldı. Gizli görev kapsamında, CIA’in Ağrı Dağı’nda ne bulduğuna dair detaylar kamuoyuyla paylaşılmadı ve elde edilen veriler gizli tutuldu. BİLİM İNSANLARI: “5 BİN YILLIK KALINTILAR BULUNDU” 2021 yılından bu yana İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi ve ABD merkezli Andrews Üniversitesi’nden bilim insanları, Ağrı Dağı’nda Nuh’un Gemisi Araştırma Ekibi olarak çalışmalar yürütüyor. Bu ekip, Durupınar Formasyonu’ndan alınan kaya ve toprak örneklerinin, 3.500 ile 5.000 yıllık olduğunu belirledi.  Analiz sonuçları, Milattan Önce 5500-3000 yıllarını kapsayan Kalkolitik Çağ’a işaret ediyor. Bu dönem, Nuh’un Gemisi efsanesinde geçen “Büyük Tufan” ile örtüşüyor. JEOLOGLAR FARKLI DÜŞÜNÜYOR: “JEOLOJİK OLUŞUM” Her ne kadar araştırma ekibi bulguların antik bir gemiye ait olabileceğini savunsa da, bazı jeologlar Durupınar Formasyonu’nun tamamen doğal bir oluşum olduğunu belirtiyor. Yani bilim dünyasında bu konuda hâlâ net bir fikir birliği yok. Ancak elde edilen yeni veriler, Nuh’un Gemisi efsanesine dair tartışmaları yeniden alevlendirmiş durumda. TARİHİ SIR MI, JEOLOJİK TESADÜF MÜ? Elde edilen veriler ışığında Durupınar Formasyonu’nun bir efsaneye mi yoksa doğal sürece mi dayandığı henüz kesinleşmiş değil. Ancak CIA’in yıllarca gizli şekilde bölgeyi izlemesi, konunun sadece bilimsel değil, jeopolitik ve stratejik bir boyutu da olabileceğini gösteriyor. Tüm gözler şimdi, bilim insanlarının sürdüreceği detaylı analiz ve kazı çalışmalarında.

Sıcak hava şartları Ağrı Dağı’nın buzullarında erimeye yol açıyor Haber

Sıcak hava şartları Ağrı Dağı’nın buzullarında erimeye yol açıyor

Doğal güzellikleri ve zorlu tırmanış rotalarıyla ünlü 5137 rakımlı Ağrı Dağı, bu yıl da sıcak hava şartlarının etkisiyle daha hızlı bir erime sürecine girdi. Her dönemde yerli ve yabancı dağcıları ağırlayan dağın zirvesini çevreleyen takke buzulu, küresel ısınma ve iklim değişikliğinden nasibini aldı. Sıcak hava koşullarının etkisiyle buzullar erimeye devam ederken, erime süreciyle birlikte zirvede sarkıt benzeri yapılar oluşuyor. KÜRESEL ISINMANIN ETKİLERİ Ağrı Dağı'ndaki değişim, Iğdır'dan gözlemlenebiliyor. Hava sıcaklıklarının artması, dağın eteklerinde her yıl belirli zamanlarda sel olaylarına da yol açıyor. Uzmanlar, küresel ısınmanın bu etkilerinin önümüzdeki yıllarda daha da belirginleşeceğini öngörüyor. ZORLU TIRMANIŞ ROTALARI VE DOĞAL GÜZELLİKLER Dağın doğal güzellikleri ve zorlu tırmanış rotaları, hem yerli hem de yabancı dağcılar için cazibesini koruyor. Ancak, buzulların erimesi ve iklim değişikliğinin etkileri, dağın ekosisteminde ve tırmanış koşullarında önemli değişikliklere neden oluyor. Ağrı Dağı'ndaki bu hızlı erime süreci, küresel ısınma ve iklim değişikliğinin somut bir göstergesi olarak dikkat çekiyor. Dağın zirvesindeki değişimleri izlemek, çevre ve iklim değişikliği konusunda farkındalık yaratma açısından büyük önem taşıyor.

Ağrı Dağı'nda hayatını kaybeden 2 kişinin cenazeleri indiriliyor Haber

Ağrı Dağı'nda hayatını kaybeden 2 kişinin cenazeleri indiriliyor

Tırmanış yaptıkları Ağrı Dağı'nda hayatını kaybeden 2 kişinin cenazelerini 4 bin 900 rakımdan indirme çalışmaları sürdürülüyor. Ağrı Dağı'nda tırmanış yaparken olumsuz hava koşulları nedeniyle kaybolan ve zirveye yakın yerde cesetleri bulunan Dilek Gökbulak ile Muhammed Halim Dalgın'ın cenazelerinin indirilmesi için farklı illerden gelen 99 personel görev yapıyor. Dağın 4 bin 200 rakımlı kamp bölgesinde bulunan ekipten 23 kişi ile 2 yerel rehber, gece saatlerinde tırmanışa geçerek sabaha doğru cenazelerin bulunduğu 4 bin 900 rakıma ulaştı. Burada ekipler, sedyeye aldıkları cenazeleri 3 bin 200 rakıma kadar indirdi. Kamp alanında bekletilen sağlık ekiplerine teslim edilen cenazeler, işlemlerinin ardından ambulansla Doç. Dr. Yaşar Eryılmaz Doğubayazıt Devlet Hastanesi morguna götürülecek. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Arama ve Kurtarma Daire Başkanı Kartal Muhcı, AA muhabirine, ekiplerin cenazeleri indirmek için zor koşullarda çalıştığını söyledi. Muhcı, 20 Temmuz'da tırmanış yapan vatandaşların mahsur kaldığı yönündeki ihbar üzerine hemen harekete geçtiklerini belirterek, "İlk önce Ağrı AFAD ekibi, akabinde jandarma ve UMKE ekiplerimiz bölgeye hareket etti." dedi. Hayatını kaybedenlere rahmet dileyen Muhcı, şöyle devam etti: "Şu anda AFAD'dan 53 profesyonel arama kurtarma personeli görev yapmakta. Personelimizin yaşayabileceği sorunlara müdahale etmek için UMKE ekiplerimiz tam donanımlı olarak bölgede. 20 araç ve 99 personelle burada arama kurtarma faaliyeti icra edildi. Ağrı Dağı'na faaliyet gerçekleştirecek vatandaşlarımızdan en büyük talebimiz, olası herhangi bir durum için mutlaka kaymakamlıklarımızdan izin almaları, kolluk kuvvetlerimizi bilgilendirmeleri ve bütün irtifa yürüyüşlerinde uyulması gereken tüm kurallara uymalarıdır." Van'dan bölgeye hızlıca AFAD dağcı ekiplerinin yönlendirildiğini anlatan Muhcı, şu ifadeleri kullandı: "Ekipler, önce 3 bin 200, sonrasında 4 bin 900 metrelere çıktı. Bu esnada bölgede meydana gelen çok şiddetli hava muhalefeti, yoğun kar yağışı, çığ düşme riskinden dolayı biraz beklemek zorunda kaldılar. Çünkü birden yüksek irtifaya çıkmanın kişiler üzerinde çok ciddi etkileri olmaktadır. Bunlar beyin ve akciğer ödemleri ile hipoksi gibi rahatsızlıklar. Ekiplerimiz bütün güvenlik kurallarıyla arama çalışmalarına devam etti. Sonrasında da Emniyet Genel Müdürlüğümüze bağlı insansız hava araçlarıyla bölgede arama tarama faaliyetleri sürdürüldü, 10 saatten fazla uçuş gerçekleştirildi. Fakat bölgedeki yoğun olumsuz meteorolojik koşullardan ve yer yer bastıran sis ve şiddetli tipiden dolayı arama tarama çalışmalarımız epey sürdü." Muhcı, kayıp vatandaşların 22 Temmuz'da dağın 4 bin 900 metrelik rakımında bulunduğunu hatırlatarak, birçok ildeki AFAD il müdürlüklerinden desteğe gelindiğini söyledi. Yerel rehberlerin de çalışmalara katıldığını dile getiren Muhcı, şunları kaydetti: "Vatandaşlarımızı bulunduğu yerden almak için ekiplerimiz yüksek irtifada meydana gelebilecek bütün etkileri göz önüne alarak gerekli arama tarama ve kurtarma faaliyetini gerçekleştirdi. Ekibimiz dün gece 00.30'da intikale başladı. İp hatlar kurularak, güvenlik önlemleriyle sabah 06.00 civarında, maalesef hayatını kaybetmiş vatandaşlarımızın yanına ulaştı. Yukarıdaki hava durumu buradakiyle bir değil, yer yer bastıran ani sis ve tipi kurtarma faaliyetlerini çok ciddi derecede etkileyebiliyor." Olay 20 Temmuz Cumartesi günü 5 bin 137 rakımlı Ağrı Dağı'na tırmanan gruptan 2 kişi, 5 bin 50 rakımda sis ve tipi nedeniyle mahsur kalmış, daha sonra kaybolmuştu. AFAD, UMKE ve jandarma ekipleri, bölgede İHA destekli arama kurtarma çalışması başlatmıştı. 22 Temmuz'da iki kişinin cenazesi, yerel rehber Barzani Ceylan ve arkadaşı tarafından bulunmuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.