#aile

İLKHABER-Gazetesi - aile haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, aile haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AJet’ten çocuklu ailelere yaz tatili kampanyası Haber

AJet’ten çocuklu ailelere yaz tatili kampanyası

Yaz tatili planı yapan ailelere müjdeli haber geldi. AJet, çocuklu ailelere yönelik yeni bir uçuş kampanyasını duyurdu. Kampanya kapsamında aynı rezervasyonda bulunan çocuk sayısına göre yüzde 20, yüzde 25 ve yüzde 30 oranında indirim uygulanacak. Biletler 6 Mart’ta satışa çıktı AJet tarafından yapılan açıklamaya göre kampanya kapsamında indirimli biletler 6 Mart 2026 – 16 Mart 2026 tarihleri arasında satışa sunulacak. Kampanya ile satın alınan biletler ise 1 Haziran 2026 – 31 Ekim 2026 tarihleri arasındaki uçuşlarda kullanılabilecek. Ailelerin yaz tatilinde Türkiye’nin farklı şehirlerine yapacakları seyahatlerde kampanyadan yararlanabileceği belirtildi. Çocuk sayısına göre indirim artıyor Kampanya kapsamında aynı rezervasyonda bulunan çocuk sayısına göre indirim oranı da artıyor. Buna göre uygulanacak indirim oranları şöyle: 1 çocuk/bebek bulunan rezervasyonlarda: %20 indirim 2 çocuk/bebek bulunan rezervasyonlarda: %25 indirim 3 ve üzeri çocuk/bebek bulunan rezervasyonlarda: %30 indirim İndirim yalnızca rezervasyonda bulunan çocuk yolcular için geçerli olacak. Avrupa’dan Türkiye’ye uçuşları kapsıyor AJet’in başlattığı kampanya Türkiye çıkışlı ve varışlı bazı Avrupa ülkelerini kapsıyor. Kampanya kapsamında Almanya, Avusturya, Belçika, İsviçre, Danimarka, Fransa, Hollanda ve İsveç ile Türkiye arasındaki uçuşlarda indirim uygulanacak. İndirimli biletler direkt, gidiş-dönüş ve iç hat aktarmalı uçuşlarda geçerli olacak. Biletler nereden alınabilecek? Kampanya kapsamında indirimli biletler; AJet’in resmi internet sitesi, AJet mobil uygulaması, çağrı merkezi, yetkili satış acenteleri üzerinden satın alınabilecek.

Adana'da kocasını ekmek bıçağıyla hastanelik eden kadın tutuklandı Haber

Adana'da kocasını ekmek bıçağıyla hastanelik eden kadın tutuklandı

Adana’da yaşanan aile içi tartışma kanlı bir olaya dönüştü. Seyhan ilçesinde bir kadın, tartıştığı eşini ekmek bıçağıyla karnından bıçakladı. Olayın ardından intihar etmek isteyen kadın polis ekipleri tarafından engellenirken, yaralanan eş hastaneye kaldırıldı. Olay, 3 Mart günü Adana’nın Seyhan ilçesine bağlı Fevzipaşa Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, Çiğdem Ç. (39) ile eşi İlker Ç. (39) arasında evde henüz bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı. Kısa sürede büyüyen tartışma kavgaya dönüşürken, Çiğdem Ç. mutfaktan aldığı ekmek bıçağıyla eşini karnından bıçakladı. Olayın ardından çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi yapılan İlker Ç., ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Sağlık ekiplerinin olay yerinden ayrılmasının ardından Çiğdem Ç.’nin kendisini eve kilitleyerek intihar etmek istediği öğrenildi. Seyhan İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri eve girerek kadını ikna etti ve olası bir faciayı önledi. Gözaltına alınan Çiğdem Ç.’nin emniyetteki sorgusunda, “Bir anlık sinirle yaptım, pişmanım” dediği iddia edildi. Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen kadın, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Öte yandan hastanede tedavi altına alınan İlker Ç.’nin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

16 YILLIK SIR ÇÖZÜLÜYOR: MANİSA’DA EBRU KOYUNCU DOSYASINDA KEMİKLER BULUNDU Haber

16 YILLIK SIR ÇÖZÜLÜYOR: MANİSA’DA EBRU KOYUNCU DOSYASINDA KEMİKLER BULUNDU

Manisa’da 16 yıldır kayıp olan Ebru Koyuncu dosyası yeniden açıldı. Ailenin 2025 yılında yaptığı başvuru sonrası derinleştirilen soruşturmada aile içi cinayet şüphesi gündeme geldi. Eski enişte Ufuk Köse’nin itirafı üzerine İzmir’de yapılan kazı çalışmasında insan kemikleri bulundu. 16 YILLIK KAYIP DOSYASI YENİDEN GÜNDEMDE Manisa’nın Şehzadeler ilçesine bağlı Sancaklıiğdecik Mahallesi’nde yaşayan Münevver Koyuncu, 1 Ekim 2025’te jandarmaya başvurarak kızı Ebru Koyuncu’nun 2009 yılı Aralık ayında evden ayrıldığını ve o tarihten bu yana kendisinden haber alınamadığını bildirdi. Başvuru üzerine Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dosya yeniden ele alındı. Yürütülen soruşturma kapsamında Ebru Koyuncu’nun, ablasının eşi olan Ufuk Köse ile yaklaşık 3 yıl süren bir ilişki yaşadığı, hamile kaldığı ve hamileliğin ortaya çıkmasının ardından ortadan kaybolduğu tespit edildi. AİLE İÇİ CİNAYET ŞÜPHESİ: 4 KİŞİ GÖZALTINDA Soruşturma kapsamında olayın aile içinde işlenmiş olabileceği ihtimali üzerinde duruldu. Tanık ifadeleri ve saha çalışmaları sonucunda Ebru Koyuncu’nun ablası F.K., eski eniştesi Ufuk Köse ile üvey kardeşleri M.K. ve A.K. tarafından öldürülmüş olabileceğine dair makul şüphe oluştu. Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla 23 Şubat 2026 tarihinde Kars, İzmir ve Manisa’da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda F.K., Ufuk Köse, M.K. ve A.K. yakalanarak gözaltına alındı. İTİRAF GELDİ: KEMALPAŞA’DA KAZI YAPILDI Şüphelilerin jandarmadaki sorgusu sırasında Ufuk Köse’nin cinayeti itiraf ettiği ve cesedin yerini gösterebileceğini söylediği öğrenildi. Bunun üzerine 24 Şubat 2026’da İzmir’in Kemalpaşa ilçesine bağlı Armutlu Mahallesi’nde kazı çalışması başlatıldı. Saat 11.30 sıralarında başlayan kazıda, Köse’nin işaret ettiği bahçede Ebru Koyuncu’ya ait olduğu değerlendirilen kafatası ve çok sayıda kemik parçası bulundu. Bulunan kemikler, kesin kimlik tespiti için Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. TELEVİZYON PROGRAMI SONRASI HAREKETE GEÇİLDİ Öte yandan dosyanın bir televizyon programında gündeme gelmesinin ardından soruşturmanın hız kazandığı öğrenildi. Programda ortaya atılan iddialar doğrultusunda güvenlik birimlerinin yeniden kapsamlı çalışma başlattığı belirtildi. SORUŞTURMA ÇOK YÖNLÜ SÜRÜYOR Gözaltındaki 4 şüphelinin jandarmadaki işlemlerinin sürdüğü bildirildi. Olayın detayları, cinayetin nasıl işlendiği ve diğer şüphelilerin rolü soruşturma kapsamında netleştirilecek.

SERGEN ALTUNBAŞ KİMDİR? ADANA’DAKİ AİLE FACİASININ DETAYLARI Haber

SERGEN ALTUNBAŞ KİMDİR? ADANA’DAKİ AİLE FACİASININ DETAYLARI

Adana’da yaşanan ve Türkiye’yi sarsan aile faciasının ardından “Sergen Altunbaş kimdir?”, “Sergen Altunbaş olayı ne?” soruları gündeme geldi. Vize danışmanlığı yapan ve YouTube’da içerik üreten Altunbaş’ın, iki çocuğunu öldürdükten sonra yaşamına son verdiği olayla ilgili soruşturma sürüyor. SERGEN ALTUNBAŞ KİMDİR? Sergen Altunbaş, Adana’nın Sarıçam ilçesinde yaşayan 34 yaşında bir vize danışmanıydı. YouTube’da özellikle “ABD vizesi nasıl alınır?”, “Amerika’ya gitmenin yolları” gibi başlıklarla paylaştığı videolarla tanınıyordu. PSM isimli firma üzerinden vize danışmanlık hizmeti verdiği, bir dönem ailesiyle birlikte ABD’de yaşadığı biliniyordu. NE OLDU? Edinilen bilgilere göre Altunbaş, eşi G.A. ile bir süre önce henüz bilinmeyen bir nedenle tartışma yaşadı. Tartışmanın ardından G.A.’nın evi terk ettiği, çocuklar Ada (8) ve Mert’in (6) ise babalarıyla birlikte kaldığı öğrenildi. İddiaya göre, eşinin eve dönmemesi üzerine psikolojik bunalıma girdiği öne sürülen Sergen Altunbaş, Sarıçam ilçesi Boynuyoğun Mahallesi’ndeki villada çocuklarını tabanca ile vurdu. Ardından aynı silahla intihar etti. Silah seslerini duyan komşuların ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yapılan kontrollerde baba ve iki çocuğun hayatını kaybettiği belirlendi. Baba ve çocukların cenazeleri otopsi için Adana Adli Tıp Kurumu morguna kaldırılırken, olayla ilgili çok yönlü soruşturma devam ediyor. Kesin nedenin, adli raporlar ve soruşturma sonucunda netleşmesi bekleniyor.

Adana'da iki çocuğunu öldüren baba intihar etti! Geriye mutlu kareler kaldı Haber

Adana'da iki çocuğunu öldüren baba intihar etti! Geriye mutlu kareler kaldı

Adana’nın Sarıçam ilçesinde meydana gelen aile faciası kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. İddiaya göre, eşiyle yaşadığı tartışmanın ardından cinnet getiren baba, iki çocuğunu öldürdükten sonra intihar etti. Olay, dün akşam saatlerinde merkez Sarıçam ilçesine bağlı Boynuyoğun Mahallesi’ndeki bir villada meydana geldi. İddiaya göre, Sergen A. (34) ile eşi G.A. arasında henüz bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın ardından G.A.’nın evi terk ettiği öğrenildi. Eşinin eve dönmemesi üzerine cinnet getirdiği öne sürülen Sergen A., tabanca ile çocukları Ada (8) ve Mert’i (6) vurdu. Ardından aynı silahla kendisini vurdu. Silah seslerini duyanların ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Sağlık ekipleri, baba ve iki çocuğun hayatını kaybettiğini belirledi. Acı haberi alan anne G.A. ile aile yakınları olay yerine gelirken, Sergen A.’ya ait otomobilin yakınlar tarafından kundaklandığı bildirildi. Olay yerinde yapılan incelemelerin ardından baba ve çocukların cenazeleri, otopsi yapılmak üzere Adana Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Facianın ardından Sergen A.’nın sosyal medya hesaplarında ailesiyle paylaştığı çok sayıda mutlu ana ait görüntüler dikkat çekti. Ailece geçirilen neşeli anların yer aldığı paylaşımlar, yaşanan trajediyi daha da sarsıcı hale getirdi. Otopsi işlemlerinin ardından cenazelerin bugün toprağa verilmesinin beklendiği öğrenilirken, olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Türkiye’de doğurganlık hızı 7 yılda 2,08’den 1,48’e geriledi Haber

Türkiye’de doğurganlık hızı 7 yılda 2,08’den 1,48’e geriledi

Ankara’da düzenlenen “Aile ve Nüfus On Yılına Doğru Uluslararası Sempozyumu”nun kapanış programında konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin doğurganlık hızındaki hızlı düşüşe dikkat çekerek, son 7 yılda bu hızın en fazla azaldığı 5’inci ülke konumuna geldiğini söyledi. Yılmaz, doğurganlıktaki gerilemenin devam etmesi halinde Türkiye’nin nüfus yenilenme seviyesinin altına düşeceğini vurguladı. “Doğurganlık hızımız 1,48’e kadar düştü” Yılmaz, Türkiye’de nüfus artış hızının son yıllarda belirgin şekilde yavaşladığını belirterek şu bilgileri paylaştı: “2017 yılında toplam doğurganlık hızımız 2,08 iken, 2024’te 1,48’e kadar gerilemiştir. Dünya ortalaması 2,25 düzeyindedir. Ülkelerin son 7 yıllık doğurganlık hızı değişimlerine bakıldığında Çin, Güney Kore, Arjantin ve Kuveyt’ten sonra en fazla düşüş yaşayan 5’inci ülke Türkiye’dir. Bu eğilim sürerse, ülkemiz AB ortalamasının da altına düşecektir.” Yılmaz, nüfusun kendini yenileyebilmesi için doğurganlık hızının 2,1’in altına inmemesi gerektiğini hatırlattı. TÜİK projeksiyonlarına göre Türkiye nüfusunun 2050’lerin ilk yarısında yaklaşık 94 milyona ulaşacağı; 2100’e gelindiğinde ise 77 milyona gerileyebileceği öngörülüyor. “Aile ve Gençlik Fonu’nda destekler artırılacak” Aile ve gençlere yönelik teşviklerin artırıldığını belirten Yılmaz, 2026 itibarıyla yeni destekleri şu sözlerle duyurdu: “2025 Eylül sonu itibarıyla 42 bin çifte 150 bin lira faizsiz kredi sağladık. 2026’dan itibaren eşlerin her ikisi 18-25 yaş arasındaysa destek 250 bin liraya; en az biri 26-29 yaşında ise 200 bin liraya çıkarılacaktır.” Yılmaz ayrıca doğum sonrası tek seferlik desteğin 5 bin TL’ye yükseltildiğini, ikinci çocuk için aylık 1.500 TL, üçüncü ve sonraki çocuklar için ise aylık 5.000 TL düzenli destek verildiğini hatırlattı. “Sezaryen oranı yüzde 61,2 ile dünya zirvesinde” Yılmaz konuşmasında, doğurganlık hızındaki gerilemede sezaryen oranlarının etkisine de değindi: “2024 Sağlık İstatistikleri Yıllığı’na göre sezaryen oranı yüzde 61,2’ye ulaştı. OECD ve AB ülkelerinde bu oran ortalama yüzde 28. Özel hastanelerde yüzde 80'i aşan bu oran, anne-bebek sağlığı ve doğurganlık eğilimleri açısından dikkatle ele alınmalıdır.” “Kreşler yaygınlaştırılıyor, çok çocuklu ailelere konut önceliği veriliyor” Yılmaz, kamu kurumlarında kreş ve gündüz bakımevlerinin kapasitesinin artırılması için Cumhurbaşkanlığı tarafından talimat gönderildiğini, sosyal konut projelerinde çok çocuklu ailelere özel kota uygulandığını belirtti. 2026–2035 döneminin “Aile ve Nüfus On Yılı” ilan edilmesinin, uzun vadeli bir demografik stratejinin temelini oluşturduğunu ifade eden Yılmaz, “Aile yapımızı tehdit eden tüm akımlara karşı güçlü duruş sergilemeye devam edeceğiz” dedi. “Doğurganlık 71 ilde yenilenme seviyesinin altında”Bakan Mahinur Özdemir Göktaş: “Aileyi güçlendirmek bir beka meselesidir” Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş da programa katılarak Türkiye’nin demografik görünümüne ilişkin önemli veriler paylaştı. Göktaş şunları söyledi: “Doğurganlık hızı, 71 ilimizde nüfusun yenilenme seviyesi olan 2,1’in altına düştü.” “Tek kişilik hanelerin oranı yüzde 20’ye ulaştı.” “81 ilde 15 bini aşkın faaliyetle aileyi güçlendirmeye yönelik çalışmalar yürüttük.” “Hem kadın hem erkek memurların çocuk ilköğretim çağına gelene kadar yarım zamanlı çalışma hakkından yararlanmasını sağladık.”

Bakan Göktaş: Aileyi güçlendiren sosyal devlet politikalarıyla gençlerimiz yuvaya daha güvenle adım atıyor Haber

Bakan Göktaş: Aileyi güçlendiren sosyal devlet politikalarıyla gençlerimiz yuvaya daha güvenle adım atıyor

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Beştepe Millet Kütüphanesi’nde düzenlenen "Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu"nun kapanışında yaptığı konuşmada, aile değerlerinin güçlendirilmesi ve kültür-sanatın bu süreçteki rolüne dikkat çekti. İki gün süren sempozyumda, dijital çağın getirdiği fırsatlar ve riskler ile gelecek nesillere aktarılacak ortak değerler kapsamlı bir şekilde ele alındı. “Aile, kültürün sessiz mimarı, sanatın görünmez ilham kaynağıdır” Ailenin, kültürün sessiz mimarı, sanatın görünmez ilham kaynağı olduğunu dile getiren Göktaş "Gelenek ailede kök salar, kimlik evde şekillenir, merhamet evde öğrenilir. Sofra, birliğin ve muhabbetin mekanıdır. Kültürümüzün ve sanatımızın bütün büyük damarlarında hep ailenin izi vardır. Sözlü kültürden yazılı edebiyata, geleneksel mimariden modern sinemaya kadar her unsur aileyi hem değerlerimizi nesillere aktaran hem de kültürel yapıyı inşa eden kaynak olarak ele alır. Ancak aileyi kuşatan tehditler, her geçen gün daha da artıyor. Bireyselleşme, yalnızlaşma, tüketim kültürü ve sanal bağımlılıklar, aile bağlarını ve demografik yapımızı sessizce aşındırıyor. Dijital mecralarda yayılan şiddet, istismar, siber zorbalık ve cinsiyetsizleştirme gibi zararlı akımlar aile yapımızı derinden sarsıyor. Bu tehditler karşısında aile, bizi dayanıklı kılacak kıymetli değerimizdir. Evlatlarımızı dijital çağın risklerinden koruyacak olan da estetik, ahlak ve irfanla buluşturacak olan da köklü değerlerinden beslenen aile iklimidir" diye konuştu. Tüm bu sorunların karşısında, aileyi güçlü kılacak bir medeniyet hamlesini, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde hayata geçirdiklerinin altını çizen Göktaş, şunları paylaştı: "Aileyi merkeze alan sosyal devlet anlayışımızın hamisi sizsiniz. Bu inançla, ailenin korunması ve güçlendirilmesi yönünde yürüttüğümüz tüm çalışmalar sizin güçlü iradenizle anlam kazanmaktadır. 2025'i Aile Yılı olarak ilan etmeniz ülkemizin geleceğini aile ekseninde yeniden tahkim eden kararlılığımızın somut göstergesidir. 2025 Aile Yılı ile birlikte, Türkiye'nin dört bir yanında topyekun seferberlik ruhu başladı. Tüm kurumlarımız, yerel yönetimler, sivil toplum, akademi, iş dünyası ve gönüllülerin samimi katkılarıyla bu vizyon büyük bir harekete dönüştü. Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı, bu ortak gayretin ürünüdür." Bakan Göktaş, Aile Enstitüsü ve Nüfus Politikaları Kurulu'nun, bu vizyonun stratejik ve sürdürülebilir temellerini güçlendiren iki önemli yeni kurumsal yapı olduğunu dile getirdi. “Aile ve gençlik fonu, gençlerin yuva kurma yolculuğunda güçlü dayanak” Aile ve Gençlik Fonu'nun, gençlerin yuva kurma yolculuğunda onları destekleyen, geleceğe daha güvenle adım atmalarını sağlayan güçlü bir dayanak olduğunu vurgulayan Göktaş, "Doğum yardımları ve aile odaklı sosyal desteklerimiz, devletimizin her an vatandaşlarının yanında olduğunu gösteren önemli adımlardır. Memurlarımıza tanınan yarım zamanlı çalışma hakkı, aile içi dengeyi koruyan, çalışma hayatıyla aile hayatını uyumlu hale getiren kıymetli bir düzenlemedir. Ailelere ve gençlere sunulan çeşitli indirimler ve avantajlar, aile bütçesine doğrudan katkı sunan desteklerdir. Bu anlamda Aile Yılı sadece bir takvim vurgusu değil, milletçe ortaya koyduğumuz birliğimizin, beraberliğimizin büyük dayanışmanın ilanı oldu. Bu güçlü sahiplenme, ailenin bu topraklarda ne kadar köklü ne kadar canlı bir değer olduğunu bir kez daha bütün açıklığıyla gösterdi” şeklinde konuştu. “Aile, milletimizin ortak hafızasını taşıyan stratejik önceliktir” Bakan Göktaş, "Türkiye'nin aile ve dinamik nüfus yapısını sağlam temellere kavuşturan, uzun vadeli ve kararlı bir milli atılım olarak ülkemizin istikametini belirleyecektir. Mustafa Kutlu'nun hikayelerini bu salonda bulunan pek çok misafirimiz bilir. Kutlu, hikayelerinde aileyi hem güvenli bir liman hem de bir diriliş mekanı olarak anlatır. İnsanın hayata ve değerlerine tutunduğu o mütevazı evlerin aslında birer irfan harmanı olduğunu bize hatırlatır. Bizim medeniyetimiz yüzyıllardır aileyi merkeze alan köklü bir hikmet birikimi üzerine yükselmektedir. Ailesi güçlü olan milletler, en zorlu dönemlerden güçlenerek çıkar. Çünkü aile milletimizin ortak hafızasını taşıyan, devletimizin sürekliliğini besleyen, dayanışmanın ilk ve en sağlam halkasıdır. Bu yüzden aileyi korumak, bizim için stratejik bir önceliktir” ifadelerini kullandı. “Aile, milletimizin bekasını ayakta tutan en güçlü yapı taşıdır” Konuşmasında, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Aile, milletimizin bekasını ve değer dünyasını ayakta tutan en güçlü yapı taşıdır" sözünü aktaran Göktaş, şunları kaydetti: "Bize düşen görev, bu kadim anlayışı günümüzün ihtiyaçlarıyla buluşturmak. Aileyi her yönüyle destekleyen politikaları kararlılıkla sürdürmektir. Ailemizi güçlü kılmak ve geleceğe taşımak için kültür ve sanat ehline de önemli görevler düşüyor. Zira varlığımızın teminatı olan aileyi her türlü risk ve tehdide karşı korumak için topyekun bir seferberlik duygusuyla hareket etmemiz şart. Kültür ve sanat, değerlerimizin taşıyıcısı olan ailemizi koruyan, destekleyen, güçlendiren bir yapıda olmalıdır. Bu yüzden tüm sanatçılarımıza eserlerini bu duyguyla üretmeleri çağrısında bulunuyorum. Kültür-sanat dünyasının desteği ve gücüyle aileyi esas alan bu medeniyet hamlesini daha da taçlandırabiliriz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Aile kurumunun altına adeta dinamit konuluyor” Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Aile kurumunun altına adeta dinamit konuluyor”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da düzenlenen TRT World Forum 2025’te yaptığı konuşmada, aile kurumuna yönelik küresel tehditler hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Erdoğan, dijital platformlar ve sosyal medya aracılığıyla yayılan ahlaki yozlaşma tehlikesine vurgu yaptı. “Aile kurumunun altına adeta dinamit konuluyor” Cumhurbaşkanı Erdoğan, aile yapısının ciddi saldırı altında olduğunu belirterek şunları söyledi: “Sizin de bildiğiniz üzere aile müessesesi ciddi saldırı altındadır. Çarpık ilişkiler, sapkın akımlar, insan fıtratını hiçe sayan birliktelikler, dijital platformlar vasıtasıyla özendirilmektedir. Sosyal medya mecraları aynı şekilde bu yozlaşma sürecini körüklüyor. Kadın ve erkekten oluşan aile kurumunun altına adeta dinamit konuluyor.” Erdoğan, “özgürlük” kavramının kötüye kullanıldığını belirterek, toplumun değerlerinin aşındırıldığını söyledi: “Özgürlük kavramıyla her türlü gayri ahlakilik meşrulaştırılmaya çalışılıyor. İnsanlar mahremini, sırf birkaç beğeni almak uğruna ortaya dökmekten çekinmiyor. Maalesef bundan hicap da duymuyor.” “Reyting uğruna değerlerimizi kaybetmeyelim” Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk dizi sektörüne ve medya kuruluşlarına da çağrıda bulundu. Erdoğan, TRT’nin sorumlu yayıncılığını örnek göstererek, reyting uğruna toplumsal değerlere zarar verilmemesi gerektiğini ifade etti: “Bireyselleşmeye karşı millet olmayı, bencilliğe karşı dayanışmayı, sanal ilişkilere karşı sahici bağları — yani insanı ve insani değerleri — öne çıkaran yapımlara daha fazla önem vermeliyiz. Ülkemiz, milletimiz ve insanlık için en iyi, doğru, faydalı, ahlaki olanı reyting kaygısına kurban etmeden yolunuza devam etmenizi bekliyorum.” “TRT, manipülasyon çağında hakikatin sesi” Cumhurbaşkanı, TRT’nin küresel medya ortamındaki rolüne de dikkat çekti. “TRT, manipülasyonun medya refleksi haline geldiği bir çağda sorumlu yayıncılığın zeminini büyütüyor. Gerçeğin algılara kurban edildiği bir zamanda milyarlarca insana hakikat temelli bir alternatif sunuyor.”

Siirt’te aile faciası: Madde bağımlısı koca, hamile eşini ve amcasını öldürdü Haber

Siirt’te aile faciası: Madde bağımlısı koca, hamile eşini ve amcasını öldürdü

Siirt’in Kurtalan ilçesinde aile içinde yaşanan tartışma kanlı bitti. Madde bağımlısı olduğu iddia edilen O.A., Fırat Mahallesi’nde gece saatlerinde çıkan tartışmada önce hamile eşi Mine Arı’yı, ardından eşini kurtarmaya gelen yakınlarını vurdu. Olayda iki kişi hayatını kaybederken, üç kişi de yaralandı. Tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü Edinilen bilgiye göre olay, Fırat Mahallesi’nde sabaha karşı saat 03.00 sıralarında meydana geldi. O.A. ile eşi Mine Arı arasında bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesiyle öfkelenen O.A., yanında bulunan iki tabancadan biriyle eşine ateş etti. Silah seslerini duyarak yardıma koşan aile fertlerine de kurşun yağdıran saldırgan, olay yerinde adeta dehşet saçtı. İki ölü, üç yaralı Saldırıda Mine Arı ve amcası Özgür Arı olay yerinde yaşamını yitirdi. Zanlının annesi M.A. (50), yengesi N.A. (41) ve amcası F.A. (45) ise yaralandı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralılar, yapılan ilk müdahalelerin ardından Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Yaralılardan M.A.’nın durumunun ağır olduğu bildirildi. (Amca / Özgür Arı) Zanlı tutuklandı Olayın ardından kaçmaya çalışan O.A., Kurtalan Emniyet Müdürlüğü ekiplerince kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlı, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Hamile eşini öldürdü, ailesini hedef aldı Soruşturma kapsamında elde edilen bilgilere göre, hayatını kaybeden Mine Arı’nın hamile olduğu öğrenildi. Ayrıca, saldırgan O.A.’nın uzun süredir madde bağımlısı olduğu, bu nedenle aile içinde sık sık tartışmalar yaşandığı ileri sürüldü.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.