#AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik

İLKHABER-Gazetesi - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İmamoğlu’nda Karsantılı Hasan Yaşlı Bakım Merkezi açıldı Haber

İmamoğlu’nda Karsantılı Hasan Yaşlı Bakım Merkezi açıldı

Adana’nın İmamoğlu ilçesinde hayırsever desteğiyle yapımı tamamlanan Karsantılı Hasan Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi düzenlenen törenle hizmete açıldı. Açılış programına Mahinur Özdemir Göktaş, Ömer Çelik, AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı, AK Parti Adana Milletvekili Faruk Aytek ile il protokolü ve çok sayıda davetli katıldı. Bakan Göktaş, törende yaptığı konuşmada yaşlı vatandaşların hayatlarını daha konforlu, huzurlu ve mutlu hale getirmek için çalışmaların aralıksız sürdüğünü belirterek, merkezin hem Adana’ya hem de büyüklerimize hayırlı olmasını temenni etti. Sosyal hizmet yatırımlarının artarak devam edeceğini vurguladı. ÇELİK, ‘’HAYIRSEVERLERE TEŞEKKÜR’’ AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, böylesi anlamlı bir eserin şehre kazandırılmasına vesile olan hayırseverler Asiye Hülya ve İbrahim Tosmur başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ederek, merkezin kıymetli büyüklere hayırlı olmasını temenni etti. DAĞLI, “YAŞLILARIMIZ ARTIK MODERN TESİSLERDE HİZMET ALACAK” AK Parti İl Başkanı Tamer Dağlı, merkezin Adana’ya kazandırılmasından büyük memnuniyet duyduklarını belirterek, yaşlı vatandaşların huzur ve güven içinde hayatlarını sürdürebilecekleri modern bir sosyal hizmet tesisinin şehre kazandırıldığını ifade etti. “MEDENİYETİMİZİN TEMELİNDE BÜYÜKLERİMİZE HÜRMET VAR” Milletvekili Faruk Aytek ise konuşmasında, AK Parti’nin büyüklerine hürmeti medeniyet şuurunun ve hizmet siyasetinin merkezine yerleştirdiğini vurgulayarak, merkezin Adana’nın sosyal hizmet altyapısına önemli katkı sağlayacağını söyledi.

Bakan Göktaş: Adana’daki afet yaralarını sarmak için 40 milyon lira gönderdik Haber

Bakan Göktaş: Adana’daki afet yaralarını sarmak için 40 milyon lira gönderdik

Adana’nın İmamoğlu ilçesinde bir hayırsever tarafından yaptırılan Karsantılı Hasan Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi düzenlenen törenle hizmete girdi. Açılışa AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve çok sayıda davetli katıldı. Törende konuşan Bakan Göktaş, Adana’da yaşanan sel felaketine yönelik olarak daha önce 25 milyon lira, bugün ise 15 milyon lira kaynak aktardıklarını belirterek, “Diğer ihtiyaçları da peyderpey göndermeye devam edeceğiz. Adanalı vatandaşlarımıza toplam 40 milyon liralık destek sunmuş olacağız” dedi. "BAYRAMLARIN, ÖZEL GÜNLERİN HİKMETİ YENİ YENİ ANLAŞILIYOR" Hayat karmaşıklaştıkça ailesinden uzaklaşan nesiller yetiştiğine de vurgu yapan Çelik, daha sonra şunları söyledi: "Hayat karmaşıklaştıkça, dedesinin nerede olduğunu bilmeyen, ailesinden uzaklaşan nesiller yetişiyor. Tarihi olmayanın tarifi olmaz. Tarihimiz önce dedelerimiz, büyüklerimizdir. Köksüz ve zeminsiz bir nesilde her şeyden uzak oluruz. İnsanın karnının doyması yetmiyor. Önümüzdeki yüzyılın en büyük hastalığı yalnızlık olacak. İnsanlar artık savaşlar, açlık kadar yalnızlığın ruhlarında oluşturduğu yaralar ile hayatını kaybediyor. Kaybolmaya yüz tutmuş bir gelenek yeniden yaşatılmaya başlandı, bayramdan sonra artık tatil yapılıyor. Bayramların, özel günlerin hikmeti yeni yeni anlaşılıyor. Yoksulluk içinde olan, yalnız insanlara gitmek çok önemli." "SİYASET SADECE İKTİDAR OLMAK İÇİN YAPILMAZ" Her evin yuva olmadığını da anlatan AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Üzerinize yağmur yağmasın diye karnın doysun diye girdiğiniz yer evdir. Ancak her ev yuva değildir. Oranın yuva olması için insanların birbiriyle anlamlı bağlarının olduğu dünya gerekir. Burada yapılan hobi bahçeleri, spor alanları büyüklerimiz için burayı ev olmaktan çıkartıp yuva yapmıştır. Siyaset sadece iktidar olmak için yapılmaz, pek çok değeri yaşatmak için yapılır" dedi. "HİÇ KİMSEYİ GERİDE BIRAKMADIK" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ise huzurevinin 71 kişi kapasiteli olduğunu anlatarak, "Adana'da sosyal hizmet ağımıza yeni bir kuruluşu katıyoruz. Açılışı yaptığımız 71 kişilik bu huzurevi büyüklerimiz için yeni bir yuva olacak. 24 yılda yaptığımız her yatırımda sosyal politikayı Cumhurbaşkanımızın liderliğinde kalıcı bir güvenceye dönüştürdük. Hiç kimseyi geride bırakmayarak, hizmetlerimizi Türkiye'nin dört bir yanına ulaştırdık. Depremlerde, kovid zamanında önce yaşlı büyüklerimizi, engellilerimizi ve bakım ihtiyacı olanları güvenli yerlere yerleştirdik. Cumhurbaşkanımızın iradesiyle sosyal devleti, vatandaşın derdine hızlı çözüm üreten bir sisteme kavuşturdu. Sosyal hizmeti, her haneye erişen bir hizmete dönüştürdük" ifadelerini kullandı. "ADANA'YA 2,19 MİLYAR LİRA KAYNAK AKTARDIK" Adana'ya geçen yıl bakanlık olarak 2,19 milyar lira kaynak aktardıklarını anlatan Bakan Göktaş, "Büyüklerimiz için bakım, rehabilitasyon ve sosyal hayata katılımla güçlenen bir yapı inşa ediyoruz. Her aşamada yaşlılarımızın aktif bir yaşam sürmesini sağlıyoruz. Sadece Adana'da 3 bin 400 yaşlımıza evinde vefa hizmeti sunuyoruz. Evde bakım yardımıyla bakıma ihtiyaç duyan vatandaşlarımızı destekliyoruz. Geçtiğimiz yıl sadece Adana'ya 2,19 milyar lira kaynak aktardık. Bu ay evde bakım yardımıyla 16 bin 207 aileye aylık 13 bin 878 lira ödeme gerçekleştiriyoruz" diye konuştu. "DESTEKLERİMİZİ TÜM TÜRKİYE'YE ULAŞTIRIYORUZ" Adana'da meydana gelen sel felaketinden etkilenen kişiler için toplam 40 milyon liralık kaynak aktarıldığını de vurgulayan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, daha sonra şunları söyledi: "Bugün Türkiye'de 456 kamu ve özel huzurevinde 28 bin 901 yaşlımız yatılı bakım ve rehabilitasyon hizmetinden faydalanıyor. Adana'da ise 2 huzurevi ve yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezimizde 387 yaşlımıza sıcak yuva hizmeti sunuyoruz. Yakın zamanda Adana'da sel felaketinde zarar gören haneler için 25 milyon lira kaynak aktarmıştık. Bugün de yaşanan sel felaketi için 15 milyon liralık bir kaynak daha aktarıyoruz. Diğer ihtiyaçları da peyderpey göndermeye devam edeceğiz. Adanalı vatandaşlarımıza 40 milyon liralık destek sunmuş olacağız. Geçtiğimiz yıl 380 binden fazla aileye bakanlık olarak misafir olduk. Bu senede bakanlık olarak vatandaşlarımızın iftar sofralarına misafir olmaya devam edeceğiz. Ramazan ayında aktardığımız 1,9 milyar liralık kaynakla desteklerimizi tüm Türkiye'ye ulaştırıyoruz. Sosyal hizmetlerimizle hayatına dokunduğumuz tüm hanelere hizmetlerimizi kesintisiz ulaştırmaya devam edeceğiz." Konuşmaların ardından huzurevinin açılışı gerçekleştirildi. Törene milletvekilleri, kent protokolü ve vatandaşlar katıldı.

Ömer Çelik’ten sert mesajlar: “İftiralarla terör örgütlerini aklamaya çalışıyorlar” Haber

Ömer Çelik’ten sert mesajlar: “İftiralarla terör örgütlerini aklamaya çalışıyorlar”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Sayın Cumhurbaşkanımıza, Sayın Devlet Bahçeli’ye iftira atarak ‘HTŞ’yi destekledikleri’ şeklinde böyle davranıyorlar diye konuşanların sanki destekledikleri örgüt Kanarya Sevenler Derneği. Başka bir terör örgütünü desteklemek için böylesine bir iftira kampanyası yürütüyorlar. Halbuki burada söz konusu olan şudur; nasıl ki DEAŞ Arapların temsilcisi değilse, oradaki terör örgütü PKK ve bağlantılı olan terör örgütleri de Kürtlerin temsilcisi değil. Orada bütün Kürtlere, oradaki Türkmenlere, Araplara ve bütün unsurlara sahip çıkan ‘tek Suriye’ ilkesi bu açıdan önemlidir " dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti Osmaniye İl Başkanlığı'nı ziyaret ederek, partilileriyle buluştu. Daha sonra açıklamalarda bulunan Çelik, "Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinin 3'üncü yıl dönümünde bütün şehitlerimize bir kez daha Cenab-ı Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Elbette bu kayıpların acısını yüreğimizden silmek mümkün değildir" dedi. Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin kente gelerek vatandaşlarla buluşacağını da açıkladı. Türkiye'nin tüm sarsıntılar karşısında yola devam etme iradesini gösterdiğini söyleyen Çelik, "O kadar hızlı bir şekilde akıyor ki dünyada zaman. Gerçekten neredeyse on yıllar içerisinde olabilecek olaylar, bazen haftalar içerisinde gerçekleşebiliyor. Ve bunların en sarsıcı olanları da Türkiye’nin etrafında gerçekleşiyor. Türkiye’nin etrafına baktığımızda, Rusya-Ukrayna Savaşı bütün hızıyla devam ediyor. Çeşitli kereler barışın yapılması ile ilgili gündemler oluşuyor. Ama oluşmasına rağmen bir türlü mesafe alınamıyor. Yine geçtiğimiz günlerde son derece maalesef yıpratıcı, can alıcı saldırılar karşılıklı olarak gerçekleştirildi. İnsanlığın en büyük utancı sayılabilecek Netanyahu hükümetinin o katil şebekesi tarafından Gazze soykırımıyla ilgili maalesef bu katliamlar devam ediyor. Yine bu gündem içerisinde doğumuzda İran’la ilgili gelişmeler için bütün dünya nefesini tutmuş durumda ve bununla ilgili bir müzakereden sonuç alınacak mı, yoksa herhangi bir şekilde maalesef yeni bir saldırı mı ortaya çıkacak diye bu gündemler etrafımızda gerçekleşiyor ve çok yakınımızda gerçekleşiyor. Bütün bunun içerisinde Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliği, dünya diplomasi süreçlerinde ortaya koyduğu irade ve bu çerçevede ortaya çıkan tabloda Türkiye’nin, Cumhurbaşkanımızın merkezi rolü, bir kere daha bütün bu şoklar karşısında, bütün bu meydan okumalar karşısında Türkiye’nin dayanıklılığını, gücünü, tüm bu sarsıntılar karşısında yola devam etme iradesini bir kere daha gösteriyor" diye konuştu. "Davos Zirvesi’nde ortak mesaj: Küresel düzen eski haliyle sürdürülemez" Gazze'de yaşananlara değinen Çelik, "Bir bakıma Davos toplantısında yapılan konuşmalarda Kanada Başbakanı’nın konuşması çok gündem oldu. Bütün benzer konuşmalar aslında herhangi bir şekilde uyumdan bahsetmedi. Yeni bir döneme geçileceğinden, bir geçişten bahsetti herkes. Tabii bu geçişin ne olacağı, nasıl olacağı, nasıl gerçekleşeceği konusunda herkesin kafasında çok büyük şüpheler, çok büyük karışıklıklar var. Ama herkesin ortak olarak ifade ettiği konu, küresel düzenin artık eski manada tanımlanamayacağı, hatta küresel düzenin restorasyonunun da artık mümkün olmadığı, o sürecin de geçildiği, yepyeni adımlar atılması gerektiğine dair pek çok söz işitildi. Tabii bunlar mevcut liberal düzenin, neoliberal düzenin muhalifleri tarafından ya da küresel güneyi temsil eden siyasetçiler, devlet başkanları, entelektüeller tarafından çok sık zikredilen şeylerdir. Ama ilk defa küresel düzenin savunmasını yapan elitler tarafından bu gündeme getirildi ve bu şekilde aslında bilinen çifte standartlarına, ikiyüzlülüklerine dikkat çekilirken, küresel düzenin artık bunu restore edilemez bir aşamaya geldiği görüldü. Tabii burada bunu berraklaştıran şey herkesin kafasında özellikle Batı’dan Rusya-Ukrayna Savaşı söz konusu olduğu zaman yapılan hatırlatmalar, referans verilen ilkeler, dikkat edilmesi gereken kurallar., Bol miktarda zikredilen bu kuralların, referans verilen bu ilkelerin Gazze soykırımı olduğu zaman unutulması ve terk edilmesi şeklindeki çifte standart, hatta çifte standartın ötesinde ikiyüzlülük bütün dünyanın dikkatini çekmeye başlamıştı. Gazze ile ilgili olarak liberal düzenin elitlerinin ortaya koyduğu, işleticilerinin ortaya koyduğu ikiyüzlülük, aslında bir bakıma düzenin iflas etmesinin de sembolü oldu" dedi. "Dünya beşten büyüktür çıkışı küresel sistemde karşılık buldu" Ömer Çelik, "Cumhurbaşkanımız ilk defa 'Dünya beşten büyüktür' dediğinde, çok iyi hatırlıyorum Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Cumhurbaşkanımız bu sözü ilk zikrettiğinde büyük bir sessizlik olmuştu. Biraz şaşkınlıkla, biraz çekinceyle, biraz tedirginlikle karşılanmıştı o zaman genel kuruldaki ilk konuşması. Daha sonraki yıllarda Sayın Cumhurbaşkanımızın 'Dünya beşten büyüktür' sözünün aslında küresel düzenin ikiyüzlülüklerine karşı büyük bir dikkat çekme, ilkeleri hatırlatma ve bu ikiyüzlülüğe tahammül etmeme konusunda bir meydan okuma olduğu net bir şekilde görüldü. Bugün gelinen noktada ise hemen hemen bütün mekanizmaların çalışamaz hâle geldiği bir noktada aslında bir bakıma düne kadar neoliberal düzenin savunusunu yapanların konuşmalarının özeti, 'Dünya beşten büyüktür' sözüne katıldıklarını, buna onay verdiklerini, aynı fikirde olduklarını beyan eden bir durum ortaya çıkardı. Ama tüm bunun içerisinde en önemli konu geliyor kilitleniyor: Dünyanın içinde bulunduğu hâlde güvenlik meselelerinin nasıl olacağıyla ilgili olarak öne çıkıyor" diye konuştu. "Küresel güvenlikten bahsedilirken gördüğünüz gibi ne zaman masa kurulmak istense Cumhurbaşkanımızın fikrine ihtiyaç duyuluyor" Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "tek Suriye"ye yaptığı vurgunun bugün küresel mutabakatın omurgasını teşkil ettiğini belirten Çelik, "Avrupa güvenliğinden bahsedilirken sadece Orta Doğu değil, Avrupa güvenliği başta olmak üzere küresel güvenlikten bahsedilirken, gördüğünüz gibi ne zaman masa kurulmak istense Cumhurbaşkanımızın fikrine ihtiyaç duyuluyor. Türkiye’nin burada nasıl bir işlev üreteceği konusunda tartışmalar devam ediyor. Bunun en somut örneği, görüldüğü gibi Suriye konusunda ortaya çıktı. Cumhurbaşkanımızın yıllara dayanan, bizim kendi aramızda stratejik sabır olarak adlandırdığımız Cumhurbaşkanımızın bu tavrı aslında hatırlayınız, burada çok uzun tartışmalar yapılmıştı. Ölümden kaçan kardeşlerimize kucak açılmasıyla ilgili, hatta son seçimlerde Cumhurbaşkanımızın karşısındaki aday, ölümden kaçarak bize sığınanları geri göndermekle, yani o ölüm makinelerine teslim etmekle bezenmiş bir kampanya yapmıştı. Ama seçimin zor günleriydi. Hatta bazıları Cumhurbaşkanımızın bu konuya girmemesi gerektiğini, oyların çok kritik olduğunu söylerken bile Cumhurbaşkanımız o zaman 'Hayır' dedi. 'Biz bu ölümden kaçanlara kucak açtık. Bu kardeşlerimizi hiçbir şekilde onlara teslim edemeyiz' diyerek net bir şekilde tavrını koydu. O günden bugüne tabii çok şey değişti. Diktatörlük rejimi gitti, Suriye devrimi gerçekleşti ve burada da Türkiye, yine tüm dünyanın kara propagandasına karşı ilkeli bir şekilde Suriye halkının iradesini temsil eden bir politika çizgisi tutturdu. Orada Cumhurbaşkanımızın 'tek Suriye'ye yaptığı vurgu, Suriye’yi bütün Suriyelilerin beraber yönetmesi gerektiğine dair vurgu; bugün küresel mutabakatın omurgasını teşkil etmektedir. Gelinen noktada da Suriye’nin kendi içindeki terör unsurlarından arınması, bir yandan DEAŞ’e dönük terörle mücadelenin kesintisiz sürmesi, DEAŞ’le olan mücadelenin kesintisiz sürmesi konusunun altı çizilirken; aynı zamanda Suriye’nin kuzeyini, doğusunu işgal etmiş olan terör örgütünden arınma, Suriye’nin birliğini savunma konusunda atılan adımlar, her zaman için Cumhurbaşkanımızın çizdiği vizyonun teyidi anlamına gelen, Suriye’nin iyiliğine dönük, Suriye’nin birliğine, bütünlüğüne dönük bir sonuç ürettiğini tekrar tekrar teyit eden gelişmelerin ortaya çıkmasını sağladı" dedi. "Suriye’de, Irak’taki terör yapılarının tasfiyesi, Türkiye’nin terörsüz bölge hedefiyle son derece uyumludur" Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü: "Cumhurbaşkanımızın hem Sayın Devlet Bahçeli’nin terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge konusundaki ısrarının aslında zamanlaması bakımından da hem de bölgedeki barışın tesisi bakımından da ne kadar önemli olduğu, tüm bu gelişmelerle birlikte bir kere daha görüldü. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge birbirinden ayrılamaz; iç içe girmiş, hiçbir şekilde biri diğerinden bağımsız olarak tanımlanamaz, iç içe iki kavramdır. Bu çerçevede bakıldığında Suriye’de, Irak’taki terör yapılarının tasfiyesi, Türkiye’nin terörsüz bölge hedefiyle son derece uyumludur. Tabii ta baştan beri biz, PKK terör örgütünün Suriye, Irak, İran’daki silahlı güçlerinin tasfiyesi, Avrupa’daki illegal yapılarının tasfiyesi, propaganda merkezlerinin ve mali yapısının tasfiyesi konusunda bütünsel ve kapsamlı bir tanımlama ortaya koyduk. Suriye’de ise bu konudaki ısrar, birtakım güçlerin de kışkırtmasıyla birlikte bir işgalcilik olarak ortaya çıktığı zaman burada Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi 'tek Suriye, tek ordu' ilkesi çerçevesinde Türkiye ilkeli bir tavır ortaya koydu. Ama bu tavır ortaya koyulurken de şu söylendi her zaman denildi ki Suriye’yi bütün Suriyeliler beraber yönetsin. Türkmen, Arap, Kürt, Sünni, Şii, Alevi, Dürzi, Musayri, Hristiyan hepsi bu iradenin birer parçası olsunlar diye bu vurgu her zaman yapıldı. Dolayısıyla Suriye Suriyelilerindir. Suriye, Suriyeliler tarafından yönetilmelidir. Hiçbir terör örgütünün vesayeti ya da dış gücün vesayeti söz konusu olmamalıdır. Siyaset, en baştan beri Türkiye tarafından izlendi." "Suriye’de Türkmenlere, Araplara ve bütün unsurlara sahip çıkan 'tek Suriye' ilkesi önemlidir" DEAŞ nasıl Arapların temsilcisi değilse terör örgütü PKK ve bağlantılı olan terör örgütlerinin de Kürtlerin temsilcisi olmadığını vurgulayan Çelik, "Yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, Suriye’de Suriye Kürtlerinin haklarını güvence altına alan, aynı şekilde Türkmenlerin de diğer unsurlarla birlikte yönetime katılmasını temin edecek şekilde bir siyaset ve bir anayasal süreç izlenmesi gerektiği konusundaki tutumumuzu net bir şekilde ifade ediyor. O kararnamenin yayınlanmasıyla 100 yıldır neredeyse vatandaşlık hakkı bile olmayan Suriyeli Kürt kardeşlerimizin bu haklarına kavuşmasının sevindirici olduğunu söyledik. Karşı olduğumuz şeyin de terör olduğunu söyledik. Ama çıktı buna birileri terör örgütünden yana tutum almak için Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Sayın Devlet Bahçeli’ye, HTŞ’yi destekledikleri için böyle bir tavır ortaya koydukları şeklinde bir iftira attılar. Şimdi bugün itibarıyla orada HTS diye bir şey yok. Suriye yönetimi, Birleşmiş Milletler’den dünyanın bütün platformlarında meşru kabul edilen bir yönetim. Birleşmiş Milletler’de davet ediliyor; dünyanın bütün devletleri tarafından Suriye’nin meşru yönetimi ve meşru cumhurbaşkanı olarak kabul edilip bu şekilde muhatap alınıyor. Dolayısıyla burada verilen desteğin HTŞ’yle vesaire ilgisi yok. Meşruiyete, siyasal meşruiyete ve meşru yönetime verilen bir destek. Sayın Cumhurbaşkanımıza, Sayın Devlet Bahçeli’ye iftira atarak 'HTŞ’yi destekledikleri' şeklinde böyle davranıyorlar diye konuşanların, sanki destekledikleri örgüt Kanarya Sevenler Derneği. Başka bir terör örgütünü desteklemek için böylesine bir iftira kampanyası yürütüyorlar. Halbuki burada söz konusu olan şudur: Nasıl ki DEAŞ Arapların temsilcisi değilse, oradaki terör örgütü PKK ve bağlantılı olan terör örgütleri de Kürtlerin temsilcisi değil. Orada bütün Kürtlere, oradaki Türkmenlere, Araplara ve bütün unsurlara sahip çıkan 'tek Suriye' ilkesi bu açıdan önemlidir" dedi.

Ömer Çelik: “DEAŞ Arapları, PKK da Kürtleri temsil etmiyor” Haber

Ömer Çelik: “DEAŞ Arapları, PKK da Kürtleri temsil etmiyor”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Sayın Cumhurbaşkanımıza, Sayın Devlet Bahçeli’ye iftira atarak ‘HTŞ’yi destekledikleri’ şeklinde böyle davranıyorlar diye konuşanların sanki destekledikleri örgüt Kanarya Sevenler Derneği. Başka bir terör örgütünü desteklemek için böylesine bir iftira kampanyası yürütüyorlar. Halbuki burada söz konusu olan şudur; nasıl ki DEAŞ Arapların temsilcisi değilse, oradaki terör örgütü PKK ve bağlantılı olan terör örgütleri de Kürtlerin temsilcisi değil. Orada bütün Kürtlere, oradaki Türkmenlere, Araplara ve bütün unsurlara sahip çıkan ‘tek Suriye’ ilkesi bu açıdan önemlidir " dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti Osmaniye İl Başkanlığı'nı ziyaret ederek, partilileriyle buluştu. Daha sonra açıklamalarda bulunan Çelik, "Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinin 3'üncü yıl dönümünde bütün şehitlerimize bir kez daha Cenab-ı Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Elbette bu kayıpların acısını yüreğimizden silmek mümkün değildir" dedi. Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin kente gelerek vatandaşlarla buluşacağını da açıkladı. Türkiye'nin tüm sarsıntılar karşısında yola devam etme iradesini gösterdiğini söyleyen Çelik, "O kadar hızlı bir şekilde akıyor ki dünyada zaman. Gerçekten neredeyse on yıllar içerisinde olabilecek olaylar, bazen haftalar içerisinde gerçekleşebiliyor. Ve bunların en sarsıcı olanları da Türkiye’nin etrafında gerçekleşiyor. Türkiye’nin etrafına baktığımızda, Rusya-Ukrayna Savaşı bütün hızıyla devam ediyor. Çeşitli kereler barışın yapılması ile ilgili gündemler oluşuyor. Ama oluşmasına rağmen bir türlü mesafe alınamıyor. Yine geçtiğimiz günlerde son derece maalesef yıpratıcı, can alıcı saldırılar karşılıklı olarak gerçekleştirildi. İnsanlığın en büyük utancı sayılabilecek Netanyahu hükümetinin o katil şebekesi tarafından Gazze soykırımıyla ilgili maalesef bu katliamlar devam ediyor. Yine bu gündem içerisinde doğumuzda İran’la ilgili gelişmeler için bütün dünya nefesini tutmuş durumda ve bununla ilgili bir müzakereden sonuç alınacak mı, yoksa herhangi bir şekilde maalesef yeni bir saldırı mı ortaya çıkacak diye bu gündemler etrafımızda gerçekleşiyor ve çok yakınımızda gerçekleşiyor. Bütün bunun içerisinde Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliği, dünya diplomasi süreçlerinde ortaya koyduğu irade ve bu çerçevede ortaya çıkan tabloda Türkiye’nin, Cumhurbaşkanımızın merkezi rolü, bir kere daha bütün bu şoklar karşısında, bütün bu meydan okumalar karşısında Türkiye’nin dayanıklılığını, gücünü, tüm bu sarsıntılar karşısında yola devam etme iradesini bir kere daha gösteriyor" diye konuştu. "Davos Zirvesi’nde ortak mesaj: Küresel düzen eski haliyle sürdürülemez" Gazze'de yaşananlara değinen Çelik, "Bir bakıma Davos toplantısında yapılan konuşmalarda Kanada Başbakanı’nın konuşması çok gündem oldu. Bütün benzer konuşmalar aslında herhangi bir şekilde uyumdan bahsetmedi. Yeni bir döneme geçileceğinden, bir geçişten bahsetti herkes. Tabii bu geçişin ne olacağı, nasıl olacağı, nasıl gerçekleşeceği konusunda herkesin kafasında çok büyük şüpheler, çok büyük karışıklıklar var. Ama herkesin ortak olarak ifade ettiği konu, küresel düzenin artık eski manada tanımlanamayacağı, hatta küresel düzenin restorasyonunun da artık mümkün olmadığı, o sürecin de geçildiği, yepyeni adımlar atılması gerektiğine dair pek çok söz işitildi. Tabii bunlar mevcut liberal düzenin, neoliberal düzenin muhalifleri tarafından ya da küresel güneyi temsil eden siyasetçiler, devlet başkanları, entelektüeller tarafından çok sık zikredilen şeylerdir. Ama ilk defa küresel düzenin savunmasını yapan elitler tarafından bu gündeme getirildi ve bu şekilde aslında bilinen çifte standartlarına, ikiyüzlülüklerine dikkat çekilirken, küresel düzenin artık bunu restore edilemez bir aşamaya geldiği görüldü. Tabii burada bunu berraklaştıran şey herkesin kafasında özellikle Batı’dan Rusya-Ukrayna Savaşı söz konusu olduğu zaman yapılan hatırlatmalar, referans verilen ilkeler, dikkat edilmesi gereken kurallar., Bol miktarda zikredilen bu kuralların, referans verilen bu ilkelerin Gazze soykırımı olduğu zaman unutulması ve terk edilmesi şeklindeki çifte standart, hatta çifte standartın ötesinde ikiyüzlülük bütün dünyanın dikkatini çekmeye başlamıştı. Gazze ile ilgili olarak liberal düzenin elitlerinin ortaya koyduğu, işleticilerinin ortaya koyduğu ikiyüzlülük, aslında bir bakıma düzenin iflas etmesinin de sembolü oldu" dedi. "Dünya beşten büyüktür çıkışı küresel sistemde karşılık buldu" Ömer Çelik, "Cumhurbaşkanımız ilk defa 'Dünya beşten büyüktür' dediğinde, çok iyi hatırlıyorum Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Cumhurbaşkanımız bu sözü ilk zikrettiğinde büyük bir sessizlik olmuştu. Biraz şaşkınlıkla, biraz çekinceyle, biraz tedirginlikle karşılanmıştı o zaman genel kuruldaki ilk konuşması. Daha sonraki yıllarda Sayın Cumhurbaşkanımızın 'Dünya beşten büyüktür' sözünün aslında küresel düzenin ikiyüzlülüklerine karşı büyük bir dikkat çekme, ilkeleri hatırlatma ve bu ikiyüzlülüğe tahammül etmeme konusunda bir meydan okuma olduğu net bir şekilde görüldü. Bugün gelinen noktada ise hemen hemen bütün mekanizmaların çalışamaz hâle geldiği bir noktada aslında bir bakıma düne kadar neoliberal düzenin savunusunu yapanların konuşmalarının özeti, 'Dünya beşten büyüktür' sözüne katıldıklarını, buna onay verdiklerini, aynı fikirde olduklarını beyan eden bir durum ortaya çıkardı. Ama tüm bunun içerisinde en önemli konu geliyor kilitleniyor: Dünyanın içinde bulunduğu hâlde güvenlik meselelerinin nasıl olacağıyla ilgili olarak öne çıkıyor" diye konuştu. "Küresel güvenlikten bahsedilirken gördüğünüz gibi ne zaman masa kurulmak istense Cumhurbaşkanımızın fikrine ihtiyaç duyuluyor" Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "tek Suriye"ye yaptığı vurgunun bugün küresel mutabakatın omurgasını teşkil ettiğini belirten Çelik, "Avrupa güvenliğinden bahsedilirken sadece Orta Doğu değil, Avrupa güvenliği başta olmak üzere küresel güvenlikten bahsedilirken, gördüğünüz gibi ne zaman masa kurulmak istense Cumhurbaşkanımızın fikrine ihtiyaç duyuluyor. Türkiye’nin burada nasıl bir işlev üreteceği konusunda tartışmalar devam ediyor. Bunun en somut örneği, görüldüğü gibi Suriye konusunda ortaya çıktı. Cumhurbaşkanımızın yıllara dayanan, bizim kendi aramızda stratejik sabır olarak adlandırdığımız Cumhurbaşkanımızın bu tavrı aslında hatırlayınız, burada çok uzun tartışmalar yapılmıştı. Ölümden kaçan kardeşlerimize kucak açılmasıyla ilgili, hatta son seçimlerde Cumhurbaşkanımızın karşısındaki aday, ölümden kaçarak bize sığınanları geri göndermekle, yani o ölüm makinelerine teslim etmekle bezenmiş bir kampanya yapmıştı. Ama seçimin zor günleriydi. Hatta bazıları Cumhurbaşkanımızın bu konuya girmemesi gerektiğini, oyların çok kritik olduğunu söylerken bile Cumhurbaşkanımız o zaman 'Hayır' dedi. 'Biz bu ölümden kaçanlara kucak açtık. Bu kardeşlerimizi hiçbir şekilde onlara teslim edemeyiz' diyerek net bir şekilde tavrını koydu. O günden bugüne tabii çok şey değişti. Diktatörlük rejimi gitti, Suriye devrimi gerçekleşti ve burada da Türkiye, yine tüm dünyanın kara propagandasına karşı ilkeli bir şekilde Suriye halkının iradesini temsil eden bir politika çizgisi tutturdu. Orada Cumhurbaşkanımızın 'tek Suriye'ye yaptığı vurgu, Suriye’yi bütün Suriyelilerin beraber yönetmesi gerektiğine dair vurgu; bugün küresel mutabakatın omurgasını teşkil etmektedir. Gelinen noktada da Suriye’nin kendi içindeki terör unsurlarından arınması, bir yandan DEAŞ’e dönük terörle mücadelenin kesintisiz sürmesi, DEAŞ’le olan mücadelenin kesintisiz sürmesi konusunun altı çizilirken; aynı zamanda Suriye’nin kuzeyini, doğusunu işgal etmiş olan terör örgütünden arınma, Suriye’nin birliğini savunma konusunda atılan adımlar, her zaman için Cumhurbaşkanımızın çizdiği vizyonun teyidi anlamına gelen, Suriye’nin iyiliğine dönük, Suriye’nin birliğine, bütünlüğüne dönük bir sonuç ürettiğini tekrar tekrar teyit eden gelişmelerin ortaya çıkmasını sağladı" dedi. "Suriye’de, Irak’taki terör yapılarının tasfiyesi, Türkiye’nin terörsüz bölge hedefiyle son derece uyumludur" Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü: "Cumhurbaşkanımızın hem Sayın Devlet Bahçeli’nin terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge konusundaki ısrarının aslında zamanlaması bakımından da hem de bölgedeki barışın tesisi bakımından da ne kadar önemli olduğu, tüm bu gelişmelerle birlikte bir kere daha görüldü. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge birbirinden ayrılamaz; iç içe girmiş, hiçbir şekilde biri diğerinden bağımsız olarak tanımlanamaz, iç içe iki kavramdır. Bu çerçevede bakıldığında Suriye’de, Irak’taki terör yapılarının tasfiyesi, Türkiye’nin terörsüz bölge hedefiyle son derece uyumludur. Tabii ta baştan beri biz, PKK terör örgütünün Suriye, Irak, İran’daki silahlı güçlerinin tasfiyesi, Avrupa’daki illegal yapılarının tasfiyesi, propaganda merkezlerinin ve mali yapısının tasfiyesi konusunda bütünsel ve kapsamlı bir tanımlama ortaya koyduk. Suriye’de ise bu konudaki ısrar, birtakım güçlerin de kışkırtmasıyla birlikte bir işgalcilik olarak ortaya çıktığı zaman burada Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi 'tek Suriye, tek ordu' ilkesi çerçevesinde Türkiye ilkeli bir tavır ortaya koydu. Ama bu tavır ortaya koyulurken de şu söylendi her zaman denildi ki Suriye’yi bütün Suriyeliler beraber yönetsin. Türkmen, Arap, Kürt, Sünni, Şii, Alevi, Dürzi, Musayri, Hristiyan hepsi bu iradenin birer parçası olsunlar diye bu vurgu her zaman yapıldı. Dolayısıyla Suriye Suriyelilerindir. Suriye, Suriyeliler tarafından yönetilmelidir. Hiçbir terör örgütünün vesayeti ya da dış gücün vesayeti söz konusu olmamalıdır. Siyaset, en baştan beri Türkiye tarafından izlendi." "Suriye’de Türkmenlere, Araplara ve bütün unsurlara sahip çıkan 'tek Suriye' ilkesi önemlidir" DEAŞ nasıl Arapların temsilcisi değilse terör örgütü PKK ve bağlantılı olan terör örgütlerinin de Kürtlerin temsilcisi olmadığını vurgulayan Çelik, "Yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, Suriye’de Suriye Kürtlerinin haklarını güvence altına alan, aynı şekilde Türkmenlerin de diğer unsurlarla birlikte yönetime katılmasını temin edecek şekilde bir siyaset ve bir anayasal süreç izlenmesi gerektiği konusundaki tutumumuzu net bir şekilde ifade ediyor. O kararnamenin yayınlanmasıyla 100 yıldır neredeyse vatandaşlık hakkı bile olmayan Suriyeli Kürt kardeşlerimizin bu haklarına kavuşmasının sevindirici olduğunu söyledik. Karşı olduğumuz şeyin de terör olduğunu söyledik. Ama çıktı buna birileri terör örgütünden yana tutum almak için Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Sayın Devlet Bahçeli’ye, HTŞ’yi destekledikleri için böyle bir tavır ortaya koydukları şeklinde bir iftira attılar. Şimdi bugün itibarıyla orada HTS diye bir şey yok. Suriye yönetimi, Birleşmiş Milletler’den dünyanın bütün platformlarında meşru kabul edilen bir yönetim. Birleşmiş Milletler’de davet ediliyor; dünyanın bütün devletleri tarafından Suriye’nin meşru yönetimi ve meşru cumhurbaşkanı olarak kabul edilip bu şekilde muhatap alınıyor. Dolayısıyla burada verilen desteğin HTŞ’yle vesaire ilgisi yok. Meşruiyete, siyasal meşruiyete ve meşru yönetime verilen bir destek. Sayın Cumhurbaşkanımıza, Sayın Devlet Bahçeli’ye iftira atarak 'HTŞ’yi destekledikleri' şeklinde böyle davranıyorlar diye konuşanların, sanki destekledikleri örgüt Kanarya Sevenler Derneği. Başka bir terör örgütünü desteklemek için böylesine bir iftira kampanyası yürütüyorlar. Halbuki burada söz konusu olan şudur: Nasıl ki DEAŞ Arapların temsilcisi değilse, oradaki terör örgütü PKK ve bağlantılı olan terör örgütleri de Kürtlerin temsilcisi değil. Orada bütün Kürtlere, oradaki Türkmenlere, Araplara ve bütün unsurlara sahip çıkan 'tek Suriye' ilkesi bu açıdan önemlidir" dedi.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten belediyelere altyapı tepkisi: “Bunlar bir günde olan işler değil” Haber

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten belediyelere altyapı tepkisi: “Bunlar bir günde olan işler değil”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Adana'da 2 gündür süren şiddetli yağış sonucu vatandaşların mağdur olduğunu anlatarak, "Bunlar 1 günde olan işler değil. Belediyeler görevlerini yerine getirsin diye uyarıyoruz ama artık altyapı eksikliğini boş verin altyapı kalmamış" dedi. Çelik, Adana'ya yeni atanan Vali Mustafa Yavuz'u makamında ziyaret etti. Valilik şeref defterini imzalayan Çelik, ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu. Çelik, "Hepimiz kış programları çerçevesinde 1 aydır sahadayız. Göreve yeni atanan Adana valimizi tebrik etmeye geldik. Geçmişte Adana tecrübesi var ve çok sevilen bir idareci. Adana'nın çok daha başarılı yerlere geleceğinden kuşkumuz yok. İnşallah önümüzdeki dönemde cumhurbaşkanımızın işaret ettiği Türkiye yüzyılı hedeflerine ulaşmak için valimizin çaba göstereceğinden hiç şüphemiz yok" ifadelerini kullandı. "BUNLAR 1 GÜNDE OLAN İŞLER DEĞİL" Şehirde 2 gündür süren sağanak yağış ve yaşanan sel görüntüleri üzerine de Adana Büyükşehir Belediyesi ve ilçe beledilerine tepki gösteren Çelik, daha sonra şunları söyledi: " Adana'da 2 gündür üzücü bir tablo var. Maalesef Adana Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere belediyelerin görevini yapmamasından dolayı bir yağmur söz konusu olduğu zaman istenmeyen görüntüler ortaya çıkıyor. Neredeyse sel görüntülerine şahit oluyoruz. Adana, Mersin ve Çukurova bu görüntülerle karşı karşıya kalıyor. Belediyelerin vatandaşa hizmet, kamu sorumluluğunu yerine getirmesi bakımından hassasiyet göstermediğini görüyoruz. Daha öncesinde de bu uyarıları yaptık. Bunlar 1 günde olan işler değil. Belediyeler görevlerini yerine getirsin diye uyarıyoruz ama artık altyapı eksikliğini boş verin altyapı kalmamış." "VATANDAŞIMIZI MAĞDUR EDİYOR" Devletin mağdur olan vatandaşları biran olsun yalnız bırakmadığını vurgulayan Çelik, "Vatandaşlarımız büyük sıkıntılarla karşı karşıya kalıyor. Bu tablo karşısında devletimiz vatandaşlarımızı yalnız bırakmadı. Bütün kamu kurumlarımız 24 saat esasına göre vatandaşlarımızın yanında oldu. Mahsur kalan vatandaşlarımız kurtarıldı. Halen de gereken müdahaleler yapılıyor. Devletimiz vatandaşının yanındadır. Hükumet olarak imza attığımız eserler Adana'da ortadadır. Bugün ki eksiklik belediyelerin üstüne düşen altyapı ve diğer görevler vardır. Bugün ki sıkıntı bundan kaynaklanmaktadır. Bunları vatandaşlarımızın iyi değerlendireceğine inanmaktayız. Türkiye yüzyılı hedefleri çerçevesinde merkezi hükumetimiz üzerine düşeni fazlasıyla yaparken belediyelerin aksi bir yönde ilerlemesi vatandaşımızı mağdur ediyor" diye konuştu. Konuşmanın ardından ayrılan Çelik, daha sonra AK Parti Adana İl Başkanlığı'nı ziyaret edip İl Başkanı Tamer Dağlı ile görüştü.

İletişim Başkanı Duran ve AK Parti Sözcüsü Çelik'ten Netanyahu'nun 1915 olaylarına ilişkin açıklamasına tepki Haber

İletişim Başkanı Duran ve AK Parti Sözcüsü Çelik'ten Netanyahu'nun 1915 olaylarına ilişkin açıklamasına tepki

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Duran ve AK Parti Sözcüsü Çelik, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun 1915 olaylarına ilişkin açıklamasına tepki gösterdi.Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, NSosyal hesabından İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun 1915 olaylarına ilişkin açıklamasına tepki gösterdi. "Gazze'de binlerce masumun sistematik bir soykırıma tabi tutulduğu, çocuklar, yaşlılar ve kadınların atılan bombalar ve açlık nedeniyle can verdiği bir dönemde, soykırımın baş sorumlusu Netanyahu'nun 1915 olaylarına yönelik açıklamaları, tarihi ve hukuku istismar eden açık bir ikiyüzlülüktür." açıklamasında bulunan Duran, Gazze'de yaşananların uluslararası hukuk açısından soykırımın tüm unsurlarını taşıdığını belirtti.On binlerce sivilin öldürülmesi, temel yaşam kaynaklarının sistematik biçimde yok edilmesi ve kitlesel göçe zorlama gibi suçların dünyanın gözleri önünde açık bir şekilde işlendiğini vurgulayan Burhanettin Duran, şunları kaydetti: "Bu suçları gerçekleştiren bir ismin, tarihe dair hüküm vermesinin hiçbir karşılığı yoktur. Uluslararası toplumun vicdanında zaten mahkum olan Netanyahu ve katliam şebekesinin uluslararası mahkemelerde en ağır cezayı alması için Türkiye olarak tüm alanlarda çabalarımızı sürdüreceğiz." AK Parti Sözcüsü Çelik: Tarihin ve geleceğin mahkum ettiği bir caninin, tarih hakkındaki sözlerinin hükmü yoktur AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, soykırım şebekesinin başındaki Netanyahu'nun, 1915 olayları hakkındaki açıklaması ile siyasi yalanlarına bir yenisini eklediğini belirtti. Çelik, şunları kaydetti: "Tarih, hukuk ve insanlık vicdanı önünde soykırım suçundan yargılanması gereken birinin söylediği her sözün yalan olduğu açıktır. Türkiye, tarihe dair bütün gündemlerini açık şekilde, hukuk ve diplomasi ile yönetmektedir. 1915 olaylarıyla ilgili Cumhurbaşkanımızın yaptığı açıklamalar ve aldığı kararlar, Türkiye'nin özgüvenli siyasetini güçlendirmiştir. Netanyahu, 'tarihin vicdanı' tarafından mahkum edilmiş biridir. Tarihin ve geleceğin mahkum ettiği bir caninin, tarih hakkındaki sözlerinin hükmü yoktur." MHP Genel Sekreteri Büyükataman: Netanyahu'nun adı, tarihin utanç sayfalarına kara bir leke olarak kazınacaktır.MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman ise yaptığı yazılı açıklamada, İsrail Başbakanı Netanyahu'nun katıldığı bir programda 1915 olayları hakkında yaptığı açıklamaların, hiçbir tarihi ve hukuki gerçekle bağdaşmadığı değerlendirmesinde bulundu. Büyükataman, şunları kaydetti: "Terör devleti İsrail'in, Gazze'de ve Filistin'de işlediği vahşi katliamların üzerini örtmek için Türk tarihini karalamaya kalkışması, asla kabul edilemeyecek bir ahlaksızlıktır. Türk tarihinin hiçbir döneminde 'soykırım' lekesi bulunmamaktadır. Türkiye'nin tarihi meselelerinin siyonizmin kirli hesaplarına alet edilmesine asla müsaade edilmeyecektir. Katliamcı İsrail'i yalan ve iftira kurtarmayacak, tüm insanlığın gözleri önünde soykırım suçunu işleyen cani Netanyahu'nun adı, tarihin utanç sayfalarına kara bir leke olarak kazınacaktır."

DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu’ndan Ömer Çelik’e ziyaret Haber

DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu’ndan Ömer Çelik’e ziyaret

Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu ve yönetim kurulu üyeleri, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik’i ziyaret etti. Ziyarette, 28 Mayıs’da Ankara’da düzenlenecek DAİMFED şube açılışına davet yapıldı. Çelik, federasyonun Türkiye’nin çeşitli illerinde şubeleşmesi ve üniversitelerde Genç DAİMFED yapılanmasının önemine vurgu yaparak, Adana’daki genel merkezin kendisi için büyük değer taşıdığını belirtti. Karslıoğlu ise Çelik’in desteğinin federasyona güç kattığını ifade etti. Çelik, “Adana’da genel merkez olması bizim için büyük önem taşıyor” AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “DAİMFED’in Mersin, Kahramanmaraş, Nahçivan, Suriye-Arap Cumhuriyeti, Osmaniye, Gaziantep, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Antalya, Malatya, İstanbul’da şubeleşmeniz ve en önemlisi de 5 farklı ilde 5 farklı üniversitede Genç DAİMFED’i kurduğunuz için tüm yönetiminizi kutluyorum. Ankara şube açılışınızdan dolayı da ayrıca başarılar diliyorum. Birlikte hareket etmek, tek ses olmak, tek çatı altında toplanmak ve bunu başarılı bir şekilde sürdürebilmek son derece önemlidir. Tabi genel merkezin Adana’da olmasının da benim için önemi büyük. İşlerinizi düzgün, kanunlara uygun, ciddi ve kaliteli şekilde, projelerinizi tamamlamanız fevkalade önemlidir. En kısa sürede özellikle üniversitelilerin oluştuğu Genç DAİMFED’in de yer aldığı, projelerin konuşulduğu bir toplantı tertip edin. Hem Adana için hem de federasyonunuza bağlı tüm iller için sektör adına beklentilerinizi sunum halinde dinlemek isterim. Başarılarınızın devamını diliyorum” diye konuştu. Karslıoğlu, “Bakan Ömer Çelik’in desteği federasyonumuza güç katıyor”  DAİMFED’in Ankara’da şube açacak olmasının heyecanını yaşayan Genel Başkan Karslıoğlu, “Sayın Bakanımız Ömer Çelik’in hem ülkemizde, hem uluslararası alandaki yoğun çalışma temposundan zaman ayırıp, Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED)’i n çalışmaları ve teşkilatlanmaları hakkında brifing sunma fırsatını vermesi, federasyonumuza güç katmıştır. Bakanımızı DAİMFED Ankara Şube açılımıza davet etmek bizi onurlandırmıştır. Açılışımıza katılımları bize onur verecektir. Federasyonumuz ve tüm diğer illerimizdeki teşkilatlarımız adına kendilerine şükranlarımızı sunarım” şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.