#AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik

İLKHABER-Gazetesi - AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’ten Netanyahu ve Katz’a sert tepki Haber

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’ten Netanyahu ve Katz’a sert tepki

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Netanyahu’nun ve Katz’ın Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef alan paylaşımları, her şeyden önce bu katliam şebekesinin ne kadar köşeye sıkıştığının ve sarsıldığının bir göstergesidir" dedi. AK Parti Sözcüsü Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ve İsrail Dışişleri Bakanı Israel Katz’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hedef alan paylaşımlarına tepki göstererek, "Her şeyden önce bu katliam şebekesinin ne kadar köşeye sıkıştığının ve sarsıldığının bir göstergesidir. Bu şebeke insanlık mahkemesi önünde hesap verecektir" ifadelerini kullandı. Günümüzde dünyanın ikiye ayrıldığını, bir tarafta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderlik ettiği ‘insanlık ittifakı’nın olduğunu, diğer tarafta ise Netenyahu’nun başını çektiği ‘katliam şebekesi’nin olduğunu dile getiren Çelik, İspanya Başbakanı Sanchez’in ifadelerinin de ‘insanlık ittifakı’ adına saygıdeğer olduğunu kaydetti. Parti Sözcüsü Çelik, katliam şebekesinin işlediği soykırım suçlarının en net ifadelerle ifşa eden dünya liderinin Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğunu kaydederek, "Netanyahu’nun başını çektiği bu ‘katliam ve soykırım şebekesi’, Cumhurbaşkanımızın 'insanlık ittifakı’nın değerlerini her konuşmasında canlı tutmasından büyük bir rahatsızlık duyuyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadeleri sadece bölgede değil, Afrika’dan Asya’ya kadar küresel düzeyde yankılanmaktadır. Bugün dünyada insanlık adına referans gösterilecek yegâne cümleler, Sayın Cumhurbaşkanımızın cümleleridir. Soykırım çetesinin bu hırçın açıklamaları, Türkiye’nin hakikat temelli barış diplomasisi karşısında yaşadıkları büyük mağlubiyetin itirafıdır. Netanyahu rejimi, bugün dünyada dinî kavramları ve argümanları katliam için en çok istismar eden, en fanatik rejimdir. Kullandıkları bu propaganda yöntemlerinin ise artık son kullanma tarihi geçmiştir" ifadelerine yer verdi. "Dışarıdan gelen bu tip hadsiz saldırılar karşısında tek vücut olmak millî bir sorumluluktur" Cumhurbaşkanı Erdoğan’a dönük saldırgan mesajların arkasında beş temel katman bulunduğunu aktaran Çelik, şu ifadelere yer verdi: "Birincisi, Pakistan’daki kritik barış görüşmelerini sabote etmeyi hedefliyorlar. Onun için barışın en büyük destekçisi olan Cumhurbaşkanımıza saldırıyorlar. İkincisi, İsrail’in 'Batı değerlerinin kalesi' olduğu yalanının çökmesidir. Zira hiçbir Batılı lider bu soykırımın kendi değerlerini temsil ettiğini söyleyemeyecektir. Üçüncü katman ise bölgedeki Kürt kardeşlerimizi kendi kirli ve siyonist planlarına 'lejyoner' yapma çabasıdır. Ancak Irak ve İran’daki Kürt kardeşlerimiz bu şeytani denkleme girmemiş, sağduyulu davranarak tarihin doğru tarafında durmuşlardır. Netanyahu’nun Türkiye’deki Kürt kardeşlerimize yönelik o iğrenç ifadeleri, aslında bu planının boşa çıkmasından kaynaklanan bir hezeyandır. Dördüncü katman ise 'Terörsüz Türkiye' ve 'Terörsüz Bölge' hedefimizin, İsrail’in kaos planlarına indirilmiş büyük bir darbe olduğunun bizzat Netanyahu tarafından itiraf edilmesidir. Beşinci katman ise Türkiye’yi İran’la karşı karşıya getirme çabasıdır. Türkiye, Cumhurbaşkanımızın dirayetli siyaseti ile bu savaşın asla parçası olmayacağını ve yegane iradesinin barış olduğunu fiilen tatbik ederek, bu siyonist planı bozmuştur. Soykırım şebekesi bu insanlık dışı hedeflerine ulaşamamanın hayal kırıklığı ve hırçınlığı ile hareket etmektedir. Bu soykırım şebekesinin paylaşımlarına Türk siyasetindeki bazı isimleri etiketlemeleri ise kendi savaş suçlarını iç siyasetimizin bir parçası haline getirme çabasıdır. Bu ahlaksız ifadeleri kullanan katliam şebekesinin karşısında, Türk siyasetinin tüm unsurlarının, ister iktidar ister muhalefet olsun, topyekûn bir duruş sergileyerek bu şebekeye hak ettiği cevabı vereceğine inanıyoruz. Dışarıdan gelen bu tip hadsiz saldırılar karşısında tek vücut olmak millî bir sorumluluktur."

Ömer Çelik: “Barış masasını kuracak lider Erdoğan’dır” Haber

Ömer Çelik: “Barış masasını kuracak lider Erdoğan’dır”

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Herkesin arzu ettiği şey barış masasının bir an evvel kurulması. Barış masasının kurulacağı yer bütün krizler için Türkiye'dir. Barış masasını kuracak lider de Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'dır" dedi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti Adana İl Başkanlığı'nda bayramlaşma programına katıldı. Çelik, "Dünyanın en karışık zamanlarından, en zor zamanlarından bir tanesindeyiz. Gerçekten belki de on yıllar boyunca, yüzyıllar boyunca hatırlanacak büyük bir kaosun içerisinden geçiyoruz. Etrafımızda büyük türbülanslar, büyük sarsılmalar yaşanıyor. Bunun içerisinde Türkiye önünü görebilen, tüm bu belirsizliğin içerisinde yoluna devam edebilen bir iradeyle yönetiliyor" ifadelerini kullandı. "Krizlerin içinden milletimizi, memleketimizi çıkartacağız" Dünyanın önümüzdeki dönemde daha büyük türbülanslar beklediğini gösteren Çelik, "Cumhurbaşkanımızın liderliği, dünyanın demokratik yollarla seçilmiş liderleri içerisinde en tecrübeli lider olması, pek çok krizi yönetmiş olmanın getirdiği birikimi ve tabii ki özellikle bölge barışı ve dünya barışı konusunda atılması gereken adımlar konusundaki güçlü duruşu Türkiye için her zamanki avantajlarını bugün daha önemli, daha kıymetli, daha stratejik hale getirmiştir. Gazze'deki soykırım, İsrail'in başlattığı soykırım bugün bu İsrail saldırganlığının Lübnan'a, Suriye'ye ve en son olarak da maalesef İran'a dönük olarak gerçekleşmesi, Amerika ile birlikte İran'a saldırmış olmaları önümüzdeki dönemde daha büyük türbülansların herkesi beklediğini gösteriyor. Bunun içerisinde bu program vesilesiyle birbirimizi bir kere daha pekiştirerek inşallah tüm bu krizlerin içinden Cumhurbaşkanımızın dirayetli siyasetiyle ülkemizi, memleketimizi, milletimizi çıkaracağız" diye konuştu. "Barış masasını kuracak lider Erdoğan'dır" Barış masasının bir an evvel kurulması gerektiğini de vurgulayan Çelik, "Herkesin arzu ettiği şey barış masasının bir an evvel kurulması. Barış masasının kurulacağı yer bütün krizler için Türkiye'dir. Barış masasını kuracak lider de Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'dır. Hepimizin arzusu kan dökülmesinin bir an evvel durması ve bu adımların atılmasıdır. Bütün bu acılar tabii bize eşlik ederken bu acıların bitmesi temennisiyle herkesin bayramını tebrik ediyorum" dedi.Konuşmanın ardından Çelik, partililer ile bayramlaştı.

AK Parti Sözcüsü Çelik: Türkiye’ye füze atılmasına göz yummayız Haber

AK Parti Sözcüsü Çelik: Türkiye’ye füze atılmasına göz yummayız

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Türkiye'nin her zaman barıştan yana olduğunu vurgulayarak, "Önümüzdeki dönemde dünya daha büyük türbülansların içinden geçecek. Kimsenin toprağında gözümüz olmadığı gibi, toprağımıza göz dikene de hiçbir şekilde müsamaha göstermeyiz. Türkiye'nin milli güvenliği hiç kimsenin pazarlık konusu değildir. Türkiye'nin milli güvenliğinde bir erteleme, bir tenzilat söz konusu olamaz" dedi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, MHP Adana İl Başkanlığı'nda düzenlenen bayramlaşma programına katıldı. Burada konuşan Çelik, geçmişte Türkiye'nin bağımsız karar alma iradesine yönelik çeşitli provokasyonlar ve manipülasyonlar yapıldığını ifade ederek, "Türkiye'yi yönetenlerin bağımsız karar alma iradesine saldırıldı ya da birtakım provokasyonlarla ve manipülasyonlarla Türkiye'nin bağımsız hareket etme kabiliyeti sakatlanmaya ya da engellenmeye çalışıldı. Şimdi ise net bir şekilde görülüyor ki, hem Cumhurbaşkanımızın liderliği hem Devlet Bahçeli'nin dirayetli siyaseti bütün bu tabloyu en net duruşla ortaya koyarken; bütün kardeşlerimizin bu salonlardan meydanlarda kol kola birlik içerisindeki duruşu, içimizden herhangi bir kişiyi bile sökememeleri, bütün bu gücün ne kadar kuvvetli olduğunu hem iç siyasette hem dış siyasette gösteriyor" diye konuştu. "İsrail saldırganlığı devam ediyor" Orta Doğu'da yaşanan gelişmelere de değinen Çelik, İsrail'in saldırgan politikalarının bölgede istikrarsızlığı artırdığını belirterek, "Bugün yaşanan tartışmalara bakıldığında esasında bu kadar ağır silahlarla İran halkı bombalanırken, yöneticilere de karşı suikastlar düzenlenirken ortaya çıkan tablo İsrail'in saldırganlığının bir devamı olmaktan başka bir şey değil. Söylenenlerin hepsi, yani oraya atfedilenlerin hepsinin aslında asılsız olduğu ortaya çıktı. Ne deniyordu bunun sebebi olarak? ‘Nükleer müzakereler konusunda İran herhangi bir anlaşmaya yanaşmıyor' diyorlardı. Ama ne çıktı şimdi. Birtakım istihbarat direktörleri Amerika Birleşik Devletleri'nde istifa etti, açıklama yaptı. İngiltere'de açıklama yaptı. Ne dediler aslında İran çok güzel bir teklif sunmuştu anlaşma için ama birileri bunu yönetime aktarmadı ve böylece aslında savaş çıkarmak için bahane arayanlar bir kere daha bu saldırganlığa imza attı. Aynısını Suriye'de yaptılar. Şimdi Gazze'den sonra Batı Şeria'da yapıyorlar ve maalesef kara harekatıyla Lübnan'a dönük olarak da İsrail saldırganlığı devam ediyor. Bütün bunların içerisinde kafamız net, gücümüzün de kontrolde olması en önemli artıdır" ifadelerini kullandı. "İç bünyemizi sağlam tutmalıyız" Türkiye'nin iç birlikteliğinin güçlü tutulması gerektiğini anlatan Çelik, "Önümüzdeki dönemde dünya daha büyük türbülansların içinden geçecek. Bildiğimiz anlamda bir dünya düzeni ortada kalmamıştır. Bildiğimiz anlamda bir uluslararası hukuk ortada kalmamıştır. Onun için en önemli mesele Cumhurbaşkanımızın ve Devlet Bahçeli'nin dediği gibi iç cephemizi sağlam tutmaktır, iç bünyemizi sağlam tutmaktır, bağışıklığımızı yüksek tutmaktır. Bu bizim için son derece kıymetlidir" dedi. "Azerbaycan'la olan kardeşliğimiz konjonktürel değil, ebedidir" Son dönemde Türkiye ile Azerbaycan arasına fitne sokulmaya çalışıldığını ifade eden Ömer Çelik, şunları söyledi: "Biz can Azerbaycan'la iki devlet tek milletiz ve inşallah bu sonsuza kadar da böyle olacak. Fakat son zamanlarda birilerinin özellikle bu ortam içerisinde Türkiye ile Azerbaycan arasına fitne sokmaya çalıştığını görüyoruz. Tabii ki iki devlet tek milletiz, her devletin diğer bir devletle bütün politikalarda aynı davranacağı şeklinde bir husus yok. Herkesin şartlarının birbirinden farklılaştığı konular var ama günün sonunda Azerbaycan'la olan kardeşliğimiz konjonktürel bir kardeşlik değil, ebedi bir kardeşliktir. Onun için can Azerbaycan'la aramıza fitne sokmaya çalışanları elimizin tersiyle bir kenara itiyoruz. İki devlet tek millet olarak sonsuza kadar bu kardeşliğimizi koruyacağız. Son zamanlarda Türkiye ile Azerbaycan arasına fitne sokmaya çalışan odakların hangi yurtdışı bağlantıları olduğunu, neyi amaçladığını çok iyi görüyoruz ve buna hiçbir şekilde müsaade etmeyeceğiz." "Türk ve Kürt arasına, Alevi'yle Sünni arasına kimse giremez" Türk-Kürt, Alevi-Sünnilerin kardeş olduğunu belirten Çelik, "Maalesef bizi kendi içerimizde Kürt diyerekten, Alevi veya Sünni diyerekten birbirimize düşürmeye çalıştılar. Geçmişte çok uğraştılar. O zamanlarda hep beraber hatırlıyorsunuz, yaşı müsait olanlar hatırlarlar; Türkiye'nin her tarafında kan dökülürken bir darbeyle ertesi gün hiçbir şey olmuyor, sonra yıllar sonra belgeler açıklanıyordu. Darbeyi yapanlar hakkında Amerika Birleşik Devletleri'nde ya da başka ülkelerde 'Bunlar bizim çocuklar' diye ifadeler kullanılıyor, dolayısıyla Türkiye üzerinde oynanan oyunlar yıllar sonrasında anlaşılıyordu, ortaya çıkıyordu. Şimdi ise terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge süreciyle hem Türkiye'nin içinde hem bölgemizde terör örgütlerinin ülkemize ve başkalarına karşı birer vekalet savaşının aparatı olarak kullanılmasını sona erdirecek çok önemli adımlar atıyoruz. Türkiye'de hiçbir zaman, hiçbir şekilde Türk ve Kürt arasına, Alevi'yle Sünni arasına kimse giremez. Bizim kardeşliğimiz ebedidir ve Türkiye'nin içerisinde bu kardeşlik en zor zamanlarda sınavını en güçlü şekilde vermiştir. Onun için bu bayram vesilesiyle Türk'le Kürt birbirine daha çok sarılacak, Alevi'yle Sünni birbirine daha çok sarılacak. Dünyanın sarsıldığı bir dönemde gücümüzü, birliğimizi, beraberliğimizi ve dirliğimizi öncelikle iç cephemizin gücü olarak göstereceğiz" ifadelerini kullandı. "Yanlış olan şey siyasi mezhepçiliktir" Türkiye'de mezhep tartışmalarının gündeme getirilmeye çalışıldığını, siyasi mezhepçiliğin yanlış olduğunu ifade eden Çelik, "Son 1 haftadır, 10 gündür bir mezhepçilik fitnesi Türkiye'nin içine sokulmaya çalışılıyor. Birdenbire Sünnilik nedir, Şiilik nedir diye bir tartışma başlatılmaya çalışılıyor. Niye bugün? Tabii ki ayrı politikalarımız olabilir; İran'la çeşitli konularda ayrı düştüğümüz zamanlar oldu, oranın birtakım sistem problemleri olduğunu ifade ettik. Ama bugün saldırıya uğradığında, haksız bir saldırıya uğradığında tabii ki İran halkının yanındayız. İran halkının meşru haklarını tabii ki savunuyoruz. Bu saldırı, hiçbir şekilde Amerika ve İsrail tarafından başlatılan saldırı makul ve meşru bir zemine dayanmıyor. Tamamen gayrimeşrudur, çok vahşi bir saldırıdır. O sebeple bugün kimin mezhebi Sünni'dir, kimin mezhebi Şii'dir tartışmasını yapmanın zamanı değil. Biz, bizim mezhebimizden bile olsa eğer o kişi zalimlik yapıyorsa ona karşı çıkarız. Bir kişi mazlumsa ama bizim mezhebimizden değilse, öbürüne karşı çıktığımız gibi buna da sahip çıkarız. Dolayısıyla burada mesele nedir? Öncelikle insan olmak, Müslüman olmak. Orada Sünni ve Şii'nin hakkını bu hak temelinde, adalet temelinde, ilkeler temelinde korumak zorundayız. Aramıza bu fitneyi sokmaya çalışanların yapmaya çalıştıklarının hiçbir şekilde memleketin hayrına, bölgenin hayrına olmadığını biliyoruz. Onun için bu bayram vesilesiyle bütün bunları tekrar hatırlayacağız. Her birimizin bir mezhebi vardır, bu da saygıdeğerdir. Yanlış olan şey siyasi mezhepçiliktir, hakkı hakikati adaleti siyasi mezhepçilik üzerinden okumaya çalışmaktır. Bugün hangi ülkenin hangi mezhebe sahip olduğu meselesi değildir. Bugün önemli olan haklı olan kimdir, haksız olan kimdir meselesidir" dedi. "Saldırganlara karşı çıkmanın, bu saldırıları durdurmanın yolu bulunmalıdır" Türkiye'nin her zaman barıştan yana olduğunu vurgulayan Çelik, ülkenin milli güvenliğinin pazarlık konusu olmayacağını belirterek şunları söyledi: "Bugün Lübnan'a yapılan bütün saldırılar haksızdır. Gazze'ye yapılanlar vahşi bir saldırganlıktır, birer soykırımdır, insanlık dışı saldırılardır. Bugün İran halkının, oradaki kız çocuklarının bombalanması vahşi saldırılardır, insanlık dışı saldırılardır. Bunların hukukla, hakla, adaletle ilgisi yok. Ama bizim topraklarımız, bizim devletimiz her zaman haktan yana, adaletten yana oldu. Bugün de bunu en güçlü şekilde temsil ediyor. Şimdi bazen şöyle şeyler söylüyorlar, işte ‘Sıra Türkiye'ye gelmiş', ‘Bundan sonrası Türkiye'ymiş'. Onlara söylediğimiz şudur: Bununla ilgili çok fazla şey söylemeye gerek yok; Türkiye her zaman barıştan yana oldu. Kimsenin toprağında gözümüz olmadığı gibi, toprağımıza göz dikene de hiçbir şekilde müsamaha göstermeyiz. Türkiye'nin milli güvenliği hiç kimsenin pazarlık konusu değildir. Türkiye'nin milli güvenliğinde bir erteleme, bir tenzilat söz konusu olamaz. Türkler, bizler milli güvenliğimiz konusunda en yüksek hassasiyete sahibiz. Onun için hep birlikteliğimizi korurken aynı zamanda dış politika açısından, tarihin doğru yerinde duruyoruz. Güvenliğimizi korumak açısından tarihin doğru yerinde duruyoruz. Biz tabii ki bugün İran halkının uğradığı saldırı karşısında, onların uğradığı bu haksızlık karşısında yanındayız ama hiç kimsenin de bizim ülkemize füze atmasına, bizim ülkemizi hedef almasına göz yumamayız. Onun için herkes sağduyulu davranmalıdır. Esas bu saldırganlara karşı çıkmanın, bu saldırıları durdurmanın yolu bulunmalıdır."Konuşmaların ardından Çelik, partililerle bayramlaştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.