#Aksu Belediye Başkan Adayı Durmuş Ali Arslan

İLKHABER-Gazetesi - Aksu Belediye Başkan Adayı Durmuş Ali Arslan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Aksu Belediye Başkan Adayı Durmuş Ali Arslan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Antalya’daki ölümlü kavga davasında eski başkan adayından “kan parası ve tehdit” iddiası Haber

Antalya’daki ölümlü kavga davasında eski başkan adayından “kan parası ve tehdit” iddiası

Antalya'da alacak meselesi nedeniyle çıkan tartışmada bir kişinin ölümüne ilişkin tutuklu yargılanan eski Aksu Belediye Başkan Adayı Durmuş Ali Arslan'ın davasında, 3'üncü duruşmada sanığın tutukluluk halinin devamına hükmedildi. Arslan, olayın planlı olmadığını ve tehdit iddialarını reddederken, kendisinin ve ailesinin tehdit edildiğini savundu. Arslan, "Çocuklarım ve kan bağım olan herkes sürekli olarak Gürcistan numaralı bir numaradan gelen aramalarla taciz, tehdit ediliyor, kan parası bedeli altında taleplerde bulunuluyor" dedi. Olay, 18 Nisan 2025 tarihinde saat 13.00 sıralarında Antalya'nın Aksu ilçesi Fatih Mahallesi Şahinler Caddesi'nde bulunan bir iş yerinde meydana geldi. Eski Millet İttifakı Aksu Belediye Başkan Adayı ve bir dönem Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcılığı görevinde bulunan Durmuş Ali Arslan, alacaklı olduğu Sebahattin Sunbat ile görüşmek üzere iş yerine gitti. Taraflar arasında çıkan tartışma sırasında Sebahattin Sunbat'ın babası Hamit Sunbat (70) tabancayla vurularak ağır yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerince Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılan Sunbat, 22 Nisan'da yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayın ardından gözaltına alınan Arslan, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.Arslan hakkında, 'kasten öldürme', 'öldürmeye teşebbüs', 'silahla tehdit' ve 'ruhsatsız silah bulundurma' suçlamalarıyla açılan dava sürüyor. TEHDİT İDDİALARI 3'ÜNCÜ DURUŞMADA GÜNDEME GELDİ Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 3'üncü duruşmaya sanık Durmuş Ali Arslan ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada, önceki duruşmada silahla tehdit şikâyetini geri çeken katıln Tamer Ertürk'ün, bu beyanın ardından duruşma öncesi ve sonrasında telefonuna tehdit içerikli mesajlar geldiğini ileri sürerek yaptığı suç duyurusuna ilişkin dosya mahkemeye sunuldu. "HEM ÖLDÜRÜLENİN AİLESİYİZ HEM TEHDİT EDİLEN BİZİZ" Duruşmada söz alan katılan Hayrettin Sunbat, "Öldürülen kişinin ailesiyiz. Buna rağmen tehdit edilen de biziz. Sanıktan ve ailesinden şikâyetçiyim" ifadelerini kullandı. "TASARLAMA YOK, SEKEN MERMİYLE YARALANDI" Sanık Durmuş Ali Arslan ise katılan vekillerinin olayın tasarlanarak gerçekleştirildiği yönündeki iddialarına karşı savunmasında, silahı önceden hazırlayarak iş yerine girdiği yönündeki anlatımları reddetti. Arslan savunmasında, olay günü Tamer Ertürk'ü dertleşmek amacıyla aradığını, Sebahattin Sunbat'ın kendi beyanlarında Konyaaltı'nda olduğunu söylediğini, bu nedenle iş yerinde kimlerin bulunduğunu bilmediğini ileri sürdü. Olayın planlı olmadığını savunan Arslan, "Olay günü Tamer Ertürk'ü dertleşmek için aramıştım, Sebahattin Sunbat kendi verdiği ifadelerinde de bana Konyaaltı'nda olduğunu söylediğini söylüyor, onların orada olduğunu bilmiyordum, bilmediğim bir durumda mekanizmayı hazırlayarak içeri girmem mümkün değil, planlayarak gerçekleştirmedim. Bunu nasıl tasarlayabilirim. Üzerime gelinmeseydi bu yaşanmazdı. Bir kez havaya ateş ettim, ikinci atışı hedef almadan yaptım. Seken mermiyle yaralandı. Ambulans çağrılmasını ben söyledim. Selahattin Sunbat'ın olayda yaralanmamış olması, aramızda 2 metrenin olması gözetildiğinde ona yönelik bir eylemde bulunmadığım anlaşılır. Ayrıca, nitelikli dolandırıldığıma dair dosyam mevcuttur" dedi. Kendisine ve ailesine yurt dışı kodlu numaralardan tehdit ve taciz içerikli aramalar yapıldığını iddia eden Arslan, önceki duruşmadan iki gün sonra Tamer Ertürk'ün duruşma öncesi ve sonrası tehdit içerikli mesajlar aldığına ilişkin açıklamasına yönelik savunmasında ise "Tamer Ertürk'ü tehdit ettiğim söyleniyor, infaz gibi ifadeler benim ya da çevremin kullandığı bir terminoloji değildir. Çocuklarım ve kan bağım olan herkes sürekli olarak Gürcistan numaralı bir numaradan gelen aramalarla taciz, tehdit ediliyor, kan parası bedeli altında taleplerde bulunuluyor. Tamer'in de aynı şekilde tehdit edildiğini düşünüyorum, bir oyun kuruyorlar, kendi yaptıkları tehdidi mahkemeye gelip belge olarak sunuyorlar. Bu olay kamuoyuna taşınarak mahkeme üzerinde baskı kurulmaya çalışılıyor" şeklinde konuştu. UZLAŞMA BÜROSU KARARI BEKLENİYOR Mahkeme heyeti, önceki duruşmada silahla tehdit şikâyetinden vazgeçmesi üzerine dosyası uzlaşma bürosuna gönderilen Tamer Ertürk hakkında uzlaşma bürosundan henüz bir karar ulaşmadığını belirtti. Heyet, sanığın tutukluluk halinin devamına ve uzlaşma bürosundan gelecek kararın beklenmesine hükmederek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. NE OLMUŞTU? Davanın 2'nci duruşmasında silahla tehdit şikâyetini geri çeken katılan Tamer Ertürk, iki gün sonra Antalya Adliyesi'ne başvurarak tehdit edildiğini ileri sürdü. Ertürk, duruşma öncesi yurt dışı kodlu bir numaradan kendisine ve ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderildiğini, duruşma sonrasında ise ifadeyi geri çekmesine yönelik teşekkür ve tehdit içeren mesajlar aldığını belirtti.Ertürk, adliye önünde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, can güvenliği endişesi yaşadığını ve bu nedenle suç duyurusunda bulunduğunu açıklamıştı.

Alacak yüzünden tartıştığı adamın babasını öldüren sanık hakim karşısına çıktı Haber

Alacak yüzünden tartıştığı adamın babasını öldüren sanık hakim karşısına çıktı

Antalya'da alacak yüzünden tartıştığı kişinin babasını tabancayla vurarak öldüren eski Aksu Belediye Başkan Adayı Durmuş Ali Arslan'ın yargılanmasına başlandı.22 Nisan'da Aksu ilçesi Fatih Mahallesi Şahinler Caddesi'ndeki bir kozmetik dükkanında eski Aksu Belediye Başkan Adayı Durmuş Ali Arslan'ın tabancayla vurduğu Hamit Sunbat, kaldırıldığı Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde hayatını kaybetmişti. Olayın ardından tutuklanan Arslan'ın yargılanmasına Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlandı. Hamit Sunbat'ı "kasten öldürmek", Sebahattin Sunbat'a karşı "öldürmeye teşebbüs" ve Tamer Ertürk'e karşı "silahla tehdit" suçlamalarıyla hakim karşısına çıkan Arslan, ayrıca "ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma ya da bulundurma" suçundan da yargılanıyor. "Eşimi, işimi, çevremi kaybettim" Sanık Durmuş Ali Arslan, duruşmada uzun süredir Sebahattin Sunbat ve Tamer Ertürk tarafından mağdur edildiğini öne sürerek, "Sebahattin Sunbat ve Kamil Ertürk birleşerek beni uzun süre dolandırdılar. Antalya Büyükşehir Belediyesi'nde genel sekreter yardımcısıydım, borçlandırıldım, emekli olmak zorunda kaldım. İşimi, çevremi kaybettim. Daha önce belediye başkan adaylığım, milletvekili adaylığım oldu. Almanya'da doktora yaptım. Tamer Ertürk okul arkadaşımdı, fabrikasının borçları için destek istiyordu. Evlerimi verdim, kefil oldum. Aksu'da daha büyük bir fabrikaya taşınmasına yardımcı oldum. Borçlarını ödemediler, ben başkalarından borç alarak verdim. Kendi yengemin evini satarak bile borçlarını kapattım. Çocuklarıma harçlık gönderemez hale geldim. Annem kalp krizinden öldü, eşim bebeğini kaybetti. Bir yıl boyunca haksız tahrik altında bırakıldım" şeklinde konuştu. "Herhangi bir öldürme kastım yoktu" Olay günüyle ilgili olarak Arslan şunları söyledi: "Fabrikaya gittiğimde Sebahattin Sunbat'ın yanında bir kişi daha vardı. Sonradan babası Hamit Sunbat olduğunu öğrendim. Selam verdim, Sebahattin Sunbat'a ‘Sen yalanlarına doymadın, birçok insanı mağdur ettin, hâlâ yalan söylemeye devam ediyorsun' dedim. Bunun üzerine ‘Babamın yanında beni rezil edemezsin' diyerek ayağa kalktı. Aramızda 4-5 metre vardı. Üzerime doğru hamle yapınca geri çekildim. Tamer Ertürk yanıma gelerek sol bileğimi tuttu, ‘Akıllı ol' deyip küfür etti. Sebahattin Sunbat elini beline atınca silahı var sandım. Belimden silahı çektim. Mekanizmayı çekerek bir el havaya ateş ettim. Kaçsınlar diye ateş etmiştim. Kaçmadılar. Bu kez yere doğru ateş ettim. İkinci kurşun Hamit Sunbat'a isabet etmiş. Onu da birkaç dakika sonra öğrendim. Sebahattin Sunbat ve Tamer Ertürk kaçtı. O esnada Hamit Sunbat ‘Ben vuruldum' dedi. Arkalarından yavaşça gidip bir el daha havaya ateş ettim, sonra geri döndüm. ‘Ambulans çağırın' dedim. Sebahattin Sunbat bana ‘Senin soyunu kurutacağım, seni öldüreceğim' diyerek küfür etti. Ben de ‘Benim de çocuklarım var, benim intikamımı alır' dedim. Tamer'e, ‘Beni neden çağırdın, ben buraya dertleşmeye gelmedim mi?' dedim. Polis geldi, silahımla birlikte teslim oldum. Herhangi bir öldürme kastım yoktu." Mahkeme başkanı uyardı Sanık, ifadesinde Tamer Ertürk'ün kendisine olay anında hakaret ettiğini de ileri sürdü. Bu sırada Arslan'ın küfrü birkaç kez tekrar etmesi üzerine mahkeme başkanı, "İkide bir söyleyip durma, anladık" diyerek sanığı uyardı. Sanık ayrıca tabancayı 7-8 ay önce işine ilişkin tehditler nedeniyle satın aldığını, Sebahattin Sunbat'a nakit ve EFT yoluyla çok sayıda ödeme yaptığını dile getirdi. Müşteki Sebahattin Sunbat ise sanık ile olan ticari ilişkilerini ve tapu işlemlerini anlattı. Sunbat, sanığın fabrikayı akrabasının üzerine devrederek başka bir isimle kurduğunu belirterek şunları söyledi: "Ağabeyimin ticari işleri sebebiyle 2 ay cezaevinde yattım, çıktım. Çıktıktan sonra kendisini aradım, fabrikaya bir ortak aldığını duydum. ‘Senden bu hisseleri devralalım, biz bu fabrikayı devam ettirelim' dedik. Kendisiyle sözleşme yaptık, olay olmadan kendisine senet verdim. Şirketi Tamer Ertürk'ün üzerine devraldım. Daha sonra sözleşmede fabrika bedeli için gayrimenkul vereceğimizi, para olmazsa oradan mahsuplaşacağımı kendisine ilettim." Olay günü sabah sanığı aradığını söyleyen Sunbat, "'Babam geldi, onunla ilgileniyorum, saat 2'de buluşacağız' dedim. Bana ‘Sen neredesin, seninle görüşüp iki cümle edeceğim. Güvenip tapuyu bana vermiyorsun' dedi. Ben de dedim ki ‘Tapuyu mal sahibine vereceğim.' ‘Tapu da istemiyorum, ev istemiyorum, seni görüp iki cümle kuracağım' dedi. 'Konyaaltı'ndayım, fabrikaya geçince haber veririm, gelirsin' dedim" ifadelerini kullandı. "Yanımıza gelmeden silahını çıkartıp ateş etmeye başladı" Saat 11.00-11.30 civarında fabrikada olduğunu belirten Sunbat, olay anını şöyle anlattı: "Bir baktım fabrikadan içeri girdi. Babam saygıdan dolayı ayağa kalktı. ‘Bu kim?' dedi, ‘Başkan' dedim, düğmesini ilikledi. Başkan hiç yanımıza gelmedi, başkana ‘Babam' dedim. Yanımıza gelmeden silahını çıkartıp ateş etmeye başladı. Elini atarken ben kaçtım. Dışarı kaçınca arkamdan mermi attı, bağırdı; ‘Buraya geleceksin, gelmezsen babanın kafasına sıkacağım, babanı öldüreceğim, buraya gel' dedi." Sebahattin Sunbat, kaçarken babasının vurulduğunu görmediğini belirterek, "Babam deyince karşıya geçip ateş etmeye başlamıştı. Zaten küçücük bir alan, aramızda 1 metre mesafe vardı. Sonra ambulans ve polis geldi" ifadelerini kullandı. Müşteki Tamer Ertürk ise, "Odaya geldi, ateş etti. Benim adamlarım vardı, o an beni dışarı çıkardılar" dedi. Sanık avukatı ise müvekkilinin haksız tahrik altında hareket ettiğini söyleyerek, "Tutuklandığı gün eşi bebeğini kaybetti. Olayda öldürme kastı yoktur. Yaralanma olarak başlayan olayda ölüm daha sonra gerçekleşmiştir. Müvekkilimiz öldürmeye teşebbüs suçlamasıyla haksız yere yargılanmaktadır" dedi. Duruşmada müşteki taraf tanıkları dinlendi. Sanık avukatları, tanıkların HTS kayıtlarının incelenmesini ve olay yerinde keşif yapılmasını talep etti. Mahkeme, taleplerin sonraki duruşmada değerlendirilmesine karar vererek, davayı 11 Kasım tarihine erteledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.