#Aktif Fay Hatları

İLKHABER-Gazetesi - Aktif Fay Hatları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Aktif Fay Hatları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İstanbul ve Adana için kritik deprem uyarısı! Haber

İstanbul ve Adana için kritik deprem uyarısı!

Marmara depremine ilişkin önemli uyarılarda bulunan Prof. Dr. Süleyman Pampal, "7'ye yakın büyüklükte bir depremi İstanbul maalesef yaşayacak. Bu fay kırılacak ve süreç tamamlanmış olacak. İstanbul'un deprem tehlikesi oldukça yüksek ve yakın. Çünkü tekrarlanma süresi dolmuş görünüyor" dedi. Adana'nın Kozan ilçesinde "Deprem Gerçeğiyle Yaşamak" paneli düzenlendi. Panelde Prof. Dr. Abdulazim Yıldız, Prof. Dr. Ahmet Beycioğlu, Prof. Dr. Barış Binici, Prof. Dr. Mustafa Laman ve Prof. Dr. Ulvi Can Ünlügenç de deprem riskleri, Adana'nın yapı stoku ve aktif faylar üzerine sunum yaptı. Depremle ilgili yaptıkları çalışmalarla bilinen Prof. Dr. Süleyman Pampal da panelde yaşanabilecek afetlerle ilgili bilgi verdi.Prof. Dr. Süleyman Pampal, 6 Şubat depremlerinin Adana ve Kozan'daki etkilerine değindi. Adana 6 Şubat'ta 500'e yakın kayıp verildiğini hatırlatan Prof. Dr. Pampal, "Adana'nın depremi değildi. Bu deprem, Kahramanmaraş merkezliydi. Birinci depremde Doğu Anadolu Fayı'nın, ikinci depremde ise Çardak Fayı'nın kırılmasıyla oluşan biri 04.17'de, ikincisi 13.24'te meydana gelen 7,8 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerde can kaybı ortaya çıktı. Hem Adana hem Kozan için bu kayıpları konuştuk, büyük acılar yaşadık" diye konuştu. "Tehlike oldukça yüksek" Bölgedeki aktif fay hatlarına dikkat çeken Prof. Dr. Pampal, "Bu bölgenin yakın tehlike kaynakları var. Adana'nın ilçeleriyle özellikle kuzeydoğu kesiminde yer alan Kozan, Feke, Saimbeyli, Aladağ. Biraz daha doğuda Kadirli, Sumbas, Ceyhan ve Osmaniye, aktif faylara daha yakın yerleşim alanlarıdır. Bu fayların pek çoğu 7'ye kadar deprem üretme potansiyeline sahip. Kozan'a özelde gelecek olursak, Kozan'ın kuzeyinde ve kuzeydoğusunda Akçaluşağı Fayı, Bozdoğanuşağı Fayı, yaz çalışmalarımda belirlediğim Gezitdağ Fayı ve Yardibi Fayı gibi aktif faylar var. Bu faylar 6 ve üzeri büyüklükte deprem üretme potansiyeline sahip. Tarihi geçmişe bakınca 1269'da bu bölgede yıkıcı bir deprem yaşandığını görüyoruz. Adana'nın kuzeydoğu kesimindeki yerleşim alanlarında, Kozan dâhil, tehlike maalesef söz konusu ve oldukça yüksek" ifadelerini kullandı. "Kırılmamış fay parçası var" İstanbul için en büyük riskin Marmara Denizi içindeki kırılmamış segment olduğuna dikkat çeken Pampal, "İstanbul'la ilgili baştan itibaren benim görüşüm şu. Kuzey Anadolu Fayı'nın kuzey kolu, İstanbul'un Avrupa yakasının güneyinden, kıyıya paralel şekilde Silivri açıklarından Tekirdağ ve Ganos'a kadar uzanır. 1912'de Ganos Fayı kırıldı ve 7,3'lük deprem üretti. Sonra doğuya doğru kırılmalar devam etti. 2009 ve 2011'de 5,5 ve 5,9'luk depremler oldu. 23 Nisan 2024'te 6,2'lik deprem İstanbul'a iyice yaklaştı. 1766'da İstanbul'u yıkan iki deprem de bu fay üzerinde gerçekleşti. Bu fayın doğuya doğru, Büyükçekmece açıklarından Eminönü'ne kadar olan kesiminde kırılmamış bir parça var. Bu yaklaşık 30–35 kilometre civarında. Deniz altında olduğu için net konuşamıyoruz ama bu parça kırılmadı ve kırılacak" şeklinde konuştu. "7'ye yakın büyüklükte deprem" İstanbul'da deprem beklediğini 1 yıl önce açıkladığını aktaran Pampal, "Ben 23 Nisan'dan sonra 6,5–7,0 arasında bir deprem daha olacak demiştim. Aynı fikirdeyim. 7'ye yakın büyüklükte bir depremi İstanbul maalesef yaşayacak. Bu fay kırılacak ve süreç tamamlanmış olacak. Son yıllarda Amerika'da, New York Times'a kadar konu oldu. Nature dergisinde bilimsel makaleler yayımlandı. İstanbul'un deprem tehlikesi oldukça yüksek ve yakın. Çünkü tekrarlanma süresi dolmuş görünüyor" diyerek sözlerini sürdürdü. Güney kol için de uyarı Sadece kuzey kolun değil, güney kolun da risk taşıdığının altını çizen Pampal; "Kuzey Anadolu Fayı'nın güney kolu üzerinde de yıkıcı deprem beklentisi var. İznik–Gemlik–Pamukova arasında uzanan fay, 1065'ten sonra kırılmamış. 1065'te 7 büyüklüğünde deprem üretmiş ve İznik'in bir kısmını sular altına gömmüş. Bu fayın 7–7,5 arası deprem üretme potansiyeli var. Kırılması hâlinde İstanbul'u, Bursa'yı, İznik'i ve Orhangazi'yi etkileyecektir. Marmara depremleri maalesef bekleniyor, tehlike yüksek. Riskleri azaltmaktan başka çare yok" diyerek sözlerini tamamladı.

Simav Fay hattı sorgulama: Simav nerede, nereye bağlı? Simav fayı hangi illeri etkiliyor? Haber

Simav Fay hattı sorgulama: Simav nerede, nereye bağlı? Simav fayı hangi illeri etkiliyor?

Kütahya’nın önemli ilçelerinden Simav, Ege Bölgesi’nin iç kesimlerinde yer alıyor ve coğrafi yapısı nedeniyle sık sık deprem riski ile gündeme geliyor. Özellikle Simav Fayı, bölgenin deprem açısından en dikkatle takip edilen hatlarından biri olarak öne çıkıyor. Simav’da meydana gelen sarsıntılar sonrası vatandaşlar, “Simav Fayı hangi illeri etkiliyor?” sorusuna yanıt arıyor. Simav nerede, nereye bağlı? Simav, Kütahya iline bağlı bir ilçe olarak Ege Bölgesi’nde konumlanıyor. Batısında Balıkesir, güneyinde Manisa, kuzeyinde ise Bursa illeriyle komşu olan Simav, doğal güzellikleri ve termal kaynaklarıyla da biliniyor. Ancak ilçenin coğrafi önemi, üzerinde bulunduğu aktif fay hatları nedeniyle artıyor. Simav fayı nedir? Simav Fayı, Batı Anadolu’daki aktif fay hatlarından biri olarak biliniyor. Ege Bölgesi’nde sıkça görülen doğrultu atımlı ve normal faylanma hareketleri, bu hattın deprem üretme potansiyelini artırıyor. 2011 yılında Simav’da meydana gelen 5.9 büyüklüğündeki deprem, fay hattının etkinliğini bir kez daha gözler önüne sermişti. Simav fayı hangi illeri etkiliyor? Simav Fayı, yalnızca Kütahya için değil çevre iller açısından da risk oluşturuyor. Fay hattının etkilediği bölgeler şunlar: Kütahya: Simav, Gediz ve çevre ilçeler Balıkesir: Dursunbey, Sındırgı gibi ilçeler Bursa: Güney bölgeleri Manisa: Kuzey kesimleri Aktif fay hattı, bu illerde zaman zaman hissedilen depremlerin başlıca nedeni olarak gösteriliyor.

Deprem araştırması sırasında çıkan suya, kızının adını verdi Haber

Deprem araştırması sırasında çıkan suya, kızının adını verdi

Türkiye’nin deprem kuşağında yer alması nedeniyle, aktif fay hatları üzerindeki bilimsel çalışmalar aralıksız sürüyor. Sivas’ın Altınyayla ilçesine bağlı Başyayla köyünde, fay hattında yürütülen paleosismolojik araştırmalar sırasında açılan hendekten tatlı su çıktı. Cumhuriyet Üniversitesi’nden bilim insanlarının yürüttüğü çalışma sırasında ortaya çıkan suyun boşa akmaması için köye çeşme yapılmasına karar verildi. Çeşmenin yaptırılmasına öncülük eden Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikret Koçbulut, 8 ay önce kaybettiği kızının anısına çeşmeyi yaptırma kararı aldı ve tüm masrafları üstlenerek kızının adını verdi. "Deprem fayı incelemelerini gerçekleştirirken öte yandan da köye bir çeşme kazandırmış olacağız" Kırsalda buldukları suyu ziyan etmek istemediklerini ifade eden Koçbulut, "Bölgede yaptığımız fay kazısı sırasında yüksek miktarda su çıktı. Suyu tahliye etmek için bir drenaj kanalı açtık ve bu suyu da kırsal bir alanda bulduğumuz için ziyan etmek istemedik ve bu köye bir çeşme yaptırma kararı aldık. Ben ve eşim çeşmenin bütün maddi giderlerini 8 ay önce kaybettiğimiz kızımızın hayrına yapma kararı aldık. Köy muhtarıyla da bu durumu konuştum ve onlar da bu durumu köy halkıyla konuşup istişare ettiler. Burada deprem fayı inceleme çalışmamızı gerçekleştirirken öte yandan da köye bir çeşme kazandırmış olacağız. Köy halkı ve yabani hayvanlar da buraya gelip bu hayır çeşmemizden yararlanacaklar. Suyu borulayıp bir çeşme yapıp bu çeşmeyi de köye bir hayrat olarak bırakıyoruz" şeklinde konuştu. "Bu kadar fazla miktarda su çıkacağını beklemiyordum" Çeşmeyi en kısa sürede tamlamayı planladıklarını belirten Köy muhtarı Salman Gündoğdu, "Hocamdan ve ekibinden Allah razı olsun onların sayesinde köyümüzden su çıktı. Bizlere gelip ben vefat eden kızımın hayrına bir çeşme yaptırmak istediğini söyledi. Bizde elimizden ne geliyorsa yapmaya hazırız dedik. Çeşme için ustamızı tuttuk, malzemelerimizi getirdik. Suyumuzu da en kısa sürede akıtmayı planlıyoruz. Ben buradan bu kadar fazla miktarda su çıkacağını beklemiyordum. Çok güzel suyumuz çıktı. Hocamın hayrı kabul olsun" diye konuştu. "Bu alanda kazı yaparken su buldu" Köylerinin üzerinden fay hattının geçtiğini öğrenen Köy halkından Cafer Özal, "Hocam Sivas'tan buraya fay hattını incelemek için geldi. Başyayla köyümüzün yaklaşık 2 kilometre üstünden deprem fay hattı geçiyormuş. Bu alanda kazı yaparken su buldu. Bu suyu kızının hayrına köyümüze çeşme olarak yaptırıp, akıtacak" dedi.

Evimin altından fay hattı geçiyor mu? Türkiye’de deprem riskli bölgeler nereler? Haber

Evimin altından fay hattı geçiyor mu? Türkiye’de deprem riskli bölgeler nereler?

Türkiye’de her an meydana gelebilecek depremler, aktif fay hatlarının kırılmasıyla oluşuyor. “Evimin altından fay hattı geçiyor mu?” sorusuna yanıt bulmak isteyenler için, e-Devlet üzerinden aktif fay hattı sorgulama imkanı sunuluyor. İşte Türkiye’nin deprem riski yüksek bölgeleri ve fay hattı haritası... Türkiye’de aktif fay hatları ve deprem riski Türkiye, coğrafi konumu gereği deprem kuşağında yer alıyor ve ülke genelinde birçok aktif fay hattı bulunuyor. Bu fay hatlarının kırılması, şiddetli ve yıkıcı depremlerle sonuçlanabiliyor. Aktif fay hattı haritası, deprem riski taşıyan bölgelerin tespiti ve afetlere hazırlık açısından kritik öneme sahip. Evimin altından fay hattı geçiyor mu? Türkiye’de fay hattının evinizin veya bulunduğunuz bölgenin altından geçip geçmediğini öğrenmek için adresinden e-Devlet girişiyle fay hattı sorgulaması yapabilirsiniz. Bu sayede risk altında olup olmadığınızı görebilir, gerekli önlemleri alabilirsiniz. Türkiye’de riskli bölgeler Birinci derece deprem riski taşıyan bölgeler: İzmir, Balıkesir, Manisa, Muğla, Aydın, Denizli, Isparta, Uşak, Bursa, Bilecik, Yalova, Sakarya, Düzce, Kocaeli, Kırşehir, Bolu, Karabük, Hatay, Bartın, Çankırı, Tokat, Amasya, Çanakkale, Erzincan, Tunceli, Bingöl, Muş, Hakkari, Osmaniye, Kırıkkale ve Siirt. İkinci derece riskli bölgeler: Tekirdağ, İstanbul (1. ve 2. bölge), Bitlis, Kahramanmaraş, Van, Adıyaman, Şırnak, Zonguldak, Afyon, Samsun, Antalya, Erzurum, Kars, Ardahan, Batman, Iğdır, Elazığ, Diyarbakır, Adana, Eskişehir, Malatya, Kütahya, Çankırı, Uşak, Ağrı ve Çorum. Üçüncü derece riskli bölgeler: Eskişehir, Antalya, Tekirdağ, Edirne, Sinop, İstanbul, Kastamonu, Ordu, Samsun, Giresun, Artvin, Şanlıurfa, Mardin, Kilis, Adana, Gaziantep'in bazı bölgeleri ve Kahramanmaraş, Sivas, Gümüşhane, Bayburt, Kayseri, Yozgat, Çorum, Ankara, Konya, Mersin, Nevşehir. Neden aktif fay hattı sorgulamalısınız? Türkiye’de sık sık yaşanan artçı sarsıntılar ve büyük depremler, bireylerin ve yerel yönetimlerin aktif faylar hakkında bilgi sahibi olmasını zorunlu kılıyor. Fay hattı sorgulaması, olası risklere karşı bilinçlenmek ve yaşam alanlarınızı buna göre düzenlemek için önem taşıyor.

Türkiye'de örtülü fay hattı tehlikesi: Akdeniz Bölgesi risk altında mı? Haber

Türkiye'de örtülü fay hattı tehlikesi: Akdeniz Bölgesi risk altında mı?

Bilinen aktif fay hatlarıyla deprem riski olan Türkiye'de, örtülü fay hatlarının da önemli bir tehdit oluşturduğu belirtildi. Adanalı Deprem Uzmanı Jeofizik Mühendisleri Odası Genel Merkezi Onur Kurulu Üyesi Melih Baki, geçmişte, herhangi bir kaymaya neden olmadıkları için tespit edilmesi ve haritalanması zor olan örtülü fay hatlarının da diğer fay hatları gibi biriken basınç ve enerji sonucu deprem üretebileceğini ifade etti. Jeofizik Mühendisleri Odası Genel Merkezi Onur Kurulu Üyesi Melih Baki, Türkiye'nin, aktif fay hatları ve deprem riski ile bilinen bir ülke olduğunu söyledi. Bilinen fay hatlarının yanı sıra, örtülü fay hatlarının da önemli bir tehdit oluşturduğunu belirten Melih Baki, "Bu fay hatlarının, geçmişte, herhangi bir kaymaya neden olmadıkları için tespit edilmesi ve haritalanması zordu. Ancak, son yıllarda meydana gelen depremler, Türkiye'de örtülü fay hatlarının yaygın olduğunu ve önemli bir risk oluşturduğunu gösterdi." dedi. Türkiye'de meydana gelen depremlerin yüzde 98'inin tespit edilmiş diri fay hatlarında değil, daha önce bilinmeyen 'örtülü faylar' üzerinde gerçekleştiği bilgisi veren Melih Baki, "Bu durum, Türkiye'deki deprem riskinin bilinenin ötesinde olduğunu göstermektedir." diye konuştu. Akdeniz Bölgesi'nde örtülü fay hattı tehlikesi Baki, Akdeniz Bölgesi'nin, Türkiye'nin en aktif fay hatlarından bazılarını barındıran ve deprem riski açısından yüksek bölgelerden biri olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Bu bölgede de çok sayıda örtülü fay hattı olduğu bilinmektedir. Son zamanlarda Doğu Akdeniz'de yer alan Hatay, Adana ve Kahramanmaraş'ta meydana gelen depremler, bu bölgedeki örtülü fay hatlarının potansiyel tehlikesini gözler önüne sermiştir. Her ne kadar deprem riski taşıyan bölgeler sürekli izlense de, örtülü fay hatlarının tehlikelerini azaltmak için acil önlemler alınması gerekmektedir. Örtülü fay hatlarının yerini ve potansiyel tehlikelerini belirlemek için detaylı jeolojik ve jeofizik araştırmalar yapılmalıdır. Yeni bulgular ışığında Türkiye'deki deprem haritaları güncellenmeli ve örtülü fay hatları bu haritalarda gösterilmelidir. Daha da önemlisi, mevcut binaların depreme dayanıklı hale getirilmesi, yeni inşa edilecek binalarında deprem yönetmeliğine göre yapılması kaçınılmazdır. Bunun yanı sıra toplumda deprem bilinci ve eğitimi yaygınlaştırılmalı, acil durum planları hazırlanmalıdır. Deprem konusunu deprem olmadan önce konuşmak ve gerekli adımları atmak, gerekli önlemleri almak, bir deprem ülkesi olarak önceliğimiz olmalıdır. Kahramanmaraş merkezli depremlerde olduğu gibi binlerce canımızı bir daha kaybetmemek için bilim insanlarının açıklamalarına kulak verilmelidir. Sonuç olarak örtülü fay hatları, Türkiye'de ve Akdeniz Bölgesi'nde önemli bir deprem riski oluşturmaktadır. Bu riski azaltmak için acil önlemler alınması ve gerekli çalışmalar yapılması hayati önem taşımaktadır. 'Fay deprem üretmez' Aynı zamanda tüm kıtasal hareketler ve magma yükselmesi izlenirken, çıkıp da 'şu fay deprem üretir, bu fay deprem üretir' demek de bilimsel bir yaklaşım değildir. Her zaman dile getirdiğim gibi fay deprem üretmez, basınç ve enerji birikimi deprem üretir. Nerede hareket varsa ekiplerimiz oraya gidiyor ve dünyanın en gelişmiş cihazları ile izleme yapıyor. Levhaların birbirlerine sürtünmesi sırasında, büyük kaya kütlelerinin arasında kalan ‘fay’ adını verdiğimiz zayıf yerler zorlanırlar ve buralarda gerilme enerjisi birikir. Zorlanma ve sürtünmenin etkisiyle de kısa bir zaman içerisinde çok şiddetli bir kırılma ve deprem hareketi ortaya çıkar. Adana, Hatay ve Osmaniye'de şu anda sıkıntı yaratacak deprem beklentimiz de bulunmuyor. 5'ten aşağı depremler normal. Kahramanmaraş, Malatya, Bingöl ve Tunceli arasında Kahramanmaraş merkezli depremde hareket eden blok henüz yerine oturmadı. 5.7 ve 6.2 arasında artçı deprem olursa, bu bölge de uzun yıllar rahatlayacak. Asıl sorun Kıbrıs, Ege, Marmara, Midilli arasında, enerji ve basınç birikimi bu bölgeler yöneldi. Fay değil, biriken basınç ve enerji deprem üretir."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.