#Almanya

İLKHABER-Gazetesi - Almanya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Almanya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AB’den Almanya ve Fransa dahil 9 ülkeye uyarı Haber

AB’den Almanya ve Fransa dahil 9 ülkeye uyarı

Avrupa Komisyonu, Schengen Bölgesi’nde serbest dolaşım ilkesinin korunması amacıyla Avusturya, Danimarka, Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda, Norveç, Slovenya ve İsveç’e yönelik önemli bir adım attı. Komisyon, 12 aydan uzun süredir uygulanan geçici iç sınır kontrollerinin gözden geçirilmesini isteyerek, bu uygulamaların aşamalı şekilde sona erdirilmesi çağrısında bulundu. 9 ülkeye resmi görüş bildirildi Avrupa Komisyonu tarafından yayımlanan resmi görüşlerde, söz konusu ülkelerde yürürlükte bulunan iç sınır kontrollerinin gerekliliği ve orantılılığı değerlendirildi. Komisyon, üye devletlerin güvenlik ve düzensiz göç kaynaklı sorunlarla karşı karşıya olduğunu kabul ederken, sınır kontrollerinin yalnızca istisnai ve geçici durumlarda uygulanması gerektiğini belirtti. Sınır kontrolü yerine alternatif yöntemler önerildi Komisyon açıklamasında, iç sınır kontrollerine kıyasla daha etkili ve verimli alternatiflerin bulunduğu ifade edildi. Bu kapsamda güvenlik risklerinin yönetilmesi için şu yöntemler öne çıkarıldı: Risk analizine dayalı polis denetimleriMobil biyometrik kimlik tespiti uygulamalarıAraç takip ve izleme teknolojileriİstihbarata dayalı hedefli güvenlik kontrolleri Yetkililer, birçok AB ülkesinin halihazırda sistematik olmayan ve polis kontrollerine benzeyen uygulamaları kullandığını, bu yöntemlerin daha da yaygınlaştırılabileceğini kaydetti. Sınır kontrolleri ekonomik ve sosyal etkiler yaratıyor Avrupa Komisyonu, uzun süreli iç sınır kontrollerinin yalnızca seyahat edenleri değil, sınır bölgelerinde yaşayan milyonlarca kişiyi de etkilediğine dikkat çekti. Açıklamada, özellikle sınır ötesi çalışanlar, ticari işletmeler ve bölgesel iş birliklerinin bu uygulamalardan olumsuz etkilendiği belirtildi. Komisyon, üye ülkelerin ekonomik faaliyetlerde yaşanan aksaklıkları azaltmak için alternatif güvenlik önlemlerini hayata geçirmesi gerektiğini vurguladı. Kademeli kaldırma tavsiyesi Yapılan değerlendirmelerin ardından Avrupa Komisyonu, söz konusu 9 ülkenin alternatif güvenlik mekanizmalarını devreye alırken aynı zamanda iç sınır kontrollerini aşamalı olarak azaltması ve tamamen kaldırması yön

Mayer & Cie Çinli Huixing Group tarafından satın alındı: 120 yıllık Alman devinde devir tamamlandı Haber

Mayer & Cie Çinli Huixing Group tarafından satın alındı: 120 yıllık Alman devinde devir tamamlandı

Alman tekstil sanayisinin en köklü temsilcilerinden biri olan ve 120 yılı aşkın süredir aile şirketi olarak faaliyet gösteren Mayer & Cie, mülkiyet yapısında köklü bir değişikliğe gitti. H&M, Uniqlo ve Decathlon gibi küresel hazır giyim devlerinin tedarik zincirinde kritik rol oynayan şirket, Çinli Huixing Group bünyesine katıldı. Geçtiğimiz yıl iflas başvurusunda bulunan Albstadt merkezli üretici, bu hamleyle tasfiye edilmekten kurtularak operasyonel devamlılığını sağladı. ALMAN TEKSTİL DEVİNDE ÇİNLİ YATIRIMCI DÖNEMİ İflas sürecinin ardından yeniden yapılandırılan Mayer & Cie’nin ana faaliyet kolu olan yuvarlak örgü makineleri departmanı, Huixing Machinery tarafından devralındı. Anlaşma uyarınca Çinli grup; Almanya'daki Albstadt tesisini, Çekya'daki iştiraki ve Çin'in Jintan bölgesindeki operasyonel birimleri kontrolü altına aldı. Satın alma sürecinde en dikkat çeken detay ise Çinli yatırımcının, daha önce işten çıkarılan personeli tekrar istihdam etme ve Ar-Ge çalışmalarını Almanya merkezli sürdürme taahhüdü oldu. Bu sözler, Alman resmi makamlarının onay sürecini hızlandıran temel unsurlar arasında yer aldı. İFLAS SÜRECİNİ TETİKLEYEN KÜRESEL ETKENLER Mayer & Cie yönetimi, mali çöküşün nedenlerini açıklarken özellikle Uzak Doğulu rakiplerle girilen orantısız fiyat rekabetine işaret etti. Şirket tarafından yapılan resmi bilgilendirmede pazar koşulları şu sözlerle özetlendi: “Çin’den devlet destekli üreticiler tekstil makinelerini dünya pazarında düşük fiyatlarla sundu.” Avrupalı üreticilerin maliyetlerinin Çinli rakiplerine kıyasla en az yüzde 20 daha yüksek olduğu vurgulanırken; Rusya-Ukrayna savaşı, ABD ile Çin arasındaki ticaret gerilimleri ve tırmanan enerji maliyetleri de iflasın diğer ana sebepleri olarak sıralandı. Ayrıca, tekstil sektörü için hayati bir pazar niteliği taşıyan Türkiye'deki ekonomik dalgalanmaların sipariş hacmini daralttığı belirtildi. Dört nesildir tekstil makineleri alanında dünya liderleri arasında yer alan Mayer & Cie, bugüne kadar 80 binden fazla sistem kurulumu gerçekleştirdi. Şirketin ürettiği yüksek teknolojili makineler; iç çamaşırından yatak kumaşına kadar geniş bir yelpazede kullanılan tüp formundaki kumaşların üretiminde kullanılıyor. Dakikada 12 milyondan fazla ilmek atma kapasitesine sahip olan bu donanımlar, saatte yaklaşık 380 tişört üretimine olanak tanıyor. Bu devasa teknik kapasite, markanın küresel moda endüstrisindeki vazgeçilmez yerini korumasını sağlıyor. ALMAN SANAYİSİNDEKİ STRATEJİK SATIN ALMALARIN TARİHÇESİ Mayer & Cie'nin satış süreci iki aşamalı bir stratejiyle sonuçlandırıldı. Aralık 2025'te şirketin stratejik öneme sahip hortum ve kablo örgü makineleri birimi, İtalyan Diesse Holding ve EsseEmme Tecno konsorsiyumuna satılmıştı. Uzmanlar, Alman sanayi devlerinin Çinli yatırımcılar tarafından devralınmasının ilk olmadığını hatırlatıyor. 1860 yılında kurulan dikiş makinesi üreticisi Duerkopp Adler 2005'te, Terrot ise 2023'te benzer şekilde el değiştirmişti. Bu örneklerde olduğu gibi Mayer & Cie’nin de yeni sermaye yapısıyla kârlılığını artırarak markasını koruması hedefleniyor.

Türkiye'den en çok Ruslar, Çinliler ve İranlılar ev aldı Haber

Türkiye'den en çok Ruslar, Çinliler ve İranlılar ev aldı

Türkiye’de yabancılara yapılan gayrimenkul satışlarına ilişkin Nisan 2026 verileri açıklandı. Konut ve iş yeri satış rakamlarına göre yabancı yatırımcıların Türkiye’ye ilgisi sürerken, özellikle Rusya Federasyonu vatandaşlarının yaptığı alımlar listenin zirvesinde yer aldı. Açıklanan verilere göre, 2026 yılı Nisan ayında yabancılara toplam 1.526 konut ve 108 iş yeri satışı gerçekleştirildi. Yabancı yatırımcıların Türkiye’de en fazla tercih ettiği ülke ise Rusya Federasyonu oldu. Ruslar ilk sırada yer aldı Nisan ayında Rusya Federasyonu vatandaşları Türkiye’den toplam 263 konut ve 21 iş yeri satın aldı. Böylece Rus yatırımcılar yabancılara yapılan satışlarda açık ara ilk sıraya yerleşti. Rusya’yı şu ülkeler takip etti: Çin: 110 konut, 2 iş yeri İran: 100 konut, 6 iş yeri Almanya: 98 konut, 6 iş yeri Ukrayna: 89 konut, 15 iş yeri Azerbaycan: 76 konut, 7 iş yeri İş yeri satışlarında da Rusya önde Yabancılara yapılan iş yeri satışlarında da Rus vatandaşları ilk sırada yer aldı. Ukrayna vatandaşları 15 iş yeri alımıyla ikinci sıraya yerleşirken, Ürdün vatandaşları 8 iş yeri satın aldı. Orta Asya ve Avrupa ilgisi sürüyor Kazakistan vatandaşları 40 konut, Özbekistan vatandaşları 31 konut, Türkmenistan vatandaşları ise 29 konut satın aldı. Avrupa ülkeleri arasında Almanya öne çıkarken, Norveç, Polonya ve Bulgaristan vatandaşlarının da Türkiye’den konut aldığı görüldü. Körfez ülkeleri ve Orta Doğu’dan alımlar devam etti Verilere göre Ürdün vatandaşları 22 konut, Lübnan vatandaşları 17 konut, İsrail vatandaşları 15 konut, Kuveyt vatandaşları ise 5 konut satın aldı.

ABD ordusunda Almanya kararı: Avrupa’daki güç dengesi değişiyor Haber

ABD ordusunda Almanya kararı: Avrupa’daki güç dengesi değişiyor

Pentagon Sözcüsü Sean Parnell, ABD Başkanı Donald Trump'ın, ülkesinin Almanya'daki askeri birliklerinin sayısının azaltılması olasılığını değerlendirdiğini bildirmesinin ardından konuya ilişkin açıklama yaptı. Almanya'da konuşlu yaklaşık 5 bin ABD askerinin geri çekileceğini duyuran Parnell, bu sürecin 6 ila 12 ay sürebileceğini belirtti. Parnell, söz konusu kararın, sahadaki koşulların kapsamlı bir şekilde gözden geçirilmesinin ardından alındığını kaydetti. ABD ordusunun verilerine göre, 2025 sonu itibarıyla Almanya'da 36 bin 400'ün üzerinde ABD askeri konuşlanmış durumda. Bu sayıyla Almanya, "Japonya'dan sonra ABD dışında en büyük 2. ABD askeri üssü" konumunda bulunuyor. Almanya Savunma Bakanı, ABD'nin ülkeden askerlerini çekmesinin "öngörülebilir" olduğunu belirtti Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, Alman Haber Ajansına (DPA) yaptığı açıklamada, Amerikalılarla, Almanya'da ABD askerlerinin bulunduğu Ramstein, Grafenwöhr, Frankfurt ve diğer yerlerde, Avrupa'da barış ve güvenlik, Ukrayna ve ortak caydırıcılık konularında yakın işbirliği içinde çalıştıklarını ifade etti. "Amerikan askerlerinin Avrupa'daki, özellikle de Almanya'daki varlığı hem bizim hem de ABD'nin çıkarınadır." diyen Pistorius, ABD'nin Almanya dahil Avrupa'dan askerlerini çekmesinin "öngörülebilir" olduğunu kaydetti. Avrupalıların kendi güvenliği için daha fazla sorumluluk üstlenmeleri gerektiğini vurgulayan Pistorius, Almanya'nın bu konuda iyi bir yolda ilerlediğini, Alman ordusunun büyüyeceğini, malzemelerin daha hızlı temin edildiğini ve altyapının oluşturulmasına da devam edildiğini belirtti. NATO: ALMANYA'DAN ASKER ÇEKME KARARINI ANLAMAK İÇİN ABD İLE ÇALIŞIYORUZ NATO Sözcüsü Allison Hart, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan, ABD'nin Almanya'da konuşlu yaklaşık 5 bin askerini geri çekme kararıyla ilgili açıklama yaptı. "ABD ile Almanya'daki askeri konuşlanmasıyla ilgili kararının ayrıntılarını anlamak için çalışıyoruz." ifadesini kullanan Hart, bu düzenlemenin Avrupa'nın savunmaya daha fazla yatırım yapmaya ve ortak güvenlik için daha büyük bir sorumluluk üstlenmeye devam etmesi gerektiğinin altını çizdiğini belirtti. Hart, bu konuda, geçen yıl Lahey'deki NATO Zirvesi'nde müttefiklerin gayrisafi yurt içi hasılalarının yüzde 5'ini savunmaya yatırma konusunda anlaşmasından bu yana ilerleme kaydedildiğini vurgulayarak "Daha güçlü bir NATO'da daha güçlü bir Avrupa'ya doğru bu değişim devam ederken, caydırıcılık ve savunmamızı sağlama yeteneğimize olan güvenimiz tam." değerlendirmesini yaptı. MERZ'İN AÇIKLAMASI VE TRUMP'IN TEPKİSİ Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ABD'nin İran'daki savaşı hızlı bir şekilde sona erdirebileceğine inanmadığını belirtmişti. Merz, "Çünkü İranlılar daha önce düşünüldüğünden çok daha güçlüler ve Amerikalıların müzakerelerde gerçekten ikna edici bir stratejisi yok." demişti. ABD'lilerin, İran'daki bu savaşa hiçbir planları olmadan girdiklerini ve bunun da çatışmayı şimdi sona erdirmeyi daha da zorlaştırdığını savunan Merz, "Bütün bir ulus (ABD) İran liderliği tarafından aşağılanıyor." değerlendirmesinde bulunmuştu. Merz'in bu açıklamalarına karşı Trump, sosyal medya hesabından, "Merz, İran'ın nükleer silaha sahip olmasının sorun olmadığını düşünüyor. Ne hakkında konuştuğunu bilmiyor." ifadelerini kullanmıştı. Trump ayrıca, ülkesinin Almanya'da konuşlu askeri birliklerinin sayısının azaltılması olasılığını değerlendirdiğini belirtmişti.

İssos’ta uluslararası buluşma: Türk ve Alman heyet tarihe tanıklık etti Haber

İssos’ta uluslararası buluşma: Türk ve Alman heyet tarihe tanıklık etti

Hatay’ın Erzin ilçesi ile Almanya’nın Freiberg kenti arasında kurulan kardeş şehir ilişkilerinin 30. yılı dolayısıyla düzenlenen ziyaret programı, iki ülke arasındaki dostluk bağlarını pekiştirdi. Freiberg Belediye Başkanı Jan Hambach ile kentin önceki dönem belediye başkanı ve Erzin’in fahri hemşehrisi Günter Daiss’in de yer aldığı Türk-Alman heyet, Erzin’de çeşitli temaslarda bulundu. Heyet, Erzin Belediye Başkanı Ökkeş Elmasoğlu ve belediye yetkilileri tarafından karşılandı. Program kapsamında ilçenin tarihi ve kültürel değerlerini yakından tanıma fırsatı bulan misafirler, bölgenin en önemli arkeolojik alanlarından biri olan İssos-Epiphaneia Antik Kenti’ni ziyaret etti. Antik kentte gerçekleştirilen inceleme gezisi, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve kazı başkanı Prof. Dr. Banu Özdilek rehberliğinde yapıldı. Heyete, kentin tarihsel geçmişi, bölgedeki medeniyetler açısından taşıdığı önem, sürdürülen kazı çalışmaları ve kültürel mirasın korunmasına yönelik yürütülen projeler hakkında kapsamlı bilgiler aktarıldı. Ziyaret programı kapsamında düzenlenen törende, iki şehir arasındaki dostane ilişkilerin gelişimine sağladıkları katkı ve kültürel mirasa gösterdikleri hassasiyet dolayısıyla heyet üyelerine “Tanrıça Artemis Ödülü” takdim edildi. Program, karşılıklı iyi niyet mesajları ve iş birliğinin artırılmasına yönelik temennilerle sona erdi. Gerçekleştirilen ziyaretin, Erzin ile Freiberg arasında 30 yıldır sürdürülen kardeş şehir ilişkilerini daha da güçlendirmesi ve yeni kültürel projelere zemin hazırlaması bekleniyor. Kazı Başkanı Prof. Dr. Banu Özdilek ise İssos-Epiphaneia Antik Kenti’ndeki çalışmalara ilişkin değerlendirmesinde, “Bu antik kent, bölgenin tarihsel katmanlarını ortaya koyan çok önemli bir arkeolojik alan. Yürüttüğümüz kazı ve araştırmalarla hem bilim dünyasına yeni veriler sunuyor hem de kültürel mirasımızın korunmasına katkı sağlıyoruz. Uluslararası ziyaretlerin artması, bu mirasın tanıtımı ve sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

Alman otomotivinde sürpriz hamle: Volkswagen fabrikası İsrailli şirkete mi geçiyor? Haber

Alman otomotivinde sürpriz hamle: Volkswagen fabrikası İsrailli şirkete mi geçiyor?

Alman Haber Ajansının (DPA) haberine göre, Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) Federal Meclis Milletvekili Bastian Ernst, Rafael ile Volkswagen arasında somut görüşmeler yürütüldüğünü teyit etti. Ernst, 2025 yılına kadar Rafael'in Almanya iştiraki olan Dynamit Nobel Defence (DND) isimli şirkette üst düzey yönetici olarak görev yapmıştı. Fabrikanın devir işleminin Rafael adına DND üzerinden yapılmasının beklendiği belirtilen habere göre Ernst, fabrikada özellikle hava savunma sistemi için yapılacak taşımalarda kullanılmak üzere ağır vasıta ve fırlatma düzeneklerinin üretilebileceği öngörüsünde bulundu. Bastian Ernst, olası devralmanın her iki taraf için de "kazan-kazan" olacağını belirterek, "İsrail'in teknolojik bilgi birikimi Almanya'ya taşınırken, İsrailli devlet şirketi de savaş tehdidinden uzak, güvenli bir üretim merkezine kavuşmuş olacak." ifadesini kullandı. Ernst ayrıca, bu hamlenin Osnabrück'teki mevcut iş gücünün korunması açısından kritik önem taşıdığına işaret etti. Haberde, savunma sektörü uzmanları ve kaynakların söz konusu tesiste gelecekte tanksavar silahlarından ziyade Rafael'in geliştirdiği hava savunma sistemi "Demir Kubbe" için bileşenler üretilmesinin hedeflendiğini belirttiği aktarıldı. Öte yandan, fabrikaya daha önce ilgi gösteren Alman silah üreticisi Rheinmetall'in süreçten çekildiği ifade edildi. Bu arada, Financial Times'ın (FT) 25 Mart'taki haberinde, Volkswagen'in İsrailli silah şirketi Rafael Advanced Defense Systems ile stratejik bir ortaklık için masaya oturduğu belirtilmişti. Volkswagen Üst Yöneticisi (CEO) Oliver Blume da 27 Mart'ta yaptığı açıklamada, şirketin Osnabrück'teki fabrikasını İsrail'in "Demir Kubbe" hava savunma sistemi için parça üretmek üzere dönüştürme çalışmaları yürüttüklerini teyit etmişti. Blume, tasarruf tedbirleri kapsamında üretimden çekilmeyi planladıkları Osnabrück fabrikasının savunma sanayisine dönüştürülmesinin tesis için "kalıcı bir çözüm" olabileceğini belirtmişti. Volkswagen tarafından yapılan son açıklamada ise mevcut üretimin 2027'de sona ereceği tesise ilişkin "sürdürülebilir perspektiflerin" değerlendirildiği ve farklı pazar aktörleriyle temasların sürdüğü ifade edilmişti. Alman hükümet yetkilileri, VW ve Rafael arasındaki spesifik görüşmeler konusunda yorum yapmaktan kaçınsa da otomotiv sektöründeki dönüşümü yakından takip ettiklerini belirtmişti. Yapılan açıklamada, "Almanya'daki istihdamı güvence altına alacak her türlü girişimi memnuniyetle karşılıyoruz." denilerek projeye yeşil ışık yakılmıştı. Yaklaşık 2 bin 300 kişinin çalıştığı Osnabrück tesisi, halihazırda Porsche'nin Cayman ve Boxster modelleri ile T-Roc Cabriolet üretimini yapıyor. Savunma sanayisine geçiş planı, Avrupa'nın yeniden silahlanma sürecinde olduğu bir dönemde, binek araç bölümündeki kayıpları telafi etme ve istihdamı koruma stratejisinin kritik bir parçası olarak değerlendiriliyor. Volkswagen'in İkinci Dünya Savaşı döneminde Nazi rejimi için askeri araç üretmiş olması ve zorla işçi çalıştırması, fabrikanın tekrar askeri üretime geçmesini tarihsel açıdan tartışmalı kılıyor. İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonları nedeniyle bu tesis üzerinden yapılacak bir işbirliği, Almanya'da hem siyasi hem de hukuki bir "etik sınavı" olarak görülüyor. Öte yandan, Osnabrück'teki fabrika önünde toplanan sivil toplum kuruluşu üyeleri ve savaş karşıtı gruplar, "otomobil fabrikasının silah fabrikasına dönüştürülmesini" protesto ederek projenin durdurulması çağrısında bulunmuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.