#Amik Ovası

İLKHABER-Gazetesi - Amik Ovası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Amik Ovası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye'nin Suriye sınırında bereketli soğan hasadı Haber

Türkiye'nin Suriye sınırında bereketli soğan hasadı

Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde, Suriye sınırındaki sıfır noktasında verimli soğan hasadı başladı. Dönüm başına 5 ton rekolte öngörülen soğan, tarlada 25 TL'den alıcı buluyor. Türkiye'nin en verimli arazileri arasında yer alan ve pek çok ürünün yetiştiği Hatay'ın Amik Ovası'nda, bahar mevsimiyle birlikte hasatlar başladı. Suriye sınırının sıfır noktasında bulunan Reyhanlı ilçesi Bükülmez Mahallesi'ndeki 500 dönümlük alanda, ekimi yapılan soğanda bereketli bir dönem yaşanıyor. Geçtiğimiz yıla oranla yağışların daha fazla olduğu Amik Ovası'nda, rekoltenin yüksek seyrettiği soğan, tarlada 22 TL ile 25 TL arasındaki fiyatlarla satılıyor. Dönüm başına 5 ton rekolte beklenen ürünler, ihracat kanalıyla başta Rusya ve Suriye olmak üzere yurt dışına, yurt içinde ise 81 ile sevk ediliyor. Bu yılki yağışların tarımsal faaliyetlere olumlu yansıdığını belirten Türkiye Soğan Üretici ve Tedarikçiler Başkanı Reşit Kaya, hasadın oldukça bereketli geçtiğini ifade etti. "Soğanın kilosunu 25 TL'den sürdürmeyi hedefliyoruz, geçen sene yarı fiyatına satmıştık" Türkiye Soğan Üretici ve Tedarikçiler Başkanı Reşit Kaya, soğanın tarladan 25 TL fiyatla yola çıktığını belirterek, "Burası Hatay'ın Reyhanlı ilçesi, Suriye sınırının sıfır noktasında üretim gerçekleştiriyoruz. Hemen karşıda gördüğünüz tepeler Suriye'nin; burası Türkiye'nin son tarlası. Burada 500 dönümlük bir soğan tarlamız var ve üretimimizi yapıyoruz. Bu yıl hasadın inşallah bereketli olacağını öngörüyoruz. Bol yağış aldık, iki kat efor sarf ederek şükürler olsun hasat aşamasına ulaştık ve üretimimizi tamamladık. Bugün burada çuvallama işlemini görüyorsunuz. Ürünlerimizi kamyon ve tırlarla Türkiye'nin dört bir yanına gönderiyoruz. Bu yıl için 25 TL gibi bir rakam hedefliyoruz. Satış noktalarında rağbet görürse bir sorun yaşanmaz. Soğanın kilosunu 25 TL seviyesinde tutmayı planlıyoruz, geçen yıl yarı fiyatına satmak durumunda kalmıştık. Üretim maliyetlerimizin dahi altında sattık ancak inşallah bu sene emeğimizin karşılığını alacağız. Manavlarda soğanın 35 TL civarında satılması gerekir. Geçen yıl dönüm başına 5 ila 6 tondu, bu yıl ise 4 ila 5 ton arası bir rekolte bekliyoruz. Türkiye'nin tüm illerine sevkiyat yapılıyor. Mayıs ayının 10'u itibarıyla ihracat sevkiyatlarına başlayacağız inşallah. Rusya'ya, Suriye'ye ve Avrupa'ya bu yıl soğan gönderiyoruz. Avrupa pazarına da bu sene giriş yaptık. Yurt içinde Ankara, İstanbul, İzmir ve Bursa başta olmak üzere tüm illere Reyhanlı ve Adana üzerinden sevkiyat sağlanıyor. Yetkililerden tek isteğimiz, üreticiyi desteklemek adına üretici ile tüketici arasındaki köprüyü daha sağlam hale getirmeleridir. Şu an bölgedeki marketlerin belirlediği fiyatlar hem üreticiyi hem tüketiciyi mağdur ediyor. Eğer her ilin marketi, pazarcısı ve manavı, ürününü kendi ilinin veya ilçesinin sebze halinden temin ederse ürünün gerçek değeri oluşmuş olur" dedi.

Amik Ovası’nda binlerce dönüm tarım arazisi sular altında kaldı Haber

Amik Ovası’nda binlerce dönüm tarım arazisi sular altında kaldı

Meteoroloji verilerine göre; Hatay'da 2025 yılı son 65 yılın en kurak yılı olarak kayıtlara geçmişti. Kentte yaşanan kuraklıkla birlikte barajlar yüzde 10 seviyesinin altına düşmüştü. Yılbaşıyla birlikte kentte yağışlı hava etkili olmaya başladı ve 2026 yılı bereketiyle geldi. Ocak ve Şubat aylarında etkili olan aşırı yağışlarla birlikte Antakya ilçesinde bulunan Amik Ovası'nda dere yataklarının taşmasıyla binlerce dönüm tarım arazisi ve çevredeki mahallelerde bulunan evler ve ahırlar su altında kaldı. Taşkınlar nedeniyle 250 dönüm tarlası sular altında kalan çiftçi Özkan Güler, Amik Ovası'nda yaklaşık 5 bin dönüm arazinin sular altında kaldığını söyledi. "AMİK OVASI'NDA YAKLAŞIK 5 BİN DÖNÜM ARAZİ SULAR ALTINDA KALARAK BATTI" Aşırı yağmurların yağmasıyla Amik Ovasında binlerce dönüm tarım arazisinin sular altında kaldığını söyleyen vatandaş Özkan Güler, "Biz havaalanı yolunun üzerindeki Amik Gölündeyiz. Buraya baya bir yağmur yağdı, kanallar taştı ve sular üzerimize geldi. Bir hafta boyunca yağmur yağdı. Kanallarının temizlenmemesinden dolayı biz her yıl bu durumu yaşıyoruz, burası her yıl taşıyor. Bunun kaynağını biz bilemiyoruz ama kanallarda su çekmiyor. Kanallar temizlenirse her yıl bu durumu yaşamayız. Benim şuanda 250 dönüm arazim sular altında kaldı. Şu anda Amik Ovası sular altında kaldı. Bu Amik Ovası'nda yaklaşık 5 bin dönüm arazi sular altında kalarak battı. Ben 15 gün boyunca traktörümü oraya koyup buğday tarlamdan su çekip diğer tarafa koyuyorum. Geçen yıl kuraklık vardı ama bu yıl afeti gördük. Burada her 2 yılda 1 bu durumu yaşıyoruz" dedi. "ARKAMIZDA SONRADAN OLUŞMUŞ BİR GÖL GÖRÜYORUM VE SANKİ ÖNCEDEN TARIM ARAZİSİYKEN SONRADAN GÖL OLMUŞ GİBİ GÖRÜNÜYOR" Yağmurların yağmasıyla Amik Ovasının oluşan göl manzarasından fotoğraf çektiklerini ifade eden vatandaş Taha Ataç, "Arkamızda sonradan oluşmuş bir göl görüyorum. Sanki önceden tarım arazisiyken sonradan göl olmuş gibi görünüyor. Kontrolsüz bir durum var. Bu kış mevsiminde çok yağmur yağdı ve yağmur yağmasından bu hale gelmiş olabilir. Bizde merak edip göl manzarasından fotoğraf çekinmek için durduk. Bir yandan manzarası güzel görünüyor ama bir yandan da kontrolsüz olduğu görünüyor. Şu an her yer sular altında ve ilginç bir durumla karşılaşıyoruz" ifadelerini kullandı.

Hatay’da depremzedelere 35 milyon TL değerinde tarımsal destek Haber

Hatay’da depremzedelere 35 milyon TL değerinde tarımsal destek

Hatay, asrın felaketinin ardından tarım sektörünü ayağa kaldırmak için önemli bir adım attı. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 'Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi' (TAKE) projesi çerçevesinde, 5 bin 662 depremzede çiftçiye 35 milyon 870 bin TL değerinde tohum ve ekipman desteği verilecek. Kırıkhan ilçesinde düzenlenen törende başlayan desteklerle, çiftçilere 153 bin kilogram pamuk, 100 bin kilogram soya ve 400 torba ayçiçeği tohumu dağıtıldı. Ayrıca, 62 zeytin hasat makinesi de çiftçilere teslim edilecek. Çiftçilere 35 Milyon TL’lik Destek Sağlanacak Hatay’da deprem sonrası tarım sektörünü yeniden ayağa kaldırmaya yönelik devlet destekleri hızla devam ediyor. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından uygulamaya konulan TAKE projesi ile, depremzedelere 153 bin kilogram pamuk tohumu, 100 bin kilogram soya tohumu ve 400 torba ayçiçeği tohumu dağıtıldı. Ayrıca, bölge çiftçilerine 62 adet zeytin hasat makinesi verileceği belirtildi.  Tohum ve Makine Dağıtımı Çiftçilere Nefes Olacak Kırıkhan ilçesinde düzenlenen törenle başlayan tohum ve makine dağıtımı, bölgedeki çiftçilere önemli bir destek sağlıyor. Hatay Valisi Mustafa Masatlı, desteklerin bölge çiftçisinin toparlanmasına büyük katkı sağlayacağını söyledi. Masatlı, "Tohum, ülkemiz için bir beka meselesidir. Ata tohumlarımızı muhafaza edeceğiz ve en fazla üretimi almak için çalışacağız" dedi. Ayrıca, 5 bin 662 çiftçinin faydalanacağı desteklerin toplam değerinin 35 milyon TL’nin üzerinde olduğu belirtildi. Kuraklık Zararına Karşı Alternatif Ürünler Kuraklık nedeniyle zarar gören buğdayların yerine, suya az ihtiyacı olan pamuk ve soya tohumu ekmeye karar veren çiftçiler, devlet desteği ile bu yıl yeniden üretim yapmayı planlıyor. Amik Ovası'nda 40 yıldır çiftçilik yapan Ertuğrul Şahbaz, “Bu yıl kuraklıktan dolayı zarar gören buğdayların yerine suya az ihtiyacı olan soya çeşitleri ekeceğiz. Soya ürünleri yetiştirerek zararlarımızı karşılamaya çalışacağız” dedi. Bu destek, çiftçilerin yeniden üretime geçmelerine ve yaşadıkları ekonomik zorlukların üstesinden gelmelerine yardımcı olacak. Çiftçiler, devletin bu desteğinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Ayçiçek tohumu desteği alan Ahmet Muhacir, “Devletimiz her zaman çiftçinin yanında olduğunu gösteriyor. Tohumları alıp ekeceğiz ve ikinci ürün olarak ayçiçeği ekeceğiz. Devletimiz var olsun” şeklinde konuştu. 

Kuraklık Alarmı: Amik Ovası çiftçileri için kritik uyarı Haber

Kuraklık Alarmı: Amik Ovası çiftçileri için kritik uyarı

Reyhanlı Asi Sulama Kooperatifi Birliği Başkanı Hüseyin Şahbaz, bölgedeki şiddetli kuraklık durumuna dikkat çekerek, Amik Ovası’ndaki çiftçilere önemli bir uyarı yaptı. Şahbaz, son 50 yılın en kurak dönemiyle karşı karşıya olunduğunu ve barajlardaki su seviyelerinin yüzde 20-30 civarına gerilediğini belirterek, önümüzdeki dönemde yağış beklentisinin olmadığını ifade etti. Bu zor koşulların tarımsal üretimi olumsuz etkileyebileceğine dikkat çeken Şahbaz, su kaynaklarının etkin ve tasarruflu bir şekilde kullanılmasının önemine değindi ve çiftçilere, ikinci ekim yapmamaları konusunda çağrıda bulunarak, bu sezonun zorlu geçeceği uyarısını yaptı. "Su kaynaklarımızı verimli kullanmalıyız" diyen Şahbaz, kuraklığın etkilerini şu şekilde anlattı: “Son 50 yılın en kurak dönemini yaşıyoruz. Barajlardaki su seviyesi indi ve yağış beklentisi bulunmuyor. Bu durum çiftçiler arasında büyük bir kaygıya yol açtı. Buğdaya üçüncü suyun verilememesi, pamuk ve mısır ekilecek tarlaların yeterince nemli olmaması büyük sorunlar doğuruyor. Soğan, patates ve maydanoz gibi ürünlerin de acil suya ihtiyacı var. Bu sezon oldukça zor geçecek.” Şahbaz, mevcut suyun tasarruflu kullanılması gerektiğini vurgulayarak, çiftçilere ikinci ürün ekimi yapılmaması gerektiğini bildirdi ve dikkatli olmalarını istedi.  Şahba, “Değerli üreticilerimiz, bizlere destek olun, biz de elimizden geleni yapalım. Hepinize bol su ve bereketli mahsuller diliyorum” diyerek, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için suyun bilinçli kullanılması gerektiğine işaret etti.

"Hatay Havalimanı'nın konumu uygun değil" Haber

"Hatay Havalimanı'nın konumu uygun değil"

ALİ GÜRELİ ADANA (İLKHABER) - Hatay Tabiatı Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Öğünç, Kahramanmaraş merkezli depremlerde zarar gören Hatay Havalimanı'nın yeniden yapımı öncesi uyarılarda bulunarak, havalimanının taban çökmeleri ve taşkın riski olmayan yerde inşa edilmesi gerektiğini söyledi. Öğünç, 6 Şubat 2023’te saat 04.17’de meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremde ağır hasar alan ve binlerce insanın yaşamını yitirdiği medeniyetler şehri Hatay'ın havalimanının da kullanılamaz hâle geldiğini belirtti. Antakya, Defne, Samandağ, Kırıkhan, Hassa, Belen, İskenderun'un afetin yakıcı ve can alıcı boyutuyla mücadele ederken ne yazıkki uçuş pistinde çökmeler olması nedeniyle havalimanının kullanılamadığına dikkati çeken Öğünç, "Bu durum, ilkyardım, arama kurtarma ekipleri ve ekipmanlarının bölgeye ulaşmasını ciddi anlamda geciktirmiştir." dedi. Abdullah Öğünç, Hatay Havalimanı'nın jeomorfolojik açıdan Antakya-Kahramanmaraş grabeni veya çöküntü oluğu olarak tanımlanan sahada yer alan 1950’lerden itibaren kurutulmaya çalışılan Amik Gölü’nün en derin kısmına 2007 yılında inşaa edildiğini anımsatarak, "Hatay Havalimanı'nın mevcut konumu, havalimanının ekolojik ve çevresel etkileri, kurulduğu yerin litolojik ve tektonik özellikleri, hidrolojik havza özellikleri, mikroklimatik özellikleri açısından ve yetiştirilen tarımsal ürünlerin sağlığı açısından uygun değildir." ifadelerini kullandı. Hatay Tabiatı Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Öğünç, havalimanının onarılarak aynı yerde hizmet vermesi yerine, neden başka bir yerde inşa edilmesi gerektiğini de madde madde açıkladı: Mevcut konumun sakıncaları - Havalimanının kurulmuş olduğu Alüvyal zeminde zaman içerisinde deprem olmadan dahi çökmeler devam etmektedir. Bunun kanıtları vardır. Yaşanan ve yaşanabilecek depremler ise çökme ivmesini, sıvılaşmayı arttırabilecek niteliktedir. - Kurutulduğu iddia edilen Amik Gölü, kış aylarında yeniden su toplayarak varlığını sürdürmeye çalışmaktadır. Hemen hemen her kış oluşan göl bazı yıllarda artan yağış miktarı ile daha geniş bir alana yayılmaktadır. Buna bağlı olarak taşkın boyutu ve oluşturduğu olumsuzluklar da arttırmaktadır. 2012, 2019 kış aylarında taşkın miktarındaki artış havalimanının kullanımını olumsuz etkilemiş, limana gidişin gerçekleştiği karayolu ve yakın çevresi günlerce sular altında kalmıştır. - Gölün yeniden oluşması ve sularının taşması, havalimanına yapılmış olan yatırımların revizyonunu gerektirmekte ve maliyetini sürekli arttırmaktadır. - Lübnan dağlarından kaynağını alan Asi Nehri havzasında kalan Amik Gölü ve Amik ovası yörede su kontrolü açısından önemi büyük olan bir jeomorfolojik ünitedir. Nitekim 6 Şubat depremlerinde Suriye’de yıkılan bir barajın suları Amik ovası tabanında yayılmış böylelikle Antakya ve Samandağ ikincil bir felaketten korunmuştur. - Göçmen kuşların göç yolu üzerinde olan havalimanın mevcut yeri, kuşların etkisiyle uçaklarda yaşanabilecek riskleri arttıracak niteliktedir. - Yaz aylarında (Nisan-Ekim arasında) Güneybatı-Kuzeydoğu yönlü ve şiddetli rüzgarların etkisinde kalan ovada Hatay Havalimanı bu rüzgarın en şiddetli estiği ve türbülans oluşumlarının yoğun olduğu konumlardan birindedir. Bu durum ise uçakların iniş ve kalkışlarında panik oluşmasına, uçuşun konforuna ciddi olumsuz etkiler yapmaktadır. Bugüne kadar bir kazanın yaşanmaması da önemli bir şans olarak değerlendirilmelidir. - Kış aylarında saha özellikle sabah ve akşam saatlerinde yoğun sis ile uçuşun zorlaştığı mikroklimatik şartlar barındırmaktadır. - Kurutulmaya çalışılan gölün aynası (göl tabanı) üzerinde inşa edilen Hatay Havalimanı Amik ovasının 1. derecede verimli tarım alanlarına çok yakın bir konuma sahiptir. Havalimanına inen-kalkan uçaklar, lojistik destek ve havalimanına olan ulaşım yoğunluğu gibi etkilerle çevre ve tarım alanları üzerinde de baskı oluşturmaktadır. Neden başka yer seçilmeli? Öğüç, daha sonra şunları kaydetti: "Günümüzün vazgeçilmezi özelliğindeki hava ulaşımına elbette Hatay ilinin de ihtiyacı vardır. Ancak havalimanının yeniden yapımının gündeme geldiği bugünlerde mevcut yere yeniden havalimanı inşasını yukarıda saydığımız ve daha da arttırılabilir nedenlerden dolayı doğru bulmuyor ve onaylamıyoruz. Mevcut yerin başka amaçlarla da kullanılmasına karşı olduğumuzu buranın yeniden Amik Gölü olarak ekosisteme ve çevreye faydasının daha fazla olacağına inanıyoruz. Havalimanı yapımı için alternatif önerilenimizi de yetkili kurumlarla paylaşmış bulunuyoruz. Bu sahalarda gerekli tetkiklerin, konunun uzmanları tarafından yapılmasını ve Hatay’ın her doğal koşul altında faal olacak uygun yeni bir havalimanına kavuşmasını yetkili kurumların iş birliği ile mümkün olduğuna inanıyoruz."1

Hatay'da deprem nedeniyle evlerini terk eden çiftçiler, bahçelerinin bakımı için geri dönüyor Haber

Hatay'da deprem nedeniyle evlerini terk eden çiftçiler, bahçelerinin bakımı için geri dönüyor

HATAY (AA) - ÖMER ÜRER / EMRE AYVAZ - Kahramanmaraş merkezli depremlerde evleri hasar aldığı için yaşadıkları yerleri terk etmek zorunda kalan Hataylı çiftçiler, bakım zamanı gelen bahçelerinde çalışmak için topraklarına dönüyor.Hatay sınırları içerisinde yer alan Türkiye'nin toprağı en verimli bölgelerinden Amik Ovası'ndaki çiftçiler, Pazarcık ve Elbistan merkezli 6 Şubat'ta yaşanan 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerden etkilendi.Özellikle Kırıkhan, Hassa ve Reyhanlı ilçelerindeki geniş tarım arazileri ile bağ ve bahçelerle geçimini sağlayan bazı vatandaşlar, evlerinin hasar alması nedeniyle il dışında veya daha az zarar gören ilçelerdeki yakınlarının yanına yerleşti.Şeftali, nektari, kayısı, zeytin ve üzüm bahçelerinin yanı sıra havuç, buğday, soğan, patates, maydanoz, marul, salatalık, mısır ve pamuk tarlalarında da üretim yapan çiftçiler, hasat zamanını boş geçirmemek için hazırlıklarını yapmak üzere köylerine geri geliyor.Kırıkhan ve Hassa ilçesinde meyve bahçelerindeki ağaçların çiçek açmasıyla renk çeşitliliği yaşanan bölgeye gelen arazi sahipleri, evlerinin önüne kurdukları çadır veya konteynerlerde kalıyor.- "Halkımız bunun da üstesinden gelecek"Hassa ilçesi kırsal Hacılar Mahallesi'nde zeytin yetiştiriciliği yapan Mehmet Karaduman, AA muhabirine, depremlerin ardından Reyhanlı ilçesindeki yakınlarının yanına gittiğini söyledi.Bahçesindeki çapa ve budama işlemlerinin 1 ay geciktiğini anlatan Karaduman, "Evimizde hasar var. Depremde iki yeğenim vefat etti. Toparlanmaya çalışıyoruz. Arazilerimizde yapılacak işler çok gecikti. Buraların tarımla yeniden ayağa kalkacağına inanıyoruz." diye konuştu.Karaduman, insanların toparlanmak için zamana ihtiyaç duyduğunu belirterek, vatandaşların can derdine düşmeleri nedeniyle ikinci planda kalan tarımın yerini alabilmesi için belirli bir sürenin geçmesi gerektiğini dile getirdi.Geçimlerinin tarım olduğunun altını çizen Karaduman, "Tüm geçimimiz toprak. Devletimiz tüm imkanlarıyla halka yardım ediyor. Erzak, yiyecek, içecek anlamında sıkıntımız yok. Geçimimiz arazi, toprak üzerine. Tarlada işlerimiz gecikti lakin insanlar toparlanmaya çalışıyor. 3 gün sürecek işimiz göç olduğu için 5 gün veya daha fazla sürecek ama halkımız bunun da üstesinden gelecek." dedi.- "Burası bana dedemden kalma toprak"Afette evi ağır hasar alması nedeniyle Gaziantep'e giden Söğüt Mahallesi'ndeki çiftçilerden 78 yaşındaki Osman Arık, üzüm bağındaki işleri dolayısıyla geri döndüğünü aktardı.Arık, depremi çok şiddetli hissettiklerini ve canlarını zor kurtardıklarını söyledi.Üzüm bağında temizlik ve bakım işlemleri yaptıklarını belirten Arık, "Yolun kenarında gelen giden yesin. Burası bana dedemden kalma toprak. Buraların toprakları çok verimli." diye konuştu.Arık, bakım yaptığı için iyi verim aldığını ifade ederek, "Yılda 2-3 ton üzüm alıyorum. Burası Hassa'nın Bağarası bölgesi ve çok üzüm yetiştirilir." dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.