#Anayasa

İLKHABER-Gazetesi - Anayasa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Anayasa haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Adalet Bakanı Gürlek: Türkiye artık kendisine biçilen gömleğe sığmıyor, artık yeni anayasaya ihtiyacımız var Haber

Adalet Bakanı Gürlek: Türkiye artık kendisine biçilen gömleğe sığmıyor, artık yeni anayasaya ihtiyacımız var

Adalet Bakanı Akın Gürlek, memleketi Nevşehir’de AK Parti tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. Programda konuşan Bakan Gürlek, Nevşehir’in sorunlarını yakından bildiğini ve çözümü için mücadele edeceklerini söyledi. Nevşehir’in sadece bir turizm şehri olmadığını vurgulayan Gürlek, kentin aynı zamanda ticaret ve eğitim alanında da önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirtti. Gürlek, "Nevşehir’in sorunlarını yakından biliyorum. Nevşehir sadece bir turizm şehri değil; aynı zamanda bir ticaret ve eğitim şehridir. Elimizden geldiğince Kapadokya’nın tüm dünyada tanıtılması için çalışacağız. Otelci kardeşlerimle, esnaf kardeşlerimle ve onların sorunlarıyla bire bir ilgileneceğim" ifadelerini kullandı. "KAPADOKYA ALAN BAŞKANLIĞI ASLİ GÖREVİNİ YAPACAK" Kapadokya Alan Başkanlığı ile ilgili turizmciler ve vatandaşlardan çok sayıda şikayet aldığını dile getiren Gürlek, "Kapadokya Alan Başkanlığı’nın asıl görevi Nevşehir’in kültürel ve tarihi dokusunu korumaktır. Ancak vatandaşın bahçesindeki ağıl ya da çit ile uğraşmak alan başkanlığının asli görevi değildir. Bu konuda bir yasa tasarısı var. İnşallah bu yasa tasarısını en kısa sürede Meclis’ten geçireceğiz. Alan başkanlığı asli görevini yapacak" diye konuştu. Acıgöl ilçesine de müjde veren Gürlek, ilçeye yeni bir adalet sarayı yapılacağını açıkladı. "YENİ BİR ANAYASAYA İHTİYACIMIZ VAR" Türkiye’nin artık eski Türkiye olmadığını belirten Bakan Gürlek, "Türkiye artık kendisine biçilen gömleğe sığmıyor. Yeni bir anayasaya ihtiyacımız var. Terörsüz Türkiye sürecini biliyorsunuz. Şu anda bunun meyvelerini toplamaya başladık. İnşallah bu süreç tamamen başarıya ulaşacak ve Türkiye bölgede liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde güçlü bir rol model olacaktır" dedi. Birlik ve beraberlik vurgusu da yapan Gürlek, "Biz bir ve beraber oldukça, kardeşlik hukukuna riayet ettikçe kimse bizi mücadelemizde yenemez, kimse bizi engelleyemez" ifadelerini kullandı.

Termik santraller için Cumhurbaşkanlığı’na idari başvuru Haber

Termik santraller için Cumhurbaşkanlığı’na idari başvuru

Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi (CVP) Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Avukat İsmail Hakkı Atal, Muğla’daki Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerine ilişkin kesinleşmiş yargı kararlarının uygulanması talebiyle Cumhurbaşkanlığı’na idari başvuruda bulundu. Adana Barosu avukatlarından İsmail Hakkı Atal, ilkhaber-gazetesi.com'a yaptığı açıklamada, söz konusu santraller hakkında verilen kapatma kararlarının yıllardır hayata geçirilmediğini belirterek, yürütmenin mahkeme hükümlerini gecikmeksizin uygulamakla yükümlü olduğunu söyledi. DANIŞTAY ONADI, KARARLAR UYGULANMADI Atal, başvurusunda Aydın İdare Mahkemesi’nin 1993/781 esas sayılı dosyada Kemerköy Termik Santrali, 1994/1062 esas sayılı dosyada Yeniköy Termik Santrali ve 1993/830 esas sayılı dosyada ise Yatağan Termik Santrali hakkında kapatma kararı verdiğini ifade ederek, “Bu kararlar Danıştay tarafından onandı ancak, aradan geçen yıllara rağmen uygulanmadı” dedi. Anayasa’nın 138/4 maddesine göre yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarını uymak zorunda olduğunu belirten Atal, “Yasa gereği mahkeme kararları hiçbir suretle değiştirilemez ve yerine getirilmesi geciktirilemez. Anayasa’nın 104. maddesi gereğince Cumhurbaşkanı Devletin başıdır. Yürütme yetkisi Cumhurbaşkanına aittir. Cumhurbaşkanı, Devlet Başkanı sıfatıyla Türkiye Cumhuriyeti’ni ve Türk Milletinin birliğini temsil eder, Anayasanın uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını temin eder. Anayasanın 138/4 maddesi gereğince yasama ve yürütme organları mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğundan, Anayasanın 104. Maddesi gereğince Cumhurbaşkanı’na Anayasanın amir hükümlerinin uygulanmasını sağlama görevi verildiğinden söz konusu mahkeme kararlarının uygulanması için bu başvuruyu yapma zorunluluğu doğmuştur” ifadelerini kullandı. AİHM KARARI VE HALK SAĞLIĞI VURGUSU Başvuruda, mahkeme kararlarının uygulanmaması nedeniyle Türkiye aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde karar çıktığına işaret eden Atal, böylece yargı kararlarının yerine getirilmemesinin uluslararası düzeyde de tescillendiği kaydetti. Atal, üç termik santralin yerleşim alanları ve turizm bölgelerine yakın konumda faaliyet gösterdiğini belirterek, hava kirliliğinin halk sağlığı üzerinde ciddi sonuçlar doğurduğunu savundu. Dünya Sağlık Örgütü’nün hava kirliliğinin akciğer kanserine yol açtığına ilişkin tespitlerine de değinen Atal, termik santrallerden kaynaklanan ince partikül maddelerin kalp-damar hastalıkları, akciğer kanseri ve solunum yolu rahatsızlıklarıyla ilişkilendirildiğine dikkati çekti. KANSER VAKALARINDAKİ ARTIŞA DİKKAT ÇEKİLDİ Sağlık Bakanlığı’nın 2002-2016 dönemine ilişkin istatistiklerine de başvuru dilekçesinde yer verdiklerini bildiren Atal, başvuruda çeşitli kanser türlerinde artış yaşandığı, erkeklerde prostat, lenf, tiroit ve akciğer kanserleri, kadınlarda ise meme, tiroit ve akciğer kanserlerinde yükseliş olduğu bilgilerine yer verdiklerini anlattı. Atal, başvuruda, termik santrallerin insan sağlığı üzerindeki etkilerinin yanı sıra, ülke ekonomisine de ağır yük getirdiğine değindiklerini, bu durumun ise milli güvenlik boyutuna ulaştığını öne sürdü. “MAHKEME KARARLARI UYGULANSIN” Atal, Anayasa’nın 138/4 ve 104. maddeleri uyarınca kesinleşmiş mahkeme kararlarının uygulanması gerektiğini belirterek, Muğla’daki Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerinin kapatılması için Cumhurbaşkanlığı’nın gerekli işlemleri tesis etmesini talep ettiklerini sözlerine ekledi.

Trump’ın İran saldırısına Demokratlardan tepki: “Bu bir azil gerekçesidir” Haber

Trump’ın İran saldırısına Demokratlardan tepki: “Bu bir azil gerekçesidir”

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın nükleer tesislerine yönelik gerçekleştirdiği son hava saldırısı, Amerikan siyasetinde sert tartışmaları beraberinde getirdi. Demokrat Parti’den Kongre üyeleri Alexandria Ocasio-Cortez, Rashida Tlaib ve Jim McGovern, saldırının Kongre onayı olmadan yapıldığını belirterek bunun ABD Anayasası’na aykırı olduğunu ve “açık bir azil gerekçesi” oluşturduğunu vurguladı. Ocasio-Cortez: “Bu bir azil gerekçesidir” New York Temsilcisi Alexandria Ocasio-Cortez, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, Trump’ın tek taraflı kararının anayasal yetkilerin ağır ihlali olduğunu ifade etti. Ocasio-Cortez açıklamasında, “Bu kesinlikle ve açıkça bir azil gerekçesidir. Trump, bizi nesiller boyu sürebilecek bir savaşa düşüncesizce sürükleyebilecek bir adım attı” dedi. Tlaib: “Bir daha bu tuzağa düşmeyeceğiz” Michigan Temsilcisi Rashida Tlaib ise yaptığı açıklamada, saldırının “ABD Anayasası’nın açık ihlali” olduğunu vurgulayarak Kongre’yi derhal harekete geçmeye çağırdı. Tlaib, “Orta Doğu’da on yıllardır süren bitmek bilmeyen savaşın bizi nereye getirdiğini gördük. Hepsi ‘kitle imha silahları’ yalanına dayalıydı. Bir daha bu tuzağa düşmeyeceğiz” sözleriyle geçmiş hatalara gönderme yaptı. McGovern: “Bu delilik” Massachusetts Temsilcisi Jim McGovern ise Trump’ın kararını “yasadışı” olarak nitelendirdi. McGovern, “Trump, Kongre’nin onayı olmadan İran’ı bombaladı ve bizi Orta Doğu’da yeni bir savaşa sürükledi. Dersimizi almadık mı? Bu delilik” ifadelerini kullandı. Kongre’de Anayasal Soruşturma Gündemde Peş peşe gelen sert çıkışlar sonrası gözler ABD Kongresi’ne çevrildi. Demokrat üyeler, Savaş Yetkileri Yasası kapsamında Başkan’ın yetkilerini aşarak hareket ettiğini savunarak, acil oturum çağrısı yapmayı planlıyor. Bazı kaynaklara göre, Trump’ın saldırı kararı nedeniyle Anayasal soruşturma süreci başlatılması ihtimali de Kongre gündemine girmiş durumda.

Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen, aileyi koruyacak anayasa değişikliği için 81 ilde imza kampanyası düzenliyor Haber

Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen, aileyi koruyacak anayasa değişikliği için 81 ilde imza kampanyası düzenliyor

Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen, aile yapısının korunması ve kılık kıyafet özgürlüğünün anayasal güvence altına alınması için imza kampanyası başlattı. Kampanya, küresel lobilerin aile yapısına yönelik saldırılarına karşı bir duruş sergilemeyi hedefliyor. Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, devletin bu konuda her türlü tedbiri almasının zorunlu olduğunu belirterek tüm toplumu imza kampanyasına destek olmaya davet etti. "Aileyi zayıflatan küresel saldırılara karşı uyanmalıyız" Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, Ailenin örselendiği, zayıflatıldığı bir zeminde, değerlerimizi yaşatmanın ve millet olarak ayakta kalmamızın mümkün olmadığını belirterek şunları söyledi: “Bu noktada bazı toplumların içler acısı hali ibret almamız için yeterlidir. Hal böyle iken bugün aile, tek dünyacı sapkın küresel lobilerin uyguladıkları çok katmanlı ve sistemli bir saldırının altında var olma mücadelesi vermektedir. Toplumsal cinsiyet ideolojisi üzerinden anormalliği ve sapkınlığı özgürlük olarak sunan bu güçler; tekellerine aldıkları: sosyal medya şirketleri, moda sektörü, dizi ve film sektörü, dijital yayın platformları üzerinden aileyi zayıflatan, dağıtan kültürel ve ahlaki dejenerasyon operasyonu yürütmektedir. Kârdan başka bir değere inanmayan kimi medya kuruluşları aile mahremiyetini yok etmekte! reyting uğruna suç mahalli haline getirdikleri aileyi gözden düşürecek yayınlar yapmakta, ailenin eşsiz değerini zedelemektedirler! Sapkın küresel lobilerin fonladığı birtakım kesimler biyolojik cinsiyeti reddederek cinsiyetsizliği dayatmakta eşcinselliği teşvik ederek eşcinsel evlilik dedikleri sapkınlığı normalleştirmekte, ahlaki bir yapı olan aileyi ifsat etmeye çalışmaktalar. Bütün bunlara aile hayatına zarar veren işsizlik, iş aile hayatı uyumundaki sorunlar, madde bağımlılığı, kumar, şiddet ve benzeri konuları da eklemek gerekmektedir. İnanç ve medeniyet değerlerini geleceğe aktarmak aileyi korumak ve yaşatmaktan geçer.” “Aileyi koruma sorumluluğu hepimizin” Mustafa Sarıgeçili, “Bu sapkınlıkları hak ve özgürlük olarak görmemiz mümkün değildir. Kimliksiz, cinsiyetsiz, değerlerinden arındırılmış, sağlıksız bireyler imal etmek üzere kendisini konumlandırmış bu odakların karşısında durmak ve ailemizi korumak hepimizin sorumluluğu ve görevidir. Bizler, bu hayati meselede devletin her türlü tedbiri almasının tercih değil zorunluluk olduğunu ifade ediyoruz. Bu noktada, aileye karşı yapılan saldırılara karşı sesimizi yükseltiyor, aileyi koruyacak somut hükümlerin Anayasa’da yer almasını sağlamak amacıyla ‘Aileye değer’ diyor ve bir imza kampanyası başlatıyoruz. Anayasa’nın 41’inci maddesinin birinci fıkrasına, ‘Aile, kadın ve erkekten oluşur. Aile ilişkisinin temeli evliliktir’ cümlelerinin eklenerek aile kurumunun ifsada açık olmamasını, sapkınlıkların üzerinde tepinmek istedikleri bir zemine dönüşmemesini istiyoruz. Binlerce yıldır olduğu gibi bugün de yarında aile kadın, erkek ve çocuklardan oluşur. Başka bir tanım ve dayatmayı asla kabul etmiyoruz” diye ifade etti. “Aileyi korumak için 81 ilde imza kampanyası düzenliyoruz” Sarıgeçili, “Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen olarak sapkın küresel lobilere ve yerel işbirlikçilerine karşı ailemizi korumak için ayağa kalkıyor, başlattığımız imza kampanyamızla ‘Anayasa değişsin, Aile korunsun’ diyoruz. Toplumsal yapımız ve geleceğimiz için son derece önemli olan bu iki hayati konuyla ilgili 81 ilde kuracağımız stantlarla başlattığımız imza kampanyasına aziz milletimizi destek vermeye davet ediyoruz” şeklinde konuştu. Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen’in başlattığı imza kampanyasına katılmak isteyenler imza.memursen.org.tr adresinden de kampanyaya katılım sağlayabiliyor.

Nennioğlu: İyi yetişmiş bir nesil için güçlü aileler gerekiyor Haber

Nennioğlu: İyi yetişmiş bir nesil için güçlü aileler gerekiyor

Memur-Sen Adana İl Temsilcisi ve Sağlık-Sen Adana Şube Başkanı Bekir Nennioğlu, Memur-Sen İl Binası'nda düzenlediği basın açıklaması düzenledi. Açıklamada aile yapısının korunmasının toplumsal bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti. Nennioğlu, güçlü bir aile yapısının yalnızca bireysel değil, toplumun değerlerini yaşatmak ve geleceği inşa etmek için gerekli olduğunu vurguladı. Güçlü ailelerin, sağlıklı bir toplum ve geleceğin teminatı olduğuna inanan Nennioğlu, “Ailenin zayıfladığı bir ortamda, ne kültürümüzü koruyabiliriz ne de millet olarak ayakta kalabiliriz” dedi. “İyi yetişmiş bir nesil için güçlü aile yapısına ihtiyacımız var” Memur-Sen Adana İl Temsilcisi ve Sağlık-sen Adana Şube Başkanı Bekir Nennioğlu, “Malumunuz olduğu üzere iyi yetiştirilmiş bir nesil geleceğimizin teminatıdır. İyi yetişmiş bir neslin en önemli koşulu ise iyi aileye sahip olmaktır. Aile, toplumun temel direği ve değerlerin taşıyıcısıdır. Geleceğimizi inşa etmek için güçlü bir aile yapısına sahip olmamız gerekmektedir. Ailenin zayıfladığı bir ortamda, ne kültürümüzü koruyabiliriz ne de millet olarak ayakta kalabiliriz ne de sağlam bir gelecekten bahsedebiliriz” şeklinde konuştu. “Aileyi hedefleyen küresel sapkınlıklarla mücadele etmeliyiz” Bekir Nennioğlu, aile yapısının günümüzde küresel sapkın ideolojiler tarafından tehdit edildiğini belirterek şunları söyledi: “Ne yazık ki aile yapımız bu günlerde, küresel sapkın ideolojilerin büyük tehdidi altındadır. Aile yapımızı hedefleyen uluslararası lobiler, birtakım sapkın anormallikleri özgürlük olarak sunmakta, sosyal medya, moda, dizi ve film sektörleri üzerinden aileyi zayıflatan kültürel operasyonlar yürütmektedir. Bazı medya kuruluşları ve sivil toplum örgütleri de, bu sapkınlıkları çıkarları doğrultusunda pazarlayarak lobilere destek olmaktadırlar. Bunların yanı sıra işsizlik, şiddet, bağımlılık gibi toplumsal sıkıntılar da ailemizi tehdit eden diğer unsurlardandır.” “Aileyi korumak toplumsal ve kültürel bir sorumluluktur” Bekir Nennioğlu, aileyi korumanın bir zorunluluk olduğunu ifade ederek, “Aileyi korumak, sadece bireysel bir mesele değil, toplumsal ve kültürel bir sorumluluktur. Aileyi savunmak, değerlerimizi yaşatmak ve nesillerimize aktarmak için zorunluluktur. Bu sebeple, Anayasa'nın 41. maddesine, “Aile, kadın ve erkekten oluşur. Aile ilişkisinin temeli evliliktir” cümlesinin eklenerek anayasal güvence verilmesi talebimizdir. Aile kurumunun sapkın ideolojilere karşı korunmasını ve ailenin tanımının, kadın, erkek ve çocuklardan oluşan bir yapı olarak kabul edilmesini istiyoruz. Ayrıca, kadınlarımızın başörtüsü nedeniyle ayrımcılığa uğramaması için başörtüsü özgürlüğünün anayasal güvence altına alınmasını talep ediyoruz. Anayasa’nın 24. maddesinde gereken düzenlemenin yapılmasını istiyoruz. Ailemizi korumak ve başörtüsü özgürlüğünü güvence altına almak için Gazi Meclisimizi biran önce harekete geçmeye çağırıyoruz. Memur-Sen olarak, aileyi korumak ve başörtüsü özgürlüğünün güvence altına alınması için başlattığımız imza kampanyasıyla diyoruz ki “Anayasa değişsin, Aile korunsun” diye ifade etti.

Anayasa'nın ilk 4 maddesi: Değiştirilemez hükümler nelerdir? Haber

Anayasa'nın ilk 4 maddesi: Değiştirilemez hükümler nelerdir?

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, devletin işleyişini düzenleyen yasaların temelini oluşturur. Anayasanın ilk 4 maddesi, Türkiye Cumhuriyeti'nin yapı taşlarını ve olmazsa olmaz ilkelerini tanımlar. Bu maddeler, devletin yönetim şekli, milli kimliği ve temel ilkeleri ile ilgili kritik hükümleri içerir. Bu yüzden vatandaşlar tarafından sıkça merak edilen ve araştırılan konular arasında yer alır. Anayasa'nın İlk 4 Maddesi Nedir? Devletin Şekli Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın birinci maddesi, Türkiye'nin bir "cumhuriyet" olduğunu belirtir. Bu madde, devletin yönetim şeklinin Cumhuriyet olduğunu anayasal güvence altına alır. Cumhuriyetin Nitelikleri İkinci madde, Türkiye Cumhuriyeti’nin insan haklarına saygılı, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olduğunu ifade eder. Bu madde, Cumhuriyetin nasıl bir yapı üzerine kurulu olduğunu ve hangi ilkelere bağlı olduğunu ortaya koyar. Devletin Bütünlüğü ve Milli Kimliği Üçüncü madde, Türkiye Devleti’nin “ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütün” olduğunu belirtir. Bu madde, devletin resmi dilinin Türkçe olduğunu, bayrağının ay yıldızlı al bayrak olduğunu ve milli marşının "İstiklal Marşı" olduğunu tanımlar. Değiştirilemeyecek Hükümler Dördüncü madde, Anayasa’nın ilk üç maddesinin değiştirilemeyeceğini ve değiştirilmesinin teklif dahi edilemeyeceğini belirtir. Bu hüküm, Cumhuriyetin temel ilkelerinin korunmasını güvence altına alır ve bu ilkelerin dokunulmazlığını sağlar. Anayasa’nın İlk 4 Maddesi Değiştirilebilir mi? Anayasa’nın dördüncü maddesi açıkça belirtmektedir ki, bu ilk 4 madde değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez. Bu maddeler, Türkiye Cumhuriyeti’nin varlık ve işleyişinin temel unsurlarını oluşturduğu için anayasa tarafından koruma altına alınmıştır. Bu nedenle, bu maddeler anayasanın en sabit ve kalıcı hükümleri arasında yer alır. Neden Önemlidir? Anayasa’nın bu ilk 4 maddesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kimliği ve temel yapı taşlarını tanımlar. Cumhuriyetin devamlılığını, milletin birliğini ve devletin bölünmez bütünlüğünü güvence altına alır. Bu maddeler, Türkiye’nin siyasi, hukuki ve sosyal yapısının temelini oluşturduğundan, değiştirilemez olmaları onların önemini daha da artırmaktadır.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'tan anayasa açıklaması: "İlk 4 madde tartışmaya açık değil" Haber

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'tan anayasa açıklaması: "İlk 4 madde tartışmaya açık değil"

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, İsviçre'nin Cenevre kentinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Kurtulmuş, Anayasa'nın ilk 4 maddesiyle ilgili herhangi bir tartışmanın bulunmadığını ve bu konunun gündeme getirilmesinin haksızlık olduğunu ifade etti. Kurtulmuş'un açıklamaları, son günlerde kamuoyunda Anayasa'nın üçüncü maddesiyle ilgili başlayan tartışmalara yanıt niteliğindeydi. "Algı Operasyonu" Vurgusu Numan Kurtulmuş, Anayasa'nın 3. maddesiyle ilgili bir tartışma varmış gibi bir algı oluşturulmaya çalışıldığını belirterek, "İlk 4 madde hakkında tartışma yapılması sürece zarar verir ve vakit kaybettirir. Bu tür tartışmaları gündeme getirmek haksızlık, hatta bir algı operasyonudur" şeklinde konuştu. Muhalefet ve Kamuoyundan Tepkiler Kurtulmuş'un daha önce Anayasa'nın 3. maddesine ilişkin yaptığı açıklamalar kamuoyunda tepkiyle karşılanmıştı. Muhalefet partileri ve çeşitli sivil toplum kuruluşları, Anayasa'nın değiştirilemez maddelerine yönelik her türlü tartışmanın kabul edilemez olduğunu belirtmişti. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Anayasa'nın her maddesinin korunacağını vurgulayarak, "Anayasa’nın dört maddesine, her kelimesine bağlıyız, tartıştırmayız" demişti. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervioğlu da benzer bir açıklama yaparak, "Devlet ve millet düşmanlarına cüret verecek tartışmalara izin vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı. Kurtulmuş'un Açıklamalarına Gelen Destek Kurtulmuş’un açıklamalarına Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum’dan destek geldi. Uçum, "Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür" ifadesinin anayasal bir gereklilik olduğunu savunarak, bu maddelerin tartışmaya açılmasının yersiz olduğunu belirtti. Yeni Anayasa Tartışmaları Devam Ediyor Kurtulmuş’un son açıklamaları, yeni anayasa tartışmaları çerçevesinde değerlendiriliyor. HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu ise Anayasa’da değiştirilemez maddelerin olmaması gerektiğini savunarak, bu maddelerin gelecek nesillerin iradesine ipotek koyduğunu ileri sürmüştü. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da tartışmalara son noktayı koyarak, "Anayasa’nın ilk 4 maddesiyle ilgili bizim açımızdan herhangi bir tartışma yoktur. Cumhur İttifakı'nın bu konuda bir derdi yoktur" demişti.

Erdoğan: Yeni sivil anayasa ihtiyacı giderek belirginleşiyor Haber

Erdoğan: Yeni sivil anayasa ihtiyacı giderek belirginleşiyor

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), iki aylık bir aranın ardından yasama çalışmalarına yeniden başlıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM'nin açılış töreninde yaptığı konuşmada, meclisin önümüzdeki yasama yıllarında da özverili çalışmalar yaparak milletin ihtiyaç duyduğu kanunları çıkaracağını belirtti. Ayrıca, yeni sivil anayasa ihtiyacının giderek daha fazla önem kazandığını vurguladı. Erdoğan, toplumsal barışın sağlanması ve adaletin tesis edilmesi konusunda da önemli mesajlar verdi. Meclisin geçmişten gelen deneyimiyle ülkeye hizmet etmeye devam edeceğini belirtti. “Önümüzdeki yasama yıllarında da meclisimiz özverili yasama yılı geçirecek ve milletin ihtiyacı olan kanunları çıkaracaktır” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Aziz milletim, sayın başkan, değerli vekiller. Sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum. TBMM'nin 28. dönem 3. yasama yılının ülkemize milletimize hayırlı olsunMeclis'imizin ilk başkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve kurtuluş savaşımızın gazi ve şehitlerini saygı ile yad ediyorum. 28. dönem meclisimiz ilk 2 yasama yılında yoğun faaliyet içinde oldu. Şükranlarımı ifade etmek istiyorum. Önümüzdeki yasama yıllarında da meclisimiz özverili yasama yılı geçirecek ve milletin ihtiyacı olan kanunları çıkaracaktır. Hepiniz için hayırlı bereketli, verimli bir yıl olmasını Allah'tan niyaz ediyorum. Arkadaşlarıma başarılar diliyorum. TBMM, 23 Nisan 1920'de açılmış, milli mücadeleyi sevk ve idare etmiş, istiklal harbimizi zafere taşımız 29 Ekim 1923'te de cumhuriyeti kurmuştur. Türkiye parlamento tecrübesi ile asırlarca birikime sahiptir. Milletimiz Selçuklu'dan günümüze istisnai milletlerden biridir. Meclis'imiz milletimizin hürriyetinin somut nişanesi olarak daima var olacak, nice seneler milletimize alnının akıyla hizmet edecektir” şeklinde konuştu. “AK parti ve cumhur ittifakı olarak kendi hazırlıklarımızı titiz şekilde yapıyoruz” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Milletimiz gazi unvanını bileğinin gücü ile elde etmiştir. 15 Temmuz'da bombalanan Meclisimiz vekillerimiz sayesinde milletimize cesaret vermiş ve meclisini savunarak gazi unvanını bir kez daha teyit etmiştir. Bu meclis şartların en çetin olduğu dönemlerde bile bir çıkış yolu bulmayı başarmıştır. Bu meclis, arkamızda yazan "Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir" şiarına hakkı ile sahip çıkmıştır. 12 Eylül askeri darbesi sonrasında silahların gölgesindeki mevcut anayasa milletimize biçilmiş dar bir gömlektir. İrili ufaklı 20'den fazla değişiklik milletin memnuniyetsizliğini göstermektedir. 82 anayasasının miadı doldu. Büyük hedef ve iddialarını gerçekleştirmemiz yeni uzlaşmacı özgürlükçü sivil anayasa ile mümkündür. Yeni sivil anayasa ihtiyacı kendini günden güne daha fazla belli ediyor. AK parti ve cumhur ittifakı olarak kendi hazırlıklarımızı titiz şekilde yapıyoruz. Tüm fikirlere kapımızı kapatıyoruz demek değildir” diye ifade etti. “Milleti ve devleti birbirinden ayrı düşünmek mümkün değildir” Erdoğan konuşmasına farklı fikirlere her zaman açık olduklarını belirterek şunları söyledi: Her fikre saygı duyar her düşünceyi dinleriz. Kutuplaştırıcı değil uzlaştırıcı, yasakçı değil özgürlükçü olması temel ve sarsılmaz ilkemizdir. Milleti ve devleti birbirinden ayrı düşünmek mümkün değildir. Devlet milletin üzerimde değildir. millet de devletsiz ayakta kalamaz. Ne devletimizin zayıflatılmasına ne de milletin ayrıştırılmasına eyvallah etmeyiz. Yeni anayasa devleti ve milleti ayrı yerlere koyan değil devlet ile milleti kucaklaştıran niteliklere haiz olmalı.” “Toplumun tüm kesimlerini yeni ve sivil anayasa mücadelemize omuz vermeye davet ediyorum” Cumhurbaşkanı Erdoğan Yeni Anayasa’ya değinerek şunları söyledi: “Meclis'imizin yeni anayasa için daha fazla gayret göstereceğine inancımız tamdır. Toplumun tüm kesimlerini yeni ve sivil anayasa mücadelemize omuz vermeye davet ediyorum. Toplumlar ve devletler de bir sisteme, nizama sahiptir. Düzen devletin ve milletin temel direğidir. Düzeni sağlayan kanundur. Bir devleti ayakta tutan adalettir. Milleti huzur içinde tutan adalettir. Devleti her türlü tehditten koruyacak olan adalettir. Çalışanı, sanayiciyi, tüccarı koruyacak olan yine adalettir. Suçlu elini kolunu sallayarak gezerken masum cezalandırılırsa adalet sarsılır. Kolluk kuvvetlerimiz adaletin tecellisi için büyük özveri ile çalışmaktadır. Menfur saldırı ile şehit edilen Şeyda Yılmaz başta olmak üzere tüm şehitlerimize minnet duygularımı ifade etmek istiyorum. Güvenlik güçlerimizi rabbim muhafaza buyursun.” " El birliği içinde çalışarak adalet hizmetlerimizin standardını daha da yükselteceğiz" Recep Tayyip Erdoğan, “Kanunların kendilerine çizdiği kanunlar çerçevesinde vazifelerini ifa etmeyi sürdürecekler. Kanun ve düzen dışına çıkanlar tereddüt edilmeden yargı karşısına çıkacaktır. Yargı mensuplarının da görevini yerine getirdiğini hatırlatmak isterim. Kanun sınırları kaldığı için kimse yargımızı yıpratmaya kalkışmamalı. Yargı mensuplarımızın tehdit edilmesine hiçbirimiz müsaade etmemeliyiz. Savcı ve hakimlerimizin suçu cezalandırma, karar ve infaz konusunda sıkıntıları varsa şüphesiz bu kanunların konuşulmasını gerektirir. Kanun koyucu ise TBMM'dir. Kanunlarımız infaz ve ıslah konularına eğilmeli milletin taleplerine kulak vermelidir. Meclis'imizin bu konuda daha hassas olacağına inanıyorum. El birliği içinde çalışarak adalet hizmetlerimizin standardını daha da yükselteceğiz” diye ifade etti. " Milli gelirimiz 1 trilyon doları geçerek 1 trilyon 119 milyar dolara ulaştı " Erdoğan mecliste yaptığı konuşmada reform programlarına değinerek şu ifadeleri kullandı: Reform programlarımız meyvelerini veriyor. Gündemimizdeki birçok meseleyi geride bıraktık. Merkez bankası 98.5 milyar dolar olan 156 milyar doları aşarak cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı. Türkiye'nin artık rezerv meselesi yoktur. Cari açığı sürdürülebilir düzeye çektik. Gayretlerimiz ile 20 milyar dolar altına indi cari açık. İhracat 256 milyar dolar ile rekor kırdı. Turizmde 2023 yılını rekor ziyaretçi sayısı ve gelir ile kapattık. 1 milyon 105 bin ilave istihdam oluşturduk. Milli gelirimiz 1 trilyon doları geçerek 1 trilyon 119 milyar dolara ulaştı.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan HÜDA PAR'ın Anayasa çıkışına cevap: ''Anayasa'nın ilk 4 maddesiyle ilgili bizim açımızdan bir tartışma yoktur" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan HÜDA PAR'ın Anayasa çıkışına cevap: ''Anayasa'nın ilk 4 maddesiyle ilgili bizim açımızdan bir tartışma yoktur"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da düzenlenen Yurtdışı Müteahhitlik Hizmetleri Başarı Ödülleri Töreni'nde önemli açıklamalarda bulundu. HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu'nun Anayasa'nın 4. maddesinin kaldırılması gerektiğine yönelik sözlerine yanıt veren Erdoğan, "Anayasanın ilk 4 maddesiyle ilgili bizim açımızdan herhangi bir tartışma yoktur. Cumhur İttifakı'nın böyle bir sıkıntısı da yoktur" dedi. Yurtdışı Müteahhitlik Uluslararası Başarıları Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk müteahhitlik sektörünün dünya çapındaki başarılarına da değindi. Müteahhitlik sektörünün yurt dışında kazandığı projelerin Türk ekonomisine önemli katkılar sağladığını vurgulayan Erdoğan, sektörün özellikle Çin'den sonra dünya sıralamasında ikinci olduğunu belirtti. "Firma sayımız itibarıyla Çin'den sonra ikinci sıradayız. Gelir sıralamasına göre ise ilk 8 ülkeden biriyiz" dedi. Müteahhitlik Sektörünün Ekonomiye Katkısı Erdoğan, müteahhitlerin yurt dışında üstlendikleri projelerle hem ülkeye döviz kazandırdığını hem de Türkiye’nin marka değerini yükselttiğini ifade etti. 2023 yılı için projelerin toplam büyüklüğünün 28 milyar doları bulduğunu dile getiren Erdoğan, "2023 yılında Rusya-Ukrayna çatışmasına rağmen 28 milyar dolarlık proje gerçekleştirdik. Bu rakam, Türkiye’nin küresel müteahhitlik sektöründeki başarısının bir göstergesidir" dedi. Konuşmasının devamında Türk ekonomisinde kaydedilen gelişmeleri paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin son 20 yılda yüzde 5,4 oranında büyüme kaydettiğini ve milli gelirin ilk kez 1,1 trilyon doları aştığını belirtti. Türkiye’nin özellikle turizm alanında büyük atılım yaptığını belirten Erdoğan, "Göreve geldiğimizde turizmde 13 milyon turist sayısından 56,7 milyon turiste ulaştık" dedi. Erdoğan, Türkiye’nin dış politika stratejilerinde de köklü değişiklikler yaptıklarını belirterek, 2002’den bu yana komşu ülkelerle ilişkilerin güçlendirildiğini ve Türkiye’nin dünya sahnesinde daha güçlü bir konuma taşındığını ifade etti. "Artık siyah beyaz bir dünyada yaşamıyoruz. Türkiye’nin dış politikada kendine yeni rotalar keşfetmesi tenkit edilecek değil, takdir edilecek bir çabadır" dedi. Erdoğan: Anayasa’nın İlk 4 Maddesi Tartışmaya Kapalı Cumhurbaşkanı Erdoğan, anayasanın ilk 4 maddesiyle ilgili tartışmaların bir kez daha gündeme gelmesi üzerine, Cumhur İttifakı olarak bu konuda herhangi bir sıkıntı yaşamadıklarını belirtti. "Anayasa'nın ilk 4 maddesiyle ilgili tartışma yoktur. Cumhur İttifakı'nın böyle bir sıkıntısı, derdi de yoktur. Partimizin bu konudaki yaklaşımı açıktır" ifadelerini kullanan Erdoğan, bu konudaki maksimalist yaklaşımların sürece zarar verdiğini de vurguladı. Sivil Anayasa Vurgusu Erdoğan ayrıca, Türkiye’ye yakışan bir sivil anayasa ihtiyacının altını çizdi. "Darbe mahsulü anayasanın Türk demokrasisine yakışmadığını çok iyi biliyoruz. Siviller eliyle yapılmış bir anayasa, kahraman milletimize karşı borcumuzdur" şeklinde konuştu. Yeni bir anayasa sürecinin geniş bir toplumsal mutabakatla yürütülmesi gerektiğini de ekleyen Erdoğan, darbe anayasasından kurtulmanın Türkiye için önemli bir adım olduğunu belirtti. Türk Müteahhitlik Sektörünün Dünya Başarısı Konuşmasının sonunda, Türk müteahhitlik sektörünün küresel çapta elde ettiği başarıları övgüyle anan Erdoğan, "Müteahhitlik sektörü, ekonomimiz ve insan kaynağımızın ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Firmalarımız dünya çapında büyük projelere imza atıyor ve Türkiye’yi gururla temsil ediyorlar" diyerek, firmaları tebrik etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.