#Ankara

İLKHABER-Gazetesi - Ankara haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ankara haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Devlet erkanı ve siyasi liderlerin Ramazan Bayramı programları netleşti Haber

Devlet erkanı ve siyasi liderlerin Ramazan Bayramı programları netleşti

Ramazan Bayramı vesilesiyle siyaset dünyasının önemli isimleri farklı şehirlerde aileleriyle ve partilileriyle bir araya gelmeye hazırlanıyor. AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, devlet erkanı ve parti liderlerinin programları netlik kazandı. DEVLET ZİRVESİNİN BAYRAM AJANDASI Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bayramı Rize'de geçirecek. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş bayram süresince İstanbul'da bulunurken, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Ankara'da olacak. Ana muhalefet lideri CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise bayramı memleketi Manisa'da ailesiyle birlikte karşılayacak. BAŞKENTTEKİ BAYRAM MESAİSİ VE ZİYARETLER MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ramazan Bayramı boyunca Ankara'da kalmayı tercih eden isimler arasında yer alıyor. Bahçeli, bayramın ilk günü partinin kurucu Genel Başkanı Alparslan Türkeş'in kabrini ziyaret edecek, ardından Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı üyeleriyle buluşacak. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ve Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu da bayramı Ankara'da geçirecek liderler arasında. Ağıralioğlu, bayramın üçüncü günü genel merkez binasında partililerle bayramlaşma törenine katılacak. DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, partilerinin Nevruz programları kapsamında İstanbul, Diyarbakır ve Van illerinde bulunacak. Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ve Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek bayram adresini İstanbul olarak belirledi. Diğer liderlerin programları ise şu şekilde şekillendi: BBP Genel Başkanı Mustafa Destici ilk gün Eskişehir, ikinci gün Ankara'da; DSP Genel Başkanı Önder Aksakal İzmir'de; Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal Afyonkarahisar'da; Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan Kayseri'de ve HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu Batman'da bayramı karşılayacak.

Bayram namazı saat kaçta 2026? || Ramazan Bayramı namaz vakitleri il il Diyanet listesi: İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Mersin, Hatay ve Osmaniye'de bayram namazı saati ne zaman, namaz nasıl kılınır? Haber

Bayram namazı saat kaçta 2026? || Ramazan Bayramı namaz vakitleri il il Diyanet listesi: İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Mersin, Hatay ve Osmaniye'de bayram namazı saati ne zaman, namaz nasıl kılınır?

On bir ayın sultanına veda etmeye hazırlanan İslam dünyasında gözler 2026 Ramazan Bayramı namaz saatlerine çevrildi. 20 Mart tarihinde kutlanacak olan bayramın ilk sabahında vatandaşlar, bayram namazı için saf tutacak. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından paylaşılan verilere göre, illere göre namaz vakitleri farklılık gösteriyor. Peki, sizin şehrinizde bayram namazı saat kaçta? İşte İstanbul, Ankara, İzmir ve diğer tüm illerin 2026 bayram namazı vakitleri... İSTANBUL, ANKARA VE İZMİR'DE BAYRAM NAMAZI SAAT KAÇTA? Türkiye'nin en kalabalık illerinde yaşayan vatandaşlar, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte camilere akın edecek. 20 Mart günü kılınacak olan bayram namazı için belirlenen saatler şu şekilde: - İstanbul bayram namazı saati: 07.39 - Ankara bayram namazı saati: 07.23 - İzmir bayram namazı saati: 07.45 ADANA, MERSİN, HATAY VE OSMANİYE'DE BAYRAM NAMAZI VAKTİ NE ZAMAN? Bayram coşkusunun yaşanacağı diğer şehirlerimizde ise namaz vakitleri şöyle açıklandı: - Adana'da bayram namazı 07:12'de kılınacak. - Mersin bayram namazı 07:24 - Hatay bayram namazı 07:18 - Osmaniye bayram namazı 07:18 RAMAZAN BAYRAMI NAMAZI NASIL KILINIR? Bayram namazı, cemaatle birlikte iki rekat olarak eda edilen vacip bir namazdır. Camide saf tutan vatandaşlar, niyet ederken “Niyet ettim Allah’ım senin rızan için Ramazan Bayramı namazı kılmaya, uydum hazır olan imama” şeklinde niyet ederler. Namazın kılınış aşamaları ise şu sırayı takip eder: 1. Rekat: İmam yüksek sesle, cemaat ise içinden "Allahuekber" diyerek iftitah tekbiri alır ve eller bağlanır. Gizlice Sübhaneke okunduktan sonra ilave (zâit) tekbirlere geçilir. İmamın tekbirleriyle eller üç kez kulak hizasına kaldırılır; ilk ikisinde yanlara salınır, üçüncüsünde ise göbek hizasında bağlanır. İmam Fatiha ve zammı sureyi okuduktan sonra rüku ve secdeye gidilerek ikinci rekata kalkılır. 2. Rekat: İmam Fatiha ve zammı sureyi okur. Rükûya gitmeden önce yine üç kez ilave tekbir alınır ve her seferinde eller yanlara salınır. Dördüncü tekbirle birlikte eller kaldırılmadan direkt rükûya gidilir. Secdelerin ardından oturularak Tahiyyat, Salli-Barik ve Rabbenâ duaları okunur. Selam verilerek namaz tamamlanır. Namazın ardından müezzin eşliğinde üç kez “Allāhüekber Allāhüekber lâ ilâhe illallāhü vallāhü ekber Allāhüekber ve lillâhi’l-hamd” denilerek tekbir getirilir ve bayram hutbesi dinlenir.

Ankara’da eşini yaralayan polis memurunun davasında görevsizlik kararı verildi Haber

Ankara’da eşini yaralayan polis memurunun davasında görevsizlik kararı verildi

Ankara'da boşanmak isteyen eşi Fatma Çakmak'ı yüzünden yaraladığı iddiasıyla tutuklu yargılanan polis memuru Yasin Ç.'ın davasında mahkeme, görevsizlik kararı vererek dosyanın ağır ceza mahkemesine gönderilmesine karar verdi. Sanığın tutukluluk halinin devamına hükmedildi. Ankara 64. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki davada müşteki sanık Yasin Ç. ve taraf avukatları hazır bulunurken, müşteki sanık Fatma Çakmak SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) ile bağlandı. Mahkeme hakimi yargılamanın başladığını bildirirken müşteki sanık Yasin Çakmak'a söz verdi. "Kirli sepetine eğildiğimde içinde bir telefon olduğunu gördüm" Müşteki sanık Çakmak, "Akşam yemeğini ben hazırladım. Çocuklarım ve eşimle birlikte yemeğimizi yedik. Yedikten sonra eşim tuvalete gideceğini ve uzun süre kalma durumu olduğunu belirtmişti. Ben de ‘Tamam, gidebilirsin' dedim. Daha sonra odaya geçtim. Odayı temizlerken aradan 45-50 dakika kadar bir zaman geçti. Daha sonra ben odayı temizlediğim için elimdeki kirli bezleri ve çoraplarımı çıkarıp banyodaki kirli sepetine atmak istedim. Kirli sepetine eğildiğimde içinde bir telefon olduğunu gördüm. Şaşırdım. Telefonu aldım, baktım. Telefonun daha önce eşimin telefonu bozulduğu için arkadaşından idareten, kullanması için aldığı telefon olduğunu gördüm" dedi. "Eşim silahı bana doğrulttu" Gördüğü mesajlar karşısında şoke olduğunu iddia eden Çakmak, "Ses kaydına bastığımda ses eşimin sesiydi. Karşı tarafa kendisinin kraliçe arısı olduğunu söylüyor. Aynı bu şekilde yazıyor. Şok oldum. Banyodan çıkarken elim ayağım titredi. Telefon elimde banyodan çıktım. Hâlen de eşimin bunu yaptığına inanamıyorum, ses kaydına rağmen. Bu telefonun banyoda ne işi olduğunu sordum. ‘Çabuk o telefonu bana ver. Sakın açıp içine bakma. İçine bakamazsın' dedi. Baktım, eli ayağı titremeye başladı. Artık konuşamaz hâle geldi. Ben ‘Mutfağa geçelim, su iç' diye söyledim ve mutfağa doğru yöneldim. Mutfağa girdiğimizde su içmek yerine bıçakların bulunduğu çekmeceye yöneldi. Oradan bıçağı aldı ve bana doğru, ‘O telefonu bana vereceksin' dedi. ‘Vermem' dedim. Ben de elimle müdahale ettim, elime bıçak saplandı. Bir yandan bıçağı almaya çalışıyorum ve bu olaya benim otizmli oğlumda şahit. Elimin kanamasını tutarken içeride silahı aradığını duydum. ‘Silah nerede? Nereye koydu silahı?' diye söylendiğini duyunca ben hemen orada yerde bulunan tırnak makasını aldım. Onunla kapının kilidini açmaya çalıştım ama açamadım. Artık silahı bulacak korkusuyla silahın kurma sesini duydum. Bunu duyunca kapıyı kırmak zorunda kaldım. İçeriye girdiğimde bir şok daha yaşadım. Eşim silahı bana doğrulttu. Benim kendi silahım, beylik silahım. Şok oldum. Artık ne yapacağımı şaşırdım. Daha sonra hemen eli tetikte olmadığını fark edince silaha doğru davrandım. Orada bir boğuşmaya girdik ama bilincim yoktu. Ne yaptığımı bilmiyorum. Silahı almaya çalışıyorum. Çünkü oğlumun peşinde geziyor. Mücadele veriyorum. ‘Silahı bırak' dedim, bırakmıyor. Zar zor silahı elinden almayı başardım. Ben ilk odaya girdiğimde silahı aldığımda da beni vuracak korkusu yoktu. İntihar edecek korkusu vardı. Çünkü bu yazışmalar gerçekten çok ciddiydi" diye konuştu. Çakmak eşinden şikayetçi olduğunu ifade etti. Sonrasında silahı eşinin elinden aldığını ifade eden Çakmak, "Silahın hemen şarjörünü çıkarttım, ağzındaki mermiyi çıkarttım. O arada komşular gelmiş oldu, komşularla beraber aşağıya indim. Daha sonra aşağıya indiğimde ambulans ve polis arabası vardı. Eşim beşinci kattan aşağıya kendisi yürüyerek indi. Yani burada dediği gibi bilincinin kapalı olduğu bir durum yok. Ben burada bir aile katliamını önledim. Ben bıçağı elinden aldım, kendisine zarar vermedim. Bıçakla verebilirdim, vermedim. Silahı aldım, silahla zarar vermedim. Ben burada aldatıldım ve benim ailemin temelini, direğini yıktı" dedi. Müşteki sanık Fatma Çakmak ise şu beyanlarda bulundu: "Sanık benim eşim olur. Olay tarihinde eve geldiğinde yemeği beğenmediği için yemek yapmak istedi. Üzerinde bir gerginlik olduğunu fark ettim. ‘Sen Kades'i mi yükledin?' dedi. Telefonumu cebime koydu. Boşanmak istediğimi söyledim. Bana çok sert bir tokat attı. Bana saldıracağını anladım, o sebeple mutfağa gittim. Tezgâhın üzerindeki bıçağı kendimi savunmak için aldım. Bıçağı elimden aldı. ‘Sen kimsin, benden boşanacaksın?' diye sözler söyledi. Bıçakla kendi elini yaraladı, kan akmaya başladı. Oğlumuz bunu görünce çok korktu. Daha sonra beni yatak odasına götürdü. Silahını çıkardı. Önce şarjörü elime almamı söyledi. Kurşunu takmam için zorladı. Silahın her yerine dokunmamı söyledi. Silahı şakağıma dayamamı söyledi. Sonra çocuğum gelince kapıyı kilitledim. Sanık kapıyı kırdı. Beni darp etmesi üzerine bayılmışım. Beni öldürme kastıyla hareket etti. Yüzümde 60 tane dikiş vardı. Yüzümü jiletle kestiğini gördüm. Yanaklarımda hâlâ izler vardır. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatimi talep ediyorum." Fatma Çakmak'ın avukatları, ‘Kadına karşı nitelikli kasten yaralama' ve ‘tehdit' suçlarından yargılanan sanık Çakmak'ın eylemlerinin ‘öldürmeye teşebbüs' suçunu oluşturduğunu ve ağır ceza mahkemesinde yargılanması gerektiğini savunarak, mahkemeden dosyaya görevsizlik kararı verilmesini talep etti. Sanıkların ardından mahkeme hakimi tanık dinleneceğini bildirdi.Olay gecesini anlatan tanık komşu Z.E., "Olay gecesi 23.00'dan sonra çocuk kapıyı çaldı, ‘yardım edin' dedi. Eşim önce gitti, ben de ardından gittim. Yatak odasındaydılar, Fatma yataktaydı Yasin sırtı dönük bir şekilde üzerine eğilmiş haldeydi. Eşim Yasin'i almaya çalışıyordu. Diğer komşu geldi, Yasin'i uzaklaştırdılar. Fatma'nın yanına gittik yüzü kan içindeydi. ‘Telefonum nerde' dedi. Nerde olduğunu bilmediğimi söyledim. Bir süre sonra sağlık ekipleri geldi. Yatak odasında müdahale ettiler. Sonrasında Fatma aşağı indi" diye konuştu. Beyanların ardından mütalaasını açıklayan Cumhuriyet savcısı, sanığa atfedilen eylemin, 'Kasten öldürmeye teşebbüs' suçunu oluşturabileceği değerlendirmesinde bulunarak, bu nedenle dosyanın görevsizlik kararı verilerek ağır ceza mahkemesine gönderilmesi ve sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmesi talep etti. Ara kararını açıklayan mahkeme, dosya hakkında görevsizlik kararı vererek ağır ceza mahkemesine gönderilmesine ve sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. ‘Olayın geçmişi' Ankara'da 12 Ocak'ta polis memuru olarak görev yapan Yasin Ç. (44), eşi Fatma Çakmak'ın (36) yüzünü keserek ağır şekilde yaraladı. Olay sonrası ifadesi alınan Yasin Ç. serbest bırakıldı. Fatma Çakmak ise tedavisinin ardından ailesinin yaşadığı Şanlıurfa'ya giderek bir basın toplantısı düzenledi ve yardım çağrısında bulundu. Fatma Çakmak'ın açıklamalarının ardından şüpheli Yasin Ç. gözaltına alındı. Çakmak, ifade işlemlerinin ardından, 17 Ocak'ta tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturmanın tamamlanmasıyla iddianame hazırlandı. Savcılık, Yasin Ç. hakkında ‘kadına karşı nitelikli kasten yaralama' ve ‘tehdit' suçlarından 15 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep ederken; Fatma Çakmak hakkında ise eşini bıçakla hafif şekilde yaraladığı gerekçesiyle ‘eşe karşı kasten yaralama' suçundan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezası istedi. İddianame Ankara 64. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edilerek dava açıldı.

Müge Anlı’da gündeme gelen Ramazan Arıkan cinayetinde flaş gelişme! Haber

Müge Anlı’da gündeme gelen Ramazan Arıkan cinayetinde flaş gelişme!

Ankara’da şüpheli şekilde hayatını kaybeden gayrimenkul zengini Ramazan Arıkan’ın ölümüyle ilgili soruşturmada önemli gelişmeler yaşandı. Yaklaşık 400 milyon liralık servetin gölgesinde kalan olay, Müge Anlı ile Tatlı Sert programında gündeme taşınmasının ardından yeniden mercek altına alındı. Soruşturma kapsamında düzenlenen eş zamanlı operasyonda Arıkan’ın kızı Sude Arıkan, oğlu Batuhan Arıkan ve eski eşinin sevgilisi olduğu iddia edilen Mustafa Ünal gözaltına alındı. ŞÜPHELİ ÖLÜM SORUŞTURMASI YENİDEN AÇILDI Ankara’da 16 Kasım 2025 tarihinde eski eşi Sultan Seki’nin evinde ölü bulunan 44 yaşındaki iş insanı Ramazan Arıkan’ın ölümü uzun süre tartışma konusu olmuştu. Olayın kamuoyunda geniş yankı uyandırmasının ardından ve Müge Anlı’nın programında ele alınmasıyla dosya yeniden incelenmeye başlandı. Keçiören Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Ankara İl Jandarma Komutanlığı ekipleri geniş çaplı operasyon düzenledi. Yapılan operasyonlarda Arıkan’ın kızı Sude Arıkan, oğlu Batuhan Arıkan ve eski eşinin sevgilisi olduğu öne sürülen Mustafa Ünal gözaltına alındı. DUBAİ’DE OLDUĞU SÖYLENEN ESKİ EŞ TESLİM OLDU Gözaltların ardından dikkat çeken bir gelişme daha yaşandı. Olay sonrası Dubai’de olduğu ve savaş nedeniyle Türkiye’ye gelemediğini öne süren eski eş Sultan Seki’nin savcılığa giderek teslim olduğu öğrenildi. Seki’nin adı da Müge Anlı ile Tatlı Sert programında sık sık gündeme gelmişti. TELEFON SİNYALLERİ SORUŞTURMANIN YÖNÜNÜ DEĞİŞTİRDİ Soruşturma dosyasına giren teknik takip verilerinin davanın seyrini değiştirdiği iddia edildi. İddialara göre, Ramazan Arıkan’ın oğlu ile birlikte pikniğe gitmeyi planladığı gün, şüpheli Mustafa Ünal’ın telefonunun da aynı bölgede sinyal verdiği tespit edildi.Bu durum olayın planlı bir eylem olup olmadığı sorusunu gündeme getirdi. Ayrıca şüphelilerin olaydan hemen sonra telefon ve hatlarını değiştirmesi de dikkat çekti. “İTİRAF NİTELİĞİNDE” İFADELER Soruşturmanın en çarpıcı kısmının ise gözaltındaki Sude Arıkan’ın verdiği ifadeler olduğu öne sürüldü. Müge Anlı ile Tatlı Sert programında yapılan açıklamalara göre genç kızın ifadelerinin “itiraf niteliğinde” değerlendirildiği ve şüphelilerin adliyeye sevk edilmesi için hazırlıkların sürdüğü belirtildi.Ramazan Arıkan’ın ölümüyle ilgili soruşturma devam ederken, olayın perde arkasının yapılacak adli işlemler ve yeni delillerle netleşmesi bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.