#Anma

İLKHABER-Gazetesi - Anma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Anma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Halk ozanı Aşık Veysel vefatının 53. yılında Sivas'ta anıldı Haber

Halk ozanı Aşık Veysel vefatının 53. yılında Sivas'ta anıldı

Aşık Veysel'in doğum yeri Sivrialan köyündeki mezarı başında yapılan anma programında konuşan Sivas Vali Yardımcısı Halil İbrahim Yeşilyurt, büyük ozanı doğup büyüdüğü topraklarda andıklarını söyledi. Aşık Veysel'in çok önemli bir ozan olduğunu vurgulayan Yeşilyurt, "Gönül dünyamıza ışık tutan, sazıyla ve sözüyle milletimizin hafızasında silinmez izler bırakan büyük ozanımız Aşık Veysel Şatıroğlu'nu rahmet, minnet ve şükranla yad ediyorum." dedi. Yeşilyurt, Aşık Veysel'e bıraktığı eşsiz türküler, deyişler, hikmet ve mana dolu sözler için şükran sunduğunu dile getirerek, şunları kaydetti: "Anadolu'nun bağrından yetişen Aşık Veysel Şatıroğlu sevgiyi, hoşgörüyü ve insanlığı diliyle ve yüreğiyle insanlara aktaran yalnızca bir halk ozanı değil, aynı zamanda derin bir irfanın ve güçlü bir gönül dünyasının temsilcisidir. Onun eserlerinde insan vardır, doğa vardır, hakikat vardır. Her şeyden öte insanı insan yapan değerler vardır. Sivas'ta doğup büyüyen ancak sesi tüm dünyaya ulaşan Aşık Veysel Şatıroğlu, gönül gözüyle bakmanın ne demek olduğunu bizlere en güzel şekilde göstermiştir. Gözleri görmese de kalbiyle gören, sözleriyle yol gösteren bu büyük ozan engellerin aşılabileceğini, asıl görmenin yürekle mümkün olduğunu bizlere öğretmiştir." "AŞIK VEYSEL DÜNYAYI GÖNÜL GÖZÜYLE GÖRMÜŞTÜR" Aşık Veysel Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı ve ozanın torunu Çiğdem Özer de dedesinin sadık yari kara toprağa kavuşmasının üzerinden 53 yıl geçtiğini hatırlattı. Dedesinin, aşıklık edebiyatını renklendiren çok önemli bir sima olduğuna dikkati çeken Özer, "Gözlerinin karanlığı gönlünün aydınlığını etkilememiş, dünyayı gönül gözüyle görmüştür. Gözleri görenlerin de nasıl görmesi gerektiğini bıraktığı eserleriyle bizlere anlatmıştır." diye konuştu. Aşık Veysel'in torunlarından Rüstem Şatıroğlu ise dedesinin yaşamı ve sanatıyla örnek bir insan olduğunu belirtti. Aşık Veysel'in bağlamasıyla bir halk ozanı değil, aynı zamanda toplumsal kapsayıcılığın simgesi olduğunu vurgulayan Şatıroğlu, dedesinin her notasında, her dizesinde özgürlük mesajları verdiğini aktardı. Sevim Şatıroğlu da dedesinin sazı ve sözleriyle sevginin, dostluğun ve insanlığın önemini tüm insanlığa anlattığını, eserleriyle kalplere ışık tuttuğunu dile getirdi. Şarkışla Kaymakamı Zekeriya Murat Şahan ve Belediye Başkanı Kasım Gültekin de yaptıkları konuşmalarda Aşık Veysel'i anlattı. Kur'an-ı Kerim tilaveti ve dua okunmasının ardından Aşık Veysel'in mezarına karanfiller bırakıldı. Aşık Veysel Müzesi'nde devam eden programda ses sanatçıları Sümer Ezgü ve Lelya Bayramoğulları tarafından Aşık Veysel'in türküleri seslendirildi. Programa, Aşık Veysel'in torunları, Sivas İl Kültür ve Turizm Müdürü Aziz Erdoğan, kurum müdürleri, vatandaşlar ve Şeyh Edebali Mesleki Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri katıldı.

Gazeteci-yazar Uğur Mumcu, ölümünün 33. yılında anıldı Haber

Gazeteci-yazar Uğur Mumcu, ölümünün 33. yılında anıldı

Anma törenine, Mumcu ailesinin yanı sıra CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP'li bazı milletvekilleri ve ilçe belediye başkanları ile vatandaşlar katıldı. Özel, tören öncesinde Mumcu'nun evinde eşi Güldal Mumcu ve çocuklarıyla görüştü. Görüşmenin ardından Mumcu ailesi ve Özel, Faili Meçhuller Anıtı'na ve Mumcu'nun hayatını kaybettiği alana karanfiller bıraktı, burada mum yaktı. "TÜRKİYE SİYASİ TARİHİNİN EN KARANLIK SAYFALARINDAN BİR TANESİ" Törenin ardından gazetecilere açıklamada bulunan Özgür Özel, "33 yıllık bitmeyen bir acının, yüreklerde sönmeyen bir ateşin" yıl dönümünde olduklarını söyledi. Uğur Mumcu'yu katledildiği yerde bir kez daha andıklarını belirten Özel, 24 Ocak 2001'de Diyarbakır'da uğradığı silahlı saldırıda şehit olan Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan ile 24 Ocak 2007'de vefat eden eski Dışişleri ve Kültür Bakanlarından İsmail Cem'e de Allah'tan rahmet diledi. Mumcu cinayetini, "Türkiye siyasi tarihinin en karanlık sayfalarından bir tanesi" olarak nitelendiren Özel, şunları kaydetti: "Bir kısmı aralanır gibi olmuş ama dönemin bakanlarının tabiriyle 'Bir tuğla çekersek bütün duvar yıkılır.' demişlerdir. O çekilmeyen tuğlalardan halen karşımızda bir duvar örülüdür. Maalesef bu iktidar döneminde de bu tuğlaları sökmeye kimse niyetlenmediği gibi yeni yeni duvarlar ördüler. Bu duvarların hepsini yıkmaya, o tuğlaların hepsini tuzla buz etmeye ve Uğur Mumcu'nun bir gün aziz hatırasının önüne hem geçmişteki bütün karanlık olaylar hem de bundan sonra bu tip karanlık olayların, bu tip kara düzenlerin devam etmediği bir iktidar gününde burada olmayı ümit ediyoruz. Onun için de var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz."

Kartalkaya'daki Grand Kartal Otel yangınında hayatını kaybedenler anıldı Haber

Kartalkaya'daki Grand Kartal Otel yangınında hayatını kaybedenler anıldı

Bolu Kartalkaya'da meydana gelen feci olayda hayatını kaybedenlerin aileleri ve vatandaşlar, yangının meydana geldiği saat 03.17'de otelin önünde bir araya geldi. Otelin önündeki alana hayatını kaybedenlerin fotoğraflarının konulmasının ardından karanfiller bırakıldı, mumlar yakıldı, dilek balonları gökyüzüne uçuruldu. Yangında yaşamını yitirenlerin isimleri ve "melek figürleri", lazerle otelin ön cephesine yansıtıldı. Bazı ailelerin gözyaşı döktüğü ve sarılarak birbirlerini teselli ettiği görüldü. "ACILARIMIZ HİÇBİR ZAMAN EKSİLMEDİ" Yangında oğlu Yiğit Gençbay'ı yitiren Danıştay 9. Daire Başkanı Abdurrahman Gençbay, gazetecilere, tam bir yıl önce, bunun gibi zifiri karanlık bir gecede 78 canlarını kaybettiklerini söyledi. Çok basit şekilde çıkan ve kendi kendine sönümlenebilecek bir yangının, organize kötülükler, hatalar, kusurlar, kasıtlarla faciaya, insan kaybı açısından dünyada 6'ncı büyük otel yangınına dönüştüğünü belirten Gençbay, "Maalesef bu topluma yakışmayan bir fotoğraftı. Biz 1 yıl önce bu fotoğrafla karşılaştık ve evlatlarımızı, canlarımızı kaybettik." dedi. Gençbay, aradan geçen sürede acılarının katlanarak büyüdüğünü anlatarak, "Acılarımız hiçbir zaman eksilmedi. Zaman küllendirmedi, daha da artırdı ama bu sürede tutunduğumuz tek şey vardı. Bu organize kötülüğe karışan kişilerin hak ettikleri cezaları almaları açısından adalete tutunmak istiyorduk. Adaletten medet umuyorduk. Çok şükür ki bunun da karşılığını en azından ilk etapta mahkeme aşamasında görmüş olduk." diye konuştu. Bir yıla yakın süren yargılama sonucunda Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin toplum vicdanında da yerini bulan ve emsal olabilecek karara imza attığını ifade eden Gençbay, şöyle devam etti: "Bu tür organize kötülüklerin bir daha yaşanmaması, toplumları içten içe kemiren cezasızlık algısının bu toplumun gündeminden sökülüp atılması, 'yapanın yanına kar kalıyor' algısının sökülüp atılması için emsal olabilecek karara imza attılar. Bu karar toplumda karşılığını da buldu çünkü artık anneler karşılaştıkları kötülükler karşısında 'Kartalkaya adaletini' ister duruma geldiler. Acılı annelerin, acılı insanların, adaletin tecellisini mahşerde, mahkeme-i kübra'da değil, artık bu dünyada da bu adalet sistemimizden de alabileceklerine inançları geri geldi." "DÜŞÜNMEDİĞİMİZ, DUA ETMEDİĞİMİZ, ANMADIĞIMIZ HİÇBİR AN OLMADI" Yiğit Gençbay'ın teyzesi Sibel Özdemir de söyleyecek çok sözlerinin olduğunu belirterek, "Biz öldük, dünyada kaldık. 365 gün, düşünmediğimiz, dua etmediğimiz, anmadığımız hiçbir an olmadı. Çok üzgünüz. Allah'ım sabırlar versin." ifadesini kullandı. Yangından kurtulan ve insanları kurtarmak için tekrar girdiği otelde yaşamını yitiren yeğeni Gençbay ile arkadaşı Alp Mercan ve hayatını kaybeden 34 çocuğun teyzesi olduğunu aktaran Özdemir, "Biz artık yaşamaya devam etmeye çalışıyoruz. Sevdiklerimiz ve geride kalanlar için tek isteğimiz adaletin yerini bulması." şeklinde konuştu. Yangında annesi Gülçin, ağabeyi Şenol ve 11 yaşındaki yeğeni Mina Akişli'yi kaybeden Oktay Akişli ise artık her şeyini kaybetmiş birisi olduğunu söyledi. Bütün hayallerinin ve umutlarının ellerinden alındığını dile getiren Akişli, şunları kaydetti: "Biz 1 yılda sadece nefes aldık ama canlarımızın da hakkının, adaletin peşini bırakmadık. Bundan sonra da bırakmayacağız. 2 ay önce Bolu'daydık. Dava sürecinde mahkeme salonundaydık. 2 gün önce ailemin mezarındaydım. Mezarları kendi ellerimle yaptım. Bugün de buradayım. Yarın nerede olacağımız belli değil ama canlarımızın nerede ne zaman ne şartlarda hak hukuk adalet arayışı varsa orada olacağız." Ailelere destek için İstanbul'dan gelen Can Kaya, Tolstoy'un "Acı duyabiliyorsan canlısın ama başkasının acısını duyabiliyorsan insansın." sözünü anımsatarak, kendisinin de başkalarının acılarını paylaşmak için buraya geldiğini vurguladı.

Halk ozanı Neşet Ertaş, 40 saz eşliğinde 1840 rakımlı Gönül Dağı'nda anıldı Haber

Halk ozanı Neşet Ertaş, 40 saz eşliğinde 1840 rakımlı Gönül Dağı'nda anıldı

Kırşehir Valiliği, Türkiye Dağcılık Federasyonu Kırşehir İl Temsilciliği ile Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünün işbirliğinde Neşet Ertaş'ın vefatının 13'üncü yılına özel anma etkinliği düzenlendi. Kaman ilçesine bağlı Demirli köyünde toplanan 70'e yakın türküsever ve dağcı, Neşet Ertaş'ın babası Muharrem Ertaş'ın köyü Yağmurlubüyükoba ile Demirli köyü arasında yer alan, kent merkezine yaklaşık 38 kilometre mesafedeki 1840 metrelik rakımlı Gönül Dağı'na tırmandı. Yaklaşık 1 saatlik yürüyüşün ardından zirveye ulaşanlar, Türk bayrağının hemen yanı başında 40 sazı aynı anda çalarak Ertaş'ın "Gönül Dağı" ile farklı türkülerini seslendirdi. Dağın adının "Gönül Dağı" olarak tescili noktasında adım atılıyor "Neşet Ertaş'ı zirvelerde anmak yakışır" sloganıyla gerçekleşen etkinlikte türkülere eşlik eden Kırşehir Valisi Murat Sefa Demiryürek, merhum Neşet Ertaş'ı anmak için bir araya geldiklerini söyledi. Etkinliğin, Kırşehir'in en yüksek noktası konumundaki Gönül Dağı'nda yapıldığını belirten Demiryürek, şunları kaydetti: "Merhum Neşet Ertaş'ın çocukluğunun da bir kısmının geçtiği, babasının yurt edindiği Yağmurlu ve Demirli köylerinin hemen yanı başında yükselen bir yer burası. Gençlik Merkezlerimizde saz eğitimi alan gençlerimizle yürüyüşün ardından, rahmetlinin türkülerini, sazını sözünü burada seslendirerek kendisini yad etmiş olduk. Gönül Dağı türküsünün yankılandığı bu zirvenin adının aynı zamanda 'Gönül Dağı' olarak tescili noktasında da valilik olarak gerekli girişimlerde bulunacağız. Bozkırın Tezenesi, bu toprakların duygusuna bu toprakların hissiyatına tercüman olmuş büyük usta Neşet Ertaş'ı ölümünün yıl dönümünde rahmetle anıyorum. Rabbim mekanını cennet eylesin."

‘Yeşil Vatan’ kahramanı Ali Tekerek rahmetle anıldı Haber

‘Yeşil Vatan’ kahramanı Ali Tekerek rahmetle anıldı

Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde 14 Ağustos 2021 tarihindeki yangına müdahale amacıyla havalanan yangın söndürme uçağının kırıma uğraması sonucu şehit olan Adana Orman Bölge Müdürlüğü’nde görevli Orman Mühendisi Oğuz Avşar Aydın ve geçtiğimiz günlerde Osmaniye’nin Hasanbeyli ilçesindeki yangına müdahaleye giderken arazöz kazasında şehit olan orman işçisi Adem Nazım Demirel için anma töreni düzenlendi. “Yeşil Vatan” uğruna can veren şehitler için Adana Orman Bölge Müdürlüğü’nde düzenlenen törende konuşan Bölge Müdürü Tahsin Etli, “Şehidimiz Oğuz Avşar Aydın’ın şehadetinin sene-i devriyesinde ve elim kazada şehit olan Adem Nazım Demirel’i ve yeşil vatan uğruna canlarını feda eden tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz” dedi. Osmaniye Hasanbeyli ilçesindeki kazada Ali Aydın Kar, Gökhan Sefer, Suat Metin, Ahmet Kürşat İren ile yaralanan ve kaza yapan araca ormancılara yol göstermek amacıyla bindiği belirtilen Ali Tekerek de tüm müdahalelere rağmen kurtarılmadı. Bölgede çobanlık yaptığı belirtilen Ali Tekerek için yaşadığı köy olan Karayiğit Köyü’nde anma töreni düzenlendi. Tekerek’in evinde Kur’an-ı Kerim tilaveti ve Mevlid-i Şerif okutuldu. Ali Tekerek’in ailesi, yakınları ve Adana Orman Bölge Müdürlüğü personeli ile çok sayıda vatandaşın katılımıyla gerçekleşen programda, Yeşil Vatan kahramanı rahmet ve minnetle anıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.