#Anma töreni

İLKHABER-Gazetesi - Anma töreni haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Anma töreni haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Depremde hayat kurtaran isimle duygusal buluşma Haber

Depremde hayat kurtaran isimle duygusal buluşma

Yenikent Site İşletme Kooperatifi, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde hafızalara kazınan acıları unutturmamak ve toplumsal farkındalığı güçlendirmek amacıyla anlamlı bir etkinliğe imza attı. Yenikent 100. Yıl Kültür Merkezi’nde düzenlenen “6 Şubat Depremlerini Anma Farkındalık Paneli ile Şiir ve Müzik Dinletisi”, hem bilimin hem de sanatın diliyle duygu yüklü anlara sahne oldu. Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Açış konuşmasını yapan Yenikent Site İşletme Kooperatifi Başkanı Hüseyin Ceyhan, 6 Şubat’ın Türkiye’nin ortak hafızasında derin izler bıraktığını vurguladı. Ceyhan, “Bu panel, kaybettiklerimizi rahmetle anmak, kalanlara umut olmak, bir daha aynı acıları yaşamamak ve yaşananlardan ders çıkarmak amacıyla düzenlenmiştir. Bugün burada yalnızca bir anma için değil, insan eliyle yapılan hataların yıktığı hayatları unutmadığımızı göstermek için toplandık” sözleriyle hem sorumluluk hem de dayanışma mesajı verdi. Panel bölümünde Türkiye’nin deprem gerçeği bilimsel veriler ışığında anlatıldı. ESOGÜ Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Volkan Karabacak, Türkiye’nin farklı bölgelerindeki aktif fay hatlarına dikkat çekerek olası riskleri ve alınması gereken önlemleri detaylı biçimde anlattı. Depremin kaçınılmaz bir doğa olayı olduğunu belirten Prof. Dr. Karabacak, can kayıplarının ve yıkımın kader değil, ihmal sonucu olduğunu ifade etti. İnşaat Mühendisi Orkun Kılıç ise yapı stoğu, yapı güvenliği ve kentsel dönüşüm konularında değerlendirmelerde bulundu. Mevcut riskli yapıların hızla tespit edilmesi ve bilimsel kriterlere uygun şekilde yenilenmesi gerektiğini vurgulayan Kılıç, güvenli kentlerin ancak ortak irade ve denetimle mümkün olabileceğinin altını çizdi. “Unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız” mesajıyla tamamlanan panelin ardından program, şiir ve müzik dinletisiyle devam etti. Antakyalı öğretmen-şair-yazar Nebih Nafile’nin yanı sıra gazeteci-şair Ruhan Odabaş, yazarlar Kevser Küçük ve Turgay Kaçan sahne aldı. Hüseyin Ceyhan da bağlaması ve sesiyle geceye eşlik etti. Depremi ailesiyle birlikte enkaz altında yaşayan Antakyalı eğitimci, şair ve müzisyen Nebih Nafile’nin seslendirdiği türküler salonda derin bir sessizlik ve hüzün oluşturdu. Okunan şiirler ve söylenen türküler eşliğinde katılımcılar zaman zaman gözyaşlarına hâkim olamadı. Programın finali, Ruhan Odabaş’ın “Tut Ellerimi” şiiriyle yapıldı. KARANLIK GECEDE GELEN KURTARICI İLE AYNI SALONDA BULUŞTULAR Gecenin en anlamlı anlarından biri ise AFAD gönüllüsü Avukat Esra Akyol’un Nebih Nafile ve eşine çiçek takdim etmesi oldu. Deprem sonrası arama-kurtarma çalışmalarında Nafile’nin evine giren Akyol ile yıllar sonra gerçekleşen bu buluşma, salonda duygu dolu anlar yaşattı ve uzun süre alkışlandı. Antakyalı depremzede Nebih Nafile, yaşadıklarını ve gecenin anlamını şu sözlerle dile getirdi: “Bu etkinlikte içimiz bir kez daha acıdı ama, acının paylaşıldıkça hafiflediğini de bir kez daha gördük. Enkazın altında sadece beton yoktu, umutlarımız, hayallerimiz, yarım kalmış cümlelerimiz vardı. Biz o karanlığın içinden birbirimizin sesine tutunarak çıktık. Dayanışma olmadan insan olunur mu? İnsan, insanla iyileşir. Eğer bugün hâlâ ayaktaysak, bu birbirimize uzattığımız eller sayesindedir. Kaybettiklerimizi unutmadan, onların hatırasına yakışır bir ülke kurmak zorundayız. Bilimin ışığında, vicdanın rehberliğinde, sorumluluğu ertelemeden bunu yapmalıyız. Çünkü unutmamak bir tercih değil, bir borçtur. O karanlık gecede bize el uzatan Avukat Esra Akyol’u da asla unutmadık ve unutmayacağız. Depremzedelerin yanında olan ve onlara el uzatanlara bir kez daha teşekkür ediyoruz.”

Türkiye’nin hafızasından silinmeyen o gece: Asrın felaketi Haber

Türkiye’nin hafızasından silinmeyen o gece: Asrın felaketi

Asrın Felaketi olarak anılan depremler, Hatay, Kahramanmaraş, Adıyaman, Malatya, Gaziantep, Şanlıurfa, Adana, Osmaniye, Diyarbakır, Kilis ve Elazığ başta olmak üzere geniş bir coğrafyayı etkiledi. Türkiye’nin kara gecesi olarak anılan o sabaha karşı, saat 04.17’de on binlerce insan hayata gözlerini yumdu. Resmî verilere göre 53 bin 537 can kaybedildi, 107 bin 213 kişi yaralandı. Aradan geçen üç yıla rağmen, o dakikanın ağırlığı yine yüreklerde hissedildi. Geçen yıl olduğu gibi 6 Şubat 2026 sabahında da, ülkenin dört bir yanında anma törenleri gerçekleştirildi. Saat 04.17’de hayat bir anlığına sustu, kalpler aynı hüzünde birleşti. En ağır yıkımı yaşayan kent olan medeniyetler şehri Hatay’da da o dakikalarda kent sokaklarında hayat durdu, evler sessizliğe büründüğü, Cumhuriyet Meydanında toplanan vatandaşlar saygı duruşunda bulunarak kaybedilen canları andı. Hatay Valiliği ve Hatay Büyükşehir Belediyesi tarafından sağlanan araçlarla tören alanı olan Antakya Cumhuriyet Meydanı’na taşınan depremzedeler, buradaki törenin ardından Asi Nehri’ne çiçekler bıraktı, daha sonra Narlıca Deprem Şehitleri Mezarlığı’nda sevdiklerinin kabirlerinde dualar etti. Sadece meydanlarda değil evlerde ve camilerde de hayata veda eden canlar için Kur’an-ı Kerim okundu ve dua edildi. ADANA’DA ANMA TÖRENİ Adana’da da anma programları düzenlendi. Çukurova ilçesi Güzelyalı Mahallesi’nde 96 kişinin öldüğü Alpargün Apartmanı’nın enkazının kaldırıldığı alanda ve diğer yıkılan binaların bulunduğu yerlerde de anma törenleri gerçekleştirildi. Depremde yakınlarını kaybedenler, 6 Şubat’ın, Türkiye’nin hafızasında kapanmayan bir yara olarak durduğunu belirterek, bu tarihin sadece bir felaketin değil, aynı zamanda dayanışmanın, sabrın ve kayıplara duyulan ortak saygının adı olmaya devam edeceğini dile getirdi. “FELAKETİN 3. YIL DÖNÜMÜNDE YAPI GÜVENLİĞİ VE MÜHENDİSLİK SORUMLULUĞUNU BİR KEZ DAHA HATIRLATMAK İSTERİZ" İnşaat Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Hıdır Çak ise Asrın felaketi olarak nitelendirilen 6 Şubat 2023 depremlerinin üçüncü yılında, başta Hatay olmak üzere 11 ilde yaşanan büyük yıkım ve on binlerce kaybın unutulmadığını söyledi. Hıdır Çak, "Saat 04.17’de kaybedilen hayatlar, Türkiye’nin hafızasında silinmeyen bir acıya dönüştü. Depremin yıl dönümünde kaybedilen canları anarken, yaşanan felaketin 3. yıl dönümünde yapı güvenliği ve mühendislik sorumluluğunu bir kez daha hatırlatmak isteriz" dedi. ADANA VALİSİ YAVUZ: ÜÇ YIL ÖNCE YAŞADIĞIMIZ ACIDAN ALDIĞIMIZ DERSLERLE GELECEĞE DAHA GÜVENLİ ADIMLARLA YÜRÜYORUZ Adana Valisi Mustafa Yavuz, depremlerin üçüncü yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, felaketin acısının aradan geçen zamana rağmen ilk günkü tazeliğini koruduğunu belirtti. Merkez üssü Kahramanmaraş olan ve 11 ili etkileyen depremlerde Adana’da 13 binanın çöktüğünü, 11 binada arama kurtarma çalışmaları yapıldığını aktaran Yavuz, 418 kişinin hayatını kaybettiğini, 1700’den fazla kişinin yaralandığını ifade etti. Vali Yavuz, şunları kaydetti: “Depremin meydana geldiği ilk andan itibaren, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde devletimizin tüm kurumları, sivil toplum kuruluşlarımız, güvenlik birimlerimiz ve gönüllülerimiz aziz milletimizle birlikte büyük bir seferberlik ruhuyla hareket etmiş, afetzede kardeşlerimizin yaralarını sarmak, onlara maddi ve manevi destek olmak için bütün imkânlarını seferber etmiştir. Milletimizin dayanışma, yardımlaşma ve paylaşma duygusu bu zorlu süreçte tüm dünyaya örnek olmuştur. “Asrın felaketi” olarak nitelendirilen bu büyük afetin ardından Adana’mız, hem kendi yaralarını saran bir şehir olmuş hem de deprem bölgesine yardım elini uzatmıştır. Ecdadımızdan miras aldığımız birlik ve beraberlik ruhu, bir kez daha göstermiştir ki hiçbir felaket, milletimizin inancını, kardeşliğini ve yeniden ayağa kalkma iradesini yıkamaz. Bugün, üç yıl önce yaşadığımız acıdan aldığımız derslerle geleceğe daha güvenli adımlarla yürüyoruz. “Deprem öldürmez, bina öldürür.” sözünü rehber edinerek, konutlarımızı, iş yerlerimizi ve şehirlerimizi bilimin, tekniğin ve çağın gereklerine uygun şekilde inşa etmek hepimizin ortak sorumluluğudur. Her yeni konut, her güçlendirilmiş yapı ve her farkındalık çalışması bu bilincin bir yansımasıdır. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın, AFAD’ımızın ve tüm kurumlarımızın hızlı aksiyonuyla ilimizde 13.429 bağımsız bölümün ihalesi tamamlanmış, bunlardan 12.073 konut hak sahiplerine teslim edilmiştir. Merkezde hak sahibi olan vatandaşlarımızın tamamına konutları teslim edilmiş olup ilçelerimizde çalışmalar yüzde 98 oranında devam etmektedir. İnşallah kısa süre içerisinde tüm ilçelerimizdeki konutları da tamamlayarak vatandaşlarımıza teslim edeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle, 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızı bir kez daha rahmetle anıyor, yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyorum. Rabbim ülkemizi, milletimizi ve tüm insanlığı her türlü afetten muhafaza eylesin.”

Uygur Ailesinden vefa: Etem Çalışkan için özel sergi ve anma Haber

Uygur Ailesinden vefa: Etem Çalışkan için özel sergi ve anma

Ders kitaplarında yer alan Gençliğe Hitabe ile İstiklal Marşı’nı yazan isim olarak da tanınan Etem Çalışkan, 1 Şubat 2025’te İstanbul’da 97 yaşında hayatını kaybetmişti. Kalça kemiği kırığı sonrası yatağa bağımlı hale gelen, bir süre yoğun bakımda entübe edilen sanatçı, düzenlenen törenlerin ardından Mersin’in Tarsus ilçesi Göçük Köyü’nde son yolculuğuna uğurlanmıştı. Usta sanatçının vefatından kısa süre sonra Altınoran Düşünce ve Sanat Derneği yöneticileri tarafından gerçekleştirilen anma töreni hafızalardaki yerini korurken, ölüm yıl dönümü nedeniyle bu kez kapsamlı bir sergi ve etkinlik gerçekleştirildi. “EVİMİZDEKİ VE KALBİMİZDEKİ ETEM ÇALIŞKAN” SERGİSİ Dr. Haluk Uygur ve Hanife Uygur’un büyük bir titizlikle hazırlıklarını yürüttüğü ve koleksiyonlarında yer alan eserler özenle sergiye hazırlandı. Etkinlik kapsamında, 31 Ocak ve 1 Şubat tarihlerinde “Evimizdeki ve Kalbimizdeki Etem Çalışkan” adlı sergi sanatseverlerle buluştu. Sergi, iki gün boyunca 11.00 ile 20.00 saatleri arasında ziyaret edilebildi. Uygur Ailesi’nin yanı sıra Prof. Dr. Atilla Arıdoğan ve Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi koleksiyonlarında bulunan Etem Çalışkan’ın nadide eserleri de sergide yer aldı. Dr. Haluk Uygur, Söğütlü Köyü Mahallesi Karanfilköy Sokak’ta bulunan evlerinde gerçekleşen etkinlikle, sanatçının yaşamı, sanatı ve Cumhuriyet kültürüne bıraktığı izlerin bir kez daha hatırlandığını söyledi. “ETEM ÇALIŞKAN, DÜŞÜNCE VE ESTETİĞİ BİRLEŞTİRDİ” Çalışkan’ın yalnızca bir ressam değil, düşünce ve estetiği bir araya getiren bir kültür insanı olduğunu vurgulayan Uygur, hocası Prof. Dr. Emin Barın ile birlikte Anıtkabir’in hatlarını yazan sanatçının Türkiye’nin yetiştirdiği en özgün isimlerden biri olduğunu dile getirdi. Çalışkan’ın tekrar eden bir üretim anlayışına hiç kapılmadığını ifade eden Uygur, her çalışmasında kendini aşmayı hedefleyen usta sanatçının “okunan resimler” ürettiğini söyledi. Dr. Uygur, “Etem Çalışkan, resim yapmayı yalnızca estetik bir uğraş olarak değil, insanı ve toplumu dönüştüren bir araç olarak gördü. Cumhuriyetin estetik yüzünü tuvale ve satıra taşıyan Çalışkan, aradan geçen bir yıla rağmen eserleri ve düşünceleriyle yaşamaya devam ediyor” dedi. TEŞEKKÜR MESAJI Dr. Uygur, etkinliğe gösterilen ilgiden dolayı tüm dostlarına teşekkür ederek, koleksiyona destek veren Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi yöneticilerine, Prof. Dr. Atilla Arıdoğan’a, Mehmet Emin Arıcı’ya, Altınoran ailesine ve Başkan Yaşar Ateşoğlu’na şükranlarını sundu. Ayrıca etkinliğe verdikleri destek nedeniyle Etem Çalışkan’ın ailesine ve özellikle eşi Güngör Çalışkan’a saygılarını ileten Uygur Ailesi, kentte bir ilk olan “ev sergisi”nin anlamlı bir buluşma olduğunu kaydetti.

Başkan Gülşah Durbay son yolculuğuna uğurlanıyor Haber

Başkan Gülşah Durbay son yolculuğuna uğurlanıyor

Şehzadeler Belediyesi tarafından yapılan açıklamada, bir süredir tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Başkan Gülşah Durbay’ın Cumhuriyet değerlerine bağlılığına ve özellikle genç kadınlar ile kız çocuklarının geleceğine verdiği öneme dikkat çekildi. Açıklamada, “Manisa’nın ilk kadın belediye başkanı olan Gülşah Durbay Başkanımız, kendisi gibi Cumhuriyetin neferi olarak yetişmiş, geleceğe umut olan genç kadınların ve kız çocuklarının yolunun açık olmasını isterdi. Bu nedenle çelenk göndermek isteyen tüm sevenlerinden, uzun yıllardır gönüllüsü olduğu Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ne bağış yapılmasını rica ederiz” ifadeleri yer aldı. Başkan Durbay için düzenlenecek cenaze ve anma programı da paylaşıldı. Buna göre, resmi anma töreni saat 11.00’de Şehzadeler Belediyesi önünde gerçekleştirilecek. Törenin ardından naaş Hatuniye Camii’ne götürülecek. Öğle namazı saat 13.10’da Hatuniye Camii’nde kılınacak, cenaze namazı ise saat 13.40’ta Cumhuriyet Meydanı’nda eda edilecek. Cenaze namazının ardından merhume Başkan Gülşah Durbay’ın naaşı, defin işlemleri için Cumhuriyet Meydanı’ndan Koldere Mezarlığı’na götürülecek ve saat 15.45’te toprağa verilecek. Koldere’ye gitmek isteyenler için otobüslerin Şehitler İlköğretim Okulu önünden kaldırılacağı bildirildi. Taziyelerin ise Koldere’de, Başkan Durbay’ın evinde kabul edileceği belirtildi.

Zülfü Livaneli’den duygusal veda: “Edip Akbayram halkın gönlünde bir servet bıraktı” Haber

Zülfü Livaneli’den duygusal veda: “Edip Akbayram halkın gönlünde bir servet bıraktı”

Geçtiğimiz günlerde yaşamını yitiren Türk müziğinin efsane ismi Edip Akbayram için İstanbul’daki Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda bir veda töreni düzenlendi. Sanatçının ailesi, dostları ve sevenlerinin yoğun katılım gösterdiği törende duygusal anlar yaşandı. Akbayram’ın yakın dostu Zülfü Livaneli, törende yaptığı konuşmada onun sanatçı kimliği kadar, dik duruşuyla da hafızalara kazındığını vurgulayarak, “Edip, halkın gönlünde ölümsüz bir servet bıraktı” ifadelerini kullandı. “Edip’in Direnişi Bitmedi” Türk müziğinin efsane ismi Edip Akbayram, 75 yaşında hayata veda etti. Usta sanatçı için İstanbul’daki Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda düzenlenen anma törenine ailesi, sanatçı dostları ve sevenleri yoğun katılım gösterdi. Törende sahneye çıkan sanatçı ve yazar Zülfü Livaneli, Akbayram’ın sadece müziğiyle değil, dik duruşuyla da hafızalarda yer ettiğini vurguladı. Livaneli, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Edip’in de bir zamanlar söylediği gibi sanatçılar fiziken direniyor, sanatlarıyla direniyorlar. O yüzden Edip Akbayram’ın direnişi bitmedi. Uzun yıllar Türkiye’nin varlığında direnişi devam edecek. Hepimiz biliyoruz ki hayatı boyunca dik durdu. Ama bu, Türkiye’de çok zor bir şeydir. Çünkü fırtınaya tutulmuş bir gemi gibi savrulurken, sizin dimdik durmanız dalgalarla mücadele etmeniz demektir.” “Büyük Servetler Bırakmadı Ama Halkın Gönlünde Ölümsüzleşti” Livaneli, Akbayram’ın zorluklarla dolu bir hayat sürdüğünü, ancak mücadelesinden hiç vazgeçmediğini ifade etti. “Türkiye’de hayat sizi sürekli sınıyor. Sivil darbe oluyor, buna karşı durmanız gerekiyor. Sivas’ta aydınlarımız yakılıyor, ona dik durmanız gerekiyor. Sürekli sınanıyorsunuz. O fırtınalı gemide Homeros’un destanındaki gibi kendinizi bir vicdan direğine bağlamanız gerekiyor. Edip belki ailesine çok büyük servetler bırakmadı ama halkın gönlünde öyle bir servet bıraktı ki bu hiçbir şeyle ölçülemez.” “Edip Akbayram’ın Mücadelesi Unutulmayacak” Livaneli’nin ardından söz alan Edip Akbayram’ın kızı Türkü Akbayram, babasının anısını yaşatacağını belirterek, “Babam birimizin memleket hasretinde, birimizin umudunda her zaman yaşayacak. Seni saklayacağım baba ve herkes için seni sesimde yaşatacağım” dedi. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ise konuşmasında Akbayram’ın sanatçı kimliğinin yanında onurlu bir halk insanı olduğunu belirterek, “O, milyonların hayatına dokundu. Ne yazık ki ülkemizde onun gibi güçlü ve dik duruşlu sanatçılara sıklıkla ihtiyaç duyuluyor” ifadelerini kullandı. Törende sanatçının hayatını anlatan bir video gösterimi de yapıldı. Cemal Reşit Rey Konser Salonu’ndaki anma programının ardından, Akbayram’ın cenazesi Teşvikiye Camii’nde kılınacak namazın ardından Karacaahmet Mezarlığı’na defnedilecek.

Etem Çalışkan için Adana'da anma etkinliği düzenlendi Haber

Etem Çalışkan için Adana'da anma etkinliği düzenlendi

İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Öğretim Üyesi merhum Prof. Dr. Emin Barın ile 1953 yılının yaz aylarında Anıtkabir'in kitabelerini yazan 97 yaşındaki ressam-hattat Etem Çalışkan, 1 Şubat Cumartesi günü İstanbul'da yaşama veda etti. Ders kitaplarında yer alan Atatürk'ün Gençliğe Hitabe ve İstiklal Marşı'nı yazan kişi olarak tanınan, meşhur Atatürk portresinin çizeri ve Atatürk'ün imzasını stilize eden Çalışkan için Levent Afet Yolal Camisi'nde tören düzenlendi. Etem Çalışkan'ın cenazesi, ailesi ve sevenlerinin yanı sıra sanat ve akademi dünyasından birçok ismin katıldığı törenin ardından, memleketi olan Tarsus'ta toprağa verilmek üzere Mersin'e getirildi. Çalışkan için Mersin Kültür Merkezi’nde tören düzenlendi ve buradaki törenin ardından Tarsus'un Göçük Köyü'nde toprağa verildi. Çalışkan için anma etkinliği Etem Çalışkan için Altınoran Düşünce ve Sanat Derneği yöneticileri tarafından Adana Turizm Muse Art Collective Salon'da anma etkinliği düzenlendi. Etem Çalışkan'ın oğlu Raci Çalışkan'ın katıldığı etkinlikte, Çalışkan için yapılmış Soner Sevgili imzalı belgesel gösterildi, genç besteci Ege Gür tarafından O’na ithaf edilmiş beste seslendirildi. Etem Çalışkan ile ilgili anlatılan anılar da katılımcılar tarafından ilgiyle dinlendi. Altınoran Düşünce ve Sanat Derneği Başkanı Dr. Haluk Uygur, Etem Çalışkan’ın Türkiye ve Mersin için çok önemli bir değer olduğunu söyledi. Çalışkan’ın sanat hayatına sığdırdığı unvanı ve ödülleri hatırlatan Uygur, "O, okunan resimler yaptı. Hiçbir zaman bir önce yaptığını yapmadı. Her defasında bir adım öteye gitti. Her yaptığı işte insanlığa bir ders verdi. Her dakika ülkesini düşünen bir insandı. Ressamlığı duvara asmak için değil, ressamlığı insanlığı değiştirmek için bir araç olarak yapardı" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.