#Ar-Ge

İLKHABER-Gazetesi - Ar-Ge haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ar-Ge haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Adana'dan dünyaya inovasyon köprüsü: Sunar Mısır, Ar-Ge bütçesini ikiye katladı Haber

Adana'dan dünyaya inovasyon köprüsü: Sunar Mısır, Ar-Ge bütçesini ikiye katladı

Adana'dan dünyaya inovasyok köprüsü kuran Sunar Mısır, stratejik bir hammadde olan mısırı katma değerli ürünlere dönüştürerek gıda başta olmak üzere tekstil, ambalaj, kağıt ve kimya gibi birçok sektöre yönelik özel çözümler sunuyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı, sektöründe ilk ve tek olan Ar-Ge Merkezine yatırımlarını her geçen gün artırarak inovasyon çalışmalarını sürdüren şirket, üretim tesisine giren her mısır tanesini yüzde 100 değerlendirerek, ürettiği mısır nişastası ve türevleriyle gıda sektörü dışında da ürünün kullanımını destekliyor. Mısırın kullanım alanlarını geliştirmeye yönelik Ar-Ge çalışmalarının önemine dikkat çeken Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu konuya ilişkin açıklamasında; "İşimizin çok büyük bir bölümünü oluşturan mısır, bugün yüzlerce üründe hammadde olarak kullanılan, çok geniş endüstriyel etki alanına sahip, stratejik bir üründür. Sunar Yatırım olarak mısırı yalnızca üretip işlenen bir ürün değil, yeni ürünlere entegre edilen ve sanayiye katma değer katan bir ekosistem olarak görüyoruz. Nişasta bazlı çözümlerden biyobozunur ürünlere, sürdürülebilir üretim süreçlerinden farklı sektörlere yönelik inovatif uygulamalara uzanan çalışmalarımızla, mısırın potansiyelini sürekli genişletiyoruz. Bu yaklaşım hem ülkemizin üretim gücünü hem de küresel pazarlardaki rekabetçiliğimizi ileri taşıyor" dedi. Yüzlerce üründe ham madde olarak kullanılıyor Tarımın en stratejik ürünlerinden biri haline gelen ve birçok sektör için stratejik hammadde olarak tanımlanan mısır, sadece bir gıda hammaddesi olmanın ötesinde, yüzlerce farklı ürünün üretiminde önemli rol oynayan çok yönlü bir kaynak olarak öne çıkıyor. Sunar Yatırım bünyesinde yer alan Sunar Mısır, bu güçlü hammaddenin potansiyelini açığa çıkarmak amacıyla Ar-Ge yatırımlarını sürekli artırarak, mısırın üretiminden işlenmesine ve farklı sektörlerde inovatif ürünlere dönüşümüne kadar geniş bir değer zincirini yönetiyor. Mısır, bugün birçok ürünün temel hammaddesi olarak gıda, tekstil, ambalaj, kağıt, kimya ve daha birçok sektörde kritik bir rol oynuyor. Şirketin Ar-Ge yaklaşımı, yalnızca ürün geliştirme değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik, verimlilik ve yeni pazar oluşturma ekseninde şekilleniyor. Mısır nişastasından biyoplastik poşet üretimine uzanan Ar-Ge gücü Sunar Yatırım Ar-Ge Merkezi, 2018 yılında T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylanmasının ardından; nişasta bazlı ürünler, biyoteknoloji, proses optimizasyonu ve sürdürülebilir çözümler alanlarında yoğun çalışmalar yürütüyor. Gıda sektörünün yanı sıra kozmetik, kimya ve ilaç gibi farklı sektörlere yönelik geliştirilen ürünler, mısırın çok yönlü kullanım potansiyelini ortaya koyuyor. Bugün nişasta ve nişasta bazlı ürünler gıda sektörü ile beraber ambalaj, kağıt, kimya ve tekstil endüstrilerinde de yoğun biçimde kullanılıyor. Market poşetleri, çöp torbaları, endüstriyel ambalajlar, tarım (malç filmleri) ve pipet gibi ürünler üretiliyor. Bu alanda geliştirdiği çözümlerle hem mevcut pazarlarda derinleşiyor hem de yeni kullanım alanları geliştiriyor. 2025 yılında Ar-Ge yatırımı 2 katına çıkartıldı Ürünlerini 100’den fazla ülkeye ihraç eden Sunar Mısır, Ar-Ge gücünü, teknoloji ve insan kaynağı yatırımlarıyla artırıyor. 2025 yılında Ar-Ge ekibine yeni araştırmacılar dahil edilirken, yüksek lisans yapan çalışan sayısında yüzde 60 artış sağlandı. Kimya ve gıda mühendisliğinin yanı sıra biyoteknoloji alanındaki uzmanların da ekibe katılması ile multidisipliner yapı güçlendirildi. Aynı dönemde Ar-Ge harcamaları iki katına çıkarılırken, bütçenin önemli bir bölümü ekipman yatırımları ve çalışan yetkinliklerinin geliştirilmesine ayrıldı. Kimyasal analiz, tekstür ve biyoteknoloji alanlarında yapılan yatırımlar, merkezin teknik kapasitesini ileri seviyeye taşıdı. Ar-Ge vizyonu sürdürülebilirlik odağında şekilleniyor Sunar Mısır’ın Ar-Ge stratejisinde sürdürülebilirlik merkezi bir rol oynuyor. Biyobozunur ürünler, enerji verimliliği sağlayan prosesler ve karbon ayak izini azaltmaya yönelik çalışmalar, öncelikli araştırma alanları arasında yer alıyor. 2026 hedefleri doğrultusunda; sürdürülebilir ve sağlıklı ürünlere odaklanarak yeni ürünlerin pazara sürülmesi, ithal ikame çözümler geliştirilmesi ve uluslararası pazarlarda rekabet gücünün artırılması planlanıyor. Aynı zamanda enerji tasarrufu ve çevresel etkiyi azaltan üretim süreçleriyle daha sürdürülebilir bir sanayi yapısına katkı sağlanması hedefleniyor.

Adana'dan dünyaya inovasyon köprüsü: Sunar Mısır Ar-Ge bütçesini ikiye katladı Haber

Adana'dan dünyaya inovasyon köprüsü: Sunar Mısır Ar-Ge bütçesini ikiye katladı

Sunar Mısır, stratejik bir hammadde olan mısırı katma değerli ürünlere dönüştürerek gıda başta olmak üzere tekstil, ambalaj, kağıt ve kimya gibi birçok sektöre yönelik özel çözümler sunuyor. Mısırın kullanım alanlarını geliştirmeye yönelik Ar-Ge çalışmalarının önemine dikkat çeken Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, "İşimizin çok büyük bir bölümünü oluşturan mısır, bugün yüzlerce üründe hammadde olarak kullanılan, çok geniş endüstriyel etki alanına sahip, stratejik bir üründür. Sunar Yatırım olarak mısırı yalnızca üretip işlenen bir ürün değil, yeni ürünlere entegre edilen ve sanayiye katma değer katan bir ekosistem olarak görüyoruz. Nişasta bazlı çözümlerden biyobozunur ürünlere, sürdürülebilir üretim süreçlerinden farklı sektörlere yönelik inovatif uygulamalara uzanan çalışmalarımızla, mısırın potansiyelini sürekli genişletiyoruz. Bu yaklaşım hem ülkemizin üretim gücünü hem de küresel pazarlardaki rekabetçiliğimizi ileri taşıyor" dedi. "Yüzlerce üründe ham madde olarak kullanılıyor" Çomu, şöyle devam etti: "Tarımın en stratejik ürünlerinden biri haline gelen ve birçok sektör için stratejik hammadde olarak tanımlanan mısır, sadece bir gıda hammaddesi olmanın ötesinde, yüzlerce farklı ürünün üretiminde önemli rol oynayan çok yönlü bir kaynak olarak öne çıkıyor. Sunar Yatırım bünyesinde yer alan Sunar Mısır, bu güçlü hammaddenin potansiyelini açığa çıkarmak amacıyla Ar-Ge yatırımlarını sürekli artırarak, mısırın üretiminden işlenmesine ve farklı sektörlerde inovatif ürünlere dönüşümüne kadar geniş bir değer zincirini yönetiyor. Mısır, bugün birçok ürünün temel hammaddesi olarak gıda, tekstil, ambalaj, kağıt, kimya ve daha birçok sektörde kritik bir rol oynuyor. Şirketin Ar-Ge yaklaşımı, yalnızca ürün geliştirme değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik, verimlilik ve yeni pazar oluşturma ekseninde şekilleniyor." Mısır nişastasından biyoplastik poşet üretimine uzanan Ar-Ge gücü Sunar Yatırım Ar-Ge Merkezinin 2018 yılında T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylanmasının ardından; nişasta bazlı ürünler, biyoteknoloji, proses optimizasyonu ve sürdürülebilir çözümler alanlarında yoğun çalışmalar yürüttüğünü anlatan Çomu, " Gıda sektörünün yanı sıra kozmetik, kimya ve ilaç gibi farklı sektörlere yönelik geliştirilen ürünler, mısırın çok yönlü kullanım potansiyelini ortaya koyuyor. Bugün nişasta ve nişasta bazlı ürünler gıda sektörü ile beraber ambalaj, kağıt, kimya ve tekstil endüstrilerinde de yoğun biçimde kullanılıyor. Market poşetleri, çöp torbaları, endüstriyel ambalajlar, tarım (malç filmleri) ve pipet gibi ürünler üretiliyor. Bu alanda geliştirdiği çözümlerle hem mevcut pazarlarda derinleşiyor hem de yeni kullanım alanları geliştiriyor" diye konuştu. 2025 yılında Ar-Ge yatırımı 2 katına çıkartıldı Ürünlerini 100’den fazla ülkeye ihraç ettiklerinin altını çizen Çomu, şunları kaydetti: " Sunar Mısır, Ar-Ge gücünü, teknoloji ve insan kaynağı yatırımlarıyla artırıyor. 2025 yılında Ar-Ge ekibine yeni araştırmacılar dahil edilirken, yüksek lisans yapan çalışan sayısında yüzde 60 artış sağlandı. Kimya ve gıda mühendisliğinin yanı sıra biyoteknoloji alanındaki uzmanların da ekibe katılması ile multidisipliner yapı güçlendirildi. Aynı dönemde Ar-Ge harcamaları iki katına çıkarılırken, bütçenin önemli bir bölümü ekipman yatırımları ve çalışan yetkinliklerinin geliştirilmesine ayrıldı. Kimyasal analiz, tekstür ve biyoteknoloji alanlarında yapılan yatırımlar, merkezin teknik kapasitesini ileri seviyeye taşıdı." Ar-Ge vizyonu sürdürülebilirlik odağında şekilleniyor Sunar Mısır’ın Ar-Ge stratejisinde sürdürülebilirlik merkezinin rol oynadığını belirten Çocum " Biyobozunur ürünler, enerji verimliliği sağlayan prosesler ve karbon ayak izini azaltmaya yönelik çalışmalar, öncelikli araştırma alanları arasında yer alıyor. 2026 hedefleri doğrultusunda; sürdürülebilir ve sağlıklı ürünlere odaklanarak yeni ürünlerin pazara sürülmesi, ithal ikame çözümler geliştirilmesi ve uluslararası pazarlarda rekabet gücünün artırılması planlanıyor. Aynı zamanda enerji tasarrufu ve çevresel etkiyi azaltan üretim süreçleriyle daha sürdürülebilir bir sanayi yapısına katkı sağlanması hedefleniyor" şeklinde konuştu.

Mersin'de Milli Teknoloji Zirvesi: Türkiye Yüzyılı vizyonu ve yerel projeler masaya yatırıldı Haber

Mersin'de Milli Teknoloji Zirvesi: Türkiye Yüzyılı vizyonu ve yerel projeler masaya yatırıldı

Mersin Üniversitesi (MEÜ) ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) iş birliğiyle "Milli Teknoloji Zirvesi" gerçekleştirildi. MEÜ Akdeniz Kültür ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen organizasyonun açılış konuşmasını yapan Mersin Valisi Atilla Toros, Cumhuriyet'in ikinci asrının, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ortaya konulan güçlü vizyon çerçevesinde "Türkiye Yüzyılı" olarak yapılandığını belirtti. Bu yüzyılın temel dayanaklarının tam bağımsızlık, ileri teknoloji ve yerli üretim gücü olduğunun altını çizen Toros, "Güç kavramının yeniden tanımlandığı bir süreçten geçmekteyiz. Uzay ve havacılık teknolojilerinde sağlanan her başarı, bir milletin özgüvenini pekiştirir. Yapay zeka alanındaki her gelişme ise dijital egemenliğin teminatıdır." ifadelerini kullandı. Türkiye'nin kritik teknolojileri kendi öz kaynaklarıyla geliştirip üretebilen ve dünya pazarlarına sunan bir noktaya geldiğini kaydeden Toros, konuşmasına şöyle devam etti: "Bilim, teknoloji ve savunma sanayii alanlarında ülkemizin ulaştığı bu başarıda Mersin olarak öncü sorumluluklar üstlenmeyi hedefliyoruz. Lojistik, ticaret ve sanayi gibi güçlü olduğumuz tüm sektörlerdeki potansiyeli bu alana da aktarma noktasındayız. Bu çerçevede, ülkemizi nükleer enerji üreten devletler arasına taşıyacak olan Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin şehrimizde yer alması, Mersin'in stratejik konumunu güçlendirmektedir. TEKNOFEST'e en yüksek başvuru yapan şehirlerden biri olmamız, gençlerimizin bu vizyona duyduğu ilgiyi göstermektedir. Uzay yolculuğuna ilk adımı atan Mersinli hemşerimiz Alper Gezeravcı da bu yolda yürüyen gençlerimiz için çok kıymetli bir ilham kaynağıdır." MEÜ Rektörü Prof. Dr. Erol Yaşar ise milli teknoloji hamlesinin, "Türkiye Yüzyılı" hedeflerinin en temel stratejik güvencesi olduğunu vurguladı. Teknoloji geliştirme yoluna giren tüm gençlere destek verdiklerini belirten Yaşar, şunları kaydetti: "TEKNOFEST yarışmalarına katılım gösteren her bir öğrencimize 5 bin lira tutarında destek sağlıyoruz. Bu katkıyı sadece bir başlangıç olarak görüyor, takımlarımız ilerleme kaydettikçe sunduğumuz mali desteği kademeli olarak artırıyoruz. Gençlerimizin Ar-Ge kapasitesini, sağladığımız fiziksel imkanlarla desteklemeye devam ediyoruz." Açılış konuşmalarının ardından düzenlenen panele katılan Türkiye Uzay Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Kıraç ile Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Genel Müdür Yardımcısı Yavuz Emir Beyribey, uzay ve havacılık teknolojileri hakkında bilgi vererek öğrencilerin sorularını yanıtladı.

TÜİK: 2023 yılında merkezi yönetim bütçesinden Ar-Ge harcamaları 98 milyar TL oldu Haber

TÜİK: 2023 yılında merkezi yönetim bütçesinden Ar-Ge harcamaları 98 milyar TL oldu

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan verilere göre, Türkiye'nin Ar-Ge çalışmalarına ayırdığı kaynakta önemli bir artış yaşandı. 2023 yılında merkezi yönetim bütçesinden Ar-Ge faaliyetleri için 98 milyar 737 milyon TL harcama yapıldı. Bu tutar, bir önceki yıla göre belirgin bir artış göstererek, merkezi yönetim bütçesi içindeki payını %1,38'e yükseltti. Ancak, bu harcamaların Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) içindeki payı %0,38 olarak gerçekleşti. AR-GE HARCAMALARINDA ÜNİVERSİTELERE YOĞUNLAŞMA 2023 yılında yapılan Ar-Ge harcamalarının büyük bir kısmı, %70,8 ile üniversitelere ayrıldı.  Endüstriyel üretim ve teknoloji gibi alanlara yapılan yatırımlar ise sırasıyla %5,8 ile ikinci sırada yer aldı. 2024 İÇİN TAHMİNLER BELLİ OLDU Bütçe tahminlerine göre, 2024 yılında Ar-Ge harcamaları daha da artacak. Merkezi yönetim bütçesinden Ar-Ge için ayrılan ödenek, 174 milyar 627 milyon TL'ye ulaşması bekleniyor. Bu tutarın büyük bir kısmı yine üniversitelere aktarılacak. Tahminlere göre, 2024 yılında üniversitelere ayrılan pay %73,2'ye çıkacak. ULUSLARARASI AR-GE ÇALIŞMALARI Türkiye, uluslararası Ar-Ge çalışmalarına da önem veriyor. 2023 yılında merkezi yönetim bütçesinden uluslararası Ar-Ge programlarına 2,2 milyar TL ayrıldı. Bu tutarın büyük bir kısmı, Avrupa çapında yürütülen Ar-Ge programlarına aktarıldı. 2024 yılında ise bu alana ayrılan bütçenin 2,7 milyar TL'ye çıkması bekleniyor.

İlker Çınar: Elektra Elektronik, marin sektörüne özel çözümleri doğrultusunda Çin’de önemli ticari iş birliği adımları attı Haber

İlker Çınar: Elektra Elektronik, marin sektörüne özel çözümleri doğrultusunda Çin’de önemli ticari iş birliği adımları attı

Türkiye’de alçak gerilim trafo ve reaktör sektörünün lideri konumunda olan Elektra Elektronik, 2024 yılının ilk yarısını hedeflerine ulaşarak tamamladı. Ar-Ge’den güç alan köklü bir üretici olmanın getirdiği hakimiyet ile birçok farklı sektöre çözüm ortaklığı yapan şirket, yeni yatırımları sonucunda 1500 kW olan üretim kapasitesini 3300 kW’a kadar çıkardı. İhracatta da ciddi atılımlar yapan Elektra Elektronik, marin sektörüne özel çözümleri doğrultusunda odağına aldığı Çin’de önemli ticari iş birliği adımları attı. İlk yarı sonuçlarında elde ettikleri başarıda yatırım ve ihracat planlarının çok önemli bir yeri olduğuna dikkat çeken Elektra Elektronik Genel Müdürü İlker Çınar, yılın başında uygulamaya başladıkları yalın üretim (Kaizen) stratejilerinin de bu tabloda kritik rol oynadığını belirtti. “Otomasyon hedeflerimiz doğrultusunda önemli adımlar attık” Elektra Elektronik Genel Müdürü İlker Çınar, “Yeni makine yatırımlarımız sayesinde 1500 kW olan üretim kapasitemizi 3300 kW'a yükselterek üretimimizi hızlandırdık ve hedeflerimiz doğrultusunda büyük ilerleme kaydettik. Yatırımlarımızla ivme kazanan bu başarının arkasında otomasyon çalışmalarımız, stratejik adımlarımız ve planlama gücümüz gibi bizi sektörümüzde bir adım öne taşıyan pek çok unsur var. Otomasyon hedeflerimiz doğrultusunda önemli adımlar attık ve bu da bize büyük trafoların üretiminde üç gün süren işleri yeni makineler sayesinde bir günde tamamlama imkânı sundu. Yurt içi pazarı domine ederken 6 kıtada 60’tan fazla ülkeye ihracat yapan bir şirket olarak global pazarlarda da büyümeye devam ettik ve ticari hacmimizi yüzde 50 iç pazar, yüzde 50 dış pazar dengesinde sürdürdük. Yalın üretim (Kaizen) anlayışını uygulamaya aldık ve bu stratejinin başarılı sonuçlarını izledikçe uygulama alanını genişlettik. Bizim için yılın son yarısına girerken en önemli gelişmelerden biri de marin sektörüne özel çözümlerimizle yeni ticari iş birlikleri için başta Çin olmak üzere küresel arenada önemli temaslar gerçekleştirmemiz oldu” diyerek ifade etti. “Paralel büyümek için gerekli yatırım ve planlamalarımızı hayata geçirmeye artan bir ivmeyle devam edeceğiz” Son yıllarda alçak gerilim trafo ve reaktör sektöründeki büyüme ve dönüşüm hızının arttığını belirten İlker Çınar şunları söyledi: “Dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de artan enerji talebi, elektrik altyapısının modernizasyonu ve yenilenebilir enerji kaynaklarının entegrasyonu gibi faktörler bu büyümeyi destekledi. Sürdürülebilir enerji projeleri ve teknolojik yenilikler de sektördeki ilerleyişin temel dinamikleri arasında yer alıyor. Aslında bu büyüme ekseni geçen yıldan beri sürüyor. Verileri incelediğimizde; küresel pazarın 2023 yılında 58,8 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaştığını gözlemliyor ve 2024-2032 döneminde yüzde 7 bileşik yıllık büyüme oranı (CAGR) öngörüyoruz. Bu noktada 2032 yılında sektörün büyüklüğünün 109,5 milyar dolara çıkacağı tahmin ediliyor. Biz de Elektra Elektronik olarak sektörün büyüme hızı ile paralel büyümek için gerekli yatırım ve planlamalarımızı hayata geçirmeye artan bir ivmeyle devam edeceğiz.”

En çok nakit tercih edildi Haber

En çok nakit tercih edildi

Restoran ve otel işletmeleri için uçtan uca işletme yönetimini kolaylaştıran yenilikçi çözümler sunan Ar-Ge merkezi Simpra, 2023 yılında platformu üzerinden gerçekleşen işlemlerle ilgili verileri paylaştı. Verilere göre, ekim ayında 7 milyon işlem adedini geride bırakan 3 binden fazla müşterinin yazılım çözümlerini en çok Android tabanlı cihazlarda kullandığı görüldü. En yaygın kullanıldığı cihazlar Android işletim sistemine sahip sabit terminaller olurken, onları Android işletim sistemli mobil cihazlar takip etti.  En çok tercih edilen ödeme yöntemlerinde ilk sırada yüzde 67,7 ile nakit yer alırken, yüzde 18,2 ile ikinci sırada kredi kartları yer alıyor. Ödenen hesapların ortalamasının 299,85 TL olduğu 2023 yılında açılan çeklerin gün bazında dağılımına bakıldığında ise dengeli bir dağılım ortaya çıkıyor. Çeklerin yüzde 13,5'i pazartesi, yüzde 14'ü salı, yüzde 14,2'si çarşamba, yüzde 13,9'u perşembe, yüzde 14,7'si cuma, yüzde 15,4'ü cumartesi ve kalan yüzde 14,2'si de pazar günü açılırken; beklenildiği üzere haftanın en fazla çek açılan gününün cumartesi olduğu gözlendi. HARCAMALARIN YAPILDIĞI ALANLARDA LİDERLİK GEL AL SERVİSLERDE Platform üzerinden yapılan her 10 harcamanın altısı (yüzde 62,6) gel al servisler için yapılırken, arkasından yüzde 32,1 ile restoranda ağırlanan müşteriler gelirken, harcamaların yüzde 4,3'ünün kaynağı paket servis oldu. Kalan yüzde 1,1'lik kısmın harcaması perakende noktalarında gerçekleşti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.