#asayiş

İLKHABER-Gazetesi - asayiş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, asayiş haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kayseri İtfaiyesi dur durak bilmiyor: Nisan ayında 572 olaya müdahale Haber

Kayseri İtfaiyesi dur durak bilmiyor: Nisan ayında 572 olaya müdahale

Kayseri Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı Nisan ayında 572 itfai olaya müdahalede bulunarak vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamak adına sorumluluk alanındaki her konuda fedakârca görev yaptı. Büyükşehir İtfaiye ekipleri ayrıca bir ayda 3 bin 896 vatandaşa da eğitim verdi. Büyükşehir İtfaiye Teşkilatı, 18 istasyon, 57 araç ve 346 personel ile kentte ve yurtta ihtiyaç duyulan her bölgede, sorumluluk alanına giren her olay ve durumda görevini hızlı, etkin ve titizlikle, başarılı bir şekilde yerine getirmeye devam ediyor. Bu kapsamda Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Teşkilatı, 2026 yılı Nisan ayında 243 yangın, 235 kurtarma, 85 trafik kazası ve 9 su baskınına müdahalede bulunarak, 1 aylık süreçte toplam 572 itfai olaya müdahale etti. Kaza, yangın, arama kurtarma, su baskını gibi olaylara hızlı bir şekilde müdahale gerçekleştiren Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri, öte yandan vatandaşların bilinçlenmesi noktasındaki eğitim faaliyetlerini de hız kesmeden sürdürüyor. 3 bin 896 vatandaşa eğitim İtfai olaylara müdahalenin yanı sıra vatandaşların bilinçlenmesi ve olağanüstü durumlarda doğru hareket edebilmelerini sağlamak amacıyla eğitim ve denetim çalışmalarına da önem veren Büyükşehir İtfaiyesi, 3 bin 896 vatandaşa eğitim sunarken, 90 da denetim gerçekleştirdi.

Adana'da kaza süsü verilen cinayet deşifre oldu: Muzaffer Yanıkollu'yu darbederek öldürdüler Haber

Adana'da kaza süsü verilen cinayet deşifre oldu: Muzaffer Yanıkollu'yu darbederek öldürdüler

Adana'da trafik kazasında öldüğü öne sürülen şahsın 3 kişi tarafından darp edilerek öldürüldüğü ortaya çıktı. Olayla ilgili 3 şüpheli tutuklandı. Edinilen bilgiye göre, olay, 25 Nisan gecesi Tarsus-Adana-Gaziantep (TAG) Otoyolu'nda, Osmaniye-Adana istikametinde meydana geldi. İddiaya göre Oğulcan G.'nin kullandığı 01 F 3875 plakalı minibüs, yolda seyir halindeki Adil Ç. idaresindeki 42 APT 32 plakalı otomobile arkadan çarptı. Kazanın ardından sürücü Güneyer, içinde arkadaşları Efehan B. ve Berke A. ile Muzaffer Yanıkollu'nun da bulunduğu aracını durdurmadan Adana'ya doğru yola devam etti. Dinlenme tesisinde jandarmayla karşılaşan Oğulcan G., kaza yaptıklarını ve araçtaki Muzaffer Yanıkollu'nun yaralandığını öne sürdü. Bunun üzerine jandarmanın eşlik ettiği Oğulcan G., minibüsüyle Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne gitti. Bilinci kapalı olan Muzaffer Yanıkollu tedaviye alınırken, 2,72 promil alkollü olduğu tespit edilen sürücü Oğulcan G. gözaltına alındı. Arkadaşları Efehan B. ile Berke A. ise herhangi bir tedavi görmeden hastaneden ayrıldı. Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Oğulcan G. , çıkarıldığı mahkemede adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Oğulcan G.'nin kullandığı minibüs ise yediemin otoparkına çekildi. Yoğun bakım ünitesinde tedavisi süren Muzaffer Yanıkollu 28 Nisan'da kurtarılamayarak, hayatını kaybetti. Adli Tıp Kurumu'na gönderilen Muzaffer Yanıkollu'ya yapılan otopside, vücudunda darp izlerine rastlandı. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı, kazanın oluş şekli ve aracın hasar durumunu inceleyerek, meydana gelen kazanın ölümle sonuçlanma ihtimalinin düşük olduğunu değerlendirdi. Ayrıca araçtaki diğer yolcular Efehan B. ve Berke A.'nın yaralanmaması da şüpheyi artırdı. Öte yandan kaza yapan minibüsteki kamera kayıt cihazının, kablosunun kesilerek alındığı tespit edildi. Soruşturmayı derinleştiren jandarma, kazadan yaklaşık bir ay önce Ayas Minibüsçüler ve Otobüsçüler Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi'nin, taşıma ihalesinden dolayı Yanıkollu ile Oğulcan G.'nin kavga ettiğini, bu nedenle aralarında husumet bulunduğunu ortaya çıkardı. Birbirinden şikayetçi olmadığı belirlenen tarafların, bu nedenle tekrar kavga etmek için buluşmuş olabileceği değerlendirildi. Şüphelilerin yeniden yakalanması için karar çıkarılmasının ardından jandarma ekipleri geniş çaplı araştırma başlattı. 30 Nisan'da Çukurova Uluslararası Havalimanı'ndan uçağa binen Berke A.'nın İstanbul'a gittiği, Gürcistan'a kaçmak için uçak bileti satın aldığı tespit edildi. Yurt dışına kaçmaya hazırlanan Berke A. İstanbul Havalimanı'nda yakalandı. Jandarma ekipleri, Oğulcan G.'yi Adana'da, Efehan B.'yi ise Kayseri'de gözaltına aldı. Jandarmadaki ifadesinde hakkındaki iddiaları kabul etmeyen Oğulcan G., "Efe'yi arayıp, içki içmek için eve çağırdım. Daha sonra araçla Berke'yi almaya gittik. Ceyhan'da bir süre gezdikten sonra tekel bayisinden içki alıp, eve döndük. 3 şişe içki içtikten sonra dolaşmak için tekrar dışarı çıktık. O sırada Muzaffer'i arayıp önce halini hatırını sordum, daha sonra buluşmayı teklif ettim. Bir kebapçının önünden Muzaffer'i aldıktan sonra Adana'ya doğru yola çıktık. Muzaffer araç içindeki koridorda çifte telli oynuyordu. Kazada savrularak uçup, ön cama başını çarptı. Berke, Muzaffer'i koridora yatırdı, ben de direkt hastaneye gittim" dedi. Ev aramasında kan izlerine rastlandığı, kollarında ve yüzündeki yara izlerinin sorulması üzerine olayı itiraf eden Oğulcan G., şunları söyledi: "Olaydan iki gün önce telefonda tartıştığım İ.A., bana ve aileme küfür etti. Arkadaşlarım Berke ve Efe'yle buluştuğumuzda bu olaya Muzaffer'in sebep olduğunu söyledim. Alkol alırken onlara, ‘Bunu alıp, dövelim mi?' dedim. Onlar da kabul edince Muzaffer ile buluştuk. Araçta alkol alırken tartıştık, Efehan Muzaffer'e yumrukla vurmaya başladı. Daha sonra Berke de arkaya geçip, Muzaffer'e vurmaya başladı. Ben aracı kullanıyordum. Daha sonra aracı sağa çektim ve direksiyona Efehan geçti. Berke ile birlikte Muzaffer'i dövmeye devam ettik. Hareket halindeyken 42 plakalı bir araca çarpınca hareket halindeyken direksiyona ben geçtim ve hastaneye gittik." İçinde Muzaffer Yanıkollu'nun darbedildiği minibüsün, kamera kayıt cihazını yediemin otoparkındayken yakınlarıyla birlikte söküp aldıklarını da anlatan Oğulcan G., arkadaşları Berke A. ve Efehan B., adliyeye sevk edildi. ‘Kasten öldürme' suçundan mahkemeye çıkarılan 3 şüpheli, tutuklandı.

"Öz evladım yerine koydum, her şeyimi aldı": Hacer Kaptan'ın 16 milyonluk hukuk savaşı Haber

"Öz evladım yerine koydum, her şeyimi aldı": Hacer Kaptan'ın 16 milyonluk hukuk savaşı

Almanya'dan geldiği Eskişehir'de oğlu gibi güvendiği kişi tarafından yaklaşık 16 milyon TL dolandırıldığını öne süren 75 yaşındaki Hacer Kaptan, hem maddi hem de manevi olarak yıprandığı belirterek adli süreçle ilgili yetkililerden yardım beklediğini söyledi. İddiaya göre, yıllarca Almanya'nın Münih kentinde yaşamını sürdüren 3 çocuk annesi Hacer Kaptan, yaklaşık 8 yıl önce Eskişehir'e geri döndü. Tunalı Mahallesi'ndeki dairesine yerleşen Kaptan, o tarihlerde gittiği bir lokantada İ.G. isimli şahısla tanıştı. Kaptan, zaman içerisinde oğlu gibi görüp dükkan açtığı ve maddi destek sağladığı İ.G. tarafından yaklaşık 16 milyon TL dolandırıldığını öne sürdü. Güveninin kötüye kullanılması yoluyla ipotek edilen evinde kedileriyle birlikte yaşamını sürdüren talihsiz kadın, başına gelenlerin ardından öz evlatlarıyla da arasının bozulduğunu söyledi. "Anne-oğul gibiydik, dağ gibi arkamda duruyordu" Yaklaşık 48 sene boyunca birçok farklı iş yaparak gurbette çalıştığını söyleyen Hacer Kaptan, "Beş çocuk annesiydim, 2'si vefat etti, 3'ü şu an Almanya'da. Oradaki domuz kokusunu, her gün çalan kilise çanını duymak istemediğim için buraya geldim. Burada komşumuzun lokantasında tesadüfen İ.G. diye bir çocukla tanıştım. Efendiydi, dürüsttü ama sonradan kendini dağıttı. Ara sıra bana uğruyordu, ‘Anne ne yapıyorsun?' diye soruyordu. Anne-oğul gibiydik, dağ gibi arkamda duruyordu" dedi. "Çoğu insanın öz evlatlarına yapamadığını ben ona yaptım" Oğlu gibi gördüğü İ.G.'ye banka hesaplarını verdiğini ve bir dükkan açtığını dile getiren Kaptan, "Yaptığı iş zordu, ayakları falan yaralıydı, işsiz kaldığı için dükkân açtık. Arabalar aldık, onları sattı. Kumara mı verdi, ne yaptı hiç bilmiyorum. Çoğu insanın öz evlatlarına yapamadığını ben ona yaptım. Öz evladım yerine koydum onu" ifadelerini kullandı. "Kaçıp gittikten sonra dolandırıldığımı anladım" Hacer Kaptan, bahse konu şahsın kendisi adına borçlandığını öne sürdü. Şahsın aldığı parayı yine kendisine ait olan İBAN'a atıp başka hesaplara transfer ettiğini iddia eden Kaptan, şunları söyledi: "Mesela tefeciden aldığı para benim hesabıma geliyor, o hesaptan bir pavyondan tanıdığı kızın hesabına gönderiyor. Hesaplar aracılığıyla da parayı geçiriyor. O kaçıp gittikten sonra dolandırıldığımı anladım. Bir de o sürede 3 aylığına biriyle evlilik yaptı. Kadının cipini, iki dairesin, 1 milyon TL parasını aldı, onu da bıraktı. Bu kişi 17 Ağustos 2025 tarihinde kaçtı." "Yaklaşık 16 milyon Türk Lirası zararım, 11 tane icram var" Kendisine çok sayıda icra geldiğini belirten Kaptan, "Şu anda oturmuş olduğum evi ipotek yaptığını bilmiyordum, öğrenince şok oldum. Psikolojim bozuldu, her hafta psikoloğa gidiyorum. En az 10 kişiyi daha dolandırmış. Dört dairem vardı, 140 metrekare arsam, 40 bin dolar param vardı. Bana tapuda, ‘İşleminiz ne?' diye sormadılar. Ben bu kişiye vasilik vermemiştim. Yaklaşık 16 milyon Türk Lirası zararım, 11 tane icram var. Yaşananların ardından evlatlarımla da aram bozuldu" şeklinde konuştu. Hacer Kaptan, dolandırıcılık olaylarına karıştığı iddia edilen şahsın polis ekiplerince farklı bir ilde yakalandığını ve şu anda başka suçtan cezaevinde yattığını söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.