#ASELSAN

İLKHABER-Gazetesi - ASELSAN haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, ASELSAN haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’den SAHA 2026’da savunma sanayisi mesajı Haber

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’den SAHA 2026’da savunma sanayisi mesajı

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Anadolu Ajansının Global İletişim Ortağı olduğu İstanbul Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı'nı ziyaret etti. SAHA 2026 Genel Sekreteri Levent Kerim Uça ile birlikte fuardaki stantları gezen Özel'e, CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Aslan ve İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik eşlik etti. Ziyaretinde Baykar'ın standını gezen Özel, burada Bayraktar Kızılelma ve fuarda bu yıl ilk kez sergilenen Mızrak, Sivrisinek, K2 Kamikaze dronları hakkında bilgi aldı. ASELSAN'ın fuardaki standını da ziyaret eden Özel'e, ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, savunma sanayisi ürünleri hakkında bilgi verdi, kamikaze otonom su altı aracı KILIÇ ve kamikaze insansız deniz aracı TUFAN'ı tanıttı. TUSAŞ'ın fuarda sergiledikleri hakkında TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu'ndan bilgi alan Özel, GÖKBEY genel maksat helikopterini yakından inceleyerek içine bindi. Özel, Demiroğlu'nun helikopterin özellikleri hakkında bilgi verdiği sırada, "Genel müdürüm, benimki motoru da yerli olandan olsun. Helikopter alacağız anlaştık, ilk siparişi veriyoruz." dedi. Özgür Özel, SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Üyesi ve TUSAŞ Motor Sanayii AŞ (TEI) Genel Müdürü Mahmut Faruk Akşit'ten, TEİ'nin ürettiği motorlar hakkında bilgi aldı. Ziyaret sırasında Canik Akademi'nin atış test alanında hedefe karşı 10 atış gerçekleştiren Özel, 100 üzerinden hesaplanan puanlamaya göre 53 puan aldı. Uzay araçları üzerine ekipmanların yer aldığı alanı da gezen Özgür Özel, uzay ortamının simüle edildiği alanda iki kişilik uzay aracına bindi. ÖZEL, ZİYARETİN ARDINDAN GAZETECİLERE AÇIKLAMADA BULUNDU Ziyaretin ardından gazetecilere açıklamada bulunan CHP Genel Başkanı Özel, fuarın, savunma sanayisinin bütün dünyadaki olası müşterileriyle, paydaşlarıyla ve Türkiye'deki tedarikçileriyle bir araya geldiği önemli bir buluşma noktası olduğunu söyledi. Özel, fuarda kıymetli iki saat geçirdiklerini vurgulayarak, "Gördüklerimizden, duyduklarımızdan büyük memnuniyet duyduk. Mümkün olduğu kadar çok standı ziyaret ettik ve bir yanda KAAN'ı bir yanda AKINCI'yı, TB3'ü gördük, ALTAY tankını ziyaret ettik. Bir taraftan gençlerimizin uzayla ilgili geliştirmeye yönelik projelerini gördük, beklentilerini dinledik. Bu anlamda son derece önemli." diye konuştu. Son birkaç yılın Türkiye ve dünyaya birçok şey öğrettiğine dikkati çeken Özel, şunları kaydetti: "Hem Ukrayna'da Rusya-Ukrayna savaşı hem de İran'da yaşananlar, en başta hava savunmasının ne kadar önemli olduğunu hepimize öğretti. İki yıl önce başlamış olan yeni nesil fırkateynimizle ilgili bilgi aldık. Bu, Türkiye'nin 20 yıldır geciktiği bir proje. Bugün yeni nesil bir hava savunma fırkateyniniz olduğunda, örneğin Kıbrıs'ın önüne onu çektiğinizde akşam rahat rahat uyursunuz. İran'dan Türkiye'ye ateşlenen füzelerle ilgili iyi bir hava savunma sisteminiz varsa, bir çelik kubbeniz varsa rahat uyuyorsunuz. Yoksa NATO'nun devreye girmesini ve Amerikan yüzer unsurlarından savunma füzelerini beklersiniz. O yüzden burada kim ne emek veriyorsa ama sermaye olarak ama sabahlara kadar çalışarak gözünün nurunu akıtarak, dirsek çürüterek savunma sanayi için kim ne yapıyorsa hepsine minnettarız." Fuarda heyecanlı girişimcilerle ve gençlerle tanıştıklarını belirten Özel, beyin göçüyle yurt dışına gitmiş birçok öğrencinin artan yeni kapasiteyle Türkiye'ye geri döndüğüne ilişkin ümit verici şeyler duyduklarını anlattı. KAAN'ın yerli milli motoruyla uçacağı günü dört gözle beklediklerini ve sonuna kadar desteklediklerini vurgulayan Özel, "Her bir KAAN için iki motora ihtiyaç var. Zaten dünyada kimsenin bir tane muharip uçak yapıp da anında uçurma imkanı yok. Önemli olan KAAN'ın o iki motor takıldığında uçabilecek durumda olmasıdır. Ama bir yandan da KAAN'ın motorunun hızla yerli ve milli şekilde üretilmesi lazım. Biz bu hedefin sonuna kadar arkasındayız ve sonuna kadar bu konuda kimsenin de moral bozmasına gerek yok. Elbette gecikmelerden rahatsızlıklar duyulabilir ama bir an önce biz KAAN'ın göklerde yerli ve milli motoruyla uçacağını görüyoruz." ifadesini kullandı. İki gencin, KAAN'ın uçma dışındaki enerji ihtiyaçlarını karşılayan yerli ve milli motoru gösterdiklerini ve onunla da gurur duyduklarını aktaran Özel, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bir yandan herhalde 2030'dan itibaren de kendi motorumuzla birlikte uçacağız. Ama şu an motor yurt dışından geliyor diye TUSAŞ'ımızın KAAN'ını da kimse hor görmesin. Çok önemli bir başarı da elde ediliyor, özellikle radar sistemlerine karşı mühimmatı içine aldığında görünmez bir uçak olarak göklerde uçması... Zaten Gazi Mustafa Kemal'in koyduğu hedef 'İstikbal göklerdedir'. Bunun önemini baştan beri biliyoruz. 1973'te rahmetli Bülent Ecevit'in ve o dönemdeki Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerinin TUSAŞ'ı kurması... O günden bugüne kim bir çivi çaktı, kim bir tuğla koyduysa da Allah razı olsun diyoruz."

OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş: "Ülkelerin daimi dostu yoktur, stratejik ortakları vardır" Haber

OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş: "Ülkelerin daimi dostu yoktur, stratejik ortakları vardır"

OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, stratejik ortaklıkların uluslararası ilişkilerde belirleyici unsur olduğunu belirterek, "Ülkelerin daimi dostu yoktur. Ülkelerin sadece stratejik ortakları vardır" dedi. OYAK Genel Müdürü Yalçıntaş, İskenderun Teknik Üniversitesi'nde düzenlenen etkinlikte öğrencilerle buluştu. Yalçıntaş, profesyonel yaşamındaki tecrübelerini, savunma sanayiindeki stratejik dönüşümü ve Türkiye'nin yerli-milli üretim vizyonunu gençler ile paylaştı. Konuşmasında Türkiye'nin savunma sanayiinde bağımsızlık hedefi doğrultusunda yürütülen projelerin önemine dikkat çeken Yalçıntaş, Altay Ana Muharebe Tankı Projesi'nin gelişim sürecine ve bu süreçte karşılaşılan kritik aşamalara değindi. Yalçıntaş, "Altay'ın hikayesi, Türk ordusunun tank yapma hikayesi. 2000 yılından başlıyor. 26 yıl süren, birçok defa durma noktasına gelen bir mücadele. Türkiye o anlamda vazgeçseydi, dursaydı ne Altay tankı, ne İHA'lar ne de gemiler olacaktı" ifadelerini kullandı. "Kıbrıs Barış Harekatı olunca müttefik sandığımız herkes desteği anında kesti" Türkiye'nin geçmişte savunma sanayii alanında dışa bağımlı bir yapı içerisinde bulunduğunu belirten Yalçıntaş, "1974 yılına kadar Türkiye, tüm savunma sanayii ihtiyaçlarını ithal ediyordu. Gemisini, uçağını, tankını ABD, Almanya ve başka ülkelerden satın alıyordu. ‘Biz NATO üyesiyiz, bize her zaman destek olurlar' deniliyordu. Kıbrıs Barış Harekatı olunca müttefik sandığımız herkes her türlü desteği anında kesti" dedi. "Ülkelerin daimi dostu yoktur, stratejik ortakları vardır" Uluslararası ilişkilerde stratejik çıkarların belirleyici olduğunu ifade eden Yalçıntaş, "Ülkelerin daimi dostu yoktur. Ülkelerin sadece stratejik ortakları vardır" değerlendirmesinde bulundu. Türkiye'nin savunma sanayiinde kendi kapasitesini oluşturma kararlılığının bu süreçte şekillendiğini belirten Yalçıntaş, "Biz Türkiye olarak kendi işimizi kendimiz yapalım dedik. ASELSAN, HAVELSAN, TUSAŞ o zaman başladı" ifadelerini kullandı. Altay Projesi'nde seri üretim aşamasında yaşanan motor krizine de değinen Yalçıntaş, "Otokar firması ilk denemesini yaparken motoru Almanya'dan aldı. Seri üretimde de oradan alınacağı söylendi. Ancak seri üretim safhasına gelindiğinde ‘Biz size motor vermeyiz' dediler. Bütün çalışmalar bir anda sıfıra indi" dedi. Savunma sanayiinde bağımsızlığın önemine dikkat çeken Yalçıntaş, "Stratejik anlamda savunma alanında ülkelerin kendi kendine yeterli olması şarttır" şeklinde konuştu. Gençlere kariyer planlaması konusunda da tavsiyelerde bulunan Yalçıntaş, büyük hedefler doğrultusunda çalışmanın önemini vurguladı. Program sonunda öğrencilerin sorularını cevaplayan Prof. Dr. Yalçıntaş, "Yeni Altay'ın Bilinmeyen Hikayesi" kitabını üniversiteli gençler için imzaladı.

SAHA 2026 geliriyle 81 ilde dron üretim üssü kurulacak Haber

SAHA 2026 geliriyle 81 ilde dron üretim üssü kurulacak

Türkiye'nin ve Avrupa'nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul organizasyonuyla düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı, 5-9 Mayıs'ta İstanbul Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilecek. Bu yıl 5'inci kez sektör paydaşlarını bir araya getirecek olan etkinliğin bilgilendirme toplantısı, Haluk Bayraktar, SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Üyeleri, savunma sanayisi temsilcileri ve basın mensuplarının katılımıyla İstanbul'da yapıldı. Bayraktar, konuşmasında, SAHA İstanbul'da 27 üyeyle başlayan maceranın bugün 1300'ü aşkın üyesi ile Avrupa'nın en büyük sanayi kümelenmesi haline geldiğini, çok güçlü bir ekosistemi temsil ettiğini söyledi. SAHA İstanbul'un yürüttüğü en önemli faaliyetlerden birinin de SAHA fuarı olduğunu anlatan Bayraktar, "2018 yılında ilk fuarı icra etmiştik, bu yıl 5'incisini icra ediyoruz. 5 bin metrekarede başlayan o fuar o zamanlar 170 firma katılımıyla başlamıştı, yabancı firma katılımı da yoktu. İlk başladığımızda katılımcı firma sayısı 170 firmaydı, SAHA 2026'da 1700'ü aşkın firma yer alacak. Bu firmaların yaklaşık 260'tan fazlası da yabancı firmalar olacak." diye konuştu. Bayraktar, ilk düzenlenen SAHA fuarına 10 bin ziyaretçinin katıldığını belirterek, "Bu sene de inşallah 20 katlık büyüme ile 200 bini aşkın bir katılım ziyaretçi bekliyoruz." ifadesini kullandı. "MİLYONLARCA DRON ÜRETEBİLECEK KAPASİTEYE BİR ANDA TÜM YURT ÇAPINDA ULAŞIYOR OLACAĞIZ" 2024 yılında icra edilen SAHA fuarında ihracat tarafında çok önemli bir başarı elde ettiklerini anlatan Bayraktar, şunları kaydetti: "2024'te 6,2 milyar dolarlık ihracat sözleşmesi SAHA bünyesinde imzalanmıştı. Bu sene bu hedefi inşallah en az 8 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. SAHA İstanbul olarak yola çıktığımız zaman en önemli hedefimiz bu işi yaygınlaştırmaktı. 2000'li yılların başında Türkiye'de savunma sanayisinde 17 firma vardı. Şu an SAHA İstanbul'a üye olan firma sayısı 1300'den fazla. Toplamda baktığımız zaman savunma sanayisi ilişkili firma sayısı 3000'den fazla. Hedefimiz de bunu gerçekleştirmekti. Bu anlamda özellikle orta ve küçük ölçekli firmalarımızın SAHA'da yer almasına çok önem veriyoruz." Haluk Bayraktar, faaliyetlerini Türkiye'nin 81 iline yayma konusunda bir karar aldıklarını belirterek, "Her ilimizde bir dron üretim ve eğitim merkezi kuracağız. Bunların en büyüğünü İstanbul'da olacak. Halka açık, gençlerin gelip eğitim ve üretim yapabileceği, dronları test edebileceği, bir ekosisteme girebileceği her ilde dron eğitim merkezi kurmayı hedefliyoruz. Bu sene inşallah SAHA fuarından elde edeceğimiz gelirleri dron üretim ve eğitim merkezlerinin kurulmasında kullanacağız. Böylelikle herhangi bir anda milyonlarca dron üretebilecek kapasiteye bir anda tüm yurt çapında ulaşıyor olacağız." diye konuştu. Bayraktar, 140 yıllık bir uçak üreticisini bir Türk firmasının alıyor olmasının o ülkelerde de takdirle karşılandığına işaret ederek, "O ülkelerin size olan sempatisi, sizin ekosisteminizle olan işbirliğini hiç tahmin etmediğiniz boyutlarda önünü açıyor. Her alanda bu Türkiye'nin bir gücünün göstergesi." dedi. Haluk Bayraktar, Bayraktar TB3 ile ilgili önemli gelişmeler olduğunu ve SAHA 2026'da gelişmeyle ilgili imza olmasa da ona benzer farklı sürprizler olacağını söyledi. "EN CANLI TEDARİK ZİNCİRİNİ ŞU ANDA TÜRK SAVUNMA SANAYİSİ TEMSİL EDİYOR" SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de Türkiye'nin binlerce firmaya yayılan bir ekosistemi olduğunu belirterek, "Avrupa'da bu ekosistem sistem yok. Özellikle tedarik zinciri anlamında en canlı tedarik zincirini şu anda Türk savunma sanayisi temsil ediyor. Dolayısıyla Avrupa bizim için rekabetten ziyade işbirlikleri potansiyeli içeren bir alan diye düşünebiliriz." ifadelerini kullandı. SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, SAHA 2026'da 3 ürün tanıtımı gerçekleştireceklerini, Mavi Vatan'a yönelik yeni vurucu güçlerini, Çelik Kubbe'nin yeni yeteneklerini ve hava taarruzuna yönelik bazı yeni ürünleri tanıtacaklarını bildirdi. SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Makina ve Kimya Endüstrisi (MKE) Genel Müdürü İlhami Keleş ise sürdürülebilirlik konusunun çok önemli olduğuna dikkati çekerek, daha basit ve hızlı bir şekilde üretilebilir ve sahada da etkisi yüksek ürünlere yönelmek suretiyle bu dengeleri değiştiriyor olmanın önemine işaret etti. SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Üyesi ve TUSAŞ Motor Sanayii AŞ (TEI) Genel Müdürü Mahmut Faruk Akşit ise bir teknoloji yarışının olduğunu ve Baykar gibi sürekli önde koşmaları gerektiğini, bunu motorlarda yapmaya çalıştıklarını, başka teknolojiler eklemeye, irtifa yeteneğini geliştirmeye çalıştıklarını anlattı. SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Üyesi ve Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, SAHA 2026'da birçok ürünlerini sergileyeceklerini belirterek, "KAAN'da çalışmalarımız devam ediyor. İnşallah prototiplerin bu sene içerisinde 2 tanesini uçurmayı hedefliyoruz." diye konuştu. SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Üyesi ve Yongatek Mikroelektronik Genel Müdürü Ali Baran, savunma sanayisindeki birçok üründe kullanılan MCU bileşenine yönelik ürünlerini üretime göndermeye hazırlandıklarını, yapay zeka çipiyle ilgili tasarım aşamasının yüzde 70 tamamlandığını, gelecek yıl ilk çeyrekte prototip üretimine gönderileceğini ifade etti. SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Üyesi ve Altınay Teknoloji Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Altınay ise SAHA İstanbul'un büyümesinin aynı zamanda Türk savunma sanayisinin de nasıl geliştiğini gösterdiğine değinerek, "Türkiye açısından en kıymetli olan şey artık neyi nasıl yapacağını bilen hem akademi dünyasında hem de savunma sanayi şirketlerimizde ciddi bir altyapıya sahibiz." dedi. SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Üyesi ve Arca Savunma Yönetim Kurulu Üyesi Özgür Rodoplu da Arca Savunma olarak ihracat çalışmalarının sürdüğünü, SAHA 2026'da Estonya Savunma Bakanlığı'yla bir imza törenleri olacağını dile getirdi. SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Üyesi ve BMC Savunma Genel Müdürü Mehmet Karaaslan da savaş ortamları havada dönse de kara sınırlarının da çok hızlı değişebildiği bir ortamda olunduğunu belirterek, "Dolayısıyla kara gücünün hala var olması lazım diye düşünüyoruz. Savunma sanayi ekosistemine yatırımlarımızla, kurduğumuz işbirlikleriyle ve tedarikçilerimizle birlikte katkı sağlamaya devam edeceğiz. SAHA 2026'da ALTAY Tankı'nın üretimden çıkmış bir örneğini de görme imkanı olacak." değerlendirmesinde bulundu. FUARDA 203 YENİ ÜRÜN TANITILACAK SAHA İstanbul Genel Sekreteri Levent Kerim Uça da fuara ilişkin bilgiler paylaştı. Buna göre, kapalı ve açık toplam 400 bin metrekarelik alanda düzenlenecek SAHA 2026, alanın 20 bin metrekarelik bölümünü açık sergi alanı olarak ayırarak bugüne kadarki en büyük organizasyonlarından birine imza atacak. 120'nin üzerinde ülkeden katılımın beklendiği fuara, 263'ü uluslararası olmak üzere 1700'ün üzerinde firma, 200 binden fazla ziyaretçi ve 30 binin üzerinde sektör profesyonelinin katılması bekleniyor. Fuar kapsamında planlanan 30 binin üzerinde B2B görüşme, organizasyonu bir vitrin alanı olmaktan çıkararak doğrudan iş geliştirme, tedarik zinciri eşleşmesi ve stratejik ortaklık üretme platformuna dönüştürecek. SAHA 2026'da ayrıca 203 yeni ürün tanıtımı ve 4 milyar doları ihracat odaklı toplam 164 imza töreni gerçekleşecek. Bu rakam, bir önceki fuarda gerçekleşen ihracat odaklı anlaşmaların yaklaşık 3 katına karşılık gelerek organizasyonun artan ekonomik etkisini ortaya koyuyor. Avrupa, ABD ve Kanada'dan katılım öne çıkarken, dünyanın 4 kıtasından çok sayıda firma, firma temsilcisi, resmi heyet, ticari heyet ve ziyaretçi SAHA 2026'da bir araya gelecek. Çok sayıda yüksek teknoloji ve oyun değiştirici yeni ürün, ilk kez küresel ekosistem ile SAHA 2026'da buluşacak. Ayrıca insansız kara araçları ve gezegen gezgini (rover) alanlarında Türkiye'de geliştirilen son teknoloji otonom araçlar, hazırlanan özel parkurlarda yeteneklerini sergileyecek. Fuar kapsamında ayrıca deniz kuvvetlerine ait platformlar da ziyaretçilere açılacak. Dünyanın ilk SİHA gemisi olarak öne çıkan TCG Anadolu başta olmak üzere Türk Deniz Kuvvetleri'ne ait gemiler, Ataköy Marina ve Sarayburnu Limanı'nda konuşlanacak. Söz konusu gemiler hem resmi heyetlerin ziyaretine hem de 8–9 Mayıs'ta düzenlenecek halk günlerinde ziyaretçilere açık olacak. Yerli ve milli insansız deniz araçları da Ataköy Marina'da sergilenecek. SAHA 2026'DA 140'IN ÜZERİNDE RESMİ HEYET YER ALACAK Fuarda 140'ın üzerinde resmi heyet, 800'ü aşkın resmi heyet üyesi, 200'ün üzerinde ticari alım heyeti temsilcisi yer alacak. Ayrıca 25'in üzerinde yabancı bakanın ve üst düzeyli çok sayıda askeri yetkilinin katılımı, organizasyonun uluslararası görünürlüğünü ve stratejik etkisini daha da artıracak. Program kapsamında düzenlenecek 17 uluslararası panel, 4 "Space Talks" oturumu ve keynote konuşmaları ile savunma teknolojilerinin geleceği, güvenlik mimarisi, sanayi dönüşümü ve yeni işbirliği modelleri kapsamlı şekilde ele alınacak. Bu kapsamda, çok sayıda devlet başkanı, bakan, genelkurmay başkanı ve kuvvet komutanı başkanlığındaki heyetler tarafından fuara üst düzey ziyaretler gerçekleştirilecek. Katılımcı firmalar ile birebir görüşmeler yapılarak uluslararası işbirliklerinin geliştirilmesi hedeflenecek. SAHA 2026'nın bu yıl öne çıkan en önemli temalarından biri yatırım ekosistemi olacak. Fuar kapsamında uluslararası yatırım fonları, finans kuruluşları ve stratejik yatırımcıların yanı sıra, NATO İnovasyon Fonu (NIF) ve NATO DIANA Programı bünyesindeki firmalar da yer alacak. Etkinlikte KOBİ'lerin küresel pazarlara erişimi, finansmana ulaşımı ve uluslararası işbirliklerine entegrasyonu desteklenecek. Fuarın ikinci önemli tematik odağını ise uzay ekosistemi oluşturuyor. SAHA 2026 kapsamında kurulacak Uzay Pavilyonu ve özel tasarlanan Space Dome alanı ile uzay teknolojileri daha görünür hale getirilecek. Space Talks oturumları aracılığıyla sektörün geleceği, işbirliği fırsatları ve Türkiye'nin uzay vizyonu detaylı şekilde ele alınacak. Fuarda ayrıca, 5-9 Ekim'de Antalya'da Türkiye Uzay Ajansı ve SAHA İstanbul'un sahipliğinde gerçekleştirilecek 77. Uluslararası Uzay Kongresi kapsamında panel, toplantı ve sunumlar düzenlenerek bu organizasyona ilişkin uluslararası farkındalık ve işbirliği imkanları da ele alınacak.

NATO Genel Sekreteri Rutte’den ASELSAN ziyareti: Türkiye bir savunma sanayisi devrimi yaşadı Haber

NATO Genel Sekreteri Rutte’den ASELSAN ziyareti: Türkiye bir savunma sanayisi devrimi yaşadı

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ankara'daki resmi temasları kapsamında Türkiye'nin savunma sanayisi devi ASELSAN'ı ziyaret etti. Tesislerde incelemelerde bulunan Rutte, sektördeki üretim hızının artırılması ve yenilikçi yaklaşımların teşvik edilmesinin ittifak için taşıdığı kritik öneme değindi. Savunma kapasitesinin güçlendirilmesinin NATO'nun öncelikli ajandasında yer aldığını belirten Rutte, bu konunun temmuz ayında Ankara'nın ev sahipliği yapacağı NATO zirvesinde de temel gündem maddesi olacağını açı. SAVUNMA SANAYİSİNDE ÜRETİM VE YENİLİKÇİLİK VURGUSU Dünyanın içinden geçtiği riskli döneme dikkat çeken Rutte, savunma alanında daha nitelikli ve hacimli bir üretime ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Türkiye'nin bu alandaki başarılarının ilham verici olduğunu söyleyen Genel Sekreter, "Çünkü daha iyisini ve daha fazlasını yapmalıyız. Bu konuda Türkiye’nin yaptıklarından çok şey öğrenebiliriz. Buna ihtiyaç var çünkü tehlikeli bir dünyada yaşıyoruz" değerlendirmesini yaptı. Türk savunma sanayisinin küresel ölçekteki değerine işaret eden Rutte, ASELSAN bünyesinde geliştirilen teknolojilerin sadece Türkiye için değil, tüm müttefiklerin güvenliği için bir kalkan oluşturduğunu dile getirdi. RUTTE: "TÜRKİYE BİR SAVUNMA SANAYİSİ DEVRİMİ YAŞADI" Türkiye'nin savunma ekosisteminde gerçekleştirdiği dönüşümü takdirle karşıladığını belirten Rutte, "Türkiye bir savunma sanayisi devrimi yaşadı" diyerek ASELSAN'ın bu süreçteki öncü rolüne vurgu yaptı. Modern tehditlere karşı en güncel teknolojilerin ve yaratıcı beyinlerin sisteme entegre edilmesi gerektiğini söyleyen Genel Sekreter, özellikle genç mühendislerin sektöre katkısından duyduğu memnuniyeti şu sözlerle aktardı: "Burada yaptığınız her şey Türkiye'nin güvenliğini sağlamaya yardımcı oluyor, aynı zamanda Türkiye'yi son derece değerli bir müttefik olarak gören ülkelerin güvenliğini de koruyor." KÜRESEL TEHDİTLER VE NATO'NUN SAVUNMA KARARLILIĞI Rusya, Çin ve İran kaynaklı jeopolitik risklerin altını çizen Mark Rutte, ittifakın her türlü saldırıya karşı teyakkuzda olduğunu hatırlattı. Geçmişte İran'dan fırlatılan ve Türk hava sahasına yönelen balistik mühimmatın başarıyla imha edildiğini anımsatan Rutte, "NATO bu tür tehditlere karşı hazırlıklıdır ve Türkiye’yi ve tüm müttefiklerini savunmak için her zaman gerekli olanı yapacaktır" ifadesini kullandı. Güvenliğin sadece orduların değil, savunma sektörünün de ortak sorumluluğu olduğunu belirten Rutte, siyasi liderlerin savunma harcamalarını artırma sözü vermesinin sektöre kaynak akışını hızlandırdığını kaydetti. ALASKA'DAN ANKARA'YA UZANAN ORTAK SAVUNMA HATTI ASELSAN'ın Polonya, Arnavutluk, Romanya ve Hırvatistan gibi ülkelerle yürüttüğü iş birliklerini stratejik bir başarı olarak gören Rutte, Türkiye'yi geniş bir savunma sanayisi üssü olarak tanımladı. Transatlantik güvenliği için ortak üretim ve teknoloji paylaşımının kaçınılmaz olduğunu savunan Rutte, "Avrupa ve Kuzey Amerika genelinde, kelimenin tam anlamıyla Alaska'dan Ankara'ya kadar uzanan bir savunma sanayisine ihtiyacımız var. Birlikte üretmeye, birlikte yenilikler yapmaya ve birbirimizden alım yapmaya devam etmeliyiz" dedi. Gençlerin eğitime ve mesleki gelişime yönlendirilmesinin kolektif güvenliğin anahtarı olduğunu belirten Genel Sekreter, bu vizyonun Ankara Zirvesi'nin en önemli başlığı olacağını yineledi.

ASELSAN, yapay zekayla 39 milyon dolarlık verimlilik artışı sağladı Haber

ASELSAN, yapay zekayla 39 milyon dolarlık verimlilik artışı sağladı

Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüs'teki Albert Long Hall'da düzenlenen Boğaziçi Yetenek Zirvesi'ne katılan Akyol, etkinlikte "Algoritmalar Çağında Teknoloji Yöneten İnsan" başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Akyol, konuşmasında, dünyada yılda 200 milyar dolar yapay zeka yatırımı yapılan bir dönemden geçildiğini ifade ederek, "Yapay zeka yatırımlarının çok konuşulduğu, çıktılarının yavaş yavaş bize yansımaya başladığı bir dönemdeyiz. Dolayısıyla daha büyük sonuçlara da hep beraber şahitlik edeceğiz diye değerlendiriyorum." şeklinde konuştu. ASELSAN'ın piyasa değeriyle Türkiye'nin en değerli şirketi ünvanını taşıdığına işaret eden Akyol, ayrıca Türkiye'de tek çatı altında en çok mühendis çalıştıran şirket olduğunu söyledi. "KİLOGRAM BAŞINA İHRACATIMIZ 2 BİN 200 DOLAR" Akyol, Türkiye'nin en nitelikli kadrosuyla en zor işleri yapan bir takım olduklarını belirterek, "Yaptığımız işler Türkiye'de değer gören işler. Kilogram başına ihracatımız 2 bin 200 dolar. 1 milyar doların üzerinde ihracat yaptık." bilgisini verdi. Askeri alanda bütün çipleri tasarlayabildiklerini anlatan Akyol, sivil taraf için çok büyük ölçek gerektiğini ve buradaki fırsat penceresini bir sonraki teknoloji olan kuantum çip tasarımı olarak değerlendirdiklerini ifade etti. Akyol, kuantum çiple ilgili araştırma laboratuvarları bulunduğunu, yeni teknoloji üslerinde konuyla ilgili bir laboratuvar daha kurduklarını aktararak, şöyle konuştu: "Kuantum çip dizaynı yapabilen, bunu da üretebilmeye yönelik yatırımlar yapan bir şirketiz. Aynı anda bu yüksek işlem gücünü ASELSAN'ın iç ağıyla kurmuş durumdayız. Oldukça hassas işler yapıyoruz, kapalı ağda çalışıyoruz. Türkiye'nin bilebildiğimiz kadarıyla en büyük veri merkezine sahibiz. Burada olağanüstü yapay zeka modelleriyle ürünlerimize, süreçlerimize katkı sağlamak istiyoruz." Türk ordusunun ve güvenlik güçlerinin büyük bir operasyonu yürüttüğünü ve bu alanda birikmiş verilere erişim sağlamanın kendileri için büyük avantaj olduğunu vurgulayan Akyol, "Bu avantajı ASELSAN'ın ve Türkiye'nin lehine çevirmek istiyoruz. Örneğin, SİHA'larımızdan elde edilen 100 bin saatlik kayıtlı kamera verisi var. Böyle veriye sahip olan bir ülke yok. Bunların hepsi teknoloji geliştirirken, milletimize hizmet etmek açısından da büyük imkanlar tanıyor." ifadelerini kullandı. "ASELSAN, YAPAY ZEKANIN BÜTÜN UNSURLARINI SÜREÇLERİNDE UYGULUYOR" Akyol, kendi yapay zeka modellerini geliştirdiklerini çünkü her alanın kendine özel problemleri olduğunu belirterek, "Büyük dil modelleri genel çözümler getiriyorlar. Onları işleyecek çok büyük işlemci güçleri gerekiyor ve optimizasyonda bazı verimsizliklerle karşılaşıyorsunuz. Bir alana özel bir model geliştirdiğimizde daha verimli, hızlı, gecikmesiz ve doğru işler yapıyorlar." dedi. Malzeme seçiminden insan kaynakları süreçlerine kadar birçok alanda yapay zekayı kullandıklarına işaret eden Akyol, sözlerini şöyle sürdürdü: "ASELSAN, yapay zekanın bütün unsurlarını süreçlerinde uyguluyor ve buradaki verimlilik artışının, tasarrufun, hızlanmanın bize yıllık getirisi 39 milyon dolar oldu. 730 bin saat işçilik kazancını da elde etmiş olduk. SİHA'larımızın kameralarıyla ilgili ilk ambargoyla yüzleştiğimiz dönemde kamera yapmamız 8 yıl sürdü, son kamerayı ise 3 yılda yaptık. Yapay zeka bu çalışmalara katkı veriyor, başka parametreler de var ama inovasyon döngümüz giderek hızlanıyor." Akyol, yapay zekanın insanları işsiz bırakan bir teknoloji olmadığını vurgulayarak, "Yapay zeka, iş yapısını değiştiren bir teknoloji olarak önümüzdeki dönemde yöneteceğimiz bir süreç olarak karşımıza çıkacak. Dolayısıyla dünyadaki birçok parametre bundan etkilenecek. Hep beraber bu değişimi yönetmek durumundayız." değerlendirmesinde bulundu. Yapay zekanın bir araç olduğunu ifade eden Akyol, "Ne yapacağımızı, nasıl yapacağımızı söylüyor ama neden ve nereye kısmına cevap vermiyor. Yapay zeka geminin kaptanı değildir, geminin kaptanı insandır." diye konuştu. Ahmet Akyol, ASELSAN'la yol yürümek isteyen gençlerin sayısının giderek arttığını dile getirerek, bu yıl 137 kişinin yurt dışından Türkiye'ye gelerek şirketlerinde işe başladığını bildirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.