#Avrupa

İLKHABER-Gazetesi - Avrupa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Avrupa haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dünya Kupası 1974’te Avrupa’ya döndü: Ev sahibi Batı Almanya oldu Haber

Dünya Kupası 1974’te Avrupa’ya döndü: Ev sahibi Batı Almanya oldu

Ev sahibi Batı Almanya, Franz Beckenbauer, Paul Breitner ve Gerd Müller'den oluşan kadrosuyla şampiyonluğa ulaşıp kupayı ikinci kez müzesine götürmeyi başardı. 1974 Dünya Kupası'na Avrupa'dan Bulgaristan, Batı Almanya, Doğu Almanya, İtalya, Hollanda, Polonya, İskoçya, İsveç ve Yugoslavya, Güney Amerika'dan Arjantin, Brezilya, Şili ve Uruguay, Kuzey, Orta Amerika ve Karayipler'den Haiti, Afrika'dan Zaire ve Okyanusya'dan Avustralya katıldı. Bu organizasyon, Türkiye'nin televizyondan izlediği ilk Dünya Kupası oldu. İLK FIFA DÜNYA KUPASI Daha önce Jules Rimet Kupası olarak oynanan organizasyon, Batı Almanya'da ilk kez FIFA Dünya Kupası adıyla yapılmaya başlandı. Bu turnuvada ilk kez ev sahibi takım, açılış maçını yapmadı. İlk maçta son şampiyon Brezilya ile Yugoslavya karşı karşıya geldi. Bu karşılaşma, golsüz berabere sonuçlandı. DOĞAN BABACAN TARİHE GEÇTİ Kupa tarihinde ilk kez bir Türk hakem, 1974 FIFA Dünya Kupası'nda görev aldı. Türkiye Milli Takımı'nın katılamadığı turnuvada düdük çalan Doğan Babacan, gösterdiği kırmızı kartla da tarihe geçti. Babacan'ın Batı Almanya-Şili maçında Güney Amerika ekibinden Carlos Caszely'ye gösterdiği kırmızı kart, kupa tarihindeki ilk kırmızı kart olarak tarihteki yerini aldı. BATI ALMANYA-HOLLANDA FİNALİ 1974 FIFA Dünya Kupası'nda ikinci tur gruplarını ilk sırada tamamlayan Batı Almanya ile Hollanda, finalde karşı karşıya geldi. Münih Olimpiyat Stadı'nda 75 bin 200 kişinin izlediği finalde Batı Almanya, Johan Neeskens'in 2. dakikadaki penaltı golüyle 1-0 geriye düştü. Ev sahibi ülke, 25. dakikada penaltıdan Paul Breitner ve 43. dakikada Gerd Müller'in golüyle sahadan 2-1 galip ayrılarak şampiyonluğa uzandı. Turnuvada Polonya, Brezilya'yı 1-0 yenerek dünya üçüncülüğünü kazandı. BATI ALMANYA'NIN TEK YENİLGİSİ Batı Almanya, 1974 FIFA Dünya Kupası'nda sadece bir kez mağlup oldu. Oynadığı 7 maçta 6 galibiyet elde eden "Panzerler", tek yenilgisini kupaya ilk kez katılan Doğu Almanya'dan aldı. Doğu Almanya, ilk grubun son maçında Batı Almanya'yı Jürgen Sparwasser'in golüyle 1-0 mağlup etti. 38 MAÇTA 97 GOL ATILDI 1974 FIFA Dünya Kupası'nda oynanan 38 maçta 97 gol atıldı. Maç başına 2,55 gol ortalaması tutturulan kupada Polonya, 16 golle en çok gol atan ekip oldu. Hollanda ise 15 gol kaydetti. GOL KRALI LATO Batı Almanya'daki turnuvada gol krallığını, Polonyalı forvet Grzegorz Lato elde etti. Lato, oynadığı 7 maçta rakip fileleri 7 kez havalandırdı. Bir diğer Polonyalı Andrzej Szarmach ve Hollandalı Johan Neeskens beşer golle ikinci sırayı paylaştı.

Devlet Bahçeli'den Avrupa'ya “Türkiye’ye yer gösteremezsiniz” mesajı Haber

Devlet Bahçeli'den Avrupa'ya “Türkiye’ye yer gösteremezsiniz” mesajı

MHP Lideri Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki grup toplantısında gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Ursula von der Leyen’in sözlerine tepki gösteren Bahçeli, Avrupa’nın Türkiye’ye yönelik yaklaşımını eleştirdi. “AVRUPA SİYASİ KÖRLÜK İÇİNDE” Von der Leyen, Almanya'nın Hamburg şehrinde Die Zeit gazetesinin 80. yıl etkinliğinde yaptığı açıklamada, AB'nin genişlemesini desteklediğini belirtti ve şu ifadeleri kullandı: "Avrupa kıtasını tamamlamayı başarmalıyız ki Rus, Türk veya Çin etkisine girmesin. Daha büyük ve jeopolitik düşünmeliyiz." ifadelerini kullanmıştı. Bahçeli, Avrupa’nın Türkiye’ye bakışında ciddi bir zihniyet sorunu olduğunu belirterek, “Avrupa siyasi körlük içindedir. Çifte standartlarla güven inşa edilemez” dedi. Avrupa Birliği’nin Türkiye’yi yıllardır farklı alanlarda çifte standartla değerlendirdiğini ifade eden Bahçeli, bu yaklaşımın sürdürülemez olduğunu vurguladı. “AVRUPA TÜRKİYE’SİZ YAPAMAZ” Konuşmasında Türkiye’nin stratejik önemine dikkat çeken Bahçeli, “Açıkça ifade ediyorum; Avrupa Türkiye’siz yapamaz. Güvenlikte yapamaz, enerjide yapamaz, göç yönetiminde yapamaz” ifadelerini kullandı. Bahçeli, Türkiye’nin jeopolitik konumu ve devlet aklıyla bölgesel dengelerde kilit rol oynadığını belirtti. KÜRESEL SİSTEME DİKKAT ÇEKTİ Dünyanın zorlu bir dönemden geçtiğini belirten Bahçeli, küresel sistemde çatlakların oluştuğunu söyledi. Jeopolitik gerilimlerin arttığını vurgulayan Bahçeli, bu süreçte birlik ve beraberliğin önemine dikkat çekti. 3 MAYIS MESAJI VERDİ Bahçeli, yaklaşan 3 Mayıs Milliyetçiler Günü’ne de değinerek, bu günün Türk milliyetçiliği açısından önemli bir anlam taşıdığını ifade etti. Milliyetçiliğin bir dava ve sorumluluk olduğunu belirten Bahçeli, MHP’nin bu davanın temsilcisi olduğunu söyledi. KERKÜK VE TÜRKMEN VURGUSU Konuşmasında Kerkük ve Türkmenlere de değinen Bahçeli, Türkiye’nin soydaşlarını yalnız bırakmayacağını belirtti. “Ne Kerkük’ü ne de Musul’u unuturuz” diyen Bahçeli, bölgedeki gelişmeleri yakından takip ettiklerini ifade etti. “TÜRKİYE’YE YER GÖSTEREMEZLER” Bahçeli, Türkiye’nin bağımsız bir politika izlediğini vurgulayarak, “Bize yer göstermeye kalkışanlara hadlerini bildirecek kudretimiz vardır” dedi.

Savaştan etkilenen Almanya'da hükümetten vatandaşa destek: Akaryakıta indirim, çalışana 1000 Euro ek ödeme Haber

Savaştan etkilenen Almanya'da hükümetten vatandaşa destek: Akaryakıta indirim, çalışana 1000 Euro ek ödeme

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, İran savaşı ve Hürmüz Boğazı krizi nedeniyle yükselen enerji fiyatlarının ülke ekonomisini derinden etkilediğini açıkladı. Merz, yaşanan ekonomik sorunların temelinde savaşın yattığını vurgularken, hükümetin acil önlem paketini devreye aldığını duyurdu. “EKONOMİK SORUNLARIN TEMELİ BU SAVAŞ” Berlin’de düzenlenen basın toplantısında konuşan Merz, küresel krizlerin Almanya üzerindeki etkisine dikkat çekti. ABD ile İran arasında artan gerilim ve enerji fiyatlarındaki yükselişin doğrudan vatandaşların yaşam koşullarını etkilediğini belirten Merz, şu ifadeleri kullandı: “Bu savaş Almanya’da yaşadığımız ekonomik sorunların asıl nedeni. Bu nedenle savaşın sona ermesi için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz.” KOALİSYON HÜKÜMETİNDEN ACİL EKONOMİK PAKET Koalisyon ortakları Markus Söder, Lars Klingbeil ve Bärbel Bas ile birlikte açıklama yapan Merz, artan enerji maliyetlerine karşı 1,6 milyar euroluk destek paketi üzerinde uzlaşı sağlandığını duyurdu. Alınan kararlar kapsamında: Akaryakıtta uygulanan enerji vergisi 2 ay süreyle sınırlandırılacak Benzin ve dizel fiyatlarında litre başına yaklaşık 17 cent indirim sağlanacak İşverenler çalışanlarına 1000 euroya kadar destek verebilecek Bu destekler vergi ve prim kesintisinden muaf tutulacak PETROL YENİDEN 100 DOLARIN ÜZERİNDE ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’nı abluka altına alma kararı sonrası petrol fiyatları yeniden yükselişe geçti. Küresel piyasalarda petrolün varil fiyatı 100 doların üzerine çıkarken, enerji maliyetleri Avrupa ekonomileri üzerinde baskıyı artırdı. “SAVAŞ BİTSE BİLE ETKİLERİ SÜRECEK” Merz, Pakistan’da gerçekleştirilen ABD-İran görüşmelerinin başarısız olmasının ardından sürecin uzayacağına işaret etti. Alman hükümetinin hem ABD hem de diğer taraflarla temas halinde olduğunu belirten Merz, şu değerlendirmede bulundu: “Bu uzun süreli bir süreç olacak. Savaş bitse bile ekonomik etkilerini uzun süre hissedeceğiz.” “DEVLET HER KRİZİ KARŞILAYAMAZ” Ekonomik önlemlere rağmen devletin tüm yükü üstlenemeyeceğini vurgulayan Merz, kamu kaynaklarının sınırlı olduğuna dikkat çekti. Piyasalardaki tüm dalgalanmaların devlet tarafından dengelenemeyeceğini ifade eden Merz, bütçe dengelerine işaret etti. AVRUPA’DA ORTAK HAREKET MESAJI Almanya’nın Avrupa Birliği içindeki ortaklarıyla koordineli hareket edeceğini belirten Merz, savaşın sona erdirilmesi için diplomatik çabaların sürdüğünü açıkladı. Küresel enerji krizi ve jeopolitik gerilimlerin Almanya ekonomisi üzerindeki etkisinin önümüzdeki süreçte de devam etmesi bekleniyor.

Malatyalı Türk doktor, yeni geliştirilen kalp kapakçığını kalbe yerleştirerek bir ilke imza attı Haber

Malatyalı Türk doktor, yeni geliştirilen kalp kapakçığını kalbe yerleştirerek bir ilke imza attı

Malatya'nın Darende ilçesinden göçmen işçi çocuğu olarak Almanya'ya gelen ve tıp eğitimini Hamburg ve Brüksel'de tamamlayan 54 yaşındaki Prof. Dr. Hüseyin İnce, kalp kapakçığı tedavisi ve bu alandaki başarısını anlattı. İnce, eski tür triküspit kapaklarının kalbe yerleştirildiğinde bir daha çıkarma veya müdahale imkanı vermediğini, bu nedenle yanlış müdahalede kalbin açılarak tedavi yapılması gerektiğini belirterek, "Ancak yeni geliştirilen triküspit kapakçıkları kalp içerisinde bize müdahale imkanı veriyor ve bu anlamda güvenli bir müdahale yapmamıza olanak sağlıyor." dedi. Rostock Üniversitesinde profesör olarak görev yapan ve aynı zamanda Berlin'deki Vivantes Am Urban ile Neukölln'deki Vivantes Hastanesinde kardiyoloji bölüm başkanlığını yürüten İnce, minimal invaziv kalp kapakçığı tedavisi alanındaki başarılarıyla dünya çapında öne çıkıyor. Hüseyin İnce, kalpteki triküspit kapağında rahatsızlık bulunan hastaya, ilk kez yeni tip triküspit kapak protezin minimal invaziv yöntemle yerleştirildiğini belirterek, "37 yaşındaki ileri derecede triküspit yetmezliği bulunan bir hastada başarısız bir onarım gerçekleştirilmişti. Sonrasında Triküspit Kapak Replasmanı sistemiyle dünyadaki ilk onarımı başarıyla gerçekleştirdik. Biz bu onarımı geçen 2025 Ağustos'ta yaptık. Bu, Avrupa Kalp Dergisi'nde de yayımlandı. Bu gelişmeden dolayı gururluyuz." diye konuştu. Triküspit kapağın, kasık bölgesinden, yani göğüs kafesini ameliyatla açmadan kalbe yerleştirildiğini ve orada sabitlendiğini anlatan İnce, "Bu yenilik, çok yüksek risk nedeniyle şimdiye kadar ameliyat edilemeyen çok sayıda hasta için yeni bir umut doğuruyor." ifadesini kullandı. Ardından bu yeni yöntemin diğer hastalarda da başarıyla uygulanmaya başlandığını ve dünyada bu yöntemle tedavi edilen hasta sayısının 80 olduğunu kaydeden İnce, "Almanya'da bu araştırma bakımından ilk 3 hasta bizim merkezlerimizde tedavi oldu. Hastalar çok iyi gelişme gösterdi." dedi. ÇOK YÜKSEK RİSK NEDENİYLE AMELİYAT EDİLEMEYEN HASTALAR İÇİN YENİ UMUT Triküspit kapak yetmezliğinin nefes darlığı, halsizlik ve su tutulması gibi nedenlerle yaşam kalitesini ciddi şekilde kısıtladığına, organ yetmezliğine ve ölüme yol açabildiğine işaret eden İnce, göğüs kafesi ve kalbin açılmasıyla yapılan triküspit kapak cerrahisinin birçok durumda yüksek riskler taşıdığını söyledi. Son yıllarda bu yetmezliğin tedavisine yönelik kateter girişimsel tekniklerin arttığını vurgulayan İnce, yapay kalp kapakçığının kişiye özel olarak uyarlandığını ve kasık damarından sağ kalbe, hastalıklı kapakçığa yerleştirilerek kısa bir müdahaleyle sabitlendiğini ifade etti. "KAPAKÇIĞI YENİDEN KONUMLANDIRABİLMEMİZ BÜYÜK AVANTAJ" Prof. Dr. İnce, yeni teknolojinin avantajlarını şöyle anlattı: "Bu kapakçığın en büyük avantajı, triküspit hastasına taktıktan sonra konumu iyi değilse yeniden konumlandırabilmeniz, hastaya herhangi bir risk oluşturmadan kapakçığı tamamen çıkarabilmeniz. Ve bu, benim görüşüme göre, bu triküspit kapakçığıyla daha yüksek teknoloji seviyesine atılan bir sonraki adımdır." İnce, Rostock ve Berlin'deki ekip arkadaşlarına ve bu imkanı kendilerine tanıyanlara teşekkür etti. NEFES DARLIĞI VARSA LÜTFEN DOKTORUNUZA GİDİN Hastalara tavsiyelerde de bulunan İnce, "Nefes darlığı yaşayan kişilerin mutlaka bir kardiyoloğa veya doktorlarına başvurmalarını özellikle tavsiye ederim çünkü nefes darlığı her zaman yalnızca kilo ile açıklanabilecek bir durum değildir. Elbette fazla kilonun etkisi olabilir ancak kalp sağlığının da değerlendirilmesi büyük önem taşır. Özellikle 60 yaş sonrasında bazı kalp yetmezlikleri görülebilmektedir. Sevindirici olan ise günümüzde bu durumlar için oldukça etkili tedavi seçeneklerinin mevcut olmasıdır." diye konuştu. Göçmen çocuğu olarak Almanya'da yetiştiğini belirten İnce, "Annem ve babam göçmen olarak bu ülkeye geldiler. Berlin ve Rostock'ta yürüttüğümüz çalışmalar, yalnızca mesleki bir sorumluluk değil, aynı zamanda ilk kuşak göçmen bireylere kapsamlı ve yüksek kaliteli sağlık hizmeti sunma olanağı sağlamakta. Biz, kökeni ne olursa olsun, Almanya'da başarılı olan ve ülkemizin genel başarısına katkıda bulunan her insanla gurur duyuyoruz." dedi. Yeni teknolojinin yakın gelecekte daha geniş kitlelere ulaşmasını beklediğini vurgulayan İnce, araştırmaların sürdüğünü, 3-5 yıl içinde Avrupa'da bu imkanların tüm hastalar için mümkün olabileceğini sözlerine ekledi. "DÜNYADAKİ İLK KAPAK İMPLANTASYONU VAKASIYLA PROF. İNCE, TAMAMEN YENİ YOLLAR AÇIYOR" Avrupa'nın uluslararası alanda en tanınmış kardiyologlarından ve Justus-Liebig Üniversitesi Kardiyoloji ve Anjiyoloji bölümünde görev yapan Prof. Samuel Sossalla da "(Triküspit) Dünyadaki ilk kapak implantasyonu vakasıyla Prof. İnce, tamamen yeni yollar açıyor ve Vdyne kapak implantasyonuyla dünya çapında önemli ve yeni bir kapak teknolojisi için bilimsel zemin hazırlıyor." ifadelerini kullandı. Hüseyin İnce'nin, girişimsel kardiyoloji alanında mükemmeliyetin en çarpıcı örneğini temsil ettiğini belirten Sossalla, "İnce, inovasyonları ileri taşıyor ve aynı zamanda hastalarla ve meslektaşlarla olan ilişkilerinde derin bir empatiyi koruyor. Birden fazla merkezi kapsayan etkileyici ve ekip odaklı liderliğinde, insani bütünlüğü yönetim gücüyle birleştiriyor ve böylece güven, adanmışlık ve somut dayanışma ile şekillenen bir ortam yaratıyor." değerlendirmesinde bulundu. 1000'DEN FAZLA MİTRACLİP İŞLEMİ YAPAN İLK HEKİM Kalp kapağının minimal invaziv tedavisi konusunda dünyanın en deneyimli uzmanlarından biri olan İnce, 1000'den fazla MitraClip işlemi yaparak dünyada bu alanda da ayrıca ilk hekim olarak kayıtlara geçti. Triküspit kapak yetmezliği, sağ atriyum ile sağ ventrikül arasındaki kapağın düzgün kapanmaması sonucu ortaya çıkıyor ve nefes darlığı, halsizlik ile vücutta sıvı birikimine yol açarak yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürüyor. Göğüs kafesi ve kalbin açılmasıyla yapılan triküspit kapak kalp cerrahisi ise birçok durumda çok yüksek ameliyat risklerini de beraberinde getiriyor.

AB, İtalya'nın 6 milyar avroluk programını onayladı Haber

AB, İtalya'nın 6 milyar avroluk programını onayladı

AB Komisyonu, İtalya’nın yenilenebilir hidrojen üretimini desteklemeye yönelik tedbirinin AB kamu destek kurallarıyla uyumlu bulunarak onaylandığını açıkladı. Açıklamada, söz konusu programın, AB hidrojen stratejisine ve temiz sanayi hedeflerine katkı sağlayacağı bildirildi. İtalya’nın program kapsamında yılda 200 bin ton yenilenebilir hidrojen üretimini desteklemeyi hedeflediğine işaret edilen açıklamada, programın yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilen elektrikle elektroliz yoluyla üretilen hidrojenin yanı sıra biyolojik ve termokimyasal süreçlerle üretilen hidrojeni de kapsayacağı kaydedildi. Açıklamada, desteğin çift yönlü fark sözleşmeleri aracılığıyla sağlanacağı, hidrojen için referans fiyatın rekabetçi ihale süreciyle belirleneceği belirtilerek, alternatif yakıt fiyatlarının bu referans fiyatın altında kalması halinde İtalya’nın üreticilere aradaki farkı ödeyeceği ifade edildi. Programın 31 Aralık 2029’a kadar yürürlükte kalmasının öngörüldüğüne dikkati çekilen açıklamada, "Bu yardım, ulaşım ve sanayi sektörlerinin karbonsuzlaştırılması için yenilenebilir hidrojen üretimini kolaylaştırmak amacıyla gerekli ve uygundur." ifadesi kullanıldı. AB üyesi ülkelerin kamu desteklemelerini ne şekilde sağlayacaklarını belirleme yetkisi, AB Komisyonu’nun görev alanına giriyor. Üye ülkeler, kamu desteklemelerini sadece rekabete zarar vermeyecek şekilde ve kamu yararına uygun durumlarda kullanabiliyor.

Küresel piyasalarda barış umutları yerini tedirginliğe bıraktı Haber

Küresel piyasalarda barış umutları yerini tedirginliğe bıraktı

Orta Doğu'da devam eden çatışmalar ve tansiyonun daha geniş çevrelere yayılarak bir süre daha süreceği endişeleri piyasalar üzerinde yeni bir baskı oluşturdu. Hafta başından bu yana ABD Başkanı Donald Trump ve İranlı yetkililerden gelen çelişkili açıklamalar, bölgede gerilimin süreceğine yönelik beklentileri güçlendirdi. ABD Başkanı Donald Trump dün, "İran'ın elektrik santrallerini hedef alma" kararını 6 Nisan'a kadar durdurduğunu ve müzakerelerin çok iyi gittiğini belirtse de Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyatların aksamaya devam edecek olması petrol arzına yönelik korkuları körükledi. Bu çerçevede enerji arzına ilişkin kırılganlığın sürmesi, petrol fiyatlarında yukarı yönlü risk priminin korunmasına neden oldu. Söz konusu gelişmeler küresel enflasyon risklerinin şiddetlenebileceği imasını oluşturdu. Petrol fiyatlarının yüksek seyrini korumasıyla enflasyonist baskıların artabileceğine dair öngörüler, merkez bankalarının gelecek dönemde sıkılaşma adımı atabileceğine ilişkin tahminleri güçlendirdi. Analistler, para piyasalarında ABD Merkez Bankasının (Fed) gelecek 4 toplantıda büyük ihtimalle politika faizini sabit bırakacağının öngörüldüğünü, bankanın ekim ve aralık toplantılarında ise faiz oranlarını artırabileceğine yönelik tahminlerin güç kazandığını söyledi. Devam eden enflasyon endişeleri ve Fed'in yıl genelinde şahin duruşunu koruyacağına ilişkin beklentiler, tahvil piyasalarında satış baskısının sürmesine neden oluyor. ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi, son 3 haftada geçen hafta yaklaşık 43 baz puan yükselerek yüzde 4,39'a çıkarken, bu hafta da artış eğilimini sürdürdü. Tahvilin getirisi yüzde 4,45'e kadar çıkarak yaklaşık son 8 ayın en yüksek seviyesini görmesinin ardından bir miktar dengelendi. ABD 10 yıllık tahvil faizi şu sıralarda yüzde 4,41 seviyesinde bulunuyor. Analistler, tahvil faizleri ile tahvil fiyatlarının ters yönde hareket ettiğini hatırlatarak, yükselen tahvil faizinin aslında "tahvilin fiyatının düşmesi ve tahvil satışlarının arttığı" anlamına geldiğini bildirdi. Öte yandan, Fed Başkan Yardımcısı Philip Jefferson, yüksek enerji fiyatlarını yakından takip ettiğini belirterek, mevcut fiyatların enflasyonun kötüleştirebileceğini, aynı zamanda fiyat istikrarı ve tam istihdam göreviyle yükümlü bir merkez bankası için zorlu bir durum yaratacağını kaydetti. Jefferson, tüketici ve işletme harcamalarında da yavaşlama görülebileceğini belirtti. Öte yandan Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Orta Doğu'daki gerilimin enerji fiyatlarında artışa yol açması ve tedarik zincirlerini aksatması nedeniyle 2026 için yüzde 2,9 olarak açıkladığı büyüme tahminini korudu. Ancak, bu tahmin küresel ekonominin 2025'teki yüzde 3,3 büyümesine göre önemli ölçüde düşüş anlamına geliyor. OECD, 2027'ye yönelik öngörüsünü ise yüzde 0,1 aşağı yönlü revize ederek yüzde 3'e çekti. DOLAR ENDEKSİ VE BRENT PETROL KRİTİK SEVİYELERDE KALMAYI SÜRDÜRÜYOR Bu gelişmelerin ışığında dolar endeksi 99,8 seviyesinde bulunurken, altının ons fiyatı yüzde 2,1 artışla 4 bin 470 dolardan alıcı buluyor. Petrol piyasası çatışmaların az da olsa yatışmasıyla bir miktar rahatlasa da risklerin tamamen ortadan kalkmaması aşağı yönlü fiyat hareketlerini sınırlıyor. Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,4 düşüşle 100,8 dolardan işlem görüyor. Makroekonomik veri tarafında ise ABD'de ilk kez işsizlik maaşı başvurusunda bulunanların sayısı, 21 Mart ile biten haftada 210 bine çıkmasına karşın beklentilerin biraz altında gerçekleşti. Bu gelişmelerle, S&P 500 endeksi yüzde 1,74, Nasdaq endeksi yüzde 2,38 ve Dow Jones endeksi yüzde 1,01 düşerken, ABD'de endeks vadeli kontratlar güne pozitif başladı. AVRUPA BORSALARI NEGATİF SEYRETTİ Avrupa borsaları, Orta Doğu'da beklenen ateşkesin uzamasının oluşturduğu baskılarla satıcılı bir seyir izledi. Bölgede enerji arzına ilişkin sıkıntılar enflasyon endişelerini artırırken, son bir aylık periyotta Avrupa Merkez Bankasının (ECB) gelecek dönemde atacağı adımlara yönelik beklentilerdeki belirgin değişim dikkati çekiyor. Para piyasalarında geçen ay, ECB'nin yıl sonuna kadar bir faiz indirimine gidebileceği fiyatlanırken, bu beklentiler tersine dönerek dün itibarıyla bankanın yıl genelinde toplamda 3 faiz artışı yapabileceği yönünde şekillendi. Öte yandan, Avrupa Parlamentosu (AP) üyeleri, Avrupa Birliği (AB) ile ABD arasındaki ticaret anlaşmasının onay sürecinde ilerleme kaydetti. Brüksel'de gerçekleştirilen AP Genel Kurul oturumunda ABD ile AB arasında geçen yıl uzlaşılan ticaret anlaşması görüşüldü. AP üyeleri, AB-ABD arasında varılan Turnberry ticaret anlaşmasının tarife hükümlerini hayata geçirmeyi amaçlayan yasa teklifleri konusunda AB üyesi ülkelerle yapılacak müzakerelerdeki ortak pozisyonlarını oy çokluğuyla kabul etti. Buna göre, ABD'den AB'ye ithal edilen sanayi ve tarım ürünlerinin büyük kısmında tarifeler kaldırılacak. Diğer taraftan, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşın dünyadaki herkes için "son derece ağır sonuçları" bulunduğunu belirterek "Bu savaştan çıkışa ihtiyacımız var, daha da tırmandırmamalıyız." dedi. Bu gelişmelerle, İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 1,33, İtalya'da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,71, Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 0,98, Almanya'da DAX 40 endeksi yüzde 1,5 geriledi. Yeni günde Avrupa'da endeks vadeli kontratlar karışık seyrediyor. ASYA BORSALARI KARIŞIK SEYREDİYOR Asya tarafı Orta Doğu'daki gelişmeleri takiben karışık bir görünüm veriyor. Çin'deki veriler ülkede üretici tarafında fiyat baskısının zayıfladığına işaret ederek, yatırım iştahının sınırlı da olsa artırabileceğine yönelik beklentileri artırdı. Bölgede bugün açıklanan verilere göre, Çin'de sanayi karları ocak ve şubat aylarında yüzde 15,2 artarak geçen yılın aynı dönemine göre belirgin şekilde pozitif ivmelendi. Söz konusu veri, Çin piyasalarında "deflasyon sarmalı" korkusunu bir miktar törpüledi. Öte yandan ABD'de teknoloji tarafında görülen satış baskısı yeni işlem gününde Güney Kore borsasına da taşındı. Ülkede yarı iletken üreticilerinden SK Hynix'in hisseleri yüzde 1,1, Samsung Electronics'in hisseleri yüzde 0,6 düştü. Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,2 ve Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 1 düşerken, Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,3 ve Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 0,6 yükseldi. YURT İÇİNDE FİNANSAL KESİM DIŞINDAKİ FİRMALARIN DÖVİZ VARLIK VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ TAKİP EDİLECEK Yurt içi piyasalarda da Orta Doğu'daki gelişmelere ilişkin haber akışı yakından takip ediliyor. Dün düşüş ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,83 değer kaybederek 12.727,06 puandan tamamladı. Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı nisan vadeli kontrat ise dün akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,63 azalışla 14.663,00 puandan işlem gördü. Dolar/TL, dünü 44,3390'dan tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın yüzde 0,3 üzerinde 44,4560'tan işlem görüyor. Analistler, bugün yurt içinde finansal kesim dışındaki firmaların döviz varlık ve yükümlülüklerinin, yurt dışında ise İngiltere'de perakende satışlar ve ABD'de Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 13.100 ve 13.200 puanın direnç, 12.800 ve 12.700 puanın ise destek konumunda olduğunu kaydetti. PİYASALARDA BUGÜN TAKİP EDİLECEK VERİLER ŞÖYLE: 10.00 İngiltere, şubat ayı perakende satışlar 14.30 Türkiye, ocak ayı finansal kesim dışındaki firmaların döviz varlık ve yükümlülükleri 17.00 ABD, mart ayı Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksi

Küresel piyasalar Orta Doğu gündeminde netlik arıyor Haber

Küresel piyasalar Orta Doğu gündeminde netlik arıyor

ABD Başkanı Donald Trump'ın dün, Orta Doğu'da yakın zamanda barış sağlanabileceğine işaret eden açıklamaları piyasalara nefes aldırsa da İran tarafının yaptırımlar kaldırılana kadar saldırıların süreceğine yönelik söylemleri risk algısını yeniden artırdı. Trump'ın İran'ın Hürmüz Boğazı'nı tamamen açması için tanıdığı 48 saatlik süre dün akşam itibarıyla sonlandı. Trump, ABD Savunma Bakanlığı'na, İran'daki enerji santrallerine ve enerji altyapısına yönelik her türlü askeri saldırıyı 5 günlük bir süre için erteleme talimatı verdiğini duyurdu. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ise Trump'ın açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını belirterek, "ABD ile hiçbir müzakere yapılmadı ve sahte haberler, finans ve petrol piyasalarını manipüle etmek ve ABD ile İsrail'in içine saplandığı bataklıktan kurtulmak için kullanılıyor." dedi. Söz konusu açıklamalar bölgedeki gerilimin seyrine ilişkin netlik sağlamazken, İran'ın yakın coğrafyadaki ülkeleri hedef alması ve ABD deniz kuvvetlerinin bölgede yoğunlaştığına yönelik haber akışı yakın zamanda yeni bir saldırı dalgası başlayacağı ihtimaline yönelik endişeleri artırdı. Trump'ın gerginliklerin sona erebileceğine ilişkin iyimser mesajlarıyla 100 doların altına gerileyen Brent petrolün varil fiyatı, çatışmaların sürebileceği korkularıyla yeniden 100 doların üzerine sıçradı. Orta Doğu'daki gerilimin ekonomik etkilerine yönelik değerlendirmeler sürüyor. Petrol fiyatlarındaki sert yükselişin küresel ölçekte enflasyonist baskıları artırabileceği ve ekonomik aktivitede yavaşlamaya yol açabileceğine ilişkin riskler gündemde kalmaya devam ediyor. Merkez bankalarının politika adımlarına ilişkin beklentilerde sıkılaşma ihtimali öne çıkarken, ABD Merkez Bankasının (Fed) gelecek dönem politikalarına yönelik öngörüler sık değişkenlik gösteriyor. Para piyasalarında, Fed'in faiz artırımına gidebileceğine yönelik ihtimaller zayıflarken, beklentiler bankanın politika faizini sabit bırakacağı yönünde yoğunlaşmaya başladı. Süreçte Fed yetkililerinin açıklamaları da yakından takip ediliyor. Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee, 2026 sonuna kadar faiz oranlarının düşebileceği konusunda iyimser olduğunu, ancak enflasyonun yüzde 2 hedefine doğru gittiğine dair kanıt görmesi gerektiğini söyledi. Goolsbee, Orta Doğu'daki gelişmelerin Fed'in planına engel olduğuna işaret etti. Fed Yönetim Kurulu Üyesi Stephen Miran da Fed'in savaşa ilişkin kısa vadeli değerlendirmelere dayanarak politika belirlememesi gerektiğini kaydetti. Miran, para politikası görünümünü değiştirmeden önce tüm bilgileri beklemeleri gerektiğinin altını çizerek, Fed'in geleneksel olarak petrol şoklarını göz ardı ettiğini belirtti. ALTININ ONSU DÜŞÜŞ EĞİLİMİNİ 9. İŞLEM GÜNÜNE TAŞIDI Bu gelişmelerin ışığında ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,4180 ile Temmuz 2025’ten bu yana en yüksek seviyeyi test etmesinin ardından yüzde 4,38 seviyesinde dengelendi. Dolar endeksi de 100 seviyesi civarındaki seyrini korudu. Trump'ın iyimser mesajlarla düşüş hızı yavaşlayan altının ons fiyatı günü yüzde 2 değer kaybıyla 4 bin 406 dolardan tamamlayarak gerileme eğilimini 9. işlem gününe taşıdı. Altının onsu şu sıralarda da yüzde 1,5 düşüşle 4 bin 338 dolardan işlem görüyor. Analistler, merkez bankalarının rezervlerinden altın sattığına dair haberlerin de altın fiyatlarındaki düşüşte etkili olduğunu belirtti. Bu gelişmelerle, S&P 500 endeksi yüzde 1,15, Nasdaq endeksi yüzde 1,38 ve Dow Jones endeksi yüzde 1,38 yükseldi. ABD'de endeks vadeli kontratlar güne negatif başladı. AVRUPA BORSALARI İNGİLTERE HARİÇ POZİTİF SEYRETTİ Avrupa borsalarında İngiltere hariç alış ağırlıklı bir seyir öne çıkarken, bölge genelinde enerji arzına ilişkin gelişmelere duyarlılık yüksek seviyede devam ediyor. Yükselen enerji maliyetlerinden ötürü enflasyonist baskıların artabileceği endişeleriyle bölge genelinde tahvil piyasalarında görülen yukarı yönlü baskı bir nebze azaldı. Fransa, İngiltere, Almanya ve İspanya'nın 10 yıllık tahvil faizleri sınırlı da olsa geri çekildi. Öte yandan, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, İran'ın Körfez ülkelerine yönelik saldırılarına ve Hürmüz Boğazı'nı kapatmasına tepki gösterdi. Von der Leyen, Canberra'da Avustralya Başbakanı Anthony Albanese ile görüşmesinin ardından Orta Doğu'daki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu ve "İran, mayın döşeme, insansız hava araçları ve füze saldırıları ile ticari gemi geçişlerini engellemeye yönelik diğer girişimlere derhal son vermelidir." dedi. Doğal gaz ve petrol fiyatlarındaki artışın zincirleme etkilerini hissettiklerine dikkati çeken Leyen, Orta Doğu'da çatışmaları sona erdirmek için İran'la müzakere masasına oturma zamanının geldiğini söyledi. Diğer taraftan AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Stephane Sejourne, Avrupa'nın fosil yakıtlara bağımlılığını azaltması gerektiğini söyledi. Bu gelişmelerle, Almanya'da DAX 40 endeksi yüzde 1,22, İtalya'da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,81 ve Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 0,79 yükselirken, İngiltere'de FTSE 100 endeksi ise yüzde 0,24 düştü. Avrupa'da endeks vadeli kontratlar güne karışık seyirle başladı. ASYA'DA RİSK İŞTAHI YÜKSEK Asya tarafında pozitif bir seyir hakimken, Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmelere ek olarak yatırımcılar bölgede açıklanan makroekonomik verileri değerlendiriyor. Hürmüz Boğazı'ndan Asya ülkelerine doğru yola çıkan tankerlerin engellenmediğine yönelik haber akışı enerji maliyetlerinin artmış olsa da arzın devamlılığına ilişkin iyimserliği artırarak bölge piyasalarında risk iştahını destekliyor. Bölgede bugün açıklanan verilere göre, Japonya'da enflasyon yıllık bazda 1,3 ile beklentilerin altında gerçekleşti. Ülkede çekirdek enflasyonda Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) yıllık yüzde 2 olan hedefinin altına düştü. Buna ek olarak Japonya'da imalat sanayi PMI 51,4, hizmet sektörü PMI 52,8 ve bileşik PMI 52,5 ile önceki aya göre yavaşlama gösterdi. Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,8, Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 2,7, Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 1,8 ve Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1 yükseldi. BIST 100 ENDEKSİ GÜNÜ POZİTİF KAPATTI Dün güne satış baskısıyla başlayan ve 12.632,41 puana kadar gerileyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, Trump'ın açıklamaları sonrası kayıplarını telafi etti. Endeks günü yüzde 0,92 değer kazancıyla 13.168,16 puandan tamamladı. Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı nisan vadeli kontrat ise dün akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,52 azalışla 15.395,00 puandan işlem gördü. Dolar/TL, dünü 44,3040'tan tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın yüzde 0,1 üzerinde 44,3460'tan işlem görüyor. Analistler, bugün yurt içinde finansal hizmetler güven endeksi, reel kesim güven endeksinin, yurt dışında ise dünya genelinde imalat sanayi ve hizmet sektörü PMI verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 13.400 ve 13.500 puanın direnç, 13.100 ve 13.000 puanın ise destek konumunda olduğunu kaydetti. PİYASALARDA BUGÜN TAKİP EDİLECEK VERİLER ŞÖYLE: 10.00 Türkiye, mart ayı finansal hizmetler güven endeksi 10.00 Türkiye, mart ayı reel kesim güven endeksi 10.00 Türkiye, mart ayı imalat sanayi kapasite kullanım oranı 10.00 Türkiye, ocak ayı kısa vadeli dış borç stoku 11.30 Almanya, mart ayı imalat sanayi/hizmet sektörü/bileşik PMI 12.00 Avro Bölgesi, mart ayı imalat sanayi/hizmet sektörü/bileşik PMI 12.30 İngiltere, mart ayı imalat sanayi/hizmet sektörü/bileşik PMI 16.45 ABD, mart ayı imalat sanayi/hizmet sektörü/bileşik PMI 17.00 ABD, mart ayı Richmond Fed imalat sanayi endeksi

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.