#Avrupa Birliği

İLKHABER-Gazetesi - Avrupa Birliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Avrupa Birliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

IPARD III Programı 2026 yılı çağrı takvimi yayımlandı Haber

IPARD III Programı 2026 yılı çağrı takvimi yayımlandı

Türkiye ve Avrupa Birliği (AB) tarafından ortaklaşa finanse edilen, Tarım ve Orman Bakanlığının ilgili kuruluşu Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarafından uygulanan IPARD III Programı kapsamında 2026 yılı çağrı takvimi yayımlandı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yaptığı yazılı açıklamada, 2024 yılında uygulanmaya başlanan IPARD III Programı'yla, birlikte başvuru inceleme süreçlerinin hızlandırılması ve girişimcilere kolaylık sağlanması amacıyla başlatılan yıllık çağrı takvimi uygulamasının, kararlılıkla sürdürüldüğünü bildirdi. Yayımlanan yeni takvim doğrultusunda, sadece 2026 yılında çıkılacak çağrı dönemlerinde kırsal alanlarda yaklaşık 400 milyon avro tutarında yatırımın ülke ekonomisine kazandırılmasının ve binlerce kişiye yeni istihdam sağlanmasının hedeflendiğini belirten Yumaklı, hayvansal üretimden bitkisel üretime, el sanatlarından kırsal turizme ve yenilenebilir enerjiye kadar çok geniş bir yelpazede üreticilere destek vermeye devam edeceklerini vurguladı. "IPARD III PROGRAMI İLE KIRSAL KALKINMA HAMLEMİZİ DAHA DA GÜÇLENDİRİYORUZ" TKDK tarafından 2011 yılından bu yana uygulanan IPARD Programları kapsamında, bugüne kadar 27 bin 297 tesis ve projeye reel fiyatlarla toplam 129 milyar lira hibe desteği verildiğini hatırlatan Yumaklı, bu sayede ülkeye yaklaşık 273 milyar lira tutarında yatırım kazandırıldığını ve 107 bini aşkın kişiye istihdam sağlandığını aktardı. Kırsal kalkınmada kadınların ve gençlerin rolünün hayati olduğuna dikkati çeken Yumaklı, proje seçimlerinde ilave puan verilerek ve 40 yaş altı genç yatırımcılara ek hibe oranları sağlanarak pozitif ayrımcılık uygulandığını kaydetti. Yumaklı, 241 milyon avro bütçeli IPARD III Programı 2026 Çağrı Takvimi'nin, tüm tarım kesimine hayırlı olmasını temennisinde bulunarak, "Bugüne dek 7 bin 653 kadın girişimciye 42,6 milyar lira, 14 bin 933 genç girişimciye ise 86,7 milyar lira hibe desteği sağlandı." ifadesini kullandı. Öte yandan Yumaklı, kırsal kalkınmaya 241 milyon avroluk hibe desteğine ilişkin NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, "81 ilimizin tamamına yaygınlaştırdığımız IPARD III Programı ile kırsal kalkınma hamlemizi daha da güçlendiriyoruz. 2026 yılı çağrı takvimimiz kapsamında, 4 ana başlıkta girişimcilerimizin projelerini ve hayallerini hayata geçiriyoruz. Üretimi artıran, kırsalı kalkındıran bu destek paketi ülkemize, milletimize ve tüm üreticilerimize hayırlı olsun." değerlendirmesinde bulundu. 241 MİLYON AVROLUK DESTEK DÖRT FARKLI TEDBİRİ KAPSIYOR IPARD III Programı 2026 Yılı Çağrı Takvimi'ne göre, nisanda 25 milyon avro bütçeli "Çiftlik Faaliyetlerinin Çeşitlendirilmesi ve İş Geliştirme", mayısta ise 30 milyon avro bütçeli "Tarım ve Balıkçılık Ürünlerinin İşlenmesi ve Pazarlanması ile İlgili Fiziki Varlıklara Yönelik Yatırımlar" tedbirleri için ilana çıkılacak. Haziran ayında "Tarımsal İşletmelerin Fiziki Varlıklarına Yönelik Yatırımlar" başlığında 30 milyon avroluk bir destek paketi devreye alınırken temmuzda ise Avrupa Komisyonu'ndan yetki devri alınmasının akabinde, IPARD Programı kapsamında ilk kez uygulanacak olan ve büyükşehir belediyeleri hariç yerel yönetimlerin faydalanabileceği 156 milyon avro bütçeli "Kırsal Alanda Kamu Altyapı Yatırımları" çağrısı yayımlanacak. Desteklenen sektöre göre projelerin bütçe sınırları, 5 bin avro ile 3 milyon avro arasında değişiklik gösterirken yatırımcılara yüzde 50 ile yüzde 75 hibe desteği sağlanacak. Özellikle kamu altyapı yatırımları ile paket içme suyu arıtma tesisleri, katı atık transfer istasyonları ve yenilenebilir enerji sistemleri gibi kırsalın çehresini değiştirecek projelere 3 milyon avroya kadar hibe verilebilecek.

Adana şalgamı Avrupa’dan tescil aldı, üreticinin yüzü güldü Haber

Adana şalgamı Avrupa’dan tescil aldı, üreticinin yüzü güldü

Türkiye'nin önemli gastronomi merkezlerinden Adana'da şalgam suyunun Avrupa Birliği'nden (AB) coğrafi işaret tescili alması, üreticiler tarafından sevinçle karşılandı. Türk Patent ve Marka Kurumunca 2020'de coğrafi işaret tescili alan şalgam suyu, Adana Ticaret Odası öncülüğünde yürütülen çalışmalarla AB'den de tescillendi. Şalgam suyu üreticileri, siyah havuç, şalgam turpu ve bulgur unu mayasıyla hazırladıkları içeceği, Avrupa Birliği tesciliyle çok daha fazla kişiye ulaştırmayı hedefliyor. ŞALGAM SUYUNUN İHRACATI ARTACAK Şalgam Üreticileri Derneği Başkanı Selahiddin Nas, şalgam suyunun tescillenmesini sevinçle karşıladıklarını söyledi. Tanıtım çalışmalarının meyvesini aldıklarını anlatan Nas, tescille içeceğin ününün daha da artacağını ifade etti. Nas, kentte üretimi yapılan şalgam suyunun 55 ülkeye ihraç edildiğini belirtti. Avrupa Birliği'nden alınan tescille ürünün ihracatının daha da artacağını vurgulayan Nas, şöyle konuştu: "Özellikle Avrupa ve o bölgelerde bu ürünün tanınabilmesi için böyle bir belgeye inanılmaz ihtiyacımız vardı. Sonuçta şalgam biliniyor ama Avrupa bilmiyor. Bu belge için özellikle son 3 yıldır çok büyük çabalar ve çalışmalar oldu. O çalışmaların sonucunda bu belgeyi alabildik. İçecekte Türkiye'nin AB coğrafi işaretli ilk ürünü oldu. Avrupa'da satışlarımızı en az iki veya üç kata çıkaracak. Dünyada bizim dışımızda şalgam üreten başka bir ülke yok, bilen de yok. Onun için bu belge, bize dünyanın diğer farklı ülkelerinde de önümüzü açtı. Bu belgenin olması, özellikle Amerika kıtasında, Kanada ve Japonya taraflarında önümüzü açacak." "ŞALGAMI DÜNYAYA TANITACAĞIZ" Üretici İlhan Kurnaz da şalgam suyunun kebabın yanında tüketilen vazgeçilmez bir içecek olduğunu dile getirdi. Şalgam suyunun AB'den tescil almasının ürünün yanı sıra kentin tanıtımına da büyük katkı sağlayacağını belirten Kurnaz, şöyle konuştu: "Şalgam, çok tüketilen bir içecek. Son yıllarda tüketimi daha da arttı. Doğal olduğundan dolayı insanlar tamamen şalgama yöneldiler. Şalgam suyunun Avrupa'dan tescil alması, bizim için çok iyi oldu. Eminim ki bundan sonra işlerimize çok katkı sağlayacak. Şalgamı dünyaya tanıtacağız, bundan daha iyi bir şey olamaz. Tescili aldıktan sonra satışlarımız katlar diye düşünüyorum." Kenan Konak de tescil sayesinde şalgam suyu satışlarının daha da artacağını söyledi.

AB ve bölge temsilcilerinden İran'daki gelişmelere ilişkin ortak açıklama Haber

AB ve bölge temsilcilerinden İran'daki gelişmelere ilişkin ortak açıklama

Düzenlenen video konferansın ardından yapılan ortak yazılı açıklamada, İran’ın ayrım gözetmeyen saldırıları en güçlü şekilde kınanırken, bölge halklarıyla tam dayanışma mesajı verildi. Uluslararası kurallara dayalı düzen baskı altında olsa da diyalog ve diplomasinin ilerlemek için tek uygulanabilir yol olduğuna güçlü şekilde inanıldığı belirtilen açıklamada, bölgesel istikrara olan bağlılık yinelendi. Açıklamada, sivillerin korunması ve uluslararası hukuk, uluslararası insancıl hukuk ile Birleşmiş Milletler (BM) Şartı ilkelerine uyulması çağrısında bulunuldu. AB'nin deniz savunma operasyonlarını mevcut duruma uyarlama ve güçlendirmeye açık olduğu ifade edilen açıklamada, bölgesel krizin Lübnan üzerindeki etkisi ve siviller üzerinde yarattığı ciddi sonuçlardan, özellikle büyük ölçekli yerinden edilmelerden derin endişe duyulduğu belirtildi. Açıklamada, sivillerin korunması ile Lübnan’ın egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi gerektiği vurgulanırken, AB'nin Lübnan’da yaklaşık 130 bin kişiye destek sağlamak amacıyla acil insani yardım stok ve lojistik sistemi ReliefEU'i seferber ettiği, ilk yardım uçuşunun yarın gerçekleştirilmesinin planlandığını bildirildi. Enerji altyapısına yönelik saldırıların ve Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının küresel enerji güvenliği üzerindeki etkilerinin ele alındığı bilgisine yer verilen açıklamada, bu riskleri azaltmak amacıyla Orta Doğu ortaklarıyla iş birliğinin güçlendirilmesi yollarının değerlendirildiği kaydedildi. Açıklamada, tarafların ayrıca gelişmeleri değerlendirmek ve barışın sağlanması için birlikte çalışmak amacıyla yakın temas halinde olma konusunda mutabık kaldığı aktarıldı. Görüşmeye Türkiye, Ürdün, Mısır, Bahreyn, Lübnan, Suriye, Ermenistan, Irak, Katar, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Umman'dan temsilciler katılmıştı. Türkiye'yi Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz temsil etmişti.

AB yüksek enerji fiyatlarından endişeli Haber

AB yüksek enerji fiyatlarından endişeli

AB Komisyonu sözcülerinden Anna-Kaisa Itkonen, Brüksel'de düzenlenen günlük basın toplantısında, Orta Doğu'da genişleyen çatışma ortamının enerji piyasalarına etkisine ilişkin soruları yanıtladı. Itkonen, Orta Doğu'daki çatışmanın AB'ye etkisine ilişkin soruya, "Biz enerji arz güvenliğinden çok yüksek enerji fiyatlarından endişe duyuyoruz. Bu, enerji bağımsızlığımıza ve dayanıklılığımızı güçlendirmeye odaklanmamız için mükemmel bir hatırlatma niteliğinde." cevabını verdi. İ​​​​​​thal fosil yakıtlara olan bağımlılığı azaltmak ve endüstri için fırsatlar ve büyüme sağlamak istediklerini belirten Itkonen, önceliklerinin vatandaşlar ve işletmeler için enerji faturalarını düşürmek olduğunu anlattı. Itkonen, AB'nin enerji arz çeşitlendirme stratejileri sayesinde Orta Doğu'daki çatışmanın Avrupa enerji piyasaları üzerindeki doğrudan etkisinin kısa vadede sınırlı kaldığını savundu. Avrupa'nın net enerji ithalatçısı olarak küresel piyasalara yüksek oranda bağımlı olmasına rağmen, bu duruma iyi hazırlanmış olduğunu ifade eden Itkonen, "Doğal gaz arzımız oldukça çeşitlendirilmiş durumda. Tek bir tedarikçiye bağımlılıktan, küresel tedarikçilerden boru hattı ile gaz ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tedarikine geçtik. Petrol için de aynı durum geçerli. Petrol arzımız çeşitlendirilmiş ve stratejik rezervlerle destekleniyor." diye konuştu. Itkonen, AB'nin İran'dan petrol veya doğal gaz ithal etmediğini anımsatarak, "En büyük doğal gaz tedarikçilerimiz boru hattıyla Norveç ve LNG ile ABD'dir. Dolayısıyla şu anda enerji piyasalarımızı güçlendirmeye odaklanıyoruz." ifadesini kullandı. Itkonen, "Avrupa'da yakın zamanda petrol arzı sıkıntısı yaşanmıyor. Kurallarımıza göre, tüm üye ülkelerin 90 günlük acil durum stoklarına sahip olması gerekiyor. Bu kural son enerji krizi sırasında yürürlüğe konmuştu. Bu, tüm üye ülkelerin 85 ila 90 günlük veya eşdeğer stoklara sahip olduğu anlamına geliyor." diye konuştu. AB ülkelerinin petrol stoklarını henüz Orta Doğu'daki çatışmalar nedeniyle kullanmadığını belirten Itkonen, "Üye ülkelerin petrol stoklarını serbest bıraktıklarında AB Komisyonuna bildirimde bulunmaları gerekiyor. Şu anki bilgimize göre hiçbir üye ülke bunu yapmadı." değerlendirmesinde bulundu. Itkonen, 12 Mart'ta AB üyesi ülkelerin petrol koordinasyon toplantısı yapacaklarını belirterek, "Petrol rezerv stokları konusunda bugün G7'de bir görüşme var ve sonraki adımları belirleyecekler." diye konuştu. Orta Doğu'da tırmanan jeopolitik gerilimler küresel petrol ve gaz fiyatlarını yukarı yönlü hareketlendirdi. Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 15.17 itibarıyla yüzde 11,24 artışla 103,1 dolar, Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 101,2 dolardan alıcı buldu. Avrupa'da derinliği en fazla olan Hollanda merkezli sanal doğal gaz ticaret noktası TTF'de megavatsaat başına yüzde 13,8 artarak 60,8 avrodan işlem gördü.

Avrupa Birliği sanayi düzenlemesi Borsa İstanbul otomotiv hisselerini uçurdu Haber

Avrupa Birliği sanayi düzenlemesi Borsa İstanbul otomotiv hisselerini uçurdu

Avrupa Birliği'nden (AB) gelen stratejik hamle, Türkiye otomotiv sektöründe bayram havası estirdi. Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan 'Avrupa Sanayi Hızlandırma Yasası' taslağında yer alan kritik bir detay, Türk sanayicisi için yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Taslak metne göre, belirli kriterleri karşılayan Türkiye menşeli ürünlerin "birlik içi üretim" statüsünde değerlendirilme ihtimali, özellikle Avrupa pazarına bağımlı olan otomotiv ihracatçılarını harekete geçirdi. BORSA İSTANBUL'DA OTOMOTİV RÜZGARI Küresel pazardaki belirsizliklerin azaldığına dair beklentilerle birlikte Borsa İstanbul'da otomotiv ana sanayi hisseleri endeksin üzerinde bir performans sergiledi. Türkiye'nin en büyük dış ticaret partneri olan AB ile olan ticari ilişkileri güçlendirecek bu düzenleme, yatırımcıların iştahını kabarttı. Sektör temsilcileri, bu adımın Türk otomotiv sanayisinin Avrupa tedarik zincirindeki yerini perçinleyeceğini öngörüyor. DEV ŞİRKETLERİN HİSSELERİNDE SERİ YÜKSELİŞ Pozitif haber akışıyla birlikte sektörün lokomotif şirketlerinde dikkat çeken değer artışları yaşandı. Ford Otosan hisseleri günü yüzde 3,3 primle tamamlarken, Tofaş hisselerinde yüzde 2,7'lik bir yükseliş kaydedildi. Sadece ana sanayi değil, sektörün genelinde iyimser bir tablo hakim oldu. Finansal sonuçlarını açıklayan Anadolu Isuzu yüzde 7 değer kazanırken; Doğuş Otomotiv, Karsan, Otokar, Tümosan ve Türk Traktör hisseleri yüzde 1 ile yüzde 2,5 bandında yukarı yönlü ivme kazandı. STRATEJİK SEKTÖRLERDE DÜŞÜK KARBONLU ÜRETİM ŞARTI Avrupa Sanayi Hızlandırma Yasası sadece otomotivi değil, geniş bir sanayi yelpazesini kapsıyor. Taslağa göre; alüminyum, çelik, çimento, rüzgar türbinleri ve elektrikli araçlar gibi kritik alanlarda kamu ihaleleri ve devlet destekleri için "düşük karbonlu üretim" ve "Avrupa'da üretilmiş olma" kriterleri ön plana çıkacak. Bu durum, otomotiv odaklı holdinglerin hisselerine de yansıdı; Koç Holding yüzde 1,7, Arçelik ise yüzde 1,4 oranında değer artışı yaşadı.

Şanlıurfa’da nardan ilk kez kebap yapıldı Haber

Şanlıurfa’da nardan ilk kez kebap yapıldı

Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde, Avrupa Birliği (AB) tarafından coğrafi işaretle tescillenen “Suruç Narı”, ilk kez kebap olarak hazırlandı. Bölgenin bereketli topraklarında yetişen ve aromasıyla öne çıkan nar, ustaların mangalında özgün bir lezzete dönüştürülerek vatandaşların beğenisine sunuldu. Hem yöresel ürünü tanıtmak hem de farklı bir tat ortaya koymak amacıyla hazırlanan nar kebabı kısa sürede ilgi odağı oldu. "NARIN EKŞİLİĞİ VE AROMASI ETE FARKLI BİR LEZZET KATIYOR" İlk kez nar kebabı hazırladıklarını belirten kebap ustası Mehmet Ay, hem yapım sürecini hem de içeriğini anlattı. Deneme yanılma usulüyle bu noktaya kadar geldiklerini belirten Ay, "Kebap ustasıyım, bugün misafirlerimize Suruç'un meşhur ve tescilli narından sebzeli nar kebabı yaptık, kendileri de çok beğendi. İçeriğinde tuz, pul biber, Urfa isotu, bol nar taneleri var. Kuzu kıyma kullanıyoruz ve yarı yarıya oranda kuyruk yağı ekliyoruz. İki ayrı ürün hazırlıyoruz, biri kuzu kıymadan, diğeri tavuk kıymadan. Aslında birçok deneme yanılma yöntemiyle bu aşamaya geldik. Kabuklu denedik, suyuyla kebap yapmayı düşündük. En son nar tanelerini etin içine hapsedip o şekilde pişirdik ve ortaya muazzam bir tat çıktı" dedi. Ay, narın doğal ekşiliğinin, kuyruk yağıyla harmanlanan kıyma ile dengelendiğini, Urfa isotunun ise kebaba yöresel karakter kattığını ifade etti. "HEM TATLI HEM ACI DENGESİ ÇOK GÜZEL" Nar kebabını ilk kez deneyen Ferhat Ada isimli müşteri ise lezzetten etkilendiğini belirterek, "Sebzeli nar kebabını tavsiye üzerine denedim. Daha doğrusu tavsiye üzerine geldim. İlk önce önyargılıydım ama tadına bakınca narın aromasıyla etin birleşimi gerçekten güzel. Özellikle tatlı ve acı dengesi çok iyi ayarlanmış. Arkadaşlarıma da tavsiye ediyorum" dedi. Siverek'ten özel olarak geldiğini söyleyen Hasan Altındağ da, "Suruç'un narı zaten meşhur. Nar kebabı için geldim, gayet güzel bir lezzet olmuş" ifadelerini kullandı. AB TESCİLLİ İLK VE TEK ÜRÜN Suruç narı için ilk olarak 2020 yılında Suruç Belediyesi tarafından Türk Patent ve Marka Kurumuna başvuru yapıldı. 2021 yılında coğrafi işaret tescil belgesi alınan ürün, 2023 yılında Avrupa Birliği nezdinde de tescillenerek uluslararası koruma altına alındı. Böylece Suruç Narı, Şanlıurfa'da Avrupa Birliği tarafından tescillenen ilk ürün olma özelliğini kazandı. Gastronomi alanında yeni bir yorum olarak ortaya çıkan nar kebabı, hem bölgenin marka değerini artırması hem de yöresel ürünlerin farklı sunumlarla tanıtılması açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. İlçede esnaf ve vatandaşlar, nar kebabının Suruç'a özgü yeni bir lezzet olarak menülerde kalıcı yer edinmesini bekliyor.

Von der Leyen: ABD’nin ilave gümrük vergileri hata, AB birlik içinde yanıt verecek Haber

Von der Leyen: ABD’nin ilave gümrük vergileri hata, AB birlik içinde yanıt verecek

Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, ABD'nin Avrupalı ülkelere yönelik ilave gümrük vergisi kararının bir hata olduğunu belirtti. Von der Leyen, İsviçre'nin Davos kasabasında gerçekleştirilen Dünya Ekonomik Forumu'nda (WEF) konuştu. Grönland'a ilişkin gelişmeler hakkında değerlendirmelerde bulunan von der Leyen, Arktik bölgesinin güvenliği konusunda Avrupa'nın çok kararlı bir tutum sergilediğini, aynı zamanda bu konuda ABD ile aynı hedefleri paylaştıklarını ifade etti. "İLAVE GÜMRÜK VERGİLERİ HATADIR" Von der Leyen, "Arktik güvenliğinin ancak birlikte sağlanabileceğine inanıyoruz. Bu nedenle özellikle uzun yıllara dayanan müttefikler arasında önerilen ilave gümrük vergileri bir hatadır. AB ile ABD, geçen temmuz ayında ticaret anlaşması üzerinde mutabakata varmıştır. Siyasette de iş dünyasında olduğu gibi, anlaşma anlaşmadır. Dostlar el sıkıştığında bunun bir anlamı olmalıdır." uyarısında bulundu. ABD'nin adil olmayan adımlarının tarafları bir sarmala sürüklemesinin "hasımlara hizmet" edeceğini kaydeden von der Leyen, "Bu nedenle vereceğimiz yanıt sarsılmaz, birlik içinde ve orantılı olacaktır." vurgusunu yaptı. ARKTİK GÜVENLİĞİNİ MERKEZE ALAN DESTEK PAKETİ Diğer taraftan stratejik bir tutum da sergileyeceklerini dile getiren von der Leyen, Arktik güvenliğini merkeze alan bir destek paketi üzerinde çalıştıkları bilgisini verdi. Von der Leyen, bu çerçevede ilk olarak Grönland ve Danimarka Krallığı ile tam dayanışma içinde olduklarını kaydederek, "Topraklarının egemenliği ve bütünlüğü müzakere edilemez." dedi. İkinci olarak, Grönland’da büyük ölçekli bir Avrupa yatırım hamlesi üzerinde çalıştıklarını aktaran AB Komisyonu Başkanı, yerel ekonomi ve altyapıyı desteklemek için ortak çalışmalar yürüteceklerini kaydetti. Von der Leyen, üçüncü olarak, daha geniş Arktik güvenliği kapsamında ABD ve tüm ortaklarla birlikte çalışacaklarını duyurdu. Dördüncü olarak, tüm bölgesel ortaklarla birlikte çalışarak ortak güvenliği güçlendirmek gerektiğini belirten von der Leyen, "Son olarak, Avrupa’nın karşı karşıya bulunduğumuz yeni güvenlik mimarisine ve gerçeklere uyum sağlaması gerektiğine inanıyorum. Bu nedenle Avrupa, bu yılın ilerleyen dönemlerinde yayımlanması planlanan bir güvenlik stratejisi hazırlamaktadır. Bunun bir parçası olarak Arktik stratejimizi de güncelliyoruz. Bu stratejinin merkezinde ise temel bir ilke yer alacak. Egemen halklar kendi geleceklerine kendileri karar verir." mesajını verdi. "JEOPOLİTİK SARSINTILAR AVRUPA İÇİN FIRSAT TEŞKİL ETMELİDİR" Von der Leyen, "Jeopolitik sarsıntılar Avrupa için fırsat teşkil etmelidir. Benim görüşüme göre bugün içinden geçtiğimiz bu sarsıcı değişim, yeni bir Avrupa bağımsızlığı biçimini inşa etmek için bir fırsat, hatta bir zorunluluktur. Bu ihtiyaç ne yeni ne de son gelişmelere verilmiş bir tepkidir, çok daha uzun süredir var olan yapısal bir zorunluluktur." diye konuştu. Avrupa'nın bağımsızlığından bahsettiğinde ilk olarak tepkili yaklaşımlarla karşılaştığını ancak bir yıldan kısa sürede bu konuda uzlaşı oluştuğunu belirten von der Leyen, değişimin hızı ve neredeyse tahayyül edilemeyecek ölçekte olmasının bu süreci tetiklediğini dile getirdi. Von der Leyen, Avrupa'nın çok hızlı harekete geçtiğini, enerji ve ham maddelerden savunma ve dijitale kadar pek çok alanda hızlı ilerlediğini kaydetti. "NOSTALJİ ESKİ DÜZENİ GERİ GETİRMEYECEK, AVRUPA DA KALICI BİÇİMDE DEĞİŞMELİDİR" AB Komisyonu Başkanı, "Elbette nostalji insan hikayesinin bir parçasıdır ancak nostalji eski düzeni geri getirmeyecek. Zaman kazanmaya çalışmak ve her şeyin yakında eski haline döneceğini ummak, sahip olduğumuz yapısal bağımlılıkları ortadan kaldırmayacaktır. Dolayısıyla demek istediğim şudur: Eğer bu değişim kalıcıysa, Avrupa da kalıcı biçimde değişmelidir. Bu fırsatı değerlendirme ve yeni, bağımsız bir Avrupa inşa etme zamanıdır." mesajını verdi. Avrupa’nın güvenlikten ekonomiye, savunmadan demokrasiye kadar her alanda bağımsızlık yönündeki hamlesini hızlandırması gerektiğini yineleyen von der Leyen, "Bu süreçte dostlarımız ve ortaklarımızla diyalog içinde olmalı, gerektiğinde hasımlarla da iletişim kurabilmeliyiz. Asıl mesele şudur, dünya kalıcı biçimde değişti ve bizim de bu değişime ayak uydurmamız gerekiyor." diye konuştu. AVRUPA HER ZAMAN DÜNYAYI TERCİH EDECEK Avrupa'nın büyüme merkezleri ve yüzyılın ekonomik güçleriyle iş yapmak istediğini de dile getiren von der Leyen, Latin Amerika’dan Hint-Pasifik’e ve ötesine kadar uzanan bu coğrafyalarda Avrupa'nın "her zaman dünyayı tercih edeceğini" ve dünyanın da Avrupa’yı seçmeye hazır olduğunu savundu. Von der Leyen, AB ekonomisini risklerden arındırmaya ve tedarik zincirlerini çeşitlendirmeye önem verdiklerini anlattı. Avustralya ile yeni bir serbest ticaret anlaşması üzerinde çalıştıklarına işaret eden von der Leyen, Filipinler, Tayland, Malezya, Birleşik Arap Emirlikleri gibi birçok ülkeyle de görüşmelerde ilerleme sağladıklarını söyledi. Von der Leyen, "Davos'tan hemen sonra Hindistan'a gideceğim. Hala yapılacak işler var. Tarihi bir ticaret anlaşmasının eşiğindeyiz. Bazıları buna bütün anlaşmaların en büyüğü diyor. Bu anlaşma 2 milyar insanlık bir pazar yaratacak ve küresel GSYH'nin neredeyse dörtte birini oluşturacak." ifadelerini kullandı. "AVRUPA, UKRAYNA'NIN GELECEĞİNE SARSILMAZ BİÇİMDE BAĞLI" Rusya-Ukrayna Savaşı'nın gelecek ay 4'üncü yılına gireceğine işaret eden von der Leyen, Rusya'nın geri adım atmadığını, pişmanlık belirtisi göstermediğini, barışa yanaşmadığını anlattı. Von der Leyen, ABD Başkanı Donald Trump'ın barış sürecini ilerletmedeki rolünü kabul ettiğini, bu konuda ABD ile yakın işbirliği içinde çalışacaklarını ifade etti. Barış için Ukrayna'nın güçlü bir konumda olması gerektiğini aktaran von der Leyen, "Bu nedenle Ukrayna'ya 2026 ve 2027 yılları için 90 milyar avroluk bir kredi sağlamaya karar verdik." dedi. Von der Leyen, Ukrayna'ya sağlanacak destekle ülkenin savunma yeteneklerini güçlendireceklerini ve temel hizmetlerin devamını sağlayacaklarını söyledi. "Avrupa'nın Ukrayna'nın güvenliğine, savunmasına ve geleceğine sarsılmaz biçimde bağlı" olduğunu vurgulayan von der Leyen, Rusya'ya ait varlıkları kalıcı olarak dondurduklarını ve bunları kullanma haklarını saklı tuttuklarını belirtti.

AB'den 'ABD'nin gümrük tarifelerine karşılık' hamlesi Haber

AB'den 'ABD'nin gümrük tarifelerine karşılık' hamlesi

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu sözcülerinden Olof Gill, Brüksel'de AB Komisyonunun günlük basın toplantısında, ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'a destek sağlayan ülkelere ilave gümrük vergisi uygulama kararına ilişkin açıklamalarda bulundu. Grönland ve Danimarka Krallığı'nın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü koruma taahhütlerinde kararlı olduklarını vurgulayan Gill, stratejik, ekonomik ve güvenlik çıkarlarını her zaman koruyacaklarını belirtti. Gill, AB ülkelerinin liderleri arasında bu konuda yoğun istişarelerin devam ettiğini, 22 Ocak'ta Brüksel'de olağanüstü zirve düzenleneceğini, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de dahil olmak üzere AB liderlerinin önceliğinin, gerilimi tırmandırmamak, diyalog kurmak ve gümrük vergilerinin uygulanmasından kaçınmak olduğunu ifade etti. Gümrük vergilerinin Atlantik'in her iki yakasındaki tüketicilere ve işletmelere zarar vereceğine dikkati çeken Gill, "Tehdit edilen gümrük vergilerinin uygulanması durumuna karşı AB'nin elinde araçlar bulunmaktadır. AB, yanıt vermeye hazırdır. AB'nin ekonomik çıkarlarını korumak için gerekli her şeyi yapacağız." değerlendirmesinde bulundu. Gill, AB'nin ülkelerin ekonomik baskı uygulamasına yanıt vermek için tasarladığı "Zorlama Karşıtı Aracı"nın hep masada olduğuna işaret etti. "Zorlama Karşıtı Aracı" ile AB, ABD'ye karşı çeşitli ekonomik önlemler alabiliyor. Bu kapsamda ABD şirketlerinin Avrupa pazarına erişimi engellenebiliyor, şirketlerin ticari lisansları ile kamu ihalelerine erişimleri sınırlanabiliyor. Öte yandan, çeşitli kaynaklarda AB'nin ABD'ye 93 milyar avroluk gümrük vergilerini içeren başka bir misilleme paketi üzerinde çalıştığı ifade ediliyor. ABD Başkanı Trump, 17 Ocak'ta Grönland ile ilgili tartışmalarda dünya barışının tehlikede olduğunu savunarak, ülkesinin Grönland'ı almasına karşı çıktıkları gerekçesiyle Danimarka, Norveç, İsveç, Fransa, Almanya, İngiltere, Hollanda ve Finlandiya'ya gümrük vergileri getireceğini açıklamıştı. Bu 8 Avrupa ülkesi için 1 Şubat 2026'dan itibaren yüzde 10 gümrük vergisi uygulanacağını, 1 Haziran 2026'dan sonra vergi oranının yüzde 25'e çıkarılacağını belirten Trump, Grönland'ın tamamen ve eksiksiz satın alınmasına ilişkin anlaşmaya varılana kadar oranın böyle kalacağını bildirmişti. Trump'ın açıklamalarına AB liderleri ve Avrupa ülkelerinden tepki gelmişti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.