#Avukat Açelya Güneş Can

İLKHABER-Gazetesi - Avukat Açelya Güneş Can haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Avukat Açelya Güneş Can haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Av. Açelya Güneş Can: Kadına yönelik şiddet ve cinayetlerin artmasının sebebi cezasızlık politikalarıdır Haber

Av. Açelya Güneş Can: Kadına yönelik şiddet ve cinayetlerin artmasının sebebi cezasızlık politikalarıdır

8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Avukat Açelya Güneş Can, kadına yönelik şiddet, kadın hakları ve İstanbul Sözleşmesi hakkında İlkhaber Gazetesi’ne önemli değerlendirmelerde bulundu. Av. Güneş Can, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmenin kadınlar için büyük bir kırılma noktası olduğunu, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un etkin uygulanmamasının, kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerinde artışa neden olduğunu belirtti.  Av. Güneş, kadınların şiddet durumunda başvurabilecekleri hukuki yollar hakkında da bilgi verdi ve KADES uygulamasının bu mücadeledeki önemli araçlardan biri olduğunu ifade etti. “Kadınların hak mücadelesi, insan hakları mücadelesinin temel taşıdır” 8 Mart’ın tarihine dikkat çeken Av. Açelya Güneş Can, “Bu sorununu doğru bir şekilde cevaplanması için önce 8 Mart’ın tarihine bakalım isterseniz. Şöyle ki; 168 yıl önce New Yokta tekstil fabrikasında çalışan kadın işçiler ağır çalışma şartlarını protesto etmek ve eşit işe eşit ücret gibi insanca yaşama ve çalışma koşullarına sahip olabilmek adına bir eşitlik mücadelesi başlattılar. 129 dokuma işçisi kadın bu insanca yaşam hakkı ve eşitlik taleplerinin bedelini, atölyelerinde çıkarılan yangında kilitli kapılar ardında can vererek ödediler. Bundan yıllar sonra, "Zincirlerinizden başka kaybedecek bir şeyiniz yok, fakat kazanacağınız koca bir dünya var" diyen bir başka kadın Clara Zetkin 8 Mart'ın Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak kutlanmasını önererek kadınların mücadelesini tarihin sayfalarına yazdırdı. İşte tam da bu noktada görüyoruz ki; kadınların temel hak ve özgürlükler mücadelesinin tarihi, insan hakları mücadelesi tarihidir. İnsanca çalışma koşulları ve eşit işe eşit ücret amacıyla başlayan bu mücadele, daha sonraki yüzyıllarda hatta ve hatta günümüzde cinsiyete dayalı ayrımcılığın ortadan kaldırılması mücadelesine dönüşmüştür. 168 yıl önce aynı kadınlar hakları için ve aynı şekilde toplumdaki yerleri için bugün olduğu gibi canları pahasına mücadele etmişlerdir. Bu sebeple 8 Martlar kadınların hak mücadelesinde önemli bir başlangıç cinsiyet eşitliği için önemli bir mihenk taşıdır” diye ifade etti. "İstanbul Sözleşmesi, kadına şiddete karşı en kapsamlı sözleşmeydi" Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerine dair değerlendirmelerde bulunan Av. Açelya Can Güneş, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmenin kadınlar açısından büyük bir kırılma noktası olduğunu belirterek şunları söyledi: “İstanbul Sözleşmesi imzacısı olan taraf devletlere kadın yönelik şiddeti önleme, şiddete uğrayanları koruma ve failleri cezalandırma yükümlülükleri getirmektedir. Kadına yönelik şiddet ve ev içi şiddet konusunda en kapsamlı ve yol gösterici sözleşme olan İstanbul sözleşmesi, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini ortadan kaldırmak için imzacısı devletlere ayrıntılı politikalar da sunmaktadır. İstanbul Sözleşmesinden çekilme devletin kadına yönelik şiddeti önlemeye ilişkin taahhütlerinden sorumlu olmayacağı anlamına gelmektedir. Bu durum da haliyle failleri cesaretlendirerek şiddetin artmasına yol açmaktadır. Mevcut iktidar İstanbul Sözleşmesi’nden çekinilmesini 6284 sayılı Kanun var o bize yeter diyerek açıklamıştı. Ancak geldiğimiz noktada 6284 sayılı Kanun’da tartışmaya açılmış ve etkin uygulanması engellenmiştir.  Bu da bizlere şunu gösteriyor aslında: İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmek bizler için ifade ettiğim gibi bir kırılma noktasıydı. İstanbul Sözleşmesinde taraf devletlerden biriyken bir gecede tek adamın kararıyla çekilindi. Bu aslında kadınlar için bana kalırsa ciddi bir kırılma noktasıydı. Sözleşmeden bir gecede çekilme, siyasal erkin kadına yönelik şiddeti önlemeye ilişkin yükümlülüklerinden sorumlu olmaması anlamına gelmektedir. Bu durumun uzantısı olarak da zaman içerisinde faillerin cesaretlendirildiğini ve şiddetin arttığını gözlemledik.” “6284 Sayılı kanunun etkin uygulanmaması, kadına yönelik şiddet ve cinayetleri artırıyor”  Kadına yönelik şiddeti önlemede en önemli yasal düzenlemelerden biri olan 6284 sayılı kanunun etkin bir şekilde uygulanmadığını ifade ederek, “Bunun yanında 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un sürekli olarak tartışmaya açılması ve etkin bir şekilde uygulanmaması da kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebeplerindendir. Ayrıca cezasızlık politikası bu işin başlıca diğer sebeplerinden birisidir. Şiddet uygulayıcısı yaptığı şeyin sonucunda “başıma çok bir şey gelmez ya da biraz yatar çıkarım” düşüncesiyle hareket etmektedir. Sadece şubat ayında yani sözüm ona aile yılının ikinci ayında 16 kadın öldürüldü” dedi. “Kadınlara yönelik şiddetin önlenmesi için toplumsal zihniyet dönüşümü şart” Av. Açelya Can Güneş ülkede kadınların uğramış olduğu ayrımcılığı, fiziksel ve psikolojik şiddeti önlemek adına alınabilecek durumlara değinerek şunları söyledi: “Öncelikle kadını özgür ve eşit birey olarak görmeyen zihniyetin ve bu zihniyetin beslediği gittikçe de güç kazanan toplumsal bakış açısının değiştirilmesi alınacak tüm önlemlerin temelidir diye düşünüyorum.  Toplumsal cinsiyet eşitsizliği hayatın her alanında kadına yönelik ayrımcılığa ve şiddete, kadın cinayetlerine neden olmaya devam etmektedir. Bu sebeple özellikle aile içinden başlayarak kamusal alana yayılan cinsiyet ayrımcılığına ve eşitsizliğe neden olacak politikaların sonlandırılması gerekmektedir. Özellikle cezasızlık politikası, kanunların caydırıcılık özelliğini ortadan kaldırır ve failler cezasız kaldıkça suçun tekrarlanması teşvik edilmiş olur. Bu sebeple yasaların etkin şekilde uygulanması, siyasal erkin güttüğü cezasızlık politikasının bir an önce son bulması gerekmektedir.” Kadınlar şiddete karşı hangi hukuki yollara başvurabilir? Kadınların uğradığı şiddete karşı kullanabileceği hukuki yollara değinen Av. Güneş, “6284 Sayılı Kanun’dan yararlanarak koruyucu ve önleyici tedbirlere başvurabilirler. Örnek verecek olursak, şiddet uygulayana karşı uzaklaştırma kararı almak, iletişim araçlarıyla rahatsız etmesini engelleme, kişisel bilgilerini gizleme, yine şiddet uygulayıcısının silahına el koydurtmak ki bu jandarma, polis için de geçerlidir, kişiden korunmak amacıyla yakın koruma talep etmek, gibi önlemler alınabilir. Yine aynı şekilde, geçici maddi yardım talep etmek, geçici velayet talep etmek, geçici genel sağlık sigortasına başvurmak, tedbir nafakası talep etmek ve müşterek konuta şerh koydurtmak gibi önlemler alınabilir.  En yakın karakola, jandarmaya, ŞÖNİM’e, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İl Müdürlüğü’ne, savcılığa, kaymakamlığa, valiliğe, aile mahkemesine, belediyelere ve STK’lara başvurabilirler. Bunun yanında KADES uygulamasından da faydalanabilirler” dedi. “2024 Yılında hayatını kaybeden 394 kadının faillerinin %74’ü tanıdığı erkeklerdi” Av. Güneş, kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerinde verilen cezalar hakkında konuşarak, “Ocak ayında 33 kadın Şubat ayında ise 16 kadın öldürüldü. 2024 yılına baktığımızda 394 kadın öldürüldü. Ve bu kadınların yüzde 74’ü aileleri tarafından öldürüldü. Yani tanıdığı bildiği erkek tarafından öldürüldü. Az önce cevapladığım gibi cezasızlık politikasından bir an önce vazgeçilmelidir. Şu anda Türkiye’de bir cezasızlık kültürü var çünkü. Suçlular yargılanmıyor ya da hak ettikleri cezaları almıyorlar” şeklinde konuştu. "KADES, kadınlar için hayati önem taşıyor" KADES uygulamasının doğru kullanıldığında etkili bir sistem olduğunu vurgulayan Av. Güneş, “KADES’te iki önemli nokta var. Uygulamayı öncelikle güncellemesi gerekiyor. İkincisi ise konumu doğrulamanız lazım. İki önemli şeyi yaptıktan sonra uygulama çok güzel çalışıyor. 3-5 dk. içerisinde polis ekipleri geliyor. Polis ekipleri geldiği zaman siz hiçbir şey ispatlamak zorunda değilsiniz. KADES uygulaması güzel çalışıyor. KADES uygulaması şiddeti önlemede güzel bir uygulama. Kadınlar için KADES uygulaması hayati önem taşıyor. Biz sokakta yürürken, işe giderken, eve giderken tanımadığımız birisi tarafından da öldürülebiliriz, tacize uğrayabiliriz” diye ifade etti. "Kadınların haklarını bilmesi için mücadele ediyoruz" Av. Güneş, “Türkiye’de kadınların haklarını yeterince bildiklerini düşünüyor muyum? Düşünmüyorum. Ancak bunun için başta bir kadın sonrasında bir avukat olarak diğer kadın mücadele arkadaşlarımızla beraber elimizden geleni yapıyoruz. Mahalle mahalle, ilçe ilçe gezerek anlatmaya çalışıyoruz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.