# Ayhan Barut

İLKHABER-Gazetesi - Ayhan Barut haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ayhan Barut haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Barut: Umudu ve dayanışmayı büyüteceğiz, hep beraber başaracağız Haber

Barut: Umudu ve dayanışmayı büyüteceğiz, hep beraber başaracağız

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Ayhan Barut, Ramazan Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımlayarak, vatandaşların aydınlık ve mutlu yarınlarda bayram tadında günler yaşaması için mücadeleyi büyüttüklerini belirtti. Barut, “Dayanışmayı güçlendirerek hep birlikte nice güzel bayramlara kavuşacağız. Ramazan Bayramımız kutlu olsun. Herkese iyi bayramlar!” dedi. “BAYRAM, HOŞGÖRÜ VE DAYANIŞMAYI PEKİŞTİREN ÖZEL GÜNLERDİR” Halkın derin bir açlık, yoksulluk ve sefaletle karşı karşıya kaldığını belirten Barut, “Elbette bayramlar, paylaşmanın, dayanışmanın, hoşgörünün ve toplumsal birlikteliğin güçlendiği, kırgınlıkların geride kaldığı çok özel günlerdir. Bunun anlamına uygun olarak biz de insanca yaşam için mücadelemizi sürdürüyor, halkımızın desteğiyle başaracağımızı tekrarlıyoruz. Bu duyguyla bayramın ülkemize sağlık, huzur ve bereket getirmesini diliyoruz” diye konuştu. “VATANDAŞLARIMIZ GEÇİM KAYGISIYLA BAYRAMI KARŞILIYOR” Büyüyen ekonomik ve siyasi krizin toplumda olumsuz etkiler yarattığına dikkat çeken Barut, şunları söyledi: “Ülkemizde emeklilerden çiftçilere, işçilerden esnafa, memurlardan işsizlere toplumun tüm kesimleri derin bir yoksulluk, geçim sıkıntısı ve geleceğe dair kaygılarla yaşam mücadelesi veriyor. Artan hayat pahalılığı, fahiş fiyat artışları, yüksek enflasyon ve ağırlaşan faiz yükü vatandaşlarımızın alım gücünü ciddi biçimde düşürmüş, bayram sevincinin yerini geçim kaygısı almıştır. Bugün pek çok vatandaşımız için bayram sofrasını kurmak, çocuklarına bayramlık almak, torunlarına harçlık verebilmek bile neredeyse imkansız hale gelmiştir. Bu karanlık düzenin üstesinden gelmenin yolu, mücadeleyi ve toplumsal dayanışmayı büyütmekten geçiyor. Bu bayramın, sorunlarımızı daha güçlü bir birliktelikle çözme iradesini büyüten bir dönüm noktası olmasını temenni ediyoruz. Mücadeleyi büyütürken herkese umudu ve dayanışmayı çoğaltma çağrısı yapıyoruz. Mübarek Ramazan Bayramı’nın ülkemizde dayanışmayı, umudu ve kardeşliği büyütmesi temennisiyle herkesin bayramını bir kez daha kutluyoruz.”

Barut: Denetimli serbestlik uygulaması yeniden ele alınmalı Haber

Barut: Denetimli serbestlik uygulaması yeniden ele alınmalı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Ayhan Barut, infaz düzenlemeleri konusunda yetkililere çağrıda bulunarak, denetimli serbestlik uygulamasının yeniden ele alınması gerektiğini vurguladı. Meclis Genel Kurulu’nda konuyu gündeme taşıyan Barut, kısa süreli hapis cezalarında uygulanan “1 ay kapalı, 3 ay açık cezaevi” sisteminin, önceki esnek uygulamaların yerini alarak aile düzeni ve çalışma hayatı üzerinde mağduriyet yarattığını belirtti. Konuyu Meclis Genel Kurulu'na taşıyan Ayhan Barut, "Yakın zamanda çıkarılan yargı paketinde, kısa süreli hapis cezalarında, 'cezasızlık algısını ortadan kaldırmak' amacıyla uygulanan zorunluluk, bir sorun yarattı. Buna göre '1 ay kapalı ve 3 ay açık cezaevi infazı' uygulaması, kısa süreli ceza alan kişileri mağdur etti. Önceki uygulamada denetimli serbestlik ve cezaevi kurullarının iyi hal kapsamında değerlendirilebilen cezaları, bu düzenleme nedeniyle zorunlu kapalı ceza infazına dönüştü. Aile düzeni ve çalışma hayatı üzerinde mağduriyetler oluşturdu" şeklinde konuştu. “DENETİMLİ SERBESTLİK DAHA ESNEK OLMALI” Denetimli serbestlik sisteminin ölçülü ve esnek biçimde yeniden ele alınması talebini dile getiren Ayhan Barut, Adalet Bakanlığına konu hakkında çağrıda bulunarak, "Kısa süreli cezalar bakımından denetimli serbestlik sisteminin daha esnek ve ölçülü şekilde düzenlenmesi gerek. Böylece hem infaz hukukunun temel ilkelerine daha uygun olacak hem de kamuoyunda oluşan mağduriyet algısını önemli ölçüde giderecektir. Bu konuda yapılacak bir düzenlemenin herkes açısından olumlu olacağını düşünüyoruz" diye konuştu.

Barut: Mazotta vergiyi kaldırın, gübrede hibe desteği verin Haber

Barut: Mazotta vergiyi kaldırın, gübrede hibe desteği verin

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından gübre ve mazot fiyatlarında yaşanan artışın tarımsal üretimi ve çiftçiyi zor durumda bıraktığını söyledi. Savaş nedeniyle ortaya çıkan fahiş zamlar ve arz sıkıntısının üreticiyi olumsuz etkilediğini belirten Barut, mazotta vergilerin kaldırılmasını, gübrede ise çiftçilere hibe desteği verilmesini için çağrıda bulundu. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda söz alan Barut, “ABD ve İsrail’in İran’a yönelik vahşi saldırılarının etkilerini maalesef ülkemizde de hissediyoruz. Çiftçimizin en temel girdilerinden biri olan mazot ve gübrede fahiş zam ve acı tablo ortada. Mazot ve gübrede maalesef dışa bağımlıyız. Rusya-Ukrayna Savaşı, daha öncesinde salgın döneminde yaşadıklarımız maalesef iktidarın aklını başına getirmedi” dedi. “GÜBRE VE TOHUMDA ÇİFTÇİMİZE HİBE DESTEKLERİ VERİN” Tarımsal üretim ve çiftçinin savaş nedeniyle yine zorda olduğunu bildiren Barut, "Savaş nedeniyle şimdi yine acı reçeteyle karşı karşıyayız. Mazot fiyatları uçtu gitti. Bahar vakti gübrede fiyat artışları son 10 günde yüzde 20'yi geçti. Ürenin tonu 30 bin, DAP'ın tonu 35 bin lirayı aştı. Çiftçinin perişan halini görün. Yerli üretimi ve üreticiyi gözetin. Mazotta KDV ve ÖTV'yi kaldırın. Gübre ve tohumda çiftçimize hibe destekleri verin. Bu yangını derhal söndürün" diye konuştu.

Barut: Savaş ve jeopolitik kriz tarımı ve gıda güvenliğini sarsıyor Haber

Barut: Savaş ve jeopolitik kriz tarımı ve gıda güvenliğini sarsıyor

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, savaş ortamı ve kriz döneminde üretim ve üretici odaklı ulusal tarım politikalarının daha güçlü, planlı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması gerektiğini söyledi. İran'a yönelik saldırıların ardından Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasıyla mazot fiyatlarındaki fahiş artış ve gübrede yaşanan krize dikkat çeken Barut, "Tarımsal üretimin en büyük girdilerinden mazot ve gübrede Türkiye'nin çok büyük ölçüde dışa bağımlı olması riski büyütüyor. İthalat odaklı politikalar yerine yerli üretimin desteklenmesi, üretimi ve üreticiyi gözeten bir modelle tarım ve ekonomi politikalarının düzenlenmesi şarttır. Aksi takdirde ulusal gıda egemenliğimiz de büyük riske girecektir" dedi. “SAVAŞ VE JEOPOLİTİK KRİZ TARIMI VE GIDA GÜVENLİĞİNİ SARSIYOR” ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ardından bölge ülkelerine de yayılan savaş ortamının etkilerine değinen Ayhan Barut, "Savaş ortamı ve her gün daha da artan jeopolitik gerilimler, enerji arzındaki belirsizlikler, uluslararası ticaret hatlarında yaşanan riskler, gıda güvenliği ve tarımsal üretim konusunu dünya gündemini sarsıyor. Enerji ve petrol taşımacılığı açısından kritik öneme sahip olan Hürmüz Boğazı gibi stratejik geçiş noktalarında yaşanan kriz, tarımsal üretim açısından da mazot ve gübre maliyetlerini doğrudan etkileyerek küresel krizi büyütüyor. Türkiye'de zaten çok uzun süredir tarımsal üretim ve çiftçilerimiz büyük sorunlarla boğuşuyor. Sürekli artan girdi maliyetleri, yüksek enflasyon, borçlar ve ürün fiyatlarındaki düşüşler gibi yakıcı sorunlarla uğraşıyor. İşte bu nedenle özellikle mazot ve gübrede büyük ölçüde dışa bağımlılık savaş ve küresel krizlerin etkisini daha da büyütüyor" diye konuştu. “TARIMSAL ÜRETİMDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK İÇİN HIZLI ADIMLAR ATILMALI” Sürdürülebilir tarımsal üretim için yetkilileri adım atmaya çağıran Barut şunları söyledi: "Tarımsal üretimde sürdürülebilirliğin sağlanması ve çiftçilerin üretimde kalabilmesi için finansman ve piyasa düzenleyici mekanizmaların önemi büyük. Ancak üreticiye destek için kurulmuş bankalar ve kooperatifler maalesef işlevini tam olarak yerine getirmiyor. Mevcut desteklerin de artan maliyetler karşısında gerilemesi ve yetersizliği de ayrı bir sorun olarak duruyor. Şimdi savaş var ve kriz büyüyor. Bu durumda tarımda beklenen yapısal reformların derhal yapılması şart. Üretimi ve üreticiyi merkeze koyan tarım politikalarına ağırlık verilmeli. Mazottan gübreye temel girdilerde yerli üretimin artırılması veya bunun alternatif yollarının planlanması şart. Çiftçi borç faizlerinin silinmesinden yeni yapılandırmaya dek bir dizi adım atılması gerek. Tarımsal üretimin stratejik olarak ele alınması ve gıda egemenliği ekseninde değerlendirilmesi şart. Küresel kriz ve savaş ortamında Türkiye’nin tarım politikalarını daha güçlü, planlı ve sürdürülebilir bir yapıya dönüştürmesi zorunluluktur. İktidarı bu gerçekleri görmeye, tarımsal üretimi ve çiftçiyi gözeterek, ülkemizin gıda egemenliğini düşünerek hızlı adımlar atmaya çağırıyoruz."

Barut: Tarımda yaşanan kayıplar telafi edilsin Haber

Barut: Tarımda yaşanan kayıplar telafi edilsin

Adana’da son günlerde etkili olan aşırı yağışların ardından barajdan Seyhan Nehri’ne kontrollü olarak bırakılan su, bazı ekili ve dikili tarım arazileriyle birlikte köy evleri ve ahırları sular altında bıraktı. Bölgede mağdur köylüler ve üreticilerle bir araya gelen Ayhan Barut, zararların ivedilikle tespit edilerek mağduriyetlerin giderilmesi çağrısında bulundu. Taşkından etkilenen vatandaşlar ise oluşan zararların karşılanmasını talep etti. “BARAJLARDAN BIRAKILAN SU TARLALARI VURDU” Taşkın sonucu Seyhan Nehri'nin sular altında kalan her iki yakasında da üreticiler ve köylülerle bir araya gelip incelemelerde bulunan Ayhan Barut, sorunları ve talepleri dinledi. Yaşanan mağduriyete tanıklık eden Barut, "Olan hep çiftçiye oluyor. Dolu oldu, çiftçiyi vurdu, zirai don oldu, yine olan çiftçiye oldu. Şimdi de bölgemizde aşırı yağışların ardından barajlardan bırakılan su ekili ve dikili alanlara doldu. Şu anda Adana'da Seyhan Nehri'nin her iki yakasında da ekili ve dikili tarım alanları su altında kaldı. Narenciye bahçeleri de, buğday tarlaları da, evler de su altında kaldı” diye ifade etti. “ÜRETİCİLERİMİZİN VE VATANDAŞLARIMIZIN SESİNİ DUYUN” Kuraklık, zirai don, dolu yağışı ve aşırı sıcak afetlerini anımsatan Ayhan Barut, zarar tespiti ve destek çağrısında bulunarak şunları söyledi: "Çiftçinin 2025 yılından bu yana süregelen talihsizliği devam ediyor. Tarla ve bahçeleri basan, şimdi boşa akan bu suyun her damlası çok önemli. Öngörü olsa, kuraklık zamanlarında değerlendirmek lazımdı bu suyu. Ama maalesef planlayamadıkları için suyu salıp denizlere akıtıyorlar. Denize akarken de etrafındaki her şeyi ve yeri tahrip ederek akıyor. Çiftçinin hem yaşam alanları, hem de ekili-dikili alanları tamamen su altında kaldı. Bu bölgenin derhal afet bölgesi ilan edilmeli. Hızlı bir şekilde evi, ekili-dikili alanları, ahırları, tarımsal ekipmanları zarar gören üreticilerin ve vatandaşların zararları tespit edilmeli ve hızla zararları karşılanmalıdır. Üreticilerimizin ve vatandaşlarımızın sesini duyun." Yaşanan vahim durumla ilgili mağduriyetlerini ve çözüm taleplerini anlatan üretici köylüler ise soruna neden olan sorumluların da görevden alınmasını istedi.

Barut: Hayvan sayıları biyolojik gerçeklerle uyuşmuyor Haber

Barut: Hayvan sayıları biyolojik gerçeklerle uyuşmuyor

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı hayvan varlığı verilerinin, saha gerçekleri ve bilimsel analizlere göre çelişkiler içerdiğini iddia etti. Geçen yıla oranla kıyaslandığında açıklanan verilere göre hayvan varlığındaki büyük artışın dayanaksız olduğunu aktaran Barut, “Ya kayıt dışı giriş yapılarak, 2024 yılında var olan ancak sisteme kayıtlı olmayan yaklaşık 1 milyon hayvan, 2025 sayımında aniden sisteme dahil edilmiştir” dedi. “TÜİK’İN HAYVAN SAYISI VERİLERİNDE TUTARSIZLIK VAR” TÜİK’in geçen yıl yapılan tarım sayımı sonucu açıkladığı verileri paylaşan Barut, “Türkiye’de Büyükbaş hayvan sayısı bir önceki yıla göre %4,3 artarak 17 milyon 709 bin baş oldu. Küçükbaş hayvan sayısı da bir önceki yıla göre %5,4 artarak 57 milyon 874 bin olarak açıklandı. Ancak TÜİK verileri zooteknik projeksiyon mantığıyla incelendiğinde, yaş grupları arasındaki geçişlerde kritik tutarsızlıklar tespit edilmiştir. Rakamlar arasında biyolojik akışa ve sürü demografisine ters düşen ciddi tutarsızlıklar bulunmaktadır” diye konuştu. “ÖLÜM VE KESİME RAĞMEN SAYI NASIL ARTIYOR?” Ayhan Barut, “Bir önceki yılın genç hayvanları, bir sonraki yıl yaşlandıklarında sayıları azalmak yerine artıyor görünüyor. Sanki yoktan var olmuş gibi; Ölüm ve kesim oranlarına rağmen, hayvan sayısında biyolojik olarak imkansız ‘hayalet’ artışlar görülmektedir. Bu sonuçlar bilimsel, nesnel ve sahadaki gerçeklik açısından asla normal değildir. Biyolojik gerçekler ışığında ortaya konan zooteknik kural açısından, bir önceki yılın 0-1 yaş grubu, bir sonraki yılın 1-2 yaş grubunu oluşturur. Bu süreçte sayı doğal olarak azalmalıdır. Sayı ancak çok yüksek miktarda ithalat yapılırsa artabilir. Açıklanan resmi verilerde ise büyük bir çelişki görülüyor. Bir yıl önce doğan hayvanlar büyüdüğünde sayıları azalması gerekirken 227 bin baş artmış görünüyor. Doğal seyrinde bu hayvanların ölenleri, kesilenleri olması gerekirken aksine üzerine bu kadar artış normal değil. 2024'teki dişi buzağılar 2025'te düve olduğunda sayıları 401 bin artmıştır. Bu durum erkek sığırlardaki çelişkiden daha vahimdir. Türkiye 2024-2025 döneminde 1 yaş civarında 630 bin adet canlı hayvan ithal etti mi? Eğer bu devasa ithalat yapılmadıysa, bu hayvanlar 'yoktan var olmuş' görünmektedir. Aynı vahim çelişkiler küçükbaş grubu için de geçerli. Toklu ve şişek grubunda yaklaşık 410 bin hayvan artışı eşyanın tabiatına aykırıdır. Yaş aralığı gözetildiğinde, küçükbaş sürüsünde hastalık ve kesim nedeniyle normalde yüzde 10-20 oranlarında azalma olması gerekirken, sürü yaşlandıkça sayı artıyor. Bunu akıl almıyor” ifadelerini kullandı.

Barut: Üretici kazanmıyor, vatandaş gıdaya ulaşamıyor Haber

Barut: Üretici kazanmıyor, vatandaş gıdaya ulaşamıyor

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, Meclis kürsüsüne Ramazan pidesiyle çıkarak çiftçinin ve vatandaşın yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekti. Buğday üreticisinin ürününden para kazanamadığını, buna karşın yurttaşın 250 gramlık pideden bile mahrum bırakıldığını söyleyen Barut, “Çiftçi üretmezse kıtlık olur, aç kalırız. Üreticiyi desteklerseniz tüketiciyi de desteklemiş olursunuz. ‘İthal et, üretme’ politikasından vazgeçilsin” dedi. “ÇİFTÇİYE VERİLMESİ GEREKEN 772 MİLYAR, VERİLEN 168 MİLYAR” Ayhan Barut, "Maalesef, çiftçilere şu anda yeterli destek verilmiyor. Bu yasada Tarım Kanunu'nun 21'inci maddesi çok açık ve net olarak, 'Tarımsal destekler milli gelirin yüzde 1'inden aşağı olamaz' diyor. Milli gelir ne kadar? Bugün 77,2 trilyon lira, bunun yüzde 1'i ise 772 milyar lira. Verilen destek ne kadar? 168 milyar lira. Yani verilmesi gereken desteğin beşte 1'i kadarı ancak veriliyor. Milli gelirin yüzde 1'i olması gerekirken şu anda 18,9 trilyonluk bütçenin bile yüzde 1'inin altında. Koskoca ülke tarımını yöneten Tarım Bakanlığının bütçesi bile millî gelirin yüzde 1'inden aşağıda. Bu kanuna göre çiftçiye bu yıl vermesi gereken daha 604 milyar lira. Kanunun çıktığı o ilk günden bugüne kadar çiftçiye toplam 1 trilyon 372 milyar lira borcu var iktidarın. Çiftçinin bankalara olan borcu da 1 trilyon 270 milyar lira. Ödeyin çiftçinin borcunu, çiftçi de bankalara olan borcunu ödemiş olsun. Çiftçimize destek olarak 168 milyar lirayı reva görenler, çiftçilere desteği çok görenler maalesef bunun tam 16,5 katını faize ödüyorlar” şeklinde konuştu. Barut, “Her şeye rağmen çiftçimiz üretmeye çalışıyor. Mazota, gübreye, ilaca katlanarak zam geliyor; buna katlanmaya çalışıyorlar. Yılda 3 milyar litre mazot tüketiliyor, ödedikleri fiyat 180 milyar, destekleme 168 milyar, bunun da yüzde 40'ı ÖTV ve KDV. AKP iktidarı, 'Üretme, ithal et' anlayışıyla tarımı yok etti, çiftçiyi sahipsiz bıraktı, bu sektörde yangın büyüyor" şeklinde konuştu. “VATANDAŞ RAMAZAN PİDESİNİ BİLE ALAMIYOR” Ayhan Barut, "Mübarek Ramazan ayı geldi, herkesin Ramazan ayını kutluyoruz. Malum, emeklisinden işçisine, çiftçisinden asgari ücretlisine herkes perişan; bu yangın her geçen dakika daha da büyüyor. Açlık, yoksulluk dayatılıyor. Şimdi, şu elimdeki 250 gramlık Ramazan pidesinin fiyatı 25 lira. Çiftçinin satmış olduğu buğday hasat döneminde 11, 12 liraydı, şu an bile 12 lira ile 13 lira arasında. Çiftçi, ürettiğinden zarar ediyor, emekli de asgari ücretli de yurttaş da pahalıya tüketiyor. Yani 1 kilogram buğdaydan 3 tane Ramazan pidesi yapılır, 25 liradan çarparsanız tam 75 lira yapar. Vatandaş, bırakın, etinden, sütünden, meyvesinden vazgeçtim, şu Ramazan pidesini bile maalesef sofrasına taşıyamayacak durumda. Bu şartlarda üretici nasıl üretsin, tarım nasıl yapsın, halkımız ne yapsın?" dedi. “ÇİFTÇİ ÜRETMEZSE BU ÜLKE AÇ KALIR, VATANDAŞLARIMIZ AÇ KALIR” Tarıma ve çiftçiye destek verilmesinin tüketiciyi de rahatlatacağını belirten Barut, şunları kaydetti: "Çiftçi nefes bile almakta zorlanıyor. Üreticiyi ve üretimi gözetmeyen, gıda egemenliğini tehlikeye atan bu yanlış politikalardan vazgeçilmesi lazım. Eğer bu vahim yanlışlardan vazgeçilmezse daha büyük bir felaketle karşılaşacağımızı buradan söylemek istiyorum. Çiftçi üretmezse bu ülke aç kalır, vatandaşlarımız aç kalır. O nedenle, burada vermiş olduğumuz kanun teklifi değişikliğine destek verirseniz hem üretici kazanır hem de tüketici kazanır. Çiftçi ve tarımın desteklenmesi, tüketicinin rahat bir nefes almasını amaçlayan yasa değişikliği teklifi AKP ve MHP oylarıyla reddedildi."

Barut: Türkiye’de et tüketimi dünyanın gerisinde kaldı Haber

Barut: Türkiye’de et tüketimi dünyanın gerisinde kaldı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, Ramazan ayı yaklaşırken Meclis’te yaptığı konuşmada, hem kırmızı et hem de tavuk eti fiyatlarındaki sorunlara dikkat çekti. Barut, Türkiye’de kırmızı et tüketiminin Avrupa ve dünya ortalamasının gerisinde kaldığını, üreticilerin zarar ederken halkın ucuz et tüketemediğini belirtti. Tavuk etine yapılan yüzde 15’lik zammın ardından Ticaret Bakanlığı’nın ihracatı durdurmasının geçici bir çözüm olduğunu vurgulayan Barut, “Yanlışlardan derhal vazgeçilmeli. Üretim artar, üretici rahatlar, halkımız da ucuza tüketir” dedi. “TÜRKİYE’DE KIRMIZI ET TÜKETİMİ DÜNYANIN GERİSİNDE KALDI” TBMM Genel Kurulu'nda söz alan Ayhan Barut, "Uluslararası raporlara göre kırmızı et tüketimi Avrupa'da 34, dünya genelinde 18, Türkiye'de ise sadece 16 kilo civarında. Halkımız ete hasret kalırken, üretici ineğini kesime gönderirken, iktidar ise bugüne dek 13 milyar dolarlık hayvan ithalatıyla sorunu çözmediği gibi daha da derinleştiriyor. Ne et fiyatları ucuzluyor, ne üretici para kazanıyor, ne de halkımız ucuza tüketebiliyor" diye konuştu. “ÜRETİCİ DESTEKLENMELİ, HALK UCUZ TÜKETMELİ” Ayhan Barut, "Tavuk etine yapılan yüzde 15'lik zam nedeniyle Ticaret Bakanlığı ihracatı durdurdu. Amaçları Ramazan ayında tavuk etinin ucuzlatılmasıymış. İğneden ipliğe her şeye fahiş zam yaparak, vergileri artırarak, yüksek enflasyon ve zam ortamını yaratanlar, çözüm yerine topu taca atıyorlar. Yalnızca Ramazan ayında değil her vakit halkın ucuza et tüketmesi esastır. Elleri nasırlı üreticinin kazanması, halkın da uyguna tüketmesi için yapılması gereken tek şey, üretimin ve üreticinin desteklenmesidir. İktidar kurnazlığı ve algı operasyonlarını bırakmalı, halkın içine düşürüldüğü bu kara düzene neden olan yanlışlardan derhal vazgeçmelidir. Bu yapılırsa üretim artar, üretici rahatlar, halkımız da uyguna tüketir” şeklinde konuştu.

Barut: Emeklilere kira yardımı, refah payı ve ek ödeme sağlansın Haber

Barut: Emeklilere kira yardımı, refah payı ve ek ödeme sağlansın

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Ayhan Barut, açlık ve yoksullukla boğuşan emeklilere insanca yaşam ve barınma hakkı için kira yardımı, refah payı ile ek ödeme yapılması talebiyle Meclis'e soru önergesi sundu. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan tarafından yanıtlanması istemiyle soru önergesi hazırlayan Barut, "Ülkemizde açlık sınırı 32 bin liranın, yoksulluk sınırı ise 93 bin liranın üzerine çıkmıştır; bu da halkımızın olduğu gibi emeklilerin de temel ihtiyaçlarını karşılama gücünü yok ediyor" dedi. “TÜRKİYE’DE ORTALAMA KİRA 24.700 TL’YE ULAŞTI” TBMM Başkanlığı'na sunduğu soru önergesinin ayrıntılarını paylaşan Barut şunları söyledi: "2026 Ocak ayı itibarıyla Türkiye genelinde ortalama kira bedeli yaklaşık 24.700 TL’ye ulaşmıştır ve büyükşehirlerde bu bedeller daha yüksek seviyelere çıkmaktadır; örneğin İstanbul’da 35.500 TL, Ankara’da 28.200 TL ve İzmir’de 27.500 TL civarındadır. Bu rakamlar, kiraların enflasyon ve ücret artışlarının çok üzerinde yükseldiğini göstermektedir." “KONUT GİDERLERİNDEKİ EŞİTSİZLİK EMEKLİLERİ ETKİLİYOR” İstanbul ve Ankara'nın dışındaki kentlerde de fahiş artışlar olduğuna dikkat çeken Barut, "Bazı Anadolu illerinde kiralar 10.000 TL – 15.000 TL bandında seyretmekte olup, büyükşehirlerle bölgesel kira farkı iki veya üç kat civarına çıkmaktadır. Bu durum, emeklilerin yaşam maliyetini belirleyen en önemli kalemlerden biri olan konut giderlerinde bölgesel eşitsizliği artırmaktadır. Ülkemizde açlık sınırı 32 bin liranın, yoksulluk sınırı ise 93 bin liranın üzerine çıkmıştır; bu da halkımız gibi emeklilerin temel ihtiyaçlarını karşılama gücünü doğrudan zorlamaktadır. Artan kira bedelleri ile emekli aylıkları arasında yaşanan bu makas, özellikle büyükşehirlerdeki emekliler için barınma hakkının fiilen engellenmesine yol açmakta ve bu durum sosyal devlet ilkesini zedelemektedir" şeklinde konuştu. CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut'un Bakan Işıkhan'a yönelttiği sorular şöyle sıralandı; "Türkiye genelinde emeklilerin ortalama aylık gelirlerinin yüzdelik olarak ne kadarı kira giderine gitmektedir? Büyükşehirlerde yaşayan emekliler ile küçük ve orta ölçekli illerde yaşayan emekliler arasında yaşam maliyeti farkına rağmen aynı emekli aylığının uygulanmasının, yoksulluk riskini artırdığına dair Bakanlığınızın bir etki analizi bulunmakta mıdır? Kira artış oranlarının emekli maaş artış oranlarını sürekli aşmasının, emeklilerin barınma hakkı üzerindeki etkilerine ilişkin Bakanlığınızca hazırlanmış bir rapor bulunmakta mıdır? Büyükşehirlerde yaşayan emeklilerimiz için gıda yardımı yapılması gündemde midir? Büyükşehirlerde yaşayan emeklilerimiz için kira yardımı yapılması gündemde midir? Kira enflasyonu ve emekli maaşı arasındaki makası kapatmak için emeklilere kira desteği, refah payı, hedefli transfer veya ek ödeme gibi bir düzenleme yapılması planlanmakta mıdır?"

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.