# Ayhan Barut

İLKHABER-Gazetesi - Ayhan Barut haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ayhan Barut haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Barut: Çiftçinin sesini duyun, alım fiyatını açıklayın Haber

Barut: Çiftçinin sesini duyun, alım fiyatını açıklayın

Cumhuriyet Halk Partisi Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, Türkiye’nin en erken buğday hasadının yapıldığı Çukurova Bölgesi’nde Toprak Mahsulleri Ofisi’ne çağrıda bulundu. Buğdayda üretim maliyetinin 20 lirayı geçtiğini aktaran Barut, alım fiyatının da en az en az 25 lira olmasını istedi. “ÇUKUROVA’DA ÜRETİCİ MAZOT VE GÜBRE MALİYETİYLE ZORLANIYOR” Hasadın yer yer başladığı Çukurova Bölgesi’nde tarımsal üretim ve yerli çiftçi için çözüm talebini dile getiren Ayhan Barut, “Buğdayda hasat başladı ama mazottan gübreye tüm maliyetleri katlanarak artan çiftçimiz bu sene de kara kara düşünüyor. Çünkü bu iktidar yerli üretim ve üreticinin yüzünü bir türlü güldürmüyor. Her sene aynı oyun oynanıyor. Hasat vakti buğdayda hala alım fiyatı açıklanmış değil. Oysa senede 10 milyon tonluk buğday ithalatını adeta gelenek geline getirenler yerli çiftçimizin feryadını duymuyor, dertlere çare olmuyor. İktidara sesleniyoruz; İthalata değil çiftçimize destek verin” şeklinde konuştu. “TARIMDA MALİYETLER KATLANARAK ARTIYOR” Türkiye’nin milyarlarca dolar parayı tarımsal ithalata harcamak yerine yerli üretim ve çiftçiye destek vermesi gerektiğini belirten Barut, şunları kaydetti; “Bayram gibi karşılanması gereken hasat zamanı çiftçimiz endişe içinde. Bir kilo buğdayın üretim maliyeti 20 lirayı aştı. Hala ortada alım fiyatı yok. Çiftçinin kara gün dostu olması gereken Toprak Mahsulleri Ofisi hala neyi bekliyor. Maliyeti gözeterek alım fiyatını en az 25 lira olarak açıklayın. Bu sene ovada verim gayet iyi. Kuraklık, zirai don, sıcaklık ve aşırı yağış afetleri kaç senedir üreticiyi perişan etmişti. Bu sene zaten mazottan gübreye tüm maliyetler katlanarak arttı. Üreticinin bu durumunu görün, derdine derman olun. Bari bu sene çiftçinin hakkını verin. Eğer çiftçi bu senede yüzü gülmezse üretimden tamamen çekilecek. Bunun anlamı gıda krizidir, halkın kıtlık tehlikesi yaşamasıdır. Gelin sesimizi duyun, bu riski ortadan kaldırın.”

Barut: 1 Mayıs ruhuyla mücadeleyi büyütelim Haber

Barut: 1 Mayıs ruhuyla mücadeleyi büyütelim

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Ayhan Barut, 1 Mayıs İşçilerin Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü'nde emek, demokrasi, adalet ve özgürlükler için mücadeleyi büyütme çağrısı yaptı. İşçi ve emekçilerin 1 Mayıs'ını kutlayan Barut, "Açlık, yoksulluk ve sefalet dayatmasına karşı, halk iradesine darbe vuranlara, temel hak ve özgürlükleri, demokrasiyi ve adaleti yok etmek için çabalayanlara inat direnenler kazanacak, her şey emeğin olacak. Yaşasın 1 Mayıs!" dedi. "1 MAYIS RUHUYLLA MÜCADELE BÜYÜYOR" CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut, emeğin en yüce değer olduğuna dikkat çekerek, "Emeği sömürülen, alınterinin karşılığı verilmeyen, hakkı ödenmeyen, iş cinayetlerinde canını veren emek dünyası halkın iktidarında hakkını alacak. Soma'dan İliç'e, Ermenek'ten Amasra'ya madenlerde katledilen, hakkını aradıkları için meydanlarda dayak yiyen, yerlerde sürüklenip tekmelenen işçi ve emekçilere, zeytinlikliklerine, akarsularına, ormanlarına ve tarım topraklarına sahip çıkan üretici ve köylülerden hakları gasp edilen emeklilere herkes için mücadeleyi büyütme zamanıdır" diye konuştu. Türkiye'de açlık, yoksulluğun toplumun her kesimini etkilediği belirten Barut, "Topluma ve ülkemize dayattıkları bu kara düzene karşı mücadeleyi ve dayanışmayı büyütüyoruz. Onlar da biliyorlar gideceklerini, onlar da biliyor bu düzenin biteceğini. İşçi ve emekçilerin 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü'nü kutluyoruz. Açlık, yoksulluk ve sefalet dayatmasına karşı, halk iradesine darbe vuranlara, temel hak ve özgürlükleri, demokrasiyi ve adaleti yok etmek için çabalayanlara inat direnenler kazanacak, her şey emeğin olacak. Yaşasın 1 Mayıs!" şeklinde konuştu.

Barut: Özelleştirmeler incelensin, kamu kaynakları korunsun Haber

Barut: Özelleştirmeler incelensin, kamu kaynakları korunsun

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Ayhan Barut, kamu kurum ve kuruluşlarında gerçekleştirilen özelleştirme uygulamalarının yol açtığı ekonomik ve sosyal sonuçların Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından araştırılması için önerge verdi. TEKEL’den SEKA’ya, şeker ve gübre fabrikalarından telekomünikasyon ve enerji sektörüne kadar birçok alandaki özelleştirmelere dikkat çeken Barut, kamu kaynaklarının kaybı ve istihdam üzerindeki olumsuz etkilerin detaylı şekilde ele alınması gerektiğini vurguladı. “İSTİHDAM KAYIPLARI ACI GERÇEKLERİ GÖSTERİYOR” Ayhan Barut, “Özelleştirme sürecinde Türk Telekom, TÜPRAŞ, SEKA, TEKEL ve çok sayıda liman işletmesi ile elektrik dağıtım şirketi özel sektöre devredilmiştir. Bu işletmelerin bir kısmında üretim faaliyetlerinin azaldığı, bazılarının kapatıldığı ya da faaliyet alanlarının daraltıldığı görülüyor. Özellikle SEKA’nın kapatılması ve TEKEL’in özelleştirilmesi sonrasında yaşanan istihdam kayıpları, özelleştirme politikalarının kamu kaynaklarının ve varlıklarının yok edilişinin yanı sıra sosyal etkilerine ilişkin de acı gerçekleri göstermiştir” diye konuştu. “TARIM VE EKONOMİ OLUMSUZ ETKİLENDİ” Tarım sektörü açısından kritik öneme sahip olan şeker ve gübre sanayisinde de benzer süreçlerin yaşandığına dikkat çeken Barut, şunları söyledi: “Şeker fabrikalarından kamuya ait İGSAŞ, BAGFAŞ ve GÜBRETAŞ gibi gübre üretiminde önemli rol oynayan kuruluşların özelleştirilmesi veya kamu etkisinin azalmasıyla birlikte, yerli üretim kapasitesinde gerileme yaşandığı ve Türkiye’nin gübrede dışa bağımlılığının arttığı gerçektir. Yaşanan bu acı tablo nedeniyle ülkenin ekonomik kalkınması yara aldığı gibi doğrudan çiftçilerin üretimden çekilmesine kadar varan sonuçlar yarattı. Özelleştirme uygulamaları nedeniyle kamu varlıklarının kaybı kadar gerçek değerlerinin altında peşkeş iddiaları gündeme gelmiş, cevaplanmayı bekleyen sorular ortaya çıkmıştır. Örneğin Türk Telekom’un özelleştirilmesi sonrasında şirketin finansal yapısı ve borçluluk durumu uzun süre kamuoyunda tartışılmış, işletmenin yeniden kamuya devri süreci önemli bir örnek olarak öne çıkmıştır. Enerji ve altyapı alanında gerçekleştirilen özelleştirmeler sonrasında ise özellikle elektrik dağıtım bölgelerinde yaşanan fiyat artışları, hizmet kalitesine ilişkin şikâyetler ve altyapı yatırımlarının yeterliliği kamuoyunda sıkça gündeme gelmektedir. Benzer şekilde liman özelleştirmeleri sonrasında bazı bölgelerde hizmet ücretlerinin arttığı ve rekabet koşullarının yeterince oluşmadığı yönünde değerlendirmeler yapılmaktadır.” “İSTİHDAM KAYIPLARI VE TAŞERONLAŞMA ARTIYOR” Özelleştirme yoluyla ortaya çıkan istihdam kayıplarına da vurgu yapan Barut, “İş güvencesinin azalması, taşeronlaşmanın artması ve çalışma koşullarındaki değişimler çalışanlar açısından önemli sorun alanları olarak öne çıkmaktadır. Bu durum yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal etkiler bakımından da kapsamlı bir değerlendirme yapılmasını gerekli kılmaktadır. Ayrıca özelleştirilen işletmelerin uzun vadeli performanslarının izlenmesine yönelik etkin ve şeffaf bir denetim mekanizmasının bulunup bulunmadığı da önemli bir tartışma konusudur. Kamu adına gerçekleştirilen bu devirlerin ardından işletmelerin yatırım, üretim, istihdam ve fiyat politikalarının ne yönde geliştiğine ilişkin verilerin sınırlı olması, sağlıklı bir değerlendirme yapılmasını güçleştirmektedir. Tüm bu nedenlerle özelleştirilen kamu işletmelerinin sektörler bazında mevcut durumunun somut örnekler üzerinden incelenmesi, özellikle gübre sanayisi gibi stratejik alanlarda yaşanan dönüşümün tarımsal üretim ve gıda güvenliği üzerindeki etkilerinin ortaya konulması, ekonomik, sosyal ve bölgesel sonuçlarının değerlendirilmesi ve özelleştirme süreçlerindeki olası eksikliklerin tespit edilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu çerçevede geçmişten günümüze özelleştirme uygulamalarının bütüncül bir şekilde analiz edilmesi ve kamu yararını esas alan politika önerilerinin geliştirilmesi amacıyla Meclis Araştırması açılmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Barut: 23 Nisan, milletin iradesinin taçlandığı gündür Haber

Barut: 23 Nisan, milletin iradesinin taçlandığı gündür

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Ayhan Barut, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106’ncı yılı ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Barut, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ilkesiyle halk iradesini, yaşamı, geleceği ve çocukları korumak için mücadele ettiklerini belirterek, 23 Nisan’ın dünyada çocuklara armağan edilen ilk ve tek bayram olduğunu vurguladı. Gazi Meclis’te görev yapmanın onurunu yaşadıklarını ifade eden Barut, Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere silah arkadaşlarını, şehitleri ve gazileri rahmet, minnet ve özlemle andıklarını söyledi. “23 NİSAN GURUR VE DESTAN TARİHİMİZDİR” Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılışının 106'ncı Yılı ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yaptığı açıklamada son dönemlerde okullara yönelik vahşi saldırıları lanetleyen CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut, “Gurur ve destan tarihimiz 23 Nisan 1920'de tam bağımsızlık aşkıyla mücadele edenlerin öncülüğünde ulusal kurtuluş mücadelemizi yöneten Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı. Gurur ve onurla 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' şiarıyla görev yaptığımız Meclis'te mücadelemiz sürüyor. Ancak son dönemlerde okullarımıza yönelik vahşi saldırılar hepimizin ciğerini yaktı. Eğitimde yaşanan ve toplumu sarsan bu vahşet ile eksiklikler hepimizin sorunudur. Bunu aşacağımızı, bu karanlığı dağıtacağımızı ifade ederken, dünyada çocuklara armağan edilen ilk ve tek çocuk bayramı olan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımızı kutlamanın buruk mutluluğunu yaşıyoruz. Şimdi çok zor zamanlar yaşasak da her engeli aşacağız. Büyük Önderimiz Atatürk ve silah arkadaşlarını, bağımsızlık uğruna canını ve kanını döken kahramanlarımızı rahmet, minnet ve özlemle anıyoruz. Yaşasın 23 Nisan” ifadelerini kullandı.

Barut: İthalat yerine üretici desteklenmeli Haber

Barut: İthalat yerine üretici desteklenmeli

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, Cumhurbaşkanlığı kararıyla gümrük vergisi yüzde 130'dan yüzde 5'e düşürülerek 3 milyon ton mısır ithalatı kararına tepki gösterdi. Yerli üretici ve üretime destek yerine ithalata yönelen iktidarı eleştiren Barut, "Üretime ve üreticiye destek yerine yine ithalat kararı aldılar. 3 milyon ton mısır ithalatı için gümrük vergisi yüzde 130’dan yüzde 5’e düşürüldü. İktidara çağrı yapıyoruz; Yanlıştan derhal dönülsün. Yerli üretime ve çiftçimize kötülük yapmaktan vazgeçin" dedi. “ÜRETİCİ YANIYOR, OCAKLAR SÖNÜYOR" Resmi Gazete'de yayınlanan Cumhurbaşkanlığı kararı ile mısır ithalatında yüzde 130 olan gümrük vergisi yüzde 5'e düşürülüp 31 Temmuz 2026 tarihine kadar yapılacak 3 milyon tonluk ithalata tepki gösteren Ayhan Barut şunları söyledi: "Her defasında yerliyiz ve milliyiz diye nutuk atanlar ülkemizi ithalat cennetine çevirdi. İran'a yönelik savaşın da etkisiyle mazot 80 liraya dayanmış, gübre 40 bin liraya fırlamış halde. Üretici yanıyor, ocaklar sönüyor. Bu yangını söndürüp çare üretmeyen iktidar, tarımsal üretime ve üreticimize ithalat yoluyla bir darbe daha vuruyor. Bu yanlışa geçit vermeyeceğiz. Aklınızı başınıza alın, bu kötülükten vazgeçin.” “ÇİFTÇİ ARTAN MALİYETLER ALTINDA EZİLİYOR” Ayhan Barut, "Emektar çiftçimiz fahiş oranda artan maliyetler altında eziliyor. Mazottan gübreye her şeyin fiyatı katlanarak artıyor ama ne hikmetse tarımsal ürünler para etmiyor. Milyonlarca ton mısır ithal etmek yerine çiftçimizi ve üretimi destekleseler mısırda üretim ile tüketim arasındaki farkı kendimiz karşılarız. Hatta fazlasını üretip dışarıya satarız. Bunu yapmıyorlar, rant ve çıkar hırsıyla ithalat kararı alıp üretimi ve yerli üreticiyi bitirmeye çalışıyorlar” ifadelerini kullandı.

Barut: Ormanlarımız büyük tehdit altında Haber

Barut: Ormanlarımız büyük tehdit altında

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, Türkiye orman varlığının korunup geliştirilmesi için açıklama yaptı. Ayhan Barut, ormanların ülkenin geleceği açısından stratejik önem taşıdığını vurgulayarak tüm doğal değerlerin korunması için mücadele çağrısında bulundu. "ORMANLARIMIZ TEHDİT ALTINDA" Türkiye orman varlığının korunup geliştirilmesi için Yeni Yol Grubu'nun önerisi üzerine CHP Grubu adına kürsüye çıkan Ayhan Barut, önce Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okullara yönelik saldırıları kınayarak başsağlığı ve sabır diledi. Türkiye orman varlığının 23.5 milyon hektar olduğunu aktaran Barut, "Bu oran ülkemiz yüzölçümünün üçte biridir. Ormanlarımızın yüzde 57.5'i verimlidir ancak ormanlarımız büyük bir tehdit ve riskle karşı karşıyadır. Orman yangınları, kaçak yapılaşma ve talan gibi saldırılarla ormanlarımız tehdit altındadır" dedi. “İklim Krizi Tüm Yaşamı Tehdit Ediyor” Ayhan Barut, "Bu sorun öylesine büyük ki, bütünüyle yaşam tehdit altında. Bu büyük riskin adı, büyüyen iklim krizidir. Bu krizin adı, kuraklık, yetersiz yağışlar ve buna bağlı gelişen açlık, kıtlık ve halk sağlığı sorunudur. İnsandan hayvana, kuşundan böceğine, suyundan toprağına yaşamın tamamını ilgilendiren bu sorunun en önemli unsurlarından birisi ormanlarımızdır. Çünkü ormanlar, atmosferdeki fazla karbonu emip depolayarak iklim değişikliğinin hızını yavaşlatır. Yaşam için vazgeçilmez olan oksijeni üretir. Toprağın suyu daha etkili bir şekilde tutmasını sağlayarak sel ve erozyon gibi doğal afetlerin riskini azaltır” şeklinde konuştu. “Ormanlarımız Göz Göre Göre Yok Edildi” Türkiye'de ciğerleri yakan orman yangınlarına değinen Barut şunları söyledi: "2025 yılı yaz aylarında ormanlarımız günlerce yandı. İktidar hava desteği bile sağlayamadı, müdahale yetersiz kaldı. Daha önce de aynı acılar yaşandı. 2002'den bu yana tam 450 bin hektar ormanımız küle döndü. İktidar ciğerlerimiz yanarken önlem almadı, sadece seyretti. İktidar mensuplarının 'Yerine yenisini dikiyoruz' söylemi de algıdır, gerçek öyle değildir. 24 Temmuz 2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7554 sayılı "süper izin yasası" ile madencilere ormanları, zeytinlikleri, meraları altın tepside sundu. Doğa koruma rejimi resmen çökertildi! Bu, iklim krizi ortasında bir intihar hareketiydi. Kentleşme, madencilik ve kamusal ihmal el ele vermiş, ormanları yok ediyor. Ormanların yarısı bozulmuş halde rehabilite bekliyor, yangınlar ülkeyi yıkıma sürüklüyor. Ormanlarımızdan meralarımıza, akarsularımızdan tarım topraklarına, madenlerimizden zeytinliklerimize tüm değerlerimizi AKP iktidarının rant ve talan anlayışından korumak zorundayız. Bu karanlık rant düzene ve talancı zihniyete karşı gelin dayanışma ve mücadeleyi büyütelim. Aksi halde yaşama düşman gibi davranan bu talancı zihniyet, geleceğimizi de yok edecek. Hem Meclis çatısı altında, hem de meydanlarda yaşamı savunmayı sürdüreceğiz!"

Barut: Mevcut politikalar üreticiyi çıkmaza sürüklüyor Haber

Barut: Mevcut politikalar üreticiyi çıkmaza sürüklüyor

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, desteklenmeyen üreticilerin inekleri kesime giderken yapılan tereyağı ithalatına Meclis'te gösterdi. Hayvansal ve bitkisel üretimde yaşanan sorunlara, çiftçinin feryadına çözüm bulunmasını isteyen Barut "İnekler kesime giderken, tereyağını bile ithal ediyorlar. Bu yanlış politikalarla hayvansal üretimde sürdürülebilirlik imkansızdır" dedi. “SÜT ÜRETİCİSİ MALİYETLER ALTINDA EZİLİYOR” TBMM Genel Kurulu'nda söz alan Ayhan Barut, "Ulusal Süt Konseyi'nin 1 litre süt için açıkladığı 22 lirayı aşan maliyet, üreticilerin çilesini gözler önüne seriyor. Kaba yemden kesif yemlere, mazottan samana üretim maliyetleri katlanırken, üreticilerimiz tavsiye fiyatın bile altına sütünü satmak zorunda kalıyor. Maiyet 30 lirayı aşarken üreticilere dayatılan bu çıkmazı reddediyoruz" diye konuştu. “İNEKLER KESİME GİDERKEN TEREYAĞI İTHAL EDİYORUZ” Ayhan Barut, "İnekler kesime giderken, tereyağını bile ithal ediyor bu iktidar. Yazıklar olsun. Bu yanlış politikalarla hayvansal üretimde sürdürülebilirlik imkansızdır. Bu krizin çözümü bellidir. Üretime ve üreticiye destek verin. Tarım ve hayvancılık can çekişip köyler boşalırken seyretmeyin! Süt ve yem paritesine uygun adımlar atın. Maliyet gerçeğini gözetin, emektar üreticinin alınterine sahip çıkın" şeklinde konuştu.

Barut: Vergide şeffaflık, denetim ve adalet istiyoruz Haber

Barut: Vergide şeffaflık, denetim ve adalet istiyoruz

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Ayhan Barut, vergide adalet, eşitlik ve şeffaflığın sağlanması, kayıt dışılığın önlenmesi ve etkin denetim için Meclis Araştırması açılmasını istedi. Vergi yükünün artışıyla beraber yaşanan sorunların büyüdüğüne vurgu yapan Barut, önergeye destek verilmesi halinde sorunların çözümü için de önemli bir gelişme sağlanacağını söyledi. Kamu hizmetlerinin finansmanında vergi sisteminin temel kaynak olduğuna vurgu yapan Barut, “Adil, şeffaf ve etkin bir vergi sisteminin varlığı sosyal devlet ilkesinin gereğidir. Ancak Türkiye’de vergi denetimlerinin etkinliği ve adaleti konusunda uzun süredir çeşitli sorunlar yaşandığı açıktır. Vergi denetimlerinin belirli mükellef grupları üzerinde yoğunlaştığı, buna karşın kayıt dışı faaliyetlerin yeterince denetlenemediği yönündeki durumun ortadan kaldırılması gerekir” dedi. “VERGİ SİSTEMİNİN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ RİSK ALTINDA” TBMM Başkanlığı’na sunduğu Meclis Araştırması önergesinin ayrıntılarını paylaşan Barut, şöyle konuştu: “Kayıt dışı ekonomi, devletin vergi kaybına uğramasına neden olmakla birlikte, kayıtlı mükellefler açısından haksız rekabet ortamı yaratmaktadır. Özellikle küçük esnaf ve ücretli kesim üzerindeki vergi yükünün nispeten daha yüksek olduğu, buna karşılık büyük ölçekli işletmelerin ve belirli sektörlerin çeşitli yöntemlerle vergi yükünü azaltabildiği yönündeki algı, vergi adaletine olan güveni zedelemektedir. Bu durum, vergiye gönüllü uyumun azalmasına ve sistemin sürdürülebilirliğinin risk altına girmesine yol açmaktadır. Öte yandan dijitalleşme ve e-ticaretin yaygınlaşmasıyla birlikte yeni kayıt dışı alanlar ortaya çıkmıştır. Sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden elde edilen gelirlerin yeterince beyan edilmemesi, elektronik ticaret faaliyetlerinin tam olarak izlenememesi ve uluslararası dijital şirketlerin vergilendirilmesine ilişkin sorunlar, vergi sisteminin karşı karşıya olduğu yeni zorluklar arasında yer almaktadır.” “ETKİN VE SÜRDÜRÜLEBİLİR VERGİ SİSTEMİ GEREKİYOR” Kayıt dışılıkla mücadelenin önemine dikkat çeken Barut, “Kayıt dışılıkla mücadele, adil ve etkin vergi sisteminin önemi ortada duruyor. Bu nedenlerle vergi denetimlerinin mevcut durumunun kapsamlı bir şekilde incelenmesi, denetim süreçlerinde adaletin sağlanıp sağlanmadığının değerlendirilmesi, kayıt dışı ekonominin boyutlarının ve nedenlerinin ortaya konulması, dijitalleşmenin vergi sistemi üzerindeki etkilerinin analiz edilmesi ve daha etkin, adil ve sürdürülebilir bir vergi sistemi için gerekli önlemlerin belirlenmesi büyük önem taşımaktadır. Bu çerçevede vergi adaletinin güçlendirilmesi ve kayıt dışı ekonomi ile etkin mücadele edilmesine yönelik politika önerilerinin geliştirilmesi amacıyla Meclis Araştırması talebimize destek verilmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Ayhan Barut’tan “Eğitimde Fırsat Eşitliği” için meclise araştırma talebi Haber

Ayhan Barut’tan “Eğitimde Fırsat Eşitliği” için meclise araştırma talebi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Ayhan Barut, eğitimde fırsat eşitsizliğine yol açan yapısal sorunların kaldırılması, her öğrencinin parasız, eşit, nitelikli ve erişilebilir eğitim hakkı için Meclis araştırması istedi. Barut, devlet ve özel okullar arasındaki imkan farklılıklarının öğrencilerin akademik başarılarını ve gelecekteki fırsatlarını doğrudan etkilediğini, bu durumun toplumsal eşitsizlikleri derinleştirdiğini vurguladı. “DEVLET VE ÖZEL OKULLAR ARASINDA EŞİTSİZLİK VAR” TBMM Başkanlığı’na sunduğu Araştırma önergesinin ayrıntılarını paylaşan Ayhan Barut, “Eğitimde fırsat eşitliği, sosyal devlet ilkesinin en temel unsurlarından biri olup, her bireyin sosyoekonomik durumundan bağımsız olarak nitelikli eğitime erişebilmesini ifade etmektedir. Ancak Türkiye’de son yıllarda devlet okulları ile özel okullar arasında eğitim olanakları bakımından önemli farklılıklar oluştuğu gözlemlenmektedir. Bu durum, eğitim sisteminde eşitsizliklerin derinleşmesine ve toplumsal adaletin zedelenmesine neden olmaktadır. Buna karşılık özel okulların daha düşük sınıf mevcudu, gelişmiş fiziki imkânlar, yabancı dil ağırlıklı eğitim, sosyal ve kültürel faaliyetlere daha fazla yer verilmesi gibi avantajlar sunduğu bilinmektedir. Bu farklılıklar öğrencilerin akademik başarıları ve gelecekteki fırsatları üzerinde doğrudan etkili olmaktadır. Özel okulların yüksek maliyetleri nedeniyle bu imkânlardan yalnızca belirli bir gelir düzeyine sahip ailelerin çocukları yararlanabilmektedir. Bu durum, eğitimde fırsat eşitliği ilkesinin zedelenmesine ve gelir düzeyine bağlı bir eğitim ayrışmasının ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Uzun vadede toplumsal eşitsizliklerin kalıcı hale gelmesi riskini beraberinde getirmektedir” diye konuştu. “HER ÖĞRENCİ EŞİT VE NİTELİKLİ EĞİTİM HAKKINA SAHİP OLMALI” Tüm bu konuların ayrıntılı araştırılması, kalıcı ve etkin çözüm üretilmesi gerektiğini anlatan Barut şunları söyledi: “Devlet okulları ile özel okullar arasındaki farklılıkların kapsamlı bir şekilde incelenmesi, eğitimde fırsat eşitsizliğine yol açan yapısal sorunların tespit edilmesi, mevcut politikaların etkinliğinin değerlendirilmesi ve her öğrencinin parasız, eşit, nitelikli ve erişilebilir eğitim hakkından yararlanmasını sağlayacak kalıcı çözümlerin geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu çerçevede eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanmasına yönelik gerekli tedbirlerin alınması amacıyla Meclis Araştırması talep ediyoruz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.