#Ayşe Barım

İLKHABER-Gazetesi - Ayşe Barım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ayşe Barım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Menajer Ayşe Barım, 12 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı Haber

Menajer Ayşe Barım, 12 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı

Menajer Ayşe Barım hakkında, Gezi Parkı olaylarında şirketine bağlı sanatçıları eylemlere yönlendirdiği ve olayların planlayıcılarından olduğu iddiasıyla açılan davanın görülmesine devam edildi. İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, sağlık sorunları nedeniyle tutuksuz yargılanan Barım ve avukatları hazır bulundu. Savcılık mütalaasında Barım’ın “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması talep edildi. Barım savunmasında suçlamaları reddederek sanatçıları eylemlere yönlendirmediğini, siyasi bir faaliyette bulunmadığını ve sağlık sorunları yaşadığını belirterek beraatini istedi. Avukatları da suçlamaları kabul etmedi. Mahkeme heyeti, bir süre ara verilen duruşma sonunda, menajer Ayşe Barım'ın, 12 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi. Barım'ın yurt dışına çıkış yasağının devam edeceği de öğrenildi. İddianamede, Barım’ın Gezi Parkı ana davası sanıklarıyla eylem sürecinde yoğun irtibat kurduğu, menajerliğini yaptığı sanatçıları sosyal medya ve sahada yönlendirerek eylemlerin kitleselleşmesine katkı sağladığı öne sürüldü. Ayrıca bazı sosyal medya kampanyalarına sistemli katılım sağlandığı ve sürecin organize şekilde yürütüldüğü iddia edildi. Barım hakkında 22 yıl 6 aydan 30 yıla kadar hapis cezası talep ediliyordu.

Ayşe Barım davasında karar bekleniyor Haber

Ayşe Barım davasında karar bekleniyor

Gezi Parkı olaylarında sanatçıları eylemlere katılması için yönlendirdiği ve olayların planlayıcılarından olduğu iddiasıyla yargılanan menajer Ayşe Barım'ın yargılandığı davada karar açıklanması için saat 14.00'a kadar ara verildi. Menajer Ayşe Barım'ın Gezi Parkı olaylarında şirketine bağlı sanatçıları eylemlere katılması için yönlendirdiği ve olayların planlayıcılarından olduğu iddiasıyla ‘cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüse yardım etme' suçundan hazırlanan iddianame kapsamında 22 yıl 6 aydan 30 yıla kadar hapis talebiyle yargılanmasına devam edildi. İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada sağlık sorunları nedeniyle tahliye edilen tutuksuz sanık Ayşe Barım ile taraf avukatları hazır bulundu. Duruşmada celse arasında esasa ilişkin mütalaanın açıklandığı belirtildi. Mütalaada, Barım'ın ‘Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. Mütalaaya karşı savunma yapan Ayşe Barım, "2025 yılının Ocak ayından beri yaşamadığım bir sürecin içerisindeyim. Ben hiçbir suç işlemedim, oyuncuları asla Gezi Parkı'na yönlendirmedim. Hayatımda siyasi şeylere hiçbir şekilde müdahil olmadım. Şu anda kalp pili ile hayatıma devam ediyorum. Açık kalp ameliyatı olacağım. Tüm tanık ifadeleri lehimeyken çok ağır bir şekilde cezalandırılmam istenmiş. Ben suçsuzum, avukatlarım da gereken hukuki açıklamayı yapacaktır. Ben sadece işiyle ilgilenen bir kadınım. Bu süreçte sağlığım çok etkilendi beraatimi istiyorum" dedi. Ayşe Barım'ın avukatları da suçlamaları kabul etmedi.Son sözü sorulan Ayşe Barım "Avukatlarımın beyanlarına katılıyorum beraat talep ediyorum" dedi. Duruşmaya karar açıklanması için 14.00'a kadar ara verildi. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, Ayşe Barım'ın Gezi Parkı ana davasının aktörlerinden, hükümlü ve firari sanık olarak bulunan Mehmet Ali Alabora, Çiğdem Mater Utku ve Mehmet Osman Kavala isimli şahıslara Gezi eylemlerinin olduğu süreç ve devamında irtibatlı olduğunun tespit edildiği anlatıldı. Hazırlanan iddianamede, ‘Id İletişim Danışmanlık Anonim Şirketi' isimli firmanın bünyesinde 68 oyuncunun olduğu, bu isimlerin ise Ahmet Rıfat Şungar, Ali Atay, Alp Navruz, Aslı Enver, Aslıhan Gürbüz, Bensu Soral, Bergüzar Korel, Berkay Ateş, Bige Önal, Birce Akalay, Birkan Sokullu, Bülent İnal, Caner Cindoruk, Ceyda Düvenci, Devrim Özkan, Devrim Yakut, Dolunay Soysert, Ece Sükan, Ekin Koç, Erkan Can, Esra Bilgiç, Ezgi Mola, Fahriye Evcen, Fatih Akın, Fatih Artman, Hakan Kurtaş, Halit Ergenç, Hande Erçel, Hazal Kaya, Hümeyra, İbrahim Selim, İpek Bilgin, Lale Mansur, Mehmet Günsür, Mehmet Kurtuluş, Mert Yazıcıoğlu, Merve Dizdar, Metin Akdülger, Miray Daner, Nehir Erdoğan, Nejat İşler, Nur Fettahoğlu, Okan Yalabık, Oktay Çubuk, Philip Arditti, Pınar Deniz, Rıza Kocaoğlu, Selma Ergeç, Serenay Sarıkaya, Serkan Altunorak, Sinem Kobal, Su Burcu Yazgı Coşkun, Şükran Ovalı, Şükrü Özyıldız, Taro Emir Tekin, Zafer Algöz, Zerrin Tekindor, Afra Karagöz, Çağla Naz Kargı, Defne Burnaz, Ecem Simge Yurdatapan, Elif Uslusoy, Hakan Zavlak, Melis Sevinç, Melisa Bostancıoğlu, Samet Kaan Kuyucu, Sezer Arıçay oldukları kaydedildi. Hazırlanan iddianamede, söz konusu eylemlerin gelişi güzel ortaya çıkmadığı, bir organizasyon dahilinde, sistemli ve planlı olarak yürütüldüğü, Barım'ın ilgili süreçte halkın sempati duyarak kitleleri peşine sürükleme potansiyeli yüksek olan sanatçı-oyuncular adına sosyal medyada ve sahada irade göstererek planlama, organizasyon, yönlendirme yönünde faaliyet gösterdiği aktarıldı. Ayrıca Barım'ın Gezi Parkı ana aktörleri ile önceye ilişkin hiçbir HTS irtibatı bulunmazken Gezi Parkı hazırlık ve başlangıç sürecinde sık sık ve sistemli olarak irtibatlandığı kaydedildi. Ayşe Barım'ın ID iletişim isimli menajerlik şirketine bağlı oyuncuların Gezi Parkı sürecinde en etkili etiket olan #direngeziparkı, #occupyturkey hastaghlerinin paylaşımlarında olduğu gibi Türkiye'de yaşanan orman yangını ve deprem felaketlerinden sonra Türkiye'yi uluslararası arenada yetersiz gösterme adına sosyal medyada başlatılan #HelpTurkey kampanyasına da sistemsel olarak katıldıklarının belirtildiği iddianamede, bunu Barım'ın etkisinin altında kalarak yaptıkları açıklandı. Hazırlanan iddianamede, Her ne kadar basın yayın organlarında ve sosyal medyada gösterilerin toplum refleksi ile bir anda oluştuğuna dair kanaat oluşturulmaya çalışılsa da olayın sosyal medyada yayılış biçimi, olayı başlatan ve yayılmasında rol oynayan Emine Ayşe Barım'a ait Id İletişim Danışmanlık Anonim Şirketi'ne bağlı sanatçıların ve kurumsal hesabın sürece ilişkin etkili olarak seçilen slogan ve imgelerin eylemin ilk gününden itibaren meydanlarda ve sosyal medyada en önde yer alan sembollerin paylaşımı ile organize bir şekilde sanatçılar adına kitlesel yayılım sağlamak amacıyla hareket ederek bilinçli bir şekilde yönlendirildiği aktarıldı. İddianamede ayrıca, Barım'ın irade gösteren, danışılan ve onayı alınan kişi olarak tespit edildiği, bu şekilde olayları planlayan, örgütleyen ve yönlendiren, iradesi sorularak bu yönde kendisinin karar bildirerek yön verici ve belirleyici olduğu, kendi şirketine bağlı toplumda tanınan oyuncuları eylemlere yönlendirerek oyuncuların toplumda tanınırlığını ve etki gücünü de kullanarak daha fazla kitleselleşmesini amaçladığı, bunda da kısmen başarılı olduğu, oyuncuların tanık sıfatıyla alınan ifadelerinde kendi iradeleriyle eylemlere katıldıklarını beyan etseler de sanık ile eylemlerin başladığı döneme dair yoğun irtibatlarının içeriğini hayatın olağan akışına uygun olarak açıklayamadıkları, iç ve dış kamuoyu tarafından günlerce takip edilen ve gündemde tutulan olayların kitleselleşmeye başladığı bir dönemde görüşme içeriklerine yönelik ile sanığın eylemlerin olduğu dönemde Gezi Parkı'nda kendileriyle bulunmasına rağmen kaçamaklı cevaplarının sanığı kayırma amacıyla yapıldığı belirtildi. Barım'ın Gezi Parkı eylemleri ile ilgili olarak hem toplumsal hem de küresel algı oluşturulması kapsamında film, belgesel ve video çekimleri yapılmasını sağladığının aktarıldığı iddianamede, ‘önceye ilişkin hiç bir irtibatı olmamasına karşın ilk kez' ana dosyada firari sanık Mehmet Ali Alabora ile Gezi Parkı döneminde 3 kez, hükümlü Mehmet Osman Kavala isimli şahıs ile 39 kez, hükümlü Çiğdem Mater Utku isimli şahıs ile 14 kez irtibatlarının tespit edildiği kaydedildi. Hazırlanan iddianamede Ayşe Barım'ın ‘cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüse yardım etme' suçundan 22 yıl 6 aydan 30 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

Ayşe Barım kimdir, kaç yaşında, nereli? Menajer Ayşe Barım olayı nedir, tutuklandı mı, kaç yıl hapis cezası isteniyor? Haber

Ayşe Barım kimdir, kaç yaşında, nereli? Menajer Ayşe Barım olayı nedir, tutuklandı mı, kaç yıl hapis cezası isteniyor?

Gezi Parkı davası kapsamında yargılanan menajer Ayşe Barım hakkında savcının esas hakkındaki mütalaasını mahkemeye sunmasıyla birlikte dosyada yeni bir gelişme yaşandı. ID İletişim’in sahibi olan Ayşe Barım’ın, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. Kamuoyunda geniş yankı uyandıran mütalaa sonrası “Ayşe Barım tutuklandı mı, kaç yıl hapis isteniyor?” soruları yeniden gündeme geldi. AYŞE BARIM TUTUKLANDI MI, KAÇ YIL HAPİS İSTENİYOR? Gezi Parkı olaylarına ilişkin davada tutuksuz yargılanan Ayşe Barım hakkında savcı, esas hakkındaki mütalaasında suç vasfının değiştiğini belirtti. Daha önce “teşebbüse yardım” suçlamasıyla 22,5 yıldan 30 yıla kadar hapis cezası talep edilen Barım için savcı, eylemin “teşebbüs” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek ağırlaştırılmış müebbet hapis talebinde bulundu. Mütalaada, Barım’ın Gezi Parkı sürecinde sanıklarla irtibat halinde olduğu, bazı görüşmelerin tape kayıtlarına yansıdığı ve özellikle firari sanık Mehmet Ali Alabora ile bildirinin yayımlanması konusunda fikir alışverişinde bulunduğu öne sürüldü. Savcılık, Barım’ın sürece ilişkin irade gösteren ve onayı alınan bir isim olduğu kanaatine vardığını belirtti. HTS kayıtlarına göre Barım’ın, Gezi Davası hükümlülerinden Mehmet Osman Kavala ile 39 kez, Çiğdem Mater Utku ile 14 kez, Mehmet Ali Alabora ile ise Gezi Parkı olaylarının yaşandığı dönemde 3 kez görüşme yaptığı ifade edildi. Savcılık, bu görüşmelerin zamanlamasına dikkat çekerek, söz konusu irtibatların tesadüfi olarak değerlendirilemeyeceğini savundu. SOSYAL MEDYA İDDİALARI VE HASHTAG PAYLAŞIMLARI Savcı mütalaasında ayrıca, Ayşe Barım’ın sahibi olduğu ID İletişim Danışmanlık A.Ş.’ye bağlı sanatçıların sosyal medya hesapları üzerinden #occupyturkey ve #DirenGeziParkı etiketlerini sistemli şekilde paylaştıkları iddiasına da yer verildi. Bu paylaşımların, Gezi Parkı eylemlerinin örgütlenmesinde etkili olduğu ve Barım’ın sanatçıları koordine ederek yönlendirdiği ileri sürüldü. Mütalaada, Barım’ın şirketine bağlı oyuncular aracılığıyla eylem çağrıları yapılmasına katkı sunduğu, sürecin yayılmasında rol aldığı ve bu şekilde “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçuna iştirak ettiği iddia edildi. Nihai kararı ise mahkeme verecek. AYŞE BARIM KİMDİR, NERELİ? Ayşe Barım, İstanbul doğumludur. Ortaokul ve lise eğitimini English High School for Girls’te tamamlayan Barım, Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun oldu. Eğitimine Londra’da devam eden Barım, iki yıl boyunca iletişim alanında eğitim aldı ve burada çalışma deneyimi edindi. 1992 yılında medya sektöründe kariyerine başlayan Ayşe Barım; Kanal D, ATV ve Hürriyet gibi önemli kuruluşlarda promosyon direktörlüğü ve halkla ilişkiler müdürlüğü görevlerinde bulundu. Daha sonra Klan-Euro RSCG, 1 Numara Hearst ve DMC gibi şirketlerde üst düzey yöneticilik yaptı. 2002 yılında ID İletişim adlı menajerlik ajansını kuran Barım, sanatçılara menajerlik ve basın danışmanlığı hizmeti vermeye başladı. ID İletişim, zamanla Türkiye’nin önde gelen ajanslarından biri haline geldi. Ayşe Barım, çok sayıda ünlü ismin menajerliğini yürütmesinin yanı sıra sosyal medya danışmanlığı ve televizyon ile sinema projelerine yönelik basın ilişkileri hizmetleri de sunmaktadır.Gezi Parkı davasına ilişkin süreç devam ederken, Ayşe Barım hakkında verilecek karar kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.

Ayşe Barım’ın tutuklama kararı kaldırıldı Haber

Ayşe Barım’ın tutuklama kararı kaldırıldı

Adli Tıp Kurumu, menajer Ayşe Barım’ın sağlık durumu ile ilgili raporunu tamamladı. Raporda, Barım’ın hastane şartlarında tedavisinin devam etmesi gerektiği ve cezaevi koşullarında kalmasının uygun olmadığı vurgulandı. Kararda, ATK'nın raporuna değinilerek, Barım'ın hastane şartlarında tedavisine devam edildiği, dosyadaki mevcut belgelerine göre hali hazırda hastane şartlarında tedavisine devam edilmesi gerektiği, cezaevi şartlarında kalmasının sağlığı açısından uygun olmadığı, bir ay sonra son durumunu gösteren bazı tetkikleri ile beraber ATK'ya muayene edilmek üzere gönderilmesinin ardından yeniden değerlendirilebileceği ifade edildi. Barım hakkında bu aşamada esas mahkemesince uygulanması öngörülen adli kontrol tedbirlerinin yeterli ve faydalı olacağı öngörüldüğünden, sanık hakkındaki tutuklamaya yönelik yakalama emrinin kaldırıldığı kaydedildi. Soruşturma İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Taksim'deki Gezi Parkı odaklı olaylara iştirak ettiğine ilişkin yazılı ve görsel medyada çıkan iddialar üzerine hakkında soruşturma başlatılan Ayşe Barım, "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüse yardım etme" suçundan tutuklanmıştı. Soruşturmada, firari sanık Memet Ali Alabora'nın bir başka kişiyle yaptığı görüşmeye ilişkin tape içeriğinde, Gezi Parkı odaklı olaylarda sanatçılarla Gezi Parkı'nda bildiri yayımlanması konusunda fikir alışverişinin yapıldığı ve hayata geçirildiği tespitine yer verilmişti. Barım'ın, Gezi Parkı davasının sanıklarından Osman Kavala, Çiğdem Utku Mater ve Memet Ali Alabora ile yoğun iletişiminin olduğu, menajerliğini yaptığı sanatçıları Gezi Parkı olaylarına katılmaları için yönlendirdiği, kendisinin de bu oyuncularla olaylara katıldığı belirtilmişti.

Gezi davasında tahliye edilen Ayşe Barım hakkında yeniden tutuklama kararı! Haber

Gezi davasında tahliye edilen Ayşe Barım hakkında yeniden tutuklama kararı!

Gezi Parkı eylemleriyle ilgili soruşturma kapsamında 27 Ocak'tan bu yana tutuklu bulunan ve son duruşmada tahliyesine karar verilen menajer Ayşe Barım hakkındaki karar, bir üst mahkeme tarafından bozuldu. İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi, savcılığın itirazını kabul ederek Ayşe Barım'ın yeniden tutuklanmasına hükmetti. HASTANEDE POLİS NEZARETİNDE TEDAVİSİ SÜRÜYOR Hakkında yeniden tutuklama kararı çıktığı sırada Amerikan Hastanesi'nde tedavi görmekte olan Ayşe Barım'ın ciddi sağlık sorunları bulunduğu öğrenildi. Hem beyin anevrizması hem de kalp rahatsızlığı olduğu belirtilen Barım'ın doktorlar tarafından tetkiklerinin sürdüğü bildirildi. Kararın ardından hastaneye giden polis ekiplerinin, Barım'ın tedavisinin tamamlanmasına kadar hastanede polis nezaretinde kalmasını sağlayacağı belirtildi. AVUKATI KARARA İTİRAZ ETTİ TELE 1'e konuşan Ayşe Barım'ın avukatı Deniz Ketenci, müvekkilinin sağlık durumuna dikkat çekerek hukuki süreci başlattıklarını söyledi. Ketenci, "Tutukluluğa itiraz dilekçemizi mahkemeye sunduk" diyerek karara itiraz ettiklerini açıkladı. HUKUKİ SÜREÇ NASIL İŞLEDİ? Ayşe Barım, yargılandığı İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi'nce son duruşmada tahliye edilmişti. Ancak savcılık bu karara itiraz etmişti. Mahkeme, kendi kararında direnerek savcılığın talebini reddetmiş ve dosyayı itirazı değerlendirmesi için üst mahkeme olan İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi'ne göndermişti. Dosyayı inceleyen üst mahkeme ise savcılığın itirazını yerinde bularak tahliye kararını kaldırdı ve yeniden tutuklama kararı verdi.

Ayşe Barım: “Özgürlüğümden ve sağlıklı yaşam hakkımdan neden yoksun bırakılıyorum?” Haber

Ayşe Barım: “Özgürlüğümden ve sağlıklı yaşam hakkımdan neden yoksun bırakılıyorum?”

İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde görülen duruşmada, menajer Ayşe Barım, Gezi Parkı eylemlerine oyuncuları yönlendirdiği iddialarıyla hakim karşısına çıktı. Barım’a savcılık 22 yıl 6 aydan 30 yıla kadar hapis cezası talep ediyor. Duruşmaya Barım’ın menajerliğini yaptığı ünlü oyuncular katılarak, yönlendirme iddialarını kesin bir dille reddetti. Duruşmaya Ünlü İsimler Katıldı İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde görülen duruşmayı, Barım’ın menajerliğini yaptığı oyuncular Serenay Sarıkaya, Bergüzar Korel, Halit Ergenç, Nejat İşler, Ceyda Düvenci, Hümeyra, Dolunay Soysert takip etti. Duruşma öncesi adliye çevresinde polis yoğunluğu dikkat çekti, güvenlik önlemleri artırıldı. İzleyiciler, ikinci kat koridorlara çekilen bariyerlerin arkasında bekletildi. Tanıklar: “Barım Yönlendirmedi” Tanık olarak dinlenen oyuncular, Barım’ın Gezi eylemlerine katılmaları konusunda kendilerini yönlendirmediğini vurguladı. Ceyda Düvenci: “Gezi Parkı olaylarına üç gün katıldım. Barım’dan talimat almadım. Yavuz Bingöl beni davet etti, o şekilde gittim.” Bergüzar Korel: “Ayşe Barım beni yönlendirmedi, eşimle beraber gittim. Kendisini orada görmedim.” Diğer Ünlüler Hümeyra: “Ayşe apolitik bir insandır. Kendi başıma eylemlere katıldım.” Dolunay Soysert ve Halit Ergenç: “Barım kesinlikle yönlendirmedi. Kendi isteğimizle gittik.” Nejat İşler: “Bodrum’da yaşıyordum. İstanbul’a gelmişken DİSK’in çadırına tesadüfen baktım. Barım’ın etkisi yoktu.” Rıza Kocaoğlu: “Olaylara katılmadım, sadece Gezi Parkı’na gittim.” Sanatçılar, Barım’ın kendilerini Gezi’ye yönlendirdiği iddialarını net şekilde reddetti. Sedat Gül’ün İfadesi Barım’ı CİMER’e şikayet eden Sedat Gül tanık olarak dinlendi. Gül, şikayetini sosyal medyada gördükleri üzerine yaptığını ve içeriği hatırlamadığını belirtti. Ayşe Barım’ın Savunması: “Yaşam Hakkımı Elimde Tutmak İstiyorum” Sanık Barım, cezaevinde yaşadığı sağlık sorunlarını detaylı şekilde anlattı: Beyin ve kalp sorunlarıyla mücadele ettiğini, 30 kilodan fazla kaybettiğini söyledi. Panik ataklar yaşamasına rağmen en az 12 kez devlet hastanesine sevk edildiğini ifade etti. Kalp ameliyatını kendi şartlarında ve doktor gözetiminde yaptırmak istediğini vurguladı. “Cezaevinde yaşam mücadelesi verirken, özgürlüğümden ve sağlıklı yaşam hakkımdan neden yoksun bırakılıyorum?” diye sordu. Barım’ın konuşmasının ardından mahkeme duruşmaya 13.30’a kadar ara verdi. Davanın Geçmişi 27 Ocak 2025: Barım, Gezi eylemlerinin planlayıcılarından olduğu iddiasıyla tutuklandı. Savcılık Talebi: 22 yıl 6 aydan 30 yıla kadar hapis cezası. İddialar: Menajerlik yaptığı oyuncuları Gezi eylemlerine yönlendirmek ve hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etmek. Önceki Gelişmeler: ID İletişim’in sektörde tekelleşmeye neden olduğu ve bazı oyuncuları piyasadan uzaklaştırdığı iddialarıyla gündeme geldi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.