# Aziz İhsan Aktaş

İLKHABER-Gazetesi - Aziz İhsan Aktaş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Aziz İhsan Aktaş haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında ara karar açıklandı Haber

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında ara karar açıklandı

Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin de bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanıklı davanın ilk duruşması, 5’inci haftasında tamamlandı. Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri Kampüsünde görülen duruşmada, sanıklar ve avukatlarının savunmaları, 25 Şubat günü tamamlanmış, mahkeme ara kararını kurmak ve sanık avukatlarının taleplerini değerlendirmek için duruşmaya bir gün ara vermişti. 7 SANIĞIN TAHLİYESİNE, 17 SANIĞIN İSE TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA HÜKMEDİLDİ Bugün görülen oturumda mahkeme ara kararını açıkladı. Heyet tutuklu sanıklar, BELTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Önder Gedik, Esenyurt Belediye Destek Hizmetleri Müdürü Adnan Acar, Esenyurt Belediyesi Temizlik İşleri Personeli Mustafa Yolcu, Esenyurt Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Mehmet Şimşek, İSFALT Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Karataş, İSFALT Genel Müdür Yardımcısı Sencer Hacıoğlu ve İSFALT Satın Alma Müdürü Rana Uysal’ın ‘yurt dışına çıkış yasağı’ şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanarak tahliyelerine hükmetti. Heyet, aralarında görevlerinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ve Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara’nın da aralarında bulunduğu 17 sanığın delil durumu göz önünde bulundurularak, tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. SAVUNMASI ALINMAYAN 4 SANIK İLE BEYANI ALINMAYAN MÜŞTEKİLER HAKKINDA ‘ZORLA GETİRME’ KARARI Mahkeme heyeti, savunması alınan tutuksuz sanıkların duruşmalardan vareste tutulmasına, sanık Alican Abacı hakkında uygulanan ‘ev hapsi’ tedbirinin devamına, yargılamanın bir sonraki celsesinde ses ve görüntü değiştirilerek, SEGBİS aracılığıyla ‘gizli tanıkların’ dinlenmesine karar verdi. Mahkeme, savunması alınmayan 4 sanık ile beyanı alınmayan müştekiler hakkında ‘zorla getirme’ kararı çıkarılmasına hükmetti. Heyet, sanık ve avukatları tarafından sahte olduğunu iddia edilen evrakların incelenmesine, dosyada firari konumda bulunan Okan Övet hakkında yakalama kararının ve sanıkların mal varlıklarına konulan tedbirlerin devamına hükmetti. Mahkeme, Maya Rezidans ile ilgili site yönetimine aidat ödeme dökümünün istenmesine ilişkin müzekkere yazılmasına ve dava dosyasında ismi geçen memurlar hakkında soruşturma başlatılması için ilgili kurumlara yazı yazılmasına hükmederek, duruşmayı 20 Nisan tarihine erteledi. Öte yandan mahkeme, duruşmanın 22 Mayıs'a kadar süreceğini belirtti.

Oya Tekin ve Kadir Aydar’ın tutukluluğuna devam kararı verildi Haber

Oya Tekin ve Kadir Aydar’ın tutukluluğuna devam kararı verildi

Aziz İhsan Aktaş'ın liderliğini yaptığı iddia edilen “çıkar amaçlı suç örgütü”nün, bazı belediye başkanlarına rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla 24'ü tutuklu 200 sanık hakkında açılan davanın ilk duruşması, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Savcılık, duruşmanın son haftasında ara mütlaaasını vererek, tüm tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini istemişti. Bugün ara kararını açıklamak üzere duruşmayı açan mahkeme heyeti, savunması alınan sanıkların duruşmadan vareste tutulmasına, yurt dışına çıkış yasağı olan sanıkların ve Alican Abacı hakkındaki ev hapsi şeklindeki adli kontrol tedbirinin devam etmesine karar verdi. Savunması alınan sanıkların imza şeklindeki adli kontrol tedbirleri kaldırıldı. Savunması alınmayan 4 sanık, mağdur ve müşteki sıfatındaki isimler hakkında hakkın da zorla getirme kararı çıkarıldı. Ayrıca mahkeme mal varlıkları üzerinde bulunan tedbirlerin devamına karar verdi. Mahkeme heyeti, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar’ında aralarında bulunduğu 17 sanık hakkında tutukluluklarının devamı kararını verdi. Heyet tutuklu bulunan Beltaş Başkanı Önder Gedik, Esenyurt Belediye Destek Hizmetleri Müdürü Adnan Acar, İSFALT Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Karataş, İSFALT Genel Müdür Yardımcısı Sencer Hacıoğlu, Esenyurt Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Mehmet Şimşek, Esenyurt Belediyesi Temizlik İşleri Personeli Mustafa Yolcu ve İSFALT Satın Alma Müdürü Rana Uysal hakkında ise tahliye kararı verdi. Öte yandan Tekin ve Aydar’ın avukatları, karara itiraz edeceklerini belirterek en kısa sürede üst mahkemeye başvuracaklarını açıkladı. İkinci duruşmanın 20 Nisan-22 Mayıs tarihleri arasında görülmesi kararlaştırıldı.

Aziz İhsan Aktaş davasında cumhuriyet savcısı sanıkların bloke edilen mal varlıklarının iadesini istedi Haber

Aziz İhsan Aktaş davasında cumhuriyet savcısı sanıkların bloke edilen mal varlıklarının iadesini istedi

Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin de bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesine yönelik hazırlanan iddianame ile alakalı 200 sanığın ifadelerinin alınması devam edildi. "2 BAVULLA DIŞARI ÇIKTIK, BİR BAVULDA NORMAL EŞYA BİRİNDE PARA VE ZİYNET EŞYA VARDI" Yaklaşık 1 saatlik öğle arasının ardından savunma yapan tutuksuz sanık olan ve Beşiktaş Belediyesi ihale yetkilisi Türkan Dururel, "38 yıllık devlet memuruyum. Daha önce İstanbul İl Özel İdaresi'nde çalıştım. Bu soruşturmada yer aldığım günden beri sağlığım bozuldu, kalp rahatsızlığı geçirdim. 2 ihalede görevlendirildim. İhaleye katılanlardan uygun teklif verene ihaleyi verir süreci tamamlarız. Hiçbir firmayla resmiyet dışında görüşmem. İhaleye fesat karıştırma işlemi nasıl yapılır bilmiyorum. İddianamede isnat edilen suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatimi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Savunma yapan Rıza Akpolat’ın şoförlerinden tutuksuz sanık Uğur Uçak, "2019 yılında Emirhan Akçadağ’ın 6 ay şoförlüğünü yaptım, ardından Rıza Akpolat’ın şoförlüğünü yaptım. Alt üst ilişkisinde işlerimi yaptım. Akpolat’ın avukatları beni tehdit etti. Savcılıkta ilk ifademi bu baskıyla verdim ve hiçbir bildiğimi söylemedim. Benim alnım açık, bildiğim gerçekleri söyledim ve hiç yalan beyanda bulunmadım. Ben işim nedeniyle yasa dışı olmayan, suç teşkil etmeyen işleri yaptım. Hiç mal temin etmediğim gibi, 6-7 ay maaşımı alamadığımdan dolayı mağdur edildim. Bir gün bir mekana gittik, 2 bavulla dışarı çıktık, bir bavulda normal eşya birinde para ve ziynet eşya vardı. Bize, parayı Emirhan Akçadağ verdi. Göndermemiz gereken yere ödeme yapardık ama para Emirhan’a nereden geliyordu paralar bilmiyorum. Paralar geldiği gibi hemen çıkışı yapılmıştır, hesap hareketlerimden de görebilirsiniz" şeklinde konuştu. "BEN VE KARDEŞLERİM ÜZERİMİZE KAYITLI TAŞINMAZLARI ALMA MADDİ GÜCÜNE SAHİBİZ" Duruşmada savunma yapan Beşiktaş Belediyesinin görevinden uzaklaştırılan tutuklu başkanı Rıza Akpolat’ın eşi tutuksuz sanık Yeşim Akpolat, "4 haftadır neredeyse her gün buradayız. Ruhen yoruldum. Tarafıma 3 ayrı suç isnat edildi. Benim bu suçlara ilişkin tek bir eylemim bulunmamaktadır. Bir gayrimenkul için emlakçı ile görüştüğüm iddialarını kesinlikle kabul etmiyorum. Kız kardeşim ile evimiz çok yakın. Benim, eniştemin ve eşimin mal varlığını akladığım iddialarını kabul etmem mümkün değildir. Ben ve eşim, kendimize ait taşınmazlarda konakladık. Babam 2020 yılında vefat etti. Bize de yüklü miktarda miras kaldı. Ben ve kardeşlerim üzerimize kayıtlı taşınmazları alma maddi gücüne sahibiz. Aile bağlarımız sorgulanarak iddianamede üzerimize suç isnat edilmesini anlamlandıramıyorum. Benim, kardeşlerimin ve eşimin mal varlığı aklama iddiaları asılsızdır. Eşimin mal varlığı aklama sistemi kurduğu iddiası da yalandır. Bu muhakkak yargılamada ortaya çıkacaktır" dedi. SAVCILIK SANIKLARIN BLOKE EDİLEN, TEDBİR KONULAN MAL VARLIKLARININ KENDİLERİNE İADELERİNİ İSTEDİ Duruşmada görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, haklarında 'yurt dışına çıkış yasağı' ve 'ev hapsi' tedbiri bulunan sanıkların bu durumunun ayrı ayrı devam etmesini talep etti. Savcılık, haftalık imza tedbiri bulunan sanıklara yönelik uygulamanın ayrı ayrı kaldırılmasını ve tüm sanıkların bloke edilen, tedbir konulan mal varlıklarının kendilerine iadelerini istedi. Sanıkların incelemeye alınan dijital materyallerin de sanıklara iade edilmesini talep eden savcılık ayrıca, tutuklu sanıkların üzerlerine atılı suç isnadı göz önünde bulundurularak bu durumlarının ayrı ayrı devamına karar verilmesini talep etti. SAVCILIĞIN TALEBİNE İLİŞKİN SAVUNMALAR ALINACAK Savcılığın talebinin ardından duruşma, sanık ve avukatlarının söz alması ve talebe ilişkin savunma yapmaları için yarına erteledi.

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında 4’üncü hafta tamamlandı, ara karar bekleniyor Haber

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında 4’üncü hafta tamamlandı, ara karar bekleniyor

Aziz İhsan Aktaş liderliğindeki şebekenin ihale süreçlerini rüşvet ağıyla yönlendirdiği iddiasıyla açılan dev davada yargılamalar sürüyor. Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri Kampüsü'nde, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yürütülen oturumlarda dördüncü hafta geride bırakıldı. Şu ana kadar 162 şüphelinin ifade işlemleri tamamlanırken, davanın seyri açısından kritik bir viraja girildi. BAŞKANLARIN YARGILANDIĞI DAVADA SÜREÇ Soruşturma kapsamında birçok yerel yönetici görevden el çektirilmişti. Dosyada Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ve Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar tutuklu sanık olarak yer alıyor. Aynı davada yargılanan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere ise tahliye edilerek görevlerine iade edilen isimler arasında bulunuyor. ÖRGÜT LİDERİ VE BELEDİYE BAŞKANININ SAVUNMASI Etkin pişmanlık yasasından faydalanarak adli kontrol şartıyla serbest bırakılan ve şebeke lideri olmakla suçlanan Aziz İhsan Aktaş, duruşmadaki beyanında hakkındaki iddialara yanıt verdi. Aktaş mahkemedeki ifadesinde şu sözleri kaydetti: "Sanıkların yaptığı ihalelere fesat karıştırma suçuna ilişkin inkar savunmaları yersizdir. Bana itirafçı değil, iftiracı diyorlar. Benim böyle olmadığımı burada kanıtlayacağım. Daha önce verdiğim etkin pişmanlık hükümleri ifadelerini kabul ediyorum. Tüm iş ve işlemler mevzuata uygun, şeffaf ve ticari teamüller çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Bu işlerden AK Parti belediyelerinden 100, CHP belediyelerinden 120, siyaset üstü kurumlar olan devlet dairelerinden 9, diğer parti, kayyum idareleri ve bağımsız kuruluşlardan 50 sayıda iş alınmıştır. Dolayısıyla CHP'li belediyelerden almış olduğumuz iş sayısı, AK Parti belediyelerinden almış olduğumuz iş sayısından fazladır" Rüşvet iddialarının odağındaki tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ise hakkındaki suçlamaları reddetti. Akpolat'ın savunmasında şu ifadeler yer aldı: "Biz gözaltına alınmadan haftalar önce basında, Rıza Akpolat'ın talimatı doğrultusunda yapıldı denilen şey, hastane satışı ve ihaleye çıkmasıdır. Orada bizim verdiğimiz bir talimat vardır. Ben hiçbir karanlık örgüte üye olmadım. Yaklaşık 3 milyon insana temel belediyecilik hizmetleri vermeye çalışıyoruz. Dolayısıyla bizim iş insanlarına, belediyeye hizmet veren müteahhitlere, firmalara ödeyemediğimiz paralar; belediyenin borçlu olmasının temel ve teknik sebebi budur. Bu bir tercih değildir, bu bir zorunluluktur. Bununla ilgili bir önlem alınmadığı için bu ödeme dengesizliği ciddi şekilde zarar vermektedir ve o yüzden de Beşiktaş Belediyesi borçludur. Bu borçlu olmasından kaynaklı da mülk satışı gündeme gelmiştir" Dosyada ihale ağını organize etmekle suçlanan tutuksuz sanık Mustafa Mutlu da aleyhindeki iddialara karşı çıkarak, "Aziz İhsan Aktaş'tan benim iş almam veya onun beni bir kuruma yerleştirmesi imkansızdır. Aziz İhsan Aktaş'ın düşmanlarının verdiği ifadeler sonucu sanık olarak yargılanıyorum. Ozan İş, çeklerin ödeneceğini söyleyip, firmaları oyalıyordu. Mesai bitince de, ihale firmalarına para yok diyordu. Ozan İş, Aziz İhsan Aktaş ve akrabalarının paralarını ödemeyerek, onları zor kullanmaya itti" şeklinde konuştu. TAHLİYELER VE BEKLENEN ARA KARAR Şubat ayının ilk haftasında yapılan tutukluluk incelemelerinde mahkeme heyeti, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar'ın da aralarında bulunduğu 9 kişinin yurt dışı yasağıyla tahliyesine hükmetmişti. Rıza Akpolat, Utku Caner Çaykara, Oya Tekin ve Kadir Aydar'ın dahil olduğu 24 kişinin ise cezaevindeki bekleyişi sürüyor. Oturumlara 23 Şubat itibarıyla kampüs içindeki daha küçük bir salonda devam edilecek. Geriye kalan tutuksuz sanıkların da dinlenmesinin ardından savcılık mütalaasını sunacak, avukat beyanları alınacak ve mahkeme merakla beklenen ara kararını açıklayacak.

Ceyhan’da gözler Kadir Aydar hakkında verilecek kararda Haber

Ceyhan’da gözler Kadir Aydar hakkında verilecek kararda

Tutuklu bulunan Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, kamuoyunda “Aziz İhsan Aktaş” davası olarak bilinen soruşturma kapsamında ilk kez hâkim karşısına çıktı. Cezaevinden duruşmaya getirilen Aydar, mahkemede hakkındaki iddialara ilişkin savunmasını yaptı. Gözler, 27 Şubat’ta görülmesi beklenen karar duruşmasına çevrildi. Duruşma salonunda yaşananlar, davanın kamuoyundaki yankısını artırdı. Ceyhanlı vatandaşlar, çıkacak kararı bekliyor. Savunmasında iddiaları reddeden Aydar, Aziz İhsan Aktaş’a hitaben, “Ben kimseden rüşvet almadım, almam da. Bu adamı ne gördüm ne de tanırım. Ceyhanlının emanetine sahip çıkmaktan başka bir şey yapmadım. Hakkımdaki tüm iddialar yalan ve iftiradan ibarettir. Beraatimi talep ediyorum” dedi. CEYHAN’DA BEKLEYİŞ SÜRÜYOR İki dönem üst üste halkın oylarıyla belediye başkanı seçilen Kadir Aydar’ın tutuklu yargılanması, ilçede derin bir yankı uyandırmış durumda. İlçe halkı, seçtikleri başkanın yeniden özgürlüğüne kavuşarak görevine dönmesini istiyor. Sokakta konuşulan en temel beklenti, yargı sürecinin bir an önce netleşmesi ve Ceyhan’ın kaldığı yerden hizmete devam edebilmesi. Vatandaşlar, belediye çalışmalarının aksamaması ve yerel yönetimde istikrarın sağlanması adına, Aydar’ın görevine dönmesi gerektiğini dile getiriyor. Ceyhan’da birçok kişi, bu sürecin yalnızca bir yargı süreci değil, aynı zamanda halkın sandıkta verdiği iradenin de bir sınavı olduğunu ifade ediyor. İLÇEDE ESNAF VE GENÇLERDEN STK’LARA KADAR GENİŞ KESİM KARARI MERAKLA BEKLİYOR Kadir Aydar’ın yargı sürecinde vereceği hukuki mücadele devam ederken, Ceyhan’da hâkim olan görüş, seçilmiş bir belediye başkanının en kısa sürede görevine dönmesi yönünde. İlçede esnafından gençlerine, sivil toplum temsilcilerinden mahalle sakinlerine kadar geniş bir kesim, 27 Şubat’ta çıkacak kararın Ceyhan’ın geleceği açısından belirleyici olacağını düşünüyor. Ceyhanlılar için bu dava artık yalnızca bir mahkeme süreci değil; aynı zamanda seçtikleri başkanla yeniden kucaklaşma umuduna dönüşmüş durumda. 27 Şubat’ta verilecek karar, sadece Kadir Aydar’ın hukuki durumunu değil, Ceyhan siyasetinin seyrini de doğrudan etkileyecek. İlçe halkı ise gün sayıyor: Kadir Aydar’ın özgürlüğüne kavuşup, yeniden belediyedeki görevine dönmesini bekliyor.

Rüşvet ve ihale davasında Metin Aktaş savunma yaptı Haber

Rüşvet ve ihale davasında Metin Aktaş savunma yaptı

Türkiye gündemini sarsan ve birçok belediye başkanının isminin karıştığı dev rüşvet davasında yargılama süreci üçüncü haftasına girdi. Aziz İhsan Aktaş yönetimindeki çıkar amaçlı bir suç şebekesinin yerel yönetimlerdeki ihale süreçlerini rüşvet dağıtarak kendi lehine çevirdiği iddia ediliyor. Söz konusu geniş çaplı davada Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ile Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara ve Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin gibi tutuklanıp görevden el çektirilen isimler bulunuyor. Aynı listede Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar da yer alırken Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar tahliye edilmiş Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere ise tahliyesinin ardından makamına geri dönmüştü. İki yüz sanığın bulunduğu bu dev dosyada tutuksuz yargılanan şahısların mahkemedeki beyanları alınmaya devam ediyor. "İHALELERLE İLGİM YOK SORUMLULUK ŞİRKET YETKİLİLERİNDEDİR" Olaylı duruşmanın son oturumunda örgüt lideri olduğu öne sürülen Aziz İhsan Aktaş'ın büyük oğlu Metin Aktaş hakim karşısına çıkarak hakkındaki suçlamalara yanıt verdi. Savcılığın hazırladığı iddianamede Metin Aktaş'ın babasından aldığı finansal güç ve talimatlarla Aktaş Bilişim Teknolojileri şirketini kurduğu belirtiliyordu. Ayrıca bu firmanın kuruluşundan çok kısa bir süre sonra Beşiktaş Belediyesinden usulsüz yöntemlerle devasa ihaleler aldığı iddia edilmişti. Kürsüde iddiaları kesin bir dille yalanlayan tutuksuz sanık şirket bünyesinde hiçbir zaman tam bir otoriteye sahip olmadığını savundu. Bugüne kadar hep helal kazanç peşinde koştuklarını ve kimsenin hakkını yemediklerini belirten Aktaş ihale süreçlerini kendisinin değil firmada görevli yetkililerin yürüttüğünü öne sürdü. "AİLEMİZ BÜYÜK BİR İFTİRA KAMPANYASININ KURBANI OLDU" Babası ve amcası başta olmak üzere çok sayıda akrabasının demir parmaklıklar ardına gönderilmesiyle tüm yükün kendi omuzlarına bindiğini aktaran Metin Aktaş yargılandığı bu dosyada aslında bir mağdur olduğunu dile getirdi. Ailesine yönelik ağır iftiralar atıldığını söyleyen sanık üzerine atılı tüm yasa dışı eylemleri reddederek ticari faaliyetlerine devam edebilmek adına şirketine uygulanan yasal tedbirlerin acilen kaldırılmasını talep etti. Metin Aktaş'ın savunmasını tamamlamasının ardından mahkeme heyeti duruşmaya bir saatlik ara verdi. Verilen aranın bitimiyle birlikte davanın seyrini etkileyecek bir diğer isim olan Aziz İhsan Aktaş'ın erkek kardeşi Ramazan Murat Aktaş'ın ifade işlemine geçileceği öğrenildi.

Bakan Gürlek: İBB’ye yönelik soruşturma ihbar ve şikayetler üzerinden başlatıldı Haber

Bakan Gürlek: İBB’ye yönelik soruşturma ihbar ve şikayetler üzerinden başlatıldı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, bir televizyon kanalında katıldığı programda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bakan Gürlek, "Ben öncelikli olarak bu önemli görevi bana tevdi eden Sayın Cumhurbaşkanımız, Cumhurbaşkanımıza itimatları, takdir ve tensipleri için şükranlarımı arz etmek istiyorum. Yemin töreninden sonra yayınladıkları nazik tebrik mesajı ile de desteklerini ifade eden MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'ye de hassaten teşekkürlerimi sunuyorum. Dualarını esirgemeyen, tebrik ve iyi niyet dileklerini ileten bütün vatandaşlarıma, özellikle biliyorsunuz 33 yıl sonra Nevşehir'den ilk bir bakan seçildi, özellikle Nevşehirli hemşerilerime saygılarımı sunuyorum" diye konuştu. "O GÜN GERÇEKTEN BEN ŞAHSIM ADINA ÜZÜLDÜM" Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yaşanan olaylar hakkında sorulan sorulara cevap veren Bakan Gürlek, "O gün gerçekten ben şahsım adına üzüldüm. Şundan; neden? Burası Adalet Bakanı ve İçişleri Bakanlığı bir görevi, yani Yüce Türk Meclisi. Burada şahısların bir sorunu yok; benim şahsım Ali, Akın, Veli önemli değil. Burada Adalet Bakanı olarak bir kurum adına yemin ediyoruz. Yüce Meclis, biliyorsunuz Gazi Meclisimiz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu bir Meclis. Oradaki olayların yaşanması gerçekten beni üzdü, yani şaşkınlık yaşadım. Ben bunun örgütlü olarak bir yapı olup olmadığını bilemem. Normalde usulü siz daha iyi biliyorsunuz; Meclis Başkanvekilimiz Bekir Bey anons etti, ilk isim olarak beni anons etti. Ben kürsüye çıktım. Bir metin var biliyorsunuz, metnin usulen okunması gerekiyor. Metin okunurken birden karıştı, yani ortalık karıştı" sözlerini söyledi. "BUNLAR BİZE YAKIŞMADI, ÇOK SAYGIN MİLLETVEKİLLERİNE YAKIŞMADI" Mecliste yaşanan olayları hoş karşılamadığını ifade eden Gürlek, milletvekillerini seçen milli iradeye kavganın yakışmadığını belirterek, şunları kaydetti: "Orası biliyorsunuz Türkiye'nin en seçkin yeri. İnsanların vatandaşın iradesiyle, milletin iradesiyle seçmiş olduğu milletvekillerinin görev yaptığı bir yer. Ben açıkçası bu kadar karışıklık olduğunu bilmiyordum. Birden kürsüye saldırılar başladı. Ama bu konuda daha önce özellikle AK Parti grup başkanvekilleri arkadaşlarımız, AK Parti'deki çok değerli milletvekillerimiz beni uyardılar; ‘Bir karışıklık bekliyoruz, bu konuda sen de biraz dikkatli olur musun?' dediler. Sonraki olayları ben de televizyondan izledim. Çok karışıklık oldu. Bunlar keşke yaşanmasaydı. Bizim şunu yapmamamız lazım; kurumları yıpratmamamız lazım. Orası milletin iradesinin tecelli ettiği Türkiye Büyük Millet Meclisi. Buradaki şahıs Akın Gürlek değil. Burada bir Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı'nın yemin töreni var. Bizim kesinlikle çok saygı duyduğumuz, çok saygın bir kurum, milletin iradesinin tecelli ettiği parlamentoyu bu tartışmalarla, kürsü işgal etmek, bunlar bize yakışmadı, çok saygın milletvekillerine yakışmadı. En önemlisi de milletvekillerini seçen milli iradeye de yakışmadı. Bunları ben de televizyondan izledim, açıkçası hoş karşılamadım." "VATANDAŞ VE PARTİ İÇİNDEN GELEN İHBAR VE ŞİKAYETLERLE SORUŞTURMAYA BAŞLADIK" İstanbul Büyükşehir Belediyesi soruşturmasının nasıl başladığıyla ilgili soru üzerine Bakan Gürlek, "Vatandaş ve parti içinden gelen ihbar ve şikayetlerle soruşturmaya başladık. Şüphelinin sıfatı savcıyı ilgilendirmez. Suç var mı yok mu ona bakarız. İhbarlar ve şikayetler vardı bir kısımda kendi içlerinden başvurular vardı. Makul şüphe varsa Cumhuriyet Savcısı soruşturma başlatmak zorunda. Biz de gelen ihbarlar ve şikayetler doğrultusunda soruşturmaya başladık. Para kuleleri dosyasını biz zaten inceliyorduk. Ciddi iddialar vardı para kuleleri ile ilgili. Soruşturma başladı diye kimse suçlu değildir, soruşturma gerçeği ortaya çıkarmak için başlatılabilir. Soruşturmalar bu şekilde oluyor; maddi deliller dediğiniz gibi işte MASAK raporları, telefon trafikleri, daha sonra tanık beyanları, ihbarcı beyanları. Sadece bu sizin söylediğiniz İBB soruşturması değil, ben genel anlamda söylemek istiyorum. Bütün soruşturmalarda soruşturmaya başlanır, sonraki delil durumuna göre savcılık takdir eder; ya kamu davası açar ya da kamu davası açmayıp ‘takipsizlik' dediğimiz kararı verir" ifadelerini kullandı. "İBB SORUŞTURMASINDA ÇOK CİDDİ İDDİALAR VARDI" İddianame hakkında sorulan soruları yanıtlayan Bakan Gürlek, "İddianame kabul edildiği için, iddianameyi herkes okuyor rahatlıkla. Burada artık gizlilik kararı kalktı, iddianame kabul edildiği için kamuya açık. Herkes bir şekilde iddianameyi okuyup yorumlayabiliyor. Cumhuriyet savcısının ciddi iddia karşısında ‘Ben bunu işlemiyorum, ben bunu yapmıyorum' deme lüksü yoktur. İBB soruşturmasında çok ciddi iddialar vardı. Ben savcı olarak ya da benim yerime başka bir arkadaş olarak da mutlaka ciddi iddia varsa bunun üzerine gitmek gerekiyor. İddianamede biliyorsunuz biz değerlendirme yaptık. 3000 sayfa iddianame; bunların bir kısmını yönetici, bir kısmını örgüt üyesi, bir kısmını örgüte yardım eden olarak nitelendirdik" şeklinde konuştu. Soruşturmaya başladıklarında ellerinde delil olduğunu ve bu delillerin sonradan maddi delil olarak ortaya çıktığını söyleyen Bakan Gürlek, "Soruşturma gerçeği ortaya çıkarmak amacıyla başlanabilir. Ve şu da çok önemli; savcı hem sanık lehine hem de sanık aleyhine delilleri toplamakla yükümlüdür. Bakın biz bunu yaptık İBB dosyasında; delilleri ayrıştırdık. Biz şahsın hem lehine olan delilleri topluyoruz hem aleyhine olan delilleri topluyoruz. Buradaki şahısların unvanları, makamları, belediye başkanı olması; bunlar ilgilendirmez. Cumhuriyet savcısı soruşturmayı gerektirecek şüphe var mı yok mu ona bakar. Bizim başladığımız soruşturmada da ciddi deliller vardı ve bu deliller daha sonradan maddi deliller olarak ortaya çıktı. Biliyorsunuz en son da iddianamenin açılması aşamasına geldi. Biz aynı zamanda dosya kapsamında sanıkların lehine olan delilleri de topladık. Yani bu yaptık. Delil durumu değişirse onları da lehlerinde değerlendirdik" diye konuştu. "GERÇEKTEN HESAP HAREKETLERİNDE RÜŞVET VERİLDİKTEN BEŞ DAKİKA SONRA HESAP HAREKETİ ORTAYA ÇIKMIŞ" Aziz İhsan Aktaş ile İBB arasında yaşanan olayları aktaran Bakan Gürlek, araştırmanın boyutlarından bahsederek şunları kaydetti: "Aziz İhsan Aktaş'ın bir belediyeden alacağı var. Aziz İhsan Aktaş diyor ki ‘Ben belediyeden alacağımı istiyorum, işte benden komisyon istiyorlar, yani rüşvet istiyorlar.' Aziz İhsan Aktaş'a diyoruz ki biz; ‘Sen ispatla.' O da diyor ki; ‘Benimle şurada görüştüler' diyor. Bakın, çok önemli. ‘Nerede görüştüler?' diyoruz; atıyorum ‘Ankara'da Otogar'da görüştüler' diyor. Biz bunu teyit etmemiz için bakıyoruz. Şüpheli şahısla Aziz İhsan Aktaş'ın aynı yerde görüşüp görüşmediğini, ortak baz istasyonu verip vermediğini alıyoruz. Daha sonra Aziz İhsan Aktaş diyor ki; ‘Ben para verdim' diyor. ‘Parayı nerede verdin?' diyoruz; ‘Burada' diyor. ‘Nereden çektin?' diyoruz; ‘Balgat'taki bir banka şubesinden çektim' diyor. Bakıyoruz gerçekten de yazıyoruz bankaya; Balgat'taki şubeden para çekilmiş. Daha sonra Aziz İhsan Aktaş diyor ki; ‘Yani parayı rüşveti verdikten sonra beş dakika sonra benim hakedişim hesabıma yattı' diyoruz. Bunu da teyit etmek zorundayız. Bakıyoruz gerçekten hesap hareketlerinde rüşvet verildikten beş dakika sonra Aziz İhsan Aktaş'ın hesap hareketi ortaya çıkmış." "MAHKEMELER SİYASİ ŞOV YERİ DEĞİL" İBB davasının canlı yayınlaması hakkında sorulan soruya cevap veren Bakan Gürlek, "Gizli tanığa baskı asla söz konusu değildir. Her etkin pişmanlıktan yararlanan ve itirafçı olan beraat edecek diye bir algı yanlış. Meclis iradesiyle mahkeme canlı yayınlanabilir. Mahkemeler siyasi şov yeri değil. 143 tane eylem var; iddianameyi muhtemelen okumuşsunuzdur, bizden de daha iyi biliyorsunuzdur. 143 eylemi siz incelemişsinizdir; tek bir eylemden dolayı gizli tanığın, yani gizli tanığın beyanından dolayı cezalanan bir eylem yok. Gizli tanık elbette tanık beyanıdır. Biz tek başına gizli tanık beyanına dayanarak bir işlem yapmadık. Gizli tanığa baskı, öyle bir şey yok" dedi. "BİZİM YASA DIŞI BAHİS İLLETİNDEN KURTULMAMIZ GEREKİYOR" Yasa dışı bahis operasyonları hakkında soru üzerine Bakan Gürlek, "Bizim yasa dışı bahis illetinden kurtulmamız gerekiyor. Yasal düzenleme eksikliği varsa yasal düzenleme yapacağız. Yasa dışı bahiste sürekli yöntem değişiyor. Biz bu işin sonuna kadar gideceğiz kökünü kazıyacağız. Yasa dışı bahis paralarının Türkiye'ye kazandırılması gerekiyor. Yasa dışı bahis belasından vatandaşlarımızı kurtarmak istiyoruz. Görev yaptığımız süre boyunca bu konuyla mücadele ettik. Adalet Bakanı olarak görevde bulunduğum sürece de bu illetin üzerine kararlılıkla gideceğiz" diye konuştu. "UYUŞTURUCU BU ÜLKENİN EN BÜYÜK SORUNU" Uyuşturucunun Türkiye'nin en büyük sorunu olduğuna dikkati çeken Gürlek, "Uyuşturucu bu ülkenin en büyük sorunu. Anneler ve aileler bana geliyor. Aileler özellikle çocukların uyuşturucu kullanmasından dolayı çok üzgün. Anneler babalar bana geliyorlar, telefonda mesaj atıyorlar bize oğlumuzu bu illetten kurtar diyorlar. Uyuşturucu ile ilgili biz gerekli adımları attık. İnşallah Adalet Bakanlığı döneminde de elimizden geleni yapacağız. Uyuşturucu içenlere 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası var. Biz bu işin sonuna kadar gideceğiz. Uyuşturucuda sistem şu şekilde işliyor. Torbacı diye tabir edilen bir kişi var torbacının altında da bunu dağıtan bir kişi var. 4 tane ana dağıtıcıya ulaştık. Daha sonra barona ulaşıyorsunuz. Hedefimizde uyuşturucu baronları var" şeklinde konuştu. "SOSYAL MEDYADA BİLGİ KİRLİLİĞİ VAR" Sosyal medya ile alakalı bir çalışma yapılıp yapılmayacağıyla ilgili soru üzerine Gürlek, "Sosyal medyada bilgi kirliliği var. Sosyal medya ile ilgili bildiğim kadarıyla bir yasa çalışması var. Yani sosyal medyada bir şahıs yorum yapacaksa, bir yazıyı yayınlayacaksa kesinlikle kimliği belli olacak. Bu kimliği doğrulanmadan sahte hesapla ya da yurt dışından bir fake hesapla bunu yapmayacak. Biliyoruz itibar suikastları oluyor, herkese itibar suikastı oluyor; hakim savcı arkadaşlara oluyor, yargılamayı etkilemeye çalışıyorlar. Bunlar yanlış. Eğer sosyal medyada şahıs bir açıklama yapıyorsa, bir hedef gösteriyorsa o kişinin kimliği belli olduğu için artık onun da cezai sorumluluğu başlayacak" ifadelerini kullandı. "‘ALO ADALET' HATTI KURACAĞIZ" "Alo Adalet" hattının kurulacağını açıklayan Bakan Gürlek, "Şu an en büyük sorun yargılamanın gecikmesi. ‘Sıfır gecikme' diye bir proje başlattık. Benim yeni adalet bakanlığı döneminde şu şekilde bir sistem kurmayı düşünüyorum: ‘Alo adalet' hattı kuracağız. İlk kez açıklıyorum. Nedir, vatandaş atıyorum bir boşanma davası var, 17 celseden beri boşanma davası bitmemiş. Burada vatandaş hatta ulaşabilir" dedi. "CHP'NİN KAPATILMASI İHBARI TAMAMEN YANLIŞ BİLGİ" Cumhuriyet Halk Partisi'nin kapatılması iddiaları hakkındaki soruyu yanıtlayan Bakan Gürlek, "Siyasi partilerin kapatılması olmaz. Bunu zorlaştıran da zaten AK Parti. CHP'nin kapatılması ihbarı tamamen yanlış bilgi" diye konuştu.

Belediyelere yönelik rüşvet davasında çarpıcı iddia: "Zeydan Karalar ödeme yapmaya zorladı" Haber

Belediyelere yönelik rüşvet davasında çarpıcı iddia: "Zeydan Karalar ödeme yapmaya zorladı"

Liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin de bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanık 27 Ocak Salı günü ilk kez hakim karşısına çıkmıştı. Dün görülen duruşmada, tutuksuz sanıkların savunmalarına geçilmişti. Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri kampüsünde görülen duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile tarafların avukatları hazır bulundu. "KARALAR BANA, DÜZENLİ ÖDEME ALABİLMEM İÇİN BELİRLİ BİR MİKTARIN KENDİLERİNE ÖDEMEM GEREKTİĞİNİ, SÜRECİN ZENGER İLE YÜRÜTÜLMESİNİ SÖYLEDİ" İddianamede ismi suç örgütü yöneticisi olarak geçen ve belediyelerde araç kiralama ihalesi yaptığı aktarılan ve 12 Ağustos 2025 yılında tahliye edilen tutuksuz sanık Baki Nugay savunma yaptı. Nugay savunmasında, "Biz suç kastıyla değil, kamu güçlerini elinde bulunduranların meşru hak edişlerimizi adeta bir rehin gibi tutması karşısında, şirketin uğrayacağı telafisi imkansız zararları önlemek adına atılmış, mecburiyeten atılan adımlardır. Söz konusu ödemeler yeni bir ihale alma veya gayrimeşru bir menfaat temin etmek amacıyla değil, fiilen gerçekleştirilmiş hizmetlerin bedeli olan meşru hakedişlerimizi alabilmek için yapılmıştır. Şayet bu ödemeler iddia edildiği gibi yeni ihale kazanma amacı taşıyor olsaydı, aynı idari yapının sonrasında yönetiminde bulunduğu Adana Büyükşehir Belediyesi'nden de ihaleler alınmış olması gerekirdi. Oysa tek bir ihale dahi alınmamış olması, Seyhan'daki sürecin bir ihale bağlama operasyonu değil, hak edişlerin ödenmemesi tehdidiyle yürütülen bir irtikap süreci olduğunu ve benim bu durumda fail değil, mağdur konumunda bulunduğumu kanıtlamaktadır. Zeydan Karalar bana, düzenli ödeme alabilmem için belirli bir miktarın kendilerine ödemem gerektiğini, sürecin Özcan Zenger ile yürütülmesini söyledi. Bu talebin reddi halinde, şirketimizin finansal olarak bunu telafi edemeyeceğini söyledi. Bu dayatmayı kabul etmek zorunda kaldım. Bu beyanlarım sadece birer iddiadan ibaret değildir. Avukatım tarafından hazırlatılan ve mahkemenize sunulan bilirkişi raporu, HTS ve baz kayıtları üzerinden bu süreci bilimsel olarak ispatlamaktadır. Özcan Zenger, Zeydan Kararlar'ı aradı, 113 saniye görüştüler" ifadelerini kullandı. "ESENYURT VE BEŞİKTAŞ BELEDİYELERİ İNCELENSİN" Savunmasına devam eden sanık Baki Nugay, "Özcan Zenger'e fiziki olarak hakediş ödemesi yaptık. Bu HTS ve baz kayıtlarında mevcuttur. Bizim yaşadığımız süreç, bir rüşvet alma, verme durumu değil, hakkediş ödemesi alma mücadelesidir. İddianamede yer alan makinelerin satışını engelleyerek, maddi menfaat sağladığım iddiası, işimin pozisyonundan dolayı imkansızdır. Örgüt yöneticiliği suçlamasını kesinlikle kabul etmiyorum. İddianamede, ihale süreçlerini organize ettiğim ve 15 şirketi yönettiğim öne sürülüyor. Gizli tanık bunları söylüyor. Ancak alınan bilirkişi raporlarında böyle bir durumun olmadığı kanıtlanmıştır. İddianamedeki hususlara göre ben hayalet bir yöneticiyim çünkü iddiaların hiçbiri kanıtlanmamıştır. Özcan Zenger'e biz fiziki olarak hakediş ödemesi yaptık. Bu durum, HTS ve baz kayıtları ile geçerlidir. Bizim yaşadığımız süreç bir rüşvet alma verme durumu değil, hakediş ödemelerimizi alma mücadelemizdir. İddianamede yer alan makinelerin satışını engelleyerek, maddi menfaat sağladığım iddiası, işimin pozisyonundan dolayı imkansızdır. Örgüt yöneticiliği suçlamalarını kesinlikle kabul etmiyorum. İddianamede, bir gizli tanık, ihale süreçlerini organize ettiğimi ve 15 şirketi yönettiğimi öne sürüyor. Ancak bilirkişi raporlarında böyle bir durumun olmadığı kanıtlanmıştır. İddianamede ki hususlara göre ben hayalet bir yöneticiyim çünkü iddiaların hiçbiri kanıtlanmamıştır. Esenyurt ve Beşiktaş Belediyelerinin bizim firmamızdan önce aldığı ihalelerine bakılmasını mahkemeden talep ediyorum, asıl ihaleye fesat karıştırma o kısımda. Bu işlerin içerisinde çok suçlu kişiler var, bunlar yapanın yanına kar mı kalacak?" şeklinde konuştu. AZİZ İHSAN AKTAŞ'IN KARDEŞİ SAVUNMA YAPACAK Duruşmaya yaklaşık 1 saat ara verildi. Aranın ardından, örgüt lideri iddiasıyla yargılanan Aziz İhsan Aktaş'ın erkek kardeşi tutuksuz sanık Doğan Aktaş'ın savunması ile yargılama devam edecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.