#Aziz Ihsan Aktaş Davası

İLKHABER-Gazetesi - Aziz Ihsan Aktaş Davası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Aziz Ihsan Aktaş Davası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ceyhan Belediye Başkanlığı görevinden alınan Kadir Aydar tahliye edildi Haber

Ceyhan Belediye Başkanlığı görevinden alınan Kadir Aydar tahliye edildi

Liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen Çıkar Amaçlı Suç Örgütü tarafından tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı sanık Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı sanık Utku Caner Çaykara ve Ceyhan Belediye Başkanı sanık Kadir Aydar'ın arasında bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 16'sı tutuklu 200 sanığın yargılanmasına devam edildi. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde bulunan salonda görülen duruşmada tutuklanarak görevinden uzaklaştırılan Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar tutukluluk durumuna ilişkin beyanda bulundu. Aydar "Babam Mustafa Aydar'ın, İhsan Aktaş ile yapmış olduğu meşru ticaret sebebiyle 12 aydır tutukluyum. Aktaş, benim babamın şirketine ait projeden iki daire beğenmiş ve satın almış. Ben anlamakla güçlük çekiyorum. İhsan Aktaş akrabalarımın belediyeden alacağını alabilmesi karşılığında Mustafa bana daire sattı diyor. 25 Temmuz'da belediyeden toplam alacağı 1,5 milyondur. İhsan Aktaş, ‘4 milyonluk daireyi 4-5 katına sattılar' diyor. Benim bu ticaretle alakam yoktur. Eğer parayı almış olsaydık aldık derdik. Dairenin çıplak halinin bile 16 milyon olduğu bilirkişi raporu ile sabittir" dedi. "İHSAN AKTAŞ'IN BÜTÜN İFADELERİ YALAN VE İFTİRA NİTELİĞİNDEDİR" Aydar tahliye taleplerine ilişkin savunmasında "İtibar edilmesi gereken bilirkişi raporları değil midir? Bu şahıs almış olduğu dairelerin paralarını bile ödemedi. Ben paramı almadım, alsaydım saklamazdım. İhsan Aktaş'ın bütün ifadeleri yalan ve iftira niteliğindedir. Babamdan 2 adet daire ve araç satın almış. Daire satışına rüşvet, araç satışına karlı ticaret diyor bu adam. İhsan'ın babamdan araç aldığı ortaya çıkınca tarihi uyduruyor. Yalancı tanıklar da banka dekontlarını ortaya çıkarıyor. 10 milyon gibi bir para alınması söz konusu değildir. Babamın ağustos ayında aldığı aracı temmuzda satması fiziken de mümkün değildir. Babam aracı ağustos ayında galeriden almıştır. Bizde temmuz ayında böyle bir araç yoktur. Babam 9 Ekim'de aynı marka araç aldığı için eskisini satmak istemiştir. Bu belgeleri size sunuyorum. Babam 15 Ekim'de İhsan Aktaş ile görüşmüş ve isteği üzerine aracı kendisine satmıştır. 17 Ekimde Zafer Yaman'ı gönderip babam aracın parasını almıştır. Babamın ekim ayında aldığı para İhsan Aktaş'a sattığı Mercedes marka aracın parasıdır. Babam ekim ayındaki parayı ev için almış olsaydı ‘ev için aldım' derdi. Zaten ev konusunda da babam Aktaş'tan alacaklı. Ben ‘veresiye rüşvet mi olur?' dediğim zaman Aktaş'ın zoruna gitmişti. Veresiye rüşvet mi olur? Her ne ile suçlanıyorsam bunlar maddi menfaat için yapılmaz mı? Biz evden kâr, araçtan zarar etmişiz. Böyle iş mi olur, zararına rüşvet mi olur? İhsan Aktaş ticaret zarar olunca şikayet edip tutuklanmama sebep oluyor. 12 aydır ağır müebbetlik mahkumların şartlarında evinden bin km uzakta yatan ve adalet isteyen birisiyim. İşlemediğim bir suçtan dolayı 1 yıldır cezaevindeyim. Ben bu dosyadan beraat edecek olsam Aktaş bunun hesabını nasıl verecek? Bizler sizlerin adaletine sığınıyoruz. Örgüt lideri Aktaş bile 5 ay yatmışken ben 1 yıldır yatıyorum. 700 yılla yargılanan bir adamın mı kaçma şüphesi vardır yoksa benim mi? Ben arandığımı duyunca bizzat kendim teslim oldum. Halkın seçtiği bir insan olarak onların güvenini boşa çıkaramam. Tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Avcılar Belediye Başkan Yardımcısı Erhan Daka ise, "Temelsiz iddialarla bir yıldır tutuklu bulunuyorum. Ortada ne rüşvet var ne aracılık. Etkin pişmanlıktan yararlanan Aziz İhsan Aktaş ile Akın Kumanlı rüşvet olmadığını söylüyor. Ortada rüşvet yokken nasıl aracılık edebilirim. Savcının rüşvet iddiasını neye dayandırdığını anlamış değilim. Tamamen içi boş, temelsiz bir iddiayla bir yıldır tutukluyum. Dosyada tüm deliller toplandı. Hakkımda toplanacak delil, dinlenecek kişi olmadığını göz önüne alarak 11 aylık tutukluluğumu sonlandırmanızı talep ederim" dedi. Yapılan duruşma sonunda mahkeme heyeti belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik davada Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar ve 4 sanık hakkında tahliye kararı verdi.

CHP Adana İl Başkanı Tanburoğlu: Şeffaf ve tarafsız yargılama bekliyoruz Haber

CHP Adana İl Başkanı Tanburoğlu: Şeffaf ve tarafsız yargılama bekliyoruz

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana İl Başkanı Anıl Tanburoğlu, 20 Nisan Pazartesi günü ikinci duruşması başlayan ve 22 Mayıs’a kadar devam edecek olan Aziz İhsan Aktaş davasına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Tanburoğlu, hukukun üstünlüğü ve adil yargılanma ilkesinin her koşulda korunması gerektiğini vurgulayarak, davanın yalnızca taraflar açısından değil kamu vicdanı açısından da büyük önem taşıdığını belirtti. “ADALET GECİKMEDEN TECELLİ ETMELİ” CHP Adana İl Başkanı Anıl Tanburoğlu, “Bugün başlayan Aziz İhsan Aktaş davası, Türkiye’de adalet mekanizmasının nasıl işlediğine dair önemli bir sınav niteliği taşımaktadır. Bizler Cumhuriyet Halk Partisi olarak, yargının bağımsız ve tarafsız olması gerektiğini her platformda savunuyoruz. Bu davada da beklentimiz; hiçbir siyasi etki altında kalmadan, yalnızca hukuk kuralları ve somut deliller çerçevesinde bir yargılama sürecinin yürütülmesidir. Toplumun adalete olan inancını güçlendirmek, ancak şeffaf ve hakkaniyetli bir yargılama süreciyle mümkündür. Bu nedenle davanın tüm aşamalarının kamuoyu tarafından dikkatle takip edilmesi gerekmektedir. Adaletin daha da gecikmeden ve eksiksiz şekilde tecelli etmesi en büyük temennimizdir. Adalet, hiçbir kişi ya da kurumun çıkarına göre şekillendirilemez. Hukuk devleti ilkesine bağlılık, demokrasimizin vazgeçilmezidir. Bu davanın da bu ilkelere uygun şekilde sonuçlanması, Türkiye’nin demokratik geleceği açısından kritik önemdedir” şeklinde konuştu. “ZEYDAN KARALAR’IN GÖREVİNE İADE EDİLMESİ GEREKİYOR” Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın görevine iade edilmemiş olmasına da değinen Tanburoğlu şunları söyledi: “Sayın Zeydan Karalar’ın halen görevine iade edilmemiş olması, kamuoyunda ciddi soru işaretleri ve kaygı yaratmaktadır. Seçilmiş bir belediye başkanının uzun süre görevinden uzak tutulması, yalnızca kişisel bir mesele değil, aynı zamanda Adanalı hemşehrilerimizin demokratik iradesinin de doğrudan etkilenmesi anlamına gelmektedir. Hukukun üstünlüğü ilkesi gereği, bu sürecin gecikmeksizin sonuçlandırılması ve Sayın Karalar’ın görevine iade edilmesi yönündeki beklentimiz açıktır. Adaletin gecikmesi, adaletin zedelenmesi anlamına gelmektedir.” “HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNÜ SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ” CHP Adana İl Başkanlığı olarak süreci yakından takip edeceklerini belirten Tanburoğlu, “Seyhan Belediye Başkanımız Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanımız Kadir Aydar ve diğer tutuklu bulunan belediye başkanlarımız, halkın doğrudan oylarıyla göreve gelmiş, kentlerine hizmet etmek için çalışan kamu görevlileridir. Elbette hiç kimse hukukun üstünde değildir; ancak seçilmiş yerel yöneticilerin yargı süreçleri üzerinden yıpratılmaya çalışılması ve uzun tutukluluk süreleri hem demokrasiye hem de millet iradesine zarar verir. Bu noktada, yargının titizlikle ve tarafsızlıkla hareket etmesi büyük önem taşımaktadır. Bizler, hukukun üstünlüğünü savunmaya ve adaletin yanında durmaya devam edeceğiz. Bu davada verilecek kararın, toplumun vicdanında karşılık bulması en büyük beklentimizdir” ifadelerini kullandı.

Aziz İhsan Aktaş davasında Oya Tekin ve Kadir Aydar için tahliye talebi Haber

Aziz İhsan Aktaş davasında Oya Tekin ve Kadir Aydar için tahliye talebi

Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı davada, bir kısım tutuklu sanıkların avukatları savunma yaptı. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin de bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanıklı dava 5'inci haftasında görülmeye devam ediyor. Sanık avukatları savunma yaptı Dün görülen yargılamada görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, haklarında 'yurt dışına çıkış yasağı' ve 'ev hapsi' tedbiri bulunan sanıkların bu durumunun devamına, haftalık imza tedbiri bulunan sanıkların tedbirinin ayrı ayrı kaldırılmasına, sanıkların bloke ve tedbir konulan mal varlıklarının iadesine, incelemeye alınan dijital materyallerin iadesine ve tutuklu sanıkların üzerlerine atılı suç isnadı göz önünde bulundurularak devamına karar verilmesini talep etmişti. Bugün görülmeye devam eden yargılamada, savcılığın görüşüne karşılık bir kısım tutuklu sanıkların avukatları savunma yaptı. Mahkemeden avukatlara süre sınırı Duruşma, diğer sanıkların avukatlarının savunmalarının alınması için yarına ertelendi. Duruşma sona erdiği sırada, heyet avukat savunmalarının uzun sürdüğünü ve bu durumun yargılama süresini aştığını belirterek, avukatlara savunmaları için süre sınırı verdi. Duruma avukatlar tepki gösterirken, heyet bu hususun devam edeceğini belirtti.

Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Yılmaz: Suçsuzluğum bilirkişiler tarafından belgelenmiş Haber

Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Yılmaz: Suçsuzluğum bilirkişiler tarafından belgelenmiş

Aziz İhsan Aktaş davası 5’inci gününde devam ediyor. Görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı ve tutuklu sanık Ali Rıza Yılmaz, duruşmada savunma yaparak hakkındaki suçlamaları reddetti. Duruşmada savunma yapan görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı tutuklu sanık Ali Rıza Yılmaz, "Ben Beşiktaş Belediyesi siyasi başkan yardımcısıyım. Hayata tutunmak için bütün ömrüm boyunca mücadele ettim. 70 yaşındayım, Ömrümde suç örgütleriyle, çetelere karşı mücadele vererek geçti. Bu konuda ciddi bedeller ödedim. Daha da bedelleri ödemeye de devam ediyorum. Bunun özellikle bilinmesini istiyorum. 2019 yılında Beşiktaş Belediyesi'nde meclis üyesi olarak seçildim. Belediye Başkanımız Rıza Akpolat beni belediye başkan yardımcısı olarak görevlendirdi. Bu görevlendirmede yalnızca destek hizmetleri müdürlüğü birimi bana bağlı değildi. 6-7 tane birim bağlıydı. Haksız, adaletsiz ve hukuksuz, tek taraflı olarak hazırlanan bir iddianame ile ilgili görüşlerim olacaktır. Ben 10 aydır bugünü bekliyorum, 10 aydır tutukluyum. Haksız, hukuksuz, adaletsiz olarak tutuklandım. Bizim yönetim anlayışımız katılımcı, şeffaf, hesap verilebilir, kamu menfaati ve çıkarını düşünen bir yerel yönetim anlayışıdır. Çünkü yerel yönetimler demokrasinin beşiğidir. Ben bürokrat değilim, ben teknokrat değilim. Ben seçilmiş meclis üyesiyim ve siyasi başkan yardımcısıyım. Sayıştay müfettişleri 2 senede bir gelmesi gerekirken, bizim belediyemize her sene gelirlerdi. Mülkiye müfettişleri her sene genel denetime gelirlerdi. Yapılan denetimlerde hiçbir suçlamayla karşılaşmadık. Bu suçlamalardan alnımızın akıyla çıktık. Eğer devletin bu kurumlarının yaptığı denetimlerin verdiği raporların bir anlamı yoksa o zaman bu kurumları yok sayacaksak ne anlamı var? Biz bu süreçlerde ne ben ne de arkadaşlarım herhangi bir suç işlemedik" ifadelerini kullandı. "BENİM BİR SUÇ İŞLEMEDİĞİMİ BİLİRKİŞİLER BİLİYOR" Savunmasının devamında suç işlemediğine vurgu yapan sanık Yılmaz, "Bir sene önce Belediye Başkanımız tutuklandı. Belediye Başkanından sonra yani 10 ay önce de ben tutuklandım arkadaşlarımla beraber. Evimde arama yapıldı. Ben suçlu değilim ki veya bir suç işlemiş değilim ki, evimde benim gizli saklı neyim olabilir? Ben ihaleye fesat karıştırmaktan tutuklandım. Bilirkişi raporlarına baktığımızda benim sadece o ihalelere olur verdiğim görülecektir. Zaten sayın savcılık beni mahkemeye sevk ettiği zaman da ihalelere olur verdiğim şeklinde beni suçlayarak gönderiyordu. Buradan haykırarak söylemek istiyorum, olur vermenin anlamı nedir? Savcılık olur vermenin anlamının ne olduğunu bilmiyor mu? Şimdi bu bilirkişi raporları neden hazırlanır? Bu bilirkişi raporları neden alınır? Bilirkişi raporlarını hazırlayanlar, bilirkişiler onlarca, yüzlerce bu ihaleleri denetliyorlar. Kendi konularında mevzuata hakimler, ihale yasası ve mevzuatı konusunda deneyimli insanlar. Benim attığım imzanın karşılığının ne olduğunu biliyorlar. Bundan dolayı benim bir suç işlemediğimi de bilirkişiler biliyor. Bu konuda raporu, dört tane ihaleyle ilgili raporu savcılığa bildiriyorlar. Savcılık bunu kesinlikle göz önünde bulundurmuyor. Ben bunun nedenini çok merak ediyorum. Bu ön yargı neden? Ben siyasi olduğum için mi, Cumhuriyet Halk Partili olduğum için mi bu ön yargı var? Kesinlikle bunu kabul etmiyorum. Peşinen suçlu ilan edildim, aleyhimde onlarca ifade verildi" şeklinde konuştu. "İHALELERİN YAPILMASI SÜRECİNDE BUNLARI BİLMİŞ OLSAYDIM KAMUNUN ZARARI VE MENFAATİ İÇİN NE GEREKİYORSA YAPARIM" Savunmasına devam eden sanık Yılmaz, "Ayrıca yine bilirkişi raporlarında ihaleleri alan firmalarla ilgili bir organik bağımın ve bir ilişkimin olduğu, onlarla temasta bulunduğuma dair bilirkişi raporlarında tespitte bulunulmamıştır. Dolayısıyla bu ihale süreçlerinde kesinlikle tarafıma yazılı ve sözlü olarak bir bildirim söz konusu değildir. İhaleyi alan firma ve firmalarla ilgili bir organik bağımın olduğuna ve onlarla temasta bulunduğuma dair bilirkişi raporlarında bir tespitte bulunulmamıştır. Bu ihale süreçlerinde kesinlikle tarafıma yazılı ve sözlü olarak bir bildirim söz konusu değildir. Bu ihalelerin yapılması sürecinde eğer ben bunları bilmiş olsaydım veya bu konuda yazılı veya sözlü bir şikayet gelmiş olsaydı, kamunun zararı ve menfaati için ne gerekiyorsa yaparım. İftiracılar kendilerini kurtarmak için beni suçladı. Attıkları yalan iftiralar, beyanlar soyut ve mesnetsizdir, kesinlikle kabul etmiyorum. Mustafa Mutlu'nun geçmişini bilmem. Mustafa Mutlu kim ki bana talimat verecek? Mutlu'nun himayesinde çalışan birisi değilim. Bu konuda somut olarak suçu teşkil edildiğine dair iddianamede bir delil, beyan var mıdır? Bu suçlamayı kesinlikle reddediyorum. Genel anlamda Belediye Yasası mevzuatı ile ilgili, Kültür Bakanlığı'ndan, Valilikten, Kaymakamlıktan bir evrak geldiğinde, hukuksal olarak bir problem olduğunda Mutlu'ya danışmış ve soru sormuş olabilirim ama ben ihaleleri şöyle yapalım böyle yapalım veya o bana ihaleleri organize edelim diye herhangi bir şey yapmadım. Benim öyle bir yetkim, sorumluluğum yok" dedi. "OZAN İŞ, BU SÜRECİN SORUMLUSUDUR" Savunmasında, Aziz İhsan Aktaş'ın kendisini tehdit etmediğini belirten Yılmaz, "Bir gün Ozan İş beni aradı, bana, ‘başkanım neredesin ne yaptın' dedi. Belediyede çalıştığımı ve yoğun olduğumu söyledim. O da bana, ‘misafirim var geleceğim' dedi. Aziz İhsan Aktaş geldi, ben bütün misafirlerime merhaba dedim, karşıladım. Kesinlikle Aziz İhsan Aktaş‘ı bir zorlama bir tehdit etme, böyle bir şey söz konusu olamaz. Bana, rüşvet, kişisel menfaat diye bir suçlama iddianamede yok. Ozan İş'in uydurması bir yalanı şimdi bir adama malı zorla satacaksınız, tehdit edeceksiniz, ondan sonra açıktan bir menfaat edecek. Böyle bir şey olabilir mi? Yapılan usulde bir hata var mı, kamu zararı söz konusu mudur? Bunların kesinlikle söz konusu olmadığı görülecektir. Önder Gedik ifadesinde, bu süreci kimlerle yürüttüğünü açıklamıştır. Ozan İş, bu sürecin sorumlusudur. Bu süreci yürüten, Ozan İş'tir ama Ozan İş, kendisini kurtarmak için kesinlikle benim şahsıma iftira atmaktadır. Aziz İhsan Aktaş‘a da sorulmasını isterim, bu gayrimenkulün satışında bana Mustafa Mutlu‘ya Alican'a ne menfaat sağlamış? Bu soru Aktaş'a sorulsun, bunun cevabını versin Aktaş" diye konuştu. Duruşmaya, yaklaşık 1 saat ara verildi.

AZİZ İHSAN AKTAŞ DAVASI BAŞLADI: SUÇLAMALAR NELER, KİMLER YARGILANIYOR? Haber

AZİZ İHSAN AKTAŞ DAVASI BAŞLADI: SUÇLAMALAR NELER, KİMLER YARGILANIYOR?

İş insanı Aziz İhsan Aktaş hakkında açılan ve kamuoyunda “Aziz İhsan Aktaş davası” olarak anılan yargı süreci bugün resmen başladı. İstanbul Silivri’de bulunan Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nde görülen davada, aralarında belediye başkanları ve üst düzey yöneticilerin de bulunduğu yaklaşık 200 sanık ilk kez hâkim karşısına çıktı. Rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve suç örgütü iddiaları dosyanın merkezinde yer alıyor. AZİZ İHSAN AKTAŞ DAVASI NEDİR? Aziz İhsan Aktaş davası, Aktaş’ın bazı belediyelerle kurduğu öne sürülen ilişkiler üzerinden kamu ihalelerini organize ettiği ve bu süreçte rüşvet mekanizması oluşturduğu iddiasıyla açıldı. İddianamede, kamu kaynaklarının belirli şirketlere yönlendirildiği, ihalelere sistematik biçimde fesat karıştırıldığı ve bu faaliyetlerin örgütlü bir yapı çerçevesinde yürütüldüğü savunuluyor. Savcılık, söz konusu yapının merkezinde Aziz İhsan Aktaş’ın yer aldığını ve uzun süreli, planlı bir organizasyonun söz konusu olduğunu belirtiyor. DAVADA KİMLER YARGILANIYOR? Dosyada toplam 200 sanık bulunuyor. Sanıklar arasında: İş insanı Aziz İhsan Aktaş, Beşiktaş, Esenyurt, Avcılar, Adana, Seyhan, Ceyhan ve Adıyaman belediye başkanları, Belediyelere bağlı üst düzey yöneticiler, Şirket yetkilileri ve çeşitli kamu görevlileri yer alıyor. Sanıkların 40’ı tutuklu olarak yargılanırken, Aziz İhsan Aktaş etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandığı gerekçesiyle tutuksuz yargılanıyor. SUÇLAMALAR NELER? 578 sayfalık iddianamede sanıklara yöneltilen suçlamalar arasında şunlar bulunuyor: Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme İhaleye fesat karıştırma Rüşvet verme ve alma Kamu kurum ve kuruluşlarını zarara uğratacak şekilde dolandırıcılık Resmi ve özel belgede sahtecilik Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama Gerçeğe aykırı fatura düzenleme Savcılık, Aziz İhsan Aktaş hakkında 187 yıldan 450 yıla kadar hapis cezası talep ediyor. DAVA NE ZAMAN VE NEREDE GÖRÜLÜYOR? Davanın ilk duruşması, 27 Ocak 2026 Salı günü saat 10.00’da İstanbul Silivri’de bulunan Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nde başladı. Yargılamanın yaklaşık bir ay sürmesi beklenirken, duruşmalar boyunca yoğun güvenlik önlemleri alındı. Duruşma salonuna sınırlı sayıda basın mensubunun alınacağı bildirildi. AZİZ İHSAN AKTAŞ KİMDİR? Aziz İhsan Aktaş, Diyarbakır doğumlu bir iş insanı. Akaryakıt, lojistik, inşaat ve hizmet sektörlerinde faaliyet gösteren şirketlerde yöneticilik yaptı. Özellikle Bilginay ve İçkale isimli firmalarla kamu kurumlarına yönelik bakım-onarım, araç kiralama, personel temini ve lojistik hizmetleri sundu. Soruşturma kapsamında Aktaş’a ait 23 şirkete TMSF tarafından kayyum atandı. Aktaş’ın uzun yıllardır İstanbul merkezli olarak ticari faaliyetlerini sürdürdüğü biliniyor. ETKİN PİŞMANLIK VE DAVANIN SEYRİ Aktaş, 2025 yılı içinde verdiği ifadelerde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini belirtti. Bu kapsamda, bazı belediyelerde ihale süreçlerinde yaşandığını iddia ettiği usulsüzlükleri anlattı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.