#baba

İLKHABER-Gazetesi - baba haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, baba haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kayseri'de silahlı aile kavgası davası sonuçlandı: 7 yıl 6 ay hapis Haber

Kayseri'de silahlı aile kavgası davası sonuçlandı: 7 yıl 6 ay hapis

Kayseri’nin Tomarza ilçesinde ocak ayında meydana gelen olayda; B.T. ile amcası Ö.T. arasında yaşanan kavgada silahlar konuşunca konu yargıya taşınmıştı. İddiaya göre; baba B.T. ve oğlu A.T., Ö.T.'nin evine gelerek önce silah ateş açmış, ardından da üzerine araç sürmüşlerdi. Tarafların birbirinden şikayetçi olduğu konuyla ilgili yargılamaya Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Tarafların katılmadığı duruşmada, Ö.T.'nin avukatı kasten yaralama suçunu kabul etmediklerini dile getirirken, B.T. ve A.T.'nin avukatı ise silah sıkmanın meşru müdafaa kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Mahkeme heyeti savcılık mütalaasından sonra bir ara talep etti. Aranın ardından açıklanan kararda, Ö.T.'nin kasten öldürmeye teşebbüs suçlamasının meşru müdafaa olmasından dolayı beraatına, Ö.T.'nin eşinin silahını kullanmasından 1 yıl 15 gün cezalandırılmasına, silahla tehdit suçundan 1 yıl 6 ay cezalandırılmasına ama iki ceza için de hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, F.T. içinde için de yaralamadan kaynaklı para cezasına çarptırılmasına, yine bu ceza için de hükmün uygulanmasının geri bırakılmasına karar verdi. Karşı tarafta yer alan yeğen B.T. ve oğlu A.T.'ye ise kasten öldürmeye teşebbüs suçlamasından ayrı ayrı 7 yıl 6 ay hapis cezası ve tutuklama kararı verildi. Mahkeme ayrıca B.T. hakkında mala zarar vermekten 3 ay, ateşli silahlar kanuna muhalefet suçundan ise 1 yıl 15 gün ceza verdi.

Okul saldırısı soruşturmasında saldırganın babası konuştu: ''Çok zeki bir çocuktur'' Haber

Okul saldırısı soruşturmasında saldırganın babası konuştu: ''Çok zeki bir çocuktur''

Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu’nda 9’u öğrenci 10 kişinin yaşamını yitirdiği saldırıya ilişkin yürütülen soruşturmada, saldırgan İsa Aras Mersinli’nin babası Uğur Mersinli’nin emniyette verdiği ifade kamuoyuna yansıdı. Baba Mersinli, oğlunun hem psikolojik değerlendirme sürecinden geçtiğini hem de farklı dönemlerde uzmanlara götürüldüğünü söyledi. Uğur Mersinli ifadesinde, oğlunun son dönemde psikolojik destek aldığını belirterek, “Yaklaşık 2 aydır evimizin yakınında bulunan özel bir uzman psikoloğa götürüyordum. Uzman, toplumla uyum konusunda sorun yaşayabileceğini ve takip edilmesi gerektiğini söylemişti” dedi. Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu’nda 9’u çocuk 10 kişinin hayatını kaybettiği saldırıyı gerçekleştiren 8’inci sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli’nin babası Uğur Mersinli’nin ifadesi ortaya çıktı. Baba Mersinli ifadesinde, "Çocukların öldüğünü ve oğlumun vefat ettiğini öğrenmiş oldum. Daha sonra savcı talimatıyla gözaltı işlemleri yapıldı. Oğlum İsa Aras’ın olay kapsamında kullandığı silahlar ve mermiler bana aittir. Benim kendime ait 7 tane taşıma ruhsatlı silahım vardır, 2 tane de av tüfeğim vardır. Bunlar mevzuat kapsamında sahipliği kendi adıma olan tüfeklerdir. Oğlum İsa Aras, olay yerine bana ait silahlardan 5 tanesini alıp götürmüş. Benim silahlarım yatak odasında muhafaza edilmektedir. Silahların ve mermilerin hepsi kilitli Maraş sandığı içerisindedir. Şarjörler silahlara takılı vaziyette bulunmaz. Ben silahları üzerime alacağım zaman silahları ve şarjörleri farklı sandıklar içerisinden alarak dışarı çıkarırım. Söz konusu Maraş sandıkları kendinden kilitli sandıklardır. İsa Aras sandıkların nasıl açıldığını öğrenmiş ancak ben kendisinin yanında sandıklarımı açtığımı hatırlamıyorum. Sandıklar sürekli olarak kilitli vaziyettedir. Olay günü oğlum İsa Aras’ın sandıkları nasıl açtığını bilmiyorum. Oğlum İsa Aras söz konusu sandıkların nasıl açıldığını internetten öğrenmiş olabilir. Oğlum Aras çok iyi bir internet kullanıcısıydı. Kendisine ait VPN’i bile varmış. Ana dili gibi İngilizce konuşmaktadır. Çok zeki bir çocuktur. Oğlumun tipik ergenlik ve sınav sorunları, stresleri bulunmaktaydı. Oğlumu bu durum nedeniyle emniyetteki psikolog arkadaşlara götürdüm ancak emniyetteki psikolog arkadaşlar olumsuz bir durumun olmadığını, oğlumun çok zeki olduğunu söylediler" ifadelerini kullandı. "Oğlumun sık sık savaş oyunu oynadığını görürdüm" Baba Mersinli, "Yaklaşık 2 aydır da evimizin yakınında bulunan özel bir uzman psikoloğa İsa Aras’ı götürüyordum. Söz konusu psikolog ise oğlumun toplumla uyumu noktasında problem yaşayacağını, biraz takip edilmesi gerektiğini, ilerleyen zamanlarda psikiyatrik tedavi gerekebileceğini söyledi. En son 3 hafta önce psikoloğa gitmişti ancak son zamanlarda psikoloğa gitmekten kaçındı. Oğlum bilgisayar ve cep telefonunu İngilizce modda kullandığı için benim de İngilizce bilmemem nedeniyle oğlumun cep telefonu ve bilgisayarda ne ile meşgul olduğunu takip edemedim. İsmini bilmemekle birlikte oğlumun sık sık savaş oyunu oynadığını görürdüm. Ben kendisine ne yaptığını sorduğumda ise bana 'Öf ya' tarzında cevap vererek geçiştirirdi, sağlıklı bir cevap alamazdım. Oğlum İsa’nın öncesinde silahlara merakı yoktu ancak yaklaşık 1 ay öncesinde bana arkadaşlarının silahla atış yaptığını, kendisine ne zaman atış yaptıracağımı sordu. Yine yaklaşık bir ay önce işten gelip, kısa süreliğine silahı yatak odasında şifonyer üzerine bırakmıştım. Oğlumun silahı eline almaya yeltendiğini gördüm ve kendisine kızdım. Kendisinin silahlara merakı olduğunu fark ettiğim için kendisine silah kültürümüzden bahsettim, silahın ‘namus' olarak adlandırıldığından bahsettim. Yine kendisine emekli olduğumda silahlardan bir tanesini bırakacağımı söyledim. Bu söylemdeki kastım oğlumun silaha karşı hevesini ötelemekti. ‘İleride sicilin temiz olursa ve iyi bir okul okursan sana da silah alabiliriz’ diyerek kendisine umut verdim. Bunun üzerine oğlum bana 'Amerika’da herkes silah alabiliyor' dedi. Ben de kendisine ülkemizde kimlerin silah alabileceğini ve taşıyabileceğini söyledim" dedi. "Oğlum atış yaparken birkaç fotoğraf ve videosunu çektim" Oğlunun silah sıkarken fotoğrafını çektiğini söyleyen baba Mersinli, "Oğlum, arkadaşlarının silah ile ateş ettiklerini, benim de kendisine silah ile ateş ettireceğimi söyledi. Bu konuşma geçtiğimiz hafta perşembe ya da cuma gerçekleşmiş olabilir. Ben de kendisine haftaya güneşli bir günde poligona atış yapmaya gideceğimi, kendisini de götürebileceğimi söyledim. Daha sonra bu hafta pazartesi günü emniyetin poligonuna giderek kendime ait silahla atış yaptım. Oğluma da birkaç el atış yaptırdım. Oğluma karşıdaki hedefi gösterdim, silahın rastgele kullanılmayacağını, hedef alınarak atış yapılacağını söyledim. Oğlum atış yaparken birkaç fotoğraf ve videosunu çektim. Bundaki kastım hatıra olarak kalmasıydı ve hevesini köreltmekti. Fotoğrafları daha sonra WhatsApp üzerinden oğlum İsa’ya gönderdim. Emniyetten öğrendiğime göre oğlum söz konusu fotoğrafları arkadaşlarına göstermiş, arkadaşları hayretle karşılamış. Benim evimdeki silahlar, mermiler ve şarjörler dolu vaziyette bir arada bulunmaz. Oğlum gördüğü bir şeyi unutmaz. Silahların ve mermilerin muhafaza edildiği Maraş sandıklarının üç düğmesi vardır. Söz konusu üç düğmeye temas edildiği anda sandıklar açılır. Çocuğum sürekli bilgisayar ve cep telefonu ile meşgul olduğu için merak edip kontrol etmek istedim ancak oğlum bana şifreleri vermedi. Zararlı içeriklerden etkilenebileceğini düşünerek kontrol etmek istemiştim. Oğlum cep telefonu ve bilgisayarda oyun oynarken bir taraftan İngilizce konuşurdu ancak ben ne konuştuğunu anlamazdım" ifadelerine yer verdi. "Odasına girdiğimizde ise her şeyi kapatırdı" Oğlunun okula kısıtlı gittiğini söyleyen Mersinli, "Oğlum interaktif (konuşmalı, çevrim içi) oyunlar oynardı. Odasına girdiğimizde ise her şeyi kapatır, bize bir şey göstermek istemezdi. Bu nedenle bu zamana kadar olumsuz bir durumunu tespit edemedik. Olay günü ve öncesinde herhangi bir tartışmamız olmadı. Oğlumun dakikası dakikasını tutmazdı, duygu durumu sürekli değişkenlik gösterirdi. Oğlumun daha öncesinde rehber öğretmeni ile görüşmüştük. Sınavlardan düşük not aldığı zaman agresif hareketler sergilerdi ancak öğretmenlerine veya öğrencilere karşı herhangi bir olumsuz hissiyat beslediğini fark etmedim. Hatta zaman zaman okulda zorbalık yapan biri olup olmadığını sorardım, kendisi bana ‘Hayır’ derdi. Oğlumun arkadaş çevresi çok kısıtlıydı. Oğlum İsa toplam 8 senede sadece 3 yıl okula gidebildi. Çünkü eğitim döneminin bir kısmı pandemi, bir kısmı deprem dönemine denk geldi" dedi.

Yalova'da kucağında bebeğiyle dövülen baba konuştu: ''Kızımın kafatasında çatlak oluştu'' Haber

Yalova'da kucağında bebeğiyle dövülen baba konuştu: ''Kızımın kafatasında çatlak oluştu''

Yalova’nın Çınarcık ilçesine bağlı Esenköy beldesinde komşular arasında uzun süredir devam ettiği öne sürülen gerginlik kanlı bitti. Kucağında 14 aylık kızı bulunan baba, husumetli oldukları komşusunun sopalı saldırısına uğradı. Saldırıda baba ile minik kız yaralanarak hastaneye kaldırıldı. İddiaya göre yaklaşık bir yıl önce Esenköy’de satın aldıkları eve taşınan 4 çocuklu Baca ailesi ile aynı binada yaşayan bir aile arasında çocuk gürültüsü nedeniyle tartışmalar yaşandı. Zaman zaman büyüyen gerginlik sonrası taraflar arasında husumet oluştu. KIZI KUCAĞINDAYKEN SALDIRIYA UĞRADI Olay, 20 Şubat günü iftar saatine kısa süre kala meydana geldi. Muhammed Baca (34), 14 aylık kızı İkra’yı kucağına alarak evine gittiği sırada, aralarında husumet bulunan Şener E. tarafından odunla saldırıya uğradı. Saldırıda odunun bir kısmının babanın omzuna, diğer kısmının ise küçük çocuğun başına isabet ettiği öğrenildi. MİNİK KIZIN KAFATASINDA ÇATLAK OLUŞTU Yaşanan olayda Muhammed Baca’nın burnunun kırıldığı, 14 aylık İkra’nın ise kafatasında çatlak oluştuğu belirtildi. Yaralanan baba ve minik kız, Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Olay yerine gelen jandarma ekipleri tarafından gözaltına alınan Şener E., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Daha önce hakkında uzaklaştırma kararı bulunduğu öğrenilen diğer şüpheli S.E. ise serbest bırakıldı. Hastanede açıklamalarda bulunan Muhammed Baca, olay günü sokakta karşılaştıkları komşusuyla tartışma yaşadıklarını belirterek, durumu jandarmaya bildirdiğini söyledi. Jandarma ekiplerinin yanında saldırıya uğradıklarını iddia eden Baca, kızının başında çatlak oluştuğunu, kendisinin de burnunun kırıldığını ifade etti. Aileye daha önce de tehdit içerikli notlar bırakıldığı ve evlerinin önüne mermi çekirdeği konulduğu iddia edildi. Yaşadıkları olay sonrası evlerine dönmekten korktuklarını belirten baba, yetkililerden yardım talep etti. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Antalya’da 1 yaşındaki bebeğe şiddet iddiası: Gizli kamera gerçeği ortaya çıkardı Haber

Antalya’da 1 yaşındaki bebeğe şiddet iddiası: Gizli kamera gerçeği ortaya çıkardı

Antalya’da yaşanan olayda, bir yaşındaki kız bebeğin annesi tarafından darp edildiği öne sürüldü. Şiddet iddiası, baba Osman Vesek’in bebeğin vücudundaki morluklardan şüphelenmesi üzerine evin oturma odasına yerleştirdiği gizli kamera sayesinde gün yüzüne çıktı. Güvenlik kamerası görüntülerinde, annenin bebeğe tokat attığı, terlikle vurduğu ve ayaklarından tutarak koltuğa fırlattığı anlar yer aldı. Edinilen bilgilere göre, Antalya’da yaşayan Osman Vesek, bir yaşındaki kızının vücudunda fark ettiği morluklar ve çevresinden gelen uyarılar üzerine evine gizli kamera yerleştirdi. Yaklaşık bir haftalık izleme sonucunda elde edilen görüntülerde, Fas uyruklu anne İmane Moti’nin (25) bebeğe defalarca şiddet uyguladığı iddia edildi. Görüntülerde annenin bebeğe tokat attığı, terlikle vurduğu, ayaklarından tutarak kanepeye fırlattığı ve şiddetin ardından hiçbir şey olmamış gibi makyaj yapmaya devam ettiği anların yer aldığı belirtildi. Baba Osman Vesek, video kayıtlarıyla birlikte Antalya Adliyesi’ne giderek eşi hakkında suç duyurusunda bulundu. Yaşadıklarını anlatan Vesek, “Bir yaşında kız çocuğum var. Çocuğumun vücudundaki morluklardan şüphelendim. Evimin oturma odasına gizli kamera kurdum. Yaklaşık bir haftada üç-dört video kaydıyla karşılaştım ve hemen savcılığa başvurdum” dedi. Emniyete tüm delil ve belgeleri teslim ettiğini ifade eden Vesek, adli sürecin hızla ilerlediğini belirterek, “Savcılıkla görüştük. Olayın ivedilikle takip edildiği söylendi. Çocuğum için derhal koruma ve uzaklaştırma kararı verilmesini istiyorum. Daha önce sadece uyarı belgesi verilmişti” diye konuştu. Görüntülerde yer alan şiddet anlarını da anlatan Vesek, “Tokatlıyor, terlikle vuruyor, ayaklarından tutup kanepeye fırlatıyor. Defalarca takla attırıyor. Sonra da oturup makyaj yapmaya devam ediyor. Böyle bir durumla karşı karşıyayız. Çok acı bir tablo” ifadelerini kullandı. Eşiyle görüntüler hakkında konuşmadığını belirten Vesek, daha önce defalarca uyardığını ancak her seferinde inkârla karşılaştığını söyledi. Vesek, eşinin yabancı uyruklu olması ve medyayı takip etmemesi nedeniyle şu ana kadar olaydan haberdar olmadığını, emniyetin harekete geçmesini beklediğini dile getirdi. Baba Vesek, kızının henüz 4 aylıkken Konya’da da benzer bir şiddete maruz kaldığını iddia etti. O dönemde yaşanan olayda kanıt bulunamadığını ve büyük zorluklar yaşadıklarını söyleyen Vesek, “Delil olmadan hiçbir şey ispat edilemiyor. Bu yüzden kamera kurmak zorunda kaldım. Şimdi elimde somut deliller var” dedi. 2023 yılında evlendiklerini aktaran Vesek, adli sürecin ardından boşanma davası açacağını belirterek, “Kızım şu anda babaannesinin yanında, durumu iyi. Görüntülerden birinde nefesinin kesildiği bile görülüyor. Daha kötü sonuçlar da yaşanabilirdi” ifadelerini kullandı. Olayla ilgili başlatılan adli sürecin devam ettiği bildirildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.