#Balkanlar

İLKHABER-Gazetesi - Balkanlar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Balkanlar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Balkanlardaki Türk izleri korunuyor Haber

Balkanlardaki Türk izleri korunuyor

Türkiye ve Balkan ülkeleri arasında çok eski tarihlere dayanan ve oldukça köklü olan ikili ilişkiler günümüzde de sürdürülmeye devam ediyor. Türkiye’nin bu coğrafyadaki izlerinin silinmemesi adına yürütülen çalışmalara bir yenisi daha eklendi. 120 KİTABE İNCELENDİ, 4 FARKLI DİLE ÇEVRİLDİ ‘Kuzey Makedonya Kitabeler Projesi’ Makedonya’daki Osmanlı eserlerinin gün yüzüne çıkarılması adına oldukça kapsamlı bir şekilde yürütülüyor. Konu hakkında bilgi veren Uluslararası Balkan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Lütfi Sunar bu projenin Balkanlar’da uzun yıllar boyunca sessiz kalan anlamlı eserlerin yeniden görülebilir ve anlaşılabilir kılınması adına yürütüldüğünü söyledi. Sunar, "Kuzey Makedonya’daki Osmanlı eserlerinin kitabelerinin ortaya çıkarılması, okunması, tercümesi ve kayıp olanların yerine konulmasını hedefleyen projemiz, Uluslararası Balkan Üniversitesi’nin misyonunun tam merkezinde yer almaktadır. Kültürlerin birbiri ile temasını sağlayan IBU, eğitimin geçmiş ile bugün arasında ve bu bölgeyi zenginleştiren farklı kültürler arasında köprüler kurmak için en güçlü araç olduğu inancıyla kurulmuştur. Kuzey Makedonya Kitabeleri Projesi, bir fikirden çok bir gözlemle başladı. Balkan şehirlerinde gezen uyanık ve duyarlı birisinin, tarihe şahitlik eden Osmanlı mimari eserlerinin duvarlarına kazınmış, çoğu zaman silikleşmiş, bazen de fark edilmeyen alın yazılarını yani kitabeleri görmemesi imkânsızdır. İşte biz Kuzey Makedonya’daki Osmanlı dönemi mimarî eserlerinin kitabelerini kayıt altına almak, okumak, çevirmek ve yorumlamak amacıyla bir ekip oluşturduk. Sahada yapılan tespitlerle birlikte hem mevcut literatürden hem de ulaşılması güç kaynaklardan yararlanarak yaklaşık 120 kitabe inceledik. Çalışma, yalnızca bir dil aktarımı değil; aynı zamanda bir epigrafi, tarih, sanat tarihi ve kültürel miras projesi olarak şekillendi. Bu metinleri titizlikle deşifre ederek ve Türkçe, Arnavutça, Makedonca ve İngilizce olarak, dört dilde yeniden sunarak, akademik arkeolojiden daha fazlasını yapıyoruz ve ortak bir hafıza platformu inşa ediyoruz. Bu projenin çıktıları bize tarihin yaşanmış bitmiş bir şey değil, yaşayan canlı bir diyalog alan olduğunu gösteriyor. Geçmişi incelikli bir şekilde anlayarak günümüzde daha fazla empati, saygı ve iş birliği geliştirebiliriz. Bu proje, tarihî mirası bölünmenin kaynağı olmaktan çıkarmak ve karşılıklı anlayışın temeli ve ortak bir gurur kaynağı haline getirmek konusundaki kararlılığımızın somut bir ifadesidir" dedi. "TAŞLARIN ÜZERİNDEKİ SESSİZ METİNLER ANLAM KAZANDI" Kuzey Makedonya’nın başkenti Üsküp’te hikayesi bugüne taşınamamış, ruhu silikleşmeye ve zamanla tarihi tozlu raflarına gömülmeye yüz tutmuş pek çok eser bu proje ile canlandırılıyor. Yıllardır sessiz kalan hikayelerin ruhu yeniden gün yüzüne çıkartılıyor. Sunar, "Bu süreçte en değerli kazanım, taşların üzerindeki sessiz metinlerin yeniden anlam kazanması oldu. Her bir satır, hem Osmanlı kültür mirasının Balkanlardaki devamlılığını gösterdi hem de geçmişle bugün arasında yeni bir kültürel bağ kurdu. Böylece proje, yalnızca bir belge çalışması değil; bir hafızayı yeniden okuma, anlamlandırma ve paylaşma girişimi olarak tarihe not düşülmüş oldu" dedi. Projenin uygulama sürecinin resmi olarak başlatılması adına Kuzey Makedonya’daki Mustafa Paşa Camii’nde düzenlenen törene, Kuzey Makedonya Meclis Başkanı Afrim Gaşi, Kuzey Makedonya Milletvekili Salih Murat, Yalova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Bahçekapılı, çok sayıda davetli katıldı. Mustafa Paşa Camii’nde gerçekleştirilen törenin ardından Üsküp Çifte Hamam’da proje kapsamında sergi ve panel düzenlendi. IBU Genel Sekreteri ve Türkçe Öğretmenliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Seyhan M. İbrahimi’nin moderatörlüğünü yaptığı panelde; Prof. Dr. Mehmet Samsakçı ve Prof. Dr. Ertuğrul Karakuş projeyi kapsamlı bir şekilde anlattı. Ayrıca sergi kapsamında, proje çıktılarının yer aldığı ve Kuzey Makedonya’nın kültürel mirasına önemli bir katkı sağlayan kitabın da tanıtımı yapıldı.

Hakan Fidan: Balkanların istikrarı, Türkiye için stratejik ve beşeri bir önceliktir Haber

Hakan Fidan: Balkanların istikrarı, Türkiye için stratejik ve beşeri bir önceliktir

Türkiye'nin ev sahipliğinde, Balkan ülkelerinin katılımıyla düzenlenen Balkan Barış Platformu'nun ilk Dışişleri Bakanları Toplantısı İstanbul'da gerçekleştirildi. Toplantıya Bosna-Hersek, Karadağ, Kuzey Makedonya, Sırbistan, Arnavutluk ve Kosova’dan temsilciler katıldı. Toplantı sonrası önemli açıklamalarda bulunan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, platformun amacının bölgede kalıcı barış ve istikrarı sağlamak olduğunu ifade etti. "BALKANLAR, TÜRKİYE İÇİN STRATEJİK VE BEŞERİ BİR ÖNCELİKTİR" Balkanlar'ın Avrupa, Ortadoğu, Akdeniz ve Karadeniz havzaları arasında stratejik bir kavşak noktası olduğunu hatırlatan Bakan Fidan, "Balkanların istikrarı, başta Avrupa olmak üzere bölgelerin huzuru ve güvenliği için de büyük bir önem taşır. Bu coğrafya Türkiye için yalnızca stratejik değil aynı zamanda kültürel ve beşeri bağlarla iç içe geçmiş bir öncelik alanıdır" dedi. Fidan, bölge ülkeleriyle Türkiye'nin çok boyutlu işbirliğinin gelişmeye devam ettiğini de ekledi. HEDEF: MEVCUT MEKANİZMALARI DESTEKLEYEN SONUÇ ODAKLI YAPI Balkanlar’da istikrarın, öncelikle bölge ülkeleri arasındaki diyalog ve işbirliğiyle kalıcı hale geleceğine inandıklarını belirten Fidan, bu yaklaşımın temelinde "bölgesel sahiplenme" ilkesinin yattığını vurguladı. Bakan Fidan, "Hedefimiz sorunları, samimi bir biçimde ele alan ve taraflar arasında düzenli temaslara imkan sağlayan sonuç odaklı ve özgün bir yapı geliştirmektir. Balkanlar kelimesinin bölünme ve ayrışma değil işbirliği ve dayanışma anlamında kullanılacağı bir zemini oluşturmak istiyoruz" ifadelerini kullandı. Fidan, yeni platformun Belgrad-Priştine diyalog süreci gibi mevcut uluslararası çabaların yerine geçmeyi değil, onları desteklemeyi amaçladığını belirtti. "İSTİKRAR, GÜVEN VE REFAH BİRLİKTE İNŞA EDİLİR" Toplantıda bölgesel meselelerin yanı sıra enerji güvenliği, bağlantısallık ve kapasite inşası gibi konuların da ele alındığını aktaran Bakan Fidan, platform toplantılarının düzenli aralıklarla sürmesi yönünde ortak irade oluştuğunu söyledi. Küresel krizler karşısında ortak çözümlerin önemine dikkat çeken Fidan, sözlerini şöyle tamamladı: "Kendi bölgemize dair kararları hep beraber almalıyız. Biz inanıyoruz ki istikrar, güven ve refah birlikte inşa edilir. Dostlarımızla birlikte Balkanların barış içinde istikrarlı bir geleceğe yürümesine kararlılıkla destek vermeye devam edeceğiz."

Hırvatistan’a seyahat vize istiyor mu? İşte Hırvatistan’ın en meşhur şehirleri ve mutlaka görülmesi gereken yerler Haber

Hırvatistan’a seyahat vize istiyor mu? İşte Hırvatistan’ın en meşhur şehirleri ve mutlaka görülmesi gereken yerler

Avrupa’nın gözde turizm rotalarından biri olan Hırvatistan, doğal güzellikleri, tarihi kentleri ve sahil kasabalarıyla son yıllarda Türk turistlerin de ilgi odağı oldu. Adriyatik kıyısında konumlanan ülke, hem deniz tatili hem kültür gezisi için cazip seçenekler sunuyor. Peki Hırvatistan’a gitmek isteyen Türk vatandaşları için vize gerekli mi? Hangi şehirler gezilmeli? İşte detaylı Hırvatistan seyahat rehberi… HIRVATİSTAN VİZE İSTİYOR MU? Türk vatandaşlarının Hırvatistan’a giriş için vize alması gerekiyor. 1 Ocak 2023 itibarıyla Schengen bölgesine katılan Hırvatistan, Schengen vizesi ile giriş kabul ediyor. Yani geçerli bir çok girişli Schengen vizeniz varsa, ayrıca Hırvatistan vizesi almanıza gerek yok. Pasaport türüne göre vize durumu: Bordo (Umuma mahsus) pasaport sahipleri: Vize gerekli Yeşil, gri, siyah pasaport sahipleri: 90 güne kadar vizesiz giriş yapabilir. HIRVATİSTAN’DA GEZİLECEK EN MEŞHUR ŞEHİRLER Dubrovnik – “Adriyatik’in İncisi” UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki bu şehir, tarihi surları, Orta Çağ sokakları ve deniz manzarasıyla ünlüdür. Game of Thrones dizisinin çekimlerine ev sahipliği yapmasıyla ünü artmıştır. (AA) Split – Antik Roma’nın izinde Diocletianus Sarayı ile tanınan Split, tarih ve deniz tatilini bir arada sunan şehirlerden. Yaz aylarında limanı, restoranları ve plajlarıyla oldukça canlıdır. Zagreb – Başkent ve kültür merkezi Hırvatistan’ın başkenti Zagreb; müzeleri, sanat galerileri, Gotik yapıları ve hareketli şehir yaşamıyla gezginlere şehir turizmi vadediyor. Zadar – Gün batımıyla büyüler “Dünyanın en güzel gün batımı burada izlenir” diyen Alfred Hitchcock’un favori şehirlerinden biri. Deniz Organı ve Güneş Selamı en dikkat çeken turistik yapılarındandır. Plitvice Gölleri – Doğa harikası 16 göl, sayısız şelale ve yemyeşil yürüyüş yollarıyla Plitvice Ulusal Parkı, doğaseverlerin mutlaka uğraması gereken bir destinasyon. Hvar Adası – Lüks tatilin adresi Ünlü plajları, lüks yat limanı ve gece hayatıyla tanınan Hvar Adası, özellikle yaz sezonunda oldukça popülerdir. HIRVATİSTAN’A NE ZAMAN GİDİLİR? Yaz sezonu (Haziran – Eylül): Deniz tatili için en uygun dönem İlkbahar – Sonbahar: Kalabalıklar azalır, kültür ve doğa gezileri için idealdir (AA) Hırvatistan, hem tarihi atmosferi hem de doğal güzellikleriyle Balkanlar’ın parlayan turizm yıldızlarından biri. Vize süreci biraz dikkat gerektirse de, sunduğu deneyim kesinlikle buna değiyor. Dubrovnik’ten Zagreb’e, Plitvice’den Hvar’a uzanan zengin rotasıyla Hırvatistan, keşfedilmeyi bekliyor.

Saklı plajlar ve büyüleyici dağ köyleriyle Arnavutluk gezi rehberi: Hem de vizesiz! Haber

Saklı plajlar ve büyüleyici dağ köyleriyle Arnavutluk gezi rehberi: Hem de vizesiz!

Osmanlı mirası şehirler, Adriyatik kıyısında saklı plajlar ve büyüleyici dağ köyleriyle Arnavutluk, Balkanlar’ın en çok keşfedilmeyi hak eden rotalarından biri. Türk vatandaşlarının 90 güne kadar vizesiz seyahat edebildiği Arnavutluk, tarihi dokusu, doğal güzellikleri ve sıcak insanlarıyla yılın her dönemi ilgi görüyor. Başkent Tiran’dan UNESCO mirası Berat’a, turkuaz deniziyle göz kamaştıran Ksamil’den dağların eteklerindeki Theth’e kadar Arnavutluk’ta gezilip görülmesi gereken pek çok nokta bulunuyor. İşte Arnavutluk seyahatinizi planlarken mutlaka rotanıza eklemeniz gereken o büyüleyici duraklar… Tiran (Tirana) – Başkentte Renkli ve Canlı Bir Atmosfer Arnavutluk’un başkenti Tirana, son yıllarda ciddi bir dönüşüm yaşadı. Şehirde mutlaka görülmesi gereken yerler: Skanderbeg Meydanı: Ülkenin kurucu lideri İskender Bey’in (Skanderbeg) heykelinin bulunduğu bu geniş meydan, şehrin kalbi. Ethem Bey Camii: Osmanlı döneminden kalma, ince işçiliğiyle dikkat çeken tarihi cami. Bunk’Art Müzesi: Soğuk Savaş döneminden kalma nükleer sığınak, şimdi çağdaş sanat galerisi ve müze olarak kullanılıyor. Tiran Teleferiği (Dajti Ekspres): Şehri yukarıdan görmek isteyenler için Dajti Dağı’na çıkan teleferik eşsiz bir manzara sunuyor. Berat – “Bin Pencereli Şehir” UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Berat, Osmanlı mimarisini Balkanlar'da en güzel yaşatan şehirlerden biri. Berat Kalesi: Hâlâ içinde insanların yaşadığı nadir kalelerden biri. Mangalem Mahallesi: Beyaz taş evleri ve bol pencereli yapılarıyla meşhur. Onufri İkon Müzesi: Ortodoks ikonları ve dini sanat eserlerinin sergilendiği önemli bir müze. Gjirokastër – Taşlar Şehri Yine UNESCO tarafından koruma altına alınmış Gjirokastër, Arnavutluk’un taş evleriyle ünlü tarihi kentlerinden. Gjirokastër Kalesi: Panoramik şehir manzarası sunar. Aynı zamanda müze olarak hizmet veriyor. Zekate Evi: Geleneksel bir Osmanlı konağı örneği. Edebiyatseverler için: Nobel ödüllü Arnavut yazar İsmail Kadare’nin doğduğu şehir. Ksamil – Arnavutluk’un Maldivleri Adriyatik Denizi kıyısında yer alan Ksamil, masmavi suları ve beyaz kumlarıyla dikkat çekiyor. Ksamil Plajı: Şezlonglu tesisler kadar halk plajları da mevcut. Ksamil Adaları: Küçük teknelerle ulaşılabilen 4 adadan oluşuyor. Yüzme ve şnorkelle dalış için ideal. Saranda – Yaz Tatilinin Parlayan Yıldızı Arnavutluk Rivierası’nın en gözde şehirlerinden biri olan Saranda, deniz turizminin başkentlerinden. Lëkurësi Kalesi: Gün batımını izlemek için mükemmel bir yer. Butrint Antik Kenti: Roma, Bizans ve Osmanlı dönemine ait kalıntılar içeren arkeolojik bölge (UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde). Shkodra – Tarihiyle ve Doğasıyla Büyüleyici Kuzey Arnavutluk’un kültürel başkenti olarak bilinen Shkodra, hem tarihi hem doğal güzellikleriyle öne çıkıyor. Rozafa Kalesi: Boğaz efsanesiyle ünlenmiş ve şehre hâkim bir noktada yer alıyor. Shkodra Gölü: Balkanlar’ın en büyük gölü. Kuş gözlemcileri ve doğaseverler için ideal. Pedonale Caddesi: Kafeleri, sokak sanatçıları ve rengârenk binalarıyla ünlü. Apollonia Antik Kenti – Tarihe Yolculuk Fier yakınlarındaki bu antik şehir, Roma döneminde önemli bir eğitim merkeziydi. Kalıntılar arasında tiyatro, tapınak ve stoa yapıları görülebilir. Dürres (Durres) – Sahil Şehri ve Tarihin Buluşması Tiran’a 35 km uzaklıktaki Dürres, hem plaj tatili hem kültürel geziler için uygundur. Dürres Amfitiyatrosu: Roma döneminden kalma, Balkanlar’ın en büyük amfitiyatrolarından biri. Durres Arkeoloji Müzesi: Antik döneme ait birçok eser sergileniyor. Uzun Sahil Şeridi: Kum plajları ve hareketli yaz gece hayatıyla meşhur. Valbona Vadisi – Doğaseverlerin Cenneti Alplerin Arnavutluk’taki uzantısı olan bu bölge, dağ yürüyüşleri, kamp ve doğa sporları için en çok tercih edilen yerlerden. Valbona Nehri: Buz gibi sularında serinleyebilir, balık tutabilirsiniz. Valbona–Theth Yürüyüşü: Arnavutluk’taki en popüler trekking rotası. Theth – İzole Doğa Harikası Dağ Köyü Theth köyü, geleneksel taş evleri ve dağ manzarasıyla izole bir cennet gibi. Theth Şelalesi ve Mavi Göz (Blue Eye): Turkuaz renkli doğal havuzlar ve şelalelerle ünlü. Lock-in Tower (Kan Kulesi): Arnavut kan davası geleneğini anlatan tarihi kule. Arnavutluk Vizesiz! Türkiye vatandaşlarının 90 güne kadar vizesiz kalabileceği Arnavutluk, hem ekonomik olması hem de doğal-tarihi güzellikleriyle öne çıkıyor. Balkan turuna çıkmayı planlayanlar için mutlaka uğranması gereken bir destinasyon.

Vizesiz Balkan ülkeleri 2025 listesi: Türkiye'den hangi Balkan ülkesine vizesiz gidilir? İşte gezi rehberi... Haber

Vizesiz Balkan ülkeleri 2025 listesi: Türkiye'den hangi Balkan ülkesine vizesiz gidilir? İşte gezi rehberi...

Yurt dışı seyahati planlayanlar için en cazip rotalardan biri olan Balkan ülkeleri, 2025 yılında da vize muafiyetiyle öne çıkıyor. Hem kültürel zenginlikleri hem de bütçe dostu tatil imkanlarıyla dikkat çeken Balkanlar’da birçok ülkeye sadece pasaportla, bazılarına ise yalnızca kimlik kartıyla giriş yapılabiliyor. İşte 2025 güncel vizesiz Balkan ülkeleri listesi... 2025 yılında vizesiz gidilebilecek Balkan ülkeleri: Aşağıdaki ülkelere Türk vatandaşları turistik seyahat amacıyla belirli gün sayısına kadar vizesiz giriş yapabiliyor: Ülke Vize Durumu Giriş Süresi Giriş Belgesi Arnavutluk Vizesiz 90 gün Kimlik veya pasaport Bosna-Hersek Vizesiz 90 gün Pasaport Karadağ Vizesiz 90 gün Pasaport Kosova Vizesiz 90 gün Pasaport Kuzey Makedonya Vizesiz 90 gün Kimlik veya pasaport Sırbistan Vizesiz 90 gün 2025 itibari ile Kimlik Moldova Vizesiz 90 gün Kimlik veya pasaport Gürcistan Vizesiz 1 yıl Sadece kimlik Vizesiz Balkan turu yapmak isteyenler için ipuçları Sadece kimlikle seyahat etmek isteyenler için en ideal ülkeler: Arnavutluk, Kuzey Makedonya, Moldova ve Gürcistan. Balkan ülkeleri arasında karayolu ile geçişler oldukça kolaydır. Vizesiz ülkelerden geçiş yaparken sınır kapılarında pasaport kontrolü yeterli olur. (Sırbistan) Ucuz uçak biletleri ile ulaşım: İstanbul'dan Üsküp, Priştine, Tiran gibi şehirlere doğrudan uçuşlar bulunur. (Arnavutluk) Balkan turu için en uygun dönemler: Nisan–Haziran ve Eylül–Ekim arası hem hava hem de kalabalık açısından idealdir. (Bısna-Hersek) Dikkat edilmesi gerekenler Her ne kadar vize istenmese de bazı ülkeler girişte otel rezervasyonu ve dönüş bileti görmek isteyebilir. Kimlikle giriş yapılan ülkelerde çipli yeni kimlik kartı zorunludur. Yanınızda yurt dışı çıkış harcı (2025 itibarıyla 710 TL) bulundurmayı unutmayın. Bazı ülkeler girişte seyahat sağlık sigortası talep edebilir.

Osmanlının Balkanlar'daki 'mücevheri' Prizren Haber

Osmanlının Balkanlar'daki 'mücevheri' Prizren

Kosova'nın güneybatısında, dağların gölgesinde saklı, adını "temiz altın" anlamına gelen "pür zerrin" kelimesinden alan ve Balkanlar'ın mücevheri olarak tarif edilen Prizren, ziyaretçilerini tarihle iç içe geçmiş zaman yolculuğuna çıkarıyor. Arnavut taş evleri, Osmanlıdan kalan han, cami ve köprüleriyle geçmişin izlerini bugüne taşıyan Prizren, aynı zamanda zengin mutfağıyla da ziyaretçilerin beğenisini çekiyor. Prizren, Arnavutlar, Türkler, Boşnaklar ve diğer etnik grupların bir arada yaşadığı kültür mozaiği olmasının yanı sıra dar sokakları ve sıcakkanlı insanlarıyla ziyaretçilerini geçmişin zarif dokusuyla kucaklıyor. Taş Köprü ve Sinan Paşa Camisi Tarihi şehir, 17. yüzyılda inşa edilen, Osmanlının zarafetini yansıtan süslemeleri, hat yazıları ve görkemli kubbesiyle bölgenin en dikkat çekici eserlerinden biri olan Sinan Paşa Camisi'ne ev sahipliği yapıyor. Şehri adeta ikiye ayıran Lumbardhi Nehri üzerinde zarifçe uzanan tarihi Taş Köprü, Prizren'in simgesi olarak öne çıkıyor. 16. yüzyılda inşa edildiği belirtilen köprü, şehre gelen turistlerin en çok fotoğraf çektirdiği mekanların başında geliyor. Prizren'in tepesinde bulunan ve şehrin "kuş bakışı" görülebildiği Prizren Kalesi, ziyaretçilerine Şar Dağları'na kadar uzanan geniş manzara sunuyor. "Buralar, Türklüğün yaşadığı yerler" Kuzey Makedonya'nın başkenti Üsküp kökenli Türk turist Kamuran Abacıoğlu, Üsküp'e akraba ziyareti için geldiklerini, bu vesileyle bölgedeki ülke ve şehirleri gezmeye karar verdiklerini söyledi. Abacıoğlu, gazeteci olarak görev yaptığı 1993'te bölgeyi eski Cumhurbaşkanı Turgut Özal ile ziyaret ettiğini belirterek, "Rahmetli Özal ile 4 ülkeyi gezdik. Her birinde birer gün kaldık." dedi. "Buralar, Türklüğün yaşadığı yerler. Hala Türkçe konuşan çok insan var buralarda." diyen Abacıoğlu, Kosova'daki Sultan Murat Türbesi'nin 1989'da kötü durumda olduğunu, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) restore ederek güzelleştirdiğini anlattı. "Prizren, Saraybosna'ya benziyor" Saraybosna'dan gelen Ratiba Tadefi de uzun zamandır Prizren'i ziyaret etmek istediğini, ailesinin yaklaşık 100 yıl önce buradan Saraybosna'ya göç ettiğini belirtti. Prizren'i Saraybosna'ya benzettiğini anlatan Tadefi, "Anne tarafımın köklerine dönmeye, keşfetmeye, bu şehri gezmeye geldim." dedi. Tadefi, Bosna Hersek vatandaşlarının yılbaşından itibaren Kosova'ya kimlik kartlarıyla girişine izin veren uygulamanın başlamasının ardından ilk kez Kosova'yı ziyaret ettiğini sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.