#BATEM

İLKHABER-Gazetesi - BATEM haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, BATEM haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BATEM'in geliştirdiği sebze tohumları ihraç da ediliyor Haber

BATEM'in geliştirdiği sebze tohumları ihraç da ediliyor

Antalya'daki Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü'ne bağlı 2 bin 856 dekar açık, 41 dekar örtü altı ve 4 dekar kapalı laboratuvar alanında tarla bitkileri, tıbbi ve aromatik bitkiler, gıda, bitki sağlığı ve besleme, tarım ekonomisi, süs bitkilerinin yanı sıra sebze tohumunun geliştirilmesine de önem veriliyor. Enstitünün kurulduğu günden bu yana geliştirip tescillendirdiği 191 ürünün 40'ını domates, biber, patlıcan, hıyar, kavun başta olmak üzere kışlık ve yazlık sebze tohumları oluşturuyor. Geliştirilen yerli tohumlar iç pazarın yanı sıra farklı ülkelere de ihraç ediliyor. BATEM Müdürü Doç. Dr. Abdullah Ünlü, sebzeciliğin ana konuları olduğunu ve sebze tohumu geliştirmeye yönelik önemli çalışmalar yaptıklarını söyledi. Antalya'nın örtü altı sebzeciliğinde öne çıktığını ifade eden Ünlü, kamuoyunda "İsrail'den tohum alınıyormuş" gibi yanlış algı olduğunu vurguladı. "TOHUMDA İBRE TAMAMEN TERSİNE DÖNDÜ" Türkiye'nin artık İsrail'e, Amerika Birleşik Devletleri'ne ve birçok ülkeye tohum ihraç ettiğini anlatan Ünlü, şunları kaydetti: "Özellikle son yıllarda F1 hibrit sebze tohumculuğu geliştiriyoruz. Türkiye'ye, 1990'lı ve 2000'li yılların başında yurt dışından tohumlar geliyordu. Yüzde 10 yerli, yüzde 90 yabancı tohumlara bağlıydık ama Bakanlığımızın ve enstitülerimizin yaptığı çalışmalarla bu ibre tamamen tersine döndü. Yazlık sebze dediğimiz domates, biber, patlıcan, hıyar, kavun da artık yüzde 100 yerli tohum üretiyoruz ve ihraç ediyoruz. Bu çok önemli. Hatta bunun bir ötesine de gittik. Yazlık sebzenin dışında kışlık sebze dediğimiz lahana, brokoli, havuç, pırasa, ıspanakta da artık tamamen yerli üretim yapıyoruz. BATEM olarak şu ana kadar geliştirdiğimiz 191 tescilli çeşidin 40'ını sebze tohumları oluşturuyor." "ÜNLÜ" İSMİYLE TESCİLLENEN KAVUNUN ÜRETİMİ YAYGINLAŞTI Abdullah Ünlü, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünün (TİGEM) özellikle tarla bitkileri tohumculuğu konusunda çok deneyimli olduğuna işaret ederek, TİGEM ve Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) arasında imzalanan protokol kapsamında Antalya'daki tesislerde sebze de üretildiğini anlattı. Ekibiyle çalışarak geliştirip, "Ünlü" ismiyle tescillendirdikleri kavunun üretiminin yaygınlaştığını dile getiren Ünlü, "Kırkağaç tipi bir kavun. Geçen yıl İstanbul ve civarında açık alanlarda bu kavunu yaklaşık 1,5 milyon fide yapıp, oraya satışını gerçekleştirdik. Çiftçi tarafından kabul edilmiş bir ürün. Bu kavun hastalıklara dayanımlı, tat aroması güzel. Bu da bizim için gurur verici, ülkemiz adına yapmış olduğumuz çalışmalar sahada yer buluyor." dedi.

Sarı kantaron türleri ekonomiye kazandırılacak Haber

Sarı kantaron türleri ekonomiye kazandırılacak

ANTALYA (AA) - AYŞE YILDIZ - Sarı kantaron bitkisi üzerine laboratuvarda ve tarlada çalışma yürüten Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü (BATEM) ekipleri, verimi ve kalitesinin Almanya'nın tescilli bitkisinden daha yüksek olduğunu belirledikleri çeşitleri ıslah ederek ekonomiye kazandıracak.BATEM'den gıda mühendisi Doç. Dr. Muharrem Gölükcü, önemi hızla artan tıbbi ve aromatik bitkiler arasında yer alan sarı kantaron yağı için Almanya'nın tescilli çeşidi Topaz ile Alanya'nın yüksek kesimlerinden toplanan bitkiden yağ üretti.Yaklaşık 7 yıl süren çalışmada Alanya'da yetişen çeşidin, Almanya'nın tescilli kantaronundan çok daha kaliteli, yağdaki etken maddesi hiperisin ve hiperforinin yüksek olduğu tespit edildi.Bunun üzerine Ziraat Yüksek Mühendisi Dr. Fatma Uysal, Türkiye florasında yaygın olan iç tüketimin yanı sıra ihracatı da yapılan sarı kantarondan piyasanın talepleri göz önüne alınarak, pazar taleplerini karşılayabilecek nitelikte, verimli ve etken maddesi yüksek çeşitler elde etmek için iki yıl önce proje hazırlayarak, çalışmalara başladı.Topaz çeşidinin yanı sıra Antalya, Mersin, Hatay'dan doğal floradan toplanan ve Ulusal Gen Bankası'ndan temin edilen "Hypericum perforatum L." türünün tohumlarını BATEM'in tarlasına eken Uysal, özel alanlarda ıslah çalışmalarına başladı.İki yıldır yürütülen denemelerde, Türkiye florasından toplanan popülasyonlarda bitki başına çiçek verimi 200-250 gram iken Topaz çeşidinin bitki başına çiçek veriminin 60-70 gram arasında değiştiği tespit edildi. 2027 yılına kadar sürecek çalışmayla farklı rakımlarda, sulak veya kurak bölgelerde yetiştirilebilecek çeşitler geliştirilerek, tescillenecek ve ekonomiye kazandırılacak.- "Kalite analizlerini yapıyoruz"Dr. Uysal, AA muhabirine, BATEM Gıda Teknolojisi ve Tıbbi Aromatik Bitkiler Bölümü olarak bitkilerin yetiştiriciliği ve ıslahı konusunda çalışma yürüttüklerini ifade etti.Sarı kantaronun ıslahı için tüllerle çevresini kapattığı alana tohumları ekerek, başka bitkilerin tozunu almadan saf hatlarda fide elde ettiğini vurgulayan Uysal, şunları kaydetti:"Kantaronun etken maddesi olan hiperisin ve hiperforin değerinin yüksek olması önemli. Çiçeğin çapı, ağırlığı, bitkinin boyu verim için önemli. Üretimin ardından kalite analizlerini yapmak için laboratuvara alıyoruz. Üstün olan kalite parametrelerini yakaladığımız çeşitleri tescil ettireceğiz. Çalışma tamamlanınca Türkiye'de ilk tescilli kantaron çeşidi ortaya çıkacak. Tescillendikten sonra tekrar laboratuvarlarda kuru ekstresi, yağı ya da gıda katkı maddeleri başta olmak üzere çeşitli ürünlere dönüştürülmesi için çalışmalar sürdürülecek. Böylece yüksek getirili ürün çalışması sona erecek."Çalışmayı 19 teknik personelle yürüttüklerinin altını çizen Uysal, susuzluğa dayanıklı kurak bölgelerde de üretilebilen türler geliştireceklerini bildirdi.- "Karışımı uzun süre güneşte bekletmeyin"Doç. Dr. Gölükcü de kantaron yağının hangi ortamda yapılması, bitkinin neresinin kullanılması gerektiği konusunda tüm parametreleri belirlemek için laboratuvar ortamında çalıştıklarını söyledi.Yağ yapımında doğru bitkinin ve doğru kısımlarının kullanılmasının önemine değinen Gölükcü, şunları kaydetti:"Bitki 60-100 santimetre oluyor, çiçekli kısmın 15 santimlik bölümleri kullanılıyor. Küçük parçacıklara ayırarak cam kavanoza koyup zeytinyağı doldurmak gerekiyor. Antalya şartlarında 3-4 gün güneşte bekletip, 30-35 gün oda sıcaklığında gölgede bekletilmeli. Bitkinin etken maddesinin yağa geçmesi için her gün karıştırmak lazım. Yağın kırmızılık özelliği olmalı. Zeytinyağının yapısının bozulmaması için güneşte uzun süre bekletmeyin. Avrupa'da hafif ve orta şiddetli depresyon teravisinde kantaronun etken maddesi kullanılıyor. Savaş dönemlerinde kılıç otu olarak da bilinen kantaron, yanık ve yaraların tedavisinde kullanılıyormuş."

Antalya'da AB projesiyle kuraklığa dayanıklı mısır çeşidi geliştirilmeye çalışılıyor Haber

Antalya'da AB projesiyle kuraklığa dayanıklı mısır çeşidi geliştirilmeye çalışılıyor

ANTALYA (AA) - Akdeniz ülkeleri tarımını desteklemek için hayata geçirilen AB destekli proje kapsamında Antalya'da kuraklığa dayanıklı mısır çeşidi geliştirilmesi için laboratuvarda ve tarlalarda çalışma yürütülüyor.Bütçesi 1,5 milyon avro olan "Stres Toleransının Geliştirilmesi için Akdeniz Mısır Germplazının Kapitalizasyonu" Projesi, Türkiye'nin yanı sıra İspanya, İtalya, Fransa, Almanya, Portekiz, Cezayir, Tunus ve Fas'tan 11 ortağın oluşturduğu konsorsiyumla 1 Haziran 2021'de hayata geçirildi.Türkiye'de Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünce (BATEM) yürütülen proje çerçevesinde Doç. Dr. Şekip Erdal'ın liderliğinde Akın Tepe, Senem Sabancı Bal ve Mehmet Pamukçu, küresel iklim değişikliklerine karşı su vermeden ürün elde edilebilmesi için çalışma yaptı.Yaklaşık iki yılda önemli verilerin elde edildiği çalışmayla birim alanda daha fazla ürün elde edilmesi, kuraklık dönemlerinde de mısır üretilebilmesi, erken ekim yapılabilmesi hedefleniyor.BATEM'de düzenlenen "Mısır Tarla Günü" etkinliğinde üreticiler, firma yöneticileri ve bilim insanları bir araya gelerek, proje kapsamında yapılan çalışmaları değerlendirdi.BATEM Müdürü Abdullah Ünlü, enstitü olarak küresel ısınma ve iklim değişikliği üzerine AR-GE çalışmalarına öncelik verdiklerini söyledi.Katma değerli ürünler geliştirdiklerini anlatan Ünlü, "Özellikle iklim değişikliği ve çeşitli çevre faktörlerine karşı çalışmalar daha da hızlanacak. Araştırmacılar olarak, çalışmaları bir an önce tamamlayıp zamanı geldiğinde üreticilerimize geliştirdiğimiz türleri vermemiz gerekiyor. Çünkü iklim değişikliği kapımızda. Bu hepimizi zorlayan faktörlerden biri." diye konuştu.- "Küresel ısınmasının etkilerini son dönemlerde görüyoruz"Doç. Dr. Şekip Erdal ise Türkiye'nin mısır ülkesi konumunda olduğunu ve dane mısırda da en verimli ülkelerden olduğunu ifade etti.Şili, ABD ve Avustralya'nın da mısır üretiminde önemli olduğuna değinen Erdal, "Bazı verilere göre Türkiye mısır veriminde ilk sırada yer alıyor. Bu başarıyı, üreticilerin teknolojiyi kullanması, yüzde 100'e yakın hibrit tohum kullanılması ve ülkenin konumu sağlıyor." dedi.Geliştirilen mısır çeşitleri sayesinde erken ekim yapmaya başladıklarını bildiren Erdal, mısırın büyük bölümünün yem endüstrisinde kullanıldığına işaret etti.Türkiye'de mısır üretiminde Konya, Şanlıurfa ve Adana'nın başta geldiğine dikkati çeken Erdal, şunları kaydetti:"Sıcaklıkların sonuçlarını görüyoruz. 1,5 derecelik ısınmayla sel riskinde yüzde 100 artış oluyor. Küresel ısınmanın etkilerini son dönemlerde görüyoruz. İklimin değiştiğine, mevsimlerin kaydığına şahit oluyoruz. Her yarım derece ısınma daha düşük verime ve besin değerlerinde düşüşe neden oluyor. Türkiye Akdeniz bölgesinde yer alan iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek ülkeler arasında yer alıyor. İklim değişikliğiyle mücadele kapsamında kuraklığa toleranslı birçok ıslah ve çeşit geliştirmeye çalışıyoruz. Su olmadığında ayakta kalabilen çeşitler üzerine çalışıyoruz."Konuşmaların ardından İl Tarım ve Orman Müdürü Gökhan Karaca ile beraberindekiler, proje kapsamında tarlalarda deneme üretimi yapılan mısırları inceledi.

Antalya'da Atatürk'ün yürüdüğü narenciye yoluna "Atatürk Yolu" adı verilecek Haber

Antalya'da Atatürk'ün yürüdüğü narenciye yoluna "Atatürk Yolu" adı verilecek

ANTALYA (AA) - Antalya'da Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünde (BATEM), Atatürk'ün 1930-1935 yıllarında ziyaret ettiği alandaki narenciye yoluna "Atatürk Yolu" adı verilecek.Antalya Valiliği Kültür Varlıkları Birimi yetkilisi koruma ve restorasyon uzmanı Cemil Karabayram, gazetecilere, narenciye bahçesinin 200 dönümlük bir alan üzerine kurulu olduğunu söyledi.Alandaki narenciye yoluyla ilgili çalışmalar yaptıklarını anlatan Karabayram, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 1930-1935 yıllarında alanı ziyaret ettiğine dair tespitlerinin bulunduğunu belirtti.Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve barış felsefesinin temel direği Atatürk'ün 10 Kasım 1938'de hayata gözlerini yumduğunu ifade eden Karabayram, şöyle devam etti:"Gazi Mustafa Kemal hep yaşayacak ve yaşatılacak, onun bıraktığı eserlerin her biri korunacak ve geleceğe taşınacak. Şu anki alanda 1938 yılında dikilmiş ulu bir ağacın önündeyiz. Bu ağaç 1938'de onun anısına dikilmiş bir ağaç, en önemli noktalardan biri de Aspendos ziyaretinden sonra narenciye bölgesini ziyaret ettiğine dair bazı bilgilere ulaştık. Görmüş olduğunuz yola ülkeye sevdalı Gazi Mustafa Kemal Atatürk adını vereceğiz. Antalya'mıza hayırlı olur inşallah. Nice 10 Kasımlarda onun adını anacağız. Bu büyük bir proje ve biz de bu projeyi en kısa sürede hayata geçirmek için çalışıyoruz. Görmüş olduğunuz tüm ağaçların rölövesi alınarak mevcut yerleri, bitki örtüsü ve dokusuna kadar korundu. Sadece yürüme güzergahı, geçişler, hangi ağaçlar ne zaman ve kimin anısına dikilmiş bu yönde bir çalışma yapıyoruz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.