Türk-İş Adana’da yüzlerce işçiyle 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutladı
Türk-İş’e bağlı şubeler, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü Adana’da Bayraklı Park’ta düzenlenen etkinlikle kutlamak üzere bir araya geldi. Yüzlerce işçinin katılımıyla gerçekleşen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Programda daha sonra katılımcılar adına basın açıklamasını Türk-İş 4. Bölge Başkanı Edip Gülnar yaptı. Gülnar konuşmasında emeğin toplumdaki yerine dikkat çekerek, “Farklı işyerlerinden gelmekteyiz ancak hepimizi birleştiren ortak bir gerçek bulunmaktadır: Bu ülkenin değerini de geleceğini de emeğimizle biz kurmaktayız. Bugün buradan açıkça ifade etmekteyiz: Emeğin değeri korunmalıdır. Çalışanların yaşam koşulları iyileştirilmelidir” dedi.
“EMEĞİMİZLE BU ÜLKENİN GELECEĞİNİ BİZ KURUYORUZ”
Türk-İş 4. Bölge Başkanı Edip Gülnar, “1 Mayıs, emeğin değerini hatırlatan; dayanışmanın, birlikteliğin ve ortak mücadelenin anlam kazandığı bir gündür. Bugün dünyanın dört bir yanında işçiler, alın terinin karşılığını almak ve insanca çalışma koşullarına ulaşmak için seslerini birlikte yükseltmektedir. Bugün burada yalnızca sorunları değil, umudu da büyütmek için bir aradayız. Farklı işyerlerinden gelmekteyiz ancak hepimizi birleştiren ortak bir gerçek bulunmaktadır: Bu ülkenin değerini de geleceğini de emeğimizle biz kurmaktayız. Her sabah yeni zamlarla uyanmakta, emeğimizin karşılığının eridiğini görmekteyiz. Hayat pahalılığı dayanılmaz bir noktaya ulaşmış bulunmaktadır. Ücretler aynı hızda artmamakta, alım gücü sürekli düşmektedir. Eskiden işsiz olan yoksul sayılmakta iken, bugün çalışanlar da yoksullukla mücadele etmektedir. Bu tablo görmezden gelinemez. Gelir dağılımındaki adaletsizlik her geçen gün büyümektedir. Asgari ücretle çalışan milyonlar, daha yıl dolmadan gelirlerinin eridiğini görmektedir. Yapılan artışlar kısa sürede etkisini kaybetmektedir. Altı ayda eriyen bir ücretle bir yıl geçinilmesi beklenmektedir. Bu durum ne adildir ne de sürdürülebilirdir” şeklinde konuştu.
“TÜM İŞÇİLERE GÜVENCELİ ÇALIŞMA SAĞLANMALI”
Konuşmasında taşeron ve staj mağdurlarına da dikkat çeken Gülnar şunları söyledi: “Taşeron işçilerin sorunları hâlâ çözülebilmiş değildir. Kadro dışında kalanlar, aynı işi yapmalarına rağmen farklı haklara tabi tutulmakta ve ciddi bir adaletsizlik yaşamaktadır. Kamuda çalışan tüm işçilerin eşit haklara ve güvenceli çalışma koşullarına kavuşması sağlanmalıdır. Bu mağduriyet artık sona erdirilmelidir. Staj ve çıraklık sürecinde çalışmış milyonlarca kişi, yıllarca emek vermelerine rağmen sosyal güvenlik sisteminde hak ettikleri karşılığı alamamaktadır. Fiilen çalıştıkları bu dönemlerin emeklilik hesabında dikkate alınmaması ciddi bir mağduriyet yaratmaktadır. Staj ve çıraklık dönemlerinin sigortalılık başlangıcı sayılması yönündeki talepler karşılık bulmalıdır.”
“EĞİTİM İLE ÇALIŞMA HAYATI ARASINDAKİ BAĞ GÜÇLENDİRİLMELİ”
Gülnar genç işsizliğine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan, “Gençler açısından tablo daha da ağırlaşmaktadır. Genç işsizliği artmaya devam etmektedir. Her yıl binlerce genç mezun olmakta, ancak iş bulamamakta ya da düşük ücretlere mahkûm kalmaktadır. Birçok genç güvencesiz ve geçici işlerde çalışmak zorunda kalmaktadır. Gençlerin emeğinin karşılıksız kalmasına izin verilmemelidir. Nitelikli istihdam alanları oluşturulmalı, eğitim ile çalışma hayatı arasındaki bağ güçlendirilmelidir. Çocuk işçiliğiyle mücadele güçlendirilmelidir” ifadelerini kullandı.
“BUGÜNÜN EMEKLİLERİ, GEÇMİŞİN EMEKÇİLERİDİR”
Edip Gülnar emekli aylıklarının temel ihtiyaçları karşılamada yetersiz kaldığını belirterek, “Bugünün emeklileri, geçmişin emekçileridir. Yıllarca çalışmış insanlar bugün geçim sıkıntısı yaşamaktadır. Emekli aylıkları temel ihtiyaçları karşılamaya yetmemektedir. Emeklilik, yoksulluk değil; onurlu bir yaşam dönemi olmalıdır. Bugün buradan açıkça ifade etmekteyiz: Emeğin değeri korunmalıdır. Çalışanların yaşam koşulları iyileştirilmelidir. Adil, güvenceli ve insan onuruna yakışır bir çalışma hayatı sağlanmalıdır” şeklinde konuştu.