TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#bayram bulut

İLKHABER-Gazetesi - bayram bulut haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, bayram bulut haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Milli Yüzücü Meryem Türkiye'yi gururlandırdı Haber

Milli Yüzücü Meryem Türkiye'yi gururlandırdı

Bayram BULUT ADANA (İLKHABER) -  Atlas Engelliler Spor Kulübü sporcuları kenti başarıyla temsil etmeye devam ediyor. Her yıl çokça madalyaları kente kazandıran Atlas Engelliler Spor Kulübü sporcuları başarılarını devam ettiriyor.  10-12 Kasım 2023 tarihleri arasında Mısır'ın Kahire kentinde düzenlenen Citi Paraswimming World Series yarışmalarında Atlas Engelliler Spor Kulübü millî sporcularından Meryem Nur Tunuğ 200 metre Karışık SM 5 kategorisinde gençler de 3. ve açık yaşta 7. oldu.   Meryem'i yapmış oldukları "spor benim hayatım" adlı proje  sonucunda keşfettiklerini belirten Atlas Engelliler Spor Kulübü Başkanı Zehra Eruçar, “Meryem'i yapmış olduğumuz "spor benim hayatım "adlı projede sonucunda keşfettik. O zaman 8 yaşındaydı, şimdi 15 yaşında o günden bugüne çok yol kat ettik. İki kere Almanya Paraswiming Word Series, Fransa paraswiming Word, Portekiz Paraswiming Word Series Dünya şampiyonlarına katıldı İngiltere Paraswiming Word  şampiyonasında Dünya 7.’si olarak A barajını geçti ve olimpiyat kotası aldı.    Sporcularının 2 kez ameliyat olmasına rağmen başarılarını devam ettirdiğini dile getiren Eruçar, “En son Mısır in Kahire şehrinde yapılan Dünya serisinde ise 200 karışık da dünya barajını da geçerek 3. lük 200 serbest de Avrupa barajını geçerek 4.lük aldı. Bu yarışlar arasına 2 ameliyat sıkıştırmasına rağmen azminden ve çabasından geri kalmadı. Antrenörü Ahmet Eruçar ile birlikte azimle çalıştılar. Ailesinin desteği de burada çok önemli. Sporcumuzu antrenörümüzü ve ailesini kutluyorum. Azmin başarmayacağı hiçbir şey yoktur” diye konuştu.  Kulüpten yapılan paylaşımda, “10-12 Kasım 2023 tarihleri arasında Mısır'ın Kahire kentinde düzenlenen Citi Paraswimming World Series yarışmalarında Atlas Engelliler Spor Kulübü millî sporcumuz Meryem Nur Tunuğ 200 metre Karışık SM5 kategorisinde 04:35.24'lik derecesi ile gençler de 3. ve açık yaşta 7. olmuştur. Sporcumuzu ve antrenörü Ahmet Eruçar'ı tebrik ediyorum” ifadelerine yer verildi.

Haberimiz meclis oturumuna taşındı Haber

Haberimiz meclis oturumuna taşındı

Bayram BULUT ADANA (İLKHABER) - Adana Büyükşehir Belediye Meclisi Kasım Ayı 4. Oturumu gerçekleşti. Oturuma Meclis 1. Başkan Vekili Mustafa Akgedik başkanlık yaptı. Açılış yoklamasının ardından gündem dışı konuşmalar yapıldı. İlk olarak söz alan MHP Grup Başkan Vekili Cemal Demirdağ, gazetemizin kamuoyuna duyurduğu yol ortasında kalan elektrik direğini meclis oturumuna taşıdı.   Gerekli yazışmalar yapılarak bu direğin bir an evvel kaldırılmasını isteyen Demirdağ, “Fevzi Paşa ve Gürsel Paşa istikametine devam eden bir caddemiz var ray sokakta. Mustafa Kemal Paşa Bulvarı’nın devamı burası. Özbucak Fabrikası’nın arkasında ki kısım burası. Basından İlkhaber Gazetesi’nde çıkan bir haberde gördüğüm bir sorunu sizlerle paylaşacağım. Gittim yerinde buraya baktım. Adana’nın trafiğinin en yoğun olduğu cadde burası. Yol ortasında direk kalmış. Bu hemen kaldırılacak bir şey değil ama burada yol çalışması yapılmış. Bunu görüyoruz. Buranın zamanında ilgili kuruma başvuru yapılarak kaldırılmış olsaydı durum böyle olmazdı. Bu yolun ortasında kalan direğin çok acil olarak TEDAŞ’la yazışmalar yapılarak kaldırılmasını talep ediyorum” dedi.  Yollardaki turunç ağaçlarının bakımsızlıklarına dikkat çeken Demirdağ, bu ağaçlara da gerekli bakımların yapılmasını istedi. MHP’li meclis üyesi Abdullah Kaçar’da ilçelerinde yaşanan sorunlara dikkat çekti. CHP Grup Başkan Vekili Serdar Seyhan’da meclis üyelerinin haklı eleştirilerini ilgili arkadaşlarının dikkate alacağını anlattı.  Konuşmaların ardından gündem maddelerine geçildi. Gündem maddeleri ilgili karar bağlandı.   

Mecliste canlı yayın tartışması bugünde devam etti Haber

Mecliste canlı yayın tartışması bugünde devam etti

Bayram BULUT ADANA (İLKHABER)-Adana Büyükşehir Belediye Meclisi'nde meclisin canlı yayınlanması tartışıldı. Ebediyete intikal eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ölüm yıl dönümü nedeniyle mecliste meclis üyeleri dualar etti. Adana Büyükşehir Belediye Meclisi Kasım Ayı 3. Oturumu gerçekleşti. Oturuma meclis 1. Başkan Vekili Mustafa Akgedik Başkanlık yaptı. Açılış yoklamasının ardından gündem dışı konuşmalar yapıldı. Konuşmalarda yine meclisin canlı yayınlanması konusu tartışıldı. İlk olarak söz alan MHP Grup Başkan Vekili Cemal Demirdağ, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü rahmet ve minnetle andıklarını söyledi. Cemal Demirdağ, ayrıca meclisin canlı yayınlanmaması eleştirilerini bu günde sürdürdü. Demirdağ, 4.5 yıl boyunca meclisin kararlarının canlı yayınlandığını belirterek, “Şimdiye kadar bir sakıncası yoktu da ne odluda canlı yayınlamama kararı aldınız. Bunun kamuoyuna açıklanması gerekli” dedi. AK Parti Grup Başkan Vekili Vedat Gündoğan ise Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ölüm yıl dönümü nedeniyle meclisi dua etmeye davet etti. Meclis üyeleri hep birlikte Atatürk için dua etti. Ardından Vedat Gündoğan’da meclisin canlı yayınlanmaması konusunu eleştirdi. Cumhur İttifakı meclis üyeleri olarak yeri geldiğinde sözlerinin kesildiğini, yeri geldiğinde  meclis canlı yayınlarının yayından kaldırıldığını iddia eden Gündoğan, meclisin canlı yayınlanmasını istediklerini anlattı. Gündoğan, eğer meclis canlı yayınlanmazsa kendileri imkanlarıyla meclisi canlı yayınlayacaklarını dile getirdi. CHP Grup Başkan Vekili Serdar Seyhan da, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ölüm yıl dönümünde saygıyla andıklarını belirtti. Seyhan, AK Parti ve MHP Gruplarının yaptıkları eleştirilere yanıt verdi. Seyhan, idarenin canlı yayın yapma ve ya yapmama gibi bir tasarrufunun bulunduğunu söyledi.  Seyhan, “45 yıl boşunca yayın yapıldı. Daha önce hiç yayın yapılmadı. Bundan mutlu olmanız gerekir. Bunun yasal bir durumu yok. Zaten meclis kayıt altına alınıyor. İsteyen bu kayıtları görebilir” ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından meclisin canlı yayınlanması için gündem maddesi Cumhur İttifakı meclis üyeleri tarafından verildi. Gündeme alınan madde oylandı. Meclisin yayınlanmasını isteyen Cumhur İttifakı’nın oylarıyla madde kabul edildi.  Diğer gündem maddeleri de ilgili karar bağlandı.

Öğretmene şiddet protesto edildi Haber

Öğretmene şiddet protesto edildi

Bayram BULUT ADANA (İLKHABER)-  Adana'nın merkez Seyhan İlçesinde bulunan Saniye Hüsamettin Özaltın Ortaokulu'nda  görevli öğretmen  olan ve önceki dönem Eğitim-İş Adana 1 No'lu Şube Başkanı  İsa Kayadan ve iki öğretmenin darp edilmesi Eğitim İş Genel Başkanı Kadem Özbay ve Eğitim İş üyelerinin katılımıyla kınandı. Eğitim İŞ Adana 1 Nolu Şube Başkanı Seher Ergin, yaşanan saldırıyı kınadı.  Ergin, "Saniye Hüsamettin Özalpına Ortaokulunda öğretmenimiz olan aynı zamanda önceki dönem eski başkanımız!İsa Kayadan şu an Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı, ve iki öğretmenimiz şiddete maruz kaldı. Bu şiddeti yapanları ve şiddete başvuran her türlü zihniyeti kınıyoruz. Bizler öğretmenler olarak okulları, iş yeri, öğrencilerimizi iş olarak görmeyen, okullarımıza, evimiz, eğitim yuvamız olarak giden öğrencilerimizi bir evlat gibi seven dolayısıyla üçüncü ebeveyn gibi bir meslek grubuyuz. Ve eğer bugün bize bizim eğitim yuvalarımıza, okullarımıza, evlerimize kadar gelmiş ise demek ki toplum büyük bir tehdidin kıskacındadır. Bu noktada Milli Eğitim Bakanlığımızı ve tüm yetkilileri tedbir almaya ve bu tarz çirkin olayların yaşanmasını önlemeye davet ediyoruz" dedi.  Türkiye’nin birçok yerinde bu tarz şiddet vakalarının yaşandığına dikkat çeken Eğitim İş Genel Başkanı Kadem Özbay ise, “Türkiye'nin birçok yerinde bu tarz olaylarla bir arada olmaktan da büyük bir üzüntü duyuyoruz. Bir öğretmen olarak yani Cumhuriyetin emanetini gelecek nesillere aktarmak için öğretmenin emanetlerini her koşulda gelecek nesillere aktarmaya ant içmiş bir öğretmen, bir eğitimci olarak şiddeti eğitim ortamlarına kadar gelmiş olmasından gerçekten utanıyorum. Aslında daha da çok bugün bu ülkede şiddetin, kutupsuzluğun, keyfiliğin bu kadar olağanlaşmasının sorumlusu olan yöneticiler adına utanıyorum. Gerçekten utanıyorum. Onun ekmeğini koruyamaz, çocuğunu koruyamaz, yurttaşının güvenliğini sağlayamaz, temel haklarını sağlayamaz yılı geride bırakan bir çınar. Bugün neyi konuşuyoruz? Toplumsal sözleşmemizin yani hepimizin bu ülkede özgür ve eşit yaşamasının teminatı olması gereken anayasayı ve anayasanın hükümlerinin uygulanması gerektiğini en üst yargı organ tanımayan bir hukuk sistemidir. Hatta onları sorumluluk alanlaştı diye tehdit eden bir anlayışı. Yani adeta anayasal düzene karşı bir saldırıyı konuşuyoruz. Bana göre bir utanç mı?” diye konuştu.  Öğretmeni itibarsızlaştıran; toplumdaki yerini ve okuldaki işlevini her fırsatta küçültmeye neden olan uygulamaların, öğretmene şiddet vakalarının temeli olduğunu savunan Özbay, “Bugüne dek öğretmene şiddet olaylarının faillerinin caydırıcı cezalar almaması da dolaylı teşvik niteliğindedir. Neredeyse her geçen gün yurdun bir köşesinde öğretmene şiddet vakası baş gösterirken, MEB hala bu konuya dair engelleyici ve/veya koruyucu herhangi bir önlem politikası geliştirememiştir.  En ücra köşelere tayin edildiğinde bile "Vatan toprağıdır" diyerek özveriyle görevini yapan, hali hazırda yoksulluk ve işsizlikle her an burun buruna getirilen eğitim neferlerimiz, toplumda baş tacı edilmesi gerekirken itibarsızlaştırma politikaları sayesinde her türlü saldırıya açık hale gelmiştir. Herkesin saygı duyduğu, öğretmenin toplumun öncüsü konumundaki zamanlardan öğretmenine sahip çıkmayan, saygı duymayan, öğretmenini söylemleri ve eylemleri ile saydırmayan, veli ve öğrencilerin fiziki-psikolojik saldırılarına maruz bırakan bir eğitim sisteminin hâkim kılındığı zamanlara geldik” şeklinde konuştu.  Eğitim çalışanlarının baskı ve tehditlerin kıskacına bırakıldığı, güvensiz ve güvencesiz iş ortamlarına itildiği, eğitim-öğretim ve bilim hizmetleri iş kolundaki görevlerin piyasacı bir anlayışla yürütüldüğü, öğrenci-öğretmen-veli ilişkisinin giderek yozlaştığı bir ortamda eğitim ve öğretim mekanizmasının toplumu dönüştüren ve iyileştiren bir sonuç üretmesinin beklenemeyeceğini anlatan Özbay, Milli Eğitim Bakanlığı’na şu çağrıyı yaptı; “Atatürk’ün dediği üzere; 'Yeni nesil öğretmenlerin eseri' olacaksa, öğretmenlerin çalışma güvenliği de sizlerin sorumluluğudur.  Okullarda yaşanan şiddetin ve öğretmenlere yönelik saldırıların önlenebilmesi, öncelikle her fırsatta öğretmenleri, eğitim ve bilim çalışanlarını hedef haline getiren politika ve uygulamalara son verilmesinden geçmektedir. Öğrenci ve veliyi sorgu hâkimliği düzeyine çıkaran, öğretmeni sanık koltuğuna düşüren MEB destekli şikâyet mekanizmaları kaldırılmalıdır. Bakanlığımız, öğretmene şiddet konusunda daha fazla yaptırımları gündeme getirmeli, bu olaylara yasal yollarla dur denilmeli ve öğretmenlere yönelik şiddeti önlemek için acil eylem planı hazırlanmalıdır. Yaşanan şiddetin önlenebilmesi için kamu çalışanlarını hedef haline getiren açıklamalara son verilmelidir. Şiddet vakalarında idari ve hukuki soruşturmaların bir an önce yapılması, ilgililer hakkında yaptırımlar uygulanması ve okullarımızdaki güvenlik tedbirlerinin arttırılması noktasında azami gayreti göstermelidir.” Özbay sözlerini şöyle sürdürdü; “Okullarımızda yaşanan şiddet olaylarının tekrar etmemesi, eğitimcileri şiddetin hedefi haline getiren uygulamaların son bulması, somut ve kalıcı çözümler üretilmesi için başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere, bütün yetkilileri harekete geçmeye ve gerekli yasal çerçeveli önlemeleri ivedilikle almaya davet ediyor; arkadaşlarımıza yönelik bu saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Saldırgan şahsın hak ettiği cezayı almasını bekliyoruz. Eğitim-İş olarak bu olayın ve sonuçlarının peşini bırakmayacağımızı ve şiddete başvuranların akıbetinin takipçisi olacağımızı kamuoyuna bildiriyoruz. Öğretmene vurulan darbe geleceğe vurulan darbedir. Eğitimcileri şiddetin hedefinde olan bir toplumun geleceği karanlıktır. Çocuklarımızı emanet ettiğimiz öğretmene şiddeti durdurun.”  

Adana’da 9’u 5 geçe hayat durdu Haber

Adana’da 9’u 5 geçe hayat durdu

Bayram BULUT – Ahmet Akdeniz ADANA (İLKHABER)-Adana’da Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümünün 85. yıl dönümü nedeniyle saat 09.05’e hayat adeta durdu. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, ebediyete irtihalinin 85. yılında ülke genelinde olduğu gibi Adana’da da saat 9’u 5 geçe hayat durdu. Adana’da sabah saatlerinde ilk olarak Atatürk Parkı içerisinde tören düzenlendi.  Adana Valisi Yavuz Selim Köşger ve Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın Atatürk anıtına çelenk sunduğu törenin ardından saat 09:05’te sirenlerin çalmaya başlaması ile Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün manevi huzurunda 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.  Törende İstiklal Marşı’nın okunması ile göndere çekilen Türk Bayrağı yarıya indirildi. Saat 9’u 5 geçe sirenlerin çalmasıyla kentte adeta hayat durdu. Caddeler, evlerin pencereleri ve balkonlarında ki vatandaşlar yaklaşık iki dakika süren siren sesiyle birlikte Ata’ya saygı için saygı duruşunda bulundu.   Onlarca aracın trafikte durduğu ve saygı duruşunda bulunduğu alanlardan biride Mustafa Kemal Paşa Bulvarı oldu. Bulvarın Seyhan ayağında saat 9’u 5 geçe hayat adeta durdu. Sirenlerin çalmasıyla gerçekleşen saygı duruşu yaklaşık 1 dakika sürdü. Sürücüler ve belediye araçları kornalar ve sirenlerini çalarak aracından indi. Yoldan geçen vatandaşlar hiç kıpırdamadan siren bitene kadar oldukları yerde Ata’ya saygı için duruşlarını bozmadan bekledi.

Muhteşem düğün Haber

Muhteşem düğün

Bayram BULUT ADANA (İLKHABER)- Gazetemiz muhabirlerinden Emre Ekici ile Selin Tuştaş muhteşem bir düğünle dünya evine girdi. Nail ve Helen Ekici’nin sevgili yakışıklı oğulları Emre ile Necdet ve Birsen Tuştaş’ın güzeller güzeli kızları Selin ile evlendi. Hayatının aşkını bulan Emre Ekici’nin Adana Şirin Müzikholde gerçekleşen düğün törenine eş dost ve akrabaları, damadın meslektaşları, Çukurova Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Cafer Esendemir ile Seyhan Belediye Başkanı Zeydan Karalar katılarak genç çifti yalnız bırakmadı. HAYIRLI OLSUN Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Halil Arslan ve Veysel Arslan kent dışında oldukları için düğün törenine katılamadı. Halil Arslan, gelin ve damada mesaj göndererek, “Değerli kardeşlerim bu mutlu gününüzde yanınızda olmayı çok isterdim. Ancak kent dışında olmam münasebetiyle yanınızda olamıyorum.” diyerek, hayırlı olsun temennisinde bulundu. Arslan ailesi adına Firdevs Arslan düğün törenine katılarak genç çifti yalnız bırakmadı.   ALKIŞLAR EŞLİĞİNDE SALONA GİRDİLER Salonda hazırlıkların tamamlanmasının ardından genç çift salona giriş yaptı. Alkışlar eşliğinde salona giren çift ilk açılış danslarını gerçekleştirdi. Daha sonra ise genç çiftin nikahını Seyhan Belediye Başkanı Zeydan Karalar kıydı. İLKHABER AİLESİNİ KUTLADI Nikah merasimi öncesi bir konuşma yapan Seyhan Belediye Başkanı Zeydan Karalar, genç çifte mutluluklar diledi. İlkhaber gazetesinin meslekte ilkeli duruşu ve halkın doğru haber alma hakkını tam anlamıyla yerine getirdiğine dikkat çeken Başkan Karalar, “Gerçekten haber alma hakkını tam hakkıyla layıkıyla yerine getiren bir gazetede damadımızın çalıştığı gazete. Tüm İlkhaber Gazetesi çalışanlarını ve sahibini kutluyorum. Basın aslında halkın haber alma hakkını doğru bir şekilde yansıtandır. Ama maalesef son dönemde yalanla dolanla kötü algıyla bu işi yapanlar var maalesef.” dedi. EMRE SALONU ÇINLATTI Daha sonra ise Karalar, çiftin nikahını kıymak üzere, ilk önce gelin Selin Tuştaş’ına Emre Ekici ile özgür iradesi ile evlenmek isteyip istemediğini sordu. Selin Tuştaş bunun üzerine “Evet” cevabını verdi. Başkan Karalar, aynı soruyu bu kez damat Emre Ekici’ye yöneltti. Emre Ekici, “Evet” dedi. Ancak Başkan Zeydan Karalar, söylenen bu “Evet” kelimesinin daha gür sesle çıkması gerektiğini, bu nedenle söylenen “Evet”i kabul etmediğini belirtti. Bunun üzeri tekrar mikrofon uzatılan Emre Ekici, tekrar aşırı yüksek bir sesle, “Evet” cevabını verdi. Salonu sesiyle çınlatan Emre Ekici’ye salondan yoğun alkış geldi.  Nikah şahitlerinin de cevaplarını alınmasının ardından nikah kıyıldı. NİKAH CÜZDANI GELİNE VERİLDİ “Genç çifte hayırlı olsun” diyen Başkan Karalar, genç çifte nikah cüzdanlarını Çukurova Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Cafer Esendemir’in  vermesini istedi. Bunun üzerine nikah masasına gelen Esendemir, “Emre Ekici Cemiyetimizin üyesidir. Kendilerine hayırlı olsun diyorum. Bu mutlu günde burada olmaktan mutluyum. Tabiki değerli üyemiz Emre Ekici ama her yerde adet nikah cüzdanının gelin hanıma verilmesidir. Bende hanımefendiye nikah cüzdanını vererek hayırlı olsun demek istiyorum” diye konuştu. DARISI BEKARLARIN BAŞINA Bunun üzerine hatıra fotoğrafları çekildi. Daha sonra düğün töreni halaylar ve danslarla devam etti. Eğlencenin tavan yaptığı düğünde davetliler doyasıya eğlendi. Emre Ekici ve Selin Ekici bu mutlu günlerinde kendilerini yalnız bırakmayan tüm herkese teşekkürlerini sundu. Yıllar sonra hayatının aşkını bulduğunu ve dünya evine girdiğini belirten Emre Ekici, “Çok mutluyum. Darısı bekarların başına” ifadelerini kullandı. Öte yandan genç çiftin kınası da yine Şirin Müzikholde aynı salonda Perşembe günü yapılmıştı.

Dağlı Gayrimenkul güven veriyor Haber

Dağlı Gayrimenkul güven veriyor

ÖZEL HABER Bayram BULUT ADANA (İLKHABER)-Gayrimenkul sektöründe dürüstlük ve güven ilkesiyle yola çıkan Dağlı Gayrimenkul, müşterilerine en iyi hizmeti suna bilmek için var gücüyle çalışıyor. Adana’da gayrimenkul alım satımlarının önemli isimleri arasına giren Dağlı Gayrimenkul, Ali Dağlı yönetiminde müşteri odaklı çalışmalarını sürdürüyor. Dağlı Gayrimenkul sahibi Ali Dağlı, daha önce bir kurumsal firmada çalışarak mesleğe başladı. Henüz 32 yaşında olan ve kurduğu firmayla güven aşılayan Dağlı Gayrimenkul sahibi Ali Dağlı, kendisinin 6 yıldan buyana Adana’da ikamet ettiğini belirtti. Kendisinin emlak sektöründe iyi niyetlerin suistimal edildiğini gördüğü ve bu nedenle böyle bir girişimde bulunduğunu anlatan Dağlı, bu nedenle firmalarının güven ve dürüstlük üzerine kurulduğunu hatırlattı. Firmalarının Çukurova İlçesi Mahfesığmaz Mahallesi 79019 sokak No 33/B’de bulunduğunu kaydeden Dağlı, tüm Adanalıları firmalarına davet etti. Kendisi hakkında da bilgiler veren Ali Dağlı, “Dağlı Gayrimenkul firmasının sahibiyim. 32 yaşındayım. Gaziantep Nizip doğumluyum. 6 yıldan beri Adana’da ikamet ediyorum. Kurumsal bir firmada eleman olarak bu işe başladım. Sonradan kendi işyerimi açmaya karar verdim. Dağlı Gayrimenkul’ü açtım. Dürüst bir şekilde müşterilerimize en iyi hizmeti vermek için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Adana halkına müşterilerimize sahip çıkmak istiyoruz. Çünkü emlak sektöründe bulunan ve iyi niyetleri suistimal edenler var. Bunların bilincindeyiz. Bu nedenle kurumsal bir firma olarak önümüze bakmak istiyoruz. Müşterilerimizin evlerini değerinde alıp değerinde satmak istiyoruz. Bunun içinde firmamıza müşterilerimizi bekliyoruz.” dedi. Yeni yapılan konutların emlak sektörünü olumlu etkilediğini kaydeden Dağlı, “Adana gelişiyor ve çevreyi kirli gösteren evler yıkılıp yenileniyor. İnşaat piyasası hareketli şuan. Krediler düştü ama ev fiyatlarında bir düşüş yaşanmadı. Gerçekten yüksek fiyatlar var. Müşterilerimiz bu nedenle sıkıntı yaşıyor. Balon fiyatlar çok. Daire sahipleri değerinden fazla değer istiyor. Bu da tabiî ki alıcıyı sarsıyor. Oturulabilecek güzel bir daire isteniyorsa en az 250 Bin TL’yi gözden çıkartmak lazım. Kiralarda aşırı derecede yüksek İstanbul’la yarışıyor diyebiliriz. Bin Lira, Bin 100 Lira fiyatları var. Şuan Sarıçam İlçesi’ne bir yönelme var. İmara açılan yerler var. Birçok müteahhit arkadaşlarımız oraya geçerek konut yapmaya başladılar. Gerçekten güzel bir gelişme var ve satışlarda oluyor. Seyhan ve Çukurova ‘dan daha uygun fiyata Sarıçam’da konut alınabiliniyor.” ifadelerini kullandı. Korsan emlakçıların tüm piyasanın olduğu gibi kendilerinin de başlarının belası olduğunu aktaran Dağlı, sözlerini şöyle sürdürdü; “Birçok müşterimizin canı yanmıştır bu kişilerden. Bize de çok sayıda şikayet geliyor. Hatta Emlakçılar Odası Başkanımıza da durumları izah ettik ve onlarda duruma müdahale etmeye çalışıyorlar. 2017 yılında inşallah yeni bir yasa gelecek. Emlak danışmanlık belgesi olmayan emlakçılık yapamayacak. Artı en az 2 yıllık üniversite mezunu şart koşulacak. Emeğe saygı istiyorum. Bu daire sahipleri içinde geçerli, müşteriler içinde geçerli tabiî ki. İşimizle ilgili bir sıkıntımız yok. Gerçekten işimizi dürüst bir şekilde, müşteri temsilcilerimizle birlikte devam ettiriyoruz. Zaten müşterimize açık ve şeffaf davranıyoruz. Net oluyoruz. Hiçbir şekilde yalan konuşmuyoruz net oluyoruz. Mal sahibinin bize verdiği fiyat neyse o fiyat üzerinden dairemizi satışa sunuyoruz. Üzerine herhangi bir fiyat farkı koymuyoruz. Yanlızca yaptığımız işin emeğimizin karşılığının verilmesini istiyoruz.”

Baba mirası değirmeni yaşatıyor Haber

Baba mirası değirmeni yaşatıyor

BAYRAM  BULUT / ÖZEL HABER ADANA (İLKHABER)- Babasından kalan taş değirmeni yaşatmaya devam eden ediyor. Bir zamanların vazgeçilmezleri arasında yer alan taş değirmenleri, teknolojinin gelişmesiyle popülerliğini yitirdi. İnsanların geçmiş yıllarda en fazla uğrak yerlerinden biri olan taş değirmenlerine kimi buğdayını, arpasını getirip un yaptırıyor. Kimi ise, tahıl ürünlerini getiriyordu. Ancak aradan geçen yıllarda teknolojinin hızla gelişmesi taş değirmenleri de olumsuz etkiledi. Bu taş değirmenlerinden bir tanesi de 1966 yılında Adana’nın Ceyhan İlçesi’nde kurulan değirmen. Geçen 51 yıldan buyana aralıksız çalışmaya devam eden taş değirmene nadirde olsa müşteriler gelmeye devam ediyor. BABASININ YANINDA ÇALIŞARAK İŞE BAŞLADI Ceyhan’da bulunan taş değirmenin şuan ki sahibi ise Ethem Abacı. Ethem Abacı’nın babası taş değirmeni 1966 yılında kurmuş. 51 yıldır Ceyhan halkına hizmet veren bu taş değirmende babasının yanında çalışarak başlayan Ethem Abacı, babası öldükten sonra işin başına geçti. Zaman ilerledikçe taş değirmen gelişen teknolojiyle birlikte iş yapamaz duruma gelmiş. Çünkü artık un ve benzeri taş değirmende yapılan ürünler fabrikalarda yapılarak hazır olarak tüketiciye sunulmaya başladı. Kendi ürünlerini taş değirmene getirenlerin sayısı yıldan yıla azalsa da şuan işin başında olan Ethem Abacı baba mirası taş değirmeni kapatmayacağını ve bu mirası sürdüreceğini belirtiyor. BABASINDAN YADİGAR DEĞİRMEN Ethem Abacı,değirmenin kendisine babadan yadigar kaldığını anlattı. 1966 yılında Ceyhan İlçesine bağlı Hacı İbrahim Mahallesi'nde taş değirmenlerinin faaliyetlerini sürdürdüğünü dile getiren Abacı, 51 yıldır değirmenlerinin halka hizmet verdiğini dile getirdi. Abacı, İlçelerinde kendi değirmenleriyle birlikte toplam 4 değirmenin kaldığını söyledi.  Tahıllar “Çakmak” denilen doğal taş ile öğütüldüğü için daha sağlıklı ve bu nedenle değirmende öğütülen ürünler daha lezzetli olduğunu vurgulayan Abacı, ancak şuanda herkesin hazıra yöneldiğini belirtti. Değirmenlerin artık iş yapamaz durumda olduklarını savunan Abacı, insanların üretici durumdan tüketici duruma geçtiğini ve hiç kimsenin evde ekmek yapmadığı için buğday öğütmeye gerek duymadıklarını işaret etti. HALA BAZI VATANDAŞLAR ÜRÜN GETİRİYOR Abacı, gelişen teknolojiyle birlikte fabrikalara karşı ayakta durmaya çalıştıkları dile getirdi.  Değirmenlerinde daha çok tahıl, buğday ve arpa öğüttüklerini söyleyen Abacı,  eskiden babasının at arabasıyla köylerden, köylülerin arpalarını, buğdaylarını getirir ve değirmenlerinde öğüttüğünü anımsatarak, “Son yıllarda fabrikaların artmasıyla birlikte hazır ekmeklerin üretime başlamasıyla taş değirmene olan ilgi azaldı. Artık vatandaşlar doğru düzgün gelip değirmenlerde ürünlerini öğütmüyorlar” dedi. YILLARA MEYDAN OKUYOR Yıllara meydan okuduklarını ve baba mirasını ayakta tutmaya çalıştıklarını vurgulayan Abacı, “Eskiden  bir arkadaşımız çay ısmarlasa bile bizim o çayı içecek zamanımız olmazdı. Tabiri caizse başımızı kaşıyacak zamanımız bile olmazdı. Eskiden insanlar kendi ekmeğini kendileri yaptıkları için un şarttı ve değirmende öğütmesi gerekiyordu. Artık her şey fabrikalarda üretiliyor. Teknolojinin gelişmesiyle işimiz maalesef ki durma noktasına geldi. Bir tek benim değil tüm değirmenlerde durum aynı. Gelişen teknolojiye ayak uyduramayanlar maalesef değirmenlerini kapattılar” şeklinde konuştu. YOK OLMA TEHLİKESİ İLE KARŞI KARŞIYA Mesleklerinin yok olma tehlikesi ile karşı karşıya geldiğini vurgulayan Abacı çırak bile yetiştiremediklerini anlattı. İş olmamasından kaynaklı değirmeni ayakta tutmakta zorlandıklarının altını çizen Abacı, baba mirası olduğu için taş değirmeni elinden geldiğince yaşatmaya devam edeceğini vurguladı. Abacı, bu geleneği aktarmak için arkasında yetiştireceği bir çırağın olmadığını ve mesleklerinin kaybolmaya yüz tutmasından kaynaklı büyük üzüntü yaşadığını söyledi.

8. Uluslararası Türk Dünyası Şiir ve Müzik Festivali gerçekleşti Haber

8. Uluslararası Türk Dünyası Şiir ve Müzik Festivali gerçekleşti

BAYRAM BULUT ADANA (İLKHABER)- Çukurova Edebiyatçılar Derneği Başkanı Halise Tekbaş, Uluslararası Türk Dünyası Şiir ve Müzik Festivali’nin 7’sini Adana’da yaptıklarını belirterek, 8.’sini ise KKTC’de yaptıklarını söyledi. Çukurova Edebiyatçılar Derneği tarafından 8. Uluslararası Türk Dünyası Şiir ve Müzik Festivali Türk dünyasından 10 ülkeden ve Türkiye genelinden katılan 100’lerce edebiyatçı ve sanatçı tarafından gerçekleşti. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde gerçekleşen 8. Uluslararası Şiir ve Müzik Festivali’nde ayrıca 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, Cumhuriyetin Yüzüncü Yılı nedeniyle de kutlamalar yapıldı. Etkinlikte Türk dünyasından gelen sanatçılar, şairler, solistler sahne aldı. Etkinlikte Atatürk ve Cumhuriyet konulu şiirler okundu. Duygu dolu anlar yaşandı. Geç saatlere kadar süren etkinlikte katılımcılar sanata adeta doydu.  Festival günleri bu tür etkinliklerle devam etti. PLAKETLER TAKDİM EDİLDİ Son olarak ise Cumhuriyetin Yüzüncü Yılı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı anısına tüm katılımcılara plaket ve Atatürk madalyası takdim edildi. Hatıra fotoğraflarının çekildiği festivalde aynı zamanda Cumhuriyetin Yüzüncü Yılı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda kutlandı. Çukurova Edebiyatçılar Derneği (ÇED) Onursal Başkanları günün anlam ve önemine uygun konuşmalar yaptı. Burada derneğin Türkmenistan ve Tataristan onursal başkanları ilan edildi. Onursal başkanların tümüne emeklerinden ötürü plaketler takdim edildi. 8.’İNCİSİNİ İSE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ’NDE GERÇEKLEŞTİRDİK Çukurova Edebiyatçılar Derneği Başkanı Halise Tekbaş, muhabirimize yaptığı açıklamada, festivallerin 7’sini Adana’da yaptıklarını, 8.’incisini ise Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde gerçekleştirdiklerini söyledi. TEKBAŞ: BİZ BİRLİK OLURSAK DÜNYADA KİMSENİN GÜCÜ TÜRK’E YETMEZ Yoğun bir çalışma ile festivallerini gerçekleştirdiklerini dile getiren Tekbaş, “Amacımız dünyada Türkçe konuşan kardeşlerimizi tek çatı altında bir araya getirip gönül köprüsü kurmak ve kardeşliğimize pekiştirmekten oluşuyor. Biz birlik olursak dünyada kimsenin gücü Türk’e yetmez. Çünkü 7 devlet bir milletiz. Kanımız canımız birdir. 7 festivalimizi Adana’da yaptık. İlk kez festivalimizi Kıbrıs’ta yapmaya karar verdik ve yoğun bir çalışma sonrası festivalimizi gerçekleştirdik. Neden KKTC’de bunu yaptığımızı da anlatayım. Türk Dünyası’nın KKTC’yi merak ettiklerinden dolayı gezip görmek tanımak istemeleri. İki gün Kıbrıs Kültür gezisi rehberler eşliğinde gerçekleştirdik” dedi. BİZİ BİZE BAĞLAYAN, BİZİ BİZ YAPAN EDEBİYATTIR KKTC Başbakanı Ünal Üstel’e teşekkür eden Tekbaş, “Bizi bize bağlayan, bizi biz yapan edebiyattır. Edebiyatı yaşatmak için elimizden gelen çabayı gösteriyoruz. Bu yıl 8.sini düzenlediğimiz programı KKTC’nin Girne İlçesi’nde yapmaya karar verdik. Girne’de unutulmaz günler geçirdik. Uluslararası şair ve sanatçılar başta olmak üzere Türkiye’nin değişik illerinden gelenler, Girne’nin kültürünü yakından tanıdılar. Bizleri ağırlayarak, çok güzel bir misafirperverlik gösteren KKTC Başbakanı Ünal Üstel’e teşekkür ediyorum. ÇED Onursal Başkanımız Ilgaz Türkoğlu festivalimiz için büyük çabalar harcadı. Türkoğlu’na Türk Dünyası ile yapmış olduğu temaslardan dolayı emeklerinden ötürü teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. KKTC BAŞBAKANI ÜNAL ÜSTEL’E ZİYARET Öte yandan, KKTC Başbakanı Ünal Üstel, KKTC'de gerçekleşecek olan 8. Uluslararası Türk Dünyası Şiir ve Müzik Festivali için on ülkeden ve Türkiye’den gelen sanatçıları kabul etti. Başbakanlık Şeref Salonu’nda gerçekleşen kabulde sanatçılara hitaben konuşan Başbakan Ünal Üstel, “Bugün Anavatan Türkiye Cumhuriyeti dışında bizi tanıyan, koruyan kapısını çalacağımız başka bir ülke yoktur. Bu nedenle Türk dünyası bizler için çok önemlidir. İlerleyen süreçte Türk dünyasının sizler gibi değerli başka sanatçılarıyla da bizim sanatçılarımızı bir araya getirmek bizi mutlu edecektir” dedi. TARİHİ ZİYARET Başbakan Ünal Üstel, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Türk dünyası içerisinde yer alması adına yapılan çalışmalara bir kez daha vurgu yaparak, geçtiğimiz günlerde Azerbaycan’a yapılan tarihi ziyareti de anımsattı. Başbakan Ünal Üstel, Azerbaycan’a yaptıkları ziyarette Yeni Azerbaycan Partisi’nin üst düzey yetkilileriyle bir araya geldiklerini, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile yaptığı tarihsel görüşmeyi de hatırlattı. TÜRK DÜNYASI İÇİNDE YAVAŞ YAVAŞ YERİMİZİ ALIYORUZ Üstel, “Türk Dünyası içinde yavaş yavaş yerimizi alıyoruz. Anavatan Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler de iki kez yaptığı KKTC’yi tanıyın çağrısının ardından Türk Dünyası Teşkilatı’na gözlemci üye olduk ve bu sürecin ardından yavaş yavaş ülkelerimiz arasındaki bağlar daha da güçlenmeye başladı. Bundan sonra da hem işbirliğimiz hem de bağlarımız güçlenmeye devam edecektir. ‘Üç devlet bir millet” şiarıyla, KKTC olarak dünyayla kucaklaşma vizyonumuzla, Anavatan Türkiye emin adımlarla yolumuza devam ediyoruz” ifadelerini kullandı. TEKBAŞ DUYDUKLARI MUTLULUKLARI DİLE GETİRDİ Kabulde sanatçılar adına grup başkanı olarak söz alan Çukurova Edebiyatçılar Derneği Başkanı Halise  Tekbaş da,   KKTC’de bulunmaktan duydukları mutluluğu ifade etti.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.