#belgesel

İLKHABER-Gazetesi - belgesel haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, belgesel haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

NİHİLİST PENGUEN OLAYI NEDİR? SÜRÜDEN AYRILAN PENGUENİN HİKAYESİ Haber

NİHİLİST PENGUEN OLAYI NEDİR? SÜRÜDEN AYRILAN PENGUENİN HİKAYESİ

Son günlerde sosyal medya platformlarında milyonlarca kez paylaşılan “Nihilist Penguen” videosu, kullanıcılar arasında büyük merak uyandırdı. Antarktika’da sürüsünden ayrılarak farklı bir yöne doğru yürüyen bir pengueni gösteren görüntülerin, ünlü yönetmen Werner Herzog tarafından çekilen bir belgeselden alındığı öğrenildi. 2007 YILINDA ÇEKİLEN BELGESELDE GÖRÜNTÜLENİYOR “Nihilist Penguen” olarak adlandırılan video, aslında 2007 yılında çekilen Encounters at the End of the World adlı belgeselin kısa bir sahnesinden oluşuyor. Belgeselde, Antarktika’da yaşayan bir Adelie pengueninin sürüsünden ayrılarak tek başına, yaşam şansının neredeyse olmadığı bir yöne doğru ilerlemesi dikkat çekiyor. BİYOLOGLAR DURUMU STRESE BAĞLIYOR Werner Herzog, belgeselde bu davranışı “yönünü kaybetmiş bir penguen” örneği olarak değerlendirirken, biyologlar da söz konusu hareketin bilinçli bir tercih değil; stres, yön kaybı ya da doğal içgüdülerle ilgili olabileceğini belirtiyor. Ancak yıllar önce kayda alınan bu sahne, sosyal medyada farklı bir anlam kazanarak yeniden gündeme geldi. SOSYAL MEDYA KULLANICILARI TÜKENMİŞLİK OLARAK YORUMLUYOR Sosyal medya kullanıcıları, penguenin yalnız yürüyüşünü modern insanın tükenmişliği, toplumdan kopuşu ve hayatın anlamını sorgulama haliyle ilişkilendirdi. Özellikle TikTok, Instagram ve X platformlarında paylaşılan videolar; melankolik müzikler ve “her şeyi bırakıp gitme isteği” temalı ifadelerle kısa sürede viral oldu. Uzmanlar, görüntülerin felsefi bir anlam yüklenerek yorumlanmasının bilimsel bir karşılığı olmadığını vurgularken, “Nihilist Penguen” kavramının dijital çağın sembolik internet fenomenlerinden biri haline geldiğine dikkat çekiyor. Görüntüler, gerçek bir doğa belgeseli sahnesi olmasına rağmen, sosyal medya kültürü içinde yeni bir metafor olarak okunuyor. NİHİLİZM NEDİR? Nihilizm, evrenin ve insan yaşamının özünde mutlak bir anlam taşımadığını savunan felsefi bir yaklaşım olarak tanımlanıyor. Sosyal medyada “Nihilist Penguen” ifadesi de bu kavramdan yola çıkılarak, yalnızlık ve amaçsızlık duygularının sembolü şeklinde kullanılıyor.

Deprem kayıplarının ardından bir hafıza belgeseli: Umutzede Haber

Deprem kayıplarının ardından bir hafıza belgeseli: Umutzede

Hatay Büyükşehir Belediyesi, Türkiye Sigorta ve Emlak Katılım Bankası’nın destekleriyle hazırlanan “Umutzede” belgeseli, 24 Ocak 2026 Cumartesi günü izleyiciyle buluşuyor. Yönetmenliğini Enes Yardımcı’nın üstlendiği ve “Hepimizin Şahsi Meselesi” yaklaşımıyla hayata geçirilen belgesel, asrın felaketinde ağır yıkım yaşayan Hatay’ın deprem öncesi yaşamını ve sonrasında verilen yeniden ayağa kalkma mücadelesini sinematik bir anlatımla ele alıyor. Belgesel, kentin kolektif hafızasına odaklanırken, yıkımın ardından ortaya çıkan dayanışmayı, direnci ve umudu bireysel hikâyeler üzerinden görünür kılıyor. Hatay’ın sadece fiziksel olarak değil, sosyal ve kültürel olarak da yeniden inşa edilme sürecini anlatan yapım, izleyiciye duygu yüklü ve düşündürücü bir deneyim sunmayı hedefliyor. DEPREMDE EŞİ VE KIZLARINI KAYBETTİ Proje koordinatörlüğünü Mümtaz Gövce’nin yaptığı “Umutzede”, Gövce’nin kişisel tanıklığıyla da ayrı bir anlam taşıyor. 6 Şubat depremlerinde Hatay’ın Antakya ilçesinde yıkılan Elit Apartmanı’nda eşi Sena Gövce ile kızları Ece Birce (6) ve Elif Eylül’ü (10) kaybeden Gövce, yaşadığı büyük acının ardından çocuk hakları alanında farkındalık yaratmak amacıyla 6Sıfır2 Çocuk Hakları Derneği’ni kurmasıyla biliniyor. Belgesel, bu yönüyle yalnızca bir anlatı değil, aynı zamanda yaşanan kayıpların ardından ortaya çıkan toplumsal sorumluluk duygusunun da bir yansıması niteliği taşıyor. Belgeselin Gala Gecesi ve İlk Gösterim Lansmanı, 6 Şubat depreminin yıl dönümü öncesi 24 Ocak Cumartesi günü saat 19.00’da Fatih Kültür Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Programa sanat ve medya dünyasından isimlerin yanı sıra deprem sürecine birebir tanıklık eden davetlilerin de katılması bekleniyor. "DEPREM FELAKETİ, HEPİMİZİN ŞAHSİ MESELESİ OLMAYA DEVAM EDİYOR" Mümtaz Gövce, çalışmaya ilişkin değerlendirmesinde, “Umutzede, yaşadığımız acının bir kaydı olduğu kadar, geleceğe bırakılmış bir sorumluluk çağrısıdır. Hatay’da yitirilen hayatları unutmadan, özellikle çocukların haklarını ve umudunu merkeze alan bir hafıza oluşturmak istedik. Çünkü bu felaket, hepimizin şahsi meselesi olmaya devam ediyor” ifadelerini kullandı.

Münevver Karabulut belgeseli için yayın durdurma kararı Haber

Münevver Karabulut belgeseli için yayın durdurma kararı

NTV’nin haberine göre, Türkiye’yi derinden sarsan Münevver Karabulut cinayetini konu alan “Bir Cinayetin Portresi: Münevver Dosyası” isimli belgesel için mahkeme tarafından yayın durdurma kararı verildi. Netflix, 24 Kasım’da belgeselin fragmanını sosyal medya hesaplarından paylaşarak izleyiciye duyurmuştu. Fragmanın kamuoyunda büyük yankı uyandırmasının ardından Karabulut ailesi, belgeselin yayınlanmasının önlenmesi için hukuki yola başvurdu. Aile, 28 Kasım tarihinde mahkemeye sunduğu ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde, belgeselin kişilik haklarına saldırı oluşturabileceğini belirterek yayınının durdurulmasını talep etti. Mahkeme de bu talebi değerlendirerek, murisin mal varlığına ilişkin araştırmanın tamamlanmasına kadar belgeselin yayınlanmasının telafisi güç zararlar doğurabileceği gerekçesiyle ihtiyati tedbir uygulanmasına karar verdi. Alınan karara göre, “Bir Cinayetin Portresi: Münevver Dosyası” belgeselinin sosyal medya, televizyon, Netflix ve benzeri tüm dijital platformlar ile satış ve dağıtım kanallarında yayınlanması durduruldu. Bu karar, belgeselin hem fragman hem de ileride yapılacak tam yayınlarını kapsıyor. Netflix’in paylaştığı fragmanda, belgeselin yakın zamanda platformda izleyiciyle buluşacağı duyurulmuştu. Ancak mahkeme kararıyla, fragmanın yayımlanmasından sonra oluşabilecek olası zararların önüne geçilmesi hedefleniyor. Karar, belgeselin içeriğinin hassasiyetine ve kamuoyunda yaratabileceği etkiye dikkat çekiyor. Mahkemenin aldığı bu ihtiyati tedbir kararı, Türkiye’de gerçek suç hikâyeleri üzerine yapılan yapımların kişilik hakları ve etik sorumluluklar çerçevesinde değerlendirileceğinin bir örneği olarak öne çıkıyor. Belgeselin gelecekteki yayın süreci, mahkemenin devam eden incelemeleri ve alınacak nihai karar doğrultusunda şekillenecek.

Bir kentin ipekle dokunan hafızasına ışık tutan belgesel Haber

Bir kentin ipekle dokunan hafızasına ışık tutan belgesel

Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi ve Hatay belgesellerinin yönetmeni Prof. Dr. Sedat Cereci’nin bu yıl tamamladığı “Hatay İpeğine Ağıt” adlı belgesel, 9-19 Nisan 2026 tarihleri arasında Brezilya’nın São Paulo kentinde düzenlenecek 31. It’s All True Uluslararası Belgesel Film Festivali’nde gösterime alınacak. Latin Amerika’nın en saygın belgesel festivallerinden biri olan It’s All True’da yer alma başarısı gösteren film, Hatay’da yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan ipek üretimini konu alıyor. Binlerce yıllık bir geleneğe sahip Hatay ipeğinin, dut ağaçlarının azalması, ipekböceği tohumlarının yetersizliği, kurum ve kuruluşlardan yeterli destek görmemesi ve üreticiler arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle tükenme noktasına geldiği vurgulanıyor. Belgeselin, hem Hatay’ın kültürel mirasına hem de bölge halkının geçim kaynaklarına dikkat çektiği ifade edildi. Prömiyeri 16 Ekim 2025’te Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi’nde yapılan film, Ebul Beka Salih Bin Şerif’in Endülüs’ün yıkılışına yazdığı “Endülüs’e Ağıt” şiirinden esinleniyor. Yönetmen, bu tarihsel ağıtı Antakya’nın yıkımıyla ilişkilendirerek, ipekçiliğin son dönemini yaşayan ailelerin hikâyelerini birer içli mersiye gibi perdeye taşıyor. Belgeselde, Hatay’daki son ipekböceği yetiştiricileri ve dokumacılarla yapılan röportajlara yer veriliyor. Belgeselin yapımında Prof. Dr. Osman Biçer tarım danışmanı, sanat tarihçisi Zafer Yavuz sanat danışmanı, Serap Ray genel koordinatör, Dr. Tülay Atay, Cafer Yaylacı ve Talip Köleoğlu koordinatör olarak görev aldı. Filmin kurgusu Murat Çam tarafından yapıldı. Yapımda ipek üreticileri Fikret Duman, Emel Duman, Yüksel Arat, Şefik Arat, Yılmaz Büyükaşık ve Gül Eskiocak’ın yanı sıra Hatay Hayat Ağacı Derneği Başkanı Necla Daloğlu ve ressam Emel Genç’in görüşleri de yer alıyor. Prof. Dr. Sedat Cereci, daha önce “İnsanları İnsanlığa Çağıranlar”, “Tennûrdan Diste Hatay Mutfağı”, “Hatay Çocuk Oyunları”, “Hatay Haahaları” ve “6 Şubat 4.17” gibi Hatay’ın kültürel, sanatsal ve toplumsal yönlerini ele alan birçok belgesel çekmişti. Yönetmenin bugüne kadar 90’dan fazla ülkede film festivallerine katıldığı, çok sayıda ödül aldığı ve New York Film Festivali, Kosova Sanat Günleri, Antalya Kongresi ile Bangkok Film Festivali’nde onur ödülleriyle taltif edildiği biliniyor. Prof. Dr. Sedat Cereci, belgesel hakkında şunları söyledi: “Hatay ipeği, sadece bir kumaş değil, bu toprakların hafızası, emeğin, sabrın ve kültürel mirasın simgesidir. ‘Hatay İpeğine Ağıt’ı, yok olmaya yüz tutan bir değerin sesini dünyaya duyurmak için çektim. Brezilya’daki gösterim, Hatay’ın hikâyesinin sadece yerel değil, evrensel bir insanlık hikâyesi olduğunu gösterecek.”

'Hatay İpeğine Ağıt' dünyaya dokunacak Haber

'Hatay İpeğine Ağıt' dünyaya dokunacak

Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi ve Hatay belgeselleriyle tanınan yönetmen Prof. Dr. Sedat Cereci’nin buy yıl tamamladığı “Hatay İpeğine Ağıt” adlı belgesel, 03-08 Mart 2026 tarihleri arasında Hindistan’ın Hyderabad kentinde düzenlenecek 10. Indian World Film Festivali kapsamında izleyiciyle buluşacak. Hatay’ın binlerce yıllık kültürel miraslarından biri olan Hatay ipeğinin yok oluş sürecini ele alan belgesel, ipekböceğinin besin kaynağı olan dut ağaçlarının azalması, iplik üretiminin durması, tohum sıkıntısı gibi nedenlerle bölgedeki ipekçiliğin sona yaklaşmasını konu ediyor. Film, yöre halkının geçim kaynağının kayboluşuna dikkat çekerek kültürel sürdürülebilirlik konusunda farkındalık yaratmayı amaçlıyor. Belgeselin, dünyanın önde gelen ipek üreticilerinden biri olan Hindistan’da büyük ilgi görmesi bekleniyor. Yapımda, Ebul Beka Salih Bin Şerif’in Endülüs’e Ağıt şiirinden esinlenilerek, Antakya’nın yıkılışı “içli bir mersiye” anlatımıyla ele alınıyor. Hatay’da ipekçiliği yaşatmaya çalışan birkaç ailenin öykülerine yer verilen filmde, Fikret Duman, Emel Duman, Yüksel Arat, Şefik Arat, Yılmaz Büyükaşık ve Gül Eskiocak gibi son üreticilerin tanıklıkları aktarılıyor. Ayrıca, Hatay Hayat Ağacı Derneği Başkanı Necla Daloğlu ve Ressam Emel Genç de görüşleriyle belgesele katkıda bulundu. Belgeselin danışman kadrosunda Prof. Dr. Osman Biçer, Sanat Tarihçisi Zafer Yavuz ve Serap Ray yer alırken, Dr. Tülay Atay, Cafer Yaylacı ve Talip Köleoğlu koordinatör olarak görev aldı. Kurgusu Murat Çam tarafından yapılan yapım, görsel dili ve yerel anlatımıyla dikkat çekiyor. Prof. Dr. Sedat Cereci, bugüne kadar “İnsanları İnsanlığa Çağıranlar”, “Tennûrdan Diste Hatay Mutfağı”, “Hatay Çocuk Oyunları”, “Hatay Haahaları” ve “6 Şubat 4.17” gibi çok sayıda Hatay temalı belgeselle uluslararası festivallerde yer aldı. Yönetmen Cereci, 90’dan fazla ülkede gösterilen filmleriyle birçok ödüle değer görülürken, New York Film Festivali, Kosova Sanat Günleri ve Bangkok Film Festivali gibi önemli etkinliklerde onur ödülü ile takdir edildi. Prof. Dr. Sedat Cereci, yeni belgesel filmiyle ilgili duygularını şu sözlerle dile getirdi: “Hatay ipeği, sadece bir kumaş değil, bu toprakların sabrını, emeğini ve zarafetini temsil eder. Belgeseli çekerken ipeğin yok oluşunu değil, onun ardında kalan hikâyeleri belgelemek istedim. Bu film, ipeğin sessiz çığlığıdır, kültürün, emeğin ve insanın unutulmaya yüz tutmuş bir mirasına ağıttır.”

‘Hatay İpeğine Ağıt’ perdeyle buluştu Haber

‘Hatay İpeğine Ağıt’ perdeyle buluştu

Belgesel filmleriyle Türkiye’de ve yurt dışında tanınan Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi (HMKÜ) İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sedat Cereci’nin yönetmenliğini üstlendiği, Hatay’ın köklü ipekçilik geleneğini konu alan “Hatay İpeğine Ağıt” adlı belgesel, izleyicilerden büyük beğeni topladı. Filmin prömiyer gösterimi, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Rektörlük Konferans Salonu’nda yoğun katılımla gerçekleştirildi. Bölgenin kültürel mirasını yaşatmayı hedefleyen yapım, hem görsel anlatımı hem de duygusal derinliğiyle izleyenlerden tam not aldı. Gösterime, HMKÜ İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ömer Alanka, Antakya Devlet Konservatuvarı ve Eğitim Fakültesi öğretim üyeleri, sanat tarihçisi Zafer Yavuz, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Hatay Temsilcisi ve araştırmacı-yazar Mithat Kalaycıoğlu, gazeteciler Talip Köleoğlu ve Abdo Uçucu, belgesel koordinatörlerinden Cafer Yaylacı, belgeselde yer alan ipek dokuma ustaları, öğrenciler ve idari personel katıldı. Hatay ipeği, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya Binlerce yıllık geçmişe sahip Hatay ipeği, dut ağaçlarının azalması, iplik üretiminin durma noktasına gelmesi, ipek tohumu yetersizliği, destek eksikliği ve üreticiler arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Prof. Dr. Sedat Cereci’nin yönetiminde hazırlanan belgesel, bu kültürel kaybı çarpıcı bir dille beyaz perdeye taşıdı. Prof. Dr. Cereci, belgeselin tematik çıkış noktasının Ebul Beka Salih Bin Şerif’in “Endülüs’e Ağıt” adlı şiirinden esinlendiğini belirterek şunları söyledi: “Bu şiirden ilhamla Antakya’nın yıkılışını da içli bir mersiye biçiminde ele aldık. Belgeselde, Hatay’da ipekçiliğin son temsilcileriyle yapılan röportajlar aracılığıyla, ipekçiliği yaşatma mücadelesi veren birkaç ailenin hikâyesine yer verdik. ‘Hatay İpeğine Ağıt’, sadece kaybolan bir zanaatın değil, bir kültürün sessiz çığlığının sinemaya yansıması oldu. Destek veren herkese teşekkür ediyor, prömiyerimize katılan tüm izleyicilere şükranlarımı sunuyorum.” Cereci, “Hatay İpeğine Ağıt” eserinin, Hatay’ın kültürel zenginliklerini ve kaybolmaya yüz tutmuş zanaatlarını gelecek kuşaklara aktarma amacıyla hazırlanan bir yapım olarak, bölgenin sanat ve kültür yaşamına değerli bir katkı sunduğunu kaydetti.

Yüzyıllık emek, yok olmanın eşiğinde Haber

Yüzyıllık emek, yok olmanın eşiğinde

Yüzyıllar boyunca hem ticarette hem de kültürel mirasta önemli bir yere sahip olan Hatay ipeği, yalnızca kumaş değil, aynı zamanda bölgenin hafızası, emeği ve kimliği olarak görülüyor. Osmanlı döneminde saraylara kadar ulaşan Hatay ipeğinin, günümüzde dut ağaçlarının azalması, üretimdeki güçlükler ve devlet desteğinin yetersizliği nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu belirtiliyor. Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi (HMKÜ) öğretim üyesi ve Hatay belgesellerinin yönetmeni Prof. Dr. Sedat Cereci de yeni çalışması olan “Hatay İpeğine Ağıt” belgeseli ile bu tehlikeye dikkat çekti. Ekim ayında HMKÜ İletişim Fakültesi’nde gösterime girecek olan belgesel, yüzyıllardır Anadolu’nun en kıymetli el sanatlarından biri olan Hatay ipeğinin yok oluşunu gözler önüne seriyor. Belgeselde, ipekçiliği ayakta tutmak için mücadele eden Hataylı ailelerin deneyimleri öne çıkarken, bu üretim geleneğinin kaybolmasının sadece ekonomik değil, kültürel bir kayıp olacağı vurgulanıyor. Hatay ipeğinin unutulması, bölgenin tarihsel birikiminin ve sanat geleneğinin de silinmesi anlamına geliyor. Projede, Prof. Dr. Osman Biçer tarım danışmanı, sanat tarihçisi Zafer Yavuz sanat danışmanı, Serap Ray genel koordinatör, Dr. Tülay Atay, Cafer Yaylacı ve Talip Köleoğlu koordinatör olarak görev aldı. Belgeselin kurgusunu Murat Çam üstlenirken, Hatay Hayat Ağacı Derneği Başkanı Necla Daloğlu ile ressam Emel Genç’in görüşleri de çalışmaya değer kattı.

Hatay İpeği belgeselle yaşatılıyor Haber

Hatay İpeği belgeselle yaşatılıyor

Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi ve Belgesel Yönetmeni Prof. Dr. Sedat Cereci, Hatay ipeğinin tarihsel serüvenini ve günümüzdeki durumunu konu alan yeni bir belgesel üzerinde çalışıyor. Belgesel sinema alanında Türkiye ve Avrupa’da tanınan isimlerden biri olan Prof. Dr. Cereci, 2015 yılından bu yana Hatay’ı konu alan belgesel serisine “Hatay İpeğine Ağıt” adlı çalışmasıyla devam ediyor. Koordinatör Serap Ray ile birlikte yürütülen çekimlere Mayıs ayında başlandı. Çalışmalarda, ipekçiliğin Hatay’daki tarihi gelişimi kayıt altına alınırken, bölgedeki ipek atölyelerinde yapılan çekimlerle hem üretim süreci hem de sektörde yaşanan sorunlar belgeselleştiriliyor. Özellikle 6 Şubat 2023 depreminin ardından birçok atölyenin yıkılması ve üreticilerin yaşadığı zorluklar, belgeselin önemli başlıkları arasında yer alıyor. Ayrıca, üreticiler arasındaki anlaşmazlıkların da ipek üretimini olumsuz etkilediği ifade ediliyor. Belgeselde, Bizans İmparatoru Justinianus’un 526 yılında yaşanan büyük Antakya depremi sonrası halkı ekonomik olarak kalkındırmak amacıyla ipekçiliği bölgeye getirmiş olabileceği varsayımına da yer veriliyor. Bu doğrultuda, Hatay’da ipekçilik kültürünün kökenlerinin MS 500’lü yıllara uzandığına dikkat çekiliyor. Son yıllarda dut ağaçlarının azalması ve iplik üretiminin durma noktasına gelmesiyle Hatay’da ipekçiliğin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu da vurgulanıyor. “Hatay İpeğine Ağıt” adını taşıyan belgeselde, ipekçiliği yaşatmaya çalışan isimlerin yanı sıra, sektördeki sorunlar ve çözüm arayışları da ele alınıyor. Ayrıca, deprem öncesine ait Hatay görüntülerine de belgeselde yer verileceği bildirildi. Prof. Dr. Sedat Cereci, bugüne kadar Hatay’a ilişkin inançlar, mutfak kültürü, hahamlar, çocuk oyunları, hırisi yemeği ve 6 Şubat depremi gibi konularda altı belgesel hazırladı. Bu belgeseller, yaklaşık 60 ülkede çeşitli film festivallerinde gösterilerek Hatay’a uluslararası ilgi kazandırdı. Cereci, 2024 yılında New York Film Festivali'nde “Hatay Depremi” adlı belgeseliyle onur ödülüne layık görülmüştü. İlk belgeselini 1992 yılında İstanbul’da çeken Prof. Dr. Cereci, şu anda hazırladığı “Hatay İpeğine Ağıt” ile 32. belgeseline imza atarak uluslararası etkinliklerde yer almayı sürdürecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.