#beslenme

İLKHABER-Gazetesi - beslenme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, beslenme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Diyetisyen Selva Oturakçıibogil: Tuzu azaltmanın formülü baharatlarda gizli Haber

Diyetisyen Selva Oturakçıibogil: Tuzu azaltmanın formülü baharatlarda gizli

Beslenme ve Diyet Uzmanı Selva Oturakçıibogil, tuz kullanımını azaltmanın en etkili yollarından birinin baharatlardan destek almak olduğunu belirterek, "Kimyon, kekik, biberiye, karabiber, zencefil ve kırmızı biber gibi aromatik baharatlar yemeklere istediğiniz lezzeti kazandırabilir" dedi. Dünya Sağlık Örgütü, bireylerin günlük tuz tüketiminin yaklaşık 5-6 gramı geçmemesini öneriyor. Oysa pek çok kişi yalnızca yemeklere eklediği tuzla değil; peynirden zeytine, soslardan atıştırmalıklara kadar birçok besin aracılığıyla fark etmeden gereğinden fazla miktarda tuz yani sodyum tüketiyor. Günlük hayatta uygulanabilecek küçük ama etkili değişikliklerle hem daha dengeli beslenmenin hem de sağlığı korumanın mümkün olduğunu söyleyen Medline Adana Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Selva Oturakçıibogil, tuz tüketimini azaltmak için uygulanabilecek pratik önerilerde bulundu. Beslenme ve Diyet Uzmanı Oturakçıibogil, yemeklerin tadına bakmadan tuz eklemenin çoğu zaman farkında olmadan fazla sodyum tüketimine neden olduğunu söyleyerek, "Bu alışkanlığı azaltmanın en etkili yollarından biri, sofradan tuzluğu tamamen kaldırmak olabilir. Beyaz peynir ve salamura peynirler genellikle yüksek miktarda tuz içerirler. Lor peyniri veya dil peyniri gibi daha düşük sodyum içeren seçenekleri tercih edin. Tuz oranı yüksek peynirleri ise tüketmeden önce bir süre suda dinlendirerek tuz miktarını azaltabilirsiniz. Kahvaltıların vazgeçilmezi olan zeytin, yüksek tuz içeriği nedeniyle kontrollü tüketilmelidir. Zeytinleri bir gece önceden suda bekletmek, içerisindeki fazla tuzun azalmasına yardımcı olacaktır. Hazır salçalar yüksek oranda tuz içerirler. Yemeklerde salça yerine taze domates rendesi kullanmak daha sağlıklı bir tercih olacaktır. Salça kullanılması gereken tariflerde ise yemeklere fazladan tuz eklemekten kaçının" dedi. Konserve sebze, hazır gıda ve çorbaların genellikle yüksek miktarda sodyum içerdiğini belirten Oturakçıibogil, "Bu nedenle mümkün olduğunca taze ve doğal besinleri tercih etmeye özen gösterin. Sucuk, salam, sosis ve paketlenmiş et ürünleri, raf ömrünü uzatmak amacıyla yoğun miktarda tuz içerirler. Et, tavuk ve balığın doğal yapısında zaten belirli miktarda sodyum bulunduğu için ekstra tuz içeren işlenmiş ürünlerin tüketimi sınırlandırılmalıdır. Tuz kullanımını azaltmanın en etkili yollarından biri de baharatlardan destek almaktır. Kimyon, kekik, biberiye, karabiber, zencefil ve kırmızı biber gibi aromatik baharatlar yemeklere istediğiniz lezzeti kazandırabilir. Ketçap, mayonez ve hazır salata sosları yüksek miktarda gizli tuz içerebilir. Bunun yerine taze limon, zeytinyağı ve çeşitli baharatlarla hazırlanan doğal sosları kullanabilirsiniz. Turşu, yüksek tuz içeriği nedeniyle dikkatli tüketilmesi gereken besinler arasında yer alır. Tüketmeden önce bol suyla yıkamak tuz oranının bir miktar azalmasına yardımcı olur. Ayrıca porsiyon kontrolüne de çok dikkat edilmelidir. Hazır cips ve paketli atıştırmalıklar yoğun miktarda tuz içeren ürünlerdir. Ara öğünlerde çiğ badem, ceviz, fındık gibi yağlı tohumları tercih edebilir; evde baharatlarla hazırlayıp fırınladığınız sebze veya patates cipslerini daha sağlıklı bir alternatif olarak tüketebilirsiniz" diye konuştu.

Fatih Terim Hatay’da çocuklarla buluştu: Konteyner kentte umut ziyareti Haber

Fatih Terim Hatay’da çocuklarla buluştu: Konteyner kentte umut ziyareti

2026 bahar döneminde Galatasaraylı Liderler Ağı (GSLN) ve Arıkan Grup’un desteğiyle TOKTUT Derneği tarafından Hatay Valiliği koordinasyonunda yürütülen okul beslenme programı kapsamında öğrencilere her sabah uzmanlar tarafından hazırlanan sağlıklı öğünler ulaştırılıyor. Programla çocukların günlük besin ve kalori ihtiyaçlarının dengeli şekilde karşılanması hedefleniyor. Türk futbolunun efsane isimlerinden Fatih Terim de, program kapsamına Hatay’ın Antakya ilçesinde konteyner kentlerde eğitimlerini sürdüren ilköğretim öğrencileriyle bir araya geldi. Terim, deprem sonrası kurulan geçici yaşam alanlarında öğrenim gören çocuklarla buluşarak hem eğitim süreçlerine hem de günlük yaşamlarına eşlik etti. Fatih Terim, hazırlanan beslenme paketlerini öğrencilere bizzat dağıttı ve çocuklarla tek tek ilgilenerek sohbet etti. Sağlıklı beslenmenin çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimi açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Terim, GSLN ile TOKTUT Derneği arasındaki iş birliğinin gelecek nesillerin sağlıklı yetişmesine katkı sunduğunu ifade etti. Terim, daha sonra beraberindeki heyetle birlikte öğünlerin hazırlandığı üretim tesisine geçerek projeye ait mutfağı yerinde inceledi. Proje kapsamında yaklaşık 40 kadının istihdam edildiği mutfakta çalışan kadınlara teşekkür eden Terim, beslenme kutularının büyük bir özenle hazırlandığını gözlemledi. TOKTUT Derneği Başkanı Melsen Tunca ise programın yalnızca bir gıda desteği olmadığını, aynı zamanda yerel üretimi ve kadın emeğini destekleyen çok yönlü bir sosyal proje olduğunu belirtti. Tunca, üç yıl önce başlatılan okul beslenme programının Hatay’ın yeniden toparlanma sürecine katkı sunduğunu vurgulayarak, projeye destek veren tüm paydaşlara ve Hatay’a gelerek çocuklara moral veren Fatih Terim’e teşekkür etti.

BAYRAMDA MİDE ŞOKUNA DİKKAT! UZMAN İSİM UYARDI: 3 ÖĞÜN ŞART Haber

BAYRAMDA MİDE ŞOKUNA DİKKAT! UZMAN İSİM UYARDI: 3 ÖĞÜN ŞART

Ramazan Bayramı öncesinde beslenme konusunda önemli açıklamalarda bulunan Diyetisyen Zeynep Balun Taşkesen, uzun süre dinlenen metabolizmanın bayramda ani yüklenmeyle zorlanabileceğini söyledi. Uzman isim, özellikle mide ve bağırsak sağlığı için dikkat edilmesi gereken noktaları sıraladı. “MİDEYİ ANİ YÜKLEMEYİN” UYARISI Taşkesen, Ramazan boyunca küçülen midenin bir anda fazla yemekle zorlanmasının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti. Aşırı ve hızlı tüketimin: Mide bozulmaları Şişkinlik Bağırsak problemleri gibi sorunlara neden olabileceğini vurguladı. BAYRAM SABAHI NASIL BESLENMELİ? Uzmanlara göre bayram sabahı hafif bir kahvaltı yapılması gerekiyor. Önerilen kahvaltı: Yumurta Peynir Domates, salatalık Kaçınılması gerekenler: Börek ve hamur işleri Kızartmalar ve kavurmalar İşlenmiş gıdalar (sucuk, salam, sosis) 3 ÖĞÜN KURALI: EN KRİTİK DETAY Diyetisyen Taşkesen, Ramazan sonrası mutlaka 3 öğün düzenine geçilmesi gerektiğini belirtti. Kahvaltı Öğle yemeği Akşam yemeği İkramların öğün yerine geçmemesi gerektiğini söyleyen uzman, porsiyon kontrolünün de büyük önem taşıdığını ifade etti. TATLI TERCİHİNE DİKKAT Bayramda tatlı tüketiminin kaçınılmaz olduğunu belirten Taşkesen, seçimlerin doğru yapılması gerektiğini söyledi: Şerbetli ve hamur işi tatlılar yerine Sütlü tatlılar tercih edilmeli SU TÜKETİMİ HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR Uzman isim, gün içinde su tüketiminin artırılması gerektiğini vurgulayarak önemli bir noktaya dikkat çekti: Çay ve kahve su yerine geçmez Her çay/kahve yanında mutlaka su içilmeli Uzmanlar, bayramda sağlıklı kalmak için ani ve aşırı beslenmeden kaçınılması, dengeli ve kontrollü bir beslenme düzenine geçilmesi gerektiğini vurguluyor.

Bahçelerin sessiz misafiri kirpiler, kedilerle birlikte besleniyor Haber

Bahçelerin sessiz misafiri kirpiler, kedilerle birlikte besleniyor

Sırtı dikenlerle kaplı olan kirpiler, tehlike anında içine kapanarak kendilerini koruyor. Bu sayede düşmanlarının yaklaşması neredeyse imkânsız hale geliyor. Bu canlıların dünya genelinde 14 cinsi ve 4 türü bulunuyor. 20–27 derece sıcaklığı seven kirpiler, ilkbahar aylarında ortaya çıkıyor, yaz boyunca aktif kalıyor ve sonbaharda havaların soğumasıyla birlikte kış uykusuna yatıyor. Genellikle ağaçlık alanlarda, ağaç kabukları arasında yaşamayı tercih eden bu hayvanlar, dayanıklı vücut yapıları sayesinde zararlı mikroorganizmalara karşı da oldukça dirençli oluyor. Kirpiler, doğanın sunduğu besinlerin yanı sıra mamalarla da beslenerek yaşamlarını sürdürüyor. Kirpiler, doğada çekirge, güve, kırkayak ve solucan gibi böcekleri tüketiyor. Özellikle kedi mamaları, bu sevimli dikenli canlıların da ilgisini çekiyor. Hava karardıktan sonra yuvalarından çıkan kirpiler, bahçelerde gezerek kedi mamalarıyla karınlarını doyuruyor. Kedilerle yan yana Adana’da tarım alanlarına yakın bir sitedeki bahçelerin kuytu köşeleri de, sıra dışı olan bu sevimli misafirleri ağırlıyor. Geceleri aktif olan kirpiler, sabaha kadar yiyecek arayışı içinde oluyor. Yavrularıyla birlikte ortaya çıkan bu essiz sevimli canlılar, kediler için bahçelere bırakılan mamalarla besleniyor. Kedilerle yan yana görüntülenen kirpiler, karınlarını doyurduktan sonra yeniden yuvalarına dönüyor. Kirpilerin bu sessiz gece ziyaretleri, kediler için bir kap mama, bir kap su bırakan site sakinleri için doğayla iç içe yaşamanın güzel bir örneği olarak görülüyor

Diyetisyen Özge Bolat'tan sıcak havalarda beslenme önerileri Haber

Diyetisyen Özge Bolat'tan sıcak havalarda beslenme önerileri

Hatay’da hizmet veren Diyetisyen Özge Bolat, hava sıcaklığının 40 derecenin üstüne çıktığı bu günlerde sıcaklığın vücuda olan etkisini azaltmak için bol su içilmesi ve yağlı yiyeceklerin tüketilmemesi gerektiğini söyledi. Yaz aylarının etkisini hissettirdiği bu günlerde hava sıcaklığı vatandaşlara zor anlar yaşatıyor. Kavurucu sıcaklarda beslenme tüketimi de sağlık açısından önem arz ediyor. Hatay’da hizmet veren Diyetisyen Özge Bolat, sıcak havalarda sağlık sorunlarını en aza indirmek için önerilerde bulundu. “Günlük olarak en az 10 bardak su içmek gerekmektedir” Bolat, sıcak havanın vücuda olan etkilerini azaltmak için bol su tüketilmesi gerektiğini belirterek, “Sıcak havanın vücudumuza etkilerini azaltmak için sağlıklı beslenmeliyiz. Sıcak havalarda terleme yoluyla vücut su ve elektrolit kaybeder. Bu yüzden bol su içmek, doğal maden suyu tüketmek ve elektrolit içeriği yüksek besinler tüketmek önemlidir. Günlük olarak en az 10 bardak su içmek gerekmektedir. Ter yoluyla kaybettiğimiz elektrolit dengeyi sağlamak zorundayız ya da potasyumu içeriği yüksek olan besinler tüketerek. Muz, avokado, ıspanak, patates ve portakal, bu tür besinler tüketerek, ter yoluyla kaybettiğimiz elektrolit dengeyi koruyabiliriz” dedi. “Salatalar, taze meyve ve sebzeler, yoğurt gibi hafif ve su oranı yüksek yiyecekler tüketiniz” Sıcak havalarda yağlı yiyecekler tüketmenin sindirimi zorlaştıracağını belirten Diyetisyen Bolat, salata gibi hafif ve su oranı yüksek ürünler tüketilmesini ifade ederek, "Sıcak havalarda ağır yağlardan uzak durmalıyız. Yağlı ve ağır yemekler sindirimi zorlaştırır ve vücut ısısını artırabilir. Bunun yerine ızgara, fırında ,buğulama gibi hafif pişirme yöntemlerini tercih ediniz. Kafeinli içecekler dehidrasyona neden olabilir. Bu yüzden kahve, çay ve gazlı içeceklerin tüketimini sınırlamak önemlidir. Salatalar, taze meyve ve sebzeler, yoğurt gibi hafif ve su oranı yüksek yiyecekler tüketiniz. Yemek porsiyonlarını küçültebilirsiniz. Büyük ve ağır yemekler yerine daha küçük, sık ve hafif öğünler yemeye özen gösteriniz. Şekerli ve gazlı içecekler yerine, su, doğal maden suyu, şekersiz bitki çayları ve taze meyve suları gibi içecekleri tercih edebilirsiniz. Bu öneriler, sıcak havalarda hem serin kalmanıza hem de enerjik hissetmenize yardımcı olur, sağlıkla kalınız" dedi.

Bayramda sağlıklı beslenin Haber

Bayramda sağlıklı beslenin

Ramazan ayının bitmesiyle birlikte hepimizi bayram heyecanı sardı. Kültürümüzde bayramların ayrı bir yeri vardır. Zengin sofralar hazırlanır, heyecanla misafirler beklenir. Ancak uzamanlar Ramazan ayında tutulan 30 günlük orucun ardından, bayram ve sonrasında beslenmeye dikkat çekiyor. İlkhaber Gazetesi'nden Serhat ŞANLI'nın haberine göre; Gazetemize Ramazan Bayramı ve sonrasında beslenme hakkında önemli açıklamalarda bulunan Uzman Diyetisyen Fadime Özgök Şenses, Ramazan sonrası sağlığımız bozmamak için dengeli beslenmeye dikkat çekiyor. Ramazan ayında oruç tutarken değişen beslenme şeklinin ardından normal günlük beslenmeye geçişte dikkatli olunması gerektiğine dikkat çeken Uzman Diyetisyen Fadime Özgök Şenses, “Öncelikle bayramda aşırı ve hızlı tüketilen gıdalar, başta sindirim ve dolaşım sistemi olmak üzere birçok rahatsızlığa yol açabilir. Bunu unutmamak lazım..” dedi. SUYU İHMAL ETMEYİN Öncelikle oruçlu dönemde sıvı ihtiyacının arttığını ve bunu telafi etmek gerektiğini belirten Şenses, “Burada her zaman üzerinde durduğumuz şey susuz kalmamak. Daima önem verilmesi gereken su ihtiyacı, oruçlu dönemlerde daha da artmaktadır. Şimdi Ramazan ayının bitimi ile birlikte şu ilk günlerde sıvı ihtiyacını karşılamak gerekir. Ayrıca diğer besinlerde ve içeceklerle alınan sıvının içilen suyun yerini asla tutmayacağı da unutulmamalıdır. O bakımdan su tüketimi arttırılmalıdır. Çünkü oruç tutarken eğer yeterli beslenilemediyse veya beslenme ve sıvı tüketiminde yetersiz kalındıysa dengesizlikler meydana gelecek ve yavaşlayan metabolizmamızın olumsuz sonucu olarak da kabızlık gibi şikayetler olabilir. Bu gibi durumlarda lifli-posalı besinlerin tüketimi çok önemlidir. İşte mevsim meyve ve sebzeleri, kurubaklagiller, tam tahıllı besinler vs. tüketimi arttırılarak bu sorunları azaltmak gerekir.” Dedi. BESLENMEDE KONTROL ÖNEMLİ Ramazan sonrası sağlığımız için kontrollü beslenmeye dikkat çeken Uzman Diyetisyen Fadime Özgök Şenses şu açıklamalara yer verdi; “Bir aylık oruç sonrası, vücudumuz Ramazan Bayramı ile birlikte normal beslenme düzenine girecek. Oruçtaki genellikle iki öğün sonrası çoğu kişi üç öğüne geçecek vs. derken beslenme şeklimiz değişmiş olacak. Bayramların da kültürümüzde önemli yeri olduğunu hepimiz biliyoruz. Misafirler ağırlanacak, ikramlar, yemekler, tatlılar vs. ile birlikte bayramda özellikle tatlı ve hamur işleri çok olacaktır. İşte burada önce kendimize ‘DUR’ demesini bilmeliyiz. Tepsi tepsi kekler, börekler, çörekler, tatlılar, kebapları fazla kaçırdığımızda sindirim sistemimizde sorunlarla karşılaşabiliriz. Buna dikkat etmekte fayda var. Örneğin baklava, diğer tatlılar, şekerlemeler vs. yerine dondurma, meyveli ve sütlü tatlıları, kuru meyveleri tercih edebiliriz. Zaten Ramazan ayında tutulan oruç ile birlikte küçülen mideniz fazla yemek yediğinizde rahatsız olabilir. 3 ana öğün tüketmeye dikkat edelim. Ana öğünlerin arasına da sağlıklı atıştırmalıklar eklenebilir. Ara öğün olarak da mevsim meyveleri, süt, ayran gibi aynı zamanda sıvı ihtiyacımızı da karşılayacak ürünler tercih edilebilir. KAHVALTIYA ÖNEM VERELİM Her sabah iyi bir kahvaltı çok önemli.. Kaliteli bir kahvaltı yapmaya dikkat edin. Özellikle bayramda kahvaltılarda abartıya kaçmamak lazım.. Hafif ve az yağlı yiyecekler ile kahvaltı yapmak gerekir. Börek, poğaçalar, salam, sucuk, reçel yerine haşlanmış yumurta, süt, ceviz, esmer ekmek ve mevsim sebzelerinden oluşan salata tercih edilebilir. Hafif ve tok tutan besinler olabilir. Peynir, yumurta, süt gibi protein içeriği yüksek ve tok tutan besinler tercih edilerek, yanında da tam tahıllı ekmek ve söğüş sebzeler ile aldığınız lif miktarınızı arttırabilirsiniz. Bayram ziyaretlerinde özellikle en çok karşımıza çıkan tatlı ve şekerleme, çikolata vs. tüketimine dikkat edelim. Ayrıca bayramda fazla çay, kahve tüketiminde de dikkat etmek gerekmektedir.  Günde 8 bardaktan fazla çay, 2 fincandan fazla kahve tüketilmemesi gerekir. Ayrıca gazlı içeceklere de dikkat edelim. Ziyaretlerde çay ve kahve ikramlarını minimumda tutmak, bunlar yerine evde hazırlayabileceğiniz soğuk çay,  ayran, taze sıkılmış meyve suyu, limonata sıvı alımını arttırmaya yardımcı olacaktır. Bayram boyunca yapılan her ziyarette ikram edilen çikolata, şeker, tatlı tüketimi kalori ile birlikte kalori olarak yüksek olan bu gıdalar sadece günlük alınan enerjinin artmasına neden olur. Bu yüzden her ziyarette ısrarla ikram edilen tatlıların porsiyonunu küçük tutmak gerekir. SPOR YAPIN Bayram süresince alınan fazla enerjiyi harcamak için egzersiz veya yürüyüş yapmaya dikkat edilmeli, haftada 150 dakika veya günde 10 bin adım atmak lazım.. Egzersiz veya yürüyüş yapmaya fırsatımız olmasa dahi mümkün olduğunca hareketli olmaya dikkat edilmelidir.”

Beslenme Uzmanı Çisem Gündüz'den bayram sonrası beslenme tavsiyeleri Haber

Beslenme Uzmanı Çisem Gündüz'den bayram sonrası beslenme tavsiyeleri

Ramazan ayı boyunca değişen beslenme alışkanlığı Ramazan Bayramıyla tekrar eski haline dönmeye başlayacak. Acıbadem Adana Hastanesi’nden Beslenme ve Diyet Uzmanı Çisem Gündüz, Ramazan sonrası beslenme uyarılarında bulundu. "Porsiyonları kontrol etmek gerek" Diyetisyen Gündüz, bayramlarda hazırlanan büyük kahvaltı sofralarından bahsederek, “Bayram kahvaltılarında o güzel, keyifli sofrada porsiyonlara dikkat etmemiz gerekiyor. Bayram kahvaltılarını hazırlarken yumurta alternatiflerinden yararlanabiliriz. Mutlaka bir omlet çeşidi olabilir. Omlet çeşitlerinizi zenginleştirebilirsiniz, peynirli, zeytinli, kurutulmuş domatesli, sevdiğiniz yeşil yapraklı sebzelerle, mantarla ve mevsim sebzeleri ile zenginleştirebilirsiniz veya menemen alternatifini düşünebilirsiniz. Peynir çeşitleri, zeytin çeşitleri ve mutlaka olmazsa olmaz bir söğüş tabağı hazırlamanızı istiyorum. Bu peynir ve zeytin çeşitlerini tercih ederken mutlaka az tuzlu olanları tercih etmeye çalışalım” diye konuştu. "Her ikram edilen çikolatayı da tüketmememiz gerek" Sahur ve iftar yapılan iki öğünlü beslenme planından yavaş yavaş çıkıp üç öğünlü beslenme düzenine geçmek gerektiğinin altını çizen Beslenme ve Diyet Uzmanı Gündüz, “Bu noktada ara öğünleri yapmak oldukça önemli. Ara öğünlerde bayramlaşmaya gittiğimiz yerlerde tabi ki çikolata veya çay, kahve ikramı olacaktır. Fakat vücudumuzun su dengesi açısından her içtiğimiz çay ve kahvenin yanında mutlaka bir büyük bardak su tüketmeye özen göstermeliyiz. Aynı zamanda her ikram edilen çikolatayı da tüketmememiz gerekir. Bayramın olmazsa olmazı tatlılar tabi ki, bayram da bu tatlıları tüketirken sütlü ve meyveleri tatlılara öncelik vermemiz gerekiyor. Şerbetli tatlıları, kızarmış ürünleri, kızarmış tatlıları ikinci plana atmamız gerekiyor, çok tüketmek istiyorsak da porsiyona dikkat etmek gerekiyor” dedi. "Zeytinyağlı alternatifler olmalı" Gündüz, akşam yemeğini planlarken mutlaka bir protein alternatifini sofranın başına koymak gerektiğini belirterek, “İkinci önemli olan konu ise mutlaka zeytinyağlı alternatifleri olsun istiyoruz. Çünkü iki öğün beslenmede Ramazan sürecinde kabızlık görülebiliyor. Bu sorunu yaşayanlar özellikle dikkat etmeli. Bağırsakların daha düzenli çalışabilmesi için, bağırsak sorunlarının, hazımsızlığın giderilmesi için mutlaka bir zeytinyağlı alternatifi olabilir. Taze fasulye, barbunya, bamya gibi bağırsak hareketleriniz hızlandıracak, şişkinlikten uzak tutacak sebzeler tercih etmek avantaj olacaktır” şeklinde konuştu.

Ramazan Bayramı'nda beslenmeye dikkat Haber

Ramazan Bayramı'nda beslenmeye dikkat

Ramazan'ın bitmesiyle normal beslenme düzenine geçilen günlerde beslenme konusuna dikkat edilmesi gerektiğini belirten uzmanlar, özellikle Ramazan Bayramı süresince kızartmalı veya ağır yemekler yerine ızgara, buğulama ve haşlama yemeklerin tercih edilmesi, kalorisi yüksek şeker, çikolata ve şerbetli tatlı tüketiminin abartılmaması gerektiğini belirtti. Ramazan Bayramı, aile ve sevdiklerimizle bir araya geldiğimiz, tatlı ve lezzetli sofraların kurulduğu özel bir zamanları oluşturuyor. Oruç sonrası metabolizmanın yeni düzene adapte olmaya çalıştığı bu dönemde, beslenmeye dikkat edilmesi daha da önem taşıyor. Bayram sabahı zengin bir kahvaltı sofrası yerine, hafif bir kahvaltı ile güne başlanılmasını öneren uzmanlar, yarım yağlı peynir, yumurta, tam tahıllı ekmek ve domates, salatalık gibi sebzeler tüketilmesi ve şekerli gıdalar yerine meyve tercih edilmesi gerektiğini belirtiyor. Diyetisyenler, "Ana öğünlerde sebze ve protein ağırlıklı beslenin. Tam tahıllı ekmek ve bulgur gibi kompleks karbonhidratlar tercih edin. Yağsız et, tavuk, balık, kuru baklagiller protein kaynağı olarak kullanılabilir. Tatlı ihtiyacınızı meyvelerle veya hafif tatlılarla karşılayın. Ramazan Bayramı süresince kızartmalı veya ağır yemekler yerine ızgara, buğulama ve haşlama yemeklerin tercih edilmesinde yarar var. Kalorisi yüksek şeker, çikolata ve şerbetli tatlı tüketimi de abartılmamalı" dedi. “Porsiyon kontrolünü ayarlayın” Mersin Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı Kadın Sağlığı Danışma Merkezi Diyetisyeni Müge Kinaş da, özellikle Ramazan ayı boyunca azalan öğün sayısı ve oruç tutulması sebebiyle metabolizması yavaşlayan vatandaşlara uyarılarda bulundu. Diyetisyen Kinaş, "İlk önceliğimiz, porsiyon kontrolünü ayarlamak olmalı. Bir anda yüksek porsiyonu besinler tükettiğimiz zaman hazımsızlık, şişkinlik gibi mide problemlerini ve kan şekeri dengesizliğine yol açabiliriz. Gün içerisinde toplam 2-3 ana öğün ve 2-3 ara öğün olacak şekilde beslenmemizi ayarlayabiliriz. Gece yatmadan 3 saat öncesinde ise yemek yeme işlemini sonlandırmamız gerekir” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.