#Beykoz

İLKHABER-Gazetesi - Beykoz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Beykoz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Zehra Kınık 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı Haber

Zehra Kınık 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı

Beykoz’da 9 Temmuz’da seyir halindeki motosiklete çarpması sonucu Batın Barlasçeki’nin (17) hayatını kaybettiği kazaya ilişkin yargılanan eski Kızılay Başkanı Kerem Kınık’ın kızı Fatıma Zehra Kınık Demir, ‘taksirle bir kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma’ suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Kınık’ın ehliyetine ise 2 yıl süreyle el konulmuştu. Dosya istinaf mahkemesine taşındı. Dosyayı değerlendiren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi, yerel mahkeme olan Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği kararı bozdu. Ceza Dairesi, ‘taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan ceza alan Kınık’ın müştekilerin şikayetini geri çekmesi sebebiyle ‘taksirle ölüme neden olma’ suçundan cezalandırılması gerektiğini belirtti. İstinaf mahkemesi, kazada yaralanan şahısların şikayetlerini geri çekmesi sonucu dosyayı tekrar Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesine göndermişti. 1 Aralık'ta görülen dava kapsamında esasa ilişkin mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, müştekilerden Muammer Kızıl’ın kovuşturma aşamasında, yaralanan müşteki sanık Öztürk’ün ise istinaf aşamasında şikayetinden vazgeçtiğini belirterek sanığın "taksirle bir kişinin ölümüne neden olma" suçundan cezalandırılmasını talep etmişti. Bugün, Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Fatıma Zehra Kınık Demir ve taraf avukatları katıldı. "BERAATİMİ TALEP EDİYORUM" Mahkemede savunma yapan Kınık, "Tekrardan aynı üzüntüyü yaşadığımı söylemek istiyorum. Onlarla üzüntümü paylaşıyorum. Kamera kayıtlarından açıkça gözüktüğü gibi bana yol veren minibüs sonrası yavaşça çıktım. Aradan süratle fırlamış olan motosiklet sürücüsünü benim farıma sürttüğü zaman farkettim. Kör noktamda kalıyordu sürtünce farkettim. Keşke bu kaza yaşanmasaydı. Kusurun motosiklet sürücüsünde olduğu kanaatindeyim. Beraatimi talep ediyorum" dedi. "SANIĞIN EN AĞIR ŞEKİLDE CEZALANDIRILMASINI TALEP EDERİM" Hayatını kaybeden Batın Barlasçeki’nin annesi Hasret Doğan beyanında, "Sanığın cezasız kalmasını kesinlikle kabul edilebilir bir durum değil. Ben oğlumu bir daha hiç göremeyeceğim. Yaşasaydı 18 yaşına girecekti bir canın yok olmasına sebep olmuşken bunun cezasız kalmasını istemiyorum. Ben sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ederim" dedi. Kararını açıklayan mahkeme, sanık Demir’i ‘taksirle bir kişin ölümüne neden olma’ suçundan 3 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmetti. Hakim, sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışlarını, cezanın sanığın geleceği üzerindeki etkisini göz önüne alarak takdiri indirim yapılmasına ve 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi. Sanığın ehliyetine ise 1 yıl süreyle el konulmasına hükmedildi.

Beykoz’da CHP’de peş peşe istifalar! Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel ve 2 meclis üyesi ayrıldı Haber

Beykoz’da CHP’de peş peşe istifalar! Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel ve 2 meclis üyesi ayrıldı

Beykoz Belediye Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel ile CHP Beykoz Belediye Meclis üyeleri Uğur Gökdemir ve Murat Uzun CHP'den istifa etti. Gürzel, X sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Beykoz Belediye Başkan Vekilliği görevini 10 Mart 2025 tarihinden bugüne kadar yaptığını, görevine gelirken ve görevde bulunduğu süre boyunca doğruluk, adalet ve kamu yararının üstünlüğünü ilke edinmiş bir siyasetçi olduğunu belirtti. Tek önceliğinin, Beykoz Belediyesi'ndeki tüm iş ve işlemlerin hukuk çerçevesinde ve dürüstlükten sapmadan, belirli bazı kişilere değil, Beykozluların tamamına fayda getirecek şekilde gerçekleştirilmesi olduğunu aktaran Gürzel, şunları kaydetti: "Vicdanım son derece rahattır. Beykoz halkına ve yetkili makamlara verilemeyecek hiçbir hesabım yoktur. Ne var ki görev sürem boyunca gösterdiğim bu tutuma karşılık, seçilmiş belediye başkanı ve meclis grubumdaki bazı kişilerin yalnızca kişisel hırslarını gerçekleştirmemiş olmam sebebiyle hakaretlere ve cinsiyetçi söylemlere maruz bırakıldım. Bana yöneltilen asılsız suçlamalar, iftiralar, psikolojik şiddete varan baskılar tahammül sınırımın üstüne çıkmış durumdadır. Bu dönemde içinde bulunduğum durumu parti yöneticilerime anlattığımda muhataplarımın beni savunmadıklarını, hak vermediklerini, anlamadıklarını hatta yapayalnız bıraktıklarını ise asla unutmayacağım. Maruz bırakıldığım tehdit ve baskılara boyun eğerek vekillik görevime devam etmem gerektiği yönünde telkinleri dışında, parti içinde herhangi bir çözüm girişiminde bulunulduğuna da maalesef şahit olmadım." Gürzel, şöyle devam etti: "Sadece Adalet ve Kalkınma Partili, Milliyetçi Hareket Partili meclis üyeleri ve en önemlisi Beykoz halkı tarafından desteklendiğimin ve değer gördüğümün de bilinmesini isterim. Tüm bunlara rağmen katıldığım Anadolu Adliyesi 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nde gerçekleştirilen duruşmada, Beykoz Belediyesi seçilmiş başkanı ve özel kalemi tarafından yargılama ile hiçbir bağlantımın bulunmamasına rağmen tarafıma yöneltilen ağır iftiralar ve gerçek dışı suçlamalarla birlikte durumum artık katlanılamaz bir hale gelmiştir. Söz konusu şartlar altında, CHP çatısı altında Beykoz halkına faydalı hizmetler gerçekleştiremeyeceğim için Cumhuriyet Halk Partisi'nden istifa ettiğimi kamuoyuna saygı ile duyuruyorum." CHP'Lİ İKİ MECLİS ÜYESİ PARTİLERİNDEN İSTİFA ETTİ CHP Beykoz Belediye Meclis üyeleri Uğur Gökdemir ve Murat Uzun da partilerinden istifa ettiklerini açıkladı. Uğur Gökdemir, ABD merkezli Meta şirketine ait Facebook platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, yıllardır üyesi olduğu CHP'den Beykoz Belediyesi meclis üyesi olarak halka hizmet ettiğini ancak son süreçte yaşananların kendisini derinden yıprattığını dile getirdi. Hakkında açılan davalarda partililer tarafından yalnız bırakıldığını belirten Gökdemir, şunları kaydetti: "Her akşam haberlerde yer alırken, omuz omuza vermemiz gereken bu yolda kendimi sahipsiz hissettim. Tüm bu yaşananlara rağmen partime ve mücadele arkadaşlarıma hiçbir kırgınlık taşımıyor, bugüne kadar birlikte yürüdüğüm herkese teşekkür ediyorum. Ama artık bu şartlarda CHP üyeliğimi sürdürmenin doğru olmayacağına karar verdim. Bugün itibarıyla partimden istifa ediyorum. Bundan sonra Beykoz halkının hakkını, hukukunu ve çıkarlarını bağımsız bir meclis üyesi olarak savunmaya devam edeceğim. Halkımız için mücadelem sürecek." CHP BEYKOZ İLÇE BAŞKANINI SUÇLADI Murat Uzun da ABD merkezli Meta şirketine ait Facebook platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, CHP'den istifa ettiğini duyurdu. Yerel seçimlerle birlikte başlayan meclis üyeliği görevi boyunca tek amacının, Beykoz'un ve Beykozluların hakkını savunmak olduğunu aktaran Uzun, şu ifadeleri kullandı: "Ancak ne yazık ki, Cumhuriyet Halk Partisi Beykoz İlçe Başkanı Mahir Tastan ve yönetimi, meclis grubunu bir araya getirmek yerine sürekli ayrıştırıcı, bölücü ve parçalayarak zayıflatıcı bir tutum izlemiştir. Meclis üyelerinin birlik içinde çalışması gerekirken, ilçe başkanı ve yönetimi arka planda bazı meclis üyeleriyle gizli işbirlikleri yaparak grubu bölmüş, ortak aklı ve dayanışmayı yok etmiştir. Kişisel ihtiraslarını Beykoz'un menfaatlerinin önüne koyan bu anlayış, partimizin mecliste etkin olmasını engellemiş, Beykoz'a ve Beykozlulara hizmet etme irademizi dahi hedef alır hale gelmiştir. Benim için esas olan koltuk, makam ya da kişisel hesaplar değil, Beykoz'un geleceği ve Beykozluların menfaatidir. Bu anlayışla Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa ediyor, yoluma halkın iradesini ve Beykoz'un çıkarlarını önceleyen bir çizgide devam edeceğimi kamuoyuna ilan ediyorum." Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler'in görevden uzaklaştırılmasının ardından başkan vekili seçilen Özlem Vural Gürzel de dün yaptığı açıklamada partisinden istifa ettiğini açıklamıştı.

Fatma Zehra Kınık: "Asli kusurlu olduğumu kabul etmiyorum" Haber

Fatma Zehra Kınık: "Asli kusurlu olduğumu kabul etmiyorum"

Beykoz’da çarptığı 17 yaşındaki motosikletli gencin ölümüne neden olduğu gerekçesiyle yargılanan Kızılay Başkanı Kerem Kınık’ın kızı Fatma Zehra Kınık, "Adli Tıp Kurumu’ndan gelen asli kusurlu olduğum yönündeki raporu kesinlikle kabul etmiyorum" dedi. Hayatını kaybeden gencin acılı annesi ise, "Yüzde yüz kusurlu, üzgün olduğuna da inanmıyorum. Aynı araca binebiliyor ama ben aynı caddeden geçemiyorum. Ben 10 aydır stresten acımı yaşayamıyorum" diye konuştu. Beykoz’da 9 Temmuz’da eski Kızılay Başkanı Kerem Kınık’ın kızı Fatma Zehra Kınık, 17 yaşındaki Batın Barlas Çeki’nin kullandığı motosiklete çarpmıştı. Çeki’nin hayatını kaybettiği, 4 kişinin de yaralandığı kazaya ilişkin, "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapsi istenen Fatma Zehra Kınık’ın yargılanmasına devam edildi. Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuksuz sanık Fatma Zehra Kınık, müştekiler ve taraf avukatları katıldı. Suça sürüklenen çocuk Yavuz Selim Öztürk’ün 18 yaşına gelmesi sebebiyle dosyadaki gizlilik kalktı. Duruşma esnasında mahkeme, maktul Batın Barlasçeki’nin babasını mahkemenin düzenini bozduğu gerekçesiyle dışarı çıkardı. "Sola baksaydı beni görüp yola çıkmazdı" Mağdur sanık Yavuz Selim Öztürk, "Ben Adli Tıp Kurumu raporuna itiraz ediyorum. Hız sınırları içinde ilerlerken araç durur haldeydi. Sola baksaydı beni görüp yola çıkmazdı. Gaza basıp kurtulmak istedim ama arkadan dokununca motor sola doğru yattı." şeklinde konuştu. “Adli Tıp raporunu kabul etmiyorum” Tutuksuz sanık Zehra Kınık, "Şunu belirtmek isterim ki bu kaza üzücü bir kaza. Kimse başına gelsin istemez. Ben değerli ailenin üzüntüsünü paylaşıyorum. Kaza sonrası ailemle evine gidip taziyelerimi paylaştım. Adli Tıp Kurumu’ndan gelen asli kusurlu olduğum yönündeki raporu kesinlikle kabul etmiyorum. Kontrollerimi yaptım. Üç tane araç geçti, o şekilde yola çıktım. Ben yolun ortasına geldiğimde motosikleti o esnada gördüm. Ben durmadığım için yargılanıyorum ancak ben durdum. Süratli şekilde geliyordu, kaskı yoktu. Avukatımız da arz ettiği gibi kazada o sürtme sadece maddi hasarlı kazaydı, ölüm o esnada meydana gelmedi. Orada yaralandı. Ben hızlı bir şekilde arabamı park edip kaza yerine gittim. ‘Ambulans çağırın’ dedim. Keşke bu kaza olmasaydı. Kimse başına gelsin istemez." dedi. ‘10 aydır acımı bile yaşayamadım’ Maktul Batın Barlas Çeki’nin annesi ise, "Kendisi motor önündeyken birden hızlanıyor. O ara neyle uğraşıyordu bilmiyoruz. Motoru görmemesi imkansız. Oğlumun düştüğü yeri izleyemiyorum. Minibüs yolcu indirdiğini söylüyordu. Yüzde yüz kusurlu, üzgün olduğuna da inanmıyorum. Aynı araca binebiliyor ama ben aynı caddeden geçemiyorum. Ben 10 aydır stresten acımı yaşayamıyorum. Bu kadın serbestçe hala arabayla gezebiliyor. İkinci kazayı yapmış yine birisi ölebilirdi. Oğlum kask taksa da sonuç değişmiyordu. Ölümünün sebebi genel travma." ifadelerini kullandı. Duruşma, eksikliklerin giderilmesi için 26 Mayıs tarihine erteledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.